logo
02 NİSAN 2026

Sudan ordusu stratejik şehrin kuşatmasını kırdı

Sudan ordusu Kuzey Kordofan eyaletinin merkezi olan Ubeyyid kentinin kuşatmasını kırdığını açıkladı. Sudan ordusu yaptığı açıklamada Sudan'ın güney kesimindeki stratejik Ubeyyid kent merkezine yönelik kuşatmayı kırdığını açıkladı

24.02.2025 13:23:00
Haber Merkezi
Sudan ordusu stratejik şehrin kuşatmasını kırdı
Sudan ordusu stratejik şehrin kuşatmasını kırdı
Sudan ordusu Kuzey Kordofan eyaletinin merkezi olan Ubeyyid kentinin kuşatmasını kırdığını açıkladı. Sudan ordusu yaptığı açıklamada Sudan'ın güney kesimindeki stratejik Ubeyyid kent merkezine yönelik kuşatmayı kırdığını açıkladı.
Kuzey Kordofan eyaletinin merkezi olan Ubeyyid şehri, Nisan 2023'te savaşın başlamasından bu yana paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından kuşatma altında tutuluyordu. Ordu sözcüsü Nebil Abdullah yaptığı açıklamada, Kuzey Kordofan eyaletindeki güçlerin Ubeyyid yolunu yeniden açmayı ve şehrin doğusundaki askerlerle birleşmeyi başardığını söyledi. Ubeyyid, başkent Hartum'u ülkenin batı bölgesi Darfur'a bağlayan önemli bir kavşak noktasında yer alıyor. AFP'ye konuşan ve medyaya bilgi verme yetkisi olmadığı için isminin açıklanmasını istemeyen askeri bir kaynak "Ubeyyid'in stratejik önemi, özellikle de havaalanı ve Batı Sudan'ı merkez ve güneye bağlayan konumu, bugünkü operasyonu askeri açıdan en kritik operasyonlardan biri haline getiriyor." dedi. Sudan'ın orduya bağlı hükümetinin maliye bakanı da kuşatmanın kırılmasını bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Gibril İbrahim Facebook'ta yaptığı paylaşımda "Bu stratejik zafer, daha büyük bir zafer yolunda önemli bir değişimi temsil ediyor." dedi. İbrahim, bunun aynı zamanda Mayıs ayından bu yana HDK kuşatması altında olan Kuzey Darfur'un kuşatılmış başkenti Faşir'deki kuşatmanın kaldırılması yönünde önemli bir adım olduğunu da sözlerine ekledi.

Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin Asya'ya açılan en önemli kapılarından biri olan Van'ın Kapıköy Gümrük Kapısı ile Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere sınır kapılarında giriş-çıkış işlemlerinin rutin seyrinde devam ettiğini söyledi.

02.04.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"
Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin Asya'ya açılan en önemli kapılarından biri olan Van'ın Kapıköy Gümrük Kapısı ile Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere sınır kapılarında giriş-çıkış işlemlerinin rutin seyrinde devam ettiğini söyledi.
Van'a gelen Bakan Bolat, Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerinin açıklandığı toplantıya katıldı. Ardından Van'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü törenine iştirak eden Bolat, daha sonra Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı olan Kapıköy Gümrük Kapısı'na geçti. Burada gerçekleştirdiği incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, Bölge Dış Ticaret ve Gümrük Müdürlüğü'nden yürütülen çalışmalara ilişkin brifing aldıklarını belirtti. Çalışmaların yolunda devam ettiğini ifade eden Bakan Bolat, "Gerek yük taşımacılığı, gerekse demiryolu, yolcu ve yük taşımacılığı, gerekse karayolu ile turist giriş çıkışında bir aksama yok. Biz de arkadaşlarımıza gerekli talimatları verdik. Van Kapıköy, bizim modernleştirdiğimiz, yenilediğimiz kapılardan birisi. Toplam 20'ye yakın gümrük kapımızı biliyorsunuz son 23 yıl içinde dünyada örnek gösterilebilecek bir şekilde hükümetimiz modernleştirdi, yeniledi. Özel sektörle de işbirliği yaptı. Van Kapıköy de onlardan birisidir. Tabii şurada gördüğünüz yeni tesis çalışmaları devam ediyor. Bu anlamda Türkiye ile komşumuz İran arasındaki bu önemli geçiş noktası görevini yapmaya devam ediyor. Fonksiyon icra ediyor" diye konuştu
Bundan sonra barış ve ateşkes sürecinin gerçekleşmesiyle Kapıköy Gümrük Kapısı'nın ticari yük taşımacılığı ve yolcu giriş-çıkışları anlamında daha yoğun bir şekilde çalışacağını belirten Bakan Bolat, "Diğer iki gümrük kapımız Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere kapılarında da normal rutin giriş-çıkış işlemleri devam ediyor. Arkadaşlarımızdan aldığımız bilgiler ışığında yeni talimatlarımızı verdik" şeklinde konuştu.İHA

Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı

Bursa'da 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı

02.04.2026 13:50:00 / Güncelleme: 02.04.2026 14:49:49
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesinde 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Yangın bir saatlik çalışmayla söndürüldü. 

Alınan bilgiye göre, 11.15 sıralarında Millet Mahallesi'nde Andapark sitesinin 8.katındaki çatısında yangın çıktı. Çatı izolasyon tadilatı yapıldığı esnada çıkan yangın kısa sürede büyüdü.



Yangında mahsur kalan bir çatı ustası ile dumandan etkilenen başka bir çalışan için zamanla yarış başladı. Kendini dışarıya atan kişi çatının ucunda kurtarılmayı bekledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 40 metre merdivenli aracı mahsur kalan kişiyi kurtardı. Dumandan da etkilenen başka bir kişiye de 112 ekibi müdahale etti.

Polis ve itfaiye yangının kesin çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlattı.

MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt

MSB, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, yaptığı açıklamada, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili iddialara cevap verildi. "Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur" ifadesini kullandı
 

02.04.2026 12:39:00 / Güncelleme: 02.04.2026 12:59:58
Anadolu Ajansı
MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt
MSB'den Perinçek'in iddiasına yanıt

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, Bakanlığın tüm birlik ve kurumlarının, Türkiye'nin savunma ile güvenliği için nitelik ve nicelik olarak daha da güçlenmeye, üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye devam ettiğini söyledi.

Tuğamiral Aktürk, 1 Mart'ta 629 bin 129 adayın katılımıyla gerçekleştirilen Milli Savunma Üniversitesi sınavı sonuçlarının 24 Mart'ta açıklandığını hatırlatarak, 25 Mart'ta başlayan tercih işlemleri kapsamında bir hafta içerisinde 55 bin adayın harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları için tercihlerini tamamladığını belirtti.

Tercih işlemlerinin, 24 Nisan'da tamamlanacağını ifade eden Aktürk, şunları kaydetti:

"Şanlı ordumuzda görev yapmak isteyen gençlerimizi, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü milli ve çağdaş eğitim anlayışıyla yetiştiren savunma, güvenlik ve strateji alanlarında bilgi üreten ve uluslararası düzeyde saygın bir konuma sahip Milli Savunma Üniversitemize bekliyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 8-9 Nisan'da Samsun'da gerçekleştirilecek Orta Karadeniz Kariyer Fuarı'na katılım sağlanacak, engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan Sürekli İşçi Temini başvuruları 6-10 Nisan tarihleri arasında İŞKUR'a yapılabilecektir."

Terörle mücadele

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin huzur, güvenlik ve istikrarı için aralıksız şekilde görev ve faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde, 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir." dedi.

Hudut güvenliği

Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarda hafta boyunca 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 171 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1695 olduğunu bildirdi.

Aktürk, engellenen 1968 kişiyle birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısının da 18 bin 897'ye ulaştığı bilgisini verdi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında, Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova'da kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek vererek bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü ifade eden Aktürk, Türkiye'nin 1952'den bu yana üyesi olduğu ve etkin katkılar sunduğu NATO'nun 77'nci kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Aktürk, Türkiye'nin ittifak içerisindeki sorumluluklarını bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğini, NATO'nun barış, güvenlik ve istikrara yönelik faaliyetlerine önemli katkılar sunmayı sürdüreceğini vurguladı.

108 yıl önce Taşnak ve Bolşevik çeteleri tarafından Azerbaycan Türklerine karşı gerçekleştirilen mezalimde hayatını kaybedenleri rahmetle anan Aktürk, kardeş Azerbaycan halkının acısını gönülden paylaştıklarını ifade etti.

İsrail

Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında İsrail ve ABD tarafından İran'a yapılan saldırılarla başlayan ve İran'ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen savaşın, bölgeye daha da yayılma tehlikesinin devam ettiğine işaret eden Aktürk, şöyle devam etti:

"Tüm ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumumuz ve bu yöndeki çabalarımız sürmektedir. Bölgemizin huzur ve istikrarına zarar veren çatışmaların en kısa zamanda sonlandırılması temennimizdir. Öte yandan İsrail'in, Lübnan'daki uluslararası hukuk ve insancıl hukukun ihlali niteliğindeki saldırılarıyla 3 Birleşmiş Milletler barış gücü personeli hayatını kaybetmiştir. İsrail ayrıca, Suriye'nin güneyindeki saldırılarıyla ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeye, Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve Gazze'yi hedef alan saldırılarına da devam etmektedir. Uluslararası sistemin meşruiyetinin ve uluslararası hukuka olan inancın daha fazla zedelenmemesi amacıyla başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumu, İsrail'in bu saldırganlıklarının önlenmesi için sorumluluk almaya bir kez daha davet ediyoruz."

Aktürk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun bugün Libya Kara Kuvvetleri Komutanı'nı kabul edeceği bilgisini paylaştı.

3'üncü Uluslararası Askeri Sporlar Konseyi (CISM) Dünya Yarı Maraton Şampiyonası'nın Genelkurmay Başkanlığının organizatörlüğünde 24 ülkeden 128 sporcunun katılımıyla 3-7 Nisan'da Antalya'da düzenleneceğini belirten Aktürk, bu kapsamda 4 Nisan'da Türk Armoni Yıldızları (TÜRKAY) Orkestrasınca konser verileceğini söyledi.

Savunma sanayisi ve envantere giren yeni silah sistemleri

Savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin daha da artırıldığına dikkati çeken Aktürk, şöyle konuştu:

"Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda yeni nesil T-155 kundağı motorlu fırtına obüs, 5,56 milimetre hafif makineli tüfek ile 17 kişilik karinalı bot, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, yerli ve milli olarak geliştirilen Milli Deniz Topu Denizhan'ın üretimi tamamlanan 6'ncısı istif sınıfının 5'inci fırkateyni olan Akdeniz'e entegre edilmek üzere teslim edilmiştir."

ASFAT yükleniciliğinde 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü'nde, Senegal Hava Kuvvetlerine ait CN-235 tipi uçağın bakım ve onarımına yönelik sözleşme imzalandığı bilgisini veren Aktürk, söz konusu uçağın, bakım-onarım için Kayseri'ye intikal ettirildiğini, bu projenin, uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi ile bakım-onarım kabiliyetlerinin küresel ölçekte etkin şekilde sunulması açısından önem arz ettiğini bildirdi.

Aktürk, "Milli Mücadelemizin başladığı süreçte ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve bugün dünyanın önde gelen haber ajansları arasında yer alan Anadolu Ajansının 106'ncı kuruluş yıl dönümünü şimdiden tebrik ediyoruz." dedi.

"NATO konusunda eksik bilgiler var"

Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı ve NATO Karargahları hakkındaki sorulara ilişkin açıklamada, son dönemde bazı basın yayın organları ile sosyal medya mecralarında, Türkiye'nin NATO'ya katkıları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz'de yürütülen faaliyetlere ilişkin konularda eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığı ve bazı kavramların karıştırıldığı vurgulandı.

Açıklamada, "Öncelikle Bakanlığımız tarafından, kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesi esas alınmakta, bu kapsamda her hafta düzenli olarak basın bilgilendirme toplantısı icra edilmekte ve basın mensuplarının soruları cevaplandırılmaktadır. Savunma ve güvenlik konularında yapılan çalışmalar ilgili makamlarla koordineli olarak yürütülmekte, süreç tamamlandıktan sonra gerekli bilgiler milli güvenliğimizi zafiyete uğratmayacak şekilde kamuoyuyla şeffaf olarak paylaşılmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik temel stratejisi ve bu strateji çerçevesinde inisiyatif alarak kurulan NATO ve NATO dışı çok uluslu Deniz Karargahları ile Adana'da kurulum çalışmaları devam eden Çok Uluslu Kolordu Karargahı hakkında ise şu açıklamalarda bulunuldu:

"Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi'nden taviz verilmesi söz konusu değildir. Bütün çalışmalar buna göre yapılmaktadır. Türkiye'nin, Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz, geçmişte olduğu gibi günümüzde de geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmemiştir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir. Karadeniz'de artan jeopolitik rekabet ve güvenlik risklerine rağmen ülkemiz, bölgedeki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir. Bu doğrultuda Türkiye, Karadeniz'in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya devam etmekte ve bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmektedir."

Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu

Açıklamada, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın anlaşmayla sona ermesi durumunda alınacak güvenlik düzenlemelerine yönelik planlamaların yürütüldüğü ve halihazırda 33 ülkenin katılma isteğini beyan ettiği, "Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu"nun, NATO ile ilişkili olmayan çok uluslu bir girişim olduğuna işaret edildi.

Bu girişim kapsamında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvvetinin (MNF-U), Fransa'da çekirdek personel ile teşkil edilen operatif karargah üzerinden yönetilmesinin planlandığına vurgu yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Bu kuvvetin Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) görevi güvenlik ve istikrarın korunması, bölgesel sahiplik ilkesinin sürdürülmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tesis edilen dengenin muhafazası amacıyla ülkemiz tarafından yürütülecektir. Bu doğrultuda, 15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye'nin deniz boyutundaki planlama faaliyetlerine liderlik etmeyi sürdürmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin ortaya koyduğu hukuki çerçevenin planlamalarda esas alınması hususlarında mutabakata varılmıştır. Deniz Unsur Komutanlığı Karargahı, 25 Ağustos 2025 tarihinden itibaren tamamı Türk personelden oluşan çekirdek kadro ile teşkil edilmiştir. Deniz Unsur Komutanlığına 14 ülke katkı beyanında bulunmuştur ancak deniz platformlarına yönelik katkılar sadece kıyıdaş ülkeler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacaktır."

MCM Black Sea

Rusya-Ukrayna Savaşı esnasında Karadeniz'de sürüklenen mayın tehlikesine karşı kurulan Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nun (MCM Black Sea) görevlerine ilişkin bilgilerin de yer aldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan tarafından oluşturulmuş, NATO kuvvet yapısı dışında kalan bir girişimdir. Söz konusu görev kuvveti, 11 Ocak 2024 tarihinde imzalanan mutabakatla kurulmuş ve 1 Temmuz 2024'te ilk aktivasyonu ilan edilmiştir. Temel görevi, Karadeniz'de mayın arama faaliyetleri icra etmek ve kritik sualtı altyapılarının güvenliğine katkı sağlamak olan bu yapı, katılımcı ülkelerin milli mayın arama gemileriyle faaliyet göstermekte, komuta ve karargah görevi 6 aylık rotasyonlarla üç ülke arasında dönüşümlü olarak yürütülmektedir. Halihazırda görev kuvveti, ülkemiz tarafından komuta edilen 9'uncu aktivasyon periyodunu icra etmektedir."

"Açık bir dezenformasyondur"

Açıklamada, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili iddialara da cevap verildi.

"Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur." ifadesi yer alan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Hiçbir somut veriye dayanmayan söz konusu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içermekte, yapılan resmi açıklamalar kasten çarpıtılmaktadır. Özellikle, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili şehit sayımızın dahi yanlış ifade edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli bir yaklaşımın ürünüdür. Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhal başlatılan teknik inceleme tüm boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir. Hazırlanacak nihai rapor, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır. Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal işlem başlatılmıştır. Milli güvenliğimizi ilgilendiren konularda somut delillere dayanmayan mesnetsiz iddia ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif açıklama ve yorumlara itibar edilmemesi, yapılacak resmi açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır."

6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu'nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. 'tali' kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise 'asli' kusurlu bulundu

01.04.2026 13:31:00 / Güncelleme: 01.04.2026 13:35:01
İHA
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat'ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela'nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak'a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.'nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi.

İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu'nun sürücünün 'kör noktasında' kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi.

Küçük Ela 'asli kusurlu' bulundu

Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.'nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela'nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.'nin olayda 'tali kusurlu' olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu'nun ise 'asli kusurlu' olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

"Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım"

İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela'nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi.

Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu'nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.

Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti

Sarıyer'de bulunan bir binanın bahçe kısmında yoğun yağışlar sonrası toprak kayması gerçekleşti. Yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üzerine topraklar düştü. Sarıyer Belediyesi personelleri sokakta 6 binayı riskli görerek anlık tahliye kararı verdi. Bina sakinleri belediye personellerine isyan ederek, gidecek yerlerinin olmadığını bu sorun uzun süredir var olduğunu belirtti

01.04.2026 06:18:00 / Güncelleme: 01.04.2026 06:25:30
İHA
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Olay, saat 19:00 sıralarında Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi 108. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, yoğun yağışlar sonrası sokakta bulunan bir binanın bahçesinde toprak kayması meydana geldi. Kayan topraklar yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üstüne düştü. Ev sakinleri durumu Sarıyer Belediyesi'ne şikayet etti. Ev sakinleri durumun ciddiye alınmadığını görerek, bu sefer de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) şikayet etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi şikayeti dikkate alarak, bölgeye Sarıyer Belediyesi personelleri, çok sayıda polis ve AFAD ekipleri yönlendirdi.



AFAD, toprak kayması yaşanan binanın bahçesinde inceleme yaptı. Durumu riskli değerlendiren ekipler, toplamda 6 binaya tahliye kararı verip mühürledi. Bina sakinleri belediye personellerinin anlık tahliye kararına tepki göstererek, gidecek yerlerinin olmadığını bu durumun birçok kez belediyeye bildirdiklerini ciddiye alınmadığını söyleyerek tepkiler gösterdi.



Bina Sakini Elmas Yalkın, tepki yaşanan duruma tepki göstererek, "Bu sokağın çoğu uçurumun üzerine kurulmuş bir sokak. Sokakta 20 yıldır Şişli Belediyesi ve şimdiki Sarıyer Belediyesi'ne bağlı olan bu sokak 20 yıldır istinat duvarı yapılması için baskı yapılıyordu belediyelere. Bu yoğun yağmur sonucunda da burada toprak kayması oldu. Belediyeyi bilgilendirdik buraya istinat duvarı yapılmalı diye. Belediye geldi her şey bir gün içerisinde oldu. Belediye geldi evde ocakta yemeğim varken, kapımı çaldı evimi boşaltmam gerektiğini söyledi. Riskli bölge olduğunu evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Bende şöyle dedim biz burada yaşıyoruz hemen nasıl gidebiliriz. Şuanda sokaktayız. Belirli yerlere bant çektiler. Yapılması gereken istinat duvarı ile ilgili dönüş alamıyoruz, yaşanan olaydan sonra da alamıyoruz" dedi.



"Herhangi bir rapor yok"



Yalkın, durumla alakalı bir raporun olmadığını belirterek, "Herhangi bir rapor yok bir zemin etüdü yok bize gönderilen. Bizim kapımız çalındı evinizi boşaltın dendi" ifadelerini kullandı.

Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

01.04.2026 00:05:00 / Güncelleme: 01.04.2026 00:08:55
Haber Merkezi
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulması iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Eylül 2025'teki ilk dalga operasyonda gözaltına alınan Kenan Tekdağ hakkında 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı' adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.



Soruşturma çerçevesinde ikinci dalga operasyonda bir kez daha gözaltına alınan Tekdağ, 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ve 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan Tektağ, bugün ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

121 Şirkete el konuldu



Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Kenan Tekdağ'ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu.

Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

Operasyonun kapsamı genişledi

Soruşturmanın ilk aşamasında 121 şirketle başlayan el koyma süreci, incelemelerin derinleşmesiyle birlikte holdingin diğer iştiraklerini de kapsayacak şekilde genişledi.

Bu kapsamda, holding bünyesindeki medya organlarından eğitim kurumlarına, enerji şirketlerinden spor kulüplerine kadar çok sayıda stratejik varlığa kayyum atandı.

El Konulan Başlıca Varlıklar:

Medya Grubu: Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor.

Eğitim Kurumları: İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji.

Spor: Kasımpaşa Spor Kulübü.

Enerji ve Diğer: Energy Petrol ve çeşitli sanayi iştirakleri.

Gerekçe: Kara Para Aklama ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla bu kararı aldı. El koyma kararıyla birlikte, şirketlerin finansal hareketleri ve geçmiş dönemdeki varlık transferleri mercek altına alındı.

İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 13'üncü duruşması başladı

 

31.03.2026 11:53:00 / Güncelleme: 31.03.2026 13:42:20
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda düzenlenen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 54 milyon lira olan 60 kilogram esrar ele geçirildi. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul ve Tekirdağ'a uzanan operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı

31.03.2026 11:41:00 / Güncelleme: 31.03.2026 11:44:37
İHA
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yürüttükleri risk analizleri çerçevesinde şüpheli görülen bir tır aracını takibe aldı. 28 Mart 2026 tarihinde Kapıkule Gümrük Kapısı'na giriş yapan araç, x-ray taramasına sevk edildi. Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine arama hangarına alınan araçta, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla yapılan detaylı aramada, vakumlu poşetler içerisine gizlenmiş 31 kilo 422 gram esrar ele geçirildi.

Analiz çalışmalarını derinleştiren ekipler, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen ikinci bir tırı daha sistem üzerinden takibe aldı. Aynı gün yurda giriş yapan bu araçta yapılan aramada ise 28 kilo 714 gram esrar daha bulundu.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında operasyonun düğmesine basıldı. Uyuşturucu maddeyi teslim almak üzere Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bekleyen 2 organizatör yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın devamında, organizasyonu yönettiği belirlenen bir şüpheli ise İstanbul'da düzenlenen operasyonla yakalanarak Edirne'ye getirildi.

Başarıyla tamamlanan operasyonlar neticesinde toplam 60 kilogram uyuşturucu maddeye el konulurken, uyuşturucunun piyasa değerinin 54 milyon 122 bin 400 TL olduğu açıklandı. Operasyon kapsamında 2 tır ve 1 binek otomobil ile şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Olayla ilgili 5 şüphelinin gözaltındaki işlemleri sürerken, soruşturma Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde titizlikle devam ediyor.

Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu

Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

31.03.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

Artvin'de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen istihbari ve operasyonel çalışmalar kapsamında düzensiz göçle mücadeleye yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirildi.



Edinilen bilgilere göre, 30 Mart 2026 günü saat 01.00 sıralarında il merkezine giriş yapan ve "toptan gıda taşımacılığı" görüntüsü verilmiş şüpheli bir minibüs durduruldu. Araçta yapılan kontrollerde, yasa dışı yollarla Türkiye'ye giriş yaptığı tespit edilen 10 Afgan uyruklu düzensiz göçmen yakalandı.



Olayla bağlantılı olduğu belirlenen 2 göçmen kaçakçısı gözaltına alınırken, şüphelilerin kullandığı 2 araca da el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yakalanan düzensiz göçmenlerin sınır dışı işlemlerinin tamamlandığı öğrenilirken, güvenlik güçlerinin suç ve suçluyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğü belirtildi.

Sapanca Gölü kurtuluyor


 
 
Sakarya'da son günlerde etkili olan sağanakla Sapanca Gölü'nün su seviyesi 4 günde 18 santimetre artış gösterdi.

31.03.2026 01:00:00
AA
Sapanca Gölü kurtuluyor
Sapanca Gölü kurtuluyor

Marmara Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından olan, Sakarya ve Kocaeli'nin su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan göldeki su seviyesi, kentte etkili olan yağışlar ve alternatif su kaynaklarıyla beslenmesi sonucu arttı. Su seviyesi 26 Mart'ta 29.08 metre olan göl, 4 günde etkisini gösteren sağanakla 18 santimetre artış göstererek 29.26 metre olarak ölçüldü.

Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince, sağanak öncesi hazırlık süreci gerçekleştirildiği ve yağış esnasında suların göle kayıpsız aktarılmasının sağlandığı vurgulandı. Bu çerçevede, kentte yağmur nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı çalışma yürütüldüğü bildirildi. Çalışmalar neticesinde yağmur sularının gölü besleyen kaynaklara eksiksiz şekilde iletilmesiyle Sapanca Gölü'nde 1 günde 4 milyon metreküplük artış yaşandığı kaydedildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.