logo
26 AĞUSTOS 2026

Sünni kaynaklarda Hz. Ali ile ilgili hadisler -3-

Kim, Benim gibi yaşayıp Benim gibi ölmeyi ve Bana, Allah’ın söz verdiği sonsuz cennete girmeyi istiyorsa, Ali ve ondan sonraki neslini kendine veli edinsin!

09.05.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Sünni kaynaklarda Hz. Ali ile ilgili hadisler -3-
Sünni kaynaklarda Hz. Ali ile ilgili hadisler -3-
16- Allah Elçisi buyurdu ki; "Kim, Benim gibi yaşayıp Benim gibi ölmeyi ve Bana, Allah'ın söz verdiği sonsuz cennete girmeyi istiyorsa, Ali ve ondan sonraki neslini kendine veli edinsin! Çünkü onlar, hiçbir zaman sizi kurtuluş yolu kapısından çıkarıp sapıklık yolu kapısına yöneltmezler." (Ali Muttaki, Kenzülummal, 6/155, H. 2578, 3/128; Kunduzi, Yenabiulmevedde, s. 149, 150; İbn Hacer Askalani, İsabe, 1/541)

17- Allah Elçisi buyurdu ki; "Kim, Benim hayatımı yaşayıp, Benim gibi ölmeyi istiyor ve Rabbimin diktiği cennet konutu edinmeyi istiyorsa Benden sonra kendine veli olarak Ali'yi seçsin! Ona sadık kalanlara sadık kalsın! Benden sonra Ehli Beytime uysun, Onları kendisine örnek alsın!

Çünkü Onlar, Benim soyumdur ve yapımdan yaratılmışlardır. Benim ilmim ve kavrayışımı kazanmışlardır. Ümmetimden Onların üstünlüğünü yalanlayanlara ve Onlarla bağını kesenlere yazıklar olsun! Allah, Onlara şefaatimi ulaştırmasın!" (Ali Muttaki, Kenzülummal, 6/217; Ebu Nuaym, Hilye, 1/86; Genci, Kifayet, s. 214; Heysemi, Mecmauzzevaid, 9/108; Kunduzi, Yenabiulmevedde, s. 126, 313)







18- Allah Elçisi buyurdu ki; "Ey Ammar! Eğer Ali'nin bir vadiye diğer insanların da başka bir vadiye girdiğini görürsen Ali'nin girdiği vadiye gir. Çünkü O, seni sapıklığa yöneltmez ve kurtuluş yolundan çıkarmaz!" (Ali Muttaki, Kenzülummal, 6/156; İbn Asakir, Tarihidimeşk, 3/170, H. 1207; Harezmî, Menakıp, s. 57)

19- Allah Elçisi buyurdu ki; "Ey Ali! Ben uyarıcıyım, Sen kurtuluş yoluna ileticisin! Benden sonra kurtuluş yolunu arayanlar Seninle bulacaklardır." (Ali Muttaki, Kenzülummal, 6/157, H. 2631; İbn Asakir, Tarihidimeşk, 2/417; İbrahim b. Muhammed Hamvini, Feraidussimtayn, 1/148; Kunduzi, Yenabiulmevedde, s. 99; Haskani Hanefi, Şevahidüttenzil, 1/293)







20- Allah Elçisi buyurdu ki; "Kim, Nuh'un kararlılığını, Âdemin ilmini, İbrahim'in yumuşaklılığını, Musa'nın zekâsını ve İsa'nın dünyayı gönlünden çıkarmasını görmek isterse Ebu Talip oğlu Ali'ye baksın!" (İbn Hadid, Şerhinehcülbelağa, 9/168, 2/449; Razi, Tefsir, 2/288; Şarani, Yevakit, s. 172; Kunduzi, Yenabiulmevedde, s. 214, 212; İbn Asakir, Tarihidimeşk, 2/280, H. 804; Haskani, Şevahidüttenzil, 1/78; Harezmî, Menakıp, s. 220)

21- Allah Elçisi buyurdu ki; "Ey Ali! Benden sonra ümmetin kahrına uğrarsın ama Sen, Benim yolum üzere yaşarsın ve sünnetim üzere öldürülürsün! Seni seven, Beni sevmiştir. Sana kin bağlayan, Bana kin bağlamıştır. Bir gün gelir ki, şu sakalın başının kanıyla boyanır." (Hâkim, Müstedrek, 3/147; Ali Muttaki, Kenzülummal, 6/157)







22- Allah Elçisi buyurdu ki; "Ey Ali! Senin yedi tane özelliğin vardır ki, bunlarda hiç kimse sana yetişemez!

Sen, insanların Allah'a ilk iman edenisin! Allah'ın ahdine en vefalısısın! Allah'ın buyruklarına uyma konusunda en doğru yoldasın! Sen, Sana uyanlara karşı insanların en şefkatlisisin! İnsanlar arasında hakkı en eşit biçimde bölüştürenisin! Sen, insanların hakikati en çok bilenisin! Sen, insanlar arasında en üstün erdem sahibisin!" (Ebu Nuaym, Hilye, 1/66; Metalibüssual, 1/95)

23- Allah Elçisi buyurdu ki; "Benden sonra çok geçmeden bir kargaşa kopacaktır. İşte o zaman Ali'den ayrılmayınız! Çünkü Bana ilk iman eden Odur ve kıyamette de Benimle ilk görüşenlerden olacaktır. O ümmet arasında Faruk'tur ve O en büyük Sıddîktır." (Kunduzi, Yenabiulmevedde, s. 82)







24- Allah Elçisi buyurdu ki; "Ali'yi hiçbir münafık sevmez! Hiçbir mümin de Ali'den nefret etmez!" (Tirmizi, H. 3717)

25- Allah Elçisi buyurdu ki; "Ey Ali! Seni sadece mümin sever! Sana sadece münafık kızar!" (Münavi, Künuzülhakaik, 2/206)

26- Allah Elçisi sordu ki; "Benim Kuran'ı yorumlama ve açıklamada gösterdiğim çaba gibi onu açıklama ve yorumlamada hanginiz çaba gösterir? Önce Hz. Ebu Bekir sonra da Hz. Ömer bu işe istekli oldu ama bu işi yapacak olanın o sırada odada Hz. Peygamberin ayakkabılarını onarmakta olan Hz. Ali olacağını söylemiştir." (İbn Ebi Şeybe, Musannef, 12/64; Ahmet, Müsned, 3/82; Muhibbiddin Taberi, Rıyadunnadra, 2/252; M. Asım Köksal, İslam'da İki Ana Kaynak Kitap ve Sünnet, s. 43)

27- Allah Elçisi buyurdu ki; "İçinizde Benim inişini temel alarak savaştığım gibi, Kuran'ın yorumundan ötürü savaşacak kişi vardır. O nalınlarımı onaran Ali'dir!" (Rudani, Cem'ulfevaid, 3/180, H. 6026; Heysemi, Mecmauzzevaid, 5/186)

Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor

Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor

26.08.2026 00:48:00
Yaşar Cebesoy
 
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor.

Göç eden topluluklar ile ev sahibi toplum arasında yaşanan "kültürel şok", gündelik yaşam pratiklerinden kamusal alan kullanımına kadar pek çok noktada toplumsal gerilimin artmasına yol açıyor.







Sosyologlar ve göç uzmanları, dil bariyeri ve yaşam tarzı farklılıklarından doğan uyum sorunlarının doğru entegrasyon politikalarıyla yönetilememesi durumunda, kentlerde paralel toplumların oluşabileceği konusunda uyarıyor.

"Kültürel şok, yalnızca yeni gelenlerin değil; alıştığı sosyal çevrenin ve kuralların değiştiğini gören yerel halkın da yaşadığı iki yönlü bir uyumsuzluk sürecidir."







Kültürel şok nedir?

Sosyolojide bireyin veya grupların alıştığı sosyal normlardan, dil ortamından ve kültürel sembollerden aniden uzaklaşarak farklı bir değerler dizisiyle karşılaşması olarak tanımlanan kültürel şok, göç alan kentlerde iki farklı boyutta hissediliyor:

Dil engelinin yarattığı iletişim kopukluğu, sosyal soyutlanma, dışlanma korkusu ve güvenli alan arayışıyla kendi içine kapanma eğilimi.

Yerleşik yaşam düzeninin, komşuluk ilişkilerinin ve kamusal alan normlarının değiştiği algısı; buna bağlı olarak gelişen kimlik kaybı ve güvenlik kaygıları.







Toplumsal gerilimi besleyen temel etkenler

Saha araştırmaları ve uzman değerlendirmeleri, kent merkezlerinde ve mahalle ölçeğinde yaşanan sürtüşmelerin ana sebeplerini şu başlıklar altında topluyor:

Ortak bir dilin kurulamaması, gündelik hayattaki basit etkileşimlerin dahi yanlış anlaşılmasına ve karşılıklı güvensizliğe zemin hazırlıyor.







Komşuluk ilişkileri, gürültü standartları, eğlence biçimleri ve kamusal mekanların kullanımı konusundaki alışkanlık farklılıkları mahalle ölçeğinde huzursuzluk yaratıyor.

Ev kiralarındaki değişimler, iş gücü piyasasındaki rekabet ve kamusal hizmetlere erişim konularındaki algılar toplumsal tepkileri artırabiliyor.







Entegrasyon mekanizmalarının yetersiz kaldığı durumlarda göçmen grupların belirli bölgelerde kümelenmesi, toplumlar arasındaki temas noktalarını tamamen yok ediyor.

Uzmanlar, kültürel şok ve uyum krizlerinin aşılması için yalnızca güvenlik merkezli yaklaşımın yeterli olmadığını; zorunlu dil eğitimi, kamusal kural uyum programları ve yerel halkı da kapsayan sosyal entegrasyon projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama

Uluslararası suçlulukla mücadelede sınırların ötesine geçen en etkili adli iş birliği aracı "Kırmızı Bülten"dir (Red Notice)

25.08.2026 14:08:00
Hasan Gündoğdu
 
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası Suç Polisi Teşkilatı (INTERPOL) bünyesinde yürütülen bu mekanizma, sınır ötesine kaçan şüpheli veya hükümlülerin dünya genelinde tespit edilmesini, yakalanmasını ve iade edilmesini hedefleyen uluslararası bir talep bildirisidir.






Kırmızı Bülten Şunları İfade Eder:

Uluslararası Tutuklama Tutanağı Değildir: Kırmızı bülten bizzat bir uluslararası tutuklama kararı sayılmaz. İlgili üye ülkenin adli makamları tarafından verilmiş yerel bir tutuklama veya mahkumiyet kararına dayanan "küresel bir duyuru" niteliğindedir.

Geçici Gözaltı Talebidir: Bülten yayınlandığında, taraf ülkelerin kolluk kuvvetleri aranan kişiyi gördükleri yerde tespit edip geçici olarak gözaltına alma ve iade sürecini başlatma yetkisine sahip olur.

Egemenlik İlkesi Geçerlidir: Bir ülkenin kırmızı bülten çıkaran kişiyi kendi topraklarında yakalayıp tutuklaması tamamen o ülkenin iç hukukuna ve uluslararası sözleşmelere olan taraf durumuna bağlıdır.






Yayınlanma Süreci ve Hukuki Şartlar

Bir devlet, hakkında kesinleşmiş ceza bulunan veya ağır bir suçtan aranan bir şahsın yurt dışına kaçtığını tespit ettiğinde Ulusal Merkez Büro (NCB) aracılığıyla INTERPOL Genel Sekreterliğine başvurur.

Bültenin onaylanması için şu şartların sağlanması zorunludur:

• Suçun Niteliği: İşlenen suçun ağır bir adli suç (cinayet, terör, uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı, nitelikli dolandırıcılık vb.) olması gerekir. Önemsiz veya hafif suçlar için kırmızı bülten çıkarılamaz.

• Hukuki Dayanak: Talebe eklenmiş geçerli bir yerel tutuklama müzekkeresi veya kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmalıdır.

• Anayasal Sınırlar (Madde 3): INTERPOL Tüzüğü'nün 3. maddesi uyarınca; siyasi, askeri, dini veya ırki nitelikteki talepler kesinlikle reddedilir.






Diğer INTERPOL Bülten Türleri

INTERPOL, farklı durumlara özel renk kodlarıyla bültenler düzenler:

Kırmızı: Aranan kişilerin yerinin tespiti ve iade amacıyla yakalanması
Sarı: Kayıp kişilerin (özellikle çocukların) bulunması
Mavi: Şüpheli kişilerin kimlik veya faaliyetleri hakkında ek bilgi toplanması
Siyah: Kimliği tespit edilemeyen cesetlerin teşhis edilmesi
Yeşil: Sabıkalı suçluların yeni ülkelerde suç işleme riskine karşı uyarı yapılması
Turuncu: Kamu güvenliğine açık ve yakın tehdit oluşturan durum/materyal uyarısı






Kırmızı bülten, uluslararası adaletin kaçış alanlarını kapatan ve suçluların iade sürecini başlatmak için kullanılan en kritik iş birliği mekanizmasıdır.

Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek

Samsun sahilinde farklı noktalarında görülen, içeriği henüz belirlenemeyen toz halindeki şüpheli maddeden numune alındı. Numunelerin inceleme yapılmak üzere TÜBİTAK'a gönderileceği öğrenildi. Maddenin niteliği ve çevre ile insan sağlığı açısından muhtemel riskleri, yapılacak analizlerin ardından netlik kazanacak

25.08.2026 12:37:00
İHA
 
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Atakum ilçesi İncesu Yalı Mahallesi sahilinde, çuvallar içerisinde kıyıya ulaşan toz halindeki maddeleri gören vatandaşların ihbarı üzerine ekipler bölgede inceleme başlattı. Yapılan kontrollerde söz konusu maddenin sahilin yalnızca bir noktasında değil, farklı bölgelerde de görüldüğü belirlendi. Sahilde ekipler tarafından toplanan maddeler güvenli bir alana taşınırken, incelemelerde kullanılmak üzere numuneler alındı.






Numuneler TÜBİTAK'a gönderilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden edinilen bilgilere göre, sahilden alınan numunelerin İstanbul'daki TÜBİTAK'a gönderilerek analiz edilmesi planlanıyor. Maddenin kesin olarak hangi içeriğe sahip olduğunun, TÜBİTAK'ta yapılacak incelemelerin ardından tespit edilmesi bekleniyor. Analiz sonuçlarıyla birlikte maddenin insan sağlığı ve çevre açısından herhangi bir risk oluşturup oluşturmadığının da netleşmesi öngörülüyor.








Sahilde ekipler tarafından toplanan maddenin sızdırmaz bir alanda muhafaza edilerek inceleme sonuçlarının beklendiği öğrenildi. Yapılacak analizlerin ardından toplanan maddeye ne şekilde işlem uygulanacağına karar verilecek.








Gündüz net şekilde görüldü

Öte yandan sahildeki durum gündüz saatlerinde dron ile görüntülendi. Görüntülerde, kıyı boyunca bazı bölgelerde toz halindeki maddelerin halen görülebilmesi dikkat çekti. İlk kontrollerde maddede radyoaktif bir unsur tespit edilmediği öğrenilirken, maddenin kimyasal içeriği ve denize nasıl ulaştığına ilişkin kesin sonuçların uzman ekiplerin yapacağı analizlerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.








İncesu Yalı Mahallesi'nde yaşayan Emrullah Yüksel, "Dün öğleden sonra bir çuvalın içinde bu malzemeler kıyıya geldi. Ne olduğunu bilmiyoruz ve bunun araştırılmasını istiyoruz. Bu durumdan dolayı birkaç gün denize girilmeyecek. Bunun bir an önce incelenmesi ve milletin aydınlanması gerekiyor" dedi.






Adalete güven yitirildiğinde ne olur?

Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur

25.08.2026 00:41:00 / Güncelleme: 25.08.2026 13:11:43
Yaşar Cebesoy
 
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur.

Yargı sistemine ve hukukun üstünlüğüne dair inancın zedelenmesi ya da tamamen kaybolması, yalnızca hukuki bir kriz değil; sosyal, ekonomik ve kurumsal boyutları olan zincirleme bir çöküş sürecini tetikler.







Toplumsal Çözülme ve İhakk-ı Hak Eğilimi

Yargının adil karar vermediği düşüncesi toplumda yaygınlaştığında, bireyler arasındaki uyuşmazlıkların çözüm adresi kamu otoritesi olmaktan çıkar.

Vatandaşların kendi hakkını kendi gücüyle aramaya çalışması, yani ihakk-ı hak davranışı artış gösterir.

Bu durum, suç oranlarının yükselmesine, şiddetin meşrulaşmasına ve toplumsal huzurun kökten bozulmasına yol açar. Güvensizlik hissi, bireylerin devlete ve birbirlerine olan aidiyet duygusunu zayıflatır.







Ekonomik Çöküş ve Sermaye Kaçışı

Hukuk güvenliğinin bulunmadığı bir iklimde öngörülebilirlik ortadan kalkar. Mülkiyet hakkının ve sözleşme serbestisinin yargı teminatı altında olmadığını gören yerli ve yabancı yatırımcılar, sermayelerini daha güvenli limanlara taşır.

Doğrudan yabancı yatırımlar durma noktasına gelirken, finansal piyasalarda belirsizlik egemen olur. Beyin göçü hızlanır; yetenekli ve eğitimli insan kaynağı, hukuk emniyetinin sağlandığı ülkelere yönelir.







Kurumsal Aşınma ve Meşruiyet Krizi

Adalete olan inancın yitirilmesi, devletin diğer organlarına ve genel olarak kamu kurumlarına duyulan güveni de eritir.

Vergi itaati düşer, kamu düzenine uyum zayıflar ve devletin meşruiyet zemini sorgulanmaya başlar. Liyakat ilkesinin yerini kayırmacılığın aldığı algısı pekiştikçe, kamu hizmetlerinin kalitesi düşer ve bürokratik mekanizma işlevsizleşir.







Toplumsal Barışın Geleceği

Sonuç olarak, adalet sisteminin işlevini kaybetmesi bir devlet için en büyük güvenlik riskidir.







Toplumsal barışın, ekonomik refahın ve kamu düzeninin sürdürülebilmesi, yargı mekanizmasının bağımsız, tarafsız ve erişilebilir kılınmasına bağlıdır. Hukuka güvenin yeniden tesis edilmediği senaryolarda kurumsal ve toplumsal çöküş kaçınılmaz hale gelir.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu

24.08.2026 13:50:00 / Güncelleme: 24.08.2026 13:53:51
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu
"İlk düğün gençlik kolları üyesinin…"

Önce BTP İstanbul Gençlik Kolları üyesi Mustafa Civelek ile Fatma Kalka'nın Zeytinburnu'ndaki düğününe katılan Hüseyin Baş, genç çifti tebrik ederek mutluluklar diledi. Baş, çifte düğün hediyelerini de takdim etti.






"Düğün bizim düğünümüz"

BTP Lideri Hüseyin Baş daha sonra Silivri'de düzenlenen düğüne geçti. Karabük İl Başkanı Latif Danakol'un kızı Kübra Danakol ile BTP Silivri İlçe Başkanı Bilal Akdeniz'in kardeşi Murat Akdeniz'in düğününe katılan Baş, genç çiftin nikâhında şahitlik yaptı.






Nikâh töreninde konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, düğünün BTP camiası açısından taşıdığı anlamı vurgulayarak genç çifte mutluluk dileklerini iletti.
Baş, konuşmasında merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın nikâh törenlerinde yaptığı duayı da hatırlatarak şöyle dedi;
"Düğün bizim düğünümüz. Dolayısıyla düğünümüze hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bu emaneti takdim ederken kıymetli babamın her nikâh merasiminde tekrar ettiği o güzel duasını tekrar ediyorum. Allah bu kardeşlerimize iki cihan saadeti nasip eylesin. Vatana, millete, devlete ve dine hadim ve hadime evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin."
Baş, evlilik cüzdanını ise "Yuvayı dişi kuş kurar" anlayışıyla gelin Kübra Danakol'a takdim etti.






Halay ve horonla devam etti

Nikâh töreninin ardından düğüne katılanlarla bir araya gelen BTP Lideri Hüseyin Baş, davetlilerle birlikte halay çekti ve horon tepti.






Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı

Diyarbakır'da dün gece 12 katlı plazada çıkan yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı

24.08.2026 11:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Diyarbakır'da dün gece saatlerinde 12 katlı plazada çıkan yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı. Yangın nedeni ile kullanılamaz hale gelen plaza dron ile görüntülendi.






Olay, gece saatlerinde Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi'nde bulunan 12 katlı plazanın dış cephesinde meydana geldi. Plazadan çıkan yangını gören vatandaşlar durumu 112 acil sağlık, itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı. Dış cephede çıkan yangın, bir anda bütün binayı sardı. İçeride mahsur kalan bir kişi itfaiye ekiplerinin yoğun uğraşları sonucu bulunduğu yerden çıkarıldı. Yaklaşık 1 saat süren yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere 8 kişi dumandan etkilendi.







Hasarın boyutu büyük

Sabah saatlerine kadar süren soğutma çalışmaları tamamlanırken, yangının neden olduğu hasar ise gün ağarınca daha net ortaya çıktı. Plazanın bir bölümü, yangın nedeni ile kullanılamaz hale gelirken, vatandaşlar polis kontrolü ile iş yerlerine girip kişisel eşyalarını almaya başladı. Güvenlik güçleri de yangın yerinde olay yeri inceleme çalışması gerçekleştirdi.







Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme sürüyor.

Diyarbakır'da 12 katlı plazada yangın: 1 kişi mahsur kaldı, 8 kişi dumandan etkilendi

Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde 12 katlı bir plazanın dış cephesinde çıkan yangın bütün katlara yayıldı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere, 8 kişi dumandan etkilendi

24.08.2026 03:00:00
İHA
 
Diyarbakır'da 12 katlı plazada yangın: 1 kişi mahsur kaldı, 8 kişi dumandan etkilendi
Diyarbakır'da 12 katlı plazada yangın: 1 kişi mahsur kaldı, 8 kişi dumandan etkilendi
Olay Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi'nde bulunan 12 katlı plazanın dış cephesinde meydana geldi. Plazadan çıkan yangını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Sağlık, itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı. Dış cephede çıkan yangın, bir anda bütün binayı sardı. İçeride mahsur kalan bir kişi itfaiye ekiplerinin yoğun uğraşları sonucu bulunduğu yerden çıkarıldı.








Yaklaşık 1 saat süren yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere 8 kişi dumandan etkilendi. Dumandan etkilenenler, olay yerinde hazır bulunan ambulanslarda ilk müdahalelerinin yapılmasının ardından hastaneye kaldırıldı.









Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, yangının ardından olayın yaşandığı plazanın önüne geldi. Vali Zorluoğlu burada yaptığı açıklamada, ''Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesinde plazada sebebini henüz tam olarak belirleyemediğimiz yangın olayı gerçekleşti. Yangının 112 üzerinden öğrenilmesine müteakip ilgili bütün kurumlarımız başta Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, AFAD, sağlık kuruluşlarımız, emniyet teşkilatı olmak üzere yangın bölgesine ivedilikle gelindi...






Her kurum kendi görev alanında çalışmaya başladı. Şu ana kadar yapılan çalışmalar neticesinde burada toplam 8 vatandaşımız yangından etkilendi. 3 tanesi itfaiye eri 5 tanesi de o an plaza sakinlerinden. Tamamı hastaneye sevk edildi. Çok şükür ve memnuniyetle ifade edebilirim ki ağır yaralı olan kimse yok. Tamamı dumandan zehirlenme. Şu anda hastanede tedavi devam ediyor. Bir taraftan itfaiyemiz yangına müdahale etmeye devam ediyor. Kontrol altına alındı, çatıda yangın devam ediyor. Aynı zamanda plaza içerisinde bütün katlar ve daireler itfaiye birimimiz tarafından kontrol edildi, içeride biri olabilme sebebiyle....






Tabi ticaret niteliği olan bir bina. Ofis olarak kullanılan bir bina. Yangın da geç vakit çıktığı için çok şükür şu anda içeride bizim bilgimiz dahilinde itfaiyenin verdiği bilgi çerçevesinde söylüyorum herhangi bir vatandaşımız kalmadı. Yangında soğutma çalışmaları devam ediyor. Allah beterinden muhafaza eylesin. Diyarbakırlı hemşehrilerimize geçmiş olsun diyorum'' dedi.
.







İtfaiye ekiplerinin plazada soğutma çalışmaları devam ediyor






Ankara'da acı olay!

Ankara'da köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

21.08.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da acı olay!
Ankara'da acı olay!
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.






Olay, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan İvedik Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Elektromekanik isimli firmada çalışan 15 yaşındaki Berat Yücel, malzeme almak için gittiği sırada bir Alman Kurdu cinsi köpeğin üzerine doğru koşmasıyla panikledi. Köpekten uzaklaşmaya çalışan Yücel, bir süre sonra fenalaşarak yere düştü ve kafasını yere çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Bilinci kapalı halde bulunan Yücel, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yücel, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Köpeğin, Yücel'e saldırı anı çevredeki bir fabrikanın güvenlik kamerasına yansıdı.







Köpeğin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Köpeğin sahibi Ü.Y. gözaltına alınırken, Alman Kurdu cinsi köpek ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne teslim edildi. Şüpheli hakkında "taksirle öldürme" ve "hayvanı tehlike oluşturacak şekilde serbest bırakma" suçlarından işlem başlatıldığı öğrenildi. Yücel'in ölümüne ilişkin gözaltına alınan köpeğin sahibi Ü.Y.'nin, yapılan işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.







Olayın yaşandığı yerde otomobil tamirciliği yapan Cihat Öztürk, bu köpeği gören tüm çocukların korktuğunu belirterek, "Köpek, gördüğü her kişiye koşup gidiyordu zaten. Herkese koşan bir köpekti. Çocukların hepsi bunu gördüğü zaman kaçıyor. Benim de 18 yaşında bir çocuğum var. Köpek gördüğü zaman kaçabildiği kadar kaçıyor. Çok üzüldük" dedi.

Karaburun sahilde mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen İHA bulundu

Karadeniz kıyısı Arnavutköy Karaburun sahilinde, mühimmat yüklü olabileceği değerlendirilen insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sabah saatlerinde kıyıdaki vatandaşların fark ettiği İHA için Sahil Güvenlik ekiplerine haber verilirken, bölgeye SAS komandoları sevk edildi. Ekiplerin incelemesinin ardından İHA'nın bulunduğu yerde imha edileceği öğrenildi. Sahilde bulunan İHA drone kamerasıyla havadan görüntülendi

21.08.2026 12:36:00
İHA
 
Karaburun sahilde mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen İHA bulundu
Karaburun sahilde mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen İHA bulundu
Olay, sabah saatlerinde Arnavutköy Karaburun sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kıyıda olta atan vatandaşlar sahilde daha önce görmedikleri bir cisim fark ederek bölgede görev yapan cankurtaranlara haber verdi. İhbar üzerine bölgeye gelen cankurtaran ekipleri, cismin insansız hava aracı olduğunu değerlendirerek Sahil Güvenlik ekiplerine bilgi verdi.

İhbarın ardından bölgeye gelen ekipler İHA üzerinde inceleme başlattı. İlk değerlendirmelerde İHA'nın patlayıcı taşıyor olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, bölgeye SAS komandoları sevk edildi.






SAS komandoları yerinde imha edecek

Bölgeye ulaşan SAS komandoları, İHA üzerinde çalışma gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerin ardından güvenlik tedbirleri kapsamında İHA'nın bulunduğu noktada yerinde imha edileceği öğrenildi. Öte yandan sahilde bulunan İHA drone kamerasıyla havadan görüntülendi. Görüntülerde İHA'nın gövdesi ve geniş kanat yapısı dikkat çekti.








"Kanat açıklığı çok büyük, ilk defa böyle bir şey gördüm"

İHA'nın bulunmasının ardından bölgeye gelen cankurtaran şefi Muhammet Can Çoban, "Sabah vatandaşın ihbarı üzerine olay yerine geldiğimizde değişik bir manzarayla karşılaştık. Böyle şeyleri sürekli televizyonlarda görüyorduk. Burada görünce biz de şaşırdık. Sabah olta atan vatandaşlar görüyor ve bize ihbarda bulunuyor. Biz de nerede olduğunu tespit ettikten sonra Sahil Güvenlik ekiplerine bilgi verdik. Onlar da şu anda olay yerinde incelemelerini yapıyorlar" dedi.

Bulunan cismin daha önce bölgede karşılaştıkları cisimlerden farklı olduğunu belirten Çoban, "Bu, geçtiğimiz günlerde bulunandan çok farklı ve kanat açıklığı çok büyük. İlk defa böyle bir şey gördüm. Balıkçılıkla uğraşan arkadaşlarımız, denizde ve kıyıda gezen vatandaşlarımız var. Böyle şeylerle karşılaşmak bizi üzüyor, korkutuyor. Önünde soba borusu gibi bir şey vardı ama içerisinde bomba var mı yok mu bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.








Karadeniz kıyısında peş peşe şüpheli cisimler

Karaburun ve çevresindeki Karadeniz kıyılarında geçtiğimiz günlerde de mühimmat ve savaş kalıntısı olduğu değerlendirilen çeşitli cisimler görülmüştü. Son olarak sahile ulaşan İHA'nın menşei, nasıl bölgeye ulaştığı ve taşıdığı sistemlerin yapılacak teknik incelemeler sonucunda kesinlik kazanması bekleniyor.

Hatay'da orman yangını kontrol altına alındı

Hatay'da ormanlık alanda çıkan yangında, alevler itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla kısa sürede kontrol altına alındı

21.08.2026 00:55:00
İHA
 
Hatay'da orman yangını kontrol altına alındı
Hatay'da orman yangını kontrol altına alındı
Yangın, akşam saatlerinde Defne ilçesi Toygarlı Mahallesi'nde bulunan ormanlık alanda meydana geldi.






İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ile HBB İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri sevk edildi.
 
 







Alevler, ekiplerin hızlı ve koordineli müdahalesiyle geniş alana sirayet etmeden kısa sürede kontrol altına alındı.
Ekipler yangına soğutma çalışması gerçekleştirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.