











İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ramazan Bayramı tatili süresince vatandaşların güvenliği için 313 bin 745 personelin sahada olacağını bildirdi





İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bakanlıktaki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER) haber ajanslarının temsilcilerinin Ramazan Bayramı tatili süresince uygulanacak trafik tedbirleri ve Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a ilişkin sorularını yanıtladı.
Vatandaşların bayramı huzur ve güven içinde geçirmelerini sağlamak amacıyla valiliklere, kaymakamlıklara ve kolluk birimlerine yönelik kapsamlı bir genelge yayımladıklarını belirten Çiftçi, tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını söyledi.
Amaçlarının vatandaşların bayramı huzur ve güven içerisinde aileleriyle birlikte geçirmeleri olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız yoğun şekilde trafik denetimleri yapacak. Hız denetimleri yapacağız, radar denetimlerimiz olacak. Vatandaşlarımızın kurallara uymalarını temin etmek için sahada görünür olacağız. Çünkü istiyoruz ki kimse sevdiklerine kavuşmak için acele etmesin. Yani trafik kurallarına uysunlar, hız tahditlerine uysunlar ve güven içerisinde de ailelerine kavuşabilsinler." dedi.
Özellikle trafik yoğunluğunun yüksek olduğu güzergahlarda radar denetimlerinin olacağını kaydeden Çiftçi, emniyet kemeri ve alkol denetimleri de yapılacağını ifade etti.
Çiftçi, helikopter ve insansız hava araçlarıyla ana arterlerde, kritik kavşak noktalarında trafik akışını anlık takip edebileceklerini, edinilen bilgilerin sahadaki ekiplere eş zamanlı iletileceğini belirtti.
Akıllı ulaşım ve trafik yönetim sistemlerinin etkin, verimli şekilde kullanılacağının altını çizen Çiftçi, kamera ve elektronik denetleme sistemleriyle riskli noktaların anlık takip edileceğini, trafiğin akışını sağlamak üzere ekiplerin belirlenen bölgelere yönlendirileceğini, kolluk birimlerinin ihtiyaç duyulan her noktada yardımda bulunacağını anlattı.
Hava ve karadan denetim
Bakan Çiftçi, bayramda görev yapacak ve denetimlerde yer alacak personele ilişkin şu bilgileri verdi:
"313 bin 745 emniyet, jandarma ve Sahil Güvenlik personelimiz bayramda görev yapacak, sahada olacaklar. Aynı zamanda 50 bin 150 otomobil ve motosikletle Türkiye'nin her yerinde görev başında olacaklar. Karadan yaptığımız denetimlerin yanında 16 helikopter, 1222 İHA ve dron havadan denetim yapacak. Aynı zamanda 390 gemi ve bot da Sahil Güvenlik unsurlarımıza bu denetimlerde iştirak edecek. Onlar da bayramın huzur içerisinde geçmesi noktasında vatandaşımıza yardımcı olacaklar."
Havaalanlarında, otogarlarda, alışveriş merkezlerinde, yaşam alanlarında, turizm merkezlerinde de hareketliliklerin olacağına işaret ederek, "Oralarda da ekiplerimiz yine bütün tedbirleri alacaklar, güvenlik tedbirlerini arttırmış olacaklar." ifadesini kullandı.
"Bayram evleri, matem evlerine dönüşmesin"
Sürücülerin ve yolcuların güvenliği için yorgun ve uykusuz araç kullanılmaması gerektiğine dikkati çeken Çiftçi, şunları kaydetti:
"Otobüs şoförlerine veya kendi araçlarıyla seyahat edecek vatandaşlarımıza sesleniyorum. Yorgun, uykusuz bir şekilde seyahat etmesinler. Hem kendi canlarını hem de vatandaşlarımızın canlarını riske atmasınlar. Uykuları geldiğinde yolun kenarına, park alanlarına çekip orada dinlenebilirler. Bir müddet dinlendikten sonra yollarına devam edebilirler. Kısa süre içerisinde varacakları yerlere ulaşmak için acele edip de ailelerini, sevdiklerini hüzne boğmasınlar. Bayramın sevinci, hüzne dönüşmesin. Bayram evleri, matem evlerine dönüşmesin istiyoruz. Onun için bu konuda tüm vatandaşlarımızdan da hassasiyet beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum."
Tuzaklama radar denetimi yapılmayacak
Radar uygulamasına ilişkin hedeflerinin vatandaşı cezalandırmak ya da onların canlarını acıtmak olmadığını vurgulayan Çiftçi, vatandaşların kurallara uyarak güven içerisinde evlerine ulaşmasını istediklerini belirtti.
Bakan Çiftçi, şunları dile getirdi:
"Bunun için de kesinlikle tuzaklama suretiyle radar denetimi yapmayacağız, yani mutlaka uyarı levhalarımız olacak. Vatandaşlarımız bu konuda da bilgilendirilmiş olacak. Ben, vatandaşlarımızın bir kez daha hız kurallarına uymasını istirham ediyorum. Böylece hem kendileri idari yaptırımlarla karşılaşmamış olacaklar hem de daha huzurlu, güvenli şekilde memleketlerine varmış olacaklar. Çünkü önceki Kanun'a göre şu andaki hız limitleri de değişti. Önceden yüzde 10'a kadar hem şehir içinde hem de şehir dışında bir limit vardı, hız limiti vardı, artırabiliyordunuz. Şu anda 6 birimle 10 birim arasında değişiyor. Dolayısıyla bu da göz önünde bulundurularak sürücülerimizin hızları ayarlamalarında fayda var diye düşünüyorum."
Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikler
Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan düzenlemelerin 27 Şubat'ta yürürlüğe girdiğini anımsatan Çiftçi, "Kanunun yürürlüğe girmesiyle beraber memleketim Konya'daydım. Orada özellikle plaka konusunda hem noterlerde hem de şoförler odasında vatandaşların yoğun bir şekilde sıraya girdiklerini, kalabalık oluşturduklarını gördüm." dedi.
Çiftçi, vatandaşların yapılan düzenlemeleri iki konu hariç gayet yerinde bulduğunu belirterek, "Mesela kırmızı ışıkta geçmeyle ilgili toplumda herhangi bir sıkıntı yok. Trafikte ısrarla kişiyi takip eden veya önünü kesip sopayı alıp sürücülerin üzerine yürüyen, yolda halay çeken, drift atan, makas atan kişilerle ilgili herhangi bir problem yok, bunlar kabul görmüş durumda." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Çiftçi, plaka basmaya yetkili kurumun Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) ve buna bağlı odaların olduğunu hatırlattı.
Plakaların ne şekilde basılacağının, standartların neler olacağının yönetmelikte belirlendiğini anlatan Çiftçi, şunları kaydetti:
"Standart plakalar belli. Buna rağmen şoförler odası iki tip plaka basıyor. Birincisi standartlara uygun plaka, ikincisi de harfleri biraz kalınlaştırılmış olan, yine plakanın taşıması gereken özellikleri taşıyan, mavi şeridi, 'TR' ibaresi, mührü, karekodu bulunan plakalar. Şoförler Odası tarafından verilmesi şartıyla biz kesinlikle bunlarla ilgili herhangi bir işlem yapmayacağız, bunları nizami plakalar olarak görüyoruz, bunlar geçerli, bunlarda herhangi bir problem yok.
Şoförler Odası tarafından verilen plaka üzerinde eğer sürücü tarafından bazı ilaveler, eklemeler yapıldıysa, işte sorun bu alanda başlıyor. Sürücü, Şoförler Odasından plakasını aldı, oradaki harf grubunu veya rakam gruplarını kalınlaştırdıysa veya oradaki mavi şeridi sildiyse, kendine göre birtakım ilaveler, eklemeler, çıkarmalar yaptıysa kanun buna yönelik olarak 4 bin lira ceza öngörüyor. Bir de dışarıda reklamcılarda bastırılan plakalar var. Onlarda herhangi bir şekilde ne 'TR' ibaresi, ne mühür, ne karekod yer alıyor. Rakamlar, harf grupları arasındaki aralıklar tamamen kapanmış durumda. Bunlar da kanun tarafından 140 bin lirayla cezalandırılıyor."
Çiftçi, plaka düzenlemesinin ardından şoförler odalarında yoğunluk olduğunu anımsatarak, "Baktık ki vatandaşımız mağdur olacak, yani en azından kendilerine bir süre verelim, bu süre içerisinde de kendilerine rehberlik yapalım. Buna rağmen standartlara uygun plaka takmayanlar olursa, onları idari müeyyideye daha sonra bağlayalım diye bir karar aldık ve bunu da uygulamaya geçirdik." diye konuştu.
"Mağduriyeti ortadan kaldıralım diye biraz süre verdik"
TŞOF'la görüşmeye de devam ettiklerini belirten Çiftçi, "Mesela ben bir görüşmemde bana şunu ifade ettiler: 'Bizim 573 odamız günde 60 bin plaka basıyor ve buna rağmen talepleri yetiştiremiyoruz.' Demek ki kısa süre içerisinde bunun yetiştirilme imkanı, ihtimali gözükmüyor, vatandaş müracaatını yaptı, Şoförler Odası eğer kendisine plakayı zamanında basıp veremediyse, burada da vatandaşımızı cezalandırmanın çok adil olmadığını düşünüyoruz." dedi.
Çiftçi, mağduriyeti ortadan kaldırmak için bu konuda biraz süre verdiklerini söyledi.
Araçlarda multimedya ve görüntü cihazı kullanımına ilişkin ise Bakan Çiftçi, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu da toplumun şu anda tepki gösterdiği konulardan birisi. Bununla ilgili kanunun öngördüğü husus şu: Birincisi, sürücünün görüş açısını etkilemeyecek, engellemeyecek. İkincisi de araç harekete geçtiğinde, sürüş başladığında mesela o çoklu medya ortamları kapanacak. Bu ikisinin birlikte gerçekleşmesi gerekiyor. Orijinal araçlarda bununla ilgili herhangi bir problem yok. Örneğin, fabrika montajlı çoklu ortamlarda araç harekete geçtiğinde, mesela video oynatılamıyor, film seyredilemiyor ama sonradan takılanlarda veya garanti süresi bitmiş, sonradan yapılan montajlarda araç hareket halinde olsa da film izleyebiliyorsunuz, video oynatabiliyorsunuz. Bu, kanunun yasakladığı, idari müeyyideye bağladığı hususlardan birisi."
Çiftçi, araçlardaki multimedya ve görüntü cihazı kullanımının açıklığa kavuşturulması için uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerektiğine işaret etti.
"Vatandaşlarımız rahat olsunlar"
"Hangileri sürüş emniyetini tehlikeye atıyor, hangileri atmıyor' Ses sistemleri, haberleşme sistemleriyle ilgili bir uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerekiyor." diyen Çiftçi, çalışmaların devam ettiğini, belli bir standarda kavuşturulmuş uygulama belli oluncaya kadar kanunun bu maddesiyle ilgili herhangi bir uygulama yapmayacaklarını duyurdu.
İçişleri Bakanı Çiftçi, tüm tarafların mutabakatıyla uygulama yönetmeliğini en kısa sürede çıkarmayı düşündüklerini bildirerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Şu anda çalışmalarımız devam ediyor, yoğun şekilde çalışıyoruz, en kısa süre içerisinde çıkartacağız. Yani fazla da bu süreyi uzatmayı düşünmüyoruz. Yönetmelik çıkıp da uygulama netleşinceye kadar rehberlik çalışmalarımız devam edecek. O yüzden vatandaşlarımız rahat olsunlar, yani herhangi bir şekilde endişeye kapılmasınlar. Hem onların mutlu olabileceği, yani içlerine sinen hem de sürüş emniyetini sağlayabileceğimiz, ikisini bir arada gerçekleştirebileceğimiz bir yönetmelik hazırlayacağız inşallah."
















Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, "Hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde alınan tedbirlerin yanı sıra, Adana'da konuşlu mevcut İspanya Patriot sistemine ilave olarak Ramstein/Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen bir Patriot sistemi daha Adana'da konuşlandırılmaktadır" ifadesini kullandı





Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, İncirlik'teki 10. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), operasyonel faaliyetlerini, yüksek bir disiplin ve kararlılıkla sürdürdüğüne dikkati çekerek, "Geçtiğimiz hafta boyunca, 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiş, Suriye Harekat Alanları'nda imha edilen tünel uzunluğu 767 kilometreye ulaşmıştır." dedi.
Hudutların ileri teknoloji destekli etkin ve çok katmanlı tedbirlerle korunduğunu vurgulayan Aktürk, "Geçtiğimiz hafta içerisinde 6'sı terör örgütü mensubu olmak üzere 139 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1417 olmuş, engellenen 2 bin 486 şahıs ile bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 15 bin 979'a ulaşmıştır. Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 4 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir." diye konuştu.
Tuğamiral Aktürk, ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaya ilişkin şunları kaydetti:
"13 Mart'ta İran'dan ateşlenerek hava sahamıza giren bir balistik mühimmat daha Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için ilgili ülke ile temaslar sürdürülmekte, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla alınmakta, bölgemizdeki gelişmeler yakından ve dikkatle takip edilmektedir. Ayrıca, hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde alınan tedbirlerin yanı sıra, Adana'da konuşlu mevcut İspanya Patriot sistemine ilave olarak, Ramstein/Almanya'daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen bir Patriot sistemi daha Adana'da konuşlandırılmaktadır."
Bölgesel ve küresel barışa katkılar
Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında İsrail'in, uluslararası ve insancıl hukuku ciddi bir şekilde ihlal ederek Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılar ve başlattığı kara harekatının, bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirdiğini ifade etti.
Tuğamiral Aktürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İsrail, Gazze'de varılmış ateşkesi ihlal etmeye ve mübarek ramazan ayında Müslümanların ibadet hakkının engellenmesi dahil olmak üzere Batı Şeria'ya yönelik baskılarını sürdürmeye devam etmektedir. Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğimizi vurguluyor, İsrail'in Filistin halkına uyguladığı baskıların sona erdirilmesi hususunda uluslararası toplumun sorumluluğunu yerine getirmesi çağrımızı yineliyoruz. Orta Doğu'da masum sivillerin hayatını kaybetmesine neden olan, bölgesel istikrar ve güvenliği her geçen gün daha fazla zedeleyen çatışmaların bir an önce sona ermesini temenni ediyor, küresel ekonomi ve enerji arzı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratan Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli ve kesintisiz şekilde işlerlik kazanmasının büyük önem taşıdığını vurguluyoruz."
TSK'nın, eğitim ve tatbikat faaliyetleriyle kendisini sürekli geliştirmeye, modern harp yeteneklerini daha da ileriye taşımaya devam ettiğini bildiren Aktürk, eğitim ve tatbikatlara ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Ülkemizin öncülüğünde, Karadeniz'deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu'nun 9'uncu aktivasyon faaliyeti TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz'de icra edilecektir. Kuzey Avrupa konuşlanması çerçevesinde Steadfast Dart-2026 ile Dynamic Mariner / Joint Warrior / Cold Response-2026 tatbikatlarına iştirak eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz 18 Mart itibarıyla Akdeniz'de dönüş seyrine devam etmektedir."
Aktürk, TCG Göksu, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yüzbaşı Güngör Durmuş gemilerinin, Somali Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında 25 Mart'ta Doğu Akdeniz'den Somali'ye intikale başlamasının planlandığını belirterek, "Türkiye-Brezilya Deniz Kuvvetleri İşbirliği Toplantısı 24-28 Mart tarihleri arasında Brezilya'da yapılacaktır. Mehteran Birlik Komutanlığımızca 'Balkan Şehitleri Anma Günü Etkinlikleri' kapsamında 26 Mart'ta Edirne'de konser icra edilecektir." ifadelerini kullandı.
Savunma sanayi
Savunma sanayinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK'nın güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarının devam ettiğine dikkati çeken Aktürk, "Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz geçtiğimiz hafta içerisinde, muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlamış, kalite yönetim sisteminin havacılık, uzay ve savunma sanayii için belirlenen küresel standartlara uygunluğunu belgeleyen AS9100 Uzay ve Savunma Sanayii Kalite Yönetim Sistemi Sertifikası'nı, gerçekleştirilen denetimi başarıyla tamamlayarak almaya hak kazanmıştır. Emeği geçen tüm personelimizi tebrik ediyoruz." dedi.
Aktürk, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen muhtelif miktarda "Süper Şimşek" hava aracının da Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındığını bildirdi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in, İtalya'ya gerçekleştirdiği son ziyarete ilişkin soru üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İtalyanların daveti üzerine önceden planlanmış ve gerçekleşmiş bir ziyarettir. Baş başa ve heyetler arası yapılan görüşmelerde, ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayisinde işbirliği konularında görüş alışverişinde bulunulmuştur" ifadelerine yer verildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dün kendisine yönelik iddialarına ilişkin, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Hepsi yalan. Manevi tazminat davası açacağız" dedi





Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dün kendisine yönelik iddialarına ilişkin, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Biri Tuzla'da onun dediği gibi de 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri, 2+1. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız" dedi.
Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı önünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Özel'in kendisine yönelik belgelerin gerçeği yansıtmadığını belirten Gürlek, üzerine kayıtlı 4 taşınmazı bulunduğunu söyledi.
Söz konusu taşınmazların değerlerine ilişkin de açıklama yapan Gürlek, "Güya bir ID numarası falan varmış ama o ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu, yazmıyor. Özgür Özel'in amacı burada asrın yolsuzluk davasını perdelemek." diye konuştu.
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek davasında da yargılamanın bulunduğunu aktaran Gürlek, şunları kaydetti:
"Muhittin Böcek, 15 Ocak 2024'te Manisa'da benzinliğe uğruyor. Bu benzinliğe niye uğruyor' Burada Muhittin Böcek'in itirafçı olma durumu vardı. Orada Özgür Özel'e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyonu çalışmaları var. Baz istasyonu çalışmaları da ortaya konuldu. Bunlar dosyada da var. Özgür Özel bence iki noktayı perdelemek istiyor. Birincisi asrın yolsuzluk davasını, ikincisi de Muhittin Böcek'in 15 Ocak 2024'teki kendisinin aday olması için Manisa'daki bir benzin istasyonuna gidip bir para verme iddiası var. Bu para verme iddiasını perdelemeye çalışıyor."
Devlet memuru olarak hakimlik ve savcılık görevinde bulunduğu ve belli aralıklarla mal beyanını bildirdiğini anımsatan Gürlek, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Biri Tuzla'da onun dediği gibi de 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri, 2+1. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız." dedi.
Gürlek, Özel'in dün kendisi hakkında sunduğu tapu belgelerinin hepsinin gerçek dışı ve sahte olduğunu belirterek, "Ama bu, Özgür Özel'in tamamen son dakika çırpınışları. Ben bunu yüce Türk milletinin takdirine bırakıyorum. Benim veremeyeceğim hesabım yok, hakimlik, savcılıkta zaten düzenli olarak mal bildiriminde bulunmak gerekiyor. Ben söyleyeceklerimi söyledim, o konuda takdir milletin." diye konuştu.
Yat iddiaları
Bakan Gürlek, kendisine yönelik ortaya atılan yat iddialarına ilişkin ise hayatında Lüksemburg'a gitmediğini, yüzme dahi bilmediğini, pasaport kayıtlarında da bu yönde herhangi bir giriş-çıkış bulunmadığını ifade etti.
Bu yöndeki iddiaların gerçek dışı olduğunu vurgulayan Gürlek, söz konusu iddiaları ortaya atanların bunu ispat edememesi halinde iftira kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bakan Gürlek'in, açıklamalarının ardından, web tapuda üzerine kayıtlı taşınmazları gösteren belgenin kopyası gazetecilerle paylaşıldı.
Tutuklanmasının ardından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ve 3 sanık hakkında "şantaj" suçundan dava açıldı





Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 6. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen 13 sayfalık iddianamede, müşteki-sanık Tanju Özcan hakkında mağdur kadın Ö.Ç'ye yönelik "şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası ile belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması talep edildi.
İddianamede, sanıklar Boluspor Başkanı E.B. ve şoförü tutuklu Mehmet Eren A. ile Bolu Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi H.E.S. için Özcan'a yönelik "iştirak halinde şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası istendi. Ayrıca Mehmet Eren A'nın Ö.Ç'ye yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 2 yıldan 7 yıla, "kadına karşı tehdit" suçundan 9 aydan 2 yıla kadar hapsi talep edildi.
İddianamede, 16 Şubat'ta Cumhuriyet Başsavcılığına başvuran Özcan'ın, kendisini 2 farklı zamanda WhatsApp üzerinden arayan Mehmet Eren A'nın, elinde kendisi ile eski kız arkadaşına (Ö.Ç.) ait mesaj ve ses kaydı olduğu iddiasıyla şantajda bulunarak 20 milyon lira para, araba ve oto yıkama yeri istediğini söyleyip şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Ö.Ç'nin 2,5 yıl önce Bolu Belediyesi danışma birimine işçi olarak girdiğini ve yaklaşık 6 ay sonra Özcan'ın ara ara kendisinden hoşlandığını söylediğini ancak kendisinin karşılık vermediği yönündeki ifadesine yer verilen iddianamede, kadının, belediye çağrı merkezine kürtaj yaptırdığı iddiasıyla yapılan ihbarın ardından Özcan'ın kendisine "Bu ses kaydını Eren duysa ne olur' Ben seni koruyacağım, benimle görüşeceksin, senden hoşlanıyorum." demesi üzerine korkarak Özcan'la görüşmeyi kabul ettiğini söylediği kaydedildi.
Özcan'ın, Ö.Ç. ile arasında herhangi gönül ilişkisi bulunmadığını, yalnızca Mehmet Eren A'nın tehditlerine ilişkin anlattıkları nedeniyle birkaç kez görüştüklerini belirttiği aktarılan iddianamede, Özcan'ın Mehmet Eren A, E.B, H.E.S. ve Ö.Ç'den şikayetçi olduğunu beyan ettiği ifade edildi.
İddianamede, Mehmet Eren A'nın farklı zamanlarda WhatsApp üzerinden Özcan'ı arayarak, tanık Ö.N.Y'ye mesajların (Özcan ile Ö.Ç'ye ait olduğu iddia edilen) ekran görüntüsünün çekildiği fotoğrafı anlık göstererek şantajda bulunduğu anlatıldı.
Sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı şantaj suçlamalarını kabul etmedikleri belirtilen iddianamede, tanık beyanları ve kamera kayıtlarının değerlendirilmesi sonucu Mehmet Eren A, E.B. ve H.E.S'nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek "şantaj" suçunu işlediklerinin değerlendirildiği kaydedildi.
İddianamede, Özcan hakkında "şantaj" suçlamasına ilişkin mağdur Ö.Ç'nin beyanları ve dijital incelemelere ilişkin suçun işlendiğinin anlaşıldığı belirtildi.
Ö.Ç'nin telefonuna el konularak yapılan dijital incelemede Özcan'ın kullandığı numara ile WhatsApp üzerinden 117 görüşme ve mesajlaşma tespit edildiği bilgisine yer verilen iddianamede, mesaj içeriklerinin incelenmesinde taraflar arasında duygusal yakınlaşma olduğunun değerlendirildiği, bazı mesajlarda Ö.Ç'nin Özcan'a fotoğraflar gönderdiği ve tarafların samimi ifadeler kullandıklarının görüldüğü ifade edildi.
Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.













