Hem de iki Ahmet. Birisi Almanya'daki işsiz Ahmet diğeri Türkiye'de çalışan Ahmet.
1989 yılında. Sayın Erdoğan, Refah Partisi İstanbul İl Başkanıydı ve bir konuşmasında:
"Almanya'daki çalışmayan işçi Ahmet, Türkiye'deki çalışan işçi Ahmet'ten aylık geliri itibariyle, çocuk paralarını katmıyorum, dikkat edin 1280 kere daha fazla huzur içinde, refah içinde yaşıyor' diyordu.
'Saf olma kardeşim! Ekonomide kaide alım gücüyle ölçülür'
Bir vatandaş kalkıp RP'nin İstanbul İl Başkanı Erdoğan'a, 'benzin Türkiye'de, Almanya'dan daha ucuz' hatırlatması yapıyordu.
Bu çıkışa Sayın Erdoğan tarihi bir cevap veriyordu:
'Ama benim saf kardeşim de diyor ki, doğru ya hakikaten Almanya'da 1 mark. 1 mark kaç para şimdi 1200 lira. E! Bizde benzin 1125 lira. Bak bizde benzin daha ucuz. Saf olma, kendine gel. Çünkü ekonomide kaide alım gücüyle ölçülür.'
Gerçekten de öyle! Ekonomide kaide alım gücüyle ölçülür.
Yıllar geçti ve hayat, Sayın Erdoğan'dan bu cevabını doğrulamasını istedi.
Almanya'da hiç çalışmamış, uzun süredir işsiz olan veya geçimini sağlayamayan kişilere:
Tek yaşayan yetişkinler aylık net 563 Euro.
Evli, birlikte yaşayan çiftler için toplam 1.012 Euro.
Yaşa göre çocuk başına aylık 357 ile 471 arasında ek ödeme yapılıyor.
Yani Almanya'da ki işsiz Ahmet çocuklarını katmıyorum eşiyle birlikte ayda 60 bin lira alırken Türkiye'deki eşiyle birlikte çalışan Ahmet iki maaşı ile bu rakama ulaşamıyor.
Almanya Mercedes-Benz fabrikalarında çalışan vasıfsız bekar işçi (çocukları katmıyorum) net 2.050 Euro (110 bin TL), vasıflı işçi net 2.750 Euro yani 150.000 TL alıyor.
Mercedes-Benz Türk fabrikalarında yeni başlayan işçi 37 bin TL, vasıflı işçi ise 50 bin TL civarında maaş alıyor.
Ama Almanya'da benzin 2.05 Euro. Yani Türkiye'den pahalı. Sigara 9 Euro. Yani Türkiye'den pahalı.
Sayın Erdoğan ne demişti? 'Saf olma kardeşim! Ekonomide kaide alım gücüyle ölçülür.'
İnsanımız ölçüm yaptı mı?
Yok, yapmadı. Haline bakmak yerine lafa baktı.
Hükümet bir taraftan 'ekonomimiz kuşatma altında, ekonomik kurtuluş savaşı veriyoruz' derken sıfır bıyık, uzun sakal zihniyeti, fakirlere 'cennete erken girme' garantisi verdi.
Tabi Sayın Erdoğan 2018'den bugüne kadar milletimizden 'sabır' talebinden hiç vazgeçmedi.
E! Milletin sabrı da bitti. Bu kez hem sabır hem de umut taktiği devreye girdi.
Sayın Erdoğan: 'Biraz daha sabır ve gayretle 2025 yılı daha iyi olacak'.
'Ekonomi toparlanma sürecini geride bıraktı, şahlanış dönemine girdi'.
'2026, sabrımızın meyvelerini toplayacağımız... Türkiye'nin küresel ligdeki yerini tartışılmaz bir konuma sabitleyecek, bir şahlanış ve reform yılı olacak' sözlerinin ardından geçen hafta çıtayı zirveye dikti:
'Ekonomide eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazdık'
İlginç bir tesadüf olsa gerek! Sayın Erdoğan'ın bu cümleyi kurduğu günü Hazine ve Maliye Bakanlığı, önümüzdeki üç aylık dönem için toplam 1 trilyon 650 milyar TL tutarında iç borçlanmaya gidileceğini duyuruyordu.
MHP'li Celal Adan:
Yandaş kalemler 'Ekonomide eşine az rastlanır bir başarı hikayesini' ete, kemiğe bürümeye çalıştıkları günlerde TBMM'de Başkan Vekili olan MHP'li Celal Adan; "Allah diyen, demokrasiye inanan 30 bin lira aylığı olmasına rağmen Cenabı Allah'a şükredip isyan etmeyen çok büyük bir milletiz' sözleriyle başarı hikayesinin özetliyordu.
Dünyanın en zengin coğrafyasında milleti 30 bin TL gelire ikna etmek gerçekten eşine az rastlanır bir başarı hikayesidir.
Namus borcu
2026'nın ilk 5 ayında ödedikleri faiz trilyon 239,3 milyar TL, 23 yılda ödedikleri toplam faiz 61 trilyon lira. Bunların tamamı kamu malından ödendi.
Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi ki: "Milli iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak, kamu malının israf edilmesine, istismar edilmesine göz yummuyoruz'.
Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki Türkşeker, Mayıs 2026 başında yürürlüğe giren %11'lik şeker zammından tam bir gün önce, hiçbir kamuoyu duyurusu ve ilan yapmadan iki firmaya piyasa fiyatının altında 100 bin ton şeker satıyor.
Çuval başına kamu zararı 147 TL. 2 firmanın haksız kazancı 600 milyon TL. Bir gecede.
Türkşeker'in bütün yöneticileri, AKP'de vekillik dahil bir çok noktada görev yapmış ve bizzat Erdoğan tarafından bu kurumda görevlendirilmişler.
Ama kamu malının israf edilmesine, istismar edilmesine göz yummuyorlar…
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin Mardin, Konya, Gaziantep'teki silolarından yaklaşık 170 bin ton (1 milyar 750 milyonluk) buğday çalındı.
Ama kamu malı namus borcu…
1989 yılında. Sayın Erdoğan, Refah Partisi İstanbul İl Başkanıydı ve bir konuşmasında:
"Almanya'daki çalışmayan işçi Ahmet, Türkiye'deki çalışan işçi Ahmet'ten aylık geliri itibariyle, çocuk paralarını katmıyorum, dikkat edin 1280 kere daha fazla huzur içinde, refah içinde yaşıyor' diyordu.
'Saf olma kardeşim! Ekonomide kaide alım gücüyle ölçülür'
Bir vatandaş kalkıp RP'nin İstanbul İl Başkanı Erdoğan'a, 'benzin Türkiye'de, Almanya'dan daha ucuz' hatırlatması yapıyordu.
Bu çıkışa Sayın Erdoğan tarihi bir cevap veriyordu:
'Ama benim saf kardeşim de diyor ki, doğru ya hakikaten Almanya'da 1 mark. 1 mark kaç para şimdi 1200 lira. E! Bizde benzin 1125 lira. Bak bizde benzin daha ucuz. Saf olma, kendine gel. Çünkü ekonomide kaide alım gücüyle ölçülür.'
Gerçekten de öyle! Ekonomide kaide alım gücüyle ölçülür.
Yıllar geçti ve hayat, Sayın Erdoğan'dan bu cevabını doğrulamasını istedi.
Almanya'da hiç çalışmamış, uzun süredir işsiz olan veya geçimini sağlayamayan kişilere:
Tek yaşayan yetişkinler aylık net 563 Euro.
Evli, birlikte yaşayan çiftler için toplam 1.012 Euro.
Yaşa göre çocuk başına aylık 357 ile 471 arasında ek ödeme yapılıyor.
Yani Almanya'da ki işsiz Ahmet çocuklarını katmıyorum eşiyle birlikte ayda 60 bin lira alırken Türkiye'deki eşiyle birlikte çalışan Ahmet iki maaşı ile bu rakama ulaşamıyor.
Almanya Mercedes-Benz fabrikalarında çalışan vasıfsız bekar işçi (çocukları katmıyorum) net 2.050 Euro (110 bin TL), vasıflı işçi net 2.750 Euro yani 150.000 TL alıyor.
Mercedes-Benz Türk fabrikalarında yeni başlayan işçi 37 bin TL, vasıflı işçi ise 50 bin TL civarında maaş alıyor.
Ama Almanya'da benzin 2.05 Euro. Yani Türkiye'den pahalı. Sigara 9 Euro. Yani Türkiye'den pahalı.
Sayın Erdoğan ne demişti? 'Saf olma kardeşim! Ekonomide kaide alım gücüyle ölçülür.'
İnsanımız ölçüm yaptı mı?
Yok, yapmadı. Haline bakmak yerine lafa baktı.
Hükümet bir taraftan 'ekonomimiz kuşatma altında, ekonomik kurtuluş savaşı veriyoruz' derken sıfır bıyık, uzun sakal zihniyeti, fakirlere 'cennete erken girme' garantisi verdi.
Tabi Sayın Erdoğan 2018'den bugüne kadar milletimizden 'sabır' talebinden hiç vazgeçmedi.
E! Milletin sabrı da bitti. Bu kez hem sabır hem de umut taktiği devreye girdi.
Sayın Erdoğan: 'Biraz daha sabır ve gayretle 2025 yılı daha iyi olacak'.
'Ekonomi toparlanma sürecini geride bıraktı, şahlanış dönemine girdi'.
'2026, sabrımızın meyvelerini toplayacağımız... Türkiye'nin küresel ligdeki yerini tartışılmaz bir konuma sabitleyecek, bir şahlanış ve reform yılı olacak' sözlerinin ardından geçen hafta çıtayı zirveye dikti:
'Ekonomide eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazdık'
İlginç bir tesadüf olsa gerek! Sayın Erdoğan'ın bu cümleyi kurduğu günü Hazine ve Maliye Bakanlığı, önümüzdeki üç aylık dönem için toplam 1 trilyon 650 milyar TL tutarında iç borçlanmaya gidileceğini duyuruyordu.
MHP'li Celal Adan:
Yandaş kalemler 'Ekonomide eşine az rastlanır bir başarı hikayesini' ete, kemiğe bürümeye çalıştıkları günlerde TBMM'de Başkan Vekili olan MHP'li Celal Adan; "Allah diyen, demokrasiye inanan 30 bin lira aylığı olmasına rağmen Cenabı Allah'a şükredip isyan etmeyen çok büyük bir milletiz' sözleriyle başarı hikayesinin özetliyordu.
Dünyanın en zengin coğrafyasında milleti 30 bin TL gelire ikna etmek gerçekten eşine az rastlanır bir başarı hikayesidir.
Namus borcu
2026'nın ilk 5 ayında ödedikleri faiz trilyon 239,3 milyar TL, 23 yılda ödedikleri toplam faiz 61 trilyon lira. Bunların tamamı kamu malından ödendi.
Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi ki: "Milli iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak, kamu malının israf edilmesine, istismar edilmesine göz yummuyoruz'.
Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki Türkşeker, Mayıs 2026 başında yürürlüğe giren %11'lik şeker zammından tam bir gün önce, hiçbir kamuoyu duyurusu ve ilan yapmadan iki firmaya piyasa fiyatının altında 100 bin ton şeker satıyor.
Çuval başına kamu zararı 147 TL. 2 firmanın haksız kazancı 600 milyon TL. Bir gecede.
Türkşeker'in bütün yöneticileri, AKP'de vekillik dahil bir çok noktada görev yapmış ve bizzat Erdoğan tarafından bu kurumda görevlendirilmişler.
Ama kamu malının israf edilmesine, istismar edilmesine göz yummuyorlar…
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin Mardin, Konya, Gaziantep'teki silolarından yaklaşık 170 bin ton (1 milyar 750 milyonluk) buğday çalındı.
Ama kamu malı namus borcu…
Akın Aydın / diğer yazıları
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026

























































