logo
29 TEMMUZ 2026

Savaş Irak’a mı sıçrıyor?

Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı askeri harekat, beşinci ayında Orta Doğu’yu topyekun bir bölgesel savaşa sürüklüyor. Son olarak ABD ve Suudi Arabistan’ın Irak’taki milis güçleri ortaklaşa bombalaması, Tahran’ın Ürdün’deki ABD üslerini füzelerle vurması ve petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, krizin artık iki ülke arasında kalmayıp tüm Körfez aksını yutmaya başladığını gösteriyor

29.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Savaş Irak’a mı sıçrıyor?
Savaş Irak’a mı sıçrıyor?
Haber Analiz

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ve Suudi Arabistan Hava Kuvvetleri, dün ve bugün Irak'ın doğusundaki Haşdi Şabi ve İran yanlısı direniş gruplarının lojistik merkezleri ile silah depolarını hedef alan çok sayıda ortak hava saldırısı düzenledi.

Washington ve Riyad ittifakı, bu operasyonun gerekçesi olarak son 72 saat içinde Suudi Arabistan'ın Doğu Bölgesi ve Riyad'daki kritik petrol tesislerine yönelik Irak topraklarından fırlatılan 30'dan fazla kamikaze insansız hava aracını gösterdi. Bu gerilim, Yemen'deki Ensarullah Hareketi'nin (Husiler) geçtiğimiz günlerde Kızıldeniz üzerinden Suudi petrol ihracatına yönelik kapsamlı bir deniz ablukası ilan etmesi ve Suudi tankerlerini vurmasıyla daha da karmaşık bir hal aldı.

Batılı ve Körfez kaynakları, Irak'taki milislerin de bu stratejiye paralel olarak Suudi enerji altyapısını felç etmeyi amaçladığını savunuyor.


Irak ve İran cephesinin yanıtı


Saldırıların hemen ardından bölgedeki güç dengeleri sert açıklamalar ve eş zamanlı askeri yanıtlarla sarsıldı. Irak'taki milis grupların çatı yapılanması, Suudi Arabistan petrol tesislerine yönelik herhangi bir saldırı düzenlemediklerini savunarak suçlamaları tamamen reddetti.

Riyad'ı Yemen'deki başarısızlıklarını örtbas etmek amacıyla Irak'a saldırmak için bahane üretmekle suçlayan gruplar, sert misilleme uyarısında bulundu. Irak'ta Badr Örgütü Lideri Hadi el-Amiri gibi Şii siyasi figürler de Suudi Arabistan'ın bu adımını gerekçesiz bir suç olarak tanımlayarak Bağdat-Washington arasındaki güvenlik anlaşmalarının derhal feshini talep etti.

İran cephesi ise Irak'taki saldırılara jet hızıyla yanıt vererek Ürdün'de konuşlu ABD askeri tesislerine ve lojistik merkezlerine çok sayıda balistik füze fırlattı. CENTCOM bu füzelerin engellendiğini iddia etse de Tahran, ABD'nin saldırgan eylemleri sürdükçe direnişin durmayacağını deklare etti.

Siyasi arenada ise İran, Umman üzerinden gelen Hürmüz Boğazı'nın ortak yönetimi teklifini reddetti. Boğaz üzerinde tek taraflı tam kontrol hakkı iddia eden Tahran'ın izinsiz geçmeye çalışan 4 ticari gemiye uyarı ateşi açması, küresel Brent petrol fiyatlarının saatler içinde yüzde 4,5'in üzerinde değer kazanarak yeniden 88 dolara dayanmasına yol açtı.


Bölgesel bir kara savaşı ihtimali var mı?


Hava operasyonları ve karşılıklı füze düelloları, topyekûn bir kara savaşının kapıda olup olmadığı sorusunu akıllara getiriyor. Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, saldırıların ardından Ulusal Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı ve planlanan Suudi Arabistan ziyaretini iptal etti.

Bağdat yönetimi ülkenin egemenliğinin çiğnenmesini kınarken, topraklarının ABD-İsrail-İran savaşı için bir atış poligonuna dönüşmesini engellemekte çaresiz kalıyor.

Buna rağmen analistler, Trump yönetiminin ve müttefiki Suudi Arabistan'ın, 2003'teki Irak işgaline benzer geniş çaplı bir kara işgaline girişmesini stratejik olarak uzak bir ihtimal olarak görüyor. Washington iç politikada ve Kongre'de artan askeri maliyet eleştirileriyle boğuşurken, Suudi Arabistan ise Vizyon 2030 gibi devasa ekonomik reform projelerini riske atmak istemiyor. Dolayısıyla büyük bir kara savaşı yerine, Irak'ın doğusu ve Suriye sınır hattında konuşlu Şii milis güçleri ile ABD üsleri arasında çok daha şiddetli bir yıpratma savaşının yaşanması kaçınılmaz görünüyor.

Şubat ayından bu yana Irak'taki çatışmalarda 180'den fazla kişinin hayatını kaybetmesi, durumun kara birlikleri girmeden de ne denli kanlı bir boyuta ulaştığının kanıtı niteliğinde.


Batı'nın orta doğu stratejisi neden çöküyor?


Washington ve Riyad'ın gerçekleştirdiği bu son operasyon, askeri bir başarıdan ziyade bölgesel bir tıkanmışlığın göstergesi olarak öne çıkıyor. ABD'nin onlarca yıldır uyguladığı İran'ı çevreleme ve Körfez müttefiklerini koruma doktrini, Irak'ın siyasi yapısını Şii unsurların domine etmesiyle zaten stratejik bir darbe almıştı. Bugün gelinen noktada, Yemen'den Irak'a, Suriye'den Ürdün sınırına kadar uzanan asimetrik direniş hattı, Batı ittifakının modern hava gücünü büyük oranda işlevsiz bırakıyor.

Suudi Arabistan milyarlarca dolarlık hava savunma sistemlerine rağmen topraklarındaki petrol rafinerilerini korumakta zorlanırken; ABD, Trump yönetiminin fevri hamlelerinin faturasını bölgedeki üslerinde tabutlarla ve yüzlerce yaralı askerle ödüyor. Saldırılar Tahran'ın geri adım atmasını sağlamadığı gibi, küresel enerji koridorlarını ateşe atarak Batı ekonomilerini de doğrudan vuruyor. Sonuç olarak Irak, egemenliği hiçe sayılan, faturayı kendi halkının ve yerel unsurlarının ödediği büyük bir hesaplaşmanın en kırılgan cephesi olmaya devam ediyor.

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi. 4 anlaşmanın ardından törenin sona erdiğinin açıklanması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, beşinci anlaşmayı hatırlatarak sürece müdahale etti. Kriz, Kalkınma Yolu Anlaşmasını Irak Ulaştırma Bakanı'nın imzalamaması nedeniyle yaşandı

29.07.2026 13:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin ortak basın toplantısı öncesinde düzenlenen imza töreninde dikkat çeken bir protokol krizi yaşandı.
Dört anlaşmanın imzalanmasının ardından sunucu tarafından törenin sona erdiğinin ilan edilmesi üzerine Erdoğan, "Bir yanlışlık olmasın, 5 anlaşma değil miydi?" diyerek sürece müdahale etti. Bu uyarının ardından törende kısa süreli bir belirsizlik yaşandı.

Krizin nedeni Kalkınma Yolu Anlaşması çıktı
Yaşanan aksaklığın, Kalkınma Yolu Anlaşmasının Irak Ulaştırma Bakanı Vehb el-Haseni tarafından henüz imzalanmamış olmasından kaynaklandığı anlaşıldı.
Kameralara yansıyan görüntülerde Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin, Iraklı bakana anlaşmayı neden imzalamadığını sorduğu ve tepki gösterdiği görüldü.

İki lider dakikalarca görüştü
Yaşanan gelişmenin ardından Erdoğan ile ez-Zeydi arasında protokol alanında birkaç dakika süren değerlendirme gerçekleştirildi. Bu sırada kameralar, bakanların bulunduğu bölüme çevrildi.
Görüşmenin ardından program planlandığı şekilde devam etti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ortak basın toplantısındaki konuşmasını yaptı.

Anlaşma basın toplantısından sonra imzalandı
İmza töreninde tamamlanamayan Kalkınma Yolu Anlaşması, ortak basın toplantısının ardından iki ülkenin ulaştırma bakanları tarafından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı ez-Zeydi'nin huzurunda imzalanarak resmiyet kazandı.

Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Hayat Tabloları, 2023-2025 verilerine göre, Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl oldu. Bir önceki döneme göre artış gösteren yaşam süresi kadınlarda 81,1 yıl, erkeklerde ise 75,9 yıl olarak hesaplandı

29.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı
Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı
TÜİK, Hayat Tabloları, 2023-2025 istatistiklerini yayımladı.
Buna göre, Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl olarak hesaplandı. Bu süre, 2022-2024 döneminde 78,1 yıl olarak açıklanmıştı.
Cinsiyete göre değerlendirildiğinde, erkeklerde beklenen yaşam süresi 75,9 yıl, kadınlarda ise 81,1 yıl oldu. Böylece kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşaması bekleniyor.

Yaş ilerledikçe beklenen yaşam süreleri
Verilere göre, 15 yaşındaki bir kişinin ortalama kalan yaşam süresi 64,7 yıl olarak hesaplandı. Bu süre erkeklerde 62,1 yıl, kadınlarda ise 67,3 yıl olarak belirlendi.
30 yaşındaki bir kişi için ortalama kalan yaşam süresi 50,3 yıl olurken, erkeklerde 47,8 yıl, kadınlarda 52,7 yıl olarak kayıtlara geçti. Bu yaş grubunda kadınlarla erkekler arasındaki fark 4,9 yıl oldu.
50 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 31,3 yıl olarak hesaplandı. Erkeklerde bu süre 29 yıl, kadınlarda ise 33,4 yıl olarak tespit edildi.
65 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 18,4 yıl olarak açıklandı. Erkeklerin 16,7 yıl, kadınların ise 20 yıl daha yaşaması beklenirken, kadınların bu yaş grubunda erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşadığı görüldü.

Eğitim seviyesi yükseldikçe yaşam süresi artıyor
TÜİK verilerine göre, eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresi de uzuyor.
Her yaş grubunda, düşük eğitim seviyesine sahip bireylerin beklenen yaşam süresinin daha kısa olduğu, eğitim seviyesinin artmasıyla birlikte yaşam süresinin de yükseldiği belirlendi.
Cinsiyet bazında yapılan değerlendirmede de benzer sonuçlar ortaya çıktı. 30 yaşındaki erkeklerde, ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim mezunları arasında beklenen yaşam süresi farkı 5,1 yıl olurken, kadınlarda bu fark 4,6 yıl olarak hesaplandı.

Sağlıklı yaşam süresi doğuşta 58 yıl
"Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı" olarak tanımlanan sağlıklı yaşam süresi, doğuşta ortalama 58 yıl olarak kaydedildi.
Bu süre erkeklerde 59,1 yıl, kadınlarda ise 56,9 yıl olarak hesaplandı. Verilere göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresi kadınlardan ortalama 2,2 yıl daha uzun oldu.

TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) mutfaklarında staj yapan öğrencilere cinsel taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, mahkumiyet verilen sanıkların stajyer öğrenciler üzerinde sahip oldukları usta-çırak ilişkisinden kaynaklanan otoriteyi ve kamu görevinin sağladığı kolaylığı kötüye kullandıklarını, mağdur beyanlarının dosyadaki diğer delillerle desteklendiğini belirtti

29.07.2026 12:32:00
İHA
 
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
Gerekçeli kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, Recep Seven, İbrahim Beşlioğlu ve Ramazan Çetin hakkında farklı mağdurlara yönelik "çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından kamu davası açıldığı hatırlatıldı.

Mahkeme, yargılama boyunca mağdur beyanları, tanık anlatımları, dijital materyaller, HTS kayıtları, WhatsApp yazışmaları, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiğini belirtti. Kararda sanıkların duruşmalarda suçlamaları reddettikleri, mesajların cinsel amaç taşımadığını, fiziksel temas iddialarını kabul etmediklerini ve mağdurların kendilerine iftira attığını savundukları aktarıldı.

Sanık müdafilerinin de Yargıtay kararlarına atıf yaparak, eylemlerin cinsel taciz suçunu oluşturmadığını, mağdur beyanlarının çelişkili olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini savunduğu belirtildi. Kararda, mahkeme dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet verilen sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna karar verdiği, mağdur beyanlarının kendi içerisinde tutarlı olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle desteklendiği kanaatine varıldığı ifade edildi.

Kararda, sanıkların TBMM'de kamu görevlisi olarak çalışmaları ve stajyer öğrenciler üzerinde eğitim ve denetim yetkisine sahip olmalarının suçların işlenmesini kolaylaştıran bir unsur olduğu vurgulandı. Bu nedenle sanıklar hakkında kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasına ilişkin nitelikli hal hükümlerinin uygulandığı ifade edildi. Aynı mağdura yönelik benzer eylemlerin farklı tarihlerde tekrarlanması nedeniyle ilgili sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı da kaydedildi.

Gerekçeli kararda, mahkemenin sanıkların geçmişi, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile sabıka kayıtlarını da değerlendirdiği, bu kapsamda uygun görülen sanıklar hakkında takdiri indirim uygulandığı belirtildi. Buna mukabil verilen hapis cezalarının niteliği ve süresi dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi şartlarının oluşmadığı değerlendirilerek bu taleplerin reddedildiği ifade edildi. Ayrıca mahkumiyet verilen sanıklar hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verildiği belirtildi.

Gerekçeli kararda, mağdur A.G.'nin soruşturma aşamasında verdiği ifadeler ile kovuşturma aşamasındaki beyanları arasında önemli çelişkiler bulunduğu, duruşmada önceki anlatımlarını kabul etmediği ve bazı olayları yaşamadığını söylediği belirtildi. Bu nedenle Recep Seven ve Durmuş Uğurlu hakkında A.G.'ye yönelik isnat edilen suçlardan beraat kararı verildiği, Ramazan Çetin hakkında ise üzerine isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatına hükmedildiği kaydedildi.

Mağdur hakkında suç duyurusu

Mahkeme, A.G.'nin duruşma aşamasındaki beyanlarının soruşturma aşamasındaki ifadeleriyle uyuşmadığını değerlendirerek, gerçeğe aykırı beyanda bulunup bulunmadığının araştırılması için "iftira" suçu yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Öte yandan mahkeme, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temelini oluşturan deliller arasında mağdur anlatımlarının yanı sıra telefon incelemeleri, mesaj içerikleri, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirildiğini, tek başına bir delile dayanılarak hüküm kurulmadığını vurguladı.

Kararda, ceza yargılamasında tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda vicdani kanaate ulaşıldığı ve mahkumiyet kararlarının bu kapsamda verildiği ifade edildi.

Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı

Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde, Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı dışındaki tüm sahillerde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girmek yasaklandı

29.07.2026 12:03:00
İHA
 
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği, Kandıra Kaymakamlığı'nın aldığı karar doğrultusunda olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle ilçedeki birçok plajda denize girmenin yasaklandığını duyurdu.

Yapılan açıklamaya göre, bugün Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı haricindeki tüm sahillerde denize girmek yasaklandı.

Yetkililer, vatandaşların can güvenliği açısından yalnızca cankurtaran hizmeti verilen ve yasak bulunmayan plajlarda, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri gerektiğini belirterek, alınan tedbirlere uyulmasını istedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: 'Çeteleri gizli servisler kullanıyor'

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, organize suç örgütlerinden okul güvenliğine, Suriyelilerin geri dönüşünden Dolunay Projesi'ne kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Çiftçi, yeni nesil suç örgütlerinin sanal ortamda faaliyet gösterdiğini ve bazı ülkelerin bu yapıları kullandığını söyledi

29.07.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: 'Çeteleri gizli servisler kullanıyor'
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: 'Çeteleri gizli servisler kullanıyor'
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, organize suç örgütlerinden okul güvenliğine, Suriyelilerin geri dönüşünden Dolunay Projesi'ne kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Çiftçi, yeni nesil suç örgütlerinin sanal ortamda faaliyet gösterdiğini ve bazı ülkelerin bu yapıları kullandığını söyledi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, organize suç örgütleriyle mücadele, okul güvenliği, Suriyelilerin gönüllü geri dönüşü ve dolandırıcılıkla mücadele kapsamında hazırlanan yeni projelere ilişkin Yenişafak'a değerlendirmelerde bulundu. Çiftçi, yeni nesil suç örgütlerinin sanal ortamda örgütlendiğini ve bazı ülkelerin bu yapıları kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını ifade etti.

Yeni nesil organize suç örgütlerinin çalışma yöntemlerinin değiştiğini belirten Bakan Çiftçi, bu yapıların sosyal medya üzerinden eleman temin ettiğini, talimat verdiğini ve para transferlerini sanal ortamda gerçekleştirdiğini söyledi.

Çiftçi, "Önceki örgütlerin belirli merkezleri vardı. Bunların belirli bir merkezi yok. Mekânları sanal ortam. Yurt dışında bulunan veya yurt dışına kaçan yöneticileri var. Bazı ülkeler de bu kişilere istihbarat örgütleri vasıtasıyla imkân sağlıyor ve kendi kirli işlerini yaptırıyor. Onları maşa gibi kullanıyorlar." ifadelerini kullandı.

Bakan Çiftçi, organize suçlarla mücadele kapsamında yılbaşından bu yana uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte 513 organize suç çetesine yönelik bin 365 operasyon düzenlendiğini açıkladı.

Operasyonlarda 6 bin 165 kişinin tutuklandığını belirten Çiftçi, geçen yılın aynı dönemine göre hem operasyon hem de tutuklama sayılarında artış yaşandığını ifade etti. Ayrıca motosikletli silahlı saldırıların da önemli ölçüde azaldığını kaydetti.

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul güvenliğini güçlendirecek altı kurumun yer alacağı bir protokol hazırlanacağını açıklayan Çiftçi, ayrıca okullarda görevlendirilmek üzere 30 bin güvenlik görevlisi talep ettiklerini söyledi.

Polislerin çalışma sistemiyle ilgili de konuşan Çiftçi, eylül ayında 12-36 çalışma düzenine geçmeyi planladıklarını, emniyet personelinin barınma sorununa çözüm amacıyla ilk etapta İstanbul'da 600 lojman alınmasının hedeflendiğini açıkladı.

Bakan Çiftçi, dolandırıcılık mağdurlarının parasının hızla farklı hesaplara aktarılmasını önlemek amacıyla hazırlanan "Dolunay Projesi" hakkında da bilgi verdi.

Projeye göre, yasal düzenlemenin tamamlanmasının ardından savcı koordinasyonunda emniyet, jandarma, MASAK, BDDK, Türkiye Bankalar Birliği ve Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın yer aldığı bir merkez oluşturulacak. Dolandırıcılık ihbarı geldiğinde paranın başka hesaplara aktarılmadan dondurulması hedefleniyor.

Çiftçi, Suriye'deki gelişmelerin ardından geçici koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bugüne kadar Türkiye'den gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde geri dönen Suriyelilerin sayısının 1,5 milyonu aştığını söyledi.

Geçici koruma kapsamında halen 2 milyon 238 bin 969 kişinin bulunduğunu aktaran Bakan Çiftçi, vize konusunda sağlanacak kolaylıkların geri dönüşleri hızlandırabileceğini ifade etti.

TMSF, Ahbap Derneği'ne bağlı ticari şirketlere kayyum olarak atandı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Ahbap Derneği'nin iştiraki konumundaki iktisadi işletme ve şirketlere kayyum olarak atandı

29.07.2026 11:00:00
AA
 
TMSF, Ahbap Derneği'ne bağlı ticari şirketlere kayyum olarak atandı
TMSF, Ahbap Derneği'ne bağlı ticari şirketlere kayyum olarak atandı
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Ahbap Derneği'nin iştiraki konumundaki iktisadi işletme ve şirketlere kayyum olarak atandı.

TMSF'den yapılan açıklamaya göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği'nin iştiraki konumundaki iktisadi işletme ve şirketlere Fon, kayyum olarak atanırken, derneğe yönelik ayrı bir kararla da üç kişi doğrudan mahkeme tarafından yönetim kayyumu olarak görevlendirildi.

Başsavcılığın talebini değerlendiren İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğin tüm mal varlığı üzerindeki idare yetkisinin yönetim kayyumuna devredilmesine karar verdi. Kararda, derneğin faaliyetlerinin sona erdiği, hesap ve mal varlıklarına tedbir konulduğu ve fesih sürecinin başlatıldığı belirtildi.

Derneğe ait taşınmaz, araç ve banka hesaplarındaki nakdi varlıkların yönetimi için Dernekler Kanunu ve ilgili mevzuat gereği bağımsız kayyum olarak Avukat Rıdvan Can, Avukat Mustafa Göktuğ Kaya ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han görevlendirildi. Böylece derneğin doğrudan yönetimiyle iştirak şirketlerinin yönetimi farklı kayyum yapıları üzerinden sürdürülecek.

Mahkeme kararında ayrıca, derneğin bağlı bulunduğu iştiraklerin Fon yönetimindeki kayyum idaresine tabi kılındığı ifade edildi.

Buna göre, Ahbap Derneği'ne bağlı Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi, Ahbap Lojistik Gayrimenkul Danışmanlık ve İnşaat Anonim Şirketi, Zirve Müzik Yapım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Globus Savunma Sanayi ve Bilişim Anonim Şirketi, Kanat Savunma Sanayi Turizm ve Ticaret Limited Şirketi, Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri Turizm Reklam Ses ve Işık Sistemleri Limited Şirketi, Koşan Trade Gıda Temizlik Ürünleri İthalat İhracat Limited Şirketi, Palmak Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon Limited Şirketi, Akberg Şirince Şarapçılık Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Sardes Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Eski Unvan: Protest Brand Etkinlik Organizasyon Reklamcılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi), Sur Müzik Organizasyon Ses Işık Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve Ulubey İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'ne, TMSF kayyum olarak atandı.

Bursa'da kuvvetli rüzgar nedeniyle çatı uçtu

Bursa'nın Osmangazi ilçesinde kuvvetli rüzgar nedeniyle bir iş yerinin çatısı uçtu, savrulan çatı parçaları yola ve tramvay hattına düştü

29.07.2026 05:34:00 / Güncelleme: 29.07.2026 05:37:51
AA
 
Bursa'da kuvvetli rüzgar nedeniyle çatı uçtu
Bursa'da kuvvetli rüzgar nedeniyle çatı uçtu

Altınova Mahallesi İstanbul Caddesi'nde kuvvetli rüzgar nedeniyle bir iş yerinin demir çatısı yerinden söküldü.

Rüzgarın etkisiyle savrulan çatı parçaları yola ve tramvay hattına düştü.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi.

Ekiplerce çatı parçalarının bulunduğu yerden kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı.
 

6 günde 127 siber şüphelisi yakalandı

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 6 günde polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 127 şüphelinin yakalandığını açıkladı

28.07.2026 16:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
6 günde 127 siber şüphelisi yakalandı
6 günde 127 siber şüphelisi yakalandı
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, 13 ilde "bilişim suçlarıyla mücadele, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrimiçi çocuk müstehcenliği ve tacizi" suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin 86'sının tutuklandığı, 21'i hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığı, diğerlerinin işlemlerinin ise devam ettiği kaydedildi.

Açıklamada, "Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu 13 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, sosyal medya platformları üzerinden (ikinci el araba ilanı, kapora bedeli( temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi. Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" denildi.

Okulların açılacağı tarih belli oldu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla illere gönderilen genelgeye göre, yeni eğitim öğretim yılı Eylül ayının ortasında ilk ders zilinin çalmasıyla başlayacak 

28.07.2026 14:40:00
Eyüp Kabil
 
Okulların açılacağı tarih belli oldu
Okulların açılacağı tarih belli oldu
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), milyonlarca öğrenci, veli ve öğretmeni yakından ilgilendiren yeni eğitim-öğretim yılı takvimini resmi bir genelgeyle tüm illere duyurdu. Yeni takvime göre, öğretmenlerin okullardaki mesleki çalışmaları 1 Eylül itibarıyla başlayacak. Öğrenciler için yaz tatilini bitirecek olan ilk ders zili ise 14 Eylül Pazartesi günü çalacak.

Eğitim hayatına yeni adım atacak olan okul öncesi (anaokulu) ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için ise her yıl olduğu gibi yine erken uyum haftası uygulanacak. Bu minikler, okula alışma süreçlerinin desteklenmesi amacıyla 7-11 Eylül tarihleri arasında uyum eğitimlerine katılacak.

Açıklanan resmi takvime göre eğitim yılının ilk dönemi 22 Ocak Cuma günü karne dağıtımıyla sona erecek. Öğrencilerin nefes alacağı birinci dönem ara tatili ise kasım ayı ortasında gerçekleştirilecek. Sınav takvimleri ve tatil detayları okul yönetimleri tarafından bu genelge doğrultusunda planlanacak.

Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı

İçişleri Bakanlığı tarafından kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişinin yakalanarak Türkiye'ye getirildiği bildirildi

28.07.2026 11:24:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:26:40
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.Y., İ.A., T.F., Ü.C., E.B., Ö.G., B.G., Ö.H., A.K., M.E., T.A., H.U., H.Y., M.Y., E.Ç., Ö.M.F., İ.H.K., H.K., M.Y., M.H.Ö., B.G., H.D., T.B., M.Y., İ.K., B.V. ve M.K. ile ulusal seviyede aranan N.K., M.A., H.Ö., A.A., Y.Ç., D.Ç., M.Ç., M.A.C., B.U., E.B., T.Ş., N.T., O.E., S.D., E.Ç., B.V., A.A., K.H., İ.C., H.E., T.T., S.A., M.Ç., E.K., U.Ş., U.K., F.Ö., B.Ç., Ü.D., Y.Ü., M.G., B.A., M.Ö., S.Ç., H.K., M.D., S.O. ve Ö.A.'nın yakalandığı belirtildi.



Aranan şahıslardan 51'inin Gürcistan'da, 7'sinin Almanya'da, 2'sinin Belçika'da, 1'inin Avusturya'da, 1'inin Bosna Hersek'te, 1'inin Ukrayna'da, 1'inin Yunanistan ve 1'inin Kuzey Makedonya'da yakalanarak Türkiye'ye geri getirildiği bildirildi. Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

"EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük.



İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz.

Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.