logo
08 AĞUSTOS 2026

Sarayburnu, 17 yıllık esaretten kurtuldu

İBB, yaklaşık 17 yıldır kaderine terk edilen ve metruk hale gelen Sarayburnu Parkı'nı baştan aşağı yeniledi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, çalışmaların büyük oranda bittiği alanda incelemelerde bulundu

30.12.2022 16:10:00
 
Sarayburnu, 17 yıllık esaretten kurtuldu
Sarayburnu, 17 yıllık esaretten kurtuldu

FATİH / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "150 Günde 150 Proje" maratonu kapsamında yeniden düzenlenen ve büyük oranda vatandaşların kullanımına açılan Sarayburnu Parkı'nda incelemelerde bulundu.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Alpay ile Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı Çağatay Seçkin'den tamamlanan ve devam eden projelerle ilgili bilgi alan İmamoğlu, konuyla ilgili açıklamalarını da panoramik İstanbul manzarası eşliğinde yaptı. "İstanbul'un en etkileyici noktalarından birisindeyiz" diyen İmamoğlu, yaklaşık 17 yıldır ihmal edilen ve metruk hale gelen bir alanı, göreve gelmelerinden kısa bir süre sonra ele aldıklarını aktardı.

"BU KADAR CAZİBELİ BİR ALANI METRUK BIRAKMAK, BİR YÖNETİMİN İLGİSİZLİĞİNİN SİMGESİ OLABİLİR"

"İstanbul'un bu kadar cazibesiyle önde duran bir alanını, bu kadar metruk bırakmak, aslında bir yönetimin ilgisizliğinin simgesi olabilir" diyen İmamoğlu, "O günkü fotoğraflarla bugünkü fotoğrafı yan yana koyduğunuzda, Sarayburnu, bir yönetimin ilgisizliğini simgesi diye anlatılabilir bir nokta.

Beni çok üzmüştü. Göreve geldiğimin ikinci ya da üçüncü ayında, buradaki anıtla ilgili bir şikayet alınca, hemen koşa koşa buraya gelmiştik ve çevresindeki bakımsızlığı da görünce üzülmüştüm. Sonra arkadaşlarımla oturduk, konuştuk ve bir proje süreci başlattık.

Ve projenin kurul süreci takip edildi. Ne yazık ki orada, 2 yılı aşkın bir süre tartışmalarla sürdü. Ve sonucunda izin çıkar çıkmaz ihalesi, vesairesi başladık. Çok hızlı bitirdik" ifadelerini kullandı.

SIRADA 'ARKEOPRAK' VAR

İlk etapta 21 bin metrekarelik park ve yeşil alanı hizmete aldıklarını belirten İmamoğlu, 13 bin metrekarelik "Arkeopark" kısmının da 2023'ün mart ya da nisan ayında İstanbullularla bulaşacağının müjdesini verdi. İçinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk Atatürk anıtını da bulunduğu alanda "keyifli ve doyumsuz bir manzara" oluştuğunun altını çizdi.

İmamoğlu, "Deseniz ki 'İstanbul'un en değerli beş noktasından birisini söyleyin', herhalde bir tanesi burası. Hak ettiği değeri, hak ettiği konumu ve tasarımı bulmuş oluyor. Emeği geçen bütün arkadaşlarıma, ince ince çalışıp her noktasına özenli davranan, seyir terasları, çim alanları, insanların doyumsuz, keyifli fotoğraflarıyla, sadece İstanbulluların değil, milyonlarca misafirinin, ama yerli ama yabancı turistin mutlak gelip görmesi gereken noktalardan birini daha toparlamanın gururunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu.

DOĞALGAZ İNDİRİMİ YANITI: İGDAŞ'IN PAYINDAN KESTİLER

İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yeni çehresine kavuşan Sarayburnu Parkı'nda yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve İmamoğlu'nun basın mensuplarının sorularına verdiği yanıtlar şöyle oldu:

- Doğalgaz indirimi söz konusu. Süreç nasıl işleyecek? İstanbullu tüketici faydalanabilecek mi bu indirimden?

"Yani 'Doğalgaz indirimi yaptık' diye açıklamalarını böyle hafif gülümseyerek izliyorum. Yapılan şey, doğalgaz indirimi değil. Biliyorsunuz; doğalgazın İstanbul'daki dağıtımını İGDAŞ yapıyor. Ve İGDAŞ, Türkiye'deki doğalgazın en büyük payının neredeyse dağıtımını yapan kurum.

Gaz dağıtım şirketlerinin tarifelerini planlayan EPDK, Enerji Piyasası Denetleme Kurulu. Genelde aslında istişareyle bu konular tartışılır, konuşulur. Ama hiçbir istişare yapmadan, 'Biz indirim yaptık' diye bir açıklamayla tariflediler.

Burada yaptıkları şey, İGDAŞ'ın kendi idari paylarını yönettiği kısmın yüzde 56'sını keserek bir fiyat açıklamaları oldu. Yani aslında İGDAŞ'ın payından kesmiş oldular. Yoksa, İGDAŞ'a girişle ilgili herhangi bir indirim yoktur. Ama her halükarda gerçekten İGDAŞ'ın şu anda bu var olan payıyla beraber, kesintinin yapılmış payıyla beraber, idari giderlerini bile karşılayamama riski vardır.

Bu aslında bir nevi, tabiri caizse, İstanbul'un kurumlarının elini daraltma girişimidir. Ama ona rağmen ben şöyle bakıyorum: Her koşulda, şu zor günlerde, ekonominin zor koşullarında… Ki bu da onun bir ispatıdır… İnsanlar böyle bir sıkıntı çekmezse, niye böyle bir hamle yapılsın.

İGDAŞ olarak, İstanbul Belediyesi olarak İstanbulluların bütçesine bir katkı sunuluyorsa, bu bizim için sevindiricidir. Ama söyleyeyim: Hükümetin bir katkısı yoktur. İGDAŞ'ın payının kesilmiş hali vardır şu anda. Bütün vatandaşlarımız bunu bilsin. Şu anki durum bu."

SOYLU'YA 'CENAB-I HAK' YANITI: GEREĞİNİ SAYIN CUMHURBAŞKANI YAPAR, DİYE DÜŞÜNÜYORUM

- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sizin kendisini aradığınızı ve kendisinden yardım istediğinizi iddia etti. Siz yalanlayarak Soylu'yu istifaya davet ettiniz. Soylu dün de bir açıklama yaparak, "Bu da bir yalan. Defalarca arama yapıp, şahsımla görüşme yaptığı her şeyden önce Cenab-ı Hak'kın kayıtlarında ve sonrasında beşer olarak bizlerin de kendi zihninde mevcuttur" dedi. Cenab-ı Hak'ka attı topu. Ne diyorsunuz bu konuda?

"Ondan sonra benim de cevabım var. Onu belki okudunuz, belki okumadınız. Bir kere söyleyeyim; 'Kendi yalan ifadelerine, iftiralarına, o kötü diline kayda geçerken Yaradan'ın, Cenab-ı Hakk'ın, Cenab-ı Allah'ın ismini oraya eklemesin. İddialarını, yalanlarını, iftiralarını sadece yalın haliyle yazmasını tavsiye ediyorum' diye yazdım.

Oradayım ben. Daha geçenlerde deyip, yaptığı açıklamadan sonra bunu döndürüp ta Kovid dönemindeki paralara el konmasıyla ilgili telefona götürmesi, acizliktir. İstifa etmesi konusundaki cesareti gösterememesinden dolayı şu anda böyle bir kaçak yol arıyor. Ben kendisini ilgili kişiye havale ettim. O da Sayın Cumhurbaşkanı'dır. Bana soruyorlar, 'Niye mentionladınız' diye; sebebi odur. Bundan sonra gereğini Sayın Cumhurbaşkanı yapar, diye düşünüyorum."

İBB'DE ÇALIŞAN 'ŞEHİT YAKINI TERÖRİST' YANITI: BU KADAR İFTİRACI BİR İNSAN, O KOLTUKTA NASIL DURUR?

- Bu polemik sürecinde bir isim çok fazla ön plana çıktı. İBB'de çalışan bir itfaiye erinin şehit yakını olduğu söylendi. 2014'te PKK dağ kadrosuna katılan bir isim olduğu söylendi. Siz bu polemikle ilgili ne düşünüyorsunuz?

"Ben bir kere başta şunu söyleyeyim: Bir şehit yakınına haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Gerekçesi ne? Bir; bir kere işe alınırken bir eleman, itfaiye eri, koşullar, süreçler işletildi ve o dönemde Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karar gereği, adli sicil kaydı ve bununla ilgili soruşturma yapılamıyordu ve alındı.

İddiaya bakar mısınız? 'Dağa çıkmış bir terörist' dediğiniz bir insan, elini kolunu sallaya sallaya İstanbul'da niye dolaşıyor o zaman? Ben size bir şey diyeyim mi? O kadar mazlumun ahı var ki. Bu kadar iftiracı bir insan, o koltukta nasıl durur? Yani bir şehit yakınına dahi bu haksızlığı, bu hukuksuzluğu yaptığını düşünüyorum.

Dediğim gibi; madem ki dağa çıkmış bir terörist; tutuklayın. Alın götürün. Şimdi götürün. Böyle bir iftira olabilir mi? Bu dediğinize evinizdeki insanlar, çoluğunuz, çocuğunuz, eşiniz, aileniz inanmaz. Kendi evinde bir sandık koysun, oylama yapsın, 'Yüzde 80 yalan konuşuyorsun' çıkar. Öyle bir sonuç çıkar. Üzülüyorum. Şehit yakınına haksızlık yapıldığını düşünüyorum."

FATİH SULTAN MEHMET PORTRESİ YANITI: AK PARTİ MİLİTANI' OLARAK TARİFLEDİĞİM SAYIN MÜFETTİŞ, ÖYLE BİR GAZA GELDİ Kİ…

- İBB'nin satın aldığı Fatih Sultan Mehmet tablosuyla ilgili, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği bir ön inceleme başlattı. Daha önce de incelemeler olmuştu. Ve bu ön inceleme başında, yine terör soruşturmasını yürüten müfettiş var. Ne söylemek istersiniz?

"Bir kere Fatih Sultan Mehmet'in tablosunu ülkemize getirmekten, onur ve gurur duyuyoruz. Benim hayranlık duyduğum, geçmişimizin önemli yöneticilerinden, padişahlarından birisidir. Öyle bir eseri, ardından da Kanuni Sultan Süleyman'ın tablosunu getirdik.

Bizim bu yaptığımız işi, Valilik üzerinden bir soruşturmayla, birinin şikayeti üzerine yapmışlardı.

O zaman Valilik baktı ki bu işin arkası boş, 'Soruşturmaya gerek yoktur' kararı verdi. Ama kendisini 'AK Parti militanı' olarak tariflediğim Sayın müfettiş, öyle bir gaza geldi ki, kendisinin militanlık görevini daha üst seviyeye nasıl taşırım çabası içinde olduğunu görüyorum. Ama buradan söyleyeyim: Elbette AK Parti'nin teşkilat olarak genel merkezinde, İstanbul'da aklı başında yöneticileri var.

Böylesi bir insanın, böylesi bir tutumun onlara dahi nasıl zarar vereceklerini görüyorum şimdiden ve uyarıyorum: 'Fatih Sultan Mehmet'in tablosunu niçin aldın' diye soruşturulmak benim için gurur vesilesi olur sadece milletimiz adına. Ama bu işin arkasını bırakmayacağım. Bu şahsi çıkarlarını, kendi kişisel kariyeri için yapamayacağı olmayan bir kişinin, müfettişlik yetkisini kullanarak hukuksuzluk zemini yaratmasından dolayı, elimden gelen bütün hukuki mücadeleyi hayatım var oldukça kendisiyle yapacağım, bugüne kadar yaptıklarından ve bundan sonra yapacaklarından ötürü. O kurumun çok namuslu müfettişleri var, biliyorum. Umarım bu tür insanlardan ayıklanır ve o kurumlar daha fazla zarar görmez."

İSTANBUL, YENİ SİLUETİNE KAVUŞTU

İçinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılmış ilk Atatürk heykelini barındıran Sarayburnu Parkı, İBB tarafından tepeden tırnağa yenilendi.

Proje doğrultusunda kıyı bölgesinin bakımı yapılarak, alanda gözlemlenen çökme ve kaymanın önüne geçildi. Büyük bir bölümü yok olmuş kıyı duvarı tamamen kaldırılıp, yerine doğal afetlere dayanıklı yeni bir set üretildi.

Proje alanındaki heykel çalışmaları ve taş dekorlar, sanatçı Özgür Yıldız öncülüğünde İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi.

Alanda, İstanbul'un sembol yapıları; Ayasofya Camii, Sultan Ahmet Camii, Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camii, Kapalı Çarşı, Yerebatan Sarnıcı, Fener Rum Patrikhanesi, Yeni Camii, Mısır Çarşısı, At Pazarı ve Kadınlar Pazarı, Ayın İrini Kilisesi, Fatih Camii, Mimar Sinan Camii, Hırka-i Şerif Camii, Beyazıt Camii, Yangın Kulesi, Mimar Sinan Türbesi, Kanlı Kilise, Mihrimah Sultan Camii, Dikilitaş, Çemberlitaş, Gülhane Parkı ve tarihi Bizans Surları'nın simgeleri konumlandırıldı.

İLK ATATÜRK HEYKELİ

Sarayburnu'ndaki Atatürk heykeli de proje kapsamında yenilendi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılmış ilk Atatürk heykeli, zamanının İstanbul Belediyesi tarafından Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel'e yaptırıldı.

Türkiye'nin ilk anıt heykeli olan eser, 3 Ekim 1926'da dönemin Şehremini Emin Erkul tarafından açıldı. Heykel, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı için Samsun'a giderken İstanbul'dan hareket ettiği yere konumlandırıldı.



Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü


 
 
Afyonkarahisar'da Kütahyalılar firmasına ait yolcu otobüsü kamyonete çarptı, 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

08.08.2026 13:09:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:21:20
AA
 
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsünün kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Kütahyalılar firmasına ait, Z.Y. yönetimindeki 43 KP 338 plakalı yolcu otobüsü, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Sinanpaşa ilçesine bağlı Akören beldesi yakınlarında, H.S. idaresindeki 06 BFV 460 plakalı kamyonete arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.



Kamyoneti bariyerlerin ötesine fırlattı

Bariyerlere çarpan kamyonetin sürücüsü H.S'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonette bulunan 1 kişi ile otobüsteki 14 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.

8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Anlaşmanın detayları belli oldu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu

07.08.2026 16:20:00
AA
 
Anlaşmanın detayları belli oldu
Anlaşmanın detayları belli oldu
Konuyla ilgili yetkililerden alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.

Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

Anlaşma, "bölgede barışın, huzurun ve güvenliğin destekleyici unsuru" olarak değerlendiriliyor.

"Türkiye'nin NATO üyeliği ile bölgesel ortaklıklarının birbirinin alternatifi olmadığını, güvenlik yükünün paylaşılmasını sağlayan tamamlayıcı yapılar" olduğunu belirten yetkililer, "Bu anlaşma saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" değerlendirmesinde bulundu.

"Mekke Anlaşması'nın, hiçbir ülkeyi hedeflemediğini, mevcut diyalog kanallarını kapatmadığını" vurgulayan yetkililer, anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayarak Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca ortak savunma, meşru müdafaa ve karşılıklı güvenlik taahhüdünü teyit ettiğini bildirdi.

Yetkililer, bu anlaşmanın, yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliğinde olduğunu dile getirdi.

Türkiye açısından bakıldığında, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın, bölge ve İslam dünyası için her anlamda tarihi nitelikte olduğu yorumunu yapan yetkililer, "bölgedeki güvenlik mimarisinin Mekke Anlaşması ile yeniden dizayn edildiği" değerlendirmesini yaptı.

Anlaşmayla Türkiye'nin başka çatışmalara sürüklenmediğini, bölgesel etkisini ve tecrübesini bölgenin güçlü aktörleriyle birleştirdiğini belirten yetkililer, "Türkiye değişen ve karmaşıklaşan uluslararası güvenlik ortamında işbirliği seçeneklerini çeşitlendiren bir düzenlemeye imza atmıştır. Türkiye'nin Mekke Anlaşması'na imza atması, küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini güçlendirerek ihracata, enerji tedarikine ve ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır. Anlaşmaya katılım, Türk askerinin her bölgesel krize gönderileceği anlamına gelmemektedir. Kuvvet kullanımı ve askeri harekat kararları anayasal düzen ile ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacaktır." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerine zarar vermediğini vurgulayan yetkililer, şunları kaydetti:

"Anadolu'dan Hicaz'a, İslamabad'dan Riyad'a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir. Mekke Anlaşması Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki işbirliği, tarihi bir sorumluluğun günümüzdeki stratejik karşılığıdır. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler yalnızca devletler arası çıkarlara değil, ortak tarih, inanç, kardeşlik ve dayanışma bağlarına dayanmaktadır."

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi

 

07.08.2026 10:23:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı

07.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince Ezine açıklarında bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-57' tarafından hareket halinde durdurulan fiber karinalı lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.