logo
02 HAZİRAN 2026

Şimdi de Zenit'i uçuruyor

Rumen teknik adam Mircea Lucescu gittiği takımlarda başarılarıyla dikkati çekiyor

25.10.2016 00:00:00
Bu sezon Rusya'nın Zenit takımıyla anlaşan Rumen teknik direktör Mircea Lucescu, gittiği takımlarda başarılarıyla dikkati çekiyor. Rumen teknik adam, Galatasaray, Beşiktaş ve Shakhtar Donetsk'teki başarılı performansını, Rusya Premier Lig takımlarından Zenit'te de devam ettiriyor. 
Rusya Süper Kupa'sında CSKA Moskova'yı 1-0 yenen Zenit'e ilk kupasını kazandıran Lucescu, bu sezon takımıyla çıktığı 13 resmi müsabakada hiç yenilgi almadı. Ligde 11 karşılaşmada 7 galibiyet ve 4 beraberlik alan Lucesculu Zenit, 25 puanla Spartak Moskova ile zirveye ortak olurken, UEFA Avrupa Ligi'nde oynadığı üç maçtan da (Maccabi Tel Aviv, AZ Alkmaar, Dundalk) galip ayrıldı ve D Grubu'nda liderlik koltuğuna oturdu. Rusya Kupası ilk turunda da rakibi Tambov'u 5-0 ile geçen Zenit, ikinci tura yükseldi. Avrupa'nın önde gelen futbol liglerinde, hem kendi ligi hem de Avrupa kupalarında mücadele eden takımlar arasında hiç mağlubiyet yüzü görmeyen 3 takımdan (Real Madrid, Beşiktaş) biri olan Zenit, geçen sezon Portekizli teknik adam Andre Villas-Boas yönetiminde ligin ilk 11 haftasında 2 mağlubiyet almış, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise 2. turda elenmişti. 

Rumen teknik adam kariyerine Corvinul Hunedoara'da başladı
Eski bir futbolcu olan Mircea Lucescu, teknik direktörlük kariyerine 1979 yılında Corvinul Hunedoara takımıyla başladı. Beş sezon formasını giydiği Corvinul Hunedoara ile 1 yıl teknik adamlık görevini üstlenen Lucescu, 1981-1986 arasında Romanya Milli Takımı'nı çalıştırdı. Milli takımdaki son sezonunda futbola başladığı Romanya'nın Dinamo Bükreş ekibinde de eş zamanlı teknik direktörlük yapan Lucescu, 1989-1990 sezonunun sonuna kadar bu takımın başında bulundu. Romanya'dan sonra İtalya macerasına başlayan Rumen teknik adam, 1990-1991'de Pisa, 1991-1995 arasında Brescia, 1996-1997'de Reggiana'yı çalıştırdıktan sonra ülkesine dönüp 1997-1998'de Rapid Bükreş'de görev aldı. Ertesi yıl tekrar İtalya'ya giden Lucescu, 1998-1999'da Inter'in başına geçerek dikkati çekti. Inter'den ayrılmasının ardından Rapid Bükreş ile 1999-2000'de bir sene daha çalıştıktan sonra teknik adamlık kariyerinin en önemli adımını Galatasaray'a transferiyle attı. 

Galatasaray ve Beşiktaş'ı şampiyon yaptı
Tecrübeli Rumen teknik adam Türkiye'de ilk olarak Galatasaray takımının teknik direktörü olmuştu. UEFA Kupası kazanmış ve 4 sene üst üste şampiyon olmuş Galatasaray'ın başına 2000 yılında geçen Mircea Lucescu, sarı-kırmızılı kulübe gelir gelmez UEFA Süper Kupa'yı kazanarak tarihe geçti. Henüz 3. resmi maçında Lucescu, UEFA Süper Kupa'da Galatasaray'ın Real Madrid'i 2-1 yenmesiyle kulüp tarihine adını yazdırmıştı. Galatasaray'ın başındaki ilk sezonunda (2000-2001) ligde ikincilik elde eden Rumen teknik adam, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde takımını çeyrek finale çıkarmayı başardı. 2001-2002 sezonunda Galatasaray'ı ligde şampiyon yapan Lucescu, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise ikinci turda elenmiş ve görevine son verilmişti. Sarı-kırmızılı kulüpten ayrıldıktan sonra Beşiktaş ile anlaşan Lucescu, siyah-beyazlıların 100. yılında kulübün başında bulundu ve tarihi bir şampiyonluğa imza attı. Lucescu'nun yönetiminde Beşiktaş, 2002-2003 sezonunda 85 puan toplayarak şampiyon olmuştu. Siyah-beyazlılar, o dönem UEFA Kupası adıyla oynanan UEFA Avrupa Ligi'nde çeyrek finale yükselmişti. Rumen çalıştırıcı, ikinci sezonun ilk yarısında ligde 17 maçta hiç mağlubiyet almamış ve en yakın rakibinin önünde 8 puanla lider durumdayken, sezonun ikinci yarısında durdurulamayan bir gerileme dönemine girince lig bitmeden görevden alınmıştı.  Türkiye'de iki farklı takımda şampiyonluk elde eden Lucescu, 1959'dan bu yana bugün Süper Lig adıyla oynanan Türkiye 1. Futbol Ligi'nde bunu başaran 4 teknik adamdan biri oldu. Tomislav Kaloperovic (Galatasaray ve Fenerbahçe), Branko Stankovic ( Fenerbahçe ve Beşiktaş) ve Christoph Daum da (Beşiktaş ve Fenerbahçe) iki farklı takımı mutlu sona ulaştırarak, adını Türk futbol tarihine yazdırmıştı. 

Shakhtar Donetsk'i dünyaya tanıtan adam
Beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra Mircea Lucescu, Ukrayna'nın madenci şehri Donetsk'in başarıya aç takımlarından Shakhtar'a gitti. İlk Ukrayna Premier Ligi (Ukrayna 1. Futbol Ligi) şampiyonluğunu 2001-2002 sezonunda kazanan Shakhtar Donetsk'in, 2004 yılında Mircea Lucescu'nun göreve gelmesiyle başarı grafiği hızla yükseldi. Ligde 9 şampiyonluk elde eden Shakhtar Donetsk'in 8 şampiyonluğunda Rumen teknik adamın imzası bulunuyor. Ukrayna  futbolundaki Dinamo Kiev ambargosuna son veren Rumen çalıştırıcı, daha önce Avrupa'da ismi olmayan Shakhtar Donetsk'e, 2008-2009 sezonunu UEFA Avrupa Ligi'ni (UEFA Kupası) kazandırdı. Kadıköy'de Ülker Stadı'nda oynanan final maçında Werder Bremen'i 2-1 yenen Lucesculu Shakhtar Donetsk, tarihinde ilk kez bir Avrupa kupası elde etti. On iki sezon (2004-2016) Shakhtar Donetsk'in başında kalan Lucescu, turuncu-siyahlı kulüple 8 lig şampiyonluğu, 1 UEFA Avrupa Ligi (UEFA Kupası), 7 Ukrayna Süper Kupası, 5 Ukrayna Kupası kazandı.

Erman Toroğlu'nun 3 yıla kadar hapsi istendi

Spor yorumcusu ve eski hakem Erman Toroğlu hakkında, 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı

 

02.06.2026 12:10:00
Anadolu Ajansı
Erman Toroğlu'nun 3 yıla kadar hapsi istendi
Erman Toroğlu'nun 3 yıla kadar hapsi istendi

Spor yorumcusu ve eski hakem Erman Toroğlu hakkında, televizyon kanalında Galatasaray'la ilgili yaptığı açıklamaları nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Galatasaray Spor Kulübü, Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ "müşteki", Erman Toroğlu ise "şüpheli" olarak yer aldı.

İddianamede, Toroğlu'nun 8 Şubat'ta katıldığı bir televizyon kanalında Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun görüştüğüne ve bu görüşmede bazı konuların konuşulduğuna ilişkin açıklamalarla ilgili "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

Sanığın kamuoyu tarafından yakından takip edilen futbolla ilgili olarak devletin kurum ve organları tarafından yapılan açıklamalar dışında kamu düzeniyle ilgili gerçeğe aykırı bilgilerle halkı yanıltıp algı oluşturmaya, devletin kurum ve organlarına duyulan güveni olumsuz etkilemeye çalıştığı iddianamede belirtildi.

İddianamede Toroğlu'nun halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle hareket ettiği, söz konusu eyleminin birçok kişi tarafından görülebilme imkanının bulunması nedeniyle aleniyet unsurunun oluştuğu ifade edildi.

Toroğlu'nun "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame, gönderildiği İstanbul Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Rakip Paraguay'ın Dünya Kupası aday kadrosu açıklandı


 
A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki rakiplerinden Paraguay'ın aday kadrosu belli oldu.

02.06.2026 10:12:00
HABER MERKEZİ/AA
Rakip Paraguay'ın Dünya Kupası aday kadrosu açıklandı
Rakip Paraguay'ın Dünya Kupası aday kadrosu açıklandı

A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki rakiplerinden Paraguay'ın aday kadrosu belli oldu.

Türkiye Futbol Federasyonunun açıklamasına göre teknik direktör Gustavo Alfaro tarafından belirlenen aday kadroda şu futbolcular yer alıyor:

Kaleci: Gatito Fernandez (Club Cerro Porteno), Orlando Gill (CA San Lorenzo de Almagro), Gaston Olveira (Club Olimpia)

Defans: Gustavo Gomez (SE Palmeiras), Junior Alonso (Clube Atletico Mineiro), Fabian Balbuena (Gremio FBPA), Omar Alderete (Sunderland), Juan Caceres (Dynamo Moskova), Gustavo Velazquez (Club Cerro Porteno), Jose Canale (Club Atletico Lanus), Alexandro Maidana (Talleres de Cordoba)

Orta Saha: Miguel Almiron (Atlanta United), Kaku (Al Ain), Andres Cubas (Vancouver Whitecaps), Ramon Sosa (SE Palmeiras), Diego Gomez (Brighton & Hove Albion), Damian Bobadilla (Sao Paulo), Braian Ojeda (Orlando City), Matias Galarza (Atlanta United), Mauricio (SE Palmeiras)

Forvet: Antonio Sanabria (US Cremonese), Julio Enciso (RC Strasbourg Alsace), Gabriel Avalos (Club Atletico Independiente), Alex Arce (Independiente Rivadavia), Isidro Pitta (Red Bull Bragantino), Gustavo Caballero (Portsmouth)

Görüldüğü gibi Paraguay'da Avrupa'daki takımlarda oynayan az sayıda oyuncu bulunuyor.

Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi

A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı

02.06.2026 00:53:00
AA
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı.

Daha önce 32 takımla düzenlenen organizasyon, ilk kez 48 takımla gerçekleştirilecek. ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa organize edeceği 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avrupa'dan 16 takım yer alacak.

Katar'daki 2022 Dünya Kupası organizasyonuna gidemeyen 7 Avrupa ülkesi, 2026'da mücadele edecek.

Milenyum öncesindeki son Dünya Kupası olan 1998'deki turnuvaya katılan Avrupa ülkelerinden Norveç, İskoçya ve Avusturya, 28 yıl sonra 2026 Dünya Kupası'nda yer almaya hak kazandı. Bu üç ülke, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılarak 28 yıllık özleme son verdi.

Türkiye, 24 yıl sonra Dünya Kupası'nda

A Milli Futbol Takımı, 2002'den sonra 24 yıllık aranın ardından ilk kez 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak.

Ay-yıldızlılar, 2002 sonrasında düzenlenen 5 turnuvaya katılma başarısı gösteremedi.

Türkiye, Japonya ve Güney Kore ortaklığında düzenlenen 2002'deki organizasyonu ise 3. sırada tamamlamıştı.

Çekya, Bosna Hersek ve İsveç

Dünya Kupası özlemini sona erdirecek diğer ülkelerden Çekya, son olarak 2006 yılındaki Dünya Kupası'nda mücadele etmişti.

Bosna Hersek ise yer aldığı 2014 Dünya Kupası'nın ardından iki turnuva kaçırdıktan sonra 2026'da sahne alacak.

İsveç ise Rusya'daki 2018 Dünya Kupası'na katıldıktan sonra 2022 Dünya Kupası'nı kaçırmıştı.

Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da

Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

02.06.2026 00:01:00
AA
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

Kupanın unvanlarını elinde tutan "Sambacılar", Dünya Kupası'na en çok katılan, en çok şampiyon olan, en çok maç kazanan, en çok üst üste maç kazanan ve en çok gol atan ülke oldu.

Bugüne dek yapılan 22 Dünya Kupası'na katılan tek ülke Brezilya, 5 kezle en çok şampiyonluğa ulaşan ekip olarak zirvede yer aldı. 1958, 1962, 1970, 1994 ve 2002'de dünya şampiyonu olan Brezilya, 1950 ve 1998'de ise finalde kaybetti.

"Sambacılar", 1938 Fransa ve 1978 Arjantin'de üçüncü, 1974 Almanya ve 2014 Brezilya'da dördüncülüğü elde etti.

Dünya Kupası'nda İtalya ve Almanya 4'er şampiyonlukla Brezilya'yı takip etti.

En çok galip gelen Brezilya



Brezilya, Dünya Kupası tarihinde en çok galip gelen ülke ünvanını elinde tutarken oynadığı 114 maçta 76 kez galip geldi.

Almanya, 68 galibiyetle ikinci sırada yer aldı, Arjantin 47 galibiyetle üçüncü oldu.

Üst üste kazanma rekoru



Brezilya, Dünya Kupası'nda üst üste maç kazanma rekorunu elinde bulunduruyor.

Güney Amerika ekibi, 2002 ve 2006 Dünya Kupası'nda üst üste 11 maç kazanarak bu alanda tarihi bir başarıya imza attı. 2002'de Türkiye maçıyla başlayan galibiyet serisi, Çin, Kosta Rika, Belçika, İngiltere, Türkiye ve Almanya ile devam etti. Brezilya, 2006'da da Hırvatistan, Avustralya, Japonya ve Gana ile yaptığı maçları kazandı ve üst üste 11 galibiyet aldı.

"Sambacılar"ın 11 maçlık galibiyet serisine, 1-0'lık sonuçla 2006'daki çeyrek finalde Fransa son verdi.

2 turnuvada tüm maçlarını kazandı

Brezilya ayrıca katıldığı Dünya Kupalarının ikisinde yaptığı maçların tümünü kazanarak tarihe geçti.

Güney Amerika temsilcisi 1970 Meksika'da ve 2002 Güney Kore-Japonya'da oynadığı tüm maçları kazanarak şampiyon oldu.

"Sambacılar", Meksika'da 6, Güney Kore-Japonya'da 7 maç kazanmayı başardı.

Uruguay ve İtalya ise katıldıkları turnuvalarda birer kez tüm maçlarını kazandı. Uruguay, 1930 yılında ülkesinde, İtalya ise 1938'de Fransa'da düzenlenen kupada tüm maçlarını kazanarak şampiyonluğa ulaştı.

13 maç kaybetmedi

Brezilya, tüm bu ünvanlarının yanı sıra üst üste maç kaybetmeme konusunda da zirvede yer aldı.

Güney Amerika ekibi, 1958, 1962 ve 1966 Dünya Kupası'nda üst üste 13 maçta rakiplerine yenilmedi.

1958'de Avusturya ile başlayan ve 1966'daki Bulgaristan galibiyetiyle 13'e ulaşan yenilmezlik serisine, Macaristan 3-1'lik skorla son verdi. Bu 13 maçlık seride "Sambacılar", 11 galibiyet alıp 2 kez berabere kaldı.

En çok gol atan

"Sambacılar", 2014'te Almanya'ya kaybettiği Dünya Kupası'nın en çok gol atan takımı ünvanını, 2018'de tekrar ele geçirdi.

Bu alanda Brezilya, 237 golle ilk sıraya yerleşti. Almanya 232 golle ikinci, Arjantin ise 152 golle üçüncü basamağı elde etti.

Milli Takım'dan hazırlık maçında gol yağmuru!

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Kuzey Makedonya ile yaptığı maçı 4-0 kazandı

01.06.2026 22:50:00
AA
Milli Takım'dan hazırlık maçında gol yağmuru!
Milli Takım'dan hazırlık maçında gol yağmuru!
A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Kuzey Makedonya ile yaptığı maçı 4-0 kazandı.

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Kuzey Makedonya ile oynadığı maçın 1. dakikasında gole yaklaştı. Rakip ceza sahasına yakın bölgede Orkun Kökçü'nün pasında Can Uzun ceza sahası sol çaprazında topla buluştuktan sonra şutunu çekti, meşin yuvarlak üst direkten oyun alanına döndü.

2. dakikada ay-yıldızlılar 1-0 öne geçti. Sağ taraftan gelişen atakta çizgiye inen Oğuz Aydın'ın yerden içeri çevirdiği topa Orkun Kökçü, altıpas önünde gelişine sert vurdu ve meşin yuvarlak ağlara gitti.

16. dakikada Türkiye, skoru 2-0 yaptı. Orta alandan hızlı atakla başlayan hücumda Can Uzun soldan bindiren Eren Elmalı'ya topu bıraktı. Eren sola indikten sonra topu arkasında kalan Can'a bıraktı. Can Uzun ceza sahasında sol çaprazdan çektiği şutla topu ağlara gönderdi.

44. dakikada ceza sahasının sol tarafında topla buluşan Miovski'nin arka direğe ortasında topu kapan Alioski, Ozan Kabak'tan sıyrılarak şutunu çekti. Kaleci Altay Bayındır yaptığı müdahaleyle topun ağlarla buluşmasını engelledi.

45+3. dakikada sağ tarafta topla buluşan Oğuz Aydın, ceza sahasında rakibinden sıyrılarak şutunu çekti, kaleci gole izin vermedi.

Karşılaşmanın ilk yarısı Türkiye'nin 2-0 üstünlüğüyle sona erdi.

İkinci yarı



53. dakikada ay-yıldızlılar skoru 3-0 yaptı. Can Uzun'un ceza sahası dışından içeri gönderdiği uzun topu, Deniz Gül kafayla dokunarak ağlarla buluşturdu.

70. dakikada Türkiye şık bir organizasyonla 4. golü buldu. Arda Güler'in topuk pasıyla sağdan çizgiye inen İrfan Can Kahveci'nin içeri çevirdiği topu Barış Alper Yılmaz düzgün bir vuruşla ağlara gönderdi.

Karşılaşma Türkiye'nin 4-0 üstünlüğüyle sona erdi.

Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü

Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz’ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı

01.06.2026 13:25:00
Haber Merkezi
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz'ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı! Milli futbolcu sadece fiziksel idman yapmıyor... evinde, deplasman yolculuklarında ve soyunma odasında kimsenin bilmediği gizli bir ajandaya oyunun kitabını yazıyor.






Son dönemde hem Galatasaray formasıyla kazandığı şampiyonluklarda hem de A Milli Takım'daki performansıyla Avrupa devlerinin radarına giren Barış Alper Yılmaz, başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayan sıra dışı bir yöntemi hayata geçirdi. Fiziksel gücü ve hızıyla sahada fırtınalar estiren milli yıldızın, zihinsel hazırlık konusunda da Türk futbolunda eşine az rastlanır bir profesyonelliğe imza attığı ortaya çıktı.






HER ŞEY GÜNLÜKLE BAŞLADI

Barış Alper Yılmaz'ın her müsabaka öncesinde adeta bir ritüel haline getirdiği not tutma alışkanlığı, mental hazırlığının temelini oluşturuyor. Başarılı futbolcu, maça çıkmadan önce zihnini tamamen temizlemek ve odağını artırmak için özel bir günlük tutuyor.

- Ben bazen not tutuyorum. Mesela; maça gitmeden önce ne yapmam gerektiğini, nasıl bir yolculuk var, o gün antrenmanda tam olarak ne yaptım gibi detayları tek tek günlük tutar gibi yazıyorum.






KENDİ KENDİNİN MUHASEBESİ

Bu yöntem sayesinde deplasman yolculuklarının yorgunluğunu ve maç önü stresini minimuma indiren Barış Alper, sahaya adım atmadan önce ne yapacağını zihninde bitirmiş oluyor.

Milli futbolcunun asıl fark yaratan yönü ise son düdük çaldıktan sonra başlıyor. Maçın skoru ne olursa olsun, soyunma odasında veya eve dönüş yolunda eline kağıdı kalemi alan Barış Alper, kendi kendinin antrenörü oluyor. Maçın tarihini ve skorunu not ederek başladığı analizinde, sahadaki her saniyenin muhasebesini yapıyor.






ÖZ YANSITMA UYGULAMASI YAPIYOR

Özeleştiri mekanizmasını nasıl çalıştırdığını anlatan başarılı kanat oyuncusu, "Sonra da maç sonrası neleri yapamadım, neleri doğru yaptım, neleri daha iyi yapabilirim gibi notlar alıyorum. Skoru ve tarihi de mutlaka yazıyorum" diyerek, modern futbolun en çok ihtiyaç duyduğu "öz-yansıtma" yöntemini nasıl uyguladığını gözler önüne seriyor.






KENDİ KENDİNİN ANALİZCİSİ

Avrupa'nın elit sporcularının psikolojik destek kliniğinde öğrendiği bu yöntemi kendi iç disipliniyle harmanlayan Barış Alper Yılmaz, idman performansı ile maç performansını bu defter sayesinde birleştiriyor. İdmanda eksik kaldığı yönleri maça çıkmadan önce defterine bakarak hatırlayan yıldız isim, bir sonraki 90 dakikada aynı hataları tekrarlamayarak gelişimini somut bir şekilde hızlandırıyor.

Transfer piyasasında adı dev kulüplerle anılan ve saha içindeki güçlü karakteriyle parmak ısırtan Barış Alper'in bu gizli ajandası, genç futbolcu adayları için de tam bir ders niteliğinde.

Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış

Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro’luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü

01.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro'luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü. İtalyan kulübü Atalanta'nın bu çift başlılık sonrası panikleyerek katı bir şekilde 'banka teminat mektubu' talep etmesi üzerine transfer çıkmaza girdi.

Fenerbahçe camiası, Ademola Lookman transferinin neden gerçekleşmediğini tartışırken, perde arkasından tam bir "seçim" krizi çıktı. İddialara göre o dönemde aday olmayı düşünen ancak resmi olarak seçim olmadığı için adaylığını açıklamayan bir ismin bir itirafı tüm krizi çorap söküğü gibi çözdü.






LOOKMAN İLE HANGİ SIFATLA GÖRÜŞTÜ

"Ben Lookman ile kışın görüştüm. Artık gündemimizde değil" açıklamasıyla yeniden alevlenen sürecin, kulüpler arasındaki finansal güven ve adayın hamlesiyle çıkmaza girdiği iddia edildi.

Transfer piyasasında büyük ses getiren süreçte, Atletico Madrid, Lookman için Atalanta ile 35 milyon Euro+5 milyon Euro bonus olmak üzere toplam 40 milyon Euro karşılığında anlaştı.






MURAT SALAR'IN AÇIKLAMASI VARDI

Oyuncu ile yıllık bonuslar dahil 9 milyon Euro maaş üzerinden el sıkışıldı. O dönemde Fenerbahçe'nin de radarına giren bu dev transferin neden gerçekleşmediğine dair en net açıklama ise Murat Salar'dan geldi:

- Atalanta kulübü teminat mektubu istedi. Fenerbahçe Kulübü, tarihi boyunca teminat mektubu vermemiştir ve teminat mektubu almamıştır. Biz bunu hakaret kabul ettik. Hangi bankanın itibarı, 120 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü'nden daha değerlidir?






ÖNCE BANKA TEMİNATI SORUNU YOKTU

Atalanta başta talep etmediği banka teminat mektubu konusunda neden bir anda bu kadar katılaştı? Kulüp kulislerinde konuşulan iddialar, transferin sportif değil, siyasi bir krize kurban gittiğini gösteriyor. İddialara göre süreç şu şekilde gelişti:

Sadettin Saran ve ekibi, Lookman transferi için devredeyken 35 milyon Euro'luk bonservis bedelini uzun vadeye yaymak istedi. Atalanta yönetimi ilk etapta buna sıcak baktı ve teminat talep etmedi.






BANKA TEMİNATI GÜNDEME GELDİ

Saran ile Lookman arasındaki görüşmeler sürerken, Fenerbahçe başkanlığına aday olmayı planlayan bir isim devreye girdi. Bu isim, hem Atalanta hem de Lookman cephesiyle "Haziran'daki seçimde başkan ben olacağım" diyerek görüşmeler yaptı.

Adayın bu hamlesi ve kulüpteki seçim belirsizliği Atalanta cephesinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İtalyanlar, Saran yönetimine "Bir aday, Haziran'dan sonra sizin olmayacağınızı söylüyor. Eğer yönetim değişirse uzun vadeli bu ödemeleri yeni gelen başkan ödemezse ne olacak?" sorusunu yönelterek masaya acil kodlu "banka teminatı" şartını koydu.






İTALYANLAR MASADAN KALKTI

Fenerbahçe'nin kurumsal ilkeleri gereği banka teminatı vermeyi reddetmesi, Atalanta'nın ise seçim belirsizliği nedeniyle bu güvenceden geri adım atmaması üzerine köprüler tamamen atıldı. Taksitlendirme ve ödeme planında ortak nokta bulamayan İtalyan ekibi masadan kalktı.

Aziz Yıldırım'ın hayalindeki defans

Aziz Yıldırım’dan rakiplerine gözdağı, taraftarına ise transfer müjdesi geldi. Efsane Başkan, Fenerbahçe'ye Milan Skriniar’ın yanına dünya çapında bir partner getirmeye karar verdi. Manchester City’nin dünyaca ünlü sol stoperi Nathan Ake için İngiliz devinin sportif direktörü Hugo Viana ile masaya oturan Yıldırım ve ekibi, dev operasyonun mali şartlarını belirledi. İngiliz ekibinin kapıyı 11 milyon Euro’dan açtığı tarihi pazarlıkta, Fenerbahçe'nin masaya koyduğu 8 milyon Euro bonservis ve oyuncuya önerilen yıllık 6 milyon Euro’luk rüya kontratın detayları sızdı

01.06.2026 12:37:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım'ın hayalindeki defans
Aziz Yıldırım'ın hayalindeki defans
Fenerbahçe'de yaklaşan kongre öncesinde başkan adaylarından Aziz Yıldırım, taraftarı ayağa kaldıracak transfer hamlelerine bir yenisini daha ekledi. Yıldırım, Milan Skriniar'ın yanına dünya çapında partner olarak Nathan Ake'yi getirmek için hamlesini yaptı.






TEKLİF BİLE HEMEN HEMEN NETLEŞTİ

Edinilen bilgilere göre; Manchester City'nin Sportif Direktörü Hugo Viana ile direkt temas kuruldu. İngiliz ekibi, kontratı devam eden 31 yaşındaki Hollandalı sol stoper için kapıyı 11 milyon Euro'dan açtı. Yıldırım ve ekibinin masaya koyduğu ve şu an sıcaklığını koruyan güncel şartlar ise şu şekilde:

-Bonservis Bedeli: 8 milyon Euro
-Oyuncu Maaşı: 6 milyon Euro + başarı bonusları






MUTLU SONLA BİTERSE NELER OLUR

Eğer bu transfer operasyonu mutlu sonla biterse, Fenerbahçe sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da parmakla gösterilecek bir savunma duvarı örmüş olacak. Teknik direktörün henüz belli olmadığı ortamda bu ikilinin vadettikleri ise heyecan verici.






SKRINIAR İLE BÜYÜK VAADLER

- Sağ ayaklı Skriniar ile sol ayaklı Ake, geriden oyun kurarken rakip presi sıfıra indirecek. Ake'nin Guardiola tedrisatından gelen dikine pas kalitesi, sarı-lacivertlileri set hücumunda bambaşka bir seviyeye taşıyacak.

- Nathan Ake'nin sol bek geçmişi, Fenerbahçe'ye maç içinde anında formasyon değiştirme esnekliği sağlayacak. Takım, geçişlerde hiçbir oyuncu değişikliği yapmadan rahatlıkla 3-4-2-1 veya 4-4-2 düzenine evrilebilecek.

- Skriniar öne doğru basan, rakip forvetleri fiziksel olarak yıpratan sert bir oyun tarzına sahipken; Ake muazzam pozisyon bilgisi ve atletizmiyle arkaya atılan tüm topları süpüren "emniyet sibobu" görevini üstlenecek.

Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?

Galatasaray’ın yıldızı Victor Osimhen hakkında Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle’nin yaptığı "Kulüp değiştirmek üzere" açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Real Madrid’de Florentino Perez’in başkanlık yarışındaki güçlü rakibi Enrique Riquelme’nin seçim vaadi olarak Osimhen ile el sıkıştığı iddiası yeniden gündeme geldi
 

01.06.2026 12:07:00
Haber Merkezi
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Yıldız oyuncunun sözleşmesinde Avrupa'nın üst düzey 5-6 kulübünden teklif gelmesi durumunda 100 milyon Euro'luk serbest kalma maddesi olduğu iddiası camiayı şok etti.

Galatasaray taraftarı golcüleri Victor Osimhen'in takımdan ayrılacağı ile ilgili Nijerya Milli Takım teknik direktörünün ortaya attığı iddiaların şokun yaşıyor. Resmi açıklama ve Real Madrid'deki başkanlık seçim süreci, sarı-kırmızılı taraftarlaın en büyük korkularını gerçeğe dönüştürebilir.






NİJERYA MİLLİ TAKIM HOCASI ATEŞİ YAKTI

Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle, Osimhen'in neden kadroda yer almadığına dair net konuşarak transfer ateşini yaktı:

- İki oyuncumuz eksik; Lookman ve Osimhen. Osimhen belki de kulüp değiştirmek üzere; bu yüzden kadroda yer almadı. Çünkü oynarsa ve yüzde 100 formda olmazsa bu iyi olmaz.

Teknik direktörün bu sözleri, yıldız oyuncunun şu günlerde çok ciddi bir transfer görüşmesinin tam merkezinde olduğunu açıkça gözler önüne serdi.






REAL MADRİD'İN SEÇİM GÜNDEMİNDE

7 Haziran'da yapılacak olan Real Madrid başkanlık seçimlerinde, mevcut efsane başkan Florentino Lopez'in rakibi olan Enrique Riquelme, seçim kozu olarak Victor Osimhen'i belirledi. İspanyol basınına sızan iddialara göre; Riquelme, Osimhen ve menajeriyle her konuda anlaşmaya vardı. Seçimi kazanması halinde "100 milyon Euro hazır" diyerek bu transferi bitireceğinin sözünü verdi.






100 MİLYON EURO'LUK SÖZ VAR MI?

Sarı-kırmızılı taraftarları tedirgin eden ise Galatasaray yönetiminin Osimhen'i ikna ederken verdiği iddia edilen bir söz oldu.

İddialara göre Galatasaray yönetimi, Osimhen'i kadrosuna katarken oyuncuya bir söz verdi. Eğer Real Madrid gibi Avrupa'nın en üst düzey 5-6 kulübünden birinden teklif gelirse, 100 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında transferine zorluk çıkarılmayacağı taahhüt edildi.

Nijerya Teknik Direktörü Eric Chelle'nin bahsettiği "kulüp değiştirme" sürecinin, tam olarak Real Madrid adayı Riquelme ile yürütülen bu resmi temaslar olduğu konuşuluyor.






Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor

Oynattığı kontrollü ve sabırlı oyun tarzı nedeniyle yıllarca acımasızca eleştirilen Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Hakan Safi'nin takımın başına getirmek istediği Antonio Conte'nin yanında hücum dehası gibi kalıyor. Juventus, Chelsea ve Inter gibi devlerde kupalar kazanmasına rağmen sergilediği defansif oyun yüzünden futbol dünyasını adeta isyana teşvik eden Antonio Conte, modern futbolun gördüğü en 'sıkıcı' oyunun ordinaryüsü kabul ediliyor

01.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Futbol dünyası uzun yıllar "sıkıcı futbol", "yana pas", "hücum coşkusunun katledilmesi" gibi kavramları Türkiye'de Aykut Kocaman, dünyada da Jose Mourinho ile özdeşleştirdi. Ancak Fenerbahçe'nin gündemine gelen hatta Hakan Safi'nin anlaştığı iddia edilen Antonio Conte, Juventus, Chelsea, Inter ve Tottenham maceralarında "sıkıcı futbolun imparatoru" unvanını kazandı.






5'Lİ SAVUNMA İLE İZLEYENLERE İŞKENCE

İtalyan hocanın sahaya sürdüğü 5'li savunma blokları, topu bilerek rakibe bırakması ve tamamen "rakibin hata yapması" üzerine kurulu kelepçeli futbolu, futbol kamuoyunun sabrını taşırdı. Öyle ki, Avrupa medyası ve eski futbolcular Conte'nin bu tarzını "Futbol Katilliği"  olarak nitelendirdi.






HER DAİM YERDEN YERE VURULDU

- Jamie Carragher (Sky Sports / Eski Liverpool Kaptanı):

Conte gibi milyonlarca sterlin kazanan elit bir menajerin takımını sahaya bu kadar korkak, bu kadar geride ve tamamen rakibin hata yapmasını bekleyen bir acizlikle çıkarmasını kabul edemiyorum. Bu futbol sıkıcı, paranızı çöpe atmaktır.

- Maurizio Sarri (Teknik Direktör):

Eğer takımımın 30 dakika boyunca kendi ceza sahası önünde sadece defans yapıp kontratak beklediğini görseydim, kulübeden kalkar eski mesleğim olan bankacılığa geri dönerdim. Ben bu oyundan keyif almak istiyorum.

- Peter Crouch (Eski İngiliz Santrfor):

Onun takımlarını iç sahada izlemek taraftar için işkence. Kendi evinizde oynuyorsunuz ve takım topu tamamen rakibe bırakıp kalesinin önüne hat kuruyor. Bu izlemesi son derece sıkıcı, coşkusuz bir oyun.






KENDİSİNİ "SERİ KAZANANIM" OLARAK GÖRÜYOR

Dünya onun futbolunu "sıkıcı ve defansif" diye yerden yere vururken, Antonio Conte bu eleştirilere karşı kendini nasıl savunuyor? İşte açıklaması:

- İstediğinizi söyleyebilirsiniz, futbolumu sıkıcı bulabilirsiniz ama benim geçmişim çok net konuşuyor. Ben bir 'seri kazananım'. Benim işim insanları eğlendirmek değil, kupayı kulübe getirmektir.






CONTE, KOCAMAN'A RAHMET OKUTUR

Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Türkiye'de topa sahip olarak tempoyu kontrol etmeyi ve oyunu bir satranç gibi yavaşlatmayı seçiyordu. Safi'nin adayı Conte ise topu tamamen rakibe teslim edip, kendi ceza sahası yayında adeta etten bir duvar örüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.