Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin Ortadoğu’da hiç bir mezhepsel soğuk savaşa izin vermeyeceğini açıkladı.
Türkiye soğuk savaşa izin vermeyecekmiş.
Ne kadar iyi değil mi?
Peki ya sıcak savaş?
Bu konuda Sayın Bakan hiçbir şey demedi.
Neden acaba?
Nedeni basit, çünkü soğuk savaş istemeyen Türkiye, sıcak savaşa koşuyor. Sıcak savaşa giden yolun rayları Türkiye tarafından döşeniyor. Suriye’ye dış müdahalenin ortamı Türkiye tarafından hazırlanıyor. Batılı ülkelerin sözcüsü olarak Türkiye rol alıyor.
Asıl vahim olan şey ise Türkiye bu yaptıklarını maharet sanıyor.
Her şeyin insan hakları, barış ve demokrasi için yapıldığı açıklanıyor.
Barış, demokrasi ve insan haklarından ne anladıklarını Libya’da gördük.
Şimdi aynı şeyler Suriye için planlanıyor.
Suriye üzerindeki sözde demokrasi özlemi daha şimdiden 10 bine yakın can aldı.
Böyle gelen bir demokrasinin hangi hayrı olur?
Suriye’yle ilgili olarak yayınlanan saldırı görüntülerinde dikkatimi çeken bir şey var.
İstisnası yok her görüntüde “Allahü Ekber” sesleri duyuluyor.
Hiç düşündünüz mü acaba neden?
Bu görüntüleri dünyaya servis eden çevrelerin özellikle İslam ülkelerine verdikleri bir mesaj bu.
Ne demek istiyorlar?
Bakın burada isyan edenler sürekli tekbir getiren, Allah ismini ağızlarından düşürmeyen Müslümanlar diye düşünmemizi istiyorlar.
Gerçekten böyle mi?
Hayır, değil.
Libyalı isyancıların da görüntülerinde tekbir sesleri hiç eksik olmazdı. Ama bu isyan çetelerinin Kaddafi’ye ne yaptıklarını gördük. Kaddafi’den sonra Libya’da neler olduğunu da görüyoruz.
Bugün Libya’da yaşanan katliamlar tecavüzler ağızlarından “Allahü Ekber” düşmeyen Müslümanların yapabileceği şeyler mi?
Dolayısıyla Suriye bağlamında dünyaya servis edilen görüntüler Müslümanları özellikle de Suriye bataklığına sokulmak istenene Türkiye’de halkı etkilemek için ortaya konulmaktadır.
Bu konuda milletimiz uyanık olmalı ve oyuna gelmemelidir.
Yoksa soğuk savaş istemeyip sıcak savaşa hızla koşan Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun istediği kıvama getiriliriz.
Türkiye soğuk savaşa izin vermeyecekmiş.
Ne kadar iyi değil mi?
Peki ya sıcak savaş?
Bu konuda Sayın Bakan hiçbir şey demedi.
Neden acaba?
Nedeni basit, çünkü soğuk savaş istemeyen Türkiye, sıcak savaşa koşuyor. Sıcak savaşa giden yolun rayları Türkiye tarafından döşeniyor. Suriye’ye dış müdahalenin ortamı Türkiye tarafından hazırlanıyor. Batılı ülkelerin sözcüsü olarak Türkiye rol alıyor.
Asıl vahim olan şey ise Türkiye bu yaptıklarını maharet sanıyor.
Her şeyin insan hakları, barış ve demokrasi için yapıldığı açıklanıyor.
Barış, demokrasi ve insan haklarından ne anladıklarını Libya’da gördük.
Şimdi aynı şeyler Suriye için planlanıyor.
Suriye üzerindeki sözde demokrasi özlemi daha şimdiden 10 bine yakın can aldı.
Böyle gelen bir demokrasinin hangi hayrı olur?
Suriye’yle ilgili olarak yayınlanan saldırı görüntülerinde dikkatimi çeken bir şey var.
İstisnası yok her görüntüde “Allahü Ekber” sesleri duyuluyor.
Hiç düşündünüz mü acaba neden?
Bu görüntüleri dünyaya servis eden çevrelerin özellikle İslam ülkelerine verdikleri bir mesaj bu.
Ne demek istiyorlar?
Bakın burada isyan edenler sürekli tekbir getiren, Allah ismini ağızlarından düşürmeyen Müslümanlar diye düşünmemizi istiyorlar.
Gerçekten böyle mi?
Hayır, değil.
Libyalı isyancıların da görüntülerinde tekbir sesleri hiç eksik olmazdı. Ama bu isyan çetelerinin Kaddafi’ye ne yaptıklarını gördük. Kaddafi’den sonra Libya’da neler olduğunu da görüyoruz.
Bugün Libya’da yaşanan katliamlar tecavüzler ağızlarından “Allahü Ekber” düşmeyen Müslümanların yapabileceği şeyler mi?
Dolayısıyla Suriye bağlamında dünyaya servis edilen görüntüler Müslümanları özellikle de Suriye bataklığına sokulmak istenene Türkiye’de halkı etkilemek için ortaya konulmaktadır.
Bu konuda milletimiz uyanık olmalı ve oyuna gelmemelidir.
Yoksa soğuk savaş istemeyip sıcak savaşa hızla koşan Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun istediği kıvama getiriliriz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024




























































































