logo
02 MAYIS 2026

ABD, saltanatını korumak için İran’da

18.04.2026 00:00:00
Aksini iddia edebilecek olan var mı? ABD'nin milyonlarca Kızılderili insanın kanı üzerine kurulduğunu bilmeyen var mı?

Yaklaşık 250 yıl önce insan kanı üzerine kurulan bu devletin (15-20 yıl hariç) ayakta kalmak için insanlığın kanını içtiği, emeğini çaldığı, haklarını gasp ettiği gerçeğine itirazı olan var mı?

Varsa o kişi ve zihniyetlere, ABD'nin eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'ın; 'ABD'nin düşmanı olmak tehlikelidir; ABD'nin dostu olmak ise ölümcüldür… Amerika'nın kalıcı dostları ya da düşmanları yoktur, sadece çıkarları vardır' sözlerini hatırlatın.

Burada iki soru akla geliyor!

1- ABD'yi bu kadar güçlü (!), saldırgan, vahşi, tehlikeli, sorumsuz, dünya düzenini bozucu ve kendini dünyanın hakimi görmesinin sebebi nedir?

2- 'Tek güç ve kudret sahibi Allah'tır. O'ndan başka güç ve kudret sahibi tanımıyoruz' inancındaki İslam devletlerini yönetenlerin ABD'ye karşı derin sadakat ve teslimiyetlerinin sebebi nedir?

İkinci sorunun cevabı nettir: 'Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez.

Kalplerinde hastalık bulunanların :" Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek, onların arasına koşuştuklarını görürsün' (Maide Suresi 51-52)

Günümüze gelelim

Dünyanın değiştiğini çok iyi bilen ABD bu değişimi kontrol altında tutmak için 2003 Irak'ta katliamlara başladı. 23 yılda 6 milyondan fazla insanı katletti, 38 milyondan fazla insanı vatanlarından etti, devletlerin sınırlarını yeniden çizdi ve bu katliamlarla dünya hakimiyetini korumak için 10 trilyon dolardan fazla para harcadı.

Ama dünyanın değişmesinin önüne geçemedi. Dünya hakimiyetini korumak için İran'a saldırdı. Ama İran'ı şanlı direnişi ve de zaferi ABD'yi hüsrana uğrattı.

İsrail'in, Gazze katliamlarına karşı ayağı kalkan insanlık, ABD'nin daha savaşın ikinci gününde 168 ilkokul öğrencisini bilerek hedef alıp katletmesi karşısında da ayağı kalktı. Kendi halkı bile bu vahşete karşı sokağa çıktı.

İran'ın siyasi, askeri ve psikolojik hamleleri yanında Hürmüz Boğazı'nı kapatması küresel krizleri tetikledi. ABD'nin müttefikleri bile tetikçi olarak İran'ı değil ABD'yi suçladı. Hele İran'ın, 'Yuan ile petrol alanlar geçebilir' kararı ABD'nin tüm hesaplarını bozdu.

Masa neden kuruldu?

Kaybettiğini anlayan ABD ateşkes çağrısı yapıp, masa kurdu. Neden sorusunun bende iki cevabı var.

Birincisi küresel öfkeyi zayıflatmak. İkincisi ise masa üstünde İran ile barış-ateşkes filan konuşurken masa altında NATO üyelerini özellikle ülkemizi her türlü yolu deneyerek savaşa dahil edip saltanatına devam etmek.

Saltanatın devamı petrol mü?

Ülkemiz siyaseti, medyası, ekonomi uzmanları bu başlığı öne çıkarsa da mevzu petrol değil petro-dolar sistemidir.

Bakın! Dünyanın en büyük petrol üreticisi ve ihracatçısı ABD. Dünyada yılda tüketilen petrolün % 20'sini ABD satıyor.

Diğer taraftan dünyanın en büyük petrol alıcıları 3 milyar nüfusa sahip Çin ve Hindistan.

Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol, dünya petrol ihtiyacının %20'sini kadar.

Eğer mevzu petrol olsaydı hem dünyanın en çok petrol üreten-satan ülkesi hem de dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip Venezuela'ya çöken ABD dünyanın ihtiyacını çok rahat karşılayabilirdi.

O zaman sebep ne?

Sebebi bizzat ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio Nisan başında yaptığı açıklama ile verdi:

'Eğer ülkeler, dolar yerine kendi para birimleriyle ticaret yapmaya başlarsa, yaptırımların etkisi büyük ölçüde ortadan kalkar. Dünyada tamamen Amerika Birleşik Devletleri'nden bağımsız ikincil bir ekonomi yaratıyorlar.

Beş yıl içinde yaptırımlardan bahsetmemize gerek kalmayacak. Çünkü dolar dışındaki para birimleriyle işlem yapan o kadar çok ülke olacak ki, yaptırım uygulama kabiliyetimiz kalmayacak."

Nasıl?

BRICS ülkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika ve yeni üyeler), küresel ticarette ABD dolarına olan bağımlılığı azaltmak (de-dolarizasyon) amacıyla yerel para birimleriyle ticareti stratejik bir öncelik haline getirmiştir.

2025 yılı verilerine göre, BRICS içi toplam ticaretin yaklaşık %90'ı yerel para birimleriyle yapılmaktadır; bu oran iki yıl önce %65 seviyesindeydi.

Rusya-Çin arasındaki ikili ticaretin %99'undan fazlası artık ruble ve yuan cinsinden gerçekleştirilmektedir.

Rusya'dan Hindistan'a yapılan petrol satışları rupi, Çin'e yapılan satışlar ise yuan ile finanse edilmektedir.

Çin, 50'den fazla ülke ile yerel paraların takasına izin veren anlaşmalar imzalayarak yuanın kullanımını yaygınlaştırmıştır.

Üye ülkeler arasında yerel para birimleriyle ödemeyi kolaylaştıracak, SWIFT'e alternatif merkeziyetsiz bir mesajlaşma sistemi üzerinde çalışılmaktadır.

Bu sistemin sahibi kim?

Söyle söyle çekinme. BTP'nin ebedi lideri, Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi, milli paralar ile ticaretin fikir babası, Rusya Meclisinde modelini anlatan, bizzat Putin tarafından teşekkür edilen ve 'uygulayacağız' denilen modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş.

BRICS Ülkeleri İş Geliştirme Merkezi Başkan Vekili Prof. Dr. Vladimir Gorbanovsky, Boş Hocamızın vefatından önce ziyarete gelmiş ve yaptıkları görüşmede şu cümleleri kurmuştu:

'Ekonomi görüşleriniz BRICS ülkelerinde kullanılıyor. Sizinle, Milli Ekonomi Modeli'nizin BRICS ülkelerinde pratikte daha geniş şekilde nasıl hayata geçirileceğini görüşmek istiyorum.

Çünkü Hindistanlı ve Çinli arkadaşlarımız yeni iktisadi uygulamalar için Rusya'ya bakıyorlar, Rusya ise size bakıyor'.

Bizim iktidar ve muhalefet ise hala ABD'ye bakıyor. Baksanıza Dışişleri Bakanımız Haklan Fidan "Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin tamamen serbest olması, yani hiçbir ülkenin herhangi bir para ödeme durumunda kalmadan buradan geçmesi gerekir' diyor.

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.