logo
08 AĞUSTOS 2026

Şişli’den Beşiktaş’a gitmek artık çok kolay

İBB, '150 Günde 150 Proje' maratonu kapsamında, Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Mecidiyeköy-Fulya-Yıldız kesimini hizmete açtı. Açılışta konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "İstanbul'u, İBB'yi kendi şahsi mülkleri gibi gördükleri, bu şehre ne yazık ki aynı o şekilde davrandıkları için, kaybetmeyi kabullenemediler ve kabullenemiyorlar. Karşılarında engel olarak, İBB'nin gerçekten tarihi başarısını görüyorlar" dedi

02.01.2023 16:46:00
 
Şişli’den Beşiktaş’a gitmek artık çok kolay
Şişli’den Beşiktaş’a gitmek artık çok kolay

ŞİŞLİ – BEŞİKTAŞ / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), "150 Günde 150 Proje" maratonu kapsamında

189'uncu hizmetini, Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattı Mecidiyeköy-Fulya-Yıldız kesimini açarak gerçekleştirdi. Şişli ve Beşiktaş ilçelerinden geçecek hat için düzenlenen açılış töreni; TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP Genel Başkan Yardımcıları Bülent Tezcan, Onursal Adıgüzel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ve CHP İBB Meclis Grup Başkanvekili Doğan Subaşı'nın katılımlarıyla düzenlendi. Törende, sırasıyla; İBB Genel Sekreter Yardımcısı Pelin Alpkökin, Keskin, Akpolat, İmamoğlu, Adıgüzel, Tezcan ve Altay birer konuşma yaptı.

İBB, YENİ YILA 3 BÜYÜK HİZMETLE "MERHABA" DEDİ

İBB Başkanı İmamoğlu, yeni yıla 1 Ocak'ta açtıkları Baltalimanı Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi, bugün hizmete aldıkları Mecidiyeköy-Fulya-Yıldız metro hattı ve 6 Ocak'ta vatandaşların kullanımına sunulacak Dudullu-Bostancı metro hattı ile "Merhaba" dediklerini aktardı.

3 hizmetin toplam yatırım bedelinin 20 milyar lira olduğu bilgisini paylaşan İmamoğlu, "Sağlıklı bir yöntemle yatırım yapmayan ve İstanbulluların parasını sağlıklı bir biçimde harcamayan, İstanbulluların gönlünü kazanamaz.

Bizden önceki süreçte, 25 yıllık zaman diliminde yılda 5 değil, 15 kilometre üretme kapasitesine sahip olsalardı -ki dünyada 25 yılda 25 beş kilometreyi başaran şehirler oldu- bugün İstanbul, bambaşka bir konumda olurdu. Ama neyi öncelediğinize bakılıyor işte.

O bakımdan, ne yazık ki sağlıklı adımlar atılmadı. Bir anda değişik bir metotla, geç kaldıklarını hissettiler. Özellikle 2015-16 ekseninde birçok ihale yapıldı. Ama ne yazık ki bu ihalelerin birçoğu, kağıt üzerinde kaldı. Projesi tamamlanmamıştı, finansmanı hiç düşünülmemişti. İşte onun için biz duran, yapılmayan, unutulmuş 10 tane metro hattını devraldık, diye anlatıyoruz. İsraf düzeni nedeniyle, açıkçası icraatı unutup, sadece siyasi kavgaları, sadece partizanlık duygularını besledikleri bir dönem var ettikleri için, işlerini ihmal ettiler.

Onun için yapabileceklerinin çok altında metro ürettikleri, işleri sürekli uzattıkları ve ne yazık ki kağıt üstünde kalan yarım yamalak metro projeleriyle, İstanbul'u tabiri caizse yüz üstü bıraktılar" dedi.

"İBB İÇERİSİNDEKİ 'TÜKENMİŞLİK SENDROMUNA' SON VERDİK"

Göreve geldikleri an itibariyle, İBB içerisindeki "tükenmişlik sendromuna" son verdiklerini vurgulayan İmamoğlu, "İsraftan arınmış bütçemizle, kesinlikle partizanlıktan uzak, liyakate dayalı bir yönetim anlayışıyla, enerjimizle, İstanbullunun parasını yönettiğimizin farkında olan bir ahlaklı, erdemli tutumla, doğru ve özenli iş yapma becerimizle, İstanbul'da metro üretimine hem hız kattık hem de kalite kattık.

Planı, projesi, finansmanı tamamlanmadan başlatılmış bu işleri, kaderine terk edilmiş metro inşaatlarını devraldığımız andan itibaren 10 metro inşaatını aynı anda harekete geçirerek, dünyada eşi benzeri olmayan bir rekora da İstanbul halkı adına imza attık.

Bizden önceki 25 yıl boyunca yıllık metro imalatının bugün itibariyle 2,5 katının da üstüne çıktık, 3 katına doğru gidiyoruz" bilgilerini paylaştı. Kendilerinin ulaştığı seviyenin de İstanbul'un kaybettiği yılları telafi edemeyeceğine dikkat çeken İmamoğlu, iktidar kanadından gelen engellemelerin bir an önce son bulması gerektiğinin altını çizdi.

"TEK DERTLERİ, 'BU İŞLERİ BU KADAR KISA ZAMANDA NASIL BAŞARDILAR?'"

"Bugün eğer bu başarımız, bu performansımız, bütün engellemelere rağmen iş yönetme becerimiz ve iş üretme becerimiz olmasaydı, kesinlikle bu acayip soruşturmalar ya da bu acayip kavramlarla biz karşı karşıya kalmazdık" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Yani onların aslında tek derdi; 'Bu işleri bu kadar kısa zamanda nasıl başardılar?' Onları tetikleyen ve bize tabiri caizse saldırmalarını sağlayan tek ana duygu bu.

Biz eğer metro başta olmak üzere, İstanbul'u yönetmek de başarısız olsaydık, bu kadar aceleci, bu kadar agresyonu yüksek bir süreci önümüze koymazlardı. Benim görev süremin bitimine 13-14 ay gibi bir zaman dilimi kaldı. Biraz daha bekleyip, yerel seçimlerde çok çalışarak bizi belki yenilgiye uğratma konusunda erdemli bir süreci ortaya koyup, yönetime gelmeyi düşünebilirlerdi. Yani normal olması gereken de aslında buydu.

Böylece, kendi seçmenlerinden açıkçası 'Bu kadar da olmaz' diye, tabiri caizse, bu kadar seviyesi düşük bir biçimde uğraşı, soruşturma gibi kötü işlere de imza atmamış, -daha net ifade edeyim- kendilerini rezil etmemiş olurlardı bu şekilde süreci yönetmiş olsalardı. Ama aceleleri var, mecburiyetleri var. Açıkçası şunu görüyorlar:

2024'te, yerel seçimlerden önce, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yönetimini ele geçiremezlerse, İstanbullunun bir daha bu görevi onlara vermeyeceğini bugünden görüyorlar. Bugünden kestiriyorlar. Onun için sandıkta yenemeyeceklerini bildikleri bu anlayışı, bu süreci, 'Başka türlü nasıl alt ederiz, nasıl ortadan kaldırırız' bakış açısıyla hareket ediyorlar."

"KARŞILARINA ALDIKLARI, İSTANBUL'UN 16 MİLYON İNSANIDIR"

İstanbulluların kendi yönetimlerinden ne kadar memnun olduğunu sahada ve Pazar ziyaretlerinde gördüklerini belirten İmamoğlu, "Bizim izlediğimiz kadar, onlar da inceliyor.

Bu gerçeği sokakta görüyorlar, yaptıkları anketlerde de görüyorlar. Onun için, ne yapıp edip yerel seçimlerden önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni ele geçirme çabası içerisindeler. Açıkçası beni yasaklı hale getirip, meydanı boşaltmak, kendileri çalıp bir nevi kendileri oynama çabası içerisindeler" diye konuştu.

Rakiplerinin, aynı operasyonu 2023 genel seçimleri öncesine çekip, genel seçimlerinin sonucunu lehlerine çevirme çabası içerisinde olduklarına vurgu yapan İmamoğlu, "İstanbul'u, İBB'yi kendi şahsi mülkleri gibi gördükleri, bu şehre ne yazık ki aynı o şekilde davrandıkları için, kaybetmeyi kabullenemediler ve kabullenemiyorlar.

Karşılarında engel olarak, İBB'nin gerçekten tarihi başarısını görüyorlar. Ama bir şeyi unutuyorlar ve yanılıyorlar: Her ne kadar işin odağına beni otursalar da aslında şu an karşılarına aldıkları, İstanbul'un 16 milyon insanıdır. Hatta, güzel ülkemizin demokrasiye inanmış 85 milyon insanıdır.

Milli iradenin gasp edilmesini asla kabullenmeyen vatandaşlarımızdır karşısında olanlar. Yargı üzerinden yürütülen siyasetin bu dizayn girişimlerini asla içine sindiremeyen, milletimizdir" ifadelerini kullandı.

"YAPTIĞINIZ YANLIŞLARLA, BİR ÇIKMAZ SOKAĞA GİRMEK ÜZERESİNİZ"

"Siyasetin mertçe, yiğitçe yapılmasını isteyen milyonlarca insan var" diyen İmamoğlu, "O yüzden ben, bu kötü uygulamaları yapanları bir kez daha uyarıyorum:

Sonucu belli bir yolda yaptığınız bu yanlışlarla, bir çıkmaz sokağa girmek üzeresiniz. Mertlikten, yiğitlikten nasibini almamış bu yöntemleri, derhal bırakmalısınız. Elinizi yargıdan derhal çekin. Yargıyı bağımsız bırakın. Derdinizi sandıkta halledecek kadar cesaretiniz varsa, haysiyetiniz varsa, çıkın bütün cesaretinizle sandıkta mücadelenizi verin; hukuksuz davranışlarla değil" şeklinde konuştu.

Kendilerine yaşatılan tüm hukuksuzluklara ve engellemelere rağmen, kentin tüm ilçelerine eşit hizmet prensibiyle yol yürüdüklerini kaydeden İmamoğlu, "150 Günde 150 Proje" maratonunu, önümüzdeki Cuma günü yapacakları Dudullu-Bostancı metro hattı açılışıyla tamamlayacakları bilgisini paylaştı. 150 rakamıyla yola çıktıkları kampanyayı, 190'ınca hizmetle noktalayacaklarını belirten İmamoğlu, "Ama hemen akabinde yeni bir maratona başlıyoruz. Niçin başlıyoruz biliyor musunuz? Anladık ki bu arkadaşların seçimden önce de halkın huzurunda bir şamar yemeleri lazım. O da hizmet şamarı olacak. Göreceksiniz önümüzdeki hafta itibariyle, üretimlerimizi sahada hem temel atmalarla hem açılışlarla İstanbullularla buluşturdukça, bu yaptıkları yanlışlıkları, hukuksuzlukları, adaletsizlikleri onların tek tek yüzüne haykıracağız" dedi.

"ALTILI MASA'NIN BAŞARISI İÇİN EN ÜST SEVİYEDE HİZMET EDECEĞİZ"

Görev sürelerinin yaklaşık 2 yılının pandemi altında geçtiğini hatırlatan İmamoğlu, "Biz, bu zaman dilimi içerisinde, 1 yıla yakın ağır bir ekonomik kriz sürecini de yönettik.

Bunları gözden kaçırmayınız. Yani onların yan gelip yattıkları, Ağustos böceği gibi davrandıkları yılları heba etmedik. Biz, bu zor zamana rağmen, zor koşullara rağmen İstanbullular için arı gibi çalıştık, karınca gibi çalıştık ve İstanbullunun hem yer altındaki hizmetlerini hem altyapıyla ilgili süreçlerini hem üst yapıyla yeşil alanla, çevreyle ilgili süreçlerini hem de çocukların, kadınların, gençlerin ihtiyaç duyduğu sosyal alanlardaki hizmetleri tek tek yerine getirdik" diye konuştu.

Bu yolda, Millet İttifakı'nın liderleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile Altılı Masa'nın başarısı için en üst seviyede hizmet edecek olan bir şehrin Belediye Başkanı ve ekip olduklarına vurgu yapan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"MİLLETİN İRADESİNE GÖZ KOYMAK İSTEYENLERE KARŞI 'O GÖK KUBBEYİ BAŞINIZA YIKARIZ' LAFININ ARKASINA İMZA ATMAYA DAVET EDİYORUM"

"Buradan hem İstanbullulara hem de halkımıza haykırmak istiyorum.: İstanbul'a göz koyma meselesi, tarihi bir meseledir. İstanbul'la oynama meselesi, tarihi bir meseledir.

6 Mayıs'ta İstanbul'da seçim iptal olduğunda, 'Bu Türkiye demokrasisi adına kara lekedir' demiştim. Beni hiç memnun etmemişti. Adım gibi emindim fark atacağımıza. Ama ona rağmen beni dünyanın en mutsuz insanı yapmıştı.

Bugün yaptıkları müdahaleler, çabaları, biz biliyoruz ki, önümüzdeki seçimde Cumhuriyet'imizin yüzüncü yılında, Türkiye'deki değişim sürecinde 10 milyonlarca fark yemelerine sebep olacak, on milyonlarca. Bunu görüyorum. O bakımdan bizi sakın yıldırmaya kalkmasınlar.

Altılı Masa liderleriyle, İstanbul'un '150 Günde 150 Proje'sinin çok kutlu bir finalini yapacağız Dudullu-Bostancı hattında Cuma günü. Ama bu hararetli günleri, en üst seviyede dayanışmayla, en üst seviyede kucaklaşmayla halkın, milletin iradesine göz koymak isteyenlere karşı, 'O gök kubbeyi başınıza yıkarız' lafının arkasına imza atmaya davet ediyorum.

Bugün yaptığımız açılış, tam da bu duruşun, insanına hizmet etme anlayışının açılışıdır, duruşudur. Bu bir yönetim anlayışının başarısıdır. Devletine, milletine layık olma kavramının başarısıdır."

"BİZ KASIMPAŞA'DA DA GAZİOSMANPAŞA'DA DA KAHVE, ÇAY İÇECEĞİZ; BAŞI ÖNE EĞİK İNSANLAR, BU MİLLETE ÇEKTİRDİKLERİ IZDIRAPLARLA ANILACAK"

Kamu yöneticilerinin devletin sahibi olmadığının altını çizen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Görevi belli olan milletine hizmet etmekle mesul olan, yarın yapabildiği hizmetlerle milletinin huzuruna çıkıp, her yerinde çay, kahve içebileceği, gururla dolaşabileceği devlet insanı olma adabına, erdemine layık olma meselesidir. Biz, bunun temsilcisiyiz.

Bundan asla vazgeçmeyeceğiz. Biz, gururla ve keyifle, görevimiz bittiği gün Kasımpaşa'daki kahvehanede de çay kahve içeceğiz, Gaziosmanpaşa'daki kahvehanede de çay kahve içeceğiz. Hiçbir yerde endişemiz olmayacak. Ama başı öne eğik insanlar, bu millete çektirdikleri ızdıraplarla anılacak. Onun için bu tarihi uyarımı yineliyorum. Kendinize gelin. Bir fani olduğunuz unutmayın.

Memlekete hizmet etmenin esas olduğunu unutmayın. Allah, bundan sapanlardan korusun milletimizi. Yine de onlar için dua ediyorum. Allah'ım onlara akıl versin. Allah'ım onlara akıl versin. Allah'ım onlara akıl versin. 2023 yılı, Cumhuriyet'imizin yüzüncü yılı. Şimdiden hepimize hayırlı, uğurlu, bereketli olsun. Haysiyet mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğimizi bilin.

Cumhuriyet'imizin yüzüncü yılına ve Mustafa Kemal Atatürk'e layık olacağımızı asla kimse unutmasın. Bu hizmetimiz hayırlı ve uğurlu olsun."

Kurdele kesimi öncesinde konuşan Adıgüzel, Tezcan ve Altay da şunları söyledi:

ADIGÜZEL: 85 MİLYON SİZİ SANDIKTA TOKAT MANYAĞI EDER

"Ekrem Başkan'ımız, İstanbul'un hem bugününe hem de geleceğine çok önemli yatırımlar yapıyor.

Sadece Beşiktaş'a, Şişli'ye değil, 39 ilçeye yatırımlar var. Dün Sarıyer'deydik. Cuma günü Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy'ü etkileyen bir yatırım hayata geçecek. Aslında bu şunu gösteriyor:

Defalarca bize, 'Yönetemezler' diyenlere, defalarca bize kaynaklarımızı keserek engel olmaya çalışanlara; eğer kaynakları hakkıyla kullanırsanız, şeffaf olursanız kaynakları doğru yönlendirirseniz nasıl başarılara imza atabileceğimizi gösteriyor. Onun için de teşekkür ediyorum bütün ekibine Ekrem Başkanımızın. Oturduğu koltuğun ciddiyetine yakışmayan açıklamalar yapan, iftiralarla çeşitle içi boş soruşturmalarla milletin iradesini gasp etmeye çalışanlar var. Onlara da buradan diyorum ki: Aklınızdan bile geçirmeyin. Nasıl size 31 Mart'ta, 23 Haziran'da vatandaşımız ders verdiyse, seçmenimiz ders verdiyse, 85 milyon sizi sandıkta tokat manyağı eder."

TEZCAN: HİZMET KERVANI DEVAM EDECEK

"Hizmete yeteneği kalmayanların, hizmet kapasitesi tükenenlerin, millete hizmet edenlere kumpas kurarak, tezgah kurarak kendi geleceklerini uzatma çabası içerisinde oldukları bir dönemden, ibretle geçiyoruz. Ancak biliyoruz ki; milletin gönlünde kaybettikleri iktidarı, kumpas davalarının, dosyalarının talimatlı yargıçların vicdansız kararlarında asla yeniden kuramayacaklar ve inşa edemeyecekler.

Ve biliyoruz ki; hizmet kervanı devam edecek. 150 günde 189 proje oldu. Daha bu millet nice 150 günlerde hizmet etme imkanını gönlü temiz, yüreği temiz, umudu sağlam olanlara vermeye devam edecek. Sağ olasın Ekrem Başkan, sağ olasın Ekrem İmamoğlu, sağ olasın değerli milletim."

ALTAY: BU HAYSİYET MÜCADELESİNDE HEPİMİZ EKREM BAŞKAN'LA BİRLİKTE OLACAĞIZ

"Ben, Ekrem Başkan'a iki ay önce dedim ki, 'Başkan, bu kadar çalışma, millet çatlıyor. Kıskançlıktan, hasım hasım oldular. Seni bir kaşık suda boğmak istiyorlar.' Beni dinlemedin.

Dedin ki, 'Olsun ağabey; yanımda partim var, arkamda 16 milyon İstanbullu var. Bana bir şey olmaz' dedin. Bu çadırın altında hizmet ve haysiyet mücadelesine inanan dava insanları var. Ne mutlu sizlere. Karşıda da başka bir çadır var ki; artık su alan, zor ayakta duran bir çadır var. O çadırın altında da husumet ve hazım siyaseti var.

Hazmedemediler; bütün mesele budur. Bu büyük başarıyı, o tarihteki o yenilgiyi hazmedemediler. Öyle anlıyorum ki, kulakları çekildi; anlamadılar. Okkalı bir şamar yediler; anlamadılar. İstanbullu, Ekrem İmamoğlu'nun şahsında, haysiyetini korumasını bilecek muktedirattadır.

İstanbullu, böyle onurlu bir 16 milyondan oluşan bu kadim kent haysiyetini, husumet ve hazımsızlara kurban etmeyecektir. İmamoğlu da hizmetlerine devam edecek. Ve bu haysiyet mücadelesinde hepimiz onunla birlikte olacağız."

Konuşmalar ve kurdele kesiminin ardından perona inen heyet, Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattı Mecidiyeköy-Fulya-Yıldız kesiminde hizmet verecek treni deneyimledi.

TOPLAMDA 19 İSTASYON OLACAK

Kabataş-Mahmutbey hattının toplam uzunluğu 24,5 kilometre. 19 istasyondan oluşan hat, tek yönde 70 bin yolcu kapasitesine sahip olacak. Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli, Kağıthane, Eyüpsultan, Gaziosmanpaşa, Esenler ve Bağcılar ilçelerinden geçecek olan hat; Kabataş İstasyonu'nda, Kabataş-Taksim Füniküler Hattı ile Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'na entegre olacak. Yenikapı-Mecidiyeköy Hattı'ndan da söz konusu hatta entegrasyon sağlanacak.

Karadeniz Mahallesi İstasyonu'ndan Habibler-Edirnekapı-Topkapı Hattı da entegrasyon noktalarından biri. Son entegrasyon ise Mahmutbey İstasyonu'dan Otogar-Bağcılar-Kirazlı-Başakşehir-Olimpiyat Metro Hattı ile olacak.



Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü


 
 
Afyonkarahisar'da Kütahyalılar firmasına ait yolcu otobüsü kamyonete çarptı, 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

08.08.2026 13:09:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:21:20
AA
 
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsünün kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Kütahyalılar firmasına ait, Z.Y. yönetimindeki 43 KP 338 plakalı yolcu otobüsü, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Sinanpaşa ilçesine bağlı Akören beldesi yakınlarında, H.S. idaresindeki 06 BFV 460 plakalı kamyonete arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.



Kamyoneti bariyerlerin ötesine fırlattı

Bariyerlere çarpan kamyonetin sürücüsü H.S'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonette bulunan 1 kişi ile otobüsteki 14 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.

8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi

 

07.08.2026 10:23:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Güvenpark'ta direniş 25. günde

Ankara Güvenpark'ta rütbeli personelle eşit özlük ve sosyal haklar talebiyle 25 gündür oturma eylemi yapan ve son 5 gündür açlık grevini sürdüren er/erbaş şehit yakınları ile malul gazileri, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ziyaret etti. Meclis gündemindeki "Çerçeve Yasa" tartışmalarının gölgesinde konuşan Özel, "Herkes 'Ben bu düzenlemelerden razıyım' diyene kadar arkanızdayız. Gözünüze bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız" dedi. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu ise "Eğer bu yasada bizi ağlatırsanız size hakkımızı helal etmiyoruz" diyerek siyasi iradeye sert bir rest çekti

06.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Güvenpark'ta direniş 25. günde
Güvenpark'ta direniş 25. günde
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelerek Güvenpark'ta toplanan er şehit yakınları ile er ve erbaş statüsündeki gazilerin hak arayışı kararlılıkla devam ediyor. Rütbeli personelle aralarındaki maaş, sağlık hakları, protez kalitesi ve sosyal imkan adaletsizliklerine karşı 13 Temmuz'dan bu yana oturma eylemi yapan kitle, seslerini duyurabilmek amacıyla 4 Ağustos itibarıyla açlık grevi başlattı. Siyasi partilerin yoğun ziyaret gerçekleştirdiği alana gelen son isim, kısa süre önce CHP'den ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel oldu.


Özgür Özel: "Sorunlar çözülüyormuş gibi yapılması samimiyetsiz"


Güvenpark'taki eylem alanında gazilerin ve şehit ailelerinin alkışlarıyla karşılanan YENİ Parti lideri Özgür Özel, hükümetin Meclis komisyonuna getirdiği yasal düzenlemeleri sert bir dille eleştirdi. Yapılan hamlelerin bir göz boyamadan ibaret olduğunu savunan Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün burada 25 gün sonra bir kez daha birlikteyiz. Eylemin ilk başladığı gün, Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş Genel Başkanı olarak son ziyaretimi buraya gerçekleştirmiştim. Bugün ise YENİ Parti Genel Başkanı olarak yanınızdayım. 25 gün boyunca o kararlılığın gereğini yaptınız, beş gündür de açlık greviyle tepkinizi en üst düzeye çıkardınız. Biz sonuna kadar, siz sonuç alana kadar, hakkınız teslim edilene kadar yanınızdayız. Meclis komisyonunda sanki gazilerin ve şehit ailelerinin sorunları çözülüyormuş gibi bir izlenim yaratılmasını samimiyetsiz buluyoruz. Getirilen teklifler sizin taleplerinizi ve beklentilerinizi hiçbir şekilde karşılamıyor."


"Biz gözünüze bakamayacağımız işlerin içinde olmayız"


Konuşmasında Meclis Başkanlığına sunulan ve kamuoyunda büyük tartışma yaratan yeni "Çerçeve Yasa" sürecine de değinen Özel, partisi üzerinde kurulan siyasi baskılara rağmen taviz vermeyeceklerini açıkladı. Hukukçularla birlikte metin üzerinde sabaha kadar çalıştıklarını aktaran Özel, duruşunu şu sözlerle özetledi:

"Biz zor günlerden geçiyoruz. Seçilmiş kadrolarımızın darbe niteliğinde adımlarla uzaklaştırıldığı bir süreçte, bir yandan da Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren kritik bir süreç yürütülüyor. Emin olun meseleyi ve tüm hassasiyetleri en az sizin kadar yakından takip ediyoruz. İlk gün nerede duruyorsak bugün de tam olarak aynı noktadayız. Bizler şehit ailelerinin yanına varamayacağımız, gözlerinin içine bakamayacağımız hiçbir gizli ya da yanlış işin içinde olmayız. Türkiye'de terörün bitmesi, silahların tamamen susması, tek bir silahın dahi terör örgütünün elinde kalmaması ve bir daha hiçbir ocağa ateş düşmemesi için demokratik zeminde adımlar atılmasını sonuna kadar savunuyoruz."

Özel ayrıca, Türkiye genelinde hak mağduriyeti yaşayan er gazi ve şehit yakını sayısının yaklaşık 5 bin 500 kişi olduğunu belirterek, "Madem artık terör olmayacak, madem artık kan akmayacak; o halde bu vatan uğruna kolunu, bacağını, gözünü, canını vermiş bu insanlara haklarını teslim etmek devlet için hiçbir maddi yük değildir. El insaf diyerek Meclis çatısı altında sesiniz olmaya devam edeceğiz" vurgusunu yaptı.


Erdem Çerçioğlu: "Eğer bizi ağlatırsanız hakkımızı helal etmiyoruz"


Özgür Özel'in ardından söz alan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, siyasi partilerin getirdiği alternatif tekliflerin ve hükümetin sunduğu paketlerin mevcut yaraları sarmadığını ifade etti. Çerçioğlu, Meclis'te grubu bulunan tüm milletvekillerine doğrudan seslendiği konuşmasında şu ifadelerle isyan etti:

"Biz Cumhur İttifakı'nın meclise sunduğu kanun teklifini de komisyondaki mevcut yaklaşımları da kabul etmiyoruz. Bizim derdimiz paradan ziyade adaletle ilgilidir, rütbeli personel ile aramızdaki emsal özlük haklarımızın eşitlenmesi mücadelesidir. Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu olarak açlık grevimize kararlılıkla devam edeceğiz. Buradan Meclis'teki tüm siyasilere açıkça haykırıyorum: Eğer bu hazırlanan çerçeve yasada şehit ailelerini ve gazileri bir kez daha boynu bükük bırakır, bizi ağlatırsanız, size de bu devlete de hakkımızı helal etmiyoruz!"

Haber kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, Güvenpark'taki çadırlarda nöbetleşe devam eden açlık grevi eylemine Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da daha önce destek ziyaretlerinde bulunarak meclis zemininde hakların savunulacağı sözünü vermişlerdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.