Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız, 'insan, sorunun çözmedikten sonra hiçbir sorunu çözemezsiniz' demişti.
İnsan, sorununu çözemediler ama insanımızı çözdüler. İşte öğretmenler! Gaz ile cop ile susturulmaya çalışılıyor. Yaşananlar akıl almaz boyutta. Hele bir başörtülü öğretmenin, müdahale sırasında polislere yapılan 'başörtülülere dokunmayın' emrini açıklaması, insanımızın nasıl çözüldüğünün itirafıdır.
'Okuma oranı arttıkça oy oranımız azalıyor' itirafını da tabloya eklediğimizde tek parti iktidarı milletimizi hem aç hem de cahil bıraktı, diyebiliriz.
İnanmayanlar için rakam vereyim
Ülkemizde 74 bin okul ve 18 milyon civarı öğrenci var. 1 milyon 200 bini öğretmen olmak üzere yaklaşık 1 buçuk milyon insan bu sektörde çalışıyor.
2026 yılı için Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçe ne kadar biliyor musunuz? 1 trilyon 943 milyar TL.
Ülkemiz nüfusu 90 milyona dayandı. AKP'nin, Sağlık Bakanlığına ayırdığı bütçe 1 trilyon 475 milyar TL.
İktidar partisi '5 milyon haneye (20 milyon insana) yardım yapıyoruz' diyerek bir siyaset üretiyor ama yoksul bırakıldığımızın itirafıdır. Peki, bu yardımların miktarını biliyor musunuz? 917 milyar lira.
Ara sıra gündeme 'gıda savaşları, tarım stratejik başlıktır, tarımda ithalatçı olduk' başlıkları geliyor. Sayın iktidarımızın çiftçiye verdiği destek ne kadar? 168 milyar lira.
Birde güvenlik var. Millî Savunma Bakanlığına ayrılan bütçe 823 milyar TL.
Başka paylarda var
Örneğin faiz! Faiz karşıtı iktidarımız
2021 yılında 180 Milyar TL,
2022 yılında 310 Milyar TL,
2023 yılında 675 Milyar TL,
2024 yılında 1 trilyon 270 milyar TL
2025 yılında 2 trilyon 51 milyar TL
Ve 2026 yılında 2 trilyon 856 milyar TL faiz ödedi ödüyor. (23 yıl toplamda 61 trilyon TL).
Sadece bu yıl için yasal olarak vazgeçilen tüm muafiyet ve istisnaları kapsayan "vergi harcaması" toplamı 3 trilyon 597 milyar lira.
Haliyle hak isteyenleri dövüyorlar!
Maarif model
Yusuf Tekin'in açıkladığı 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adı verilen yeni eğitim programında şu cümle geçiyor:
'Eğitim ve öğretim faaliyetleri; öğrencilerin Atatürk ilke ve inkılaplarını içselleştirmelerini, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasını, milli birlik ve bütünlüğünü koruma bilincini geliştirmelerini sağlayacak şekilde yürütülür'.
Bir kesim
'Laiklik elden gidiyor, Atatürk ilke ve inkılaplarının içi boşaltılıyor, bilimsel eğitim ilkelerinden uzaklaşılıyor', diye itiraz ediyor.
Diğer kesim
'İnkılap Tarihi dersi neden var, Kemalizm dayatması devam ediyor, reformalar yetersiz, Milli Eğitim korkak davranıyor, boyun eğiyor' gibi tepkiler verdi.
En dikkat çeken tepki
En dikkat çeken tepki cinsellik üzerine uzmanlık yapmış ilahiyatçı yazar Ali Rıza Demircan'dan geldi.
Uzun makalesini özeti: 'İlke ve inkılaplara iman devam edecekse niçin yeni bir 'Anayasaya' ihtiyaç duyuyoruz' şeklinde.
Sayın Demircan 'nasıl bir anayasa olmalı' sorusunu da TBMM eski başkanı İsmail Kahraman'ın, "Laiklik anayasada olmamalı. Yeni anayasa dindar olmalı" sözleriyle verdi.
İlginç değil mi?
'Laiklik elden gidiyor' diyenleri kale bile almaya gerek yok. Ama şu dindar anayasa isteyenlerin ruh hallerini çok merak ediyorum!
Dindar anayasaya bakıp gusül mü alacaklar? Namaz mı kıldıracaklar? Yoksa fakirin, fukaranın hakkını gözettirecekler? Devlet malına uzanan el cehennemdedir mi, dedirtecekleler? Yoksa faizi mi sıfırlayacaklar?
Yazık oldu milletimize
Bu dindar anayasa istenenler var ya! 'Kuran'da Yahudi ve Hristiyanlar hakkındaki ayetler çok sert' denildiğinde ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
'Onlar hakkındaki ayetler Hz. Peygamber ve ondan önceki Yahudi ve Hristiyanları ilgilendirir. Bugünkü değil' denildiğinde de ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
'Akıl ile ayet ve hadis çatışırsa akıl tercih edilir' denildiğinde de bu dindar anayasacılar ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
'Yahudi ve Hristiyanlarda cennete gidecektir, 4 hak din vardır' denildiğinde de bu dindar anayasacılar ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
'Siz, İslam'ı 14 asır, 15 asır öncesi hükümleriyle kalkıp da bugün uygulayamazsınız. İslam'ın güzelliği burada zaten, önemi burada. İslam'ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar' denildiğinde de bu dindar anayasacılar ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
Farklı inançlara mensup, kadın erkekli bir korunun, 'Tala'al Bedru Aleyna' ilahisiyle Papa'yı karşıladıklarında bu dindar anayasacılar ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
Tin suresi
1 - Tîn'e ve Zeytun'a,
2 - Sina dağına
3 - Ve bu güvenli beldeye andolsun ki,
4 - Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
5 - Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.
6 - Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
7 - O halde sana dini ne yalanlatır?
8 - Allah, hakimlerin hakimi değil mi?
İnsan, sorununu çözemediler ama insanımızı çözdüler. İşte öğretmenler! Gaz ile cop ile susturulmaya çalışılıyor. Yaşananlar akıl almaz boyutta. Hele bir başörtülü öğretmenin, müdahale sırasında polislere yapılan 'başörtülülere dokunmayın' emrini açıklaması, insanımızın nasıl çözüldüğünün itirafıdır.
'Okuma oranı arttıkça oy oranımız azalıyor' itirafını da tabloya eklediğimizde tek parti iktidarı milletimizi hem aç hem de cahil bıraktı, diyebiliriz.
İnanmayanlar için rakam vereyim
Ülkemizde 74 bin okul ve 18 milyon civarı öğrenci var. 1 milyon 200 bini öğretmen olmak üzere yaklaşık 1 buçuk milyon insan bu sektörde çalışıyor.
2026 yılı için Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçe ne kadar biliyor musunuz? 1 trilyon 943 milyar TL.
Ülkemiz nüfusu 90 milyona dayandı. AKP'nin, Sağlık Bakanlığına ayırdığı bütçe 1 trilyon 475 milyar TL.
İktidar partisi '5 milyon haneye (20 milyon insana) yardım yapıyoruz' diyerek bir siyaset üretiyor ama yoksul bırakıldığımızın itirafıdır. Peki, bu yardımların miktarını biliyor musunuz? 917 milyar lira.
Ara sıra gündeme 'gıda savaşları, tarım stratejik başlıktır, tarımda ithalatçı olduk' başlıkları geliyor. Sayın iktidarımızın çiftçiye verdiği destek ne kadar? 168 milyar lira.
Birde güvenlik var. Millî Savunma Bakanlığına ayrılan bütçe 823 milyar TL.
Başka paylarda var
Örneğin faiz! Faiz karşıtı iktidarımız
2021 yılında 180 Milyar TL,
2022 yılında 310 Milyar TL,
2023 yılında 675 Milyar TL,
2024 yılında 1 trilyon 270 milyar TL
2025 yılında 2 trilyon 51 milyar TL
Ve 2026 yılında 2 trilyon 856 milyar TL faiz ödedi ödüyor. (23 yıl toplamda 61 trilyon TL).
Sadece bu yıl için yasal olarak vazgeçilen tüm muafiyet ve istisnaları kapsayan "vergi harcaması" toplamı 3 trilyon 597 milyar lira.
Haliyle hak isteyenleri dövüyorlar!
Maarif model
Yusuf Tekin'in açıkladığı 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adı verilen yeni eğitim programında şu cümle geçiyor:
'Eğitim ve öğretim faaliyetleri; öğrencilerin Atatürk ilke ve inkılaplarını içselleştirmelerini, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasını, milli birlik ve bütünlüğünü koruma bilincini geliştirmelerini sağlayacak şekilde yürütülür'.
Bir kesim
'Laiklik elden gidiyor, Atatürk ilke ve inkılaplarının içi boşaltılıyor, bilimsel eğitim ilkelerinden uzaklaşılıyor', diye itiraz ediyor.
Diğer kesim
'İnkılap Tarihi dersi neden var, Kemalizm dayatması devam ediyor, reformalar yetersiz, Milli Eğitim korkak davranıyor, boyun eğiyor' gibi tepkiler verdi.
En dikkat çeken tepki
En dikkat çeken tepki cinsellik üzerine uzmanlık yapmış ilahiyatçı yazar Ali Rıza Demircan'dan geldi.
Uzun makalesini özeti: 'İlke ve inkılaplara iman devam edecekse niçin yeni bir 'Anayasaya' ihtiyaç duyuyoruz' şeklinde.
Sayın Demircan 'nasıl bir anayasa olmalı' sorusunu da TBMM eski başkanı İsmail Kahraman'ın, "Laiklik anayasada olmamalı. Yeni anayasa dindar olmalı" sözleriyle verdi.
İlginç değil mi?
'Laiklik elden gidiyor' diyenleri kale bile almaya gerek yok. Ama şu dindar anayasa isteyenlerin ruh hallerini çok merak ediyorum!
Dindar anayasaya bakıp gusül mü alacaklar? Namaz mı kıldıracaklar? Yoksa fakirin, fukaranın hakkını gözettirecekler? Devlet malına uzanan el cehennemdedir mi, dedirtecekleler? Yoksa faizi mi sıfırlayacaklar?
Yazık oldu milletimize
Bu dindar anayasa istenenler var ya! 'Kuran'da Yahudi ve Hristiyanlar hakkındaki ayetler çok sert' denildiğinde ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
'Onlar hakkındaki ayetler Hz. Peygamber ve ondan önceki Yahudi ve Hristiyanları ilgilendirir. Bugünkü değil' denildiğinde de ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
'Akıl ile ayet ve hadis çatışırsa akıl tercih edilir' denildiğinde de bu dindar anayasacılar ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
'Yahudi ve Hristiyanlarda cennete gidecektir, 4 hak din vardır' denildiğinde de bu dindar anayasacılar ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
'Siz, İslam'ı 14 asır, 15 asır öncesi hükümleriyle kalkıp da bugün uygulayamazsınız. İslam'ın güzelliği burada zaten, önemi burada. İslam'ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar' denildiğinde de bu dindar anayasacılar ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
Farklı inançlara mensup, kadın erkekli bir korunun, 'Tala'al Bedru Aleyna' ilahisiyle Papa'yı karşıladıklarında bu dindar anayasacılar ya hikmet arıyordu ya da susuyordu.
Tin suresi
1 - Tîn'e ve Zeytun'a,
2 - Sina dağına
3 - Ve bu güvenli beldeye andolsun ki,
4 - Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
5 - Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.
6 - Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
7 - O halde sana dini ne yalanlatır?
8 - Allah, hakimlerin hakimi değil mi?
Akın Aydın / diğer yazıları
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026

























































