Şimşek’in "tek hane" planı nereye koşuyor?
TÜİK, milyonlarca vatandaşın merakla beklediği Temmuz 2026 enflasyon verilerini paylaştı. Yıllık enflasyon baz etkisi ve dezenflasyon tedbirleriyle yüzde 31,75'e gerilese de çarşı-pazardaki pahalılık can yakmaya devam ediyor. Ekonomi yönetiminin göreve ilk geldiğinde ilan ettiği OVP hedefleri ile bugünkü gerçekler arasındaki makas açılırken, tek haneye inmeyen enflasyon sabit gelirlinin bütçesini adeta yutuyor
Eyüp Kabil





Verilerin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdüğünü ve özellikle kira ile eğitim gruplarında hizmet enflasyonundaki katılığın kırılmaya başladığını belirtti. Ancak makro göstergelerdeki bu kağıt üzerindeki düşüş, sokaktaki ekonomik gerçeklikle çatışıyor.
Mehmet Şimşek göreve geldiğinde plan neydi?
Mehmet Şimşek, Haziran 2023'te Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğuna oturduğunda rasyonel zemine dönüş, mali disiplin ve enflasyonla kararlı mücadele sözü vermişti. Bu doğrultuda hazırlanan ilk Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında ekonomi yönetiminin en büyük vaadi, enflasyonu kalıcı olarak düşürmek ve makroekonomik istikrarı sağlamaktır.Bakan Şimşek ve ekibinin ilk planına göre, 2026 yılı Türkiye ekonomisi için "tek haneli enflasyonun yeniden görüldüğü" kırılma yılı olacaktı. 2024 OVP'sinde 2026 yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 9,7 olarak ilan edilmişti. Ekonomi yönetimi, sıkı para politikası ve bütçe disipliniyle bu amaca ulaşılacağını sık sık vurguluyordu.
Plan neden değişti, şimdi ne oldu?
Küresel jeopolitik riskler, iç piyasadaki yapısal atalet, kamu harcamalarındaki katılık ve vergi/akaryakıt zamlarının etkisiyle enflasyon hedeflerinde sapmalar yaşandı. Bu durum, resmi tahminlerin defalarca yukarı yönlü revize edilmesini zorunlu kıldı.İlk OVP'de yüzde 17,5 olarak öngörülen 2025 yılı enflasyon tahmini, sonraki OVP döneminde yüzde 28,5'e çıkarıldı. En kritik değişiklik ise 2026 hedefinde yaşandı. Yüzde 9,7 olan 2026 enflasyon hedefi, resmi olarak yüzde 16'ya yükseltildi.
Ekonomi yönetimi, Temmuz 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 31,75 seviyesine inmesini "başarılı bir dezenflasyon patikası" olarak yorumlasa da tek haneli enflasyon hedefi resmi planlarda 2027 (yüzde 9) ve 2028 (yüzde 8) yıllarına ertelenmiş durumda. Bugün gelinen noktada manşet enflasyon, Şimşek'in göreve ilk geldiğinde hayal ettiği 2026 hedeflerinin hâlâ çok uzağında seyrediyor.
Tek haneye düşmeyen enflasyon vatandaşı nasıl eritiyor?
Ekonomi biliminde enflasyon oranının düşmesi (dezenflasyon), fiyatların düşmesi anlamına gelmez; fiyatların sadece "daha yavaş arttığı" anlamına gelir. Yıllık enflasyonun yüzde 31,75 olması, geçen yıl 100 TL olan bir ürünün bu yıl ortalama 131,75 TL olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Enflasyonun tek haneli seviyelere kalıcı olarak inmemesi, sabit gelirli vatandaşın bütçesinde önemli tahribatlara yol açıyor.TÜİK'in alt kalem verileri incelendiğinde, vatandaşı en çok vuran harcama gruplarında artışın manşet verinin üzerinde olduğu görülüyor. Temmuz ayı itibarıyla halkın en büyük gideri olan gıda enflasyonu yıllık yüzde 37,53, elektrik, gaz ve su gibi konut harcamaları ise yıllık yüzde 40,32 seviyesinde. Yani dar gelirlinin cebinden çıkan gerçek enflasyon yüzde 31'in çok üzerinde hissediliyor.
Yıl ortasında asgari ücrete ek zam yapılmaması, Temmuz ayı itibarıyla asgari ücretin reel alım gücünde ciddi bir erimeye yol açtı. Ekonomistler, Temmuz 2026 itibarıyla asgari ücretin alım gücünün yaklaşık 5 bin 575 liralık bir kayba uğradığını hesaplıyor. Benzer şekilde emekli ve memur maaşları da geçmiş enflasyona göre ayarlandığından, her ay bir sonraki ayın fiyat artışları karşısında eriyor.
Temmuz enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte sözleşme yenileyecek mülk sahipleri için yasal kira artış tavanı yüzde 31,90 olarak belirlendi. Geliri bu hızda artmayan çalışanlar için kira, ulaştırma ve faturalar ödenebilir olmaktan çıkıyor.
TÜİK'e göre temmuz ayının zam şampiyonu aylık yüzde 2,59 artışla ulaştırma grubu oldu. Akaryakıt ve lojistik maliyetlerindeki bu kalıcı yükseliş, önümüzdeki aylarda iğneden ipliğe her şeye yeni zamlar olarak yansıyacak zincirleme bir reaksiyonu tetikliyor.
Özetle, hükümetin Orta Vadeli Program'da hedefleri yukarı yönlü revize ederek zaman kazanmaya çalışması makro dengeler açısından bir zorunluluk olarak görülse de sahada fatura yine vatandaşa kesiliyor. Enflasyon tek haneye inip fiyat istikrarı kalıcı olarak sağlanmadığı sürece, maaşlara yapılacak hiçbir zam alım gücündeki bu sistematik erimenin önüne geçemeyecek gibi görünüyor.














































































