Şam, İsrail zırhlılarını durduracak füzeleri engelledi!
Suriye’de kontrolü ele alan Ahmed el-Şara liderliğindeki yönetim, İsrail yanlısı politikalarına devam ediyor
Haber Merkezi





Suriye İçişleri Bakanlığı, Irak sınırında düzenlediği operasyonla, Lübnan Hizbullahı'na ulaştırılması planlanan ve içinde son zamanlarda İsrail zırhlılarına karşı büyük etkinlik gösteren FPV dronlar ile güdümlü tanksavar füze sistemlerinin (ATGM) yer aldığı dev bir askeri sevkiyata el koyduğunu gururla ilan etti.
Ancak Şam yönetiminin sınır güvenliği kılıfı altında gerçekleştirdiği bu operasyonlar, bölge kamuoyunda "Suriye, İsrail'in sınır bekçiliğine mi soyunuyor?" sorusunu sert bir şekilde gündeme getirdi.
"Egemenlik" Maskesi Altında Lojistik Ambargo

Şam'daki yeni otoriteler, Suriye topraklarının komşu ülkelerin güvenliğini tehdit eden bir silah koridoru olmasına izin vermeyeceklerini savunuyor.
Ne var ki bu yaklaşım, İsrail'in Lübnan ve Filistin'de gerçekleştirdiği katliamlara karşı direnen tek güç olan Hizbullah'ı askeri olarak yalnızlaştırmaktan başka bir amaca hizmet etmiyor.
İşgalci İsrail zırhlılarını durdurabilecek kapasitedeki ATGM füzelerinin ve savunma hatlarını tahkim edecek FPV dronların engellenmesi, bölgedeki askeri dengeyi tamamen İsrail lehine çeviren bir hamle olarak nitelendiriliyor.
Trump ve Tel Aviv'in İsteklerine Boyun mu Eğiliyor?
Şara yönetiminin bu hamleleri, akıllara ABD Başkanı Donald Trump'ın Şam yönetimine yönelik "Hizbullah ile mücadele etme" çağrılarını ve İsrail'in yeni rejimle "doğru ilişkiler" kurma arzusunu getiriyor. Resmi olarak Tel Aviv ile bir dostluk anlaşması imzalanmamış olsa da sahadaki pratik uygulamalar Şam'ın Batı ve İsrail merkezli taleplere boyun eğmeye başladığı izlenimini güçlendiriyor.
Kendi halkının meşru müdafaasını yürüten yapılara karşı "terör" nitelendirmesi kullanan Şam yönetimi, Washington ve Tel Aviv'in bölgesel planlarına dolaylı olarak taşeronluk yapmakla eleştiriliyor.
Suriye halkı işgale karşı sessizliğe mi mahkum ediliyor?
Yıllarca İsrail'in doğrudan hava saldırılarına maruz kalmış, Golan Tepeleri hâlâ işgal altında olan bir Suriye'nin, İsrail'e karşı direniş gösteren unsurların lojistiğini baltalaması tarihsel bir ironi ve stratejik bir körlük olarak yorumlanıyor.
Şara yönetiminin, ülkenin yeniden inşası ve uluslararası meşruiyet kazanma uğruna bölgedeki anti-emperyalist ve anti-siyonist cepheye sırtını dönmesi, Suriye'yi bölgesel denklemlerde ağırlığı olmayan, yalnızlaşmış bir tampon devlete dönüştürme riski taşıyor.








































































