logo
28 EYLÜL 2026

Seçim ekonomisi devrede

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan , "Birincisi; elektrikte tüm abone gruplarında nisan ayından itibaren yüzde 15 indireme gidiyoruz. İkincisi; sanayicilerimizin kullandığı ve konut aboneliğine göre oldukça yüksek kalan doğal gaz tarifesinde, nisan ayından itibaren yüzde 20 indirim yapıyoruz." ifadelerini kullandı

29.03.2023 14:27:00
 
Seçim ekonomisi devrede
Seçim ekonomisi devrede

AKP Grubunda yaptığı konuşmada iki ayrı müjdeyi milletle paylaşmak istediğini aktaran Erdoğan, "Birincisi; elektrikte tüm abone gruplarında nisan ayından itibaren yüzde 15 indireme gidiyoruz. İkincisi; sanayicilerimizin kullandığı ve konut aboneliğine göre oldukça yüksek kalan doğal gaz tarifesinde, nisan ayından itibaren yüzde 20 indirim yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlayla Türkiye'yi büyütme hedefine katkı veren sanayicileri desteklemek için ne gerekiyorsa yerine getirmeyi sürdüreceklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Akkuyu'daki nükleer güç santralimize 27 Nisan'da yakıt yükleyerek resmen nükleer tesis statüsü kazandıracağız. Hazır müjdelere başlamışken madencilerimize güzel bir haberimiz var; biliyorsunuz kamuya ve özel sektöre ait ocaklarda görev yapan 10 bin madencimiz deprem bölgesinde canla başla çalışarak milletimizin gönlünü kazandı. Türkiye Taşkömürü Kurumuna 1000 yeni madenci alarak hem madencilerimize olan şükranımızı ifade edeceğiz hem de üretimi arttırarak ekonomimize katkı sağlayacağız."

"Bunları anlamak mümkün değil"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer alanlarda da gelecek haftalarda atacakları adımlar olduğunu, Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı'nda seferlerin başlaması heyecanını Kırıkkaleli, Yozgatlı ve Sivaslılarla beraber yaşayacaklarını söyledi. Erdoğan, "Adam Sivaslı ama 'Sivas'a hızlı trene ne gerek var?' diyor ve bu adam da işte malum 6'lı masanın içinde... Bir zamanlar 6'lı masanın başında olanlar bununla ilgili ağır ağır laflar ediyorlardı ama şimdi maşallah el ele, kol kola yola devam ediyorlar. Bunları anlamak mümkün değil." diye konuştu.

Güvenlik korucularına da müjde veren Erdoğan, emekli maaşlarının alt sınırını 7 bin 500 liraya yükselten düzenlemeden, önceki uygulamaya göre emekli oldukları için aylıkları düşük kalan yaklaşık 42 bin güvenlik korucusunun da istifade etmesini sağlayacaklarını aktardı.

TBMM'nin de takdiriyle emeklilerin bayram ikramiyelerini de 2 bin liraya çıkardıklarını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü.

"Görüldüğü gibi çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere hiçbir kesimi enflasyona ezdirmeme, kayıplarını telafi etme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz. Bu ülkede istisnasız her kesimi, refahını arttırma yanında hak ve özgürlüklerine kavuşturan, her türlü ayrımcılığı ortadan kaldıran, herkesi bağrına basan biz olduk. Daha önemlisi biz bu yaklaşımı birileri gibi maske kullanmak amacıyla değil, doğruluğuna ve hakkaniyetine inandığımız için yaptık. Seçimden milletimizin desteğiyle zaferle çıktıktan sonra da inşallah eser ve hizmet şölenimize, demokrasimizi güçlendirme reformlarımıza kesintisiz şekilde devam edeceğiz."

"Türkiye Yüzyılı'nın inşasına kimse set vuramayacaktır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 seçimlerine "Tek başına iş başına" diyerek girdiklerini ve milletin teveccühüyle iktidara geldiklerini, ilk dönem imtihanını başarıyla verdikten sonra 2007'de "Durmak yok, yola devam" diyerek milletten daha güçlü bir destek aldıklarını söyledi.

2011 seçimlerinde "Türkiye hazır, hedef 2023" sözüyle milletin huzuruna çıktıklarını, iki seçimi birlikte yaşadıkları 2015'te kısa bir anın ardından kasımda tekrar 'Tek başına, iş başına' diyerek güven tazelediklerini; Türkiye'nin yeni yönetim sisteminin ilk seçimi olan 2018'te "Vakit Türkiye vakti" diyerek Cumhur İttifakı'nın zaferini ilan ettiklerini anlatan Erdoğan, "İnşallah 14 Mayıs'ta 20 yıllık eser ve hizmetlerimizle, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla kayıpların telafisi ve hayallerin hayata geçirilmesi kararlılığıyla milletimizden bir kez daha destek isteyeceğiz." dedi.


Seçimler için Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) belirlediği takvime ve usullere göre ilerlediklerini belirten Erdoğan, önceki gün itibarıyla cumhurbaşkanı adaylarının belli olduğunu, YSK'nın açıklamasına göre kendisiyle birlikte 4 cumhurbaşkanı adayı bulunduğunu ifade etti. Erdoğan, "Türk demokrasisinin gücünü ve ulaştığı olgunluk seviyesini gösteren bu gelişmenin ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum." diye konuştu.

"Biz milletimize, milletimizin basiretine ve ferasetine güveniyoruz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Aziz milletimizin bugüne kadar girdiğimiz seçimlerin tamamında olduğu gibi 14 Mayıs'ta da kendisi, ülkesi ve geleceği için en doğru kararı vereceğine inanıyoruz. İnşallah bu sürecin sonunda milletin iradesi yine galip gelecek, Türkiye, 20 yıldır aralıksız sürdürdüğü kalkınma ve demokrasi yolculuğunu devam ettirecektir. Allah'ın yardımı, milletimizin takdiriyle, üstadın deyimiyle 'bu tekerlek tümsekte kalmayacak.' Türkiye Yüzyılı'nın inşasına kimse set vuramayacaktır. Bizzat kendi ifadeleriyle bir kumar masası olan, birbirlerine pusu kuran, kavgadan, kaostan ve istikrarsızlıktan başka hiçbir vaatleri olmayan 7'li koalisyon kesin bir yenilgiye uğrayıp siyasi mevta olacaktır."

"Her platformda doğruları konuşmaktan çekinmeyeceğiz"
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, "Seçim dönemini deprem felaketi sebebiyle derinden sarsılan milletimizin acısına hürmeten uhulet ve suhuletle geçirmeyi planlıyoruz. Cumhur İttifakı olarak 6 Şubat'tan beri ortaya koyduğumuz vakur tavır, bu konudaki duruşumuzun en güzel örneğidir." ifadesini kullandı.

Yine aynı anlayışla mitinglerde yüksek sesli müzik kullanmayacaklarını belirten Erdoğan, "Muhalefetin aymaz, umursamaz, bencil tavrına rağmen biz kendi hassasiyetimizden taviz vermeyeceğiz. Böyle bir dönemde dahi siyasetin dilini ve iklimini zehirleyerek çıkar sağlama peşinde koşanlara itibar etmeyeceğiz." diye konuştu.

Eleştirilerini dillendireceklerini söyleyen Erdoğan, bir hadsizlik varsa gerekli cevabı vereceklerini dile getirdi.

İftira furyasının, gerçeklerin üzerini örtmesine göz yummayacaklarını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yalanlarla milletimizin kafasının bulandırılmasına rıza göstermeyeceğiz. Her platformda doğruları konuşmaktan, her fırsatta hakikati haykırmaktan çekinmeyeceğiz. Ne partimizin ne ittifakımızın ne de can borcumuz olan aziz milletimizin hakkını kimseye yedirtmeyeceğiz. Ama tüm bunları yaparken inancımızın ve kültürümüzün gereği olan asaletimizi koruyacak; soğukkanlılığımızı muhafaza edecek; aklın, vicdanın ve ahlakın rehberliğinden asla sapmayacağız. Muhataplarımızın bizi kendi çukurlarının içine çekmesine meydan vermeyeceğiz. Hep olduğu gibi dik duracağız, sağlam duracağız ama diklenmeyeceğiz. Karşımızdakiler ne kadar alçalırsa alçalsın; seviyeyi ne kadar düşürürse düşürsün. Biz, milletimize karşı hep muhabbetin diliyle, kardeşliğin diliyle, Hakk'ın ve hakikatin diliyle konuşacağız. Siyasetteki tecrübelerimiz bize, doğru üslupla yaklaştığımızda, gönlümüzü açtığımızda, icraatlarımızı hatırlatıp hedeflerimizi anlattığımızda kalbini fethedemeyeceğimiz hiç kimsenin olmadığını pek çok kez göstermiştir. Bizim için sokaktaki her vatandaşımız ya zaten ittifakımıza oy veren ya da oy vermeye aday seçmendir. Tüm farklılıklarıyla, güzellikleriyle, zenginliğiyle Türkiye büyük bir ailedir; 85 milyonun tamamı da bu ailenin mümtaz birer ferdidir."

Şeyh Edebali'nin, Osman Gazi'ye yaptığı tavsiyeler olarak hafızalara kazınan çağrısını, akıldan hiç çıkarmamak gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Şeyh Edebali'nin "Ey Oğul" isimli şiirini okudu.

AK Parti kurulduğu, Cumhur ittifakı ile bir araya geldiği günden beri milletle böyle bir gönül bağı kurduğu için zaferden zafere koştuğunu ifade eden Erdoğan, "Bu ülkeye eser kazandırmaktan, bu millete hizmet etmekten daha büyük bir şan, şeref, itibar, gurur, bahtiyarlık tanımıyoruz. Milletimiz de girdiğimiz her mücadelede yeri geldiğinde 15 Temmuz gibi canı pahasına yanımızda yer alarak yolumuzun doğru, yerimizin kalbi olduğunu göstermiştir." değerlendirmesinde bulundu.

"Milletimizin siyaset kurumuna olan güvenini sarsmamasını istiyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki seçimlerde tüm cumhurbaşkanı adaylarından, tüm partilerden beklentimiz; rekabetin ve mücadelenin çıtasını, eser ve hizmet yarışının altına düşürmemeleridir. Muhalefetten yapamayacağı şeyleri vadederek, tutamayacağı sözleri vererek, yalan ve iftiranın dozunu artırarak, gerilimi tırmandırarak, milletimizin siyaset kurumuna olan güvenini sarsmamasını istiyoruz." görüşünü paylaştı.

Bunun acı örneklerinin son mahalli idareler seçimlerinde yaşandığını hatırlatan Erdoğan, daha sonra şehirlere çektirilen sıkıntıları hep beraber gördüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanlığı seçiminin, cumhurbaşkanlığı yardımcılıklarının, bakanlıkların, milletvekillerinin 'ne vereyim abime' veya 'seç beğen al' mantığıyla dağıtıldığı bir işporta tezgahına döndürülmesinden rahatsızız. Seçimlerde ittifak haktır ama devletin yönetim kademelerini ayağa düşürmek, at pazarlığına dönüştürmek pespayeliktir. Ülkemize verdikleri zararın, milletimize yaptıkları ihanetin bedelini misliyle ödettiğimiz terör örgütlerini koltuklarının altına alan, onların peşine takılan siyaset anlayışını reddediyoruz. Siyasi cambazlıklarla terör örgütlerinin meşrulaştırılmaya çalışılmasını, meşru bir aktör gibi topluma sunulma gayretlerini kabul etmiyoruz. Eskiler 'Otu çek, köküne bak' derler. PKK, FETÖ, diğer terör örgütleriyle, onları besleyip üzerimize salan karanlık mahfillerle yürünen yolun hayra çıkması mümkün değildir."

"Kandil'deki terörist başları bakın neler söylüyor"
Erdoğan, "Bu temennimize karşılık gerçekte durumun ne olduğunu şöyle kısaca bir hatırlayalım" diyerek, HDP'li yöneticilerin PKK terör örgütüne ilişkin açıklamalarının ve Millet İttifakı'nda yer alan partilerin bu konuya ilişkin değerlendirmelerinin bulunduğu bir video izletti.

Vakıanın ve gerçeğin bu olduğunu söyleyen Erdoğan, milletin bu gerçekleri gördüğünü ve 14 Mayıs'ta gereken cevabı vereceğini vurguladı.

"Kandil'deki terörist başları bakın neler söylüyor" diyen Erdoğan, "Bizim anlatmamıza gerek var mı? Türkiye'den kaçan teröristler bakın Fransa'da şurada burada neleri söylüyor? Ve şu anda ana muhalefetin başındaki zat, terör örgütünü nasıl tanımlıyor, arkadaşları nasıl tanımlıyor? Bakıyorsunuz yavru muhalefet, o da nasıl tanımlıyor?" sözlerini sarf etti.

Bunları seçime kadar millete teker teker anlatacaklarını aktaran Erdoğan, "Anlatalım ki vatandaşımız bazı gerçeklerin farkına varsın." dedi.

Hiçbir siyasi partinin, terör örgütleriyle arasındaki mesafeyi net olarak belirlemeden meşruiyet tartışmasını aşamayacağını belirten Erdoğan, "Yıllardır mecliste temsil edildiği halde sırf bu sebepten dolayı meşruiyeti üzerindeki gölgeyi kaldıramamış bir parti zaten var. Normal şartlarda bu partiyi terör örgütü ile arasına mesafe koymaya davet etmesi gereken CHP'nin kendisinin aynı karanlık istikamete yönelmesi, demokrasimiz adına endişe vericidir. PKK terör örgütünün parlamentodaki uzantısını gidip parlamentodaki yerinde ziyaret eden ana muhalefet partisi değil mi? Ve bu ana muhalefet partisi şu anda onlarla acaba gizli kapılar arkasında neleri görüştü, neleri vadetti, nelerin pazarlığını yaptı?" diye konuştu.

"Bu zihniyetle ancak Kandil'e, Pensilvanya'ya bahar getirebilirler"
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, devlet ve hükümet olarak geçmişte ülkenin 40 yıllık yarası olan terör meselesini suhuletle çözmek için yapılabilecek her şeyi yaptıklarını vurguladı.

Cudi'de, Tendürek'te, Bestler Deresi'nde en güçlü şekilde terörle mücadeleyi verenin kendi iktidarları olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Onları oralarda mezara biz gömdük. O mağaralarda gereğini onlara karşı yaptık ve bütün bunlara rağmen ana muhalefetin başı ne diyor; 'Demirtaş'ı, zaten suçu yok ki, çıkaracağız' diyor. Yahu Diyarbakır'da 251 yavrumuzun ölümüne neden olan bu değil mi? Onların orada ölümüne sebep olan ve hukuk devleti olan ülkemizin bunu kalkıp da içeri alması karşısında sen nasıl böyle birisini hala dışarı çıkarmaktan yana adımını atarsın? Onun için benim milletimin üzerindeki sorumluluk çok büyük ve 14 Mayıs bu bakımdan büyük önem arz ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Samimi gayretlerine karşılık PKK terör örgütü ve Suriye'deki kolunun tercihini silahtan, kandan, bölücülükten, çukur siyasetinden yana kullandığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Terörle mücadelede gittiğimiz konsept değişikliğiyle tehditleri sınırlarımız içinde değil kaynağında yok etmeye başlayarak, bu politikamızın gerisinde zaaf değil çözüm iradesi olduğunu da gösterdik. Aynı şekilde FETÖ de ülkemize ve milletimize yaptığı ihanetin bedelini mahşeri vicdan ve hukuk önünde ödedi, ödüyor ve ödeyecek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti için bu meseleler artık kapanmıştır. Yurt dışına kaçan veya içeride, cezaevinde yatan teröristleri şımartarak, kamudan tasfiye edilen terör örgütü mensuplarını cesaretlendirerek ülkemizi bu kazanımlarından geriye götürmeye Allah'ın izniyle kimsenin gücü yetmez. Siyasette rekabet, terör örgütlerine mavi boncuk dağıtmakla değil bu ülkenin insanlarına, kadınlarına, gençlerine daha iyi bir gelecek sunmak için proje geliştirmekle, vizyon ortaya koymakla olur. Devletimizin de milletimizin de kırmızı çizgisi olan bu hususlar seçimlere veya başka herhangi bir iç rekabete kurban edilemez. Şimdi, 'Sana söz, baharlar gelecek' diyenler, bu zihniyetle ancak Kandil'e, Pensilvanya'ya, ülkemize kin ve nefretle bakan kimi başkentlere bahar getirebilir. Bunların baharı da milletimiz için kara kıştan beter bir felakettir. Böyle bir ihtimalin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını bilmekle birlikte tarihe not düşmek adına biz ikazımızı tekrar ifade ediyoruz. Milletimizin önceki seçimlerin tamamında olduğu gibi 14 Mayıs'ta da en isabetli kararı vereceğinden şüphe duymuyoruz."

Erdoğan, seçimlerin ülke ve millete hayırlar getirmesini diledi.

AK Parti'nin kurulduğu günden beri hep takip eden değil takip edilen, örnek ve model alınan bir parti olduğunu dile getiren Erdoğan, AK Parti hükümetleri döneminde de dış politikada, savunma sanayisinde, sağlık sisteminde, eğitimde, ulaştırmada, şehircilikte, hayatın her alanında "böyle gelmiş böyle gider" düzenini kökten değiştirdiklerini kaydetti.

Erdoğan, sadece ezberleri bozmakla kalmadıklarını, aynı zamanda Türk siyasetine yeni bir soluk, yeni bir ufuk yepyeni bir bakış açısı kazandırdıklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Kendimizle, ülkemizle ve milletimizle birlikte rakiplerimizi de değiştirdik. Düne kadar Anadolu insanını hürmete ve hizmete layık görmeyenleri seçimden seçime de olsa milletin kapısını çalmaya mecbur bıraktık. Düne kadar milletin inancına, kültürüne, hatta bizatihi kendisine hakaret edenler artık eskisi gibi fütursuzca halka rağmen halkçılık yapamıyor. En azından zevahiri kurtarmak, 3-5 fazla oy almak için bile olsa artık hiç kimse bu ülkedeki sessiz çoğunluğu görmezden gelemiyor. Değişim söylemlerinin samimiyeti konusundaki tereddütlerimize rağmen muhataplarını bu noktaya getirmek AK Parti'nin başarısıdır."

Asgari ücrete temmuzda ara zam
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, asgari ücrete temmuz ayında zam yapılacağını söyledi.

Erdoğan, TBMM'den ayrılırken, gazetecilerin, "Enerji konusunda müjdeleriniz oldu, emeklilere de bir zam yapılacak. Asgari ücrete ara zam söz konusu olacak mı?" sorusuna, "Bütün bu zamların hepsini zaten açıkladık, hayırlı olsun." karşılığını verdi.

"Asgari ücretliler yıl sonunu mu bekleyecek?" sorusu üzerine Erdoğan, "Temmuzda var." dedi.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye meclisinde belediye başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış, daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Çelik, yaşadığı sürecin ardından CHP üyeliğinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

"BEKLENTİMİN KARŞILANMADIĞINI GÖSTERDİ"
Amine Cansu Çelik'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Benim için temel ölçü, hangi makamda bulunduğumdan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.

"MARUZ KALDIĞIM SİSTEMATİK DIŞLANMA"
Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.

Bunun yanında; siyasi geçmişimin, duruşumun ve toplumdaki karşılığımın, şahsıma gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası hâline getirildiğini ve zaman zaman suistimal edildiğini gördüm.

"İSTİFA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIM"
Bugün yürütülmekte olan hukuki süreç ise bütün bu yaşananları benim açımdan çok daha ağır bir boyuta taşımıştır. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.

İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.

"ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR..."
Üsküdar'a hizmet edebilmek düşüncesiyle içerisinde yer aldığım bu yönetim yapısında, zaman içerisinde Üsküdar dışından gelen kadrolar belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale gelmiştir. Dönem dönem uyarılarda bulunduğum ve itiraz ettiğim benim iradem ve sorumluluğum dışında gerçekleşen birtakım yönetim, iş ve ilişkilerin sonuçları şahsıma ve aileme kadar ulaştı. Bu süreçte özgürlüğümden mahrum kaldım ve her şeyden önemlisi, dört yaşındaki evladımdan ayrı düştüm.

Yaşadığım bu ağır süreç, uzun süredir taşıdığım tereddütleri benim açımdan artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır.

Siyaseti; kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum.

"CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM"
Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar'ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Amine Cansu Çelik"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.