logo
08 KASIM 2026

Mardin’in labirent sokaklarında bir hafıza yolculuğu

Güneydoğu’nun kalbinde, her sokağı bir tarih kitabının sayfasına açılan Mardin, modern dünyanın hızına meydan okuyor. Mezopotamya Ovası’na yukarıdan bakan bu kadim kent, sadece taş binalardan ibaret bir açık hava müzesi değil; dillerin, dinlerin ve yüzlerce yıllık hikâyelerin asılı kaldığı canlı bir zaman tüneli

29.07.2026 17:00:00
Eyüp Kabil
 
Mardin’in labirent sokaklarında bir hafıza yolculuğu
Mardin’in labirent sokaklarında bir hafıza yolculuğu
İnsan bazı şehirlere sadece gitmez, o şehirlerin içine doğru yürür. Mardin, tam olarak böyle bir coğrafya. Akşamüstü ovaya çöken o bakır rengi sisi izlerken ya da bir taş dehlizin gölgesinde kahvenizi yudumlarken, zamanın burada İstanbul'daki ya da Ankara'daki gibi akmadığını anlarsınız. Burası, acelesi olanların değil, durup dinlemeyi bilenlerin şehri. Altın sarısı kalker taşından oyulmuş evlerin gölgesinde yürürken, modern hayatın tüm gürültüsü yerini asırlık bir sessizliğe bırakıyor.


Abbaraların altında kaybolma sanatı


Mardin'i keşfetmenin ilk kuralı, haritaları ve telefon navigasyonlarını bir kenara bırakmaktır. Çünkü bu şehirde en güzel rotalar, kasıtlı olarak kaybolduğunuzda karşınıza çıkar. Sokakları birbirine bağlayan, evlerin altından geçen tünel benzeri geçitler olan "abbaralar", şehrin gerçek damarlarıdır.

Bir abbaranın altından geçerken başınızı yukarı kaldırdığınızda yüzlerce yıllık bir taş işçiliğinin detaylarını görür, tünelin diğer ucuna çıktığınızda ise kendinizi bambaşka bir yüzyılda bulabilirsiniz. Yukarı Şehir'de yürürken size eşlik eden tek şey, dar basamakları tırmanan eşeklerin çan sesleri ve taş duvarların arasından sızan taze kakule kokusudur.


Deyrulzafaran ve Kasımiye


Şehrin siluetini oluşturan yapılar, taşın insanoğlunun elinde nasıl bir şiire dönüştüğünün en somut kanıtı. Şehir merkezinin biraz dışındaki Deyrulzafaran Manastırı, Süryani kültürünün ve inancının kalbi olarak binlerce yıldır ayakta.

Manastırın güneş tapınağından kalma taş odalarında yürürken hissettiğiniz mistik hava, Kasımiye Medresesi'nin avlusuna geldiğinizde yerini felsefi bir dinginliğe bırakıyor.

Kasımiye'nin avlusundaki havuzda akan suyun hikâyesi, aslında insanın doğumundan ölümüne kadar olan yaşam serüvenini simgeliyor. Suyun doğduğu yer çocukluğu, aktığı oluk gençliği, döküldüğü havuz ise yaşlılığı ve sonsuzluğu anlatıyor. Bu avluda oturup tam karşınızda uzanan sonsuz Mezopotamya Ovası'nı izlemek, insana kendi hikâyesinin ne kadar küçük ama değerli olduğunu fısıldıyor.


Gecesi gerdanlık, gündüzü seyranlık


Mardin için boşuna "Gecesi gerdanlık, gündüzü seyranlık" dememişler. Güneş, ovaya doğru batmaya başladığında şehirde hummalı bir dönüşüm başlar. Gündüzün o sıcak toprak tonları, yerini kalenin eteklerinden aşağıya doğru süzülen binlerce ışığa bırakır.

Yukarıdan bakıldığında ova adeta karanlık bir deniz, şehir ise o denizin kıyısına kurulmuş ışıl ışıl bir liman gibidir. Bu saatlerde tarihi bir konağın terasına çıkıp geleneksel Süryani şarabını tatmak ya da közde pişen mırrayı yudumlamak, Mardin seyahatinin imza anına dönüşür. Kulaklarınıza çalınan bir dengbêj ezgisi ya da eski bir şarkı, ovadan esen rüzgârla birleşip geceyi tamamlar.

Mardin, bavulunuzu toplayıp döndüğünüzde bile zihninizde taş duvarların kokusunu, o sonsuz ovanın derinliğini bırakan, kolay kolay terk edilemeyen bir şehir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hocalı Soykırımı Anıtı'nı ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan'ın Hocalı kentinde yaşanan katliamın kurbanları anısına inşa edilen Hocalı Soykırımı Anıtı'nı ziyaret etti.

08.11.2026 18:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hocalı Soykırımı Anıtı'nı ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hocalı Soykırımı Anıtı'nı ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan'ın Hocalı kentinde yaşanan katliamın kurbanları anısına inşa edilen Hocalı Soykırımı Anıtı'nı ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan'ı ziyaretini sürdürüyor. Erdoğan programı kapsamında, Şuşa'da görüştüğü Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte Hocalı kentine geldi. Erdoğan, Aliyev ile birlikte Hocalı'da yaşanan katliamın kurbanları anısına inşa edilen Soykırım Anıtı'nı ziyaret etti. Cumhurbaşkanları anıta çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundu.İHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Şuşa Valiliği'nde baş başa görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Şuşa Valiliği'nde baş başa görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi

08.11.2026 17:30:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Şuşa Valiliği'nde baş başa görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Şuşa Valiliği'nde baş başa görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Şuşa Valiliği'nde baş başa görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Karabağ Zaferi'nin 6. seneidevriyesinde Azerbaycan'da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu ifade eden Erdoğan, "Dilimizde işlenen en aziz bir söz gibi, canımızı ısındıran ocak gibi, köz gibi. En kokulu güllerle demetlenen Şuşa'mız." dizelerini dile getirdi.

Erdoğan, tarih, tabiat ve kültür şehri güzel Şuşa'da olmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Karabağ'ın azatlığı uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi minnetle hürmetle yad ediyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Cenabıallah'tan kendilerine sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler niyaz ediyorum. İlham kardeşimin dirayetli liderliğinde yekvücut olan Azerbaycan halkı, büyük bir kahramanlıkla Karabağ'ı yeniden hürriyetine kavuşturmuştur. Bu şanlı zafer, Azerbaycan'ın haklı davasının en güzel tezahürü, tüm Türk coğrafyasının övünç kaynağı olmayı sürdürüyor. Hepinizin bildiği üzere Türkiye ile Azerbaycan arasındaki münasebetler tarihin türlü imtihanlarından geçerek bugünkü ileri seviyesine ulaşmıştır. 'Bir millet, iki devlet' şiarıyla tarif ettiğimiz bu gönül birliği müşterek mazimizden aldığı kuvvetle yarınlarımıza ışık tutan sönmez bir meşaledir."

"Cenabıhakk'ın izniyle beraberliğimiz her zaman kaim olacaktır"
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin müşterek bir dilin, tarihin ve kültürün çok daha ötesinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bakü'nün sevincini Ankara'nın sevinci, Şuşa'nın gururunu bütün milletimizin gururu bilmemiz bundandır. 15 Haziran 2021 günü Şuşa'da imzaladığımız beyannameyle müttefiklik bağıyla tahkim ettiğimiz bu kardeşliğimizi zayıflatmak isteyenler, dün olduğu gibi bugün de yarın da emellerine asla ulaşamayacaktır. Cenabıhakk'ın izniyle beraberliğimiz her zaman kaim olacaktır. Biz bu vizyonu aynı zamanda Türk dünyasında hakim kılmak için de var gücümüzle çalışıyoruz. Türk Devletleri Teşkilatımızın bugün ulaştığı ileri seviye ortak irademizin ve gayretlerimizin en somut neticesidir. Bu vesileyle dönem başkanlığı süresince Türk dünyasının birlik ve dirliği için sergilediği gayretler dolayısıyla Azerbaycan'a teşekkür ediyorum. İnşallah biz de dönem başkanlığımız sırasında teşkilatın daha etkin, daha kurumsal bir yapıya kavuşması için çaba göstereceğiz."

"Yeniden inşa ve kalkınma çabalarına katkı sunmaya devam edeceğiz"
Erdoğan, Azerbaycan'ın 44 günlük vatan muharebesiyle öz topraklarını işgalden kurtarmasının Güney Kafkasya'da yeni bir dönemin kapısını araladığını dile getirdi.

"Bugün önümüzde duran vazife, meydanlarda kazanılan zaferi kalıcı barış ve istikrarla taçlandırmaktır. Biz, Azerbaycan'ın haklı mücadelesini sahiplendiğimiz gibi, bölgemizde kalıcı barışın tesisine yönelik samimi gayretlerini de destekliyoruz." ifadelerini kullanan Erdoğan, Karabağ'ın yeniden imarı ve bölgenin eski canlılığına kavuşturulması için Azerbaycan'ın ortaya koyduğu gayretleri büyük takdirle takip ettiklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Karabağ'da yeniden tüten her ocak, yükselen her eser ve ihya edilen tarihi miras Azerbaycan halkının geleceğe olan inancını gösteriyor. İnşallah bu yolda tecrübemizi paylaşmaya, yeniden inşa ve kalkınma çabalarına katkı sunmaya devam edeceğiz. İşte Cebrayıl'da Türkiye-Azerbaycan Uluslararası Ormancılık Eğitim Merkezi ve Fidanlık Tesisini kazandırmanın gururunu yaşadık. Tarım ve Orman Bakanlığımızın katkılarıyla kurulan bu tesis Türkiye ile Azerbaycan işbirliğinin yeni bir nişanesi olmuştur. Ayrıca, Ağdam'da 14 bin 500 metrekare büyüklükteki 40 derslikli okulumuzun inşasına da başlandı. İnşallah gelecek sene İlham kardeşimle birlikte açılışını yapacağız."

"Bir başka gelişimizde Şuşa çok daha farklı olacak"
Fuzuli Uluslararası Havalimanı'ndan Şuşa şehrine gelirken 7 ayrı tünelden geçtiklerine dikkati çeken Erdoğan, "Bu 7 tünel bölgede altyapı inşasının ne denli başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Şuşa'ya gelirken nereden nereye geldik, bunu görmenin bahtiyarlığı içerisindeyiz. İnanıyorum ki bir başka gelişimizde Şuşa çok daha farklı olacak. Fuzuli, bir başka farklı olacak. Çünkü bu işe inanmış, başını koymuş bir lider var, bir kadro var. Bu lider, bu kadro aynı inançla, aynı kararlılıkla yoluna devam ediyor. Karabağ Zaferi'ni canları ve kanlarıyla tarihimize nakşeden aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor, Azerbaycanlı kardeşlerimin bu şanlı zaferini bir kez daha canıgönülden tebrik ediyorum. Türkiye ve Türk milleti olarak her zaman yanınızda olmaya, kederinizi kederimiz, sevincinizi sevincimiz bilmeye devam edeceğiz." dedi.

Konuşmasının sonunda, Bahtiyar Vahabzade'nin "Birdir bizim her halimiz, sevincimiz, melalimiz. Bayraklarda hilalimiz, Azerbaycan-Türkiye" dizelerini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Rabbim ay yıldızlı al bayrağımız ile şanlı Azerbaycan bayrağının göklerde ilelebet yan yana dalgalanmasını nasip eylesin. 9 Kasım Devlet Bayrak Günü'nü en kalbi duygularımla kutluyorum. Buradan kardeş Azerbaycan halkına selam ve muhabbetlerimi yolluyorum. İlham kardeşime sıcak ev sahipliği için tekrar teşekkür ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev konuşmalarının ardından tokalaştı ve birbirlerinin elini havaya kaldırarak poz verdi.

Aliyev: Türkiye Azerbaycan birliği ebedidir ve sarsılmazdır
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Zafer Günü'nde kendileriyle birlikte olmasının Azerbaycan halkını sevindirdiğini belirterek, Erdoğan'a teşekkür etti.

Aliyev, 2. Karabağ Savaşı sırasında Erdoğan'ın ve kardeş Türk halkının Azerbaycan'ın yanında olduğunu hatırlatarak, "Savaşın ilk saatlerinde yaptığınız açıklama ve benimle gerçekleştirdiğiniz telefon görüşmesi bütün dünyaya kardeş Türkiye'nin Azerbaycan'ın yanında olduğunu gösterdi. Açıklamanız bize ilave güç ve moral verdi." dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Azerbaycan yalnız değildir, Türkiye onun yanındadır" sözlerini hatırlatan Aliyev, bu tarihi sözlerin hiçbir zaman unutulmayacağını vurgulayarak, "Azerbaycan halkı bunu çok iyi biliyor ve bu nedenle şahsen size ve kardeş Türk halkına minnettardır. Gösterdiğiniz siyasi ve manevi destek moralimizi daha da artırdı." ifadelerini kullandı.

Aliyev, 2. Karabağ Savaşı'nın Türkiye ile Azerbaycan birliğini bir kez daha gösterdiğini belirterek, Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerin resmen müttefiklik seviyesine yükseldiğini hatırlattı.

İki ülkenin bu beyannameden önce de her zaman müttefik olduğunu söyleyen Aliyev, "Türkiye ve Azerbaycan halkları kardeş halklardır. Dünyada bizim kadar birbirine bağlı halklar ve devletler yoktur. Bu bizim büyük servetimizdir. Şuşa Beyannamesi yalnızca bu tarihi ve kültürel ilişkileri resmi bir çerçeveye oturtmuştur. Bizi birleştiren ortak tarihimiz, etnik köklerimiz, dilimiz, edebiyatımız ve manevi değerlerimizdir. Bu büyük bir servettir. Bugün devletler arası ilişkiler de bu servet ve güçlü temel üzerinde gelişmektedir." diye konuştu.

Aliyev, "Birliğimiz ve kardeşliğimiz sarsılmazdır. Bunu sarsmak isteyenler arzularına hiçbir zaman ulaşamayacaktır. Biz iki halk, her şeyden önce de iki lider olarak bu serveti koruyoruz. Hiç kimsenin aramıza girmesine ya da kendi kişisel çıkarları uğruna birliğimize, kardeşliğimize ve dayanışmamıza gölge düşürmesine izin vermeyiz." dedi.

"Birlikte çok daha güçlüyüz"
Türkiye'nin Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde büyük güce dönüştüğünü ve dünya çapındaki meselelerde de söz sahibi olduğunu vurgulayan Aliyev, "Türkiye'nin güçlü ekonomisi, güçlü sanayi potansiyeli ve siyasi ağırlığı bugün bir gerçektir. Bu bizi çok sevindiriyor ve bizi de güçlendiriyor. Azerbaycan da son yıllarda büyük bir kalkınma sürecinden geçmiştir ve bugün bu yolda emin adımlarla ilerlemektedir. Birlikte çok daha güçlüyüz. Geniş bir coğrafyayı kapsayan bölgede Türkiye-Azerbaycan birliği önemli etkendir. Bu istikrar, işbirliği ve güvenlik etkenidir." ifadelerini kullandı.

Aliyev sözlerini, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın yoğun programına rağmen bu Zafer Günü'nde burada, Karabağ'da bulunması bütün dünyaya birliğimizi bir kez daha gösteriyor. Bu birliğin ebedi olacağına eminim. Türkiye'de de Azerbaycan'da da hiç kimsenin bu konuda şüphesi yoktur. Geçmişte de birlikteydik, savaş döneminde de birlikteydik, bugün de birlikteyiz ve gelecekte de birlikte olacağız. Bu tarihi ziyaretin temel sonucunun tam da söylediğim gibi olduğunu düşünüyorum. Türkiye-Azerbaycan birliği ebedidir ve sarsılmazdır." şeklinde tamamladı.

Türkiye’de üniversite eğitimi 3 yıla düşüyor

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), küresel standartlar ve değişen demografik yapı doğrultusunda üniversite eğitim sürelerinde köklü bir reform hamlesi başlattı. Ders sayılarında sadeleşmeye gidileceğini belirten YÖK Başkanı Özvar, lisans eğitimini birkaç yıl içinde 3 yıla düşürmeyi hedeflediklerini duyurdu

08.11.2026 17:10:00
Eyüp Kabil
 
Türkiye’de üniversite eğitimi 3 yıla düşüyor
Türkiye’de üniversite eğitimi 3 yıla düşüyor
Türkiye yükseköğretim sisteminde ezber bozan tarihi bir dönemin kapısı aralanıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, katıldığı bir programda üniversite öğrencilerinin iş hayatına atılma yaşını öne çekmek ve eğitim kalitesini artırmak amacıyla lisans eğitim süresini 3 yıla düşürmeyi planladıklarını açıkladı.

Dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin müfredata entegrasyonuyla birlikte, mevcut ders yüklerinde ciddi bir sadeleştirme operasyonu başlatıldı.

Ders sayısı düşüyor

Türkiye'deki mevcut sistemde bir öğrencinin lisans diploması alabilmesi için ortalama 50'den fazla dersi başarıyla tamamlaması gerekiyor. YÖK Başkanı Özvar, bu durumun küresel standartların gerisinde kaldığına dikkat çekerek Avrupa'daki modelleri işaret etti:

"Avrupa'da bir öğrenci lisans dönemi boyunca mezun olmak için en fazla 30 ders alıyor. Eğitimin kalitesini artırabilmek için ders sayısının sadeleşmesine ihtiyaç var. Bu yıl tamamen bunun üzerinde çalışıyoruz."

Hayata atılma yaşı 30'u buluyor

Yapılan çalışmanın arka planında Türkiye'nin değişen nüfus yapısı ve gençlerin iş gücüne katılım yaşı yatıyor. 12 yıllık zorunlu eğitime 4 yıllık lisans süreci de eklenince, bir öğrencinin resmi eğitim kurumlarında geçirdiği süre 16 yılı buluyor.

Staj süreçleri ve iş arama dönemleriyle birlikte gençlerin hayata atılma, ekonomik özgürlük kazanma ve aile kurma yaşının 30'lu yıllara dayandığını belirten Özvar, bu sürenin kısaltılmasının sosyo-ekonomik açıdan zorunlu hale geldiğini vurguladı.

Yapay zekâ ve dijitalleşme müfredatın kalbinde

Yeni reform paketi yalnızca süreyi kısaltmakla kalmayacak, eğitim içeriklerini de çağın gereksinimlerine göre yeniden şekillendirecek. Yeni dönem planlamasında bölümlerin içine yapay zekâ uygulamaları ve dijital teknolojiler doğrudan dahil edilecek. Hantallaşan ve güncelliğini yitiren ders içeriklerinin tasfiye edilerek yerini pratik, teknoloji odaklı ve esnek öğrenme modellerine bırakması bekleniyor. YÖK'ün önümüzdeki aylarda üniversite rektörleri ve akademik kurullarla bir araya gelerek reformun uygulama takvimini netleştirmesi öngörülüyor.

Kuyumcuyu soyan Moldovalı havalimanında enselendi


 
Kartal'da kuyumcudan yaklaşık 150 bin liralık ziynet eşyası çalan ve yurt dışına kaçmak üzereyken havalimanında yakalanan yabancı uyruklu tutuklandı.

07.11.2026 13:19:00
AA
 
  Kuyumcuyu soyan Moldovalı havalimanında enselendi
  Kuyumcuyu soyan Moldovalı havalimanında enselendi

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 4 Kasım'da Orhantepe Mahallesi'ndeki bir kuyumcuda meydana gelen hırsızlık olayıyla ilgili çalışma yürüttü. Yapılan incelemelerde, saat 00.10 sıralarında bir şüphelinin kuyumcunun kepenk sistemini kumandayla açıp işletme kapısının camını kırarak içeri girdiği ve hırsızlık olayını gerçekleştirdiği tespit edildi. Kuyumcudan yaklaşık 150 bin lira değerinde altın olmayan 200 demo yüzük, 3 altın küpe ve 3 altın bileklik çalındığı belirlendi.

7 Ekim'den bu yana Türkiye'de

Kamera incelemeleri ve saha çalışmaları neticesinde şüphelinin Moldova uyruklu N.M. (32) olduğu ve Türkiye'ye 7 Ekim'de giriş yaptığı tespit edildi. Yurt dışına kaçış hazırlığında olduğu belirlenen şüpheli, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Düzce'de kan donduran cinayet: 16 yaşındaki çocuk, 17 yaşındaki çocuğu öldürdü

Düzce'nin Gümüşova ilçesinde 16 yaşındaki A.İ.U., aralarında husumet bulunduğu iddia edilen 17 yaşındaki Ahmet Kırlak'ı ormanlık alana çağırarak tüfekle vurup öldürdü. Cinayetin ardından arkadaşlarıyla buluşarak olayı anlattığı öğrenilen şüpheli, polis ekiplerinin evine düzenlediği operasyonla suçta kullandığı silahla birlikte yakalandı

07.11.2026 11:59:00 / Güncelleme: 07.11.2026 12:01:53
İHA
 
Düzce'de kan donduran cinayet: 16 yaşındaki çocuk, 17 yaşındaki çocuğu öldürdü
Düzce'de kan donduran cinayet: 16 yaşındaki çocuk, 17 yaşındaki çocuğu öldürdü
Düzce'nin Gümüşova ilçesinde meydana gelen olayda, 17 yaşındaki Ahmet Kırlak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, 16 yaşındaki A.İ.U., aralarında daha önceden husumet bulunduğu öne sürülen Ahmet Kırlak'ı Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yongalık mevkisindeki ormanlık alana çağırdı.

İddiaya göre A.İ.U., burada yanında bulunan tüfekle Ahmet Kırlak'a ateş açtı. Tüfekli saldırı sonucu 17 yaşındaki Kırlak hayatını kaybederken, şüpheli cesedi ormanlık alanda bırakarak olay yerinden uzaklaştı. Olaydan haberdar olan polis ekipleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Düzenlenen operasyonla 16 yaşındaki A.İ.U., evinde suçta kullandığı belirtilen tüfekle birlikte gözaltına alındı.



İlk ifadesinde cinayeti itiraf etti

Gözaltına alınan şüphelinin ilk ifadesinde cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. A.İ.U.'nun ifadesinde, Ahmet Kırlak ile aralarında husumet bulunduğunu, bu nedenle kendisini ormanlık alana çağırdığını ve tüfekle vurduktan sonra cesedini olay yerinde bıraktığını söylediği belirtildi. Şüphelinin daha sonra arkadaşlarıyla buluşarak yaşananları anlattığını da ifade ettiği öğrenildi.

Henüz 17 yaşında olan Ahmet Kırlak'ın ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili soruşturma başlatılırken, gözaltına alınan 16 yaşındaki şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için başlatılan soruşturma devam ediyor.

Samsun'da 5. kattan düşen sağlık çalışanı hayatını kaybetti

Samsun'un Atakum ilçesinde 5. kattaki evinin yatak odası balkonundan düşen 39 yaşındaki sağlık çalışanı hayatını kaybetti

07.11.2026 11:56:00 / Güncelleme: 07.11.2026 11:59:12
İHA
 
Samsun'da 5. kattan düşen sağlık çalışanı hayatını kaybetti
Samsun'da 5. kattan düşen sağlık çalışanı hayatını kaybetti
Olay, Atakum ilçesi Yenimahalle Mahallesi'nde bulunan bir apartmanın 5. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Sağlık Hizmetleri bünyesinde acil tıp teknisyeni (ATT) olarak görev yapan evli 1 çocuk babası Sinan Keleş (39), ikametinin yatak odasının balkon penceresinden aşağı düştü.

Sabah saatlerinde vatandaşlar yerde bir kişinin hareketsiz halde yattığını fark edince olay sağlık ekiplerine ve polise haber verildi.

Olay yerine ekipler sevk edildi. Yapılan incelemede sinen Keleş'in hayatını kaybettiği belirlendi.



Evli ve 1 çocuk 10 babası Sinan Keleş'in cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığına gönderildi.

Polis olayla ilgili inceleme başlattı.

Fon soruşturmasında 4 şüpheli tutuklandı: 1 şüpheliye adli kontrol

Fon soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen 6 şüpheliden Tera Holding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş, eski SPK Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan ve eski SPK Kurul Başkan Vekili Enver Usca tutuklandı. Eski SPK Ortaklar Finansmanı Dairesi Başkanı Kürşat Sait Babuçcu hakkında imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanırken, eski SPK Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu savcılıktan serbest bırakıldı

07.11.2026 11:51:00
İHA
 
Fon soruşturmasında 4 şüpheli tutuklandı: 1 şüpheliye adli kontrol
Fon soruşturmasında 4 şüpheli tutuklandı: 1 şüpheliye adli kontrol
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlanmış, şüpheliler İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilmişti.

Adli işlemlerin ardından Ümit Sincanlı, "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklandı. Mustafa Alper Taş ise "rüşvet" suçlamasıyla tutuklandı. Eski SPK yöneticileri Ercan Urkan ve Enver Usca,"rüşvet alma" suçundan tutuklandı.

Kürşad Sait Babuçcu hakkında imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanırken, Bülent Murat Haholu savcılık işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu Türkiye'de yakalandı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde narkotik polisinin yaptığı çalışmada kırmızı bültenle aranan Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu yakalandı

07.11.2026 08:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu Türkiye'de yakalandı
Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu Türkiye'de yakalandı
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde narkotik polisinin yaptığı çalışmada kırmızı bültenle aranan Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu yakalandı.

Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu ile mücadele çerçevesinde yaptığı çalışmada kente gelen Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu Odil Fakhrıdınovich Khudayberdıev'in peşine düştü.

Özbekistan makamlarınca "Uyuşturucu" suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan şüphelinin uzun süredir Mersin'de olduğunu ve bölgedeki tarım alanlarında çalışarak gizlendiğini belirleyen polis baskın yaptı. Düzenlenen operasyonda şüpheli seraların olduğu bölgedeki bir evde yakalandı.

Gözaltına alınan kırmızı bültenle aranan şüpheli emniyete götürülerek işlemleri yapılmasının ardından adliyeye sevk edildi.

8 kişiyi öldürmüştü. Arif Sefa Özdemir tutuklandı

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde pompalı tüfekle dehşet saçarak 8 kişiyi öldüren ve 1 kişiyi ağır yaralayan şüpheli Arif Sefa Özdemir, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zanlının jandarmadaki ifadesinde, katliamın biçerdöver alım-satımından kaynaklanan borç tartışmasıyla başladığını itiraf ettiği öğrenildi

06.11.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
8 kişiyi öldürmüştü. Arif Sefa Özdemir tutuklandı
8 kişiyi öldürmüştü. Arif Sefa Özdemir tutuklandı
Afyonkarahisar ve Eskişehir hattında art arda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarla Türkiye'yi sarsan şüpheli Arif Sefa Özdemir'in adli işlemleri tamamlandı. Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi kırsalında jandarma ve polis ekiplerinin ortak operasyonuyla yakalanarak Afyonkarahisar'a getirilen zanlı, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.

"Birden fazla kişiyi kasten öldürme" suçundan tutuklandı

Afyonkarahisar Adliyesi'nde savcılık sorgusunun ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan Arif Sefa Özdemir, "birden fazla kişiyi kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen zanlının babası ise hakimlikçe serbest bırakıldı.

Katliamın nedeni ortaya çıktı: Biçerdöver borcu

Soruşturma dosyasına giren jandarma ifade tutanağı, saldırının perde arkasını da aydınlattı. İfadesinde biçerdöver operatörlüğü yaptığını belirten Özdemir, geçen yıl Kırşehirli Ahmet Uzel'den vadeli olarak satın aldığı biçerdöverin tarlada çalışırken yanması üzerine kalan borç miktarı nedeniyle aralarında husumet oluştuğunu anlattı.

Olay günü ödeme yapma vaadiyle Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50) ve Numan Toprak'ı (56) İhsaniye ilçesindeki Ayazini köyü kırsalına çektiğini itiraf eden zanlı, çıkan tartışmanın ardından pompalı tüfekle üç kişiyi vurarak öldürdüğünü beyan etti.

Kaçabilmek için araç gasbedip önüne çıkanlara ateş açmış

İlk cinayetlerin ardından yakalanmamak ve araç değiştirmek için kaçış güzergahında terör estirdiğini itiraf eden Özdemir'in ifadesinde şu kan donduran detaylar yer aldı.

Önünü kestiği araçtaki Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ve Satı Aydoğmuş'u (68), araçlarını vermedikleri ve tüfeğini almaya çalıştıkları gerekçesiyle vurarak öldürdü ve araçlarını gasbetti.

Gasbettiği araçla ilerlerken hafif sürtüştüğü başka bir aracın sürücüsü İsmail Şen'i (61), tüfeği görüp polisi arayacağını söylemesi üzerine başından vurarak katletti.

Yukarıtandır köyü mevkiinde durdurduğu araçtaki üç kadından ön koltuktakinin indiğini, araçtan inmeyen iki öğretmene ise geriye saydıktan sonra ateş açtığını söyledi. Saldırıda öğretmenler Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) hayatını kaybetti.

Kent merkezinde aracını almak istediği S.P.'yi başından vurarak ağır yaralayan zanlı, Eskişehir sınırına geçtikten sonra tabanca bulabilmek amacıyla köy muhtarlarına kendisini "MİT görevlisi" olarak tanıttığını ancak silah alamadığını itiraf etti.

İfadesinin sonunda pişman olduğunu ve alkolün etkisiyle hareket ettiğini öne süren zanlının, saldırıda ağır yaraladığı S.P.'nin hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu. Özel, parti üyelerini sandığa çağırdı

06.11.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti'de 8 Kasım'da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu. Özel, parti üyelerini sandığa çağırdı.

Özgür Özel, partisinin kuruluş kurultayı öncesinde 17 ana başlıktan oluşan çalışma programını kamuoyuyla paylaştı. Parti içi demokrasiden ekonomik reformlara, seçim hazırlıklarından yargı bağımsızlığına kadar birçok alanda hedeflerini açıklayan Özel, ilk seçimlerde partisinin cumhurbaşkanı adayının seçilmesini ve TBMM'de çoğunluğu elde etmeyi amaçladıklarını belirtti.

Çalışma programında parti içi demokrasiye geniş yer ayıran Özel, genel başkan, il ve ilçe başkanı seçimlerinde üyelerin doğrudan katıldığı eğilim yoklamalarının geliştirileceğini belirtti.

Üyelerin parti kararlarına ve mali bilgilere erişiminin kolaylaştırılması, yöneticilere yazılı soru yöneltebilmesi ve politika önerilerini iletebilmesi için yeni mekanizmalar oluşturulacağı açıklandı.

Mahalle, ilçe ve il meclislerinin yaygınlaştırılması, dijital katılım platformunun kurulması ve parti üyesi olmayan gönüllülerin de çalışmalara katılması programın hedefleri arasında yer aldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.