logo
29 TEMMUZ 2026

Soykırım iddiaları ve ABD

26.04.2005 00:00:00
 


Bir 24 nisan daha geçti; ABD Başkanı, bu yıl da "soykırım" demedi. Ancak Bush'un mesajı, her ne kadar Ermeni lobisinin "soykırımın resmen tanınması" talebini karşılamasa da, yine bu lobiye göre "soykırımın sözlük tanımını içeriyor." Bush'un "Ermeni soykırımı" ifadesini kullanmamasının iki ana nedeni var.Beyaz Saray öncelikle "Türk kamuoyunda ABD'ye karşı yeni tepki doğmasını ve Ankara - Washington ilişkisinde sıkıntı yaşanmasını" istemiyor. İkincisi Washington, "soykırım" sözcüğünün Başkan'ın 24 nisan mesajına girmesinin Türkiye - Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine katkı yapmayacağını, aksine bunu zorlaştıracağını düşünüyor.Pragmatik bir tercihBeyaz Saray, Osmanlı'nın tehcir kararı ve sonrasında yaşananların bir "soykırım" oluşturduğuna inanıyor mu?ABD'li yetkililerden, bu soruya "evet" ya da "hayır" cevabı almıyorsunuz, ancak aktarılan görüşler, "Amerikan arşivlerinin 'soykırım' tezini desteklediğini" ya da en azından "Amerikan ve Türk resmi tarihlerinin birbirine uymadığını" teyid ediyor.Şunu söyleyebiliriz: ABD Başkanı'nın "Ermeni soykırımı" dememesi, bu tezin "doğruluğuna" inanmadığını değil, bu teze sahip çıkmanın siyasi "yararına" inanmadığını gösteriyor.ABD Kongresi'ndeki durum ise farklı.Bir kere, buradaki çoğunluk bu tezin doğruluğuna yürekten inanıyor. Ayrıca Kongre üyelerinin önemli bölümü, Beyaz Saray'dan farklı olarak, bu teze sahip çıkmakta siyasi yarar görüyor. Bu hesap, bazı senatör ve temsilciler için öncelikle oy güdüsünden kaynaklı. Ancak Ermeni kökenli seçmeni olmasa bile, "soykırımı" tanımayı "insani ve siyasi görev" sayan, bu konuyla başka insanlık trajedileri, örneğin Darfur'daki soykırımın tanınması arasında bağlantı kuranlar var.Dahası, bir grup Kongre üyesi, "soykırım" tezine sahip çıkarak, Türkiye'nin kendi tarihine ilişkin tabularını yıkmasına yardımcı olacağını ve son tahlilde, Türk - Ermeni ilişkilerine ve hatta Türkiye'nin AB ve ABD ile ilişkilerine olumlu etki yapacağını savunuyor.Kongre'de "soykırım" tezinin tanınmasına direnenler ise, bunun Türk - Amerikan ilişkilerini ve Türk - Ermeni yakınlaşmasını baltalamasından çekinenler. Açıkçası, bu grup azınlıkta. Türk - Amerikan ilişkilerinin atmosferindeki nispi bozulma da, bu grubun elini zayıflatıyor.Tablonun özeti şu: "Soykırım tasarısı bu yıl Kongre'de oylanırsa, kabul edilmesi olasılığı çok yüksek."Yakında sunulacağı söylenen tasarının karşıtları da yanlıları gibi, oylama aşamasına gelirse geçeceğini söylüyorlar. Bu bakışa göre, tasarıyı önlemenin tek yolu Başkan Bush'un sürece müdahale ederek, "ulusal çıkarları" öne sürüp tasarıyı oylanmadan geri çektirmesi.ABD Başkanı bunu yapar mı? Yönetimin bu tasarıya destek vermeyeceği Kongre çevrelerinde biliniyor, ama engel olup olmayacağı halen soru işareti. Yönetim ise, Ankara'nın "Engellerseniz siz engellersiniz. Engellenmez de geçerse Türk kamuoyunda çok sert bir tepki oluşur" mesajını almış durumda, ancak Kongre'deki sürece ne zaman ve ne kadar ağırlık koyacağını netleştirmiş değil.Yasemin Çongar / Milliyet

Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı

Türkiye'nin gözde turizm ve doğa merkezleri Antalya ve Muğla, peş peşe çıkan orman yangınlarıyla sarsılıyor. Kaş'ta iki gündür sarp arazide süren yangınla mücadele zor şartlarda devam ederken, Fethiye'deki alevler söndürüldü; son olarak Seydikemer'de ziraat alanında başlayıp ormana sıçrayan yangın nedeniyle ilçe devlet hastanesi tahliye edilerek Fethiye-Antalya kara yolu trafiğe kapatıldı

29.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Muğla'nın Seydikemer ilçesi Bayır Mahallesi yakınlarında ziraat alanında başlayan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla ormanlık alana sıçradı. Alevlerin yerleşim yerlerini ve kamu binalarını tehdit etmesi üzerine bölgede acil durum alarmı verildi.

Yangın bölgesine yakın mesafede bulunan Seydikemer Devlet Hastanesi'nin yoğun bakım ve palyatif bakım bölümleri tedbir amacıyla tamamen boşaltıldı. Ayrıca alevlerin tehdit ettiği 43 haneden 65 vatandaş tahliye edilirken, bölgedeki 3 boş evin yandığı bildirildi.

Yangının neden olduğu yoğun duman ve güvenlik riskleri sebebiyle Fethiye-Seydikemer-Antalya kara yolu sivil araç trafiğine geçici olarak kapatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "orman dışı alandan sıçradı" olarak duyurduğu yangına; 5 uçak, 18 helikopter, 93 arazöz, 3 TOMA ve toplam 835 personelle havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediliyor.



Kaş'ta arazi şartları çalışmaları güçleştiriyor

Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Üzümlü Mahallesi'nde dün sabaha karşı başlayan orman yangını ise ikinci gününde de etkisini sürdürüyor. Yangının sarp, eğimli ve kayalık bir arazi yapısında yayılması kara ekiplerinin müdahalesini büyük ölçüde zorlaştırıyor.

Gece boyunca sarp kayalıklarda yangın işçileriyle yürütülen karadan mücadeleye, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte helikopter ve uçaklar yeniden havadan destek vermeye başladı. Antalya genelinde son iki günde çıkan diğer yangınlardan Demre ve Kumluca'daki alevler ise ekiplerin hızlı müdahalesiyle kontrol altına alınarak soğutma çalışmalarına geçildi.

Fethiye'den sevindirici haber geldi

Muğla'nın Fethiye ilçesi Çiftlik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda çıkan yangın ise yüreklere su serpti. Şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen ve yerleşim alan sınırlarına dayanan alevler, Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin çok sayıda arazöz, uçak ve helikopterle gerçekleştirdiği yoğun koordineli operasyon sayesinde tamamen söndürüldü. Bölgede geniş çaplı soğutma çalışmaları yürütülüyor.

Meteoroloji ve Tarım ve Orman Bakanlığı, bölgedeki şiddetli rüzgar ve düşük nem oranına karşı vatandaşları ve ekipleri yeni risklere karşı teyakkuzda olmaya çağırdı.

TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) mutfaklarında staj yapan öğrencilere cinsel taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, mahkumiyet verilen sanıkların stajyer öğrenciler üzerinde sahip oldukları usta-çırak ilişkisinden kaynaklanan otoriteyi ve kamu görevinin sağladığı kolaylığı kötüye kullandıklarını, mağdur beyanlarının dosyadaki diğer delillerle desteklendiğini belirtti

29.07.2026 12:32:00
İHA
 
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
Gerekçeli kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, Recep Seven, İbrahim Beşlioğlu ve Ramazan Çetin hakkında farklı mağdurlara yönelik "çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından kamu davası açıldığı hatırlatıldı.

Mahkeme, yargılama boyunca mağdur beyanları, tanık anlatımları, dijital materyaller, HTS kayıtları, WhatsApp yazışmaları, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiğini belirtti. Kararda sanıkların duruşmalarda suçlamaları reddettikleri, mesajların cinsel amaç taşımadığını, fiziksel temas iddialarını kabul etmediklerini ve mağdurların kendilerine iftira attığını savundukları aktarıldı.

Sanık müdafilerinin de Yargıtay kararlarına atıf yaparak, eylemlerin cinsel taciz suçunu oluşturmadığını, mağdur beyanlarının çelişkili olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini savunduğu belirtildi. Kararda, mahkeme dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet verilen sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna karar verdiği, mağdur beyanlarının kendi içerisinde tutarlı olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle desteklendiği kanaatine varıldığı ifade edildi.

Kararda, sanıkların TBMM'de kamu görevlisi olarak çalışmaları ve stajyer öğrenciler üzerinde eğitim ve denetim yetkisine sahip olmalarının suçların işlenmesini kolaylaştıran bir unsur olduğu vurgulandı. Bu nedenle sanıklar hakkında kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasına ilişkin nitelikli hal hükümlerinin uygulandığı ifade edildi. Aynı mağdura yönelik benzer eylemlerin farklı tarihlerde tekrarlanması nedeniyle ilgili sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı da kaydedildi.

Gerekçeli kararda, mahkemenin sanıkların geçmişi, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile sabıka kayıtlarını da değerlendirdiği, bu kapsamda uygun görülen sanıklar hakkında takdiri indirim uygulandığı belirtildi. Buna mukabil verilen hapis cezalarının niteliği ve süresi dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi şartlarının oluşmadığı değerlendirilerek bu taleplerin reddedildiği ifade edildi. Ayrıca mahkumiyet verilen sanıklar hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verildiği belirtildi.

Gerekçeli kararda, mağdur A.G.'nin soruşturma aşamasında verdiği ifadeler ile kovuşturma aşamasındaki beyanları arasında önemli çelişkiler bulunduğu, duruşmada önceki anlatımlarını kabul etmediği ve bazı olayları yaşamadığını söylediği belirtildi. Bu nedenle Recep Seven ve Durmuş Uğurlu hakkında A.G.'ye yönelik isnat edilen suçlardan beraat kararı verildiği, Ramazan Çetin hakkında ise üzerine isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatına hükmedildiği kaydedildi.

Mağdur hakkında suç duyurusu

Mahkeme, A.G.'nin duruşma aşamasındaki beyanlarının soruşturma aşamasındaki ifadeleriyle uyuşmadığını değerlendirerek, gerçeğe aykırı beyanda bulunup bulunmadığının araştırılması için "iftira" suçu yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Öte yandan mahkeme, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temelini oluşturan deliller arasında mağdur anlatımlarının yanı sıra telefon incelemeleri, mesaj içerikleri, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirildiğini, tek başına bir delile dayanılarak hüküm kurulmadığını vurguladı.

Kararda, ceza yargılamasında tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda vicdani kanaate ulaşıldığı ve mahkumiyet kararlarının bu kapsamda verildiği ifade edildi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: 'Çeteleri gizli servisler kullanıyor'

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, organize suç örgütlerinden okul güvenliğine, Suriyelilerin geri dönüşünden Dolunay Projesi'ne kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Çiftçi, yeni nesil suç örgütlerinin sanal ortamda faaliyet gösterdiğini ve bazı ülkelerin bu yapıları kullandığını söyledi

29.07.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: 'Çeteleri gizli servisler kullanıyor'
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: 'Çeteleri gizli servisler kullanıyor'
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, organize suç örgütlerinden okul güvenliğine, Suriyelilerin geri dönüşünden Dolunay Projesi'ne kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Çiftçi, yeni nesil suç örgütlerinin sanal ortamda faaliyet gösterdiğini ve bazı ülkelerin bu yapıları kullandığını söyledi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, organize suç örgütleriyle mücadele, okul güvenliği, Suriyelilerin gönüllü geri dönüşü ve dolandırıcılıkla mücadele kapsamında hazırlanan yeni projelere ilişkin Yenişafak'a değerlendirmelerde bulundu. Çiftçi, yeni nesil suç örgütlerinin sanal ortamda örgütlendiğini ve bazı ülkelerin bu yapıları kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını ifade etti.

Yeni nesil organize suç örgütlerinin çalışma yöntemlerinin değiştiğini belirten Bakan Çiftçi, bu yapıların sosyal medya üzerinden eleman temin ettiğini, talimat verdiğini ve para transferlerini sanal ortamda gerçekleştirdiğini söyledi.

Çiftçi, "Önceki örgütlerin belirli merkezleri vardı. Bunların belirli bir merkezi yok. Mekânları sanal ortam. Yurt dışında bulunan veya yurt dışına kaçan yöneticileri var. Bazı ülkeler de bu kişilere istihbarat örgütleri vasıtasıyla imkân sağlıyor ve kendi kirli işlerini yaptırıyor. Onları maşa gibi kullanıyorlar." ifadelerini kullandı.

Bakan Çiftçi, organize suçlarla mücadele kapsamında yılbaşından bu yana uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte 513 organize suç çetesine yönelik bin 365 operasyon düzenlendiğini açıkladı.

Operasyonlarda 6 bin 165 kişinin tutuklandığını belirten Çiftçi, geçen yılın aynı dönemine göre hem operasyon hem de tutuklama sayılarında artış yaşandığını ifade etti. Ayrıca motosikletli silahlı saldırıların da önemli ölçüde azaldığını kaydetti.

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul güvenliğini güçlendirecek altı kurumun yer alacağı bir protokol hazırlanacağını açıklayan Çiftçi, ayrıca okullarda görevlendirilmek üzere 30 bin güvenlik görevlisi talep ettiklerini söyledi.

Polislerin çalışma sistemiyle ilgili de konuşan Çiftçi, eylül ayında 12-36 çalışma düzenine geçmeyi planladıklarını, emniyet personelinin barınma sorununa çözüm amacıyla ilk etapta İstanbul'da 600 lojman alınmasının hedeflendiğini açıkladı.

Bakan Çiftçi, dolandırıcılık mağdurlarının parasının hızla farklı hesaplara aktarılmasını önlemek amacıyla hazırlanan "Dolunay Projesi" hakkında da bilgi verdi.

Projeye göre, yasal düzenlemenin tamamlanmasının ardından savcı koordinasyonunda emniyet, jandarma, MASAK, BDDK, Türkiye Bankalar Birliği ve Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın yer aldığı bir merkez oluşturulacak. Dolandırıcılık ihbarı geldiğinde paranın başka hesaplara aktarılmadan dondurulması hedefleniyor.

Çiftçi, Suriye'deki gelişmelerin ardından geçici koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bugüne kadar Türkiye'den gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde geri dönen Suriyelilerin sayısının 1,5 milyonu aştığını söyledi.

Geçici koruma kapsamında halen 2 milyon 238 bin 969 kişinin bulunduğunu aktaran Bakan Çiftçi, vize konusunda sağlanacak kolaylıkların geri dönüşleri hızlandırabileceğini ifade etti.

TMSF, Ahbap Derneği'ne bağlı ticari şirketlere kayyum olarak atandı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Ahbap Derneği'nin iştiraki konumundaki iktisadi işletme ve şirketlere kayyum olarak atandı

29.07.2026 11:00:00
AA
 
TMSF, Ahbap Derneği'ne bağlı ticari şirketlere kayyum olarak atandı
TMSF, Ahbap Derneği'ne bağlı ticari şirketlere kayyum olarak atandı
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Ahbap Derneği'nin iştiraki konumundaki iktisadi işletme ve şirketlere kayyum olarak atandı.

TMSF'den yapılan açıklamaya göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği'nin iştiraki konumundaki iktisadi işletme ve şirketlere Fon, kayyum olarak atanırken, derneğe yönelik ayrı bir kararla da üç kişi doğrudan mahkeme tarafından yönetim kayyumu olarak görevlendirildi.

Başsavcılığın talebini değerlendiren İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğin tüm mal varlığı üzerindeki idare yetkisinin yönetim kayyumuna devredilmesine karar verdi. Kararda, derneğin faaliyetlerinin sona erdiği, hesap ve mal varlıklarına tedbir konulduğu ve fesih sürecinin başlatıldığı belirtildi.

Derneğe ait taşınmaz, araç ve banka hesaplarındaki nakdi varlıkların yönetimi için Dernekler Kanunu ve ilgili mevzuat gereği bağımsız kayyum olarak Avukat Rıdvan Can, Avukat Mustafa Göktuğ Kaya ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han görevlendirildi. Böylece derneğin doğrudan yönetimiyle iştirak şirketlerinin yönetimi farklı kayyum yapıları üzerinden sürdürülecek.

Mahkeme kararında ayrıca, derneğin bağlı bulunduğu iştiraklerin Fon yönetimindeki kayyum idaresine tabi kılındığı ifade edildi.

Buna göre, Ahbap Derneği'ne bağlı Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi, Ahbap Lojistik Gayrimenkul Danışmanlık ve İnşaat Anonim Şirketi, Zirve Müzik Yapım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Globus Savunma Sanayi ve Bilişim Anonim Şirketi, Kanat Savunma Sanayi Turizm ve Ticaret Limited Şirketi, Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri Turizm Reklam Ses ve Işık Sistemleri Limited Şirketi, Koşan Trade Gıda Temizlik Ürünleri İthalat İhracat Limited Şirketi, Palmak Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon Limited Şirketi, Akberg Şirince Şarapçılık Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Sardes Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Eski Unvan: Protest Brand Etkinlik Organizasyon Reklamcılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi), Sur Müzik Organizasyon Ses Işık Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve Ulubey İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'ne, TMSF kayyum olarak atandı.

KPSS Ön Lisans başvuruları başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) Ön Lisans başvurularının başlandığını duyurdu

29.07.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
KPSS Ön Lisans başvuruları başladı
KPSS Ön Lisans başvuruları başladı
ÖSYM, KPSS Ön Lisans'ın 4 Ekim ve Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi'nin (DHBT) ise 1 Kasım'da yapılacağını belirtti. Yapılan açıklamada, "2026-KPSS Ön Lisans 4 Ekim tarihinde uygulanacaktır.

Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları DHBT ise 1 Kasım tarihinde yapılacaktır. KPSS'ye başvurular, 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında yapılacaktır.

1 Kasım tarihinde uygulanacak olan DHBT için başvurular ise 22-30 Eylül tarihleri arasında olacaktır. DHBT'ye ön lisans düzeyinde başvuracak adayların da 4 Ekim tarihinde yapılacak olan 2026-KPSS Ön Lisans Sınavı'na başvurmaları gerekmektedir.

Adaylar, başvurularını elektronik ortamda ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak saat 09.45'ten itibaren ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden ya da ÖSYM Aday İşlemleri Mobil uygulamasından yapabilecektir" ifadelerine yer verildi.

CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı

Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçu işlendiği iddiasına ilişkin düzenlenen operasyon kapsamında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı

29.07.2026 10:12:00
AA
 
CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı
CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı F.D, Başkan Danışmanı U.M, Özel Kalem A.K, Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve ilgili birim amirleri ile personelin yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptıkları yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ile bazı şüphelilerin ifadeleri üzerine Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Açıklamada, Üsküdar Belediyesince yapı ruhsatı verilmesi sürecinde herhangi bir yetkisi olmamasına rağmen belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin, kriptolu-kapalı devre mail üzerinden oluşturulan iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yaparak hazırlanan Excel tablosuyla Üsküdar Belediyesi personelini talimatlandırmak suretiyle yapı ruhsatı verilmesi sürecini koordine ettiği belirtildi.

MASAK verilerine göre, Kent AŞ ile müteahhitler arasında toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli çok sayıda paravan nitelikte "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı vurgulanan açıklamada, bu sözleşmelerle 361 milyon 392 bin 264 liranın Üsküdar Belediyesi ve iştiraki Kent AŞ içerisindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gayriresmi olarak yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden icbar suretiyle elde edildiği, bunun da mağdur müteahhitlerin beyanları ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün raporlarıyla belirlendiği anlatıldı.

Açıklamada, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişliğince hazırlanan tevdi raporunda, Belediye Başkanı Dedetaş'ın, Üsküdar Belediyesi ile Kent AŞ arasında belediye iştiraki olmanın ötesinde organik bağ kurularak müteahhitlerin yapı ruhsatı alabilmek adına paravan olarak Kent AŞ ile sözleşme imzalamaya icbar edilmeleri suretiyle gayriresmi gelir temin edilmesi sürecinde belirleyici olduğu belirtildi.

İşlemlerin gecikmesinde etkisi ve dahli bulunan, icbara yönelik algı oluşturulmasında katkısı olan Dedetaş'ın eyleminin "irtikap" suçunu oluşturduğu aktarılan açıklamada, iskan ruhsatının verilmesinden sorumlu birimin ise Üsküdar Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü olduğu kaydedildi.

Açıklamada, Kent AŞ Genel Müdürü N.A'nın başkanlığında toplantılar yapılarak her bir inşaatın mevzuata aykırılık niteliğine göre iskan ruhsatı karşılığında müteahhitlerden ne kadar menfaat talep edileceğine karar verildiği ifade edilerek, alınan rüşvet paralarının bir kısmının belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre personele verildiği, bir kısmının ise Sinem Dedetaş'ın özel kaleminin talebi ve ihtiyacına istinaden Kent AŞ Genel Müdürüne elden teslim edildiği belirtildi.

Müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı iddiası

Açıklamada, toplam inşaat hacminin büyük olması halinde ise Dedetaş'ın danışmanı U.M. ve Kent AŞ Genel Müdürü N.A. koordinesinde müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı, rüşvet karşılığı mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatlarının verildiği anlatılarak, rüşvet parasının Üsküdar Belediye binasında Sinem Dedetaş'ın danışmanı U.M'ye parça parça teslim edildiğinin HTS, baz verileri ve şüpheli ifadeleri ile tespit edildiği aktarıldı.

Öte yandan, mevzuata aykırı iskan ruhsatı karşılığında rüşvet olarak nakit ödeme yapmak istemeyen müteahhit firmaya, Dedetaş imzalı paravan bağış protokolüyle tadilat işlerinin üstlendirildiğinin saptandığı kaydedildi.

Açıklamada, Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı verilmesine ilişkin belirlenen usulsüzlüklere ilişkin elde edilen deliller doğrultusunda "rüşvet" ve "irtikap" suçu teşkil edecek eylemlere yönelik 11 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiği ve 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.

Bursa'da kuvvetli rüzgar nedeniyle çatı uçtu

Bursa'nın Osmangazi ilçesinde kuvvetli rüzgar nedeniyle bir iş yerinin çatısı uçtu, savrulan çatı parçaları yola ve tramvay hattına düştü

29.07.2026 05:34:00 / Güncelleme: 29.07.2026 05:37:51
AA
 
Bursa'da kuvvetli rüzgar nedeniyle çatı uçtu
Bursa'da kuvvetli rüzgar nedeniyle çatı uçtu

Altınova Mahallesi İstanbul Caddesi'nde kuvvetli rüzgar nedeniyle bir iş yerinin demir çatısı yerinden söküldü.

Rüzgarın etkisiyle savrulan çatı parçaları yola ve tramvay hattına düştü.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi.

Ekiplerce çatı parçalarının bulunduğu yerden kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı.
 

Kayseri'de şarj istasyonunda elektrikli otomobil yandı

Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde şarj edildiği sırada yanmaya başlayan elektrikli otomobildeki yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü

29.07.2026 05:32:00 / Güncelleme: 29.07.2026 05:35:27
AA
 
Kayseri'de şarj istasyonunda elektrikli otomobil yandı
Kayseri'de şarj istasyonunda elektrikli otomobil yandı

Hürriyet Mahallesi Şehit Miralay Nazım Bey Bulvarı'nda bulunan bir istasyonda şarj işlemi devam eden M.A'ya ait 38 PT 074 plakalı elektrikli otomobilde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerinin müdahale ettiği yangın, kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü.

Yangında otomobil kullanılamaz hale geldi. 

Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı

İçişleri Bakanlığı tarafından kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişinin yakalanarak Türkiye'ye getirildiği bildirildi

28.07.2026 11:24:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:26:40
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.Y., İ.A., T.F., Ü.C., E.B., Ö.G., B.G., Ö.H., A.K., M.E., T.A., H.U., H.Y., M.Y., E.Ç., Ö.M.F., İ.H.K., H.K., M.Y., M.H.Ö., B.G., H.D., T.B., M.Y., İ.K., B.V. ve M.K. ile ulusal seviyede aranan N.K., M.A., H.Ö., A.A., Y.Ç., D.Ç., M.Ç., M.A.C., B.U., E.B., T.Ş., N.T., O.E., S.D., E.Ç., B.V., A.A., K.H., İ.C., H.E., T.T., S.A., M.Ç., E.K., U.Ş., U.K., F.Ö., B.Ç., Ü.D., Y.Ü., M.G., B.A., M.Ö., S.Ç., H.K., M.D., S.O. ve Ö.A.'nın yakalandığı belirtildi.



Aranan şahıslardan 51'inin Gürcistan'da, 7'sinin Almanya'da, 2'sinin Belçika'da, 1'inin Avusturya'da, 1'inin Bosna Hersek'te, 1'inin Ukrayna'da, 1'inin Yunanistan ve 1'inin Kuzey Makedonya'da yakalanarak Türkiye'ye geri getirildiği bildirildi. Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

"EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük.



İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz.

Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz."

Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti


Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Türkiye'den tek eser bile giremedi. Oysa Türkiye, Geçici Liste'de 79 eserle dünyada ilk sırada. Bunlardan en azından biri Kalıcı Liste'ye dahil edilebilirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yıl aday eser göstermediği belirtiliyor. 

28.07.2026 11:00:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:12:13
HASAN GÜNDOĞDU
 
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti
Türkiye, bu yıl Dünya Mirası Listesi'nde 'sıfır' çekti

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl 19-29 Temmuz'da Güney Kore'nin Busan kentinde düzenleniyor. Toplantıda 26 tarihi eser ya da doğal güzellik Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Fransa, listeye iki eser dahil etmeyi başardı.

Fransa'dan iki eser daha

Fransa'nın İkinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin çıkarma yaptığı Normandiya Çıkarma alanı ile savunma amaçlı inşa edilen Languedoc Kraliyet Kaleleri'ni Dünya Mirası Listesi'ne alındı.

İran'dan savaşa rağmen kültürel atak

Haşhaşilerin merkezi UNESCO'da

İran'dan Alamut Kalesi, bu yıl Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Alamut Kalesi, 11. yüzyılda Hasan Sabbah'ın İran'daki Elbruz Dağları üzerinde bulunan bu zorlu kaleyi ele geçirmesi, burayı terörle iç içe Haşhaşilerin (Bâtınîler) merkezi yapması ve sonrasında 1256 yılında Moğollar tarafından yıkılmasıyla son bulan tarihi ve efsanevi bir sürece konu olmuştu. "Kartal Yuvası" anlamına gelen kale, mutlak itaat eden fedaileri ve gizemli suikastlarıyla tanınıyordu. Alamut Kalesi çok sayıda romana da konu oldu.

Diğer önemli eserler

Ürdün'den Akabe Deniz Rezerv Alanı, Lübnan'dan Amil Dağı Kalesi, Filistin'den Sebastia, Özbekistan'dan Taşkent Modernist Mimarisi, Tunus'un Bodrum'a benzeyen ilçesi Sidi Bu Said, BAE'den Vureya Vadisi listeye dahil edildi. Böylece Dünya Mirası Listesi'ndeki tarihi eser ve doğal güzellik alanı sayısı 1273'e çıktı.

Lider İtalya

Türkiye'den 22 eser ya da doğal güzellik listede yer alıyor. Listede İtalya 62, Çin 61, Fransa 56, Almanya 55, İspanya 50, Hindistan 45, İran 30, Yunanistan 21 eserle temsil ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.