HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 03 ARALIK 2021, CUMA

Sevgili Haydar Hocam...

02.03.2021 00:00:00
'Sevgili Haydar Hocam...' seslendirme dosyası:

Edirne'de Selimiye'nin önünde Mimar Sinan Usta ile konuşurken, birden bire aklıma düştünüz Sevgili Haydar Hocam…

Biri eserlerin mimarı, diğeri gönüllerin mimarı iki üstat ile orada ne kadar zaman geçirdim bilemiyorum. Belki bir 'an'dı, belki ölçülemeyen bir zaman… 

Şu dünyadaki yalnızlığımızdan, kimsesiz kaldığımızı duyumsamamızdan, kendimiz için değil, sonrasında gelecek olanların aymazlığından ibaret bir gönül sohbeti idi. 

Ölenler, son istirahatgâh olarak belirlenen 'Toprak Ana'nın bağrında açtığı yeri kucaklayıp, sevenlerin gözyaşları ile ıslanırken; öte yanda öncesinde vuslata kavuşmuş olanların sevinç çığlıkları ile karşılanırlar muhakkak ki…

Her başlangıcın ve her bitişin kendine has bir özelliği, her birlikteliğin bir sonu ve bir eseri şekillendirmiş olan mimarın saçtığı nurun güzelliği vardır. 

Biz; dünyevi işlerimize dalana kadar birkaç zaman gidenlerin ardından ağlayıp üzülsek de, yaşam gailesi düşünmemize, yas tutmamıza adeta meydan okur. Unutmak değil ama ateşi küllendiren ateşbazlar devreye girer.

Sorarım.  Sizlerden sonra eserler yalnız, insanlar öksüz kalmış, kimin umurunda?

Kim anlar, kim takdir eder bilinmez, üst üste yığılan taşların nasıl şekillendiğini, eşsiz kubbenin güzelliğini, sulara direnen köprünün üzerinden geçerken… Kim teşekkür eder, kim bir hayır dua gönderir ustasına acaba? Gönlü ve burun direği kimin sızlar? Meriç'in sularına dalıp; kim bir gölge arar geçmişten? Yanaklarından süzülen bir damla yaşın karıştığı nehrin neden kabardığını kim bilir? Oysa bir şükür köprüsüdür hayat…

Kim okur inci gibi dizilmiş kitapları? Kim anlar yazılanları, kim uygular?

Sorarım. Gariplere, yoksullara aş dağıtan; bayramlarda çocukları sevindiren, öksüzlerin başını okşayıp; ana baba sevgisinden yoksun kalmışların elinden tutan, onlara okuma şansı veren, ülkeden kazandığını ülkeye harcarken geleceğe umutla bakan, kendi zevki sefası yerine ekmeğini paylaşan kaç Haydar Baş vardır acaba? Dünya nimetlerine tutsak olmuş canların kaçının aklına gelir ölümü? Kaç tanesi düşünür iyiliği kötülüğü, mutluluğu mutsuzluğu, yalnızlığı paylaşmayı?

Sabunla mağlup olan; gözle görünmeyen bir virüsün, koca koca adamları yerle bir edeceğine kim inanırdı? İnsanları eve kapatıp bir dilim ekmeğe muhtaç edeceği, olanın olmayanın halini sormadığı, komşunun komşu kapısını açamadığı, sokağa çıkmanın bile hayal olduğu, çocukların okul ve öğretmenim diye hasretle haykırdığı, mevsimlerin şaştığı, kış ortasında çiçeklerin açtığı, kendi aşısını üretirken Çin'in aşısına bile muhtaç olduğu günler yaşayacağını?

Geçecek mi acaba tüm bunlar?

Yine dağ bayır çay tarlalarına koşmak, mısırları toplamak, ürettiği buğdayı taş değirmenlerde öğütmek, Pileki ekmeğini, mıhlamayı, odun ateşinde kazanlarla dökülmüş, şerbete batırılmış lokmayı, etli düğün pilavını, düğün çorbasını tekrar kaşıklayabilecek miyiz acaba?

Selimiye'nin heybetli kubbesinin altında bayram sabahları omuz omuza namaz kılmak, Kırkpınar Meydanı'nda güreşleri seyretmek, Edirne'nin efsane ciğerinin, Karadeniz'in tatlı Laz böreğinin, mısır ekmeğinin tadına yine bakabilecek miyiz?

Gördünüz mü? Ruhumuzu ve aklımızı doyuralım derken geldik takıldık kaldık yine kör boğazda… Kör sorulara… Bu hercümerç içinde bile nefsimiz galebe çalıp duruyor işte… Yaşam denilen o çok uzun görünen, aslında kısa olan bu bilmecenin bile bize sunulmuş bir nimet olduğunu unutuveriyoruz. 

Geçtin gittin bu dünyadan ama unutuldun sanma sevgili Haydar Hocam… 

Geride bıraktıkların, yazdıkların, yaptıkların, anıların, çocukların ve çocukların… Onlar her zaman seni unutmadıklarını, adını ve ideallerini takip ettiklerini her fırsatta gösteriyorlar. 

Değil unutmak, öyle bir miras bıraktın ki, gelecek kuşaklar seni anlata anlata bitiremeyecekler. Tıpkı Sinan Usta'yı unutmadıkları gibi…

Yeri gelmişken, 

Ne zaman bir deprem olsa içim cız eder, bilir misin? Korkarım. Ya yıkılırsa Selimiye? 

İşte o zaman dünyanın sonudur derim. 

Ve sorarım şimdiden sevgili Haydar Hocam… Çıkar mı dersin yerine yenisini yapacak bir Sinan?

Allah razı olsun ikinizden de… Huzurla yatın. Mekânınız cennet olsun…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

02.03.2020, 02.03.2019, 02.03.2018, 02.03.2017, 02.03.2016, 02.03.2015, 02.03.2014, 02.03.2013, 02.03.2012, 02.03.2011, 02.03.2010, 02.03.2009, 02.03.2008, 02.03.2007, 02.03.2006, 02.03.2005, 02.03.2004, 02.03.2003, 02.03.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.