Şili'de sandık konuştu ve José Antonio Kast kazandı. Bu sonuç, sadece bir seçim galibiyeti değil; yaklaşık yirmi yıllık bir siyasi döngünün kapanışı, yeni bir dönemin ise başlangıcıdır. Şili seçmeni açık bir mesaj verdi: "Değişim istedik, belirsizlik çıktı; şimdi düzen istiyoruz."
Şili'yi kimler, ne kadar yönetti?
Şili'de 2000'lerden itibaren siyaset ağırlıklı olarak merkez sol ve sol çizgide ilerledi.
Ricardo Lagos (2000–2006)
Michelle Bachelet (2006–2010 / 2014–2018)
Ve son olarak Gabriel Boric (2022–2025)
Bu isimler, Pinochet döneminin sert neoliberal mirasını yumuşatmayı, sosyal devleti güçlendirmeyi ve eşitsizlikleri azaltmayı hedefledi. Özellikle Bachelet döneminde sosyal politikalar ilerledi, yoksulluk azaldı, devletin kapsayıcı rolü arttı.
Ancak Boric ile birlikte sol siyaset, daha genç, daha ideolojik ve daha radikal bir hatta kaydı. İşte kırılma da burada başladı.
Sol neyi başaramadı?
Sorun, "hiçbir şey yapılmadı" değil; yapılanların halkın gündelik hayatına güven vermemesiydi.
1. Ekonomi halkın cebine yansımadı
Şili makro düzeyde hala güçlüydü ama:
Enflasyon arttı.
Konut fiyatları yükseldi.
Orta sınıf kendini güvende hissetmedi.
"Adalet" söylemi vardı ama "istikrar" duygusu kayboldu.
2. Güvenlik algısı çöktü
Şili, Latin Amerika'da görece güvenli bir ülkeydi. Ancak son yıllarda:
Göç arttı.
Organize suç görünür hale geldi.
Sokak güvenliği tartışma konusu oldu.
Boric hükümeti insan hakları ile kamu düzeni arasında denge kurmakta zorlandı. Seçmen bunu "zayıflık" olarak okudu.
3. Anayasa süreci ters tepti
Yeni anayasa, solun en büyük vaadiydi. Fakat süreç:
Fazla ideolojik bulundu.
Günlük sorunlardan kopuk algılandı.
Toplumun geniş kesimlerini ikna edemedi.
Referandumda reddedilmesi, solun moral ve meşruiyet kaybını hızlandırdı.
José Antonio Kast neyi temsil ediyor?
Kast, klasik merkez sağdan farklı bir figür. Daha muhafazakar, daha güvenlikçi ve daha net bir dil kullandı. Seçim kampanyasında karmaşık vaatler değil, basit cümleler kurdu:
"Devlet büyüdü, düzen bozuldu"
"Suçla sert mücadele edeceğiz"
"Ekonomide disipline döneceğiz"
"Şili'yi yeniden öngörülebilir yapacağız"
Bu söylem, ideolojiden yorulmuş seçmene cazip geldi. İnsanlar artık "daha adil bir gelecek" değil, yarın ne olacağını bilmek istiyordu.
Kast'ın zaferi, bir sağ devrim değil; bir sol yorgunluğu sonucudur.
Bu sonuç dünya için ne anlama geliyor?
Şili'de Kast'ın kazanması, küresel bir eğilimin parçası:
Arjantin'de Javier Milei,
Avrupa'da merkez sağın yükselişi,
ABD'de güvenlik ve göç odaklı tartışmalar.
Dünya siyasetinde eksen kayıyor:
Kimlik, idealler ve büyük dönüşümlerden; güvenlik, ekonomi ve düzen arayışına.
Uluslararası yatırımcılar için Kast:
Daha öngörülebilir ekonomi.
Daha piyasa dostu politikalar.
Daha az siyasi deney anlamına geliyor.
Ancak bu, sosyal taleplerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Sadece bastırılıyor.
Kuzey Amerika'da sağ dalga gelir mi?
Şili'de olanlar, Kuzey Amerika için de uyarıcı.
ABD ve Kanada'da:
Enflasyon hala hissediliyor.
Göç meselesi siyaseti sertleştiriyor.
Orta sınıf eriyor.
Bu şartlar, daha sert sağcı veya muhafazakar liderlerin önünü açabilir.
ABD'de bu;
Daha korumacı ekonomi
Daha katı göç politikaları
Küresel liderlikten kısmi geri çekilme
anlamına gelir. Bu da sadece Amerika'yı değil, tüm dünyayı etkiler.
Sonuç: Şili bir son değil, bir işaret
Şili, solu tamamen reddetmedi; solun yönetme biçimine itiraz etti. Kast'ın kazanması, sağın sonsuza kadar iktidarda kalacağı anlamına da gelmiyor.
Şili seçmeni şunu söylüyor:
"Bizi kurtarın demiyoruz.
Ama bizi korkutmayın, belirsizlikte bırakmayın."
Eğer Kast güvenliği sağlar ama adaleti ihmal ederse, Şili yeniden sola döner.
Eğer sol, ideoloji yerine somut hayatı merkeze alırsa, geri gelir.
Şili bugün sağa döndü. Ama asıl kazanan ya da kaybeden, bu dersi kim daha iyi anlarsa o olacak.
Cem Bürüç / diğer yazıları
- İngiltere'nin denge politikası: ABD, İran, İsrail ve Rusya kıskacında / 02.04.2026
- İran'a kara harekatı: Haritada kolay, sahada zor / 01.04.2026
- Dışarıda değişim çağrısı, içeride büyüyen çatlak: Amerika Birleşik Devletleri siyasetinin zor sınavı / 31.03.2026
- Kurallar mı güç mü: Sınır ötesi operasyonların gölgesinde dünya düzeni / 30.03.2026
- Hürmüz'e sıkışan hesap: Stratejik bir hesap hatasının hikayesi / 27.03.2026
- Husiler: Kontrol edilen mi, kontrol eden mi? / 26.03.2026
- Savaşın gölgesinde diplomasi: Neden Pakistan öne çıkıyor? / 25.03.2026
- Demokrasi değil, uyum: Washington'ın İran hesabı / 24.03.2026
- Hürmüz'den çıkan ders: Türkiye'siz koridor ya eksik kalır ya pahalıya mal olur / 21.03.2026
- Almanya Merz'le rota değiştiriyor: Trump'ın NATO tehdidine sert yanıt / 20.03.2026
- İran'a kara harekatı: Haritada kolay, sahada zor / 01.04.2026
- Dışarıda değişim çağrısı, içeride büyüyen çatlak: Amerika Birleşik Devletleri siyasetinin zor sınavı / 31.03.2026
- Kurallar mı güç mü: Sınır ötesi operasyonların gölgesinde dünya düzeni / 30.03.2026
- Hürmüz'e sıkışan hesap: Stratejik bir hesap hatasının hikayesi / 27.03.2026
- Husiler: Kontrol edilen mi, kontrol eden mi? / 26.03.2026
- Savaşın gölgesinde diplomasi: Neden Pakistan öne çıkıyor? / 25.03.2026
- Demokrasi değil, uyum: Washington'ın İran hesabı / 24.03.2026
- Hürmüz'den çıkan ders: Türkiye'siz koridor ya eksik kalır ya pahalıya mal olur / 21.03.2026
- Almanya Merz'le rota değiştiriyor: Trump'ın NATO tehdidine sert yanıt / 20.03.2026
























































