logo
11 EYLÜL 2026

Tablette alternatifler çoğalıyor

Tablet piyasası her geçen gün yeni ürünlerle tanışıyor. 1.5 Ghz hıza sahip ve Dual Mali 400 GPU çift çekirdek teknolojisiyle ARTES D821 de bu tabletlerden biri…

16.10.2012 00:00:00
 
Arm Cortex A9 işlemcili, 1.5 Ghz hıza sahip ve
Dual Mali 400 GPU çift çekirdek teknolojisiyle desteklenen 8" ARTES D821
gücüyle maksimum performansa dokunun!

3D oyunlar, full HD filmler, sosyal medya,
fotoğraf albümü ve daha pek çok multimedya deneyimi 8” Artes D821 ile şimdi
sizin elinizde!Oyun tutkunları Artes D821 tablet ile Android
4.0 destekli 3D dahil tüm oyunları gerçekmiş gibi keyifle yaşayabiliyor! Dual
Mali 400 Görüntü işlemcisi ile en net, en parlak ve en akıcı görüntüler artık
parmaklarınızın ucunda. Ayrıca D821, G-Sensör özelliğiyle dokunuşlarınızı
algılar ve tabletinizi sağa-sola sallamak zorunda kalmazsınız.2160p üstün görüntü kalitesi için HDMI kablonuzu
televizyonunuza bağlayın ve sadece arkanıza yaslanın. Artes D821'iniz ile
altyazı destekli film izlemenin tadını çıkarın.Uzun pil ömrüyle size şarj aletini unutturacak
Artes D821 tabletinizi, gerekirse hem adaptör, hem usb ile şarj edebilirsiniz!Facebook, Twitter veya Linkedin hesabınıza USB
3G modeminiz ile dilediğiniz her yerden giriş yapabilirsiniz. Arkadaşlarınızla
sosyalleşirken video paylaşıp, rahatça istediğinizi izleyebilirsiniz. Üstelik
D821'in 8” ekran ayrıcalığıyla!Artes D821 tablete, dahili 16GB HDD ve SD
kartlar sayesinde  artı 32GB alan
ekleyebilirsiniz. Tüm müziklerinizi, fotoğraflarınızı, filmlerinizi
depolayabilirsiniz.Usb, Hdmi, Mikro Sd ve Kulaklık bağlantısı,
yüksek ses gücü, 0.3 MP ön, 2.0 MP arka olmak üzere çift kamera, Android 4.1
Jellybean ile %100 uyum, 8” ve 5 nokta kapasitif dokunmatik ekran ve 1024x768
çözünürlük...Bir tabletten beklediğiniz her detay, üstün teknolojiyle
Artes D821 Tablet PC'de. HABER MERKEZİ 

Mehmet Akif Ersoy hakkında karar

"Çoklu cinsel birliktelik" ve uyuşturucu suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen, liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davada sanıkların savunmalarının ve tanık beyanlarının ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi

10.09.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Mehmet Akif Ersoy hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Dosya kapsamında görülen ilk duruşmada tutuklu sanıklardan Ufuk Tetik tahliye edildi.

Ersoy savunmasında uyuşturucu kullandığını kabul etti

Davanın ilk duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaların önemli bölümünü reddederken uyuşturucu kullandığını kabul etmişti. Ersoy, "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim, hatamı kabul ediyorum" ifadelerini kullanarak, uyuşturucu maddeyi kendisinin temin etmediğini ve kimseyi kullanmaya zorlamadığını savunmuştu. Ersoy, ayrıca dosyada yer alan cinsel saldırı iddialarının kendisine savcılık aşamasında sorulmadığını belirterek "Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanan sanık Ahmet Göçmez, kendisini uyuşturucu madde kullanımına başlattığını iddia eden Mustafa Manaz'a tepki göstererek, "Mustafa Manaz denilen şahsiyete, huzurunuzda ettiği küfürleri iade ediyorum" dedi.

Göçmez'in sözlerinin ardından Manaz'ın "Yalan mı" diye bağırması üzerine Göçmez savunmasına devam ederek, "Sanıklardan Mehmet Akif Ersoy ile ortak bir arkadaşımızın evinde tanıştık. Sonrasında maalesef arkadaş olduk, 2-3 yıl yakın arkadaşlığımız oldu. Yüzlerce defa görüştük. Birkaç tanesinde şeytana uyup yasaklı maddeyi kullandık, bir şeyler yaşandı vesaire ama bizim bütün ilişkimiz bunun üzerine kurulmuş gibi gösterildi ve suçlu ilan edildik. Akif'in çakarlı bir aracı vardı, kesinlikle aranamıyordu, o nedenle uyuşturucuyu Akif kendisi getirirdi. Israr, ticaret, para vesaire gibi şeyler söz konusu değil. Savcı bey bize yöneltilen diğer iddiaları sordu, reddettim. Böyle bir durum söz konusu değil. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim"

Tutuksuz sanık Nurullah Mahmut Dündar ise savunmasında, "Ben herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim. Mehmet Akif'i çok uzun süredir tanırım ve kendisi çok merhametli biridir. Savcılık makamı çok ağır bir suçlama yapıyor. Mehmet Akif Ersoy'la aramızda arkadaşlık ilişkisi dışında bir ilişkimiz yoktur. İddianame ilk ortaya çıktığında kendime gelemedim" dedi.

"Burcu Akyüz'le ilgili suçlamaları kabul etmiyorum"

Burcu Akyüz'le ilgili suçlamalara da değinen Dündar, "Burcu Akyüz'ün herhangi bir uyuşturucu temin ettiğim ya da cinsel saldırı gibi bir beyanı yok. Birbirimizin ofislerine ziyarete gittik, ilişkimiz arkadaşlık ötesine geçmemiştir. Benim uyuşturucu testim negatif çıkmıştı. Burcu Akyüz ile ilgili olarak ne uyuşturucu ne de cinsel saldırı suçlamalarını kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Melis Asena bana husumet duymaya başladı"

Melis Asena Özkan'ın beyanlarına ilişkin ise Dündar, "Melis Asena bana husumet duymaya başladı, iş konusuyla ilgili. Mehmet Akif dosyası ortaya çıktıktan 40 gün sonra bu şekilde ifadelerde bulunmuştur. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

"Birkaç kere kullanmıştım"

Uyuşturucu testiyle ilgili de konuşan Dündar, "Uyuşturucu madde testim negatif çıktı. Birkaç kere kullanmıştım ama negatif çıktığı için ne kullandığımı bilmiyorum. Satın aldığım yerleri de savcılıkta belirttim" diye konuştu.

Tanıklar dinlendi

Tanık Umut Evirgen ise, "Ben dosyadaki kimseyi tanımıyorum. Mehmet Akif Ersoy isimli kişiyi de televizyondan duyduğum kadarıyla biliyorum. 'Kütüphane' adlı mekanla sanki mekan benimmiş gibi konuşuluyor ancak böyle bir durum yok. Ben öyle bir mekanın önünden bile geçmedim" dedi.

Ana dosyadan ayrılarak davası görülen ve 9 aylık tutukluluğunun ardından tahliye edilen tanık Veysi Ateş, "Mehmet Akif Ersoy dışında diğer sanıkları tanımıyorum. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu konusunda birini, bir kadını zorladığını veya taciz ettiğini asla görmedim, duymadım. Onu tanıyan hiç kimse böyle bir şeye inanmaz" ifadelerini kullandı.

Tanık Mahmut Göde ise, "Akif abiyle uzun yıllardır abi kardeşliğimiz vardı. Ben bu konuları medyadan öğrendim. Akif abinin evinde kalmışlığım da vardır, çocukları da olurdu. Akif hep çevresine faydalı, bir şey olduğunda aradığımız biriydi. Uyuşturucu madde kullandığını ben hiç görmedim" diye konuştu.

Tanık Serap Şaylan da, "Mehmet Akif Ersoy'u tanıyorum. Bahsi geçen doğum günü partisinde Mehmet Akif de vardı. Bahsi geçen kişilerin uyuşturucu madde kullandığına ilişkin herhangi bir şey duymadım, asla görmedim. Ben uyuşturucu madde kullanıyordum ancak bıraktım. Ahmet Göçmez benim arkadaşımdır. Mehmet Akif Ersoy ile Ahmet Göçmez, benim düzenlediğim partide tanıştı" şeklinde konuştu.

Tanık sıfatıyla beyanda bulunan gazeteci Emrullah Erdinç, "İddialara ilişkin benim gördüğüm hiçbir şey yok. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu kullandığını görmedim ya da diğer iddialarla ilgili bir şey duymadım görmedim" dedi.

Duruşma savcısı tutukluluğa ilişkin mütalaasını açıkladı

Dosya kapsamında henüz beyanı alınmayan mağdur ve gizli tanıkların dinlenmesi talep edildi. Mütalaada ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına, adli kontrol tedbiri uygulanan sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı sürdürülmesine karar verilmesi istendi. Mütalaanın ardından tutuklu ve tutuksuz sanıkların beyanları ve sanık avukatları dinlendi.

Alınan beyanların ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken Ufuk Tetik ise tahliye edildi.

Maltepe'de kiracı dehşeti

Maltepe'de ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kiracı Mehmet T., ev sahibi Osman A. (61) ile eşi Nursen A.'yı (61) öldürdü, olay yerindeki avukat Emir Ali S.'yi ise yaraladı. Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açan şüpheli, özel harekât polislerinin müdahalesiyle sağ olarak yakalandı

10.09.2026 21:00:00
İHA
 
Maltepe'de kiracı dehşeti
Maltepe'de kiracı dehşeti
Ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 2 kişi öldü.

Olay, saat 13.10 sıralarında İstanbul'un Maltepe ilçesi Gülsuyu Mahallesi Taşocağı Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ev sahibi Osman A. ile kiracısı Mehmet T. (63) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Mehmet T., silahla ev sahibi Osman A., ev sahibinin eşi Nursen A. ve olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S.'ye ateş etti.

Silahlı saldırıda Osman A. ile eşi Nursen A. olay yerinde hayatını kaybederken, avukat Emir Ali S. yaralandı. Yaralı avukat, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açtı

Saldırının ardından silahıyla bölgede bulunan Mehmet T., olay yerine sevk edilen polis ve 112 Acil Sağlık ekiplerine de ateş açmayı sürdürdü. Çevrede geniş güvenlik önlemi alınırken, bölgedeki hareketlilik dronla takip edildi.

Şüpheli Mehmet T., özel harekât polislerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirilerek sağ olarak yakalandı. Gözaltına alınan Mehmet T.'nin tehdit ve hakaret suçlarından 3 kaydının bulunduğu öğrenildi.



"Abi beni kurtarın, diye bağırdı"

Görgü tanığı Akın Gümüşoğlu, "Annemle arabada sohbet ediyorduk, araba da çalışıyordu. Şu yukarıdan, sokaktan bağıra bağıra biri geldi. 'Abi beni kurtarın' diye. Arabaya atladı. "En yakın hastaneye götürdüm, Kartal Lütfi Kırdar'a. Adamı konuşturdum bayılmasın diye. Bana dedi ki; 'Benimle beraber toplam 3 kişi vardık. Ben kurtuldum, diğerlerini bilmiyorum' dedi. Sadece uyumasın diye, enerjisi bitmesin diye konuşturdum bayılmasın diye. Sonra kardeşleri geldi hastaneye. İfadesini falan aldılar orada" şeklinde konuştu.

"Ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti"

Mahalle sakini Yıldız Çiçek ise, olaydan önce kiracı ile ev sahibi arasında hakaret ve küfürlerin havada uçuştuğunu iddia etti.

Olayın tanığı olan mahalle sakini, tahliye süreci ve kavga anında yaşananları anlattı.

Olayın iki gündür süren bir gerginliğin ardından yaşandığını belirten 14 yıllık mahalle sakini Yıldız Çiçek, "Dün icra memurlarıyla dükkanlar boşaltıldı. Boşaltılmadan önce ufak bir tartışma oldu ve Mehmet Ağabey'e saldırı gerçekleşti. Mehmet Ağabey hiç elini kaldırmadı ama ölen beyefendi ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti. Bugün tekrar geldiler ve o kişi yine 'Terörist, hırsız, yerimi meşgul ediyorsun' diyerek bağırdı. Mehmet Ağabey 'Bak kanun var, işimizi halledelim, yapmayın' demesine rağmen çilingir çağırıp kepenkleri kaldırdılar" dedi.



"'Abi vurma' sesini duydum"

Tartışmanın büyümesi üzerine eve girdiğini ve kısa süre sonra silah sesleri duyduğunu aktaran Çiçek, "İçeri girmemden 5 dakika sonra 'Abi vurma' sesini duydum. Avukat olan kişinin bu tarafa kaçtığını gördüm. Sonra Mehmet Ağabey kadının arkasına doğru gitti, kadını da orada vurdu. Vururken görmedim ama sonradan gidip videosunu çektim, çok üzgünüm. Mahallece böyle bir şey yaşanmasını asla istemezdik ama Mehmet Ağabey'e çok fazla hakaret ve küfür edildi" diye konuştu.

TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı

TBMM, olası İç Tüzük değişikliği kapsamında Fransa, İtalya, Almanya, ABD ve Güney Kore parlamentolarının çalışma usullerini inceledi. Hazırlanan çalışmada, muhalefete gündem belirleme, bakanlara doğrudan soru sorma ve komisyonların başkanlığını üstlenme gibi uygulamaların yer alması dikkat çekti

10.09.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
  TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı
  TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı
TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı. ABD, Fransa, İtalya, Almanya ve Güney Kore parlamentolarının çalışma usullerine ilişkin hazırlanan incelemeler kitaplaştırıldı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, kitapların takdim bölümünde çalışmanın İç Tüzük ve anayasa tartışmalarına katkı sunacağını belirterek, "Bu çalışmaların parlamento usullerinin gelişmesine ve demokratik standartlarımızın ilerlemesine vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Çalışmada Türkiye'deki muhalefetin Meclis gündemine ilişkin eleştirilerine karşılık Fransa'daki uygulamalara dikkat çekildi. Fransa'da muhalefet ve azınlık gruplarına ayda bir kez Meclis gündemini belirleme hakkı tanındığı belirtildi.

Türkiye'de ise muhalefetin sunduğu gündem önerilerinin sıklıkla reddedilmesi ve soru önergelerine ilişkin yaşanan sorunlar, İç Tüzük'te değişiklik yapılması gerektiği yönündeki tartışmaların başlıca başlıkları arasında yer alıyor.

Fransa'daki uygulamada ayrıca parlamento ile hükümet arasında düzenli soru-cevap oturumları gerçekleştiriliyor. Hükümetin, haftada en az bir birleşimde milletvekillerinin sorularını yanıtladığı belirtilirken, vekillere soru sormaları için 2 dakika, bakanlara ise yanıt vermeleri için 2 dakika süre tanınıyor.

Her oturumda yaklaşık 15 sorunun yanıtlandığı belirtilen çalışmada, ilk soru sorma hakkının muhalefete verildiği de aktarıldı.

Fransa'daki bir başka uygulama da komisyon başkanlıklarına ilişkin oldu. Meclis hesaplarının incelenmesi ve ibra edilmesi amacıyla oluşturulan geçici komisyonda siyasi parti gruplarının güçleri oranında temsil edildiği, komisyon başkanının ise muhalefetten seçildiği belirtildi.

Türkiye'de ise muhalefet partileri, Meclis'teki komisyon başkanlıklarının iktidar partilerinin elinde olmasını eleştiriyor.

Güney Kore Parlamentosu'nda da milletvekillerinin hükümete yazılı soru yöneltebildiği kaydedildi. Hükümetin, yöneltilen sorulara 10 gün içinde yanıt vermesi gerekiyor. Bu süre içinde yanıt verilememesi halinde ise hükümetin neden cevap veremediğini ve yanıtın ne zaman verilebileceğini Meclis'e bildirmesi şartı bulunuyor.

İTALYA'DA ACİL SORULAR CANLI YAYINLANIYOR
İtalya'daki parlamento uygulamaları da çalışmada ayrı bir başlık altında incelendi. Hükümet tarafından hazırlanan kanun hükmünde kararnamelerin incelenmesi için oluşturulan yasama işleri komitesinde 5 iktidar ve 5 muhalefet temsilcisinin yer aldığı belirtildi.

İtalya Temsilciler Meclisi'nde ise haftanın bir birleşiminin genellikle acil sorulara ayrıldığı aktarıldı. Televizyondan canlı yayınlanan bu oturumlarda milletvekilleri, kamuoyunu ilgilendiren veya aciliyet taşıyan konularda hükümet üyelerine doğrudan soru yöneltebiliyor.

Çalışmada, hükümet üyelerinin de bu sorulara oturum sırasında doğrudan yanıt verme fırsatına sahip olduğu ifade edildi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi. Yavaş, Erdoğan'dan AKP'ye katılım yönünde bir davet gelmediğini belirterek, YENİ Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaları da kesin bir dille yalanladı

10.09.2026 12:14:00 / Güncelleme: 10.09.2026 12:18:43
Haber Merkezi
 
 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi
 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenin ardından hakkındaki iddialara yanıt verdi
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği zirvenin ardından başlayan siyasi tartışmalara ve parti değiştireceği yönündeki senaryolara karşı açıklama yaptı. Yavaş'ın açıklaması, bugüne kadar hakkındaki iddialara en kapsamlı yanıt oldu.

Görüşme talebini Ahlat dönüşü bizzat ilettiğini ve zirvenin tek gündeminin Ankara olduğunu belirten Yavaş, kendisini sevenleri kıracak bir tutum içinde olmayacağını ifade ederken, gerçeği yansıtmayan kulis haberlerini yayan gazetecileri de sert bir dille eleştirdi.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe'de gerçekleştirdiği görüşmenin ve ardından medyada yer alan kulis iddialarının ardından sosyal medya hesabından detaylı bir kamuoyu duyurusu paylaştı.

Görüşmenin gerçekleşme sürecini ve masadaki ana konuları aktaran Yavaş, randevu talebini Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında bizzat ilettiğini açıkladı. Yavaş, Beştepe'deki zirvenin içeriğine ilişkin şu bilgileri verdi: "Sayın Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin tek gündemi Ankara'dır. Görüşmede Ankara'nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık. Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır. Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm."

Külliye ziyaretinden siyasi sonuçlar çıkarılmaya çalışılmasına ve parti değiştireceğine dair üretilen senaryolara tepki gösteren Yavaş, durduğu yeri koruduğunu vurguladı: "Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim: Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz. Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun hem de Sayın Özgür Özel'in bilgisi vardı."

BELEDİYE MECLİSİ VURGUSU: BİZ FİRE VERMEDİK
Belediye meclislerindeki hassas siyasi dengelere işaret eden Yavaş, yerel yönetimlerde izlediği sağduyulu denge politikasının olumlu sonuç verdiğini dile getirdi: "Üsküdar'da yaşananları hep birlikte gördük. Hiçbirimizin tasvip etmeyeceği olaylar yaşandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde meclis toplanamadı. Ankara'da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve YENİ Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık. Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum."

'TARAF OLMAYACAĞIM, SAĞDUYUNUN OLDUĞU YERDEYİM'
Tabandaki öfke ve kırgınlık ortamında cepheleşmeyi büyütmeyeceğini bildiren Yavaş, genel merkezlerin rahatsızlık duyması halinde gereğini yapmaktan çekinmeyeceğini belirtti: "Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum. Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır. Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem. Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da bu tutumumdan rahatsız olduklarını ifade eden herhangi bir söylem tarafıma iletilmemiştir."

TV YAYINCILARINA SERT TEPKİ: YALAN SÖYLEMEKTEN BIKMADINIZ
Açıklamasının son bölümünde kulis bilgisi adı altında televizyon ekranlarında hakkında iddialar ortaya atan gazetecilere seslenen Mansur Yavaş, "Biz sizi yalanlamaktan bıktık, siz yalan söylemekten bıkmadınız. Siyasette ne düşündüğümü öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir. Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz" ifadelerini kullandı.

KÜLLİYE'DEKİ GÖRÜŞMEDE NE KONUŞULDU
Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ankara'nın ulaşım projelerini gündeme getirdiklerini ifade etmişti.

Görüşmede metro yatırımları başta olmak üzere devam eden projeler hakkında bilgi sunduklarını aktaran Yavaş, başkente yönelik yatırımlara verilen destek ile NATO Zirvesi'nin Ankara'da düzenlenmesi konusundaki iradesi nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ettiğini belirtmişti.

Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı

Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde bir ikametin kurşunlanması olayıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli, adliyeye sevk edilerek tutuklandı

10.09.2026 12:09:00 / Güncelleme: 10.09.2026 12:11:50
İHA
 
Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı
Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı
Gazi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Metin Sokak üzerinde 4 Eylül gecesi meydana gelen ikamet kurşunlama olayının ardından Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.

Yürütülen çalışmalar sonucunda olayın şüphelileri olduğu değerlendirilen M.U.B., Y.T. ve R.Ç., Çorlu ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı.



Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, sabah saatlerinde Asayiş Büro Amirliği ekiplerince geniş güvenlik önlemleri altında Çerkezköy Adliyesi'ne sevk edildi.

Şüphelilerin adliyedeki işlemlerinden sonra mahkemeye çıkarılarak tutuklandı.

Dava bugün başlıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak

10.09.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dava bugün başlıyor
Dava bugün başlıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak.

'Çoklu cinsel birliktelik', 'uyuşturucu' suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen ve liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen 'Mehmet Akif Suç Örgütü' davasının ilk celsesi bugün görülecek. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülecek olan duruşmada, aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak. Bugün başlanacak davada, sanıkların savunmalarının alınması bekleniyor. Duruşma, ilerleyen saatlerde başlayacak.

İddianameden:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 11 kadın, mağdur olarak yer aldı. İddianamede Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise şüpheli olarak yer aldı. 11 eylemin yer aldığı 96 sayfalık iddianamede 2 Kasım 2025 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen ihbarda Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı'nın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıklarını, Mehmet Akif Ersoy'un eğlence tarzında etkinlikler düzenleyerek bu ortamda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresinde bulunan kadınlara uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandırarak, kadınların iradesini zayıflatıp birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadıkları şeklindeki ihbara istinaden Mehmet Akif Suç Örgütü'ne yönelik soruşturma işlemlerine başlanıldığı kaydedildi.

"Cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandı"

Eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği belirtilen iddianamede, örgüt lideri Mehmet Akif'in arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde partileri düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı belirtildi.

"Doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak mağdurların çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladılar"

Mehmet Akif Ersoy'un normalin dışında bir cinsel yaşantısının olduğu, mağdurlarla ve örgüt üyeleri ile birlikte çoklu ilişkiye girdiği, çevresindekileri de bu ilişkilerin tarafı olarak kullandığı, örgüt üyelerinin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları bu ilişkinin tarafı haline getirdikleri iddianamede kaydedildi. Şüphelilerin düzenlemiş oldukları partilerde önce uyuşturucu madde kullanımı yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledikleri, ardından da doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak oyun içerisinde cinsel içerikli sorularla ve isteklerle mağdurların tepkilerini ölçerek çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladıkları belirtildi.

"Şüpheliler işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla mağdurlara kokain sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledi"

11 eylemin yer aldığı iddianamenin değerlendirme kısmında şüpheliler Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik'in tam bir işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla, Mehmet Akif Ersoy liderliğinde suç örgütü kurdukları ve bu kapsamda mağdurlara kokain maddesi sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledikleri belirtildi

İddianamede, şüpheli Ela Rumeysa Cebeci'nin cep telefonu üzerinde yapılan incelemede şüpheli Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile uyuşturucu madde teminine yönelik olarak verilerin elde edilmesi üzerine Cebeci, Savcı ve Saran hakkında ayırma kararı verilerek ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğü belirtildi.

286 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında 'suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ve 'uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı

Diyarbakır merkezli 2 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 31 şüpheliden 17'si tutuklandı

10.09.2026 07:00:00
AA
 
Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı
Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı

Ergani Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ergani İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince şüphelilerin yasa dışı sanal bahis ve sanal kumar oynanmasına imkan sağladıkları, vatandaşlardan temin ettikleri banka hesaplarını kullanıp bu paraları kripto hesaplarına aktararak akladıkları tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından hazırlanan raporda, 40 şüphelinin banka hesap hareketleri incelendiğinde 6,2 milyar liralık işlem gerçekleştirildiği belirlendi.

Diyarbakır ve Gaziantep'te gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 31 şüpheli yakalandı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 17'si çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 11'i adli kontrol şartıyla olmak üzere 14'ü serbest bırakıldı.

Yapılan aramalarda, 2 tabanca, 2 şarjör, 61 gram kubar esrar, 3 hassas terazi, 28 cep telefonu, 37 sim kart, 26 farklı kişiye ait banka kartı, 2 bilgisayar, 1 tablet, 1 USB bellek ve 6 çarşaf tütün sarma kağıdı ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında 9 zanlının da yakalanmasına yönelik çalışma sürüyor. 

Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı

İstanbul Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011 yılında ölümü şüpheli olarak değerlendirilen Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu için 'feth-i kabir' kararı verildi

09.09.2026 14:23:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı
Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Kasım 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenilmişti.

Eski MİT Görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma genişletiliyor. Bu kapsamda Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu için 'feth-i kabir' kararı verildi.

Önümüzdeki günlerde Kozinoğlu'nun Ümraniye'deki kabrinin açılması ve uzman ekipler tarafından örnek alınması bekleniyor.

Adana'da 3 ilçede çıkan yangında 835 kişi tahliye edildi

Adana Valisi Mustafa Yavuz, İmamoğlu ilçesindeki orman yangınını yerinde inceledi. Vali Yavuz, "3 ilçede başlayan yangın 15 mahallede etkili oldu. 285 hanede 835 vatandaşımız tahliye edildi" dedi

09.09.2026 14:20:00 / Güncelleme: 09.09.2026 14:22:29
İHA
 
Adana'da 3 ilçede çıkan yangında 835 kişi tahliye edildi
Adana'da 3 ilçede çıkan yangında 835 kişi tahliye edildi
Adana Valisi Mustafa Yavuz, İmamoğlu İlçesi Üçtepe Mevkii'nde gelerek çıkan orman yangınına ekiplerin müdahalesini denetledi.

Vali Yavuz, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Sabah saatlerinde Aladağ ilçesi Dailer Mahallesi'ndeki yangın kontrol altına alındı. Soğutma çalışmaları devam ediyor. İmamoğlu ilçemiz Üçtepe Mahallesi'ndeki alanda yer yer yangının devam ettiğini alevleri dumanların olduğunu görüyoruz. Yangını ilk başladığı Kozan ilçemizdeki Enizçakırı mevkisinde arazinin zor şartlarda olması bazen karada müdahalenin zor olduğu dakikalar da havadan müdahale ediliyor" dedi.

"717 aracımız havada ve karada yangına müdahale ediyor"

Vali Yavuz, "Dün ki gibi rüzgar bizi yanıltmaz ise dün çok şiddetli rüzgar vardı. Bir anda spot atarak geniş bir alana yayıldı. Şu ana kadar rüzgar iyi gidiyor. Gerek havada gerek karada müdahaleler devam ediyor. En önemli şansımız yakınımızda Yedigöze Barajımız var Seyhan Nehri'miz ve sulama kanallarımız var. Su açısından sıkıntı yaşamıyoruz. Hızlı bir şekilde su takviyesi yapılmış oluyor. An itibariyle 717 aracımız havada ve karada bu yangına müdahale ediyor" diye konuştu.

"15 mahalle etkilendi, 835 kişi tahliye edildi"

Şuana kadar 3 ilçenin yangından etkilendiğini belirten Vali Yavuz, "Mahallelerimizde ve alt bağlı mahallelerde yaklaşık 15 mahallede etkili oldu. Rüzgarın etkisiyle yangın yayılma gösteriyor, bu sayı değişebiliyor. Vatandaşın canına bir şey gelmemesi noktasında tahliyeler gerçekleştirdi. Şuan da 285 hanede 835 vatandaşımızın tahliyesi gerçekleştirildi" diye konuştu.

Son olarak Vali Yavuz, "Bu yangında sevindirici olan taraf herhangi bir cana zarar gelmedi. Aladağ ilçesi Daieler Mahallesi, İmamoğlu ilçesi Üçtepe Elifçeler Mahallesinde bazı evlerimiz ve ahırlar yangından etkilendi. AFAD koordinasyonunda yangın bittikten sonra zarar tespitleri yapılacak. Vatandaşımızın yanında yer alacağız" sözlerine yer verdi.

9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere

9 Eylül 1922, yalnızca bir kentin işgalden kurtulduğu takvim yaprağı değil; 15 Mayıs 1919’da İzmir Kordonu’nda dökülen ilk kanla başlayan Türk İstiklal Harbi’nin zaferle taçlandığı, bir milletin kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Üç yılı aşkın süren karanlık, acı ve işgal dönemi; Türk ordusunun Dumlupınar’dan İzmir’e uzanan soluksuz takibiyle son bulmuştur

09.09.2026 14:11:00
Hasan Gündoğdu
 
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
Büyük Taarruz'dan Akdeniz'e Uzanan Hat

26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Başkomutan Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin imha edilmesiyle sonuçlandı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" tarihi emriyle başlayan takip harekâtı, askeri tarihte eşine az rastlanır bir hızla ilerledi.

Yorgun, uykusuz ve kısıtlı imkânlara sahip Türk süvarisi ve piyadesi, kaçan düşman birliklerinin şehirlere zarar vermesini önlemek amacıyla günde ortalama 40-50 kilometre yol kat ederek Batı Anadolu'yu adım adım özgürleştirdi.

Belkahve'den Süzülen Zafer ve Hükümet Konağı'na Çekilen Bayrak

8 Eylül akşamı İzmir sınırlarına dayanan Türk birlikleri, Belkahve sırtlarından Ege'nin mavi sularına bakarken yıllardır süren mücadelenin sonuna gelindiğini biliyordu.

9 Eylül 1922 sabahı saat 10.30 sularında Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) komutasındaki 1. Süvari Tümeni 2. Süvari Alayı, Bornova üzerinden şehre girdi.

Kordon boyundan ilerleyen birlikler, Yunan askerlerinin ateşi ve atılan bombalara rağmen İzmir Hükümet Konağı'na ulaştı.

Yüzbaşı Şerafettin, göğsünden yaralanmış olmasına rağmen Hükümet Konağı'nın balkonundaki Yunan bayrağını indirip göğsünde taşıdığı Türk bayrağını göndere çekti.

Kısa süre sonra Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği de Kadifekale'ye Türk bayrağını dikerek şehrin üzerindeki işgal gölgesini tamamen kaldırdı.

Diplomatik ve Siyasi Sonuçlar

İzmir'in kurtuluşu, Mondros Mütarekesi ile fiilen sona erdirilmek istenen Türk devletinin yeniden dirilişini simgeler. Bu zaferle birlikte:

• Millî Mücadele'nin askeri safhası başarıyla tamamlanmış, sıra diplomatik mücadeleye gelmiştir.

• İtilaf Devletleri, Türk ordusunun İstanbul ve Boğazlar bölgesine yönelmesi üzerine Mudanya Mütarekesi'ni kabul etmek zorunda kalmıştır.

• Sevr Antlaşması tamamen tarihin çöp sepetine atılmış, Lozan Barış Antlaşması'na giden yol ardına kadar açılmıştır.

9 Eylül, bir kentin kurtuluşunun ötesinde, Sevr'in karanlığından Lozan'ın bağımsızlık ışığına geçişin ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin harcının karıldığı en önemli sembollerden biridir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.