logo
24 ŞUBAT 2026


Sermaye birikimi geriledi

05.03.2003 00:00:00
DPT'nin 1972-2000 dönemini kapsayan "Türkiye Ekonomisinde Sermaye Birikimi, Büyüme ve Verimlilik'' başlıklı çalışmasında, Türkiye ekonomisinde ekonomik büyüme ve sermaye birikimi arasında yakın bir ilişki bulunduğu belirtildi. Çalışmaya göre, 1972-2000 döneminde sermaye birikim hızının yıllık ortalama yüzde 5.6 olduğu tahmin edilirken, bu oran tarım için yüzde 3.5, sanayi için yüzde 4.4, hizmetler için ise yüzde 6.5 olarak hesaplandı. DPT'ye göre, 1980'li yıllarla birlikte uygulamaya konulan, dışa açık ve piyasa ekonomisi kuralları çerçevesinde ekonomik büyümenin hızlandırılmasının amaçlandığı büyüme stratejisi sonucunda sermaye birikiminde gerileme yaşandı. Bu dönemde sermaye birikimindeki gerilemeyle de ilişkili olarak ekonomik büyümede yavaşlama görüldü. Ancak 1980 öncesi dönemde, özellikle imalat sanayiinde, yaratılan üretim kapasitesinin daha etkin kullanılması sonucu ekonomik büyümedeki yavaşlama, sermaye birikim hızındaki yavaşlamadan çok daha düşük bir düzeyde gerçekleşti. Sermaye birikimindeki yavaşlamanın da etkisiyle Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma performansında sınırlı düzeyde bir gerileme yaşandı. Çalışmada, uzun dönemli ekonomik büyümede önem taşıyan verimlilik göstergelerinin yeni büyüme stratejisi döneminde beklenen düzeyde artış göstermemesinin temel nedenleri de sıralandı.

Üretim ve istihdamda sektörel paylar

Çalışmaya göre, 1972-2000 döneminde üretim (katma değer) ve istihdamdaki tarım sektörünün payı azaldı, sanayi ve hizmetler sektörlerinin payı arttı. Aynı dönemde sermaye birikiminde tarım ve sanayi sektörlerinin payı azalırken, hizmetler sektörünün payı arttı. İncelenen dönem içerisinde, ekonomi genelinde, işgücü verimliliği artışında bir gelişme sağlanamazken, sermaye verimliliğinde ise iyileşme görüldü. Çalışmada elde edilen veriler, uygulanan büyüme stratejileri açısından değerlendirildiğinde, ithal ikamesine dayalı büyüme stratejisi dönemine kıyasla dışa açık büyüme stratejilerinin uygulandığı dönemde, sermaye birikimi, büyüme ve verimlilik performansında beklenen gelişmelerin henüz gerçekleşmediğini ortaya koyuyor.

Bursa'nın barajlarından güzel haber

Bursa'da yağışlar ve zirvedeki karların erimeye başlamasının etkisiyle Uludağ'ın eteklerindeki kuruyan dereler yeniden akmaya başladı. Su seviyesi '0'a kadar düşen Nilüfer ve Doğancı barajının yeniden yükseldiğinin görülmesi yüzleri güldürdü. Son gelişmelere göre, Çınarcık'ta yüzde 77, Nilüfer'de yüzde 72, Doğancı'da yüzde 52 doluluk oranlarına ulaşıldı

24.02.2026 12:33:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:01:41
İHA
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa merkez ile özellikle tarımsal üretimin yapıldığı ilçelerde mevsim normallerinin üzerinde yağış gerçekleşti. Uzun yıllar şubat ayı ortalaması metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan kaydedilen Bursa'da ayın ilk 23 günü 105 kilogram yağış düştü. İlçeler de benzer şekilde iyi yağış aldı. Evliya Çelebi'nin, "Su ve havasının güzelliğinden Bursalının yüzü kırmızıdır. Velhasıl Bursa, sudan ibarettir" diyerek bahsettiği Bursa'da yağışlar ve Uludağ'da eriyen karların etkisiyle baraj ve göletler yeniden doldu.



Geçen yıl eylül ve ekim ayında 12 saatlik kesintiyle tarihinin en büyük su kriziyle karşı karşıya kalan Bursa'da barajlardaki su seviyesinin ortalama yüzde 60'ların üzerinde olması sevindirdi.



Bursa Ovası'nın sulanmasında değerlendirilen Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan Gölbaşı Göleti'nin aktif hacmi 16 Şubat'ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü. Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3'e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor.



Öte yandan, Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Uludağ'da kar yağışı hız kesmeden devam ederken, kar kalınlığı 145 santimetreye ulaştı. Hava sıcaklığının eksi 2 derece olarak ölçüldüğü bölgede, gece saatlerinde sıcaklığın eksi 6 dereceye kadar düşeceği tahmin ediliyor.

Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı, 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi

Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 72 şüpheli için gözaltı kararı verilirken, şahısların hesaplarında 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

24.02.2026 11:39:00
İhlas Haber Ajansı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı,  3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı,  3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi
Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 72 şüpheli için gözaltı kararı verilirken, şahısların hesaplarında 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yasa dışı bahis oynatılmasına yönelik çalışmalar soncu 3 adet yasa dışı bahis ofisi tespit edildi.

Yapılan teknik ve fiziki çalışmalar sonucu Antalya'da 56 ve diğer 7 ilde ise 16 olmak üzere toplam 72 şüphelinin yasa dışı bahis oynadıkları tespit edildi.

Şüpheli şahısların hesaplarında yapılan incelemede toplam 3 milyar 400 milyon TL hacim olduğu belirlendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı doğrultusunda 72 şüphelinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Akdeniz'de saat 09.28'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

24.02.2026 11:14:00 / Güncelleme: 24.02.2026 11:51:03
Anadolu Ajansı
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Akdeniz olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Antalya'nın Kaş ilçesine 145,52 kilometre uzaklıkta olan depremin, 19,27 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.

Antalya Valiliğinden yapılan açıklamada, deprem sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne herhangi bir olumsuz ihbarın ulaşmadığı bildirildi.

Açıklamada, ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde olumsuz bir durum tespitinin yapılmadığı kaydedildi.
 

Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye'de geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 552 bin 237 olurken boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 olarak kayıtlara geçti.  Geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 569 bin 983 iken, boşanan çiftlerin sayısı 188 bin 963'tü 

24.02.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken 2025 yılında 552 bin 237 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı, 2025'te binde 6,43 olarak belirlendi.

Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 olurken 2025'te 193 bin 793 olarak gerçekleşti. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı, geçen yıl binde 2,26 olarak hesaplandı.

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de bu yaş arttı. Ortalama ilk evlenme yaşının 2025'te erkeklerde 28,5, kadınlarda 26 olduğu görüldü. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 olarak kayıtlara geçti.

En yüksek kaba evlenme hızı Gaziantep oldu

Kaba evlenme hızının geçen yıl en yüksek olduğu il, binde 7,76 ile Gaziantep olurken, bu ili binde 7,68 ile Osmaniye, binde 7,5 ile Şanlıurfa izledi.

Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,18 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 4,58 ile Gümüşhane, binde 4,67 ile Ardahan takip etti.

Toplam evlenmeler içinde yabancıların oranı da incelendi. Buna göre, yabancı damatların sayısı 2025'te 5 bin 347 olurken bu sayı toplam damatların yüzde 1'ini oluşturdu. Yabancı gelinlerin sayısı 28 bin 646 olurken bunların, toplam gelinlerin yüzde 5,2'sini oluşturduğu görüldü.

Suriyeli gelinler birinci sırada

Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yüzde 20,9 ile Suriyeliler birinci sırada yer aldı. Suriyelileri yüzde 18,8 ile Alman ve yüzde 5 ile Afgan damatlar izledi.

Yabancı gelinler içinde yüzde 13,8 ile Suriyeliler birinci sırada dikkati çekti. Bu gelinleri yüzde 13,7 ile Özbek ve yüzde 9,6 ile Faslılar takip etti.

En yüksek kaba boşanma hızı İzmir oldu

Kaba boşanma hızının 2025'te en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir olarak kayıtlara geçti. Bu ilin ardından binde 3,21 ile Antalya, binde 3,14 ile Denizli geldi.

Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,51 ile Hakkari olarak belirlendi. Hakkari'yi binde 0,52 ile Şırnak, binde 0,63 ile Bitlis izledi.

Boşanmaların, yüzde 34'ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 20,3'ü ise evliliğin 6-10 yılı içinde meydana geldi.

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verilirken velayetin çoğunlukla anneye geçtiği görüldü. Bu dönemde çocukların velayetinin yüzde 74,6'sı anneye, yüzde 25,4'ü babaya verildi. 

FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı

Hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yakalama kararı bulunan FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu Bedrettin Günebakmaz, İstanbul'da gözaltına alındı

 

24.02.2026 11:01:00
Anadolu Ajansı
FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı
FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü koordinesinde, FETÖ kapsamında aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.

Çalışmalarda, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan aranan, İçişleri Bakanlığınca yayımlanan "Terör Arananlar" listesinde sarı kategoride yer alan ve örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında sözde "müdür" konumunda bulunan Bedrettin Günebakmaz'ın kentte olduğu tespit edildi.

Yapılan teknik ve fiziki takipte Günebakmaz'ın, örgütün kripto haberleşme programı ByLock kullandığı, Bank Asya'da hesap artışı ile örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydı olduğu ve hakkında Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğu şeklinde beyanlar bulunduğu anlaşıldı.

Şüpheli, Üsküdar'da düzenlenen operasyonda yakalandı.

Yapılan incelemede, şüphelinin kendini farklı biri olarak tanıtarak kira kontratı yaptığı, elektrik, su, doğal gaz aboneliklerini başkaları adına açtırdığı, dışarı çıkması gerektiğinde kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak için çok sayıda kep, bere ve gözlük bulundurduğu belirlendi.

Gözaltına alınan zanlı, işlemleri için emniyete götürüldü. 

Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Eyüpsultan'da 2024 yılında Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

24.02.2026 07:14:00
AA
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Özer Aci, Şükriye Aci, Pervin Aci ile Ezgi Hilal Büyük "müşteki", Hasan Topal, İbrahim Gümüş, Süleyman Keçici ve Tahsin Arslan "mağdur", Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Berna Öcalgiray ise "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, 1 Mart 2024'te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un oğlu olan ve yaşı küçük olması nedeniyle cumhuriyet başsavcılığının 2024/56530 soruşturma numaralı dosyasında "hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ayrı soruşturma yürütülen Timur Cihantimur'un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı belirtildi.

Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan'ın yaralandığı aktarıldı.

İddianamede, ifadeleri alınan bilgi sahiplerinin, olay günü Timur Cihantimur'un kullandığı araçla seyir halinde olduklarını, aracı hızlı kullandığını, kazanın ardından olay yerinden ayrıldıklarını, Timur'un sürekli telefonla konuştuğunu ve sonrasında yaşananları görmediklerini söyledikleri ifade edildi.

Şüpheli Cihantimur'un öncelikle şoförü olan şüpheli Adem Kızıltepe ile irtibata geçtiği, sonrasında annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu belirtilen iddianamede, şüpheli Tok'un kaza haberini aldığında yanında şüpheli Ayşe Ceren Saltoğlu'nun bulunduğu kaydedildi.

İddianamede, Tok'un eski eşi şüpheli Bülent Cihantimur'a haber verdiği, böylelikle şüphelilerin kaza gerçekleştikten sonra kazadan haberlerinin olduğu aktarıldı.

Şüpheliler fikir ve eylem birliği içinde hareket etti

İddianamede, şüpheli Tok ve şüpheli Saltoğlu'nun birlikte hareket ederek, Timur Cihantimur'u olay yerinden alarak Tok'a ait ikamete götürdükleri anlatıldı.

Kazada yaralanan İbrahim Gümüş'e ait cep telefonunun olay yerinde bilgi sahibi Z.H. tarafından alındığı, daha sonra K.A. aracılığıyla Kemer Country sitesinin duvarına bırakıldığı ve site güvenliği tarafından muhafaza altına alındığı, bu durumun kamera kayıtlarıyla sabit olduğu belirtilen iddianamede, şüpheliler Adem Kızıltepe, Eylem Tok ve Berna Öcalgiray'ın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunun delili niteliğindeki telefonu almak amacıyla siteye gittikleri aktarıldı.

İddianamede, güvenlik amiri tarafından telefonun Öcalgiray'a teslim edildiğinin kamera görüntüleri ve bilirkişi raporuyla doğrulandığı, her ne kadar Öcalgiray telefonu almadığını savunsa da mevcut delillerin bu beyanla çeliştiği, telefonun daha sonra şüpheli Adem Kızıltepe tarafından kolluk görevlilerine teslim edildiği, bu kapsamda şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek delili ele geçirdiklerinin değerlendirildiği ve savunmalarına itibar edilmediği ifade edildi.

Olay gecesi bahse konu telefon şüpheliler tarafından alındıktan sonra, Timur Cihantimur'un bulunduğu eve şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin gittiği aktarılan iddianamede, Timur Cihantimur'ın annesi ve babasının bir süre bu ev içerisinde kaldıkları, şüpheli Saltoğlu ve Kızıltepe'nin evin dışarısında bekledikleri daha sonra ise Bülent Cihantimur'a ait araç ile Timur Cihantimur ve babasının yola çıktıları belirtildi.

İddianamede, şüpheliler Tok ve Saltoğlu'nun bu aracı takip ettiği, bir süre sonra Bülent Cihantimur'un aracının yolda durduğu, kendilerini takip eden Ayşe Ceren Saltoğlu'nun kullanımındaki araca Timur Cihantimur'un bindiği, bu esnada valizin de şüpheli Bülent Cihantimur'un aracından Saltoğlu'nun aracına aktarıldığı anlatıldı.

Bülent Cihantimur'un aracının havalimanı istikametinde kaldığı aktarılan iddianamede, dosya içerisinde mevcut görüntü izleme tutanaklarında, havaalanına Timur Cihantimur, Eylem Tok ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun birlikte gittiklerinin görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Eylem Tok ile Timur Cihantimur'un havalimanı noktasından geçiş yaptıktan sonra Mısır'a uçtukları ve dönmedikleri ifade edildi.

Suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladılar

Somut olayda öncül suçun "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" olduğu belirtilen iddianamede, bu suçun trafik kazası sonucunda meydana geldiği, trafik kazalarında en önemli delillerden birinin alkol testi, birinin de şüpheli ifadesi olduğu, olayda yaralanan mağdurlardan bir tanesinin cep telefonunun da bu suçun delili olduğu kaydedildi.

İddianamede, şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin yaşı küçük Timur Cihantimur'u alkol testi yapılmadan ve ifadesi alınmadan yurt dışına çıkarttıkları, şüpheliler Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Berna Öcalgiray'ın, kazada yaralanan mağdur İbrahim Gümüş'e ait olan, kaza anında olay yerinde bulunan ve suçun delili olan telefonu gizledikleri, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri vurgulandı.

Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun, Timur Cihantimur'un kaza yaptığını ve yurt dışına çıkacağını en başından itibaren bildikleri vurgulanan iddianamede, ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, böylelikle suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları ifade edildi.

İddianamede, yaşı küçük Timur Cihantimur ve şüpheli Eylem Tok'un olay gecesi uçak ile Mısır'a, Mısır'dan da Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtikleri, olayın üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen dönmedikleri, böylelikle şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suçluyu kayırma" suçunu işledikleri belirtildi.

Şüpheli Eylem Tok hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı ve henüz yakalanmadığının görüldüğü kaydedilen iddianamede, şüpheli Tok'un yurt dışında olması nedeniyle hakkında kırmızı bülten formu düzenlendiği bildirildi.

Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla, Berna Öcalgiray'ın ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi.

23.02.2026 13:00:00
Ahmet Turan Yiğit
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum'dan, yeni anayasa, umut hakkı ve Öcalan Tartışmaları konusunda çok sert çıkış geldi. Anayasa değişikliği tartışmaları, AYM ve AİHM kararları, "umut hakkı" meselesi ve Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen siyasi süreci masaya yatıran Süheyl Batum, iktidarın yeni anayasa söylemini sert sözlerle eleştiriyor ve şu soruyu soruyor: "Anayasaya uyulması için anayasa mı değiştirilir?"
Yeni anayasa tartışmasının arka planı, AYM ve AİHM kararlarına uyma meselesi, "Umut hakkı" nedir, kimi kapsar? Abdullah Öcalan bu haktan yararlanabilir mi? Can Atalay kararı ve Meclis tartışması, çok kimlikli anayasa ve federasyon iddiaları ile "Osmanlı sistemi" benzetmesi ne anlama geliyor? konularını elealan Batum, umut hakkının teknik anlamını açıklarken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da dikkat çekiyor ve ağırlaştırılmış müebbet cezalarında tahliye umudunun hukukî çerçevesini anlatıyor.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı. İSKİ’nin verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14’e ulaştı

23.02.2026 12:58:00
İHA
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
İstanbul'daki barajlarda su seviyesi yükselmeye devam ediyor. İSKİ'nin Şubat 2026 verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14'e ulaştı.  

İSKİ verilerine göre, Aralık 2025'te yüzde 18,54 olan doluluk oranı Ocak 2026'da yüzde 28,24'e yükselirken, Şubat ayında yüzde 43,14 olarak ölçüldü. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul'da en düşük doluluk oranı yüzde 26,98 ile Sazlıdere Barajı'nda kaydedilirken, en yüksek doluluk oranı ise yüzde 90,21 ile Elmalı Barajı'nda ölçüldü.

Kentin önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'nda ise Şubat ayı doluluk oranı yüzde 59,23 olarak belirlendi. Yağışların etkisiyle su seviyesi yükselen baraj havadan görüntülendi.

Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı

Edirne'de son günlerde etkili olan yağışlar ve Bulgaristan'daki barajlardan bırakılan sular nedeniyle nehirlerde debi artışı sürüyor. Özellikle Meriç Nehri'nde su seviyesi yükselmeye devam ediyor

23.02.2026 12:41:00 / Güncelleme: 23.02.2026 12:46:29
İHA
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç ve Tunca nehirlerinde su seviyeleri alarm düzeyinde seyrederken, kentte bazı bölgelerde yaşanan taşkın sonrası özellikle nehir kenarları ve köprü mevkilerinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Acil Durum ve Afet Yönetim Başkanlığı (AFAD) ekipleri köprü başlarında görev yaparken, riskli alanlarda yaya ve araç trafiği geçici olarak durduruldu. Çevre illerden itfaiye ve arama kurtarma ekipleri de bölgeye sevk edildi.



Taşkın sebebiyle Sarayiçi'ne ulaşımı sağlayan tarihi köprüler ulaşıma kapatıldı. İpsala Ovası'nda ise suyun geniş bir alana yayıldığı bildirildi.



Son edinilen bilgilere göre, hayvanlarını kurtarmak için bölgeye giden 3 kişi mahsur kaldı. AFAD ekipleri botla kurtarma çalışması başlattı. Meriç Nehri'nde su seviyesi artışını sürdürürken, bölgedeki gelişmeler yakından takip ediliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.