logo
03 AĞUSTOS 2026

Sağlıklı kardeş ilişkisi psikolojik dayanıklılığı artırıyor

Kardeşlik bağının ruh sağlığı üzerindeki etkisi, yalnızca kardeş sahibi olmakla sınırlı değil. Uzmanlara göre belirleyici olan, kardeşler arasındaki ilişkinin niteliği

03.08.2026 17:37:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Sağlıklı kardeş ilişkisi psikolojik dayanıklılığı artırıyor
Sağlıklı kardeş ilişkisi psikolojik dayanıklılığı artırıyor
Kardeşlik bağının ruh sağlığı üzerindeki etkisi, yalnızca kardeş sahibi olmakla sınırlı değil. Uzmanlara göre belirleyici olan, kardeşler arasındaki ilişkinin niteliği. Güven, destek ve sağlıklı iletişim üzerine kurulu bir kardeşlik bağı, bireyin psikolojik dayanıklılığını artırabiliyor.

Psikolojik dayanıklılığı artıran kardeşlik değil, ilişkinin niteliği 
Kardeşler arasında kurulan güvenli ve destekleyici ilişki, stresli yaşam olaylarıyla baş etmeyi kolaylaştırıyor. Çocukluk döneminden itibaren duyguların paylaşılabildiği güvenli bir alanın oluşması, bireyin "yalnız değilim" hissini güçlendiriyor.

Kız kardeşler arasındaki duygusal paylaşım daha yoğun olabiliyor 
Araştırmalar, kız kardeşler arasındaki ilişkilerde duygusal paylaşımın daha güçlü olduğunu gösteriyor. Ortak anılar, benzer aile dinamikleri ve birbirinin yaşam öyküsüne tanıklık etmek aidiyet duygusunu artırıyor. Bu bağ, kişinin kendini anlaşılmış hissetmesine ve zor zamanlarda sosyal destek alabilmesine katkı sağlıyor.

Çocukluk kırgınlıkları yetişkinlikte yeniden ortaya çıkabilir 
Çocuklukta çözülemeyen rekabet, yetişkinlikte başarıların kıyaslanması, miras anlaşmazlıkları veya aile içindeki roller üzerinden yeniden gündeme gelebiliyor. Ebeveynlerin adil tutumları ve çocuklukta yaşanan duyguların konuşulabilmesi, uzun vadeli kardeş ilişkilerinin sağlıklı kalması açısından büyük önem taşıyor.

Fiziksel uzaklık duygusal kopukluk anlamına gelmez 
Kardeşler farklı şehirlerde yaşasa bile birbirlerini en önemli destek kaynaklarından biri olarak görebilir. Önemli olan iletişimin sıklığı değil, ilişkinin güven ve karşılıklı destek temelini koruyabilmesidir.

Sağlıklı kardeş ilişkisi yalnızlık hissini azaltır 
Kardeşlik, bireyin yalnızlık hissini azaltabilecek önemli sosyal destek kaynaklarından biridir. Ancak yalnızca kardeş sahibi olmak yeterli değildir. Duygusal olarak ulaşılabilir, destekleyici ve güven veren bir ilişki varsa kardeşlik ruh sağlığı açısından koruyucu olabilir.

Sınır koyabilmek ruh sağlığını korur 
Her kardeş ilişkisi sağlıklı değildir. Sürekli eleştirilmek, küçümsenmek veya sınırların ihlal edilmesi sağlıksız dinamiklere işaret eder. Sağlıklı ilişkilerde fikir ayrılıkları yaşansa bile karşılıklı saygı korunur. Gerektiğinde sınır koyabilmek, ruh sağlığını korumanın önemli bir parçasıdır.

Çerçeve Yasa imzaya açıldı

Silah bırakma sürecinin hukuki ve idari altyapısını oluşturacak 15 maddelik Çerçeve Kanun Teklifi, milletvekillerinin imzasına sunuldu. Milletvekillerinin yarın saat 17.00'ye kadar imzalayabileceği teklifin, bu hafta içinde Meclis Başkanlığına sunularak hızla yasalaşması bekleniyor

03.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Türkiye'nin iç barış ve istikrarını güçlendirmeyi hedeflediği iddiasıyla "Terörsüz Türkiye" vizyonunun en kritik hukuki ayağı olan Çerçeve Kanun Teklifi'nde resmi süreç başladı. Edinilen son bilgilere göre, sürecin yasal güvencelerini ve idari mekanizmalarını belirleyecek olan kanun teklifi bugün itibarıyla TBMM'de milletvekillerinin imzasına açıldı.

İmza için son tarih yarın saat 17.00

Meclis kulislerini hareketlendiren düzenleme için milletvekillerine tanınan imza süreci hızla ilerliyor. Vekillerin, hazırlanan kanun teklif metnini yarın saat 17.00'ye kadar imzalamaları gerekiyor. İmza trafiğinin tamamlanmasının ardından, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in diğer siyasi partilere ön bilgilendirme yapması ve teklifin vakit kaybetmeden TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.

15 maddelik "geçiş dönemi" yasası

Yaklaşık 15 maddeden oluşması öngörülen ve kalıcı bir yapıdan ziyade sürece özgü bir "geçiş dönemi yasası" niteliği taşıyan çerçeve metin, silah bırakma eğiliminde olan örgüt üyelerine yönelik net hukuki sınırlar çiziyor.

Silah ve şiddet eylemlerini tamamen bıraktığını beyan ederek teslim olan örgüt üyelerine, "terör örgütü üyeliği" ve "propaganda" gibi suçlardan ötürü denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilecek.

"Kasten öldürme", "işkence" gibi ağır suçlara doğrudan karışanlar ile örgütün üst düzey yöneticileri bu düzenlemenin ve denetimli serbestliğin tamamen dışında tutulacak.

MİT denetleyecek, meclis bilgilendirilecek

Yasa teklifinin en dikkat çeken yönlerinden biri de "güçlü denetim mekanizması" oldu. Silah bırakma, teslim olma ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin sahadaki takibi ve denetimi doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütülecek. Sürecin şeffaflığı ve güvenliği açısından, yürütülen faaliyetler hakkında TBMM'ye düzenli olarak kurumsal bilgilendirme ve raporlama yapılacak.

Siyasi partilerin göstereceği refleksler ve Meclis komisyonlarındaki görüşme takvimi yakından takip edilirken, teklifin bu hafta içinde genel kurul gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor.

İmralı'dan "anahtar yasa" açıklaması

Öte yandan Meclis'teki hareketlilik sürerken, yasa teklifine dair en kritik gelişmelerden biri de İmralı Adası'nda yaşandı. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'un adada gerçekleştirdiği 3 saatlik görüşmenin ardından, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasa teklifine dair kamuoyuna iletilmesini istediği mesaj paylaşıldı.

Teklife yeşil ışık yakan bebek katili Öcalan, metni "anahtar" olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti şunları söyledi:

"Öcalan, yasa teklifini sürecin önünü açan bir "anahtar" olarak niteleyerek, atılan adımın ülke kaderini etkileyeceğini ve herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sürecin henüz tamamlanmadığını ancak metne olumsuz yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı."

Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı

15 Temmuz hain darbe girişiminde Marmaris'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişiminde bulunan ekipte yer alan ve Afyonkarahisar'da yakalanan ihraç yüzbaşı terörist Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık yaptığı iddiasıyla tutuklanan Ö.A., ifadesinde, Karatepe'yi inşaatlarda amelelik yapan gariban birisi olarak tanıdığını söyleyerek, "Kendisini Salih Usta olarak biliyordum, gariban biriydi ve Ramazan aylarında ona erzak yardımı yapıyordum" dedi

03.08.2026 15:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandı.

Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile polis tarafından gözaltına alınan ve geçtiğimiz hafta sonu sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanan Ö.A., ifadesinde olaya dair her şeyi anlattı.

"Aramızda bir samimiyet oluştu, birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur"

Karatepe'yi teyzesinin oğlu S.G., vasıtasıyla inşaatlarda amelelik yaparken tanıdığını söyleyen Ö.A., "Bu kişiyi Salih usta olarak tanıdım. Zaman içerisinde Salih Usta'yı yani günlük ücret karşılığı amelelik yapması için iş yerimde ve inşaatlarda çalıştırdım. Salih Usta diye tanıdığım Burkay'ın yalnız yaşadığını ve gariban biri olduğunu kendi anlatımlarından ve tavırlarından anladım. Ramazan ayında kendisine erzak yardımında bulunuyordum, Kurban Bayramında da kendisine et yardımında bulunuyordum. Bunları Yarenler Mahallesinde bulunan evine götürüyordum. Bu nedenle aramızda bir samimiyet oluştu. Birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur" dedi.

"Kendisine iş yerinde kullanılmayan telefonu ve hattı verdim"

Ö.A., Karatepe ile yakalandığı hücre evine kendisinin akşam saatlerinde götürdüğünü ifade ederek şunları söyledi:

"Salih usta olarak tanıdığım Burkay beni kayıtlı numarasından farklı bir yabancı numaradan arayarak ev sahibi ile aralarında anlaşmazlık olduğunu, bu nedenle yeni bir ev aradığını söyledi. Ben Salih Usta'yı İmaret Caminin önünden aldım, sonra bir yemek yedik. Yemek yediğimiz sırada İnaz Deprem Konutlarından ev bulduğunu bana söyledi ve kendisine oraya bırakmamı istedi. Ben de kendisini İnaz Deprem evlerine bıraktım. İnaz Deprem Konutlarına geldiğimizde oranın boş olduğunu, kimselerin oturmadığını, hatta pencerelerin kırık olduğunu gördüm. Sadece bir tane çekyat vardı. Ben Salih Usta'ya 'elektrik, su olmadan nasıl yaşayacaksın'' diye sorduğumda 'Ben burada 3-4 gün geçici olarak kalacağım, buradan manzara izleyeceğim' dedi. Bende telefon olup olmadığını sordu. Ben de iş yerinde kullanılmayan cep telefonunu ve içerisinde takılı olan GSM hattını kendisine verdim. Orada bulunduğum esnada beraber viski içtik. Ardından onun yanından ayrılıp evime geçtim."

"İnternette gezinirken fotoğrafını gördüm ama kendisi 'bu ben değilim' diyerek inkar etti"

Ö.A., şahsın fotoğrafını internette gezinirken gördüğünü ve bunun üzeri ile kendisiyle irtibata geçtiğini belirterek, "Evimde oturduğum sırada cep telefonumda internette geziniyordum. Bir internet sitesinde Salih Usta olarak tanıdığım kişinin fotoğrafını gördüm, emin olamadım. Hemen Salih ustayı arayarak fotoğraftaki kişinin o olup olmadığını sorduğumda 'yok öyle bir şey, 3-4 gün önce dönerci bir çocuk da arayarak o da öyle bir şey söyledi ancak resimdeki kişi ben değilim' dedi. Kısa bir süre sonra Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları evime geldi, bana Burkay Karatepe'yi tanıyıp tanımadığımı sordular. Bana fotoğraf gösterebileceklerini söyleyince ben de 'gösterin' dedim. Fotoğraf gösterdiklerinde ben 'bu Salih Usta' dedim. Bana bu kişinin Cumhurbaşkanına suikasttan arandığını söylediler. Ben de Salih Usta olarak tanıdığım ancak ismini sonradan Burkay Karatepe olarak öğrendiğim şahsın kaldığı ikameti polislere söyledim. Polislerde bu şahsı yakaladılar" diye konuştu.

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi

03.08.2026 11:42:00
AA
 
  İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi
  İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi
İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik 15 ilde son 5 günde operasyonlar düzenlendiği hatırlatıldı.

Bu kapsamda Iğdır, Kırşehir, İstanbul, Çorum, Manisa, Kayseri, Karabük, Hatay, Mersin, Afyonkarahisar, Giresun, Yozgat, Düzce, Sakarya ve Adana'da düzenlenen operasyonlarda 185 şüphelinin yakalandığı belirtilen açıklamada, yakalananlardan 93'ünün tutuklandığı, 55'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, diğerlerinin işlemlerinin devam ettiği bilgisi verildi.

Açıklamada, operasyonlarda çok sayıda silah ve mühimmat, bir miktar uyuşturucu madde ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildiği, 10 otomobil, 14 motosiklet ve 5 taşınmaza el konulduğu bildirilerek, şunlar kaydedildi:

"Ayrıca, Yapay Zeka Destekli Siber Açık Kaynak İzleme ve Kontrol faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmalarda, yasa dışı silah satışı ve teşhirine yönelik 529, organize suç örgütleri ve tetikçilik suçlarına yönelik 119, evraksız motorlu taşıt satışına yönelik 116, uyuşturucu satışı ve özendirici içeriklere yönelik 60, müstehcenlik ve fuhuş suçlarına yönelik 306, siber trafik suçlarına yönelik 167 olmak üzere toplam 1297 hesap/şahıs tespit edildi. Terör örgütlerine yönelik yürütülen çalışmalarda ise toplam 646 hesap/şahıs tespit edildi. Bu kapsamda sosyal medya platformları ve internet siteleri üzerinden suç içerikli paylaşımlara yönelik 4 bin 17 hesap/şahıs tespit edildi. 1721 URL adresi hakkında erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması kararı alındı."

Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı

Şanlıurfa'da altın sevkiyatı yapan araca yönelik gerçekleştirilen silahlı gasp olayına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 9 şüpheliden 8'i tutuklandı

03.08.2026 05:45:00
İHA
 
Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı
Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı
29 Temmuz 2026 günü saat 21.00 sıralarında Haliliye ilçesi Kösecik Mahallesi mevkisindeki D-400 Karayolu'nda meydana gelen olayda, kimliği belirsiz kişiler havaya ateş ederek altın sevkiyatı yapan aracı durdurdu. Şüpheliler, araçta bulunan 2 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasp ederek olay yerinden kaçtı. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı tarafından oluşturulan özel ekip, Akıncı TİHA destekli operasyon, güvenlik kamerası incelemeleri, teknik analizler ve saha çalışmaları sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti.

Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Veli D., Emrah G., Ercan S., Mehmet Ö., Alaaddin Ö., Ümit A., Mehmet Şerif Ö. ve Mehmet Şirin S. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Gazze'ye saldırılarının, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını gösterdiğini belirterek, Netanyahu'nun tek amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmak olduğunu bildirdi

03.08.2026 01:38:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Bakanlık, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, "Gazze Barış Planı'nın hayata geçirilmesini mümkün kılacak yol haritası üzerinde mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'de 30'dan fazla sivili katletmesi ve sağlık tesislerini hedef alması, Netanyahu hükümetinin Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını bir kez daha göstermiştir. Netanyahu'nun tek amacı Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmaktır. Bu doğrultuda, bölgedeki kırılgan dengeleri bozacak adımlar atmaktan ve ABD başta olmak üzere arabulucu ülkelerin çabalarını baltalamaktan çekinmemektedir." ifadeleri kullanıldı.

Orta Doğu'nun tamamını bir çatışma alanına dönüştürmek isteyen Netanyahu'nun "yayılmacı ve militarist anlayışına" karşı uluslararası toplumun daha kararlı, tutarlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulanan açıklamada, bölgenin ve Filistin'in huzur ve refaha kavuşmasını destekleyen tüm ülkelere ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme, uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkma çağrısında bulunuldu. 

TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak

TBMM Genel Kurulu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak, bir uluslararası anlaşma ele alınacak
 

02.08.2026 15:00:00
AA
 
TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak
TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak
Haftalık çalışmalarına 4 Ağustos Salı günü başlayacak Genel Kurul, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşecek.

Teklifle, fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indirimi uygulanmayabilmesi, 12-15 yaş grubundaki çocuklara ise bir üst grubun ceza rejiminin uygulanabilmesi hususunda hakime takdir yetkisi tanınıyor.

Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Çocuk Koruma Kanunu'nda yer alan "suça sürüklenen" ibaresi, "adli süreçteki" olarak değiştirilecek ve çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.

Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen yeni maddeyle, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde "yönlendirme tedbirleri" belirleniyor.

Çocuk Koruma Kanunu'nda yapılan değişiklikle, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacak. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hakimi tarafından 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.

Genel Kurul'da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgızistan Cumhuriyeti Hükümeti arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasını Tadil Eden Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi de görüşülecek.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplanacak.

11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı

TÜVTÜRK'ün desteğiyle ilk kez düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi, İstanbul Sultanahmet'ten yolculuğuna başladı. Rallinin 11 şehri kapsayan rotasında; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilinci öne çıkacak. Hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan ralli; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak dikkat çekecek

02.08.2026 14:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı
11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı
TÜVTÜRK'ün desteğiyle ilk kez düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi, İstanbul Sultanahmet'ten yolculuğuna başladı. Rallinin 11 şehri kapsayan rotasında; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilinci öne çıkacak. Hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan ralli; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak dikkat çekecek.
Türkiye genelinde araç muayene hizmetlerini yürüten TÜVTÜRK, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın katkılarıyla Anadolu Dostluk Rallisi'nin ilkini hayata geçirdi. İstanbul Sultanahmet'te 2 Ağustos Pazar günü düzenlenen bir törenle başlayan ralli; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenlik bilincini aynı rota üzerinde buluşturacak. Yolculuk sırasıyla; Çanakkale, Akçay, Efes, Bodrum, Pamukkale, Olimpos, Konya, Niğde, Kapadokya ve Aksaray duraklarının ardından 12 Ağustos Çarşamba günü Ankara'da son bulacak.
Toplam 11 şehri kapsayan Anadolu Dostluk Rallisi, hız odağında kurgulanan klasik ralli anlayışından farklı olarak katılımcılara; Türkiye'nin tarihi ve doğal zenginliklerini görme fırsatı sunarken her şehirde yerel kültürlerin deneyimlendiği ve toplumsal değer üretiminin arttığı bir yolculuk olarak dikkat çekecek.

"11 şehirlik rota boyunca okulları ve huzurevlerimizi ziyaret edeceğiz"
Sultanahmet'te gerçekleştirilen etkinlikte konuşan TÜVTÜRK Genel Müdürü Koray Özcan, "Anadolu Dostluk Rallisi'ni bu yıl Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın destekleri ve rotamız üzerindeki valiliklerimizin çok değerli koordinasyonuyla hayata geçiriyoruz. İlk kez düzenlediğimiz bu ralli, alışılagelmiş bir hız yarışı değil; ülkemizin eşsiz kültür noktalarında uzanan ve sosyal etki oluşturmak istediğimiz anlamlı bir yolculuk. Çanakkale, Akçay, Efes, Dalyan, Pamukkale, Olimpos ve Kapadokya gibi kültürel zenginliklerimizin olduğu bölgeleri kapsayan 11 şehirlik bu rota boyunca okulları ve huzurevlerimizi ziyaret ederek yolculuğumuzu bir 'macera ve iyilik rallisine' dönüştürüyoruz. Bugün yaklaşık 50 aracın katılımıyla başlayan ve 10 gün sürerek 12 Ağustos'ta Ankara'da sona erecek bu organizasyonda, tüm vatandaşlarımızı da geçtiğimiz şehirlerde bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz" dedi.
Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, "Anadolu Dostluk Rallisi'nde ilk kez bu kadar özel bir Batı rotası çizdik. Çanakkale'den Dalyan'a, Olympos'tan Kapadokya'ya uzanan hat üzerinde 1952 model klasiklerden 2026 model araçlara kadar çok geniş bir yelpazede katılımcımız var. Burada asıl önemli olan araçların modelleri değil, insanların otomobil sevgisinde ve ortak bir tutkuda buluşabilmesi. Ailesiyle gelenler, yıllardır kurduğu hayalleri gerçekleştirenler var. Yarışmacılarımız organizasyon boyunca kendilerine verilen özel görev ve ödevleri yerine getirirken bir yandan da kimsesiz çocuklara ve yaşlılara yönelik sosyal yardımlarla yerel halkı bu sürecin bir parçası kılacak" şeklinde konuştu.

Yol boyunca büyüyen iyilik
TÜVTÜRK ve Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın destek verdiği Anadolu Dostluk Rallisi, "İyilik Durakları" yaklaşımıyla her şehirde sosyal fayda üretmeyi hedefliyor. Rota üzerindeki belirli duraklarda, yerel kurumlar ve yetkililerle birlikte önceden tespit edilen ihtiyaç noktalarına destek sağlanacak. Katılımcılar ise rallinin seçili noktalarında gerçekleştirilecek bu çalışmalarda iyiliğin yaygınlaşmasına katkı sunacak.

Güvenlik bu yolculuğun merkezinde
TÜVTÜRK'ün güvenli mobilite alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi, uzun yolda güvenli sürüşün ve araç bakımının önemine de dikkat çekecek. Katılımcıların yolculuk sırasında yapacağı paylaşımlarda; düzenli araç muayenesinin önemi, yola çıkmadan önce yapılması gereken kontroller ve trafik güvenliğinin önemine değinilecek.İHA

DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti

DEM Parti'den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti.

02.08.2026 14:27:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti
DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti
DEM Parti'den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti.

TBMM'ye geçen hafta sunulacağı belirtilen ancak çalışmaları devam eden "çerçeve yasa" ile ilgili teklifin de Meclis Başkanlığı'na bu hafta sunulması öngörülüyor. "Çerçeve yasa" teklifinin bu hafta başında sunulabileceği, Adalet Komisyonu'nda görüşüldükten hemen sonra iki günlük yasal sürenin tamamlanması beklenmeden Genel Kurul'da ele alınabileceği ifade ediliyor. Diğer bir seçenek olarak da teklifin hafta sonuna doğru Meclis Başkanlığı'na sunulacağı, bu durumda Adalet Komisyonu'nda bu hafta görüşüleceği, gelecek hafta da Genel Kurul'a getirileceği kulislerde konuşuluyor.

Yaz sıcaklarında demans riski artıyor


 
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Bu sayının nüfusun yaşlanmasıyla birlikte hızla artması ve 2050’ye kadar 139 milyona ulaşması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
 

01.08.2026 14:59:00
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor

Demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı değil; bireyin hafıza, dikkat, dil, karar verme ve günlük yaşam becerilerini etkileyerek bağımsızlığını kaybetmesine yol açan klinik bir sendrom. Bu etkileriyle de hastaların ve bakımını üstlenen kişilerin yaşam kalitelerini ciddi şekilde düşürebiliyor. En yaygın nedeni Alzheimer olan demansta ilerleyen yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin yanı sıra yaşam tarzıyla ilişkili değiştirilebilir etkenler de önemli rol oynuyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulunarak, "Yaz mevsiminde demans riskini artıran en önemli iki etken vücudun susuz kalması ve tansiyon dalgalanmalarıdır.  Bu nedenle susama hissini beklemeden bol su tüketilmesi ve yüksek tansiyon hastalarının kan basıncını düzenli olarak kontrol etmeleri son derece önemlidir" dedi. Dr. Fikri Halaçoğlu, aslında değiştirilebilir risk faktörlerinin yaşam boyunca hedeflenmesiyle demans vakalarının yaklaşık yüzde 40'a varan oranda önlenebilir veya geciktirilebilir olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Susuz kalmak

Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında sık tekrarlayan veya ciddi düzeydeki susuzluğun özellikle ileri yaştaki kişilerde demans açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguluyor. Dr. Fikri Halaçoğlu, "Vücudun susuz kalması; idrar yolu enfeksiyonu, elektrolit bozukluğu, uyku bölünmesi ve tansiyon düzensizliği aracılığıyla zihinsel performansı hızla bozabilir. Bu durum doğrudan kalıcı demansa yol açmaktan çok, mevcut bilişsel kırılganlığı görünür hale getirebilir, deliryumu tetikleyebilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek uzun vadede beyin rezervini azaltabilir. Bunların sonucunda başta damarsal (vasküler) demans olmak üzere Alzheimer tip demans riskinin de artmasına yol açabilir" dedi.

Nasıl önlem almalı?

• Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın.
• Susamayı beklemeden düzenli olarak su tüketin.
• Koyu idrar, ateş ve ani dalgınlık gibi sorunlarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.


Yüksk tansiyon

Yaz aylarında aşırı sıcaklar, yetersiz sıvı tüketimi ve tansiyon ilaçlarının düzensiz kullanımı kan basıncında dalgalanmalara neden olabiliyor. Özellikle orta ve ileri yaşta kontrol altına alınamayan hipertansiyon, beyinde küçük damar hastalığı, kalp krizi ve beynin iletişim ağında hasara yol açma riskini artırıyor. Bu damar hasarları hem vasküler demans hem de Alzheimer açısından ek yük oluşturan önemli faktörler olarak sıralanıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Tansiyonunuzu düzenli ölçün, hekim kontrollerinizi ihmal etmeyin ve ilaçlarınızı hekiminizin önerdiği şekilde aksatmadan kullanın.
• Tuz tüketimini azaltın, sağlıklı beslenmeye ve ideal kilonuzu korumaya özen gösterin.


Diyabet ve metabolik sendrom

Diyabet nedeniyle kan şekeri (glukoz) seviyesinin uzun süre normalin üzerinde seyretmesi; beyni besleyen küçük damarlarda hasar, inflamasyon ve insülin direnci üzerinden bilişsel gerileme riskini artırabiliyor. Diyabet hastalığı, hipertansiyon ve obeziteyle birlikte görüldüğünde risk oldukça yükseliyor. Metabolik sendrom; yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, bel çevresinde yağlanma ve kan yağlarındaki bozuklukların bir arada görüldüğü bir tablo olarak tanımlanıyor. Bu durum beyin damarlarında hasar ve kronik inflamasyon aracılığıyla bilişsel gerileme riskini artırabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinizi düzenli olarak takip edin ve hekiminizin önerdiği tedavi planına mutlaka uyun.
• Sağlıklı ve dengeli beslenin, ideal kilonuzu korumaya ve düzenli yürüyüş yapmaya özen gösterin.


Sağlıksız beslenme

Doymuş yağdan zengin besinler, aşırı tuz tüketimi, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar; obezite, insülin direnci, hipertansiyon ve ateroskleroz gelişimini kolaylaştırarak beyin ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca bu beslenme tarzı kronik inflamasyonu ve oksidatif stresi artırarak sinir hücrelerinde hasara neden olabiliyor ve zamanla bilişsel işlevlerde gerilemeye zemin hazırlayabiliyor. Yaz aylarında özellikle yüksek kalorili beslenme, dondurma ve şekerli içeceklerin tüketimi ile geç saatlerde yemek yemek; kilo, vücut lipid metabolizması ve glisemik indeks üzerinde olumsuz etki yapıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık, kuruyemiş ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar içeren Akdeniz tipi beslenme modelini benimseyin.
• Yemeklerinizde porsiyon kontrolüne dikkat edin.


Hareketsizlik

Çağımızın önemli sorunlarından biri olan hareketsizlik; obezite, diyabet, hipertansiyon ve depresyon üzerinden demans riskini artırıyor. Yaz aylarında sıcak hava özellikle ileri yaştaki bireylerde dış ortam aktivitelerini azaltabiliyor ve bu kişiler hava koşulları nedeniyle yürüyüşten kaçınabiliyor. Bilimsel veriler, uzun süreli hareketsiz yaşamın beyin sağlığı açısından bağımsız bir risk göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor.

Nasıl önlem almalı?

• Hekiminizin önerdiği sürelerde orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin.
• Yürüyüşlerinizi sabah erken saatlerde veya akşam serin zaman dilimlerinde yapmaya dikkat edin.


Sigara ve alkol

Sigara, damar iç yüzeyini bozarak beyne giden kan akımını azaltıyor ve özellikle damar tıkanıklığına bağlı bilişsel gerileme riskini yükseltiyor. Alkol de doğrudan beyinde toksik etki oluşturarak hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkiliyor. Bunun yanında alkol kullanımı uyku bozukluğu ve başta B vitaminleri olmak üzere beslenme yetersizlikleri yoluyla bilişsel işlevlerin bozulmasına katkıda bulunabiliyor.  

Nasıl önlem almalı?

• Sigara ve alkol tüketiminden kaçının. Bu süreçte zorlanıyorsanız bir sağlık profesyonelinden mutlaka destek alın.


İşitme ve görme kaybı

Duyusal kayıplar nedeniyle beyne ulaşan işitsel ve görsel uyaranlar azalırken, beynin bu bilgileri işleme kapasitesi de zamanla olumsuz etkilenebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, "İşitme kaybı yaşayan kişilerin konuşmaları takip etmekte zorlandıkları için sosyal ortamlardan uzaklaşmaları ve yalnız bir yaşam sürmeleri bilişsel rezervi zayıflatabilir. Görme kaybı da günlük yaşam aktivitelerini, sosyal etkileşimi ve zihinsel uyarımı azaltarak bilişsel gerilemeyi hızlandırabilir" uyarısında bulunuyor. 

Nasıl önlem almalı?

• İşitme ve göz sağlığı için rutin kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın.
• Hekiminizin önerdiği tedavilerinizi aksatmayın.
•  Sosyal hayattan çekilmeyin ve zihinsel aktivitelerde bulunun.


Uyku bozukluğu

Yaz  aylarında yüksek sıcaklık ve nem uyku kalitesini bozabiliyor. Kronik uykusuzluk ve uyku apnesi; dikkat, bellek ve yürütücü (davranışları planlama, problem çözme, karar alma gibi üst düzey bilişsel durumlar)  işlevleri olumsuz etkileyebiliyor. Bunların yanı sıra uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete ve beyin damar hastalıkları riskini artırarak demans gelişimine dolaylı olarak da katkıda bulunabiliyor. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, düzensiz uyku saatleri ile sık gece uyanmaları uyku kalitesini daha da bozabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Her gün aynı saatlerde uyumaya ve uyanmaya özen gösterin. Yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz tutarak uyku hijyenine dikkat edin.
• Horlama, nefes durması veya gün içinde aşırı uyku hali gibi sorunlarınız varsa mutlaka bir uzmana başvurun.

Yaz aylarında risk artıyor!


 
 
Besin zehirlenmesine özellikle yaz aylarında sıklıkla rastlanıyor. Özellikle toplu tüketim yerlerinde yaşanan olaylar haberlere de konu oluyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, besin zehirlenmesine karşı almamız gereken 12 önlemi anlattı.
 

01.08.2026 12:57:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:59:58
Murat Çorbacı
 
Yaz aylarında risk artıyor!
Yaz aylarında risk artıyor!

 
Besin zehirlenmesi, her yıl milyonlarca insanı etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre her yıl yaklaşık 866 milyon kişi, başka bir ifadeyle her 9 kişiden 1'i besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve yaklaşık 1 milyon 520 bin kişi hayatını kaybediyor. Besin zehirlenmelerinden en fazla etkilenen grup 5 yaş altı çocuklar oluyor. 
 
Uyulması gereken 12 kural
 
Öyle ki yaklaşık her 3 besin zehirlenmesinden 1'i bu yaş grubunda görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, besin zehirlenmesinin özellikle yaz aylarında daha sık görüldüğüne dikkat çekerek, almamız gereken 12 önlemi anlattı.

1. Ellerinizi sık sık en az 20 saniye yıkayın.
2. Çiğ ve pişmiş gıdaları birbirinden ayırın. Örneğin yiyecekler hazırlanırken aynı kesme tahtası veya bıçağın kullanılması, bir besindeki mikroorganizmaların diğer besine taşınmasına yol açabiliyor. 
3. Et, tavuk ve balığı iyi pişirin.

4. Pişirdiğiniz yemekleri iki saatten uzun süre oda sıcaklığında bırakmayın; mümkünse bir saat içinde buzdolabına kaldırın. 
5. Et, süt ürünleri ve deniz ürünleri gibi kolay bozulan gıdaları alışverişten sonra en kısa sürede buzdolabına yerleştirin. 
6. Meyve ve sebzeleri iyice yıkayın. Özellikle salata malzemelerinin temizliğine daha fazla özen gösterin. 

7. Son kullanma tarihlerini mutlaka kontrol edin.
8. Açıkta satılan yiyeceklere dikkat edin.
9. İçeceğinize buz ekletmeyin. Kirli su, besin zehirlenmesinin önemli nedenleri arasında yer alıyor. 

10. Dondurulmuş ürünlerin oda sıcaklığında bekletilerek çözdürülmesi bakterilerin hızla çoğalmasına neden olabiliyor. Çözdürme işlemini buzdolabında veya mikrodalgada yapmayı alışkanlık edinin. 
11. Güvenilir su tüketin.
12. Midye, istiridye ve bazı deniz ürünleri uygun koşullarda saklanmadığında ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor. Özellikle yaz aylarında tazeliğinden emin olmadığınız deniz ürünlerini tüketmekten kaçının. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.