Sosyal devlet projeleri
Merkez bankasının dolaşıma çıkardığı para olan emisyon, piyasanın talebine bağlı olarak üretilir
26.05.2026 00:41:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Merkez bankasının dolaşıma çıkardığı para olan emisyon, piyasanın talebine bağlı olarak üretilir.
Bir çuval mısırı toprağa attığımızı ve hasat zamanı 10 çuval mısır elde ettiğimizi var sayarsak, işte emisyon, üretilen bu mal ve hizmetin karşılığı olan paradır.
Emisyonun genişletilmesi, yabancı paranın yerli halkın emeği ve üretimi ile karşılık bulmasını önler.
"Her yıl büyüyen ekonomilerde büyüme oranına bağlı olarak emisyon hacmi arttırılmalıdır."
Friedman, emisyon hacminin neden ve hangi oranda arttırılması gerektiğini bilmediğini itiraf etmiştir.

Biz şimdi söylüyoruz:
"Büyüyen ekonomilerde her yıl büyüme oranına bağlı olarak emisyon hacminin arttırılması gerekir.
Piyasa dengeleri için bu şarttır.
Ülkeler kendi merkez bankalarında kendi paralarını bulundurmalıdır.
Dolaşımda da sadece kendi paraları geçerli olmalıdır."
Bunun yolu senyoraj hakkının kullanılması ile emisyonun genişletilmesidir.
Ülkeler üretimin karşılığında piyasada kendi emisyonunu bulundurmak yerine başka ülkelerin paralarını ikâme ederse, gelirini bu ülkelere karşılıksız ihraç ederler.

SOSYAL DEVLET PROJELERİ
Devlet, sosyal devlet projeleri ile dar gelirliyi destekler. Bu bir ekonomi modelidir. Çünkü, bu sayede piyasada eksik olan talep devreye konulur.
Dar gelirliye verilecek para, tasarruf edilmeyecek, piyasaya girecektir. Devlet bir eli ile dar gelirliyi desteklerken, ekonominin büyümesine de imkân tanır. Verdiğinden fazlasını üreticiden alabileceği bir imkân doğar.
Sosyal devlet projelerinin özelliği şudur:
Tüketim eksenli tek analiz olan MEM'de, vatandaşların tamamı aynı zamanda gelir kaynağıdır. Mesela, her vatandaşa vatandaşlık maaşı verdiğimizi kabul edelim.

Türkiye'den örnek verirsek;
Bizde paranın bir yılda dolaşım miktarı 16 kezdir. Maaş olarak her yıl 300 milyar TL verdiğimizi farz edersek; yılda 300 x 16 = 4.8 trilyon TL işlem hacmi ortaya çıkar.
Devletin bundan yüzde 10 vergi aldığı düşünülürse, bu, yılda 480 milyar TL bir verginin hazineye girmesi demektir.
Başta sosyal devlet projeleri kapsamında gider hanesine yazdığımız bu para, yıl sonunda devletin hazinesine kârlı bir şekilde geri dönmüştür.

Bir çuval mısırı toprağa attığımızı ve hasat zamanı 10 çuval mısır elde ettiğimizi var sayarsak, işte emisyon, üretilen bu mal ve hizmetin karşılığı olan paradır.
Emisyonun genişletilmesi, yabancı paranın yerli halkın emeği ve üretimi ile karşılık bulmasını önler.
"Her yıl büyüyen ekonomilerde büyüme oranına bağlı olarak emisyon hacmi arttırılmalıdır."
Friedman, emisyon hacminin neden ve hangi oranda arttırılması gerektiğini bilmediğini itiraf etmiştir.

Biz şimdi söylüyoruz:
"Büyüyen ekonomilerde her yıl büyüme oranına bağlı olarak emisyon hacminin arttırılması gerekir.
Piyasa dengeleri için bu şarttır.
Ülkeler kendi merkez bankalarında kendi paralarını bulundurmalıdır.
Dolaşımda da sadece kendi paraları geçerli olmalıdır."
Bunun yolu senyoraj hakkının kullanılması ile emisyonun genişletilmesidir.
Ülkeler üretimin karşılığında piyasada kendi emisyonunu bulundurmak yerine başka ülkelerin paralarını ikâme ederse, gelirini bu ülkelere karşılıksız ihraç ederler.

SOSYAL DEVLET PROJELERİ
Devlet, sosyal devlet projeleri ile dar gelirliyi destekler. Bu bir ekonomi modelidir. Çünkü, bu sayede piyasada eksik olan talep devreye konulur.
Dar gelirliye verilecek para, tasarruf edilmeyecek, piyasaya girecektir. Devlet bir eli ile dar gelirliyi desteklerken, ekonominin büyümesine de imkân tanır. Verdiğinden fazlasını üreticiden alabileceği bir imkân doğar.
Sosyal devlet projelerinin özelliği şudur:
Tüketim eksenli tek analiz olan MEM'de, vatandaşların tamamı aynı zamanda gelir kaynağıdır. Mesela, her vatandaşa vatandaşlık maaşı verdiğimizi kabul edelim.

Türkiye'den örnek verirsek;
Bizde paranın bir yılda dolaşım miktarı 16 kezdir. Maaş olarak her yıl 300 milyar TL verdiğimizi farz edersek; yılda 300 x 16 = 4.8 trilyon TL işlem hacmi ortaya çıkar.
Devletin bundan yüzde 10 vergi aldığı düşünülürse, bu, yılda 480 milyar TL bir verginin hazineye girmesi demektir.
Başta sosyal devlet projeleri kapsamında gider hanesine yazdığımız bu para, yıl sonunda devletin hazinesine kârlı bir şekilde geri dönmüştür.










































































