Bu aralar ülkemizde birçok akıl dolaşıyor. Kimisi 'aklı selim' diyor. Kimisi 'Selimin aklı' diyor. Kimisi 'devlet aklı' diyor. Kimisi de 'üst akıl' diyor.
Aslında herkes aynı aklı ve bu aklın sahibini kastediyor ama o akıl kimin aklı, sorusunun cevabına kimse yaklaşmıyor!
Kim, bu akıl?
Sayın Erdoğan'a, 'iktidar için gerekirse papaz elbisesi giyerim, AB'ye Katolik nikahı kıydık' cümlelerini kurduran bu akıl (!) yeri ve zamanı geldi Devlet Bahçeli'ye, bebek katili için 'kurucu önder' tabirini kullandırttı.
Şimdi de Bay Kemal'e, Atatürk'ün partisini dile düşüren, aşağılayan cümleler kurduruyor.
Son genel seçimlerden sonra yaşadıklarımızı bir düşünün! İçerde ekonomi her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Toplum adeta cinnet geçiriyor. Cinayetler, yolsuzluklar, ahlaksızlıklar patladı.
Son 3 yılda Rusya-Ukrayna savaşında ölen insandan fazla insan bizim ülkemizde öldürüldü. İslam coğrafyası kan gölü. Öyle ki bu kan sınırlarımıza dayandı.
Ama ülkemizin konusu bir taraftan Bahçeli'nin başlattığı, Erdoğan'ın kararlılıkla mesajı verdiği terör örgütünü siyasallaştırma süreci.
Diğer taraftan İmamoğlu, CHP'li belediyeler ve en son CHP'ye kayyum atanması.
Bir ülke, bir millet kendi gerçeklerinden bu kadar nasıl uzaklaştırılabilir?
Bu sorunun cevabını 2023 seçimlerinin resmî sonuçları açıklanmadan Devlet Bahçeli: 'Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, her şey değişecektir. Öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez' sözleri ile vermişti.
Anayasa dışında her şeyi değiştirdiler. Anayasayı değiştirdiklerinde Devlet Bahçeli'nin 'Türkiye değişmez' temennisi de değişecek!
Oysa asıl deprem MHP'de!
Bütün medya CHP'yi konuşuyor. Parti tüzüklerini, kanunları tek tek anlatıyor. En çok reytingler Devlet Bahçeli'nin rest, çıkış ve çözüm önerilerinde.
Oysa asıl deprem MHP'de!
20 CHP'li başkan içerde, 18 belediye başkanı ise AKP'ye geçti. Ama MHP'de delegelerin oyuyla başkan olan, yönetime seçilen 17 il ve 150'ye yakın ilçe teşkilatını-yönetimini feshetti, görevden aldı.
Genel merkez başta İstanbul olmak üzere bu il ve ilçe yönetimlerini neden görevden aldı? Yolsuzluklara mı bulaştılar? Rüşvet çarkları mı kurdular?
Yoksa 'hiçbir güç bize, bebek katilini övdüremez, sahiplendiremez' duruşu gösterdikleri için mi? Neden acaba?
CHP'nin altına süpürülenler
Hindistan ile Kıbrıs Rum Kesimi arasında füze anlaşması imzalandı.
Birkaç ay önce Yunanistan'da, 'Avrupa'nın nükleer cephaneliğini büyütüyoruz, Kıbrıs'a yapılan saldırı bize yapılmıştır' diyen Macron, Rumlarla 'Adaya asker çıkarabilecekleri' anlaşma yaptı.
AB 12 milyar euro verdi, 4 TÜRK cumhuriyeti, Rumları adanın tek sahibi olarak tanıyıp, Türk askerini işgalci gösteren anlaşmayı imzaladılar. Geçen hafta Rum lider, Kazakistan'a gitti ve birçok başlıkta anlaşmalar imzaladı.
Amerikan yayın organı CNN, İsrail'in özellikle silah ticareti, askeri teknoloji ve petrol ortaklığına dayalı çok güçlü stratejik bağları olan Azerbaycan topraklarında gizli askeri üsler kurduğu ve buralara özel birlikler yerleştirdiği iddia eden haber yaptı.
Ortadoğu'nun 11 Eylül'ün başlatan Hamas şimdi İsrail ile müzakere masasına oturmuş!
Ahmet el-Şara, Suriye ile İsrail arasında müzakereler yürütüldüğünü bizzat açıkladı.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Türkiye, Irak ve Suriye'yi aynı kefeye koyarak "dengelenmesi gereken bir eksen" olarak tanımlayarak: 'Bu üç ülkeyi dengelemek, kabilevi, dini veya mezhepsel farklılıkların ötesine geçerek, Amerikan temas ve kaldıraç noktasında tek, tutarlı bir odak-güç gerektirir' dedi. Kimse 'ne diyor bu şahıs' diye sorgulamadı!
Donald Trump: 'İran anlaşması imzalanırken Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Pakistan, Mısır, Ürdün ve Bahreyn'in, İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamasının zorunlu olması gerek' dedi.
Bay Kemal'in hamlelerini yorumlayanlar bu açık tehdit için tek kelime dahi etmedi.
Dikkat edin! Bir ara 'hepimiz aynı gemideyiz' diyenler şimdi bu tabiri hiç kullanmıyor.
Aslında herkes aynı aklı ve bu aklın sahibini kastediyor ama o akıl kimin aklı, sorusunun cevabına kimse yaklaşmıyor!
Kim, bu akıl?
Sayın Erdoğan'a, 'iktidar için gerekirse papaz elbisesi giyerim, AB'ye Katolik nikahı kıydık' cümlelerini kurduran bu akıl (!) yeri ve zamanı geldi Devlet Bahçeli'ye, bebek katili için 'kurucu önder' tabirini kullandırttı.
Şimdi de Bay Kemal'e, Atatürk'ün partisini dile düşüren, aşağılayan cümleler kurduruyor.
Son genel seçimlerden sonra yaşadıklarımızı bir düşünün! İçerde ekonomi her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Toplum adeta cinnet geçiriyor. Cinayetler, yolsuzluklar, ahlaksızlıklar patladı.
Son 3 yılda Rusya-Ukrayna savaşında ölen insandan fazla insan bizim ülkemizde öldürüldü. İslam coğrafyası kan gölü. Öyle ki bu kan sınırlarımıza dayandı.
Ama ülkemizin konusu bir taraftan Bahçeli'nin başlattığı, Erdoğan'ın kararlılıkla mesajı verdiği terör örgütünü siyasallaştırma süreci.
Diğer taraftan İmamoğlu, CHP'li belediyeler ve en son CHP'ye kayyum atanması.
Bir ülke, bir millet kendi gerçeklerinden bu kadar nasıl uzaklaştırılabilir?
Bu sorunun cevabını 2023 seçimlerinin resmî sonuçları açıklanmadan Devlet Bahçeli: 'Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, her şey değişecektir. Öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez' sözleri ile vermişti.
Anayasa dışında her şeyi değiştirdiler. Anayasayı değiştirdiklerinde Devlet Bahçeli'nin 'Türkiye değişmez' temennisi de değişecek!
Oysa asıl deprem MHP'de!
Bütün medya CHP'yi konuşuyor. Parti tüzüklerini, kanunları tek tek anlatıyor. En çok reytingler Devlet Bahçeli'nin rest, çıkış ve çözüm önerilerinde.
Oysa asıl deprem MHP'de!
20 CHP'li başkan içerde, 18 belediye başkanı ise AKP'ye geçti. Ama MHP'de delegelerin oyuyla başkan olan, yönetime seçilen 17 il ve 150'ye yakın ilçe teşkilatını-yönetimini feshetti, görevden aldı.
Genel merkez başta İstanbul olmak üzere bu il ve ilçe yönetimlerini neden görevden aldı? Yolsuzluklara mı bulaştılar? Rüşvet çarkları mı kurdular?
Yoksa 'hiçbir güç bize, bebek katilini övdüremez, sahiplendiremez' duruşu gösterdikleri için mi? Neden acaba?
CHP'nin altına süpürülenler
Hindistan ile Kıbrıs Rum Kesimi arasında füze anlaşması imzalandı.
Birkaç ay önce Yunanistan'da, 'Avrupa'nın nükleer cephaneliğini büyütüyoruz, Kıbrıs'a yapılan saldırı bize yapılmıştır' diyen Macron, Rumlarla 'Adaya asker çıkarabilecekleri' anlaşma yaptı.
AB 12 milyar euro verdi, 4 TÜRK cumhuriyeti, Rumları adanın tek sahibi olarak tanıyıp, Türk askerini işgalci gösteren anlaşmayı imzaladılar. Geçen hafta Rum lider, Kazakistan'a gitti ve birçok başlıkta anlaşmalar imzaladı.
Amerikan yayın organı CNN, İsrail'in özellikle silah ticareti, askeri teknoloji ve petrol ortaklığına dayalı çok güçlü stratejik bağları olan Azerbaycan topraklarında gizli askeri üsler kurduğu ve buralara özel birlikler yerleştirdiği iddia eden haber yaptı.
Ortadoğu'nun 11 Eylül'ün başlatan Hamas şimdi İsrail ile müzakere masasına oturmuş!
Ahmet el-Şara, Suriye ile İsrail arasında müzakereler yürütüldüğünü bizzat açıkladı.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Türkiye, Irak ve Suriye'yi aynı kefeye koyarak "dengelenmesi gereken bir eksen" olarak tanımlayarak: 'Bu üç ülkeyi dengelemek, kabilevi, dini veya mezhepsel farklılıkların ötesine geçerek, Amerikan temas ve kaldıraç noktasında tek, tutarlı bir odak-güç gerektirir' dedi. Kimse 'ne diyor bu şahıs' diye sorgulamadı!
Donald Trump: 'İran anlaşması imzalanırken Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Pakistan, Mısır, Ürdün ve Bahreyn'in, İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamasının zorunlu olması gerek' dedi.
Bay Kemal'in hamlelerini yorumlayanlar bu açık tehdit için tek kelime dahi etmedi.
Dikkat edin! Bir ara 'hepimiz aynı gemideyiz' diyenler şimdi bu tabiri hiç kullanmıyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026

























































