logo
27 MAYIS 2026

'SESSİZ' TERÖR

04.09.2005 00:00:00
Önce "vaziyet ve manzara-i umumiye''.Başbakan Diyarbakır'a 4000 polis eşliğinde gitti; Kürt Sorunu dedi, Kürt varlığı dedi.PKK bir aylık "eylemsizlik kararı'' aldı.Batman, Tunceli ve Maçka'da çatışmalar yaşandı. Suriyeli, Ermeni ve İranlı PKK'lılar yakalandı. Suriyeli teröristin leşini Suriye'ye teslim eden Belediye Başkanı "Bu bizim milli çeyizimiz'' dedi. Önce "vaziyet ve manzara-i umumiye''.    Başbakan Diyarbakır'a 4000 polis eşliğinde gitti; Kürt Sorunu dedi, Kürt varlığı dedi.    PKK bir aylık "eylemsizlik kararı'' aldı.    Batman, Tunceli ve Maçka'da çatışmalar yaşandı. Suriyeli, Ermeni ve İranlı PKK'lılar yakalandı.    Suriyeli teröristin leşini Suriye'ye teslim eden Belediye Başkanı "Bu bizim milli çeyizimiz'' dedi.    Batman'da Beşiri çatışmalarında ölen teröristler için gösteri yapıldı; "Burası Kürdistan-Türkiye değil'' sloganları atıldı.    Bunların hepsi, 2005 yılının 30 Ağustos'undan önceki son on gün içerisinde gerçekleşti.    Siyaset erbâbı ile ciheti askeriye bu süreç içinde farklı düşünce, tavır ve davranış sergiledi.    Genelkurmay Başkanı, "Hükümetle son derece uyum içerisindeyiz'' şeklinde bir açıklama yapmadığını belirtmek lüzumu hissetti.    Asker yoğun bir şekilde devir teslim törenleri ile meşguldü. Vangelis'in müziği eşliğinde şişelere üniforma giydirildi.    Biz derhal; hâlâ Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'te yaşadığımızı zannederek "BU 30 A?USTOS; BATMAN BİR GÜNLÜ?ÜNE MERKEZİ HÜKÜMET OLMALIDIR..'' önerisini getirdik.    Ve 30 Ağustos gününü heyecanla bekledik.    Fena halde yanılmışız..    Meğer her yer güllük gülistanlık imiş.    Gene her yılki gibi geçit törenleri yapıldı, gene davetiyedeki kıyafet zorunluluğuna uymayan protokolün ve cümle AB'ci basının davetli olduğu resepsiyonlar verildi.    Resepsiyonla ayni saatlerde Erdoğan, bayraksız bir fonda "Ulusa'' Seslendi.    "Türkiye, son 33 ayı büyük bir değişim hareketini, adeta bir 'sesiz devrim'i adım adım gerçeğe dönüştürerek geçirdi'' dedi. ''Dünya devletleri içinde birinci ligdeki yerimizi aldığımızı'' da sözlerine ekledi. ''Geldiğimiz bu noktadan asla tatmin olmayacağız. Ancak bu büyük değişimin keyfini çıkarmanın, büyük gururu yaşamanın da her vatandaşımızın hakkı olduğunu düşünüyorum'' diye sözlerini bitirdi.    Böylece hem yazının başına "Sessiz Devrim''in "Sessiz''ini alma zorunluluğu doğdu, hem de içimize "Acaba biz başka bir ülkede mi yaşıyoruz'' şüphesi düştü.    Bütün dış politik problemlerinde havlu atan, istiskal edilen; içeride de "Burası Türkiye değil'' noktasına gelen Türkiye'de Başbakan; "Keyfini çıkarın'' diyor.    Bir devrim yaşadığımız su götürmez de kimin açısından.    Mozaikçi ve bölücülerin eteklerinin zil çalmasına bakılırsa 3 Ekim süreci onlar için hakikaten bayram.    Bizim için ise "her gün.''    Bizim; "BU 30 A?USTOS; BATMAN BİR GÜNLÜ?ÜNE MERKEZİ HÜKÜMET OLMALIDIR..'' dediğimiz olaya Erdoğan şöyle yaklaşıyordu:    "Fazla büyütmemek lazım. Toplama kalabalık, bindirilmiş kıtalar arkalarında kamuoyu desteği yok''..     Aynı 84'te Özal'ın; "Üç-beş çapulcunun işi, büyütmeyelim'' deyip tatiline devam etmesi gibi bir "önemsemezlik-küçümseme'' havası içinde.    Özal da o zaman "Türklerin bir şeyler fark etmemesi'' telaşında idi.    Özkök; ''Batman'daki olayları benim ayrıca değerlendirmeme gerek var mı? Her şey ayan beyan ortada değil mi? Herkes, sorumluluğunu idrak etmeli. Bütün aktörler ne yaptığının farkına varmalı. Bu tabii çok önemli bir konu'' diye "ortaya'' konuşuyordu.    Aynı, Kıvrıkoğlu'nun Öcalan'ın idamı ile ilgili bir soruya verdiği "Bize sormayın, biz tarafız, oyumuz belli'' cevabı gibi.    Genelkurmay Başkanları acaba böyle hayati konularda "nötr'' olmayı, her yana çekilecek cevaplar vermeyi "ince siyaset'' veya "siyaset dışı görünüm vermek'' mi zannediyorlar?    Gene en açık ve net açıklamayı gazeteciler Büyükanıt'ın ağzından zorla aldılar, sonra da lâfı didiklemeye başladılar:    Kara Kuvvetleri Komutanı Batman'daki PKK yanlısı DEHAP eylemleri için "Türkiye Filistin haline getirilmek isteniyor'' dedi ve Türkiye için en kötü senaryonun Türkiye'nin 'Filistin haline getirilmek istenmesi' olduğunu söyledi. Büyükanıt, "Getirilebilir mi?'' sorusuna "Hayır, isteniyor'' demekle yetindi. "Gerginliği büyütmemek lazım. Bu eylemler organizasyonun bir parçası. Bir parçası da yasal bir parti. İş basit bir PKK olayı değil. Çok büyük bir oyun oynanıyor. Bunun bir parçası olmayalım'' diye ilâve etti ve TSK olarak, terörizmle mücadele ettiklerini belirterek, ''Bu uğurda gerekirse canımızı veririz'' dedi. Silahlı mücadelenin terörle mücadelenin en kolay yolu olduğunu anlatan Büyükanıt, "Bizim işimiz, güvenlik boyutu. Diğerleri için yorum yapamayız. Ancak, terörle mücadele eden kuvvetler, yani TSK zaman zaman hedef oluyor'' yakınmasında bulundu. Doğu ile Batıyı bir bütün olarak analiz etmek gerektiğini, bölgedeki herkesin Türkiye vatandaşı olduğunu hiçbirine kötü niyetle yaklaşmadıklarını vurgulayan Büyükanıt, "Ama birileri ajite ediyor. Bir kalkışmaya çeviriyorsa, buna başka bölgelerden reaksiyon geliyorsa, bu Türkiye'nin felaketi olur'' diye konuştu. Büyükanıt, ''Her zaman görmek değil, iyi anlamak da lazım. Bana verilen görev ve yetkiler çerçevesinde terörle mücadele ederim, başka bir şey söylersem Allah beni çarpar'' dedi.    Erdoğan'ın Kıbrıs'ı Lübnan'la ve oradaki Türk Silahlı Kuvvetlerini; Lübnan'ı işgal etmiş olan Suriye ile özdeşleştirmesine ses çıkarmayan zihni ve fikri devşirilmişler derhal lâfın üzerine atladılar.    Halbuki Büyükanıt Türkiye'yi Filistin'e benzetmemişti; dışarıdan tahrikle Türkiye'nin Filistinleştirileceğini anlatmak istemişti.     Orgeneral Büyükanıt'ın cevaplarını tekrar okuyun.Tabii tartışmaya; Meclis Başkanı'nın da katılması gerekiyordu ve o da uygun bir zaman aralığı bulup fikir beyan etti.    Arınç barış ve demokratikleşme için sadece cesaret gerektiğini belirterek; "Son günlerde sıkça çokça tartışılan konu Kürt sorunudur. Bu sorunların çözümü için daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük gerekiyor. Bunları elde etmemiz için önümüzde çok da fazla engel yok. Barış için, özgürlük için, demokratikleşme için sadece cesaret gerekiyor. Bence ihtiyacımız olan tek şey de budur. Cesurca adımlar atmak gerekiyor. Korkulardan sıyrılmak gerekiyor. Zaten demokrasinin tariflerinden birisi de budur. İşte o zaman ihtiyacımız olan gerçek özgürlüğe kavuşabiliriz" dedi.     Ve beni de ister istemez 1925 Şeyh Sait isyanına götürdü:    İsyan başlayınca Başbakan Fethi Bey'e; çok partili hayatı denemenin daha erken olduğu düşüncesiyle Terakkiperver Fırka'nın kapatılması gerektiği "söylenir''.    Fethi Bey Fırka Reisi Kazım Karabekir Paşa ve Umumi Kâtip Ali Fuat paşa ile Rauf Bey'i davet ederek; "Size fırkanızı kendi kendinize dağıtmanızı tebliğe beni memur ettiler. Dağıtmazsanız, geleceği çok karanlık görüyorum. Kan dökülecektir'' der.    Devam eder; "Sizinle bu surette konuştuğuma çok müteessirim. Bilirsiniz ki ben, her türlü örfî muamelelerin karşısındayım? azınlıkta kalacağımdan korkuyorum. ("TEK ADAM. Ş.Süreyya Aydemir. Cilt 3. Sayfa 217)    "(Gruba) Paşa davet edildi. Geldi. Gazi kararlıydı ve daha ilk bakışta görülüyordu ki, o Fethi Bey'in görüşlerine katılmamaktadır. Şu sözleri, olayların akacağı istikameti gösteriyordu:    "Milletin elinden tutmağa lüzum vardır.İnkılâbı, başlatan tamamlayacaktır.'' (S. 219)     Grubun kararı kendiliğinden belirdi, Fethi Bey kabinesi istifa etti. Gazi yeni kabineyi kurmaya İsmet Paşa'yı memur eyledi. (Aynı sayfa).    İsmet Paşa'nın bu ikinci başbakanlığı konusunda bir de rivayet vardır.    Gazi Paşa Anadolu Klubünde sohbet etmekte, ileride bir masada da Başbakan Fethi Bey briç oynamaktadır. Yaver Gazi'ye gelerek Doğudan gönderilen ve isyanın başladığını belirten telgrafı getirir.     Okur, hiç ses çıkarmadan telin gözleriyle başbakana götürülmesini ister.    Fethi Bey teli alır, okur, o da ses çıkarmadan oyuna devam eder.    Gazi kalkar ve çıkar.    Derler ki; İsmet Paşa'nın başbakanlığına karar verildiği an, işte o andır.    Gazi Paşa'nın şimdi hayatta olmadığına hayıflanmanın ve şimdi de hâlâ onu arıyor olmanın boş bir hayâl olduğunu biliyoruz.    Ama Fethi Paşa'nın 'Her türlü örfi muamelenin karşısındayım'' sözlerini ister istemez Arınç'ın "Bu sorunların çözümü için daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük gerekiyor'' sözleriyle; yine Fethi Paşa'nın isyan telgrafını okuduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi oyuna devam etmesini de Erdoğan'ın; "Fazla büyütmemek lazım. Toplama kalabalık, bindirilmiş kıtalar arkalarında kamuoyu desteği yok'' sözleriyle mukayese etmeden olmuyor.    İş kalıyor; "Milletin elinden tutmağa lüzum vardır.İnkılâbı, başlatan tamamlayacaktır'' tavrını ortaya koyacak kararlı ve gür bir sese?    Millet, Türk milleti elinden tutacak olanı arıyor.   Hüseyin Mümtaz   www.giresungazete.net

İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

İstanbul Bilgi Üniversitesi, mevcut akademik ve kurumsal yapısıyla eğitim öğretim faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürdüğünü, akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmadığını bildirdi

 

26.05.2026 16:04:00
Anadolu Ajansı
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın takdirleri doğrultusunda alınan karar ile üniversite olarak temel önceliğimiz olan öğrencilerimizin eğitim haklarının korunması, akademik ve idari kadromuzun hak ve çalışma düzeninin güvence altına alınması, ailelerimizin beklentileri ve yüksek kamu yararı gözetilmiş, üniversitemizin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam etmesi kararlaştırılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, bu doğrultuda kayyum mütevelli heyetinin yeniden görevine başladığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Üniversitemizin akademik ve idari yönetim süreçleri planlandığı şekilde işlemeye devam etmektedir. Rektörlüğümüz ve ilgili tüm birimlerimiz, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Öğrencilerimizin en çok merak ettiği konulardan biri olan akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. 2025-2026 Akademik Yılı Bahar Dönemi final sınavları, daha önce ilan edildiği şekilde 8-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir."

Bilimsel araştırmalar, akademik çalışmalar, öğrenci kulübü faaliyetleriyle sosyal ve kültürel etkinliklerin de planlandığı şekilde devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bugün, Mütevelli Heyetimiz ile üniversitemizin üst düzey akademik ve idari yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiş, süreç yönetimi, koordinasyon ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alınmıştır. 'Okul için değil, yaşam için öğrenmeli' mottosuyla çıktığı eğitim yolculuğunda bu yıl 30. yılını dolduran üniversitemiz, kurumsal birikimiyle eğitim, araştırma ve bilimsel üretim faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Öğrencilerimizin, akademik ve idari kadromuzun, ailelerimizin gönül rahatlığıyla geleceğe odaklanmalarını temenni ediyor, bu süreçte gösterdikleri güven, sağduyu ve kurumsal aidiyet için onlara teşekkür ediyoruz." 

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

Kurban bahane, gezi şahane


 
Değişik vakıf ve derneklerin özellikle Afrika'da vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları tam bir gezi teşvikine dönüştü. Toplanan krban paralarının yarısı uçak biletlerine ve konaklamaya gidiyor.
 

26.05.2026 10:25:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kurban bahane, gezi şahane
Kurban bahane, gezi şahane

Türkiye'de son yıllarda vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları artmaya başladı... Bu iş için özellikle hayvan fiyatları düşük olduğu için Kenya, Tanzanya, Etiyopya, Uganda gibi Doğu Afrika ülkeleri tercih ediliyor. Çünkü kurban kesim ücretleri düşük... 
Kenya'da halkın yüzde 10'u, Etiyopya'da yüzde 31'i Müslüman... Etiyopya 130 milyon, Kenya 60 milyon nüfuslu bir ülke... Uganda'da da Müslüman sayısı az... Söz konusu yardım dernekleri Afrika'da kurbanlık fiyatalrının nispeten yüksek olduğu halkın tamamına yakını Müslüman olan Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya, Sudan gibi ülkeleri tercih etmiyor. Senegal, Nijerya, Nijer, Burkina Faso, Mali gibi ülkelerde ise az sayıda kurban kesiliyor.

İşte toplanan ve harcanan para!

"yenimesaj.com.tr"nin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre Etiyopya'da büyük baş hayvanların tanesi 400 dolar... Yaklaşık 18 bin 400 lira! Bu hayvanlar 80-120 kilo et veriyor, koyun ve keçiler ise 10-12 kg... Zaten Etiyopya'da kemikli kuzu etinin kilosu marketlerde 250 TL, kuşbaşı kuzu etinin kilosu ise 400 lira!
Afrika'da kurban için 4 bin 500 lira ile 6 bin 500 lira arasında para toplanıyor. Bunun yarısı kurbanlığa, yarısı ise masraflara gidiyor. Derneklere de bir miktar para kalabilir. Bu alanda denetim zaten söz konusu değil...

Kurban dağıtım heyetlerinin masrafları kurban paralarından

Afrika'da ve diğer coğrafyalarda kurban dağıtımı 'dernek çalışanları'na teşvik olarak da kullanılıyor. Dernek çalışanları bu vesileyle her yıl bir Afrika ülkesine götürülüyor. Türkiye Diyanet Vakfı ise bazı gazetecileri de bu kapsamda yurtdışına getiriyor. Biletler toplu olarak THY'den alınıyor.

İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu


 
İzmir'de Güzelbahçe Belediyesine yönelik operasyonda Belediye Başkanı ve 4 şüpheli gözaltına alındı. Başkan Mustafa Günay, dün akşam Özgür Özel'e destek vermişti!

26.05.2026 09:55:00 / Güncelleme: 26.05.2026 12:20:47
HABER MERKEZİ/AA
İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu
İzmir'de CHP'li belediyeye şafak operasyonu

İzmir'in Güzelbahçe Belediyesi'ne yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma", "rüşvet", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında, aralarında Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın da bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Operasyonu jandarma gerçekleştirdi

Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay, eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Ö.B. ve belediye meclis üyesi S.K. jandarma ekiplerince gözaltına alındı.

İki şüpheli yurtdışında

Şüphelilerden belediye meclis üyesi G.G. ile bir inşaat firmasının yetkilisi olan eşi Ş.G'nin yurt dışında olduğu, haklarında yakalama kararı çıkartıldığı belirtildi.
Jandarma ekipleri sabah saatlerinde belediye binasında arama yaptı.

Bayramda 'mide dostu' 10 önlem


 
Kurban Bayramı sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, aile sofralarının kurulduğu ve tatlıların bol bol tüketildiği dönemlerden biri. Ancak sadece birkaç güne sıkıştırılan bu beslenme şenliği başta tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve diyabet olmak üzere ciddi sağlık problemlerini de beraberinde getirebiliyor.

26.05.2026 08:20:00
MURAT ÇORBACI
Bayramda 'mide dostu' 10 önlem
Bayramda 'mide dostu' 10 önlem

Sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmenin tabağımızı ne kadar doğru yönettiğimizle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, "Bayram döneminde kırmızı et ve tatlı tüketiminin artması nedeniyle porsiyon kontrolü sağlamak, etin yanında salata ve meyve gibi liften zengin gıdalara yer vermek büyük önem taşıyor. Özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmesi hem pişirme hem de sindirim açısından zorluk yaratır. Bu nedenle etin buzdolabında ortalama 12-24 saat bekletildikten sonra tüketilmesine dikkat edilmelidir" dedi. Kronik rahatsızlığı olanların ve sindirim sistemi hassasiyeti bulunanların bayramda beslenme düzenine çok daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini belirten Çelik, bu süreçte sindirim sorunu yaşamamak için dikkat edilmesi gereken 10 temel kuralı sıraladı.







Güne dengeli bir kahvaltı ile başlayın

Geleneksel alışkanlıklardan biri olan bayram sabahı kavurma tüketmek, güne yüksek yağlı bir öğünle başlamanıza neden olur. Bu durum mide yanması, reflü ve hazımsızlık gibi şikayetlerin artmasının yanı sıra gün içerisinde enerjinin düşmesine yol açabilir. Bunun yerine haşlanmış veya yağsız pişmiş yumurta, peynir, çiğ sebze (domates, salatalık, yeşillik gibi) ve tam tahıllı ekmekten oluşan dengeli bir kahvaltı tercih edilebilir.







Eti Dinlendirin

Etin buzdolabında ortalama 12-24 saat bekletildikten sonra tüketilmesi; gastrit, reflü ve bağırsak problemlerinin yaşanmaması için oldukça önemli.

Et ile birlikte otu da tüketin

Kırmızı etin ağırlıklı tüketildiği öğünlerde bağırsak hareketleri yavaşlayabilir. Bu nedenle öğünlerde etin yanına mutlaka bol yeşillik, çoban salata ya da semizotu salatası ve semizotlu-salatalıklı cacığa yer verilmeli.







Doğru pişirme yöntemlerini seçin

Kurban etini pişirirken kızartma veya kavurma yerine haşlama, fırınlama ya da ızgara gibi sağlıklı yöntemlerin tercih edilmesi gerekir.







Tatlı seçiminde hafif alternatiflere yönelin

Kırmızı et ağır bir öğün anlamına gelir. Bu ağır öğünün ardından hamurlu ve şerbetli tatlıların tercih edilmesi kan şekerinde ani dalgalanmalara ve kalp üzerinde ekstra yüke neden olabilir. O nedenle daha hafif olacağı için tercihinizi sütlü tatlılar, dondurma veya meyve bazlı tatlılardan yana yapın.

Akşam öğünlerini daha hafif planlayın

Eğer gün içinde veya öğle yemeğinde kırmızı et tüketildiyse, vücudu dinlendirmek adına akşam öğününü daha hafif planlayın. Akşam saatlerinde zeytinyağlı sebze yemekleri, çorba veya hafif bir salata tercih etmek, gece boyunca rahat bir uyku uyumanıza ve sindirim sisteminin yorulmamasına yardımcı olur.







Yemekten hemen sonra uyumayın!

Özellikle akşam yemeklerinden sonra hemen uzanmak veya uyumak, reflü şikayetlerini doğrudan tetikleyebilir. Et gibi sindirimi uzun süren gıdaların tüketilmesinin ardından, mide boşalmasına zaman tanıyarak yemek ile uyku arasında en az 3-4 saatlik bir zaman bırakın.







Fiziksel aktiviteyi artırın

Ağır yemeklerin ardından hemen oturmak yerine, gün içinde yapılacak 30-45 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler hem kan şekerini dengeler hem de sindirimi kolaylaştırır.

Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar

Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor

25.05.2026 17:16:00
Ahmet Turan Yiğit
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
 Bayramda Güvenli Kesim ve Kurban Etinin Sağlıklı Saklama İçin Altın Kurallar
Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlar hem kesim güvenliği hem de etin doğru saklanması konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Bayramda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, acemi kasapların kesim sırasında yaşadığı kazalar. Kesici aletlerle yaralanmalar ya da hayvan darbeleri, her yıl binlerce kişiyi hastanelik ediyor. Bu nedenle kurban kesiminin mutlaka işi bilen kasaplar tarafından yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Kesim yerlerinin önceden belirlenmesi, hijyen standartlarına uygun alanların kullanılması ve hayvanların veteriner kontrolünden geçmiş olması da kritik noktalar arasında. Uzmanlar, kurban derisinin çıkarılmasının da dikkatle yapılması gerektiğini, kaya tuzuyla ovularak saklanmasının hem ekonomik hem de sağlık açısından faydalı olduğunu belirtiyor.

Kesim sırasında kullanılan bıçak ve diğer aletlerin antiseptikle temizlenmesi, ne aşırı keskin ne de fazla kör olmaması gerekiyor. Çok keskin aletler ağır yaralanmalara yol açabilirken, kör aletler ise hayvana eziyet çektiriyor. Ayrıca çelik örgülü eldiven kullanımı, olası kazaların önüne geçmek için öneriliyor.

Etin saklanması konusunda da ciddi uyarılar var. Kurban etinin sıcakken plastik kaplara veya poşetlere konulmaması gerektiği özellikle vurgulanıyor. Sıcak et, plastikle temas ettiğinde zararlı kimyasallar gıdaya geçebiliyor. Bu maddeler uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Etin en az 2 saat soğutulduktan sonra kalın ve sızıntı yapmayan poşetlerle taşınması, yağlı kâğıda sarılarak buzdolabında veya derin dondurucuda saklanması öneriliyor.

Sonuç olarak, kurban kesimi ve etin saklanması sürecinde hem güvenlik hem de sağlık açısından dikkatli olmak şart. İşin uzmanına başvurmak, doğru yöntemleri uygulamak ve hijyen kurallarına uymak, bayramı kazasız ve sağlıklı geçirmek için en önemli adımlar.

Bayram tatili İstanbul'u boşalttı

Tatilciler Kurban Bayramını fırsat bilerek şehir dışına çıkmasıyla İstanbul'da trafik yoğunluğu azaldı

25.05.2026 13:40:00 / Güncelleme: 25.05.2026 17:14:21
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili İstanbul'u boşalttı
Bayram tatili İstanbul'u boşalttı
Tatilcilerin Kurban Bayramını fırsat bilerek şehir dışına çıkmasıyla İstanbul'da trafik yoğunluğu azaldı. İBB Trafik Yoğunuluğu Haritasına göre trafik yoğunluğu yüzde 30'larda ölçüldü.

9 günlük Kurban Bayramı tatilinin başlamasıyla İstanbulluların bir kısmı şehir dışına çıktı. Vatandaşların memlekletlerine veya tatil beldelerine gitmesinin ardından kentte trafik yoğunluğu da düştü. Kurban Bayramına 2 gün kala İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 30'larda ölçüldü. Yenibosna Şirinevler E-5 mevkiinde havadan çekilen görüntülerde trafiğin aktığı görüldü.

Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti'nin gerçekleştirdiği son görüşmenin ardından yayımlanan metne göre, CHP Genel Merkezi'ndeki gelişmeleri ve demokrasi eksikliğini eleştirdi. Öcalan, "Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur" dedi

25.05.2026 12:59:00 / Güncelleme: 25.05.2026 13:14:50
Haber Merkezi
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın açıklaması yayımlandı... İmralı'dan CHP çıkışı
DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda bir görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan heyet, yaklaşık 1,5 aylık aranın ardından yapılan bu görüşmeye dair yazılı bir basın açıklaması paylaştı.

Yapılan açıklamaya göre, görüşmede öne çıkan en dikkat çekici başlıklardan biri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde yaşanan polis baskını oldu. Terör örgütü elebaşı Öcalan, muhalefet partisinin binasına yönelik gerçekleştirilen müdahaleyi eleştirerek, yaşananların demokratik siyaset eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.

Görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada Öcalan'a atfen şu ifadelere yer verildi:

"Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur."

Şeytan zekası!

Adana'da siber dolandırıcılık soruşturması kapsamında ele geçirilen bir cep telefonunun şifresinin kırılmasıyla ortaya çıkarılan yasa dışı bahis ve kara para ağına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı

25.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 25.05.2026 10:08:16
İhlas Haber Ajansı
Şeytan zekası!
Şeytan zekası!
Adana'da siber dolandırıcılık soruşturması kapsamında ele geçirilen bir cep telefonunun şifresinin kırılmasıyla ortaya çıkarılan yasa dışı bahis ve kara para ağına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı.

Polisin yaklaşık 2 yıl süren teknik ve fiziki takibi sırasında örgütün, seri numarası belirlenmiş 5 liralık banknotlarla "havala" yöntemi kullanarak milyonlarca lirayı fiziki nakde dönüştürdüğü ortaya çıktı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 2024 yılının Mayıs ayında S.T.'nin evine düzenlenen operasyonda çok sayıda dijital materyal ve cep telefonu ele geçirdi. Şifresi kırılan telefon üzerinden yapılan incelemelerde, KKTC bağlantılı yasa dışı bahis, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık ağı deşifre edildi.



Soruşturma kapsamında örgütün para transfer yöntemine ilişkin dikkat çeken detaylara ulaşıldı. Teknik ve fiziki takipte, örgüt üyelerinin aklanan parayı "havala" olarak bilinen yöntemle kurye sistemi üzerinden taşıdığı belirlendi. Sistemde, kuryelere seri numarası önceden belirlenmiş 5 liralık banknot verildiği, aynı banknotun fotoğrafının ise Kapalı Çarşı ile Adana'daki bazı kuyumcu ve döviz bürolarına gönderildiği tespit edildi.

Polis ekipleri, kurye tarafından söz konusu 5 liralık banknotun teslim edilmesinin ardından kuyumcu ve döviz bürolarından valizlerle nakit para teslim alındığını belirledi. Bu yöntemle milyonlarca liralık suç gelirinin dövize çevrilerek doğrudan örgüt liderine ulaştırıldığı öğrenildi.

Soruşturma dosyasında, operasyonda el konularak kayyum atanan bazı kuyumcu ve döviz bürolarının bu işlemler karşılığında yüzde 10 komisyon aldığı bilgisine de yer verildi.
Öte yandan, örgüt lideri olduğu öne sürülen KKTC vatandaşı Selahattin A.U.'nun, bir yakınının düğünü için Türkiye'ye geldiği sırada İstanbul'da yakalandığı öğrenildi. Dijital verilerde, Selahattin A.U.'nun 2022 yılında öldürülen Halil Falyalı ve çevresiyle yakın ilişki içerisinde olduğu yönünde bilgilere ulaşıldığı belirtildi.

Geçtiğimiz hafta Adana merkezli 21 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda toplam 161 şüpheli gözaltına alınırken, aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 135 kişi tutuklandı.

'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz sisteminin toplumsal uyumu ve yeniden kazanımı önceleyen bir anlayışla güçlendirildiğini belirtti

25.05.2026 09:21:00
İhlas Haber Ajansı
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
'Ceza infaz sistemi güçlendirildi'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hükümlülerin madde bağımlılığına karşı farkındalık kazanmalarının, mesleki beceriler edinmelerinin ve sosyal hayata daha güçlü şekilde hazırlanmalarının hedeflendiğini ifade etti.

Bu alanda tüm kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Gürlek, ceza infaz kurumlarında yürütülen rehberlik ve psikososyal destek faaliyetleriyle bireylerin yalnızca bugünlerinin değil, geleceklerinin de yeniden inşa edilmesine imkan sağlandığını vurguladı.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sağlıklı bir toplum ve güçlü bir infaz sistemi hedefi doğrultusunda adımların kararlılıkla atılmaya devam edeceğini belirtti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.