Sosyal devlet ama nasıl?
Uluslararası ilişkiler dikkate alındığında, devletlerin tek başlarına dünya sahnesinde yer almaları zor, belki de imkânsızdır
27.06.2026 00:49:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Uluslararası ilişkiler dikkate alındığında, devletlerin tek başlarına dünya sahnesinde yer almaları zor, belki de imkânsızdır. Bu nedenle, devletler arasında tarih boyunca çeşitli menfaat birlikteliklerine gidildiği bilinen bir gerçektir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kendi menfaatleri istikametinde birlikteliklere elbette dahil olmalıdır.
Ancak bu, AB örneğinde olduğu gibi, sadece tek taraflı verilen tavizlere dönüşen ve aslında Türkiye için bir yok olma süreci projesi olmamalıdır.
AB üyesi devletler incelendiğinde; pek çoğunun, Kurtuluş Savaşı sırasında topraklarımızı işgal eden, vatanımız üzerinde gözü olan ülkeler olduğu görülecektir. Türkiye'nin böyle birliktelikten bir yararı olmayacağı açıktır.

Milli Devlet anlayışında, dünya devletleri ile kurulacak birliktelikler için belirlenen temel ölçü, Türkiye'nin menfaatlerinin azami derecede korunmasıdır. Topraklarımızda hesabı olmayan, bizi ve kimliğimizi değiştirerek vatanımızı ele geçirme ihtirası taşımayan devletler, elbette ki mevcuttur.
Türk Cumhuriyetler, Türk–İslam dünyası, Uzakdoğu ülkeleri ve topraklarımızda ve kaynaklarımızda gözü olmayan sair devletler bu çerçevede değerlendirilebilir. Geçmişte yüzyıllarca liderlik yaptığımız, hakimiyetimiz altında yaşamış olan ülkeler ve halklar, bugün dahi kuracağımız böylesi ortaklıklarda Türk milletini yine baş olarak görmek istemektedir.
Önce bölgesinde ve sonra da dünyada lider bir Türkiye'nin temellerinin atılacağı birliktelikleri Milli Devletle hayata geçirmekteyiz.

Sosyal devlet olarak milli devlet
Sosyal Devlet kavramı, hemen hemen bütün devletlerin anayasalarında ki temel hükümlerdendir. Bütün iktisat görüşleri, Sosyal Devleti veya refah devletini hayata geçireceğini iddia eder. Ama ilk defa hiçbir iktisadi modelin hayal bile edemediği bir Sosyal Devlet anlayışını, Milli Devlet Modeli hayata geçirmekte ve bunun teorik–pratik temellerini ortaya koymaktadır.
Gerek Sosyal Devlet kavramına yaklaşımı, gerekse bunun uygulanması için gerekli olan finansmanın oluşturulması noktasında şu ana kadar ifade edilen Sosyal Devlet yaklaşımlarından bambaşka bir Sosyal Devlet anlayışını uygulamaya koymaktayız.

Önce şu soru ile konuyu açabiliriz: Neden Sosyal Devlet / Milli Devlet?
Milli Devlet'in vazifelerini tarif ederken, insanların doğuştan gelen hakları olduğunu ifade etmiştik. Bunları yaşatmak ve korumak ise devletin vazifesidir. İşte bu hakları yaşatmakla mükellef olan devlet, sosyal sorumluluklar taşımaktadır. Sosyal Devlet olmak devletin vatandaşlarına karşı bir ikramı değil, onun varlığının gereği ve vazifesidir.
Yani işsiz bir insana işsizlik parası vermek, devletin ona bir ikramı değildir. Çünkü devlet, vatandaşlarına iş bulmak zorundadır; yani yaşamak isteyen devlet, vatandaşlarını yaşatmak durumundadır. Eğer bir birey iş bulamıyorsa, bunun sorumluluğu devlete aittir ve bu eksiğini telafi edinceye kadar ona işsizlik maaşı vermek zorundadır.
Devletin, gelirlerinin vatandaşına hizmet olarak geri döndürmesi ve milletinden topladığından daha fazlasını milletine vermek suretiyle sosyal adalet ve adil gelir paylaşımını sağlama karakterine haiz devlete, "Sosyal Devlet" diyoruz.

Anayasamıza göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir "Sosyal Hukuk Devleti"dir. Anayasamızda yer almasına rağmen, tam manasıyla hayata geçirilememiş olan Sosyal Devlet anlayışı, ancak Milli Ekonomi Modeli ve Milli Devlet tezimizle işlerlik kazanacaktır.
Anayasa Mahkemesi'nin 27 Eylül 1967 tarihinde resmi gazetede yayımlanan Sosyal Devlet tanımı şöyledir: "İnsan hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, ferdin huzur ve refahını gerçekleştiren ve teminat altına alan, kişiyle toplum arasında denge kuran,
Emek ve sermaye ilişkilerini dengeli olarak düzenleyen, özel teşebbüsün güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayan,
Çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için sosyal, iktisadi ve mali tedbirler alarak çalışanları koruyan,
İşsizliği önleyici, milli gelirin adalete uygun bir şekilde dağılmasını sağlayıcı tedbirleri alan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendini yükümlü sayan, hukuka bağlı kararlılık içinde ve gerçekçi bir özgürlük rejimi uygulayan bir devlet."

Milli Ekonomi Modeli ve onun siyasi açılımı olan Sosyal Devlet / Milli Devlet tezi, tam bir Sosyal Hukuk Devleti'nin hayata geçirilmesi projesidir.
Milli Devletin tarif ettiği Sosyal Devlet anlayışının üç ayağı vardır: 1– Sosyal Güvenlik, 2– Sosyal Hizmet, 3– Sosyal Destek. Bunları tek tek ele alalım." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kendi menfaatleri istikametinde birlikteliklere elbette dahil olmalıdır.
Ancak bu, AB örneğinde olduğu gibi, sadece tek taraflı verilen tavizlere dönüşen ve aslında Türkiye için bir yok olma süreci projesi olmamalıdır.
AB üyesi devletler incelendiğinde; pek çoğunun, Kurtuluş Savaşı sırasında topraklarımızı işgal eden, vatanımız üzerinde gözü olan ülkeler olduğu görülecektir. Türkiye'nin böyle birliktelikten bir yararı olmayacağı açıktır.

Milli Devlet anlayışında, dünya devletleri ile kurulacak birliktelikler için belirlenen temel ölçü, Türkiye'nin menfaatlerinin azami derecede korunmasıdır. Topraklarımızda hesabı olmayan, bizi ve kimliğimizi değiştirerek vatanımızı ele geçirme ihtirası taşımayan devletler, elbette ki mevcuttur.
Türk Cumhuriyetler, Türk–İslam dünyası, Uzakdoğu ülkeleri ve topraklarımızda ve kaynaklarımızda gözü olmayan sair devletler bu çerçevede değerlendirilebilir. Geçmişte yüzyıllarca liderlik yaptığımız, hakimiyetimiz altında yaşamış olan ülkeler ve halklar, bugün dahi kuracağımız böylesi ortaklıklarda Türk milletini yine baş olarak görmek istemektedir.
Önce bölgesinde ve sonra da dünyada lider bir Türkiye'nin temellerinin atılacağı birliktelikleri Milli Devletle hayata geçirmekteyiz.

Sosyal devlet olarak milli devlet
Sosyal Devlet kavramı, hemen hemen bütün devletlerin anayasalarında ki temel hükümlerdendir. Bütün iktisat görüşleri, Sosyal Devleti veya refah devletini hayata geçireceğini iddia eder. Ama ilk defa hiçbir iktisadi modelin hayal bile edemediği bir Sosyal Devlet anlayışını, Milli Devlet Modeli hayata geçirmekte ve bunun teorik–pratik temellerini ortaya koymaktadır.
Gerek Sosyal Devlet kavramına yaklaşımı, gerekse bunun uygulanması için gerekli olan finansmanın oluşturulması noktasında şu ana kadar ifade edilen Sosyal Devlet yaklaşımlarından bambaşka bir Sosyal Devlet anlayışını uygulamaya koymaktayız.

Önce şu soru ile konuyu açabiliriz: Neden Sosyal Devlet / Milli Devlet?
Milli Devlet'in vazifelerini tarif ederken, insanların doğuştan gelen hakları olduğunu ifade etmiştik. Bunları yaşatmak ve korumak ise devletin vazifesidir. İşte bu hakları yaşatmakla mükellef olan devlet, sosyal sorumluluklar taşımaktadır. Sosyal Devlet olmak devletin vatandaşlarına karşı bir ikramı değil, onun varlığının gereği ve vazifesidir.
Yani işsiz bir insana işsizlik parası vermek, devletin ona bir ikramı değildir. Çünkü devlet, vatandaşlarına iş bulmak zorundadır; yani yaşamak isteyen devlet, vatandaşlarını yaşatmak durumundadır. Eğer bir birey iş bulamıyorsa, bunun sorumluluğu devlete aittir ve bu eksiğini telafi edinceye kadar ona işsizlik maaşı vermek zorundadır.
Devletin, gelirlerinin vatandaşına hizmet olarak geri döndürmesi ve milletinden topladığından daha fazlasını milletine vermek suretiyle sosyal adalet ve adil gelir paylaşımını sağlama karakterine haiz devlete, "Sosyal Devlet" diyoruz.

Anayasamıza göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir "Sosyal Hukuk Devleti"dir. Anayasamızda yer almasına rağmen, tam manasıyla hayata geçirilememiş olan Sosyal Devlet anlayışı, ancak Milli Ekonomi Modeli ve Milli Devlet tezimizle işlerlik kazanacaktır.
Anayasa Mahkemesi'nin 27 Eylül 1967 tarihinde resmi gazetede yayımlanan Sosyal Devlet tanımı şöyledir: "İnsan hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, ferdin huzur ve refahını gerçekleştiren ve teminat altına alan, kişiyle toplum arasında denge kuran,
Emek ve sermaye ilişkilerini dengeli olarak düzenleyen, özel teşebbüsün güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayan,
Çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için sosyal, iktisadi ve mali tedbirler alarak çalışanları koruyan,
İşsizliği önleyici, milli gelirin adalete uygun bir şekilde dağılmasını sağlayıcı tedbirleri alan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendini yükümlü sayan, hukuka bağlı kararlılık içinde ve gerçekçi bir özgürlük rejimi uygulayan bir devlet."

Milli Ekonomi Modeli ve onun siyasi açılımı olan Sosyal Devlet / Milli Devlet tezi, tam bir Sosyal Hukuk Devleti'nin hayata geçirilmesi projesidir.
Milli Devletin tarif ettiği Sosyal Devlet anlayışının üç ayağı vardır: 1– Sosyal Güvenlik, 2– Sosyal Hizmet, 3– Sosyal Destek. Bunları tek tek ele alalım." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
















































































