logo
05 AĞUSTOS 2026

Sosyal medya filtreleri yaşlanma kaygısını artırıyor

Yaşlanma korkusu çoğu zaman kırışıklıklardan değil, sevilmeme, değer görmeme ve kaybetme endişesinden besleniyor

05.08.2026 13:35:00 / Güncelleme: 05.08.2026 13:39:11
Ahmet Turan Yiğit
 
Sosyal medya filtreleri yaşlanma kaygısını artırıyor
Sosyal medya filtreleri yaşlanma kaygısını artırıyor
Yaşlanma korkusu çoğu zaman kırışıklıklardan değil, sevilmeme, değer görmeme ve kaybetme endişesinden besleniyor. Uzmanlara göre yaşlanma yalnızca bedensel bir süreç değil; kişinin kimlik algısını da sarsabilen psikolojik bir deneyim. Öz değerini gençlik, fiziksel görünüm veya başkalarının onayı üzerine kuran kişilerde yaşlanma daha tehdit edici algılanabiliyor.

Yaşlanma korkusunun temelinde kayıp endişesi var 
Yaşlanma sürecinde zamanın sınırlı olduğunu hatırlamak doğal. Ancak bu kaygı yaşamı yönetmeye başladığında psikolojik bir soruna dönüşebiliyor. Sürekli aynaya bakmak, yeni çizgiler nedeniyle yoğun kaygı yaşamak, yaşını söylemekten kaçınmak ya da estetik uygulamalarla sürekli genç görünmeye çalışmak artık yalnızca yaşlanmayı sevmemekten öte bir duruma işaret edebiliyor.

Yaşlanmaya yüklenen anlam belirleyici oluyor 
Bazıları için yaş almak olgunlaşmak ve deneyim kazanmak anlamına gelirken, bazıları için çekiciliğin ve toplumsal değerlerin azalması demektir. Sosyal medya filtreleri ve "hep genç kal" kültürü bu kaygıyı artırıyor. Filtrelenmiş görüntüler, kişilerin kendi yüzlerini kusurlu algılamasına yol açabiliyor.

Orta yaşta kaygıyı artıran yalnızca kırışıklıklar değil 
Otuzlu ve kırklı yaşlarda beyaz saçlar ve metabolizmadaki değişimler zamanın geçişini somutlaştırıyor. Ancak bu dönemde kaygıyı artıran yalnızca fiziksel değişimler değil; yaşam muhasebesi de devreye giriyor. "Hayal ettiğim yaşamı yaşayabildim mi?", "Yanlış seçimler mi yaptım?" gibi sorgulamalar yaşlanma kaygısına eşlik edebiliyor.

Estetik uygulamalar kaygıyı azaltmayabilir 
Bir kişinin görünümünde hoşlanmadığı bir noktayı değiştirmek istemesi doğal. Ancak yapılan işlemler kaygıyı azaltmıyorsa ve kişi sürekli yeni kusurlar arıyorsa bu durum psikolojik değerlendirme gerektirebilir. Özellikle beden dismorfik bozukluğunda kişiler görünüm kusurlarıyla yoğun şekilde uğraşabilir.

Yaşlanma kaygısının içinde ayrılık ve kayıp korkusu da var 
Ebeveynlerin yaşlanması, kişinin kendi yaşlanmasını ve bir gün onları kaybedebileceğini hatırlatıyor. Çocuk sahibi olmak da zamanın ilerlediğini daha görünür hale getiriyor. Bu nedenle yaşlanma kaygısı çoğu zaman farklı kayıp korkularının birleşiminden oluşuyor.

Psikolojik dayanıklılık değişen bedene rağmen kendilik değerini koruyabilmektir 
Yaşlanmayı sağlıklı şekilde kabul eden kişiler, kimliklerini yalnızca gençlik ve güzellik üzerine kurmazlar. Üretmeye devam eder, yeni ilgi alanları geliştirir ve yaşamlarına anlam katacak roller üstlenirler. Böylece yaşlanma kaygısı yerine yaşamın değerini öne çıkarırlar.

Sürekli genç görün mesajı doğal süreci bozuyor 
Yapay zekâ destekli estetik teknolojiler ve dijital gençleştirme uygulamaları gelecekte kaygıyı artırabilecek etkenler arasında görülüyor. Kültür sürekli "yaşlanma", "çizgilerini sil", "on yaş genç görün" mesajı verirse, yaşlanma doğal bir yaşam evresi olmaktan çıkarak düzeltilmesi gereken bir kusur gibi algılanabilir.

DEM Parti, kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen teklife imza atma kararı aldı

DEM Parti, kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen teklife imza atma kararı aldı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ile Tülay Hatimoğulları, İmralı Heyeti üyeleri Mithat Sancar ile Özgür Faik Erol ve TBMM Adalet Komisyonu'ndaki partili vekiller imza atmak üzere Meclis'e gitti

05.08.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti, kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen teklife imza atma kararı aldı
DEM Parti, kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen teklife imza atma kararı aldı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM'de DEM Parti grubunda "çerçeve yasa" teklifine ilişkin toplantı devam ederken gazetecilerin teklifi DEM Parti'nin teklifi imzalayıp imzalamayacağına ilişkin sorusu üzerine, "Değerlendiriyoruz içeride bakacağız" dedi. Toplantıda DEM Parti'nin "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni imzalama kararı verildi.

TBMM'de DEM Parti Grubunda "çerçeve yasa"ya ilişkin DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ile Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri Meral Danış Beştaş, Cengiz Çiçek ve Saruhan Oluç'un yer aldığı bir toplantı düzenlendi.

Toplantı devam ederken arada dışarı çıkan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kanun teklifine henüz imza atmadıklarını söyledi. DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, "çerçeve yasa" teklifiyle ilgili "Anlaşmazlık yok mutabıkız, maddelere DEM Parti onay verdi" dedi. "İmza attınız mı?" sorusuna ise DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Değerlendiriyoruz içeride bakacağız" yanıtını verdi.

Yapılan toplantının ardından imza atma kararı alındı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ile Tülay Hatimoğulları, İmralı Heyeti üyeleri Mithat Sancar ile Özgür Faik Erol ve TBMM Adalet Komisyonu'ndaki partili vekiller imza atmak üzere Meclis'e gitti.

Geçen ay 107 bin 113 gıda denetimi gerçekleştirildi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, temmuzda 107 bin 113 gıda denetimi gerçekleştirildiğini belirtti

05.08.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
 
Geçen ay 107 bin 113 gıda denetimi gerçekleştirildi
Geçen ay 107 bin 113 gıda denetimi gerçekleştirildi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, temmuzda 107 bin 113 gıda denetimi gerçekleştirildiğini belirterek, uygunsuzluk tespit edilen işletmelere 250 milyon lira idari para cezası uygulandığını bildirdi.

Yumaklı, NSosyal hesabından, 1-31 Temmuz tarihlerinde yurt genelinde yapılan gıda denetimlerine ilişkin paylaşım yaptı.

Geçen ay 107 bin 113 gıda denetimi gerçekleştirdiklerine işaret eden Bakan Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Denetimler sonucunda, uygunsuzluk tespit edilen işletmelere 250 milyon lira idari para cezası uygularken, 37 işletmeyle ilgili suç duyurusunda bulunduk. İşini doğru ve dürüst yapan işletmecilerimizin her zaman yanında duracak, halk sağlığıyla oynayanlara ise asla taviz vermeyeceğiz." 

AK Parti Genel Başkanvekili Ala'dan "çerçeve yasa" açıklaması: Meclis tatile girmeden yasanın çıkmasını planlıyoruz

AK Parti Genel Başkanvekili Ala, "çerçeve yasaya" ilişkin, "Hiçbir aksama ya da erteleme yok. Her şey öngörüldüğü biçimde devam ediyor. Bugün yasa teklifi sunulacak, görüşmeler başlayacak. Meclis tatile girmeden yasanın çıkmasını planlıyoruz" dedi

05.08.2026 13:45:00
AA
 
AK Parti Genel Başkanvekili Ala'dan "çerçeve yasa" açıklaması: Meclis tatile girmeden yasanın çıkmasını planlıyoruz
AK Parti Genel Başkanvekili Ala'dan "çerçeve yasa" açıklaması: Meclis tatile girmeden yasanın çıkmasını planlıyoruz
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Çalışmaların ve görüşmelerin sona geldiğini ifade eden Ala, teklifi bugün TBMM'ye sunacaklarını belirtti.

Olumlu bir atmosferin olduğunu dile getiren Ala, "Bu sorunu kökten çözüp Türkiye, hedeflerine doğru emin adımlarla ilerleyecek. Atmosfer ve değerlendirmeler olumlu. Ciddi siyasal ve toplumsal destek var. Bu çalışmalar sonucunda da Türkiye, prangalarından kurtulacak." diye konuştu.

Ala, kanun teklifinin görüşme takvimine ilişkin soru üzerine, "Hiçbir aksama ya da erteleme yok. Her şey öngörüldüğü biçimde devam ediyor. Bugün yasa teklifi sunulacak, görüşmeler başlayacak. Meclis tatile girmeden yasanın çıkmasını planlıyoruz. Bu da inşallah gerçekleşecek." yanıtını verdi.

Sosyal medya paylaşımları siber suçlulara davetiye çıkarıyor

Sosyal medya paylaşımları artık yalnızca arkadaşlarla iletişim kurmanın bir yolu değil; aynı zamanda siber suçlular için bir bilgi kaynağı haline geldi

05.08.2026 13:40:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Sosyal medya paylaşımları siber suçlulara davetiye çıkarıyor
Sosyal medya paylaşımları siber suçlulara davetiye çıkarıyor
Sosyal medya paylaşımları artık yalnızca arkadaşlarla iletişim kurmanın bir yolu değil; aynı zamanda siber suçlular için bir bilgi kaynağı haline geldi. Uzmanlara göre aşırı paylaşım, kimlik avı saldırıları ve sosyal mühendislik teknikleri için adeta açık kapı oluşturuyor.

Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir 
Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz ve hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. Bu nedenle her paylaşım öncesinde "Bu bilgi gerçekten çevrim içi olmalı mı?" sorusunu sormak büyük önem taşıyor.

Gizlilik ayarları kadar farkındalık da önemli 
Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak önemli olsa da asıl güvenlik bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. "Sadece arkadaşlarım görüyor" diye düşünülen bir paylaşım, birkaç etkileşimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor.

Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta

Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın; doğum tarihi veya evcil hayvan adı bile parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.

Tatil planlarınızı detaylı şekilde paylaşmayın; evinizin boş olduğunu gösterebilir.

Canlı konum bilgilerini paylaşırken dikkatli olun.

Yeni cihaz veya değerli eşyalarınızı sergilemek kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir.

Çocukların fotoğraflarını paylaşırken hassas davranın.

İşle ilgili serzenişlerinizi açık platformlarda dile getirmeyin.

Finansal bilgilerinizi (kart numarası, IBAN, QR kod) paylaşmayın.

Arkadaş ve aile bireylerinin bilgilerini izinleri olmadan paylaşmayın.

Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatlerine kanmayın.

Ekran görüntülerini paylaşırken dikkatli olun; kişisel yazışmalar güvenlik ihlali yaratabilir.

Sosyal medya sizi sevdiklerinizle buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir.

Verilere göre 2025 yılında Türkiye'de çocukların karıştığı olay sayısı 609 bin 959'a gerilerken en çok karıştıkları olay ise "yaralama" oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuk istatistiklerini yayınladı. Verilere göre çocukların karıştığı olay sayısı 609 bin 959'a gerilerken en çok karıştıkları olay ise "yaralama" oldu

05.08.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
Verilere göre 2025 yılında Türkiye'de çocukların karıştığı olay sayısı 609 bin 959'a gerilerken en çok karıştıkları olay ise "yaralama" oldu
Verilere göre 2025 yılında Türkiye'de çocukların karıştığı olay sayısı 609 bin 959'a gerilerken en çok karıştıkları olay ise "yaralama" oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin güvenlik birimine gelen veya getirilen çocuk istatistiklerini açıkladı. Buna göre, geçen yıl güvenlik birimlerine gelen ya da getirilen çocukların karıştığı olay sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 0,4 azalarak 609 bin 959 oldu.

Olaylara karışan çocukların 267 bin 794'ü mağdur, 196 bin 308'i suça sürüklenen çocuk, 92 bin 301'i bilgisine başvurulmak üzere, 18 bin 554'ü kayıp olup sonradan bulunan çocuk, 28 bin 251'i kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 751'i ise diğer nedenlerle güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.

Suça sürüklenen çocuklara isnat edilen suçlarda ilk sırayı yüzde 41,6 ile yaralama aldı. Bunu yüzde 14,7 ile hırsızlık, yüzde 9,7 ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, satma ya da satın alma, yüzde 5,1 ile tehdit suçları izledi.

Güvenlik birimlerine getirilen çocukların yüzde 43,9'unu mağdur çocuklar oluşturdu. Mağdur olarak işlem gören 267 bin 794 çocuğun yüzde 83,9'u suç mağduru, yüzde 16,1'i ise takibi gereken olaylar nedeniyle mağdur olarak kayıtlara geçti.

Suç mağduru olan 224 bin 579 çocuğun maruz kaldığı suçlarda ise yüzde 59,2 ile yaralama ilk sırada yer aldı. Yaralamayı yüzde 10,3 ile cinsel suçlar, yüzde 8,5 ile aile düzenine karşı suçlar, yüzde 5 ile tehdit suçları takip ederken, kalan yüzde 17'lik bölüm diğer suçlardan oluştu.

Türkiye İstatistik Kurumunca yapılan "Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması-2026"nın sonuçları açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumunca yapılan "Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması-2026"nın sonuçları açıklandı

05.08.2026 12:30:00
AA
 
Türkiye İstatistik Kurumunca yapılan "Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması-2026"nın sonuçları açıklandı
Türkiye İstatistik Kurumunca yapılan "Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması-2026"nın sonuçları açıklandı
Türkiye İstatistik Kurumunca yapılan "Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması-2026"nın sonuçları açıklandı.

Araştırmaya göre, bu yıl ülkede internet kullanım oranı 16-74 yaş grubundakilerde yüzde 92,3 oldu. Bu oran, geçen yıl yüzde 90,9 olarak kayıtlara geçmişti. İnternet kullanım oranı, bu yaş grubundaki erkeklerde yüzde 94,8, kadınlarda yüzde 89,9 olarak kaydedildi.

İnternet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlananların oranı yüzde 76 oldu
Son bir yıl içinde özel amaçla resmi makamların internet sitelerini ve uygulamalarını kullanan, internet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlananların oranı yüzde 76 olarak belirlendi. Bu oran, erkeklerde yüzde 82,7 iken kadınlarda yüzde 69,4 olarak gerçekleşti.

e-Devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı yaş grubuna göre incelendiğinde, bu oranın en yüksek yüzde 93 ile 25-34 yaş grubunda, en düşük yüzde 31,3 ile 65-74 yaş grubunda olduğu görüldü.

Bireylerin e-Devlet hizmetlerini kullanım amaçları arasında yüzde 65,6 ile resmi makamlar veya kamu hizmetleri tarafından kendisi hakkında saklanan kişisel bilgilere erişme, ilk sırayı aldı. Bunu, yüzde 52,6 ile kamu kurumlarından veya kamu hizmetlerinden bir randevu alma veya rezervasyon yaptırma ve yüzde 45,7 ile kamu kuruluşlarına ait internet sitelerinden bilgi edinme takip etti.

2025 yılında yüzde 55,7 olan internet üzerinden özel kullanım amacıyla mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme (e-ticaret) oranı, bu yıl yüzde 60'a çıktı. Mal, hizmet satın alma ya da sipariş verme oranı erkeklerde yüzde 63,4, kadınlarda yüzde 56,6 olarak gerçekleşti. Bu oran, en son mal, hizmet satın alma ya da sipariş verme zamanlarına göre incelendiğinde, bireylerin yüzde 48,3'ünün son 3 ayda mal veya hizmet satın aldığı ya da sipariş verdiği belirlendi.

İnternet üzerinden son 3 ayda eğitim, mesleki veya özel amaçlar için öğrenme faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı, bu yıl geçen yıla kıyasla 5,2 puan artarak yüzde 22,9 oldu. Bu oranın, erkekler için yüzde 22,4, kadınlar için yüzde 23,5 olduğu tespit edildi.

Bireylerin yüzde 90'ı WhatsApp kullandı
En fazla kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları, yüzde 90 ile WhatsApp, yüzde 77,6 ile YouTube ve yüzde 71,1 ile Instagram olarak kayıtlara geçti. Erkeklerin en fazla yüzde 92,5 ile WhatsApp, yüzde 80,1 ile YouTube ve yüzde 71,9 ile Instagram, kadınların yüzde 87,6 ile WhatsApp, yüzde 75 ile YouTube ve yüzde 70,2 ile Instagram uygulamalarını kullandığı belirlendi.

İnternet kullanan bireylerin kullandığı internete bağlı sistem ve cihaz türlerinin sırasıyla yüzde 62 ile internet bağlantılı TV, yüzde 18,6 ile "robot süpürgeler, buzdolapları, fırınlar, kahve makineleri gibi internete bağlı ev aletleri" ve yüzde 16,7 ile "akıllı saat, internet bağlantılı spor/direnç bandı, gözlük veya kulaklıklar, güvenlik takip cihazları, internet bağlantılı aksesuarlar, internet bağlantılı giysi veya ayakkabılar" olduğu görüldü.

Son 3 ay içinde internet kullanan bireylerin cep telefonu, akıllı telefon, tablet, dizüstü veya masaüstü bilgisayar satın aldığında önemli bulduğu özelliklerin sırasıyla yüzde 89,3 ile fiyat, yüzde 74,7 ile donanım özellikleri, yüzde 69,9 ile cihazın enerji verimliliği, yüzde 69,5 ile marka, tasarım veya boyut olduğu tespit edildi.

Yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifi bugün Meclis başkanlığına sunuluyor

Yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifi bugün Meclis başkanlığına sunuluyor

05.08.2026 11:39:00
Haber Merkezi
 
Yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifi bugün Meclis başkanlığına sunuluyor
Yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifi bugün Meclis başkanlığına sunuluyor
Yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifi bugün Meclis başkanlığına sunuluyor.

AKP ve MHP'nin imzasına açılan yasa teklifi "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" başlığını taşıyor.

AKP kaynaklarının verdiği bilgiye göre teklif AKP ve MHP'nin ortak imzasını taşıyacak. Meclis'teki muhalefet partileri de isterse yasa teklifine imza verebilecek.

Yasa teklifi Meclis'e sunulmadan önce AKP grubu saat 10.00'da basına kapalı toplandı.

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ve Genel Başkanvekili Efkan Ala teklif içeriği ve Meclis sürecine ilişkin bilgilendirme yapacak.

İktidar partisi, grup toplantısının ardından, teklifin içeriğini basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşacak.

Teklifi şimdiye kadar AKP ve MHP milletvekilleri imzaladı.

Teklifle ilgili 4 Ağustos'ta Merkez Yürütme Kurulu'nu olağanüstü toplayan DEM Parti'nin imza verip vermeme konusundaki tutumu ise bugün netleşecek.

AKP kaynakları, diğer siyasi partilerin de isterlerse teklife imza atabileceklerini ilettiklerini belirtti.

Komisyondan bir yıl sonra teklif Meclis'te

Teklifin TBMM Başkanlığı'na 5 Ağustos'ta sunulacak olması da dikkat çekti.

Bu tarih, geçen yıl aynı gün kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun kuruluş yıldönümüne denk geliyor.

Teklifin, TBMM Başkanlığı'na sunulmasının ardından cuma günü Adalet Komisyonu'nda, hafta sonu ise Genel Kurul gündemine alınması hedefleniyor.

Meclis Genel Kurulu'nda halen "suça sürüklenen çocuklar" ile ilgili yasa teklifi görüşülüyor.

Ardından da şehit aileleri ve gazilerin özlük haklarına ilişkin yasa teklifinin gündeme alınması öngörülüyor.

Yüksek Askeri Şura kararları Resmi Gazete'de

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı

05.08.2026 01:30:00
AA
 
Yüksek Askeri Şura kararları Resmi Gazete'de
Yüksek Askeri Şura kararları Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran Hava Kuvvetleri Komutanı olarak atandı.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi 30 Ağustos'tan geçerli olmak üzere 1 yıl uzatıldı.

Öte yandan, 30 Ağustos'tan geçerli olmak üzere 19 general, 6 amiral ve 69 albay bir üst rütbeye terfi ettirildi.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığında tümgeneraller Burhan Aktaş, Ertan İnaltekin, Alparslan Kılınç korgeneralliğe, tuğgeneraller Şükrü Bilir, Mustafa Büyükköroğlu, İsmail Özcan, Şener Kopal, Ahmet Aşık, Bülent Tanrıverdi, Mehmet Açık, Mustafa Yeter, Coşkun Çelik, Ömer Şahin Selvi, Yüksel Kolcu, İsmail Analı, Hakan Durmazpınar tümgeneralliğe yükseltildi.

Kara Kuvvetleri Komutanlığında 40 albay ise tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Buna göre, albaylar Hasan Atasoy, Ali Karakaş, Murat Temur, Ertan Binay, Mehmet Ali Yağız, Mehmet Savcı, Mehmet Serhat Gündoğan, Halil Özçay, Hakan Kutlu, Günal Budak, Mustafa Volkan Esen, Cumhur Pıçakcı, Uğur Özyurt, Hakan Kan, Ayhan Ocak, Sedat Öztürk, Kürşad Cihan Erce, Çetin Kaya, Vedat Er, İsmail Cenkeri Ersöz, Enver Kılınç, Ahmet Aydın, Fuat Dönmez, Kenan Koç, Haşim Bildiş, Ersin Yaman, Şengezer Şimşek, Hüseyin Erhan Öztek, Orhan Demirel, Kubilay Karadeniz, Armağan Özel, Mustafa Cem Tokeşer, Sefa Koruk, Alper Önem Civelek, Metin Durmaz, Barış Karaca, Cebrail Kemal Dokumacı, Ahmet Durgut, Ferit Yüksel, Metin Çekmegül tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığında, tümamiraller Ramazan Özoğul ve Erhan Aydın koramiralliğe, tuğamiraller Erhan Akbayrak, Yücel Darcan, Eren Günay, Kenan Kaan Türkkan tümamiralliğe yükseltildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığında 11 albay da tuğamiralliğe terfi ettirildi.

Buna göre albaylar Çağlar Mert Erk, Burak Köpük, Göksel Ercenik, Burak Türköz, Adil Tüfekçi, Güvenç Uysal, Volkan Kıvan, Emre Ahmet İnal, Arif Özay, Umut Turhan, İzzet Emre Afacan tuğamiralliğe terfi ettirildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığında, korgeneral Erdoğan Gür orgeneralliğe, tümgeneral Kemal Turan korgeneralliğe, tuğgeneral Cihangir Kemal Yüzçelik tümgeneralliğe yükseltildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığında ise 18 albay tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Buna göre, Türker Altınışık, Şükrü Yılmaz, Metin Admaner, Baha Pakkan, Önder Can, Zeki Arslan, Akif Ersan Kıvılcım, Özlem Karapınar, Serkan Coşar, Alper Gezeravcı, Keskin Şenel, Taşkın Dakkur, Bora Çakıroğlu, Alper Gökdere, Sadık Tuncel, Fatih Pala, Ercan Bekmez ve Levent Ak tuğgeneralliğe terfi ettirildi. 

2026 YAŞ kararları açıklandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı sona erdi. Erdoğan'ın imzaladığı kararlara göre Hava Kuvvetleri Komutanlığına Orgeneral Rafet Dalkıran atanırken, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi 1 yıl uzatıldı. Şura kararıyla 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise generalliğe yükseltildi

04.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
2026 YAŞ kararları açıklandı
2026 YAŞ kararları açıklandı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) terfi, atama, görev süresi uzatımı ve emeklilik dosyalarını karara bağlamak üzere toplanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Kritik zirve öncesi Anıtkabir'i ziyaret eden şura üyeleri, yaklaşık 2,5 saat süren basına kapalı görüşmenin ardından TSK'nın yeni yapılanmasını netleştirdi. Alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayının ardından resmiyet kazandı.

Hava Kuvvetleri'nde nöbet değişimi, Deniz Kuvvetleri'nde temdit

2026 YAŞ kararlarındaki en dikkat çekici değişim hava kuvvetlerinde yaşandı. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilirken, bu göreve Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran atandı.

Görev süresi dolan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi ise şura kararıyla 1 yıl uzatıldı. Geçen yıl göreve atanan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ise mevcut görevlerine devam ediyor.

Terfiler ve görev süresi uzatımları

30 Ağustos 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ilan edilen terfi ve atama listesinin genel bilançosu şu şekilde gerçekleşti:

Rütbe Alanlar: 25 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi. 69 albay ise general ve amiralliğe terfi etti.

Uzatma Alanlar: TSK bünyesindeki 24 generalin görev süresi 1 yıl, 530 albayın görev süresi ise 2 yıl süreyle uzatıldı.

Orgeneralliğe Yükselenler: Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki Korgeneral Erdoğan Gür, generallikteki en üst rütbe olan orgeneralliğe yükseltildi.

Emeklilik ve yaş haddi kararları

Şura bünyesinde kadro yetersizliği ve yaş sınırları sebebiyle emeklilik sevkleri de karara bağlandı. Bu doğrultuda; 2 general yaş haddini doldurması sebebiyle 01 Eylül 2026 itibarıyla emekli edildi.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kadıoğlu da dahil olmak üzere toplam 61 general ve amiral, kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edildi.

Şurada ilk kez yer alan isimler

Bu yılki Yüksek Askeri Şura toplantısı, kabine ve askeri bürokrasideki yeni isimlerin katılımı açısından da önem taşıyordu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, YAŞ üyesi sıfatıyla bu kritik toplantıda ilk kez yer aldılar.

Alınan kararların ardından Millî Savunma Bakanlığı ve İletişim Başkanlığı, bir üst rütbeye yükselen tüm personele devlet adına teşekkür ederek yeni görevlerinde başarılar diledi.

Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak


 
 
Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi'nde ilk kez 1965'te start alan ve daha sonra durdurulan kazı çalışmalarına 50 yıl sonra batı bölümünde yeniden başlandı.

04.08.2026 13:45:00
AA
 
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak

Dünya uygarlık tarihine ışık tutan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunuyor. Ergani Ovası'nda, Dicle Nehri'nin kenarında, milattan önce 10 binden başlayan yerleşim evreleri bulunan ve 1963'te yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Çayönü'nde ilk kazılar, Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından 1964'te başlatılmıştı.
Sadece bölge değil dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyan, Çayönü'ndeki kazı çalışmalarıyla kesintisiz yaşamın tüm aşama ve detayları ortaya çıkarılıyor.
Dünya uygarlık tarihine ışık tutan, tarıma geçiş ile hayvanların evcilleştirilmesinin bütün aşama ve detaylarına ulaşılan Diyarbakır'ın Çayönü Tepesi'nde bu yıl 29 kişilik ekiple kazı ve araştırma çalışmaları yürütülüyor.

İlginç veriler ortaya çıkıyor

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, daha önce yerleşmenin doğu kesiminde kazı çalışmalarına başladıklarını, doğu kesiminde Neolitik yerleşmenin farklı evrelerini belirlediklerini, buradaki kazılara bu sene itibarıyla ara verdiklerini söyledi. Önceki yıllarda Çayönü Tepesi'nin doğu bölümünde kazı çalışması yürütüldüğünü anlatan Sarıaltun, şunları kaydetti: "Bu yıl yerleşmenin batı alanında kazıları yoğunlaştırdık. Geçen yıllarda doğu alanda kazılarımızı yapmıştık. Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yoğun bir şekilde çalışmıştık. O alanda bulduğumuz konutlar, işlik evleri, atölyeler, birbirinin üzerine binmiş dönemler tanımladıktan sonra yaklaşık 50 yıl sonra Çayönü Tepesi'nde batı alanında da kazılara dönmemiz gerektiğini düşündük."

Konutlar var!

Doğu bölümünde günümüzden 11 bin yıl önceki dolguları açığa çıkardıklarını anlatan Sarıaltun, dolgularda yoğun bir şekilde konut yapılarının olduğunu anlattı.
Sarıaltun, şöyle devam etti: "Normal insanların yaşam alanları var. Bu yaşam alanlarının yanında ocakları, işlikleri, atölyeleri var. Dolayısıyla biz o dönemin günlük yaşamını anlamak için önemli verilere sahip olduk. Bununla beraber, çanak çömleksiz Neolitik höyüğün üzerinde milattan önce 7 binlerde, 6 bin 800'lerde yerleşmiş bir çanak çömlekli Neolitik yerleşmeyi tespit ettik. Konut alanlarını açığa çıkarınca karşımıza şu sorular çıktı. Batı alanındaki konutlarla ne farkı var, ayrı ayrı bir mahalle mi var, ayrı bir topluluğun kültürel yapısı mı var, ayrı bir kültürel zincir mi var? Bunu anlamamızın bir tek yolu vardı. Yaklaşık 50 yıl sonra ilk defa batı alanındaki konut alanlarına geri döndük. Doğu ve batı alanındaki konutların arasındaki farkı ortaya koymak istedik."
Batı bölümündeki mimariyi de ortaya çıkarmak istediklerini belirten Sarıaltun, bu alandaki mimariyi anlayarak yerleşmenin stratejisini ve dokusunu anlamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Turizme kazandırılacak

Eylül ayına kadar kazı planlamasının olduğunu dile getiren Sarıaltun, bölgeyi turizme kazandırmak istediklerini vurguladı. Sarıaltun, "Hedefimiz Çayönü'nü ören yeri yapmak, gezi güzergahlarını oluşturmak, ziyaretçilerin daha nitelikli ve iyi koşullarda tabelalarıyla bilgi panolarıyla interaktif gezi güzergahlarıyla alanı daha iyi tanımalarını sağlamak" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.