logo
08 AĞUSTOS 2026

Şeyh Ahmet Senusi’nin beyannamesi

Meclis açıldıktan kısa bir süre sonra 15 Kasım 1920’de Şeyh Ahmet Senusi Ankara’ya gelmiş ve Anadolu’da Millî Mücadele lehine vaazlar vermeye başlamıştır

17.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Şeyh Ahmet Senusi’nin beyannamesi
Şeyh Ahmet Senusi’nin beyannamesi
Meclis açıldıktan kısa bir süre sonra 15 Kasım 1920'de Şeyh Ahmet Senusi Ankara'ya gelmiş ve Anadolu'da Millî Mücadele lehine vaazlar vermeye başlamıştır.

Şeyh Senusi'nin Mustafa Kemal hakkında gördüğü rüya meşhurdur:

"Bir gece rüyasında Hz. Peygamberimizi gören Şeyh Senusi, Peygamberimizin elini öpmek istemiş. Peygamber ona sol elini uzatmış.

Şeyh, Peygambere hitaben, 'Ya Resûlallah, niçin sağ elinizi vermediniz?' diye sormuş.

Hz. Peygamber, Sağ elimi Ankara'da Mustafa Kemal'e uzattım' buyurmuş."







Şeyh Senusi, 1920'de bir beyanname yayınlar:

"İslamî farzların namazdan sonra en önemlisi cihaddır. Hüküm-kuvvet sahibi TBMM çeşitli düşmanlara karşı müdafaada bulunup İslam mülkünü istiladan kurtardığından meşruiyeti her türlü şüphenin üzerindedir. Bütün hukuk ve görevler Meclis'indir.







Millet Meclisi'nin başkanlığında bulunan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin bu millî ve dinî mücadelelerini İslami ölçü ile destekleyip adı geçen kişinin ve meclisin oluşturduğu dayanışmaya uygun olan bu usul dışında bir görüş yürütülmesi İslam'a aykırıdır."  






1. İNÖNÜ ZAFERİ

"15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkan Yunan kuvvetleri, İstanbul'daki işgalci güçlerin onayı ile, İzmir, Aydın, Manisa, Ayvalık ve Edremit'i ele geçirmiş, altı aylık bir sessizlikten sonra Yunan kuvvetleri 22 Haziran 1920'de saldırıya geçerek 8 Temmuz'a kadar Salihli, Akhisar, Alaşehir, Balıkesir, Bandırma, İznik ve Bursa'yı ele geçirmişti.

Yine bir altı aylık durgunluktan sonra 6 Ocak 1921'de Bursa'dan Eskişehir'e doğru harekete geçtiler. 10 Ocak sabahı, Türk ve Yunan kuvvetleri İnönü'de karşılaştılar.







(…) 10 Ocak'ı 11 Ocak'a bağlayan gece Yunan kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı. Tarihe 1. İnönü Savaşı olarak geçen bu savaş, ulusal Kurtuluş Savaşı'nın batı cephesindeki ilk büyük zaferiydi." 

10 Ocak 1921'de TBMM riyaseti, dünya kamuoyuna bir bildiri kaleme aldı:

"… Hilafet ve saltanat makamı ve bu yüce makamda oturan zat-ı hümayun Büyük Millet Meclisi' nin kanunları dairesinde saklı ve korunmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi genel siyasetinde hiçbir sûretle kayıtlı olmayıp, tam serbestisini muhafaza eder.







(...) Türkiye Büyük Millet Meclisi, Misak-ı Millî ile tayin edilmiş millî sınırları dahilinde yaşayan halkın hayat ve tam bağımsızlıklarına kefil olan siyasî ve adlî ve askerî ve malî ve iktisadî şartları temin eden bir barışı memnuniyetle karşılar."
 
Mustafa Kemal'e "din adamlarını kullandı" diyenler, canıyla mücadelede yer alan bu mümtaz kader arkadaşlarını zafer kutlamalarında da önde tuttuğunu hatırlasınlar.

Millî Mücadele'nin ilk zaferi 6-10 ocak tarihleri arasında yapılan 1. İnönü Savaşı'dır.







Bu savaş ve zafer için Mustafa Kemal Paşa'nın Garp Cephesi Kumandanı İsmet Bey'e gönderdiği telgrafta dediği gibi; "Milletin makus talihi yenilmişti." 

Savaşın zaferi ile, resmi daireler okullar, bütün çarşı ve evler bayraklarla donanmıştı.

"O gün askerî birliğin mızıkası ile geçit töreni başladı. En başta sancak-ı şerif, onun arkasında din adamları, hocalar ve dervişler yürüyorlar ve ilahiler söylüyorlardı.







Paşa, Meclis balkonunda mebuslar arasında yer almıştı. Yediden yetmişe Ankara halkı da Meclis'in karşısında millet bahçesini doldurmuştu.

Din adamlarının arkasından çarşı esnafı yaptıkları işleri gösterir levhalarla geçiyorlardı."  (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.