logo
01 AĞUSTOS 2026

Sarp Sınır Kapısı'ndan geçiş rekoru kırıldı

Türkiye'nin Kafkaslara açılan en önemli sınır kapılarından biri olan Türkiye-Gürcistan sınırındaki Sarp Sınır Kapısı'nda tır geçiş rekoru kırıldığı belirtildi

05.12.2020 14:13:00
 
Sarp Sınır Kapısı'ndan geçiş rekoru kırıldı
Sarp Sınır Kapısı'ndan geçiş rekoru kırıldı
Son dönemde tır kuyruklarıyla sürekli gündemde olan Sarp Kara Hudut Kapısı'nda günlük 704 tır geçişiyle rekor kırıldığını vurgulayan Hopa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek "Sarp Gümrüğü'nün Gürcistan tarafında zemin betonlama çalışması sıkıntılı bir süreç oluştururken lojistik ve ihracat konusundaki hassasiyetler göz önünde bulundurularak çalışan Artvin'deki tüm idarecilerimize teşekkür ederim' dedi.

Yöneticilerin duyarlı çalışması sayesinde geçiş rekoru kırıldığını kaydeden Akyürek, 'Gürcistan tarafındaki sıkıntı göz önünde bulundurulduğunda bu rekora imza atmış olmaları, komşu ülkedeki sorun ortadan kalktığında araç çıkış sayısının daha yukarılara ulaşacağı göstermektedir. Sayın Valim Yılmaz Doruk başkanlığında Artvin ili sınırı Arhavi tarafında oluşturulan yeni tır parkı çalışmalarındaki çabaları, karayolu üzerindeki sevk ve tır parkındaki düzenlemelerde gösterdiği desteklerinden dolayı Hopa Kaymakamı Abdurrezzak Canpolat'a teşekkür ediyorum. Bu durumun ihracatçımızı, nakliyecimizi ve ülke ekonomimizi olumlu ve önemli ölçüde etkileyeceği düşünülürse Sarp Kara Hudut Kapısının modernize edilmesinde emeği olan TOBB Genel Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu'na da buradan teşekkür ediyorum' diye konuştu.İHA

Yaz sıcağı böbrek taşı riskini sessizce artırıyor!


 
Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yükselmesiyle artan terleme, vücudun sıvı dengesini bozarak böbrek taşı oluşumu riskini önemli ölçüde artırıyor. Yeterli sıvı alınmadığında idrar hacmi azalırken, idrardaki kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi taş oluşturan minerallerin yoğunluğu artıyor. Bu mineraller zamanla kristalleşip birleşerek böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlıyor.
 

01.08.2026 12:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:46:12
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcağı böbrek taşı riskini sessizce artırıyor!
Yaz sıcağı böbrek taşı riskini sessizce artırıyor!

Üroloji Uzmanı Dr. Tünkut Salim Doğanca, yaz aylarında yeterli su tüketimi ve doğru beslenme alışkanlıkları gibi basit ama etkili önlemlerin böbrek taşı oluşumunu büyük oranda önleyebileceğini belirterek, "Böylece ileride yaşanabilecek şiddetli ağrıların, acil başvuruların ve cerrahi girişimlerin de önüne geçmek mümkün olabilir" dedi. Dr. Doğanca, yaz aylarında böbrek sağlığını korumak ve böbrek taşı riskini azaltmak için alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı.

Günde 2.5-3 litre su tüketin

Böbrek taşından korunmanın en etkili yolu yeterli sıvı tüketmektir. Özellikle sıcak havalarda terlemeyle kaybedilen su mutlaka yerine konulmalıdır. İdrarın açık sarı veya berrak renkte olması yeterli sıvı alındığının en önemli göstergelerinden biridir. Günde 2.5-3 litre su tüketildiğinde idrar miktarı artar ve taş oluşturan mineraller seyrelerek kristalleşme olasılığı azalır. Suyu tek seferde değil, gün içinde düzenli aralıklarla tüketmek ve özellikle yoğun terleme sonrasında sıvı kaybını gecikmeden yerine koymak böbreklerin sağlıklı çalışmasına önemli katkı sağlar.

Tuz tüketimini sınırlandırın

Aşırı tuz tüketimi idrarda kalsiyum atılımını artırarak böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu nedenle hazır gıdalar, işlenmiş et ürünleri ve aşırı tuzlu atıştırmalıklardan kaçınılmalıdır. Günlük tuz tüketiminin artması sadece böbrek taşı değil, yüksek tansiyon ve böbrek fonksiyonlarında bozulma riskine de yol açabilir. Yemeklere sonradan tuz eklememek, etiket okuma alışkanlığı kazanmak ve doğal besinleri tercih etmek böbrek sağlığını korumak için önemlidir.

Hayvansal proteini ölçülü tüketin

Aşırı miktarda kırmızı et ve diğer hayvansal proteinlerin tüketilmesi, idrarın asit oranını artırarak bazı böbrek taşı türlerinin oluşum riskini yükseltebilir. Ayrıca idrarda taş oluşumunu önlemeye yardımcı olan sitrat düzeyinin azalmasına da yol açabilir. Bu nedenle öğünlerde sebze, meyve ve tam tahıllara da yeterince yer verilmesi taş oluşumuna karşı koruyucu etki sağlayabilir.

Kalsiyumu bilinçsizce kısıtlamayın

Üroloji Uzmanı Dr. Tünkut Salim Doğanca, "Böbrek taşı olan kişilerin en sık yaptığı hatalardan biri süt ve süt ürünlerini tamamen bırakmaktır. Oysa normal miktarda besinlerle alınan kalsiyum, bağırsakta oksalatla bağlanarak bazı böbrek taşı türlerinin oluşma riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu nedenle doktor önerisi olmadan kalsiyum takviyesi kullanmamak ve dengeli beslenmek daha doğru bir yaklaşımdır. Beslenme planı mutlaka doktor önerisine göre düzenlenmelidir" dedi.

Dikkat! Böbrek taşı belirti vermeden ilerleyebiliyor!


Böbrek taşlarının her zaman şiddetli ağrıya neden olmadığını vurgulayan Dr. Doğanca, şöyle konuştu: "Hareket etmeyen veya idrar yolunda tıkanıklık oluşturmayan taşlar uzun süre sessiz kalabilir. Düzenli üroloji kontrolleri sayesinde taşlar büyümeden ve cerrahi müdahale gerektirecek aşamaya gelmeden tespit edilebilir. Özellikle daha önce böbrek taşı düşüren kişilerde yeni taş oluşma riski yüksektir. Bu nedenle belirli aralıklarla yapılacak ultrason veya gerekli görülen görüntüleme yöntemleri sayesinde taşlar erken dönemde saptanabilir ve daha kolay tedavi edilebilir."

Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı

Gaziantep merkezli 14 ilde düzenlenen 'Narko Kapan Gaziantep Operasyonu'nda yakalanan ve gözaltı işlemleri tamamlanan 450 şüpheliden 416'sı tutuklandı, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi

01.08.2026 11:51:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:54:46
İHA
 
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli 14 ilde "Narko Kapan Gaziantep Operasyonu" gerçekleştirildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı ekiplerince yapılan operasyonda hedefteki 548 şüpheliden 450'si yakalandı.

416 şüpheli tutuklandı

Gözaltına alınan şüpheli şahıslar, tamamlanan ifadeleri, yasal işlemleri ve sağlık kontrollerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 416'sı tutuklanırken 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.



Bakan Gürlek ve Vali Çeber operasyonun önemini vurgulamıştı

Operasyonla ilgili sosyal medya hesabından bilgi veren Adalet Bakanı Akın Gürlek, gençlerin geleceğini, ailelerin huzurunu ve şehirlerin güvenliğini hedef alan uyuşturucu satıcıları ile bunların dijital ağlarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirtmişti. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise operasyon sonucunda daha güvenli Gaziantep ve daha güvenli Türkiye hedefine doğru kararlılıkla yürüdüklerini vurgulamıştı.

FETÖ'cü teröristin nasıl yakanladığı açıklandı


 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 15 Temmuz darbe girişiminde suikast teşebbüsünde bulunan FETÖ mensubu B.K. yakalandı. Yakalanmamak için sürekli kılık değiştiren ve sahte kimlik kullanan zanlının, yüklü miktarda parayla yurt dışına kaçmak isterken düzenlenen operasyonla yakalandığı öğrenildi.
 

01.08.2026 10:54:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:06:19
AA
 
FETÖ'cü teröristin nasıl yakanladığı açıklandı
FETÖ'cü teröristin nasıl yakanladığı açıklandı

İçişleri Bakanlığı, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast teşebbüsünde bulunan Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) mensup timde yer alan B.K'nin yakalandığını bildirdi.
Terörist B.K, Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince yakalandı.

Hücre evinde yakalandı

Bu arada, emniyette işlemleri süren B.K'nin, kent merkezinde İnaz Deprem Evleri'ndeki örgüte ait hücre evine düzenlenen operasyonda gözaltına alındığı öğrenildi. Güvenlik kaynakları, suikast teşebbüsünün ardından yakalanmamak için sürekli kılık değiştiren teröristin, sahte kimlik kullandığını ve yüz tanıma sistemine kaydının düşmesiyle tespitinin yapıldığını bildirerek, bir süredir takibe alınan B.K'nin yüklü miktarda parayla yurt dışına kaçmak isterken yakalandığını belirtti.

Yüzbaşıydı
 
İçişleri Bakanlığı, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast teşebbüsünde bulunan FETÖ mensubu timde yer alan firari eski yüzbaşı B.K'nin yakalanmasına ilişkin operasyon görüntülerini paylaştı. Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, gece saatlerinde hücre evine düzenlenen operasyona ilişkin görüntülerde polislerin binaya girerek hedef daireye ulaştığı ve B.K'yi saklandığı odada yakaladığı anlar yer aldı. Kelepçelenerek binadan çıkarılan B.K'nin polis aracına bindirilmesi ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne getirilmesi de görüntülere yansıdı. Hücre evinde yapılan aramalarda ele geçirilen malzemeler, Afyonkarahisar Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sergilendi.

Tuşlu telefon kullanıyordu
 
Ele geçirilen malzemelerin arasında yüklü miktarda Türk lirası ve döviz, altın, sahte kimlikler, fotoğraflar, dizüstü bilgisayar, biri tuşlu olmak üzere 3 cep telefonu, çeşitli dokümanlar ve dijital materyallerin bulunduğu görüldü.
B.K'nin, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast düzenlemek amacıyla Marmaris'e giden FETÖ mensuplarının arasında yer aldığı belirtildi.
 

Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı

Hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, tutuklandı
 

01.08.2026 00:28:00
AA
 
Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı
Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen Küçük'ün nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki sorgusu tamamlandı.

Hakimlik, Küçük'ün tutuklanmasına karar verdi.

Cem Küçük'ün savcılık ifadesi

Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde televizyon kanallarında yorumculuk yaptığını, cep telefonunun şifresini vermek istemediğini söyledi.

T.S. adlı kişiyle 27 işlemde gerçekleşen toplam 537 bin liralık para alışverişinin karşılıklı borç alıp vermeden kaynaklandığını ve aralarında herhangi bir ortaklık bulunmadığını belirten Küçük, soruşturma dosyasındaki gizli tanığın, "Cem Küçük, şantaj ve tehdit yöntemiyle sosyal medya, televizyon kanalları ve gazete köşesini kullanarak zor durumdaki insanlardan içinde bulunduğu koşullardan yararlanıp para karşılığı haber ve aleyhine veya lehine yayınlar yapar." şeklindeki beyanlarını kabul etmediğini belirtti.

Küçük, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Devlet Hava Meydanları İşletmesi eski Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde, yurt dışı kayıtlı bir numarayla yazıştığı ve yazıştığı kişinin farklı kişilerle ilgili taleplerde bulunduğu iddialarının sorulması üzerine, "Bu kişinin kim olduğunu ilk başta ben de bilmiyordum. Gazeteci olduğum için benimle iletişime geçti." yanıtını verdi.

Söz konusu numarayla yaptığı yazışmalardan sonra İstanbul'daki bir AVM'deki lüks bir mağazaya giderek kendisi için kasaya bırakılan hediyesini teslim aldığını söyleyen Küçük, ancak herhangi bir sorunu çözmediğini öne sürdü.

Küçük, gizli tanığın "Cem Küçük, bir dönem Adnan Oktar suç örgütünün lehine de çalışırdı" iddiaları üzerine "Adnan Oktar'ın yurt dışından kitapları geliyordu. Bu kitapları Türkçe'ye çevirmek için çeviri ekibimle ücreti karşılığında yardımcı oldum. O dönem birçok yayınevine çeviri yaptım. Hesabıma gelen paralar bundan dolayıdır. Kendisiyle en son 2012 yılının iftar programında buluştuk. Birçok gazeteci ve siyasi kişiler de bulunmaktaydı. A9 programından bir tane canlı yayına katıldım. Orada gündemi yorumladım." şeklinde ifade verdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti merkezli bir medya kuruluşundan hesabına 17 işlemde toplamda 77 bin 983 lira gönderilmesinin çeviri işlemlerinden kaynaklı olduğunu savunan Küçük, Çin merkezli bir firmadan 20 ayrı işlemde gelen 65 bin liranın ise 2017 yılında Çin Radyosu'nda yorumculuk yapmasından dolayı olduğunu iddia etti.

Küçük, S.S. adlı kişiden 14 işlemde gelen toplam 99 bin liranın ise sebebini bilmediğini öne sürdü.

Ş.M'den gelen 2 bin 700 liranın sebebinin sorulması üzerine Küçük, "Söz konusu kişi ile pandemiden beri iletişimim yoktur. Kendisiyle beraber çalıştığımız için tanırım." yanıtını verdi.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında yargılanan sanık İsmet Koyun'u algı çalışması yaparak para karşılığı dosyadan kurtarmaya çalıştığı iddiaları sorulan Küçük, bu kişiden para almadığını iddia ederek sadece hakkında canlı yayında konuşma yaptığını söyledi.

Küçük, CHP'li Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'yi övmesi için paylaşım yaptığı ve bunun karşılığında maddi menfaat elde ettiği iddiasının sorulması üzerine, "O dönem CHP'li belediyelere operasyon yapılıyordu, Ömer Eşki de CHP'li Belediye Başkanı olup operasyon yapılmadığı için kendisiyle ilgili tweet attım. Bu tweeti birinin yönlendirmesiyle atmadım." şeklinde beyanda bulundu.

Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile hiç teması olmadığını, görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile bir ya da iki kez telefon ile görüştüğünü öne süren Küçük, "Sezgin Baran Korkmaz isimli kişiyi tanırım. 2020 yılında Paramount isimli otelde konakladım. Bu otele beni Cihan Ekşioğlu davet etti. Korkmaz'dan hiçbir zaman para almadım. Para karşılığı da tweet atmadım." ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilmişti.

Savcılıkta ifade veren Küçük, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda şüpheli Küçük'ün çeşitli zaman diliminde canlı yayın programında farklı soruşturma dosyasından tutuklu bulunan Fatih Keleş ile ilgili yorum yaptığı, söz konusu canlı yayın programının video çözümlenmesi incelendiğinde "Fatih Keleş'in evindeki parkeden 2 milyon dolar para çıktı." şeklinde haber yaparak yanlış bilgiyi alenen yaydığı belirtilmişti.

Bir diğer canlı yayın programında ise Küçük'ün "Berkay Gezgin İBB'den 1 milyon liraya yakın para aldı, MASAK raporlarında var." diyerek yanlış bilgiyi alenen yaydığının tespit edildiği kaydedilen yazıda, Küçük'ün bir süre geçtikten sonra ise söz konusu haberle ilgili farklı paylaşımlar yaptığı aktarılmıştı.

Bu deliller birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin algı yaratacak şekilde paylaşımlar yaptığı, bu paylaşımların kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, bu bağlamda somut olayda "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilen yazıda, Küçük'ün üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi istenmişti.

Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı

Tunceli'de 6 yıl önce esrarengiz şekilde kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında dördüncü dalga operasyonlar devam ediyor. Erzurum Adliyesi'ne sevk edilen 6 şüpheliden 5 polis memuru daha tutuklanarak cezaevine gönderildi. Son rütbeli tutuklamalarıyla birlikte dosyada parmaklıklar ardındaki kamu görevlisi ve şüpheli sayısı 25’e ulaştı

31.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden hiçbir haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik gelişmeler yaşanıyor.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı "delil karartma ve suçu gizleme" operasyonlarında yargı süreci hızlandı. Dün adliyeye çıkarılan 4 polisin tutuklanmasının ardından, bugün hakim karşısına çıkan 6 şüpheliden 5'i daha tutuklandı. 1 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosyadaki tutuklu polis sayısı 9 oldu

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 16 ilde eş zamanlı düzenlenen şafak operasyonunda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, komiser ve polislerin bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alınmıştı. Bugün tutuklanan 5 yeni isimle birlikte soruşturma kapsamında tutuklanan polis sayısı 9'a, dosyadaki toplam tutuklu sayısı ise 25'e yükseldi.
Öte yandan, dönemin Tunceli Asayiş Şube Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 5 rütbeli polisin savcılıktaki ifade ve sorgu işlemleri ise halen devam ediyor.

Eski vali Tuncay Sonel ve ailesi de tutuklular arasında

Soruşturmanın genişleyen dalgalarında daha önce dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve valinin eşi Handan Sonel de tutuklanmıştı. Eski vali Sonel'in dijital materyallerinde yapılan incelemelerde; suç delillerini yok etme, gizleme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve nitelikli yağma gibi toplam 8 farklı suçtan tutuklama kararı verilmişti.
Soruşturma kapsamında Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer de tutuklu bulunan diğer kritik isimler arasında yer alıyor.

ABD'deki firari şüpheliden kan donduran itiraflar

Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük etkenlerden biri, kırmızı bültenle aranırken ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın itiraf mektubu oldu. Tunceli Başsavcılığına ulaşan mektupta Altaş, olay günü Mustafa Türkay Sonel'in kendisine "Bir kızı öldürdüm. Çok bağırıyordu, dayanamadım kafasına sıktım" dediğini ve cesedi babasının yardımıyla gizlediklerini iddia etti.

Kaybolduğu gün emniyet sisteminde sorgulanmış

Soruşturma dosyasına giren son bilirkişi raporları ve Emniyet Genel Müdürlüğü log kayıtları, Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün ve öncesinde emniyet sistemleri (Polis sorgu ekranları) üzerinden yetkisiz şekilde defalarca sorgulandığını ortaya çıkardı.
Bu veriler ışığında savcılık, kamu görevlilerinin organize bir şekilde delil kararttığı ve adli sistemi yanılttığı tezi üzerinde durarak operasyonları derinleştiriyor.

169 yangından 163'ü kontrol altında

Türkiye genelinde sıcak hava ve şiddetli rüzgarın tetiklediği orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale aralıksız sürüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünden bu yana çıkan 169 yangından 163'ünün tamamen kontrol altına alındığını bildirdi. Muğla Fethiye yangını tamamen söndürülürken, kalan kritik bölgelerde ekiplerin alevlerle amansız mücadelesi devam ediyor

31.07.2026 15:20:00 / Güncelleme: 31.07.2026 15:21:49
Haber Merkezi
 
169 yangından 163'ü kontrol altında
169 yangından 163'ü kontrol altında
Türkiye, yaz sıcakları ve kuvvetli fırtınanın etkisiyle Akdeniz ve Ege kıyıları başta olmak üzere birçok noktada es zamanlı çıkan orman yangınlarına karşı topyekun bir mücadele yürütüyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda binlerce personel, onlarca uçak ve helikopter alevlerin önüne set çekmek için gece gündüz mesai harcıyor.

Fethiye ve Seydikemer'den güzel haber

Tarım ve Orman Bakanlığı Yangın Yönetim Merkezi'nden son durum verilerini paylaşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sahadaki özverili çalışmalar neticesinde Muğla/Fethiye yangınının tamamen kontrol altına alındığını duyurdu. Bölgede soğutma çalışmalarına geçilirken, yine aynı bölgedeki Muğla/Seydikemer yangını da tamamen kontrol altına alınan alanlar arasında yer aldı. Sarp arazisiyle ekipleri zorlayan Antalya/Kaş ve Isparta/Eğirdir yangınları da kontrol altına alınan diğer noktalar oldu.

Bakan Yumaklı, an itibarıyla Balıkesir/Gömeç, Antalya/Alanya ve Mersin/Gülnar-Aydıncık yangınlarının büyük ölçüde kontrol altında olduğunu ve riskin düşürüldüğünü belirtti. Aydın/Çine'deki yangını tamamen kontrol altına almak için ise havadan ve karadan yoğun müdahalelerin sürdüğü bildirildi.

"Açık alanda kesinlikle ateş yakmayın"

Yangınların çıkış nedenlerine ve önümüzdeki günlerin risk haritasına dikkat çeken Bakan İbrahim Yumaklı, vatandaşlara hayati uyarılarda bulundu. Son çıkan yangınların yüzde 70'inden fazlasının orman dışı alanlarda (bağ, bahçe, anız) başlayıp ormanlara sıçradığını vurgulayan Bakan Yumaklı, "Düşük nem, yüksek sıcaklık ve şiddetli rüzgâr bir araya geldiğinde en küçük bir kıvılcım dahi felakete dönüşebiliyor" dedi. Önümüzdeki günlerin çok kritik olduğunu belirten Bakan Yumaklı, Çanakkale'den Mersin'e kadar olan kıyı şeridinde rüzgarın etkili olduğunu vurguladı. Vatandaşlara açık alanda ateş yakmamaları konusunda uyarıda bulunan Bakan, bu dönemin atlatılması için hassasiyet çağrısında bulundu."

Yerleşim yerlerinde kritik tahliyeler gerçekleşti

Yangınların yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine valilikler ve AFAD koordinesinde birçok mahallede geniş çaplı tahliye işlemleri gerçekleştirildi. Alınan önlemler kapsamında Muğla Seydikemer'de 408 konut boşaltılırken, 703 vatandaş ve yaklaşık 100 hayvan güvenli alanlara sevk edildi. Ayrıca Seydikemer Devlet Hastanesi'ndeki 45 hasta tedbir amaçlı Fethiye'ye nakledildi.

Alevlerin yaklaştığı bir diğer bölge olan Balıkesir Edremit (Altınoluk) ve Gömeç hatlarında ise 210 konut tedbir amacıyla tahliye edildi ve yaklaşık 650 bölge sakini güvenli yerlere yerleştirildi. Antalya'nın Kumluca ilçesinde 50 konut, Alanya ilçesinde ise Sapadere, Fakırcalı ve Beldibi mahallelerindeki riskli 45 konut şiddetli rüzgar nedeniyle hızla boşaltıldı. Kumluca'da boşaltılan hanelerden 10 tanesi alevlerin sıçraması nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Aydın Çine'de ise Kavşıt Yaylası'nda bulunan 30 ev önlem olarak boşaltılırken, alevlerin ulaştığı 5 evde maddi hasar oluştu.

"Tek bir can kaybımızın olmaması en büyük tesellimiz"

Muğla Valiliği ve Balıkesir Valiliği tarafından yapılan ortak açıklamalarda, tahliyelerin tamamen rüzgarın yön değiştirme riskine karşı "önlem amaçlı" yapıldığı vurgulandı. Yetkililer, erken tahliye kararları sayesinde yerleşim yerlerinde herhangi bir can kaybı yaşanmadığını, evlerinden tahliye edilen vatandaşların her türlü barınma ve gıda ihtiyacının Kızılay ve AFAD ekiplerince eksiksiz karşılandığını bildirdi.

2 kişi tutuklandı

Yangın riski nedeniyle AFAD ve Bakanlık iş birliğiyle, aralarında İzmir, Muğla ve Antalya'nın da bulunduğu 9 ildeki vatandaşlara cep telefonlarından acil durum uyarısı gönderildi. Vatandaşlara "Ekipleri engellemeyin, yolları boş bırakın" çağrısı yinelendi.

Öte yandan, Balıkesir/Gömeç'teki yangının kaynak çalışmasından çıktığı belirlenirken, olayla ilgili adli süreç başlatıldı ve 2 şüphelinin tutuklandığı bildirildi. Bölgelerde hasar tespit çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek

31.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kanunla, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.

Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.

Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.

Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun'da yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasına, soruşturmanın yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.

"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.

Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek.

Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.

Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, kırmızı bültenle arananlar dahil uluslararası seviyede takip edilen 526 kişinin, 2026'nın 7 aylık döneminde Türkiye'ye iadesi sağlandı

31.07.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi
Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi
İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, kırmızı bültenle arananlar dahil uluslararası seviyede takip edilen 526 kişinin, 2026'nın 7 aylık döneminde Türkiye'ye iadesi sağlandı.

İçişleri Bakanlığı verilerinden derlenen bilgiye göre, yurt dışına kaçan ve uluslararası seviyede aranan kişilerin yakalanarak ülkeye getirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor.

Bu kapsamda, 1 Ocak-16 Temmuz 2026 döneminde 44 ülkede yürütülen çalışmalar sonucunda 499 kişinin Türkiye'ye getirilmesi sağlandı.

Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişinin daha 28 Temmuz'da ülkeye getirilmesiyle, 7 aylık dönemdeki sayı 526'ya ulaştı.

123'ü organize suç örgütü lideri veya üyesi
Türkiye'ye getirilen 499 kişinin 225'inin asayiş, 194'ünün kaçakçılık ve organize suçlar, 71'inin narkotik, 9'unun ise terör suçlarından arandığı belirlendi.

Bu kişilerden 123'ünün organize suç örgütü lideri veya üyesi olduğu tespit edildi.

Terör suçları kapsamında getirilen 9 kişiden 5'inin PKK, 2'sinin dini istismar eden terör örgütleri, 2'sinin ise diğer terör örgütleri kapsamında arandığı kaydedildi.

"Kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uluslararası seviyede aranan kişilerin Türkiye'ye getirilmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Suçluların yurt dışına çıkarak izlerini kaybettiremeyeceğini vurgulayan Bakan Çiftçi, ilgili kurumlar ve uluslararası muhataplarla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Çiftçi, şunları kaydetti: "Suçlular şunu iyi bilmelidir, kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir. İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, bu yıl kırmızı bülten dahil uluslararası seviyede aranan 526 kişinin ülkemize getirilmesini sağladık. Bu sonuç, Türkiye'nin güçlü takip kapasitesinin ve uluslararası alandaki etkin işbirliğinin somut göstergesidir. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve aranan kişileri ülkemize getirmeye devam edeceğiz."

Uluslararası arama sürecini Interpol-Europol Daire Başkanlığı yürütüyor
Türkiye'de uluslararası seviyede aranan kişilere ilişkin işlemler, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığınca yürütülüyor.

Başkanlık, aranan kişilere ilişkin bilgileri Interpol kanalları üzerinden ilgili ülkelerin birimlerine iletiyor, yakalama ve Türkiye'ye getirme süreçlerinde ülkeler arasındaki koordinasyonu sağlıyor.

Kırmızı bülten, aranan kişinin yerinin belirlenmesi ve iade amacıyla geçici olarak yakalanmasına yönelik uluslararası talebi ifade ediyor. Difüzyon ise arama bilgisinin Interpol üzerinden üye ülkelere doğrudan iletildiği acil mesaj olarak kullanılıyor.

Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de

Bazı bakanlık ve kamu kurumlarına ilişkin atama ve görevden alma kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı

 

31.07.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
 
Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de
Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de

Bazı bakanlık ve kamu kurumlarına ilişkin atama ve görevden alma kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına Melikşah Taşkın atandı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nda açık bulunan 11. Bölge Müdürlüğüne Bilal Timur getirildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Marmaris Bölge Liman Başkanı Eray Aykanat görevden alındı, yerine Çetin Çiftci'nin ataması yapıldı.
 

Cem Küçük gözaltına alındı

Gazeteci Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından gözaltına alındı

31.07.2026 01:21:00
AA
 
Cem Küçük gözaltına alındı
Cem Küçük gözaltına alındı

Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında Küçük hakkında, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından gözaltı kararı verildi.

Cem Küçük bu kapsamda, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.

Küçük'ün jandarmadaki işlemleri sürüyor.


 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.