CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu 1232 delegenin 1164’ünün oyunu alarak CHP Genel Başkanlığı’na yeniden seçildiği gün yaptığı açıklamada “değişim için yola çıktık ve yolumuzu sürdürmeye kararlıyız” dedi.
Değişim, çok iddialı ve bir o kadar da tehlikeli bir kelime…
İddialı, çünkü Türkiye ile yaşıt olan bir partinin değişebilmesi büyük bir iddiadır.
Tehlikeli, çünkü değişenleri çok gördük.
Hiçbir değişim ya da dönüşüm bu güne kadar Türkiye’ye hayırlı olmadı.
Her değişim ya da dönüşüm Türkiye’den çok şey götürdü ama hiçbir şey katmadı.
Şimdi Kılıçdaroğlu’yla CHP’de değişim yaşanıyor.
Türkiye’nin yaşadığı siyasi dönüşüm, CHP ve AKP’nin değişimi bana ABD’yi çağrıştırıyor.
Yani giderek ABD’ye daha çok benzeyeceğiz.
Bu benzerlik siyasi düzlemde çok daha fazla hissedilecek. CHP’deki değişim ve dönüşüm bunun işareti bence.
Malumunuz olduğu üzere ABD’deki siyasi yapı demokratlar ve cumhuriyetçiler olmak üzere iki isim adı altında toplanmış durumda.
Kendilerine farklı isimler koymuş olsalar da cumhuriyetçilerle demokratlar arasında temel konularda hiçbir fark yoktur.
Nedir ABD’nin temel konuları?
Irak’tır, Afganistan’dır, Suriye’dir, Libya’dır.
Başka?
BOP’tur, medeniyetler arası ittifak’tır, dinler arası diyalogdur, Ruhban Okulu’dur, Haçlı savaşıdır…
Bazılarını saydığımız temel konularda ABD’nin icraatları iktidarda cumhuriyetçiler de olsa demokratlar da olsa değişmez.
Değişerek iktidar olduğu için AKP zaten ABD’nin istediği kıvamdadır. CHP’deki değişim ve dönüşüm tamamına erdiğinde ortaya çıkacak olan yeni parti AKP’nin soldaki yansıması olacaktır.
Bu yeni CHP’yle AKP’nin temel icraatları arasında hiçbir fark söz konusu olmayacaktır.
Peki, Türkiye’nin temel icraatları nedir?
BOP’tur, medeniyetler arası ittifak’tır, dinler arası diyalogdur, Ruhban Okulu’dur. Eş başkanlıktır, Arap Baharı’dır, IMF’dir, NATO’dur.
Kurtulmuş kendini sıfırla çarptı
Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş kendi söyledikleriyle ters düşme pahasına AKP’ye geçiyor.
Bir siyasi bile bile böyle bir intihara kalkışmayacağına göre çok etkili çevrelerin desteğinin sağlanmış olduğunu tahmin etmek zor değil.
Zira böyle bir ters düşüş –moda deyimle değişim ve dönüşüm- milletin gözünde sıfırla çarpılmak demektir.
Bu işlemde sıfırla çarpıldığı zaman işleme girdiğinden daha büyük bir makamla çıkabilmek ancak Türkiye’nin başta medyası olmak üzere etkili her çevresine söz geçirebilen ABD’nin icazetinin alınmasıyla mümkün olabilir.
Sayın Kurtulmuş bu icazete güveniyor olabilir.
Eğer bu tahminlerimde haklıysan Kurtulmuş’un AKP’deki yükselişine hiçbir AKP’li engel olmayacaktır.
Değişim, çok iddialı ve bir o kadar da tehlikeli bir kelime…
İddialı, çünkü Türkiye ile yaşıt olan bir partinin değişebilmesi büyük bir iddiadır.
Tehlikeli, çünkü değişenleri çok gördük.
Hiçbir değişim ya da dönüşüm bu güne kadar Türkiye’ye hayırlı olmadı.
Her değişim ya da dönüşüm Türkiye’den çok şey götürdü ama hiçbir şey katmadı.
Şimdi Kılıçdaroğlu’yla CHP’de değişim yaşanıyor.
Türkiye’nin yaşadığı siyasi dönüşüm, CHP ve AKP’nin değişimi bana ABD’yi çağrıştırıyor.
Yani giderek ABD’ye daha çok benzeyeceğiz.
Bu benzerlik siyasi düzlemde çok daha fazla hissedilecek. CHP’deki değişim ve dönüşüm bunun işareti bence.
Malumunuz olduğu üzere ABD’deki siyasi yapı demokratlar ve cumhuriyetçiler olmak üzere iki isim adı altında toplanmış durumda.
Kendilerine farklı isimler koymuş olsalar da cumhuriyetçilerle demokratlar arasında temel konularda hiçbir fark yoktur.
Nedir ABD’nin temel konuları?
Irak’tır, Afganistan’dır, Suriye’dir, Libya’dır.
Başka?
BOP’tur, medeniyetler arası ittifak’tır, dinler arası diyalogdur, Ruhban Okulu’dur, Haçlı savaşıdır…
Bazılarını saydığımız temel konularda ABD’nin icraatları iktidarda cumhuriyetçiler de olsa demokratlar da olsa değişmez.
Değişerek iktidar olduğu için AKP zaten ABD’nin istediği kıvamdadır. CHP’deki değişim ve dönüşüm tamamına erdiğinde ortaya çıkacak olan yeni parti AKP’nin soldaki yansıması olacaktır.
Bu yeni CHP’yle AKP’nin temel icraatları arasında hiçbir fark söz konusu olmayacaktır.
Peki, Türkiye’nin temel icraatları nedir?
BOP’tur, medeniyetler arası ittifak’tır, dinler arası diyalogdur, Ruhban Okulu’dur. Eş başkanlıktır, Arap Baharı’dır, IMF’dir, NATO’dur.
Kurtulmuş kendini sıfırla çarptı
Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş kendi söyledikleriyle ters düşme pahasına AKP’ye geçiyor.
Bir siyasi bile bile böyle bir intihara kalkışmayacağına göre çok etkili çevrelerin desteğinin sağlanmış olduğunu tahmin etmek zor değil.
Zira böyle bir ters düşüş –moda deyimle değişim ve dönüşüm- milletin gözünde sıfırla çarpılmak demektir.
Bu işlemde sıfırla çarpıldığı zaman işleme girdiğinden daha büyük bir makamla çıkabilmek ancak Türkiye’nin başta medyası olmak üzere etkili her çevresine söz geçirebilen ABD’nin icazetinin alınmasıyla mümkün olabilir.
Sayın Kurtulmuş bu icazete güveniyor olabilir.
Eğer bu tahminlerimde haklıysan Kurtulmuş’un AKP’deki yükselişine hiçbir AKP’li engel olmayacaktır.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024




























































