logo
10 EYLÜL 2026

TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı

TBMM, olası İç Tüzük değişikliği kapsamında Fransa, İtalya, Almanya, ABD ve Güney Kore parlamentolarının çalışma usullerini inceledi. Hazırlanan çalışmada, muhalefete gündem belirleme, bakanlara doğrudan soru sorma ve komisyonların başkanlığını üstlenme gibi uygulamaların yer alması dikkat çekti

10.09.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
  TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı
  TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı
TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı. ABD, Fransa, İtalya, Almanya ve Güney Kore parlamentolarının çalışma usullerine ilişkin hazırlanan incelemeler kitaplaştırıldı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, kitapların takdim bölümünde çalışmanın İç Tüzük ve anayasa tartışmalarına katkı sunacağını belirterek, "Bu çalışmaların parlamento usullerinin gelişmesine ve demokratik standartlarımızın ilerlemesine vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Çalışmada Türkiye'deki muhalefetin Meclis gündemine ilişkin eleştirilerine karşılık Fransa'daki uygulamalara dikkat çekildi. Fransa'da muhalefet ve azınlık gruplarına ayda bir kez Meclis gündemini belirleme hakkı tanındığı belirtildi.

Türkiye'de ise muhalefetin sunduğu gündem önerilerinin sıklıkla reddedilmesi ve soru önergelerine ilişkin yaşanan sorunlar, İç Tüzük'te değişiklik yapılması gerektiği yönündeki tartışmaların başlıca başlıkları arasında yer alıyor.

Fransa'daki uygulamada ayrıca parlamento ile hükümet arasında düzenli soru-cevap oturumları gerçekleştiriliyor. Hükümetin, haftada en az bir birleşimde milletvekillerinin sorularını yanıtladığı belirtilirken, vekillere soru sormaları için 2 dakika, bakanlara ise yanıt vermeleri için 2 dakika süre tanınıyor.

Her oturumda yaklaşık 15 sorunun yanıtlandığı belirtilen çalışmada, ilk soru sorma hakkının muhalefete verildiği de aktarıldı.

Fransa'daki bir başka uygulama da komisyon başkanlıklarına ilişkin oldu. Meclis hesaplarının incelenmesi ve ibra edilmesi amacıyla oluşturulan geçici komisyonda siyasi parti gruplarının güçleri oranında temsil edildiği, komisyon başkanının ise muhalefetten seçildiği belirtildi.

Türkiye'de ise muhalefet partileri, Meclis'teki komisyon başkanlıklarının iktidar partilerinin elinde olmasını eleştiriyor.

Güney Kore Parlamentosu'nda da milletvekillerinin hükümete yazılı soru yöneltebildiği kaydedildi. Hükümetin, yöneltilen sorulara 10 gün içinde yanıt vermesi gerekiyor. Bu süre içinde yanıt verilememesi halinde ise hükümetin neden cevap veremediğini ve yanıtın ne zaman verilebileceğini Meclis'e bildirmesi şartı bulunuyor.

İTALYA'DA ACİL SORULAR CANLI YAYINLANIYOR
İtalya'daki parlamento uygulamaları da çalışmada ayrı bir başlık altında incelendi. Hükümet tarafından hazırlanan kanun hükmünde kararnamelerin incelenmesi için oluşturulan yasama işleri komitesinde 5 iktidar ve 5 muhalefet temsilcisinin yer aldığı belirtildi.

İtalya Temsilciler Meclisi'nde ise haftanın bir birleşiminin genellikle acil sorulara ayrıldığı aktarıldı. Televizyondan canlı yayınlanan bu oturumlarda milletvekilleri, kamuoyunu ilgilendiren veya aciliyet taşıyan konularda hükümet üyelerine doğrudan soru yöneltebiliyor.

Çalışmada, hükümet üyelerinin de bu sorulara oturum sırasında doğrudan yanıt verme fırsatına sahip olduğu ifade edildi.

Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada 14 yaşındaki E.Ç.'ye verilen 18 yıl 10 ay 15 günlük hapis cezasına Atlas'ın annesi Gülhan Ünlü tepki gösterdi. Ünlü, karara istinaf mahkemesinde itiraz edeceklerini belirterek, "Atlas'ın adaleti sağlanmadı" dedi

10.09.2026 16:25:00
İHA
 
Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"
Anne Gülhan Ünlü'den karara tepki: "Atlas'ın adaleti sağlanmadı"
Güngören'de çıkan kavgada 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin adli süreçteki çocuk E.Ç.'nin (14) 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmıştı. Atlas'ın annesi Gülhan Ünlü Atlas'ın mezarı başında açıklamalarda bulundu.

Anne Gülhan Ünlü, sanık E.Ç.'ye verilen 18 yıl 10 ay 15 günlük cezaya isyan ederken, cezaya istinaf mahkemesinde itiraz edeceklerini ifade etti.

Anne Güllü, "18 yıllık cezanın bizde hiçbir şekilde kabulü yoktur. Bu cezaya zaten istinaf mahkemesinde itiraz edeceğiz. Hakim hanım bugün karar açıklaması yapmadan önce şöyle bir söylemi oldu her iki taraf için de hakkaniyetli bir karar verileceğini söylemişti. Ama maalesef ki bu hakkaniyetli karar Atlas tarafından olmadı. Mağduru korumadı. Ve ailecek bize verilmiş bir ceza oldu açıkçası. Biz 18 yıl cezanın yatarının 18 yıl olmadığını her defasında, yani 21 yılın da 21 yıl olmadığını her defasında zaten anlattık. 18 yıllık cezanın yatarı ilk önce çocuk yaşından dolayı, çocuk diye adlandırıldığı için üçte biri düşüyor. Geri kalan 12 yılında 1 günü 2 güne sayılarak yatarı oluyor. Bunun da 4 yılı kapalı cezaevinde, geri kalan 2 yılı da açıkta oluyor. Yani bu şimdi bir ceza olmuyor bizim için. Bu bizi cezalandırmak oluyor. Katile ödül gibi bir ceza açıkçası" ifadelerini kullandı.

"Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar"

Anne Ünlü, mesaj yoluyla tehditler aldığını belirtirken, "Ama onun dışında asıl bir de şu tarz durumlar da yaşıyoruz. Duruşmadan sonra tehditler tekrar gelmeye başladı. Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar. Mesaj yoluyla geliyor. Mahkeme öncesinde de arama olarak geliyordu. Şimdi de mesaj yoluyla gelmeye başladı. Savcılık bununla ilgili şu anda soruşturma yürütmeye başladı. Yani eninde sonunda yakalanıyorlar. Çok fazla tehdit aldık zaten biz bu 8 ay içerisinde. Tehdit edenlerin çoğu da cezalandırıldı zaten. Bir tanesinde yağma davamız vardı. Onda 6 yıl civarında bir 6-7 yıl civarında tam hatırlamıyorum şu anda ama bir cezaya çarptırıldı. Hangi cesaretle de bunu yapıyorlar ben anlamıyorum. İşte bu cezasızlık algısından kaynaklanıyor. Bu tehdit edenler de kendilerinin çete üyesi olduğunu söylüyorlar. Yani bu kadar acımızın içerisinde, bu üzüntümüzün içerisinde bir de bu insanların bizi tehdit etmeleriyle uğraşıyoruz. Savcılık bununla ilgileniyor zaten şu anda" açıklamasında bulundu.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

10.09.2026 15:00:00
AA
 
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ana kubbedeki çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürerken yapılan modelleme ve statik analizlerle güçlendirme ihtiyacı belirlenen doğu yarım kubbede de uygulamalar başlayacak. Çalışmalar için doğu yarım kubbeye güvenli erişim sağlayacak çelik platform kurulacak, ibadet ve ziyaret akışı ise oluşturulacak geçici düzenlemelerle devam edecek.

"Doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçiyoruz"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Ayasofya'daki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti.

Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon uygulamaları devam ederken doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçileceğini aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

"Mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon ile yapısal güçlendirme uygulamalarının güvenle yürütülebilmesi için doğu yarım kubbeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlıyoruz. Bilim Heyetimiz ve Koruma Kurulumuzun denetiminde ilerleyecek çalışmalar boyunca ibadet ve ziyaret akışı da gerekli geçici düzenlemelerle devam edecek. Her adımı bilimsel hassasiyetle atıyor, dünya kültür mirasının bu eşsiz eserini özgün dokusuyla koruyoruz."

Çalışmalar titizlikle yürütülüyor
Dünya kültür mirasının en nadide eserlerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulunun karar ve denetimleri doğrultusunda yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projesinde ana kubbedeki uygulamalar devam ederken, doğu yarım kubbede de yeni bir çalışma süreci başlatılıyor.

Ana kubbe için kurulan çelik platform üzerinde mozaik konservasyonu sürdürülüyor. Kurulan çalışma iskelesinde toz temizliği ve mozaik yüzeylerini korumaya yönelik facing olarak adlandırılan mozaik yüzeylerinin geçici olarak bezle desteklenmesi uygulamaları gerçekleştiriliyor.

Ana kubbenin üzerinde geçici çelik çatı kurulumu tamamlanırken, kurşun kaplamaların kontrollü biçimde açılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.

Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizlerde doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi. Yapısal güçlendirme uygulamalarıyla birlikte yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yürütülecek.

Mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım yapılacak
Doğu yönündeki mihrap duvarında bulunan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım uygulamaları gerçekleştirilecek. Çalışmaların güvenli ve kontrollü biçimde yürütülebilmesi amacıyla doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacak.

Platform kurulumu öncesi çalışma alanının sınırları oluşturulacak ve yapının iç mekandaki görsel bütünlüğünün korunması amacıyla özel baskılı brandalar hazırlanacak. İbadet düzeninin devamı için geçici mihrap ve minber yerleştirilecek.

Çalışma alanındaki özgün mihrap ve minber başta olmak üzere tarihi mimari elemanlar fiziki koruma sistemleriyle güvence altına alınacak. Platform imalatının gerektirdiği sınırlı noktalardaki ahşap seki ve mermer döşemeler, uzman restoratörlerin gözetiminde kontrollü ve kısmi olarak sökülecek. Bölgede bulunan avizelerin sökümü de aynı hassasiyetle gerçekleştirilecek.

Özgün mermer döşemelerin yükten ve aşınmadan korunması için çok katmanlı yükseltilmiş döşeme sistemi oluşturulacak. Platform kurulumundan önce zemin yükleme ve titreşim testleri yapılarak uygulamanın güvenliği bilimsel verilerle kontrol edilecek.

Ek çelik sistemler kurulacak
Tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu onaylı proje doğrultusunda ana platform sistemi kurulacak. Platform malzemelerinin taşınması ve montaj süreci, tarihi dokuya yönelik koruma tedbirleri gözetilerek uygun iş ekipmanlarıyla yürütülecek.

Çelik platformun tamamlanmasının ardından ikinci aşamaya geçilecek.

Platform üzerinde doğu yarım kubbe seviyesine güvenli erişim sağlayacak çalışma iskelesi ve restorasyon uygulamalarına yönelik ek çelik sistemler kurulacak.

Yapının iç estetiğinin muhafaza edilmesi amacıyla çalışma alanlarına cephe ve kubbe görsellerini taşıyan özel baskılı brandalar uygulanacak. Hazırlıkların tamamlanmasıyla doğu yarım kubbedeki yapısal güçlendirme çalışmaları ile mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon uygulamaları başlayacak.

Yarım kubbenin taşıyıcı sistemi güçlendirilecek, mermer yüzeylerde temizlik ve onarım yapılacak, uygun olmayan beton mermer dışlıklar yapıdan uzaklaştırılacak, mozaikler ise ayrıntılı biçimde belgelenerek konservasyon çalışmalarına alınacak.

Kurulacak platform sayesinde restorasyon uygulamaları güvenli çalışma alanında yürütülürken, ibadet ve ziyaret akışı da oluşturulacak geçici düzen içerisinde sürdürülecek.

İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu

Edirne'de internet üzerinden çiçek siparişi vermek isteyen bir vatandaş, iletişime geçtiği kişinin hesabına farklı zamanlarda toplam 33 bin 400 lira gönderdi. Siparişin ardından karşı tarafa ulaşamayan vatandaş, dolandırıldığını belirterek şikayetçi oldu

10.09.2026 12:24:00
İHA
 
İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu
İnternetten çiçek siparişi verdi: 33 bin 400 lirasından oldu
Edinilen bilgiye göre olay, 9 Eylül'de meydana geldi. İddiaya göre vatandaş, internet üzerinden çiçek siparişi vermek amacıyla F.M. isimli kişiyle iletişime geçti.

Şüphelinin yönlendirmesiyle farklı zamanlarda ödeme yapan vatandaş, toplam 33 bin 400 lirayı hesaba yatırdı.

Bir süre sonra sipariş ve satıcıya ulaşamayan vatandaş, şahıs veya şahıslardan şikayetçi oldu.

Olayla ilgili Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince inceleme başlatıldı.

Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı

Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde bir ikametin kurşunlanması olayıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli, adliyeye sevk edilerek tutuklandı

10.09.2026 12:09:00 / Güncelleme: 10.09.2026 12:11:50
İHA
 
Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı
Çerkezköy'de ev kurşunlama olayında 3 şüpheli tutuklandı
Gazi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Metin Sokak üzerinde 4 Eylül gecesi meydana gelen ikamet kurşunlama olayının ardından Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.

Yürütülen çalışmalar sonucunda olayın şüphelileri olduğu değerlendirilen M.U.B., Y.T. ve R.Ç., Çorlu ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı.



Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, sabah saatlerinde Asayiş Büro Amirliği ekiplerince geniş güvenlik önlemleri altında Çerkezköy Adliyesi'ne sevk edildi.

Şüphelilerin adliyedeki işlemlerinden sonra mahkemeye çıkarılarak tutuklandı.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan 10 şüpheli işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

10.09.2026 12:00:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Kasım 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştı.

Şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sonra erdi.

Şüpheliler, Silivri Adliyesine sevk edildi.

Dava bugün başlıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak

10.09.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dava bugün başlıyor
Dava bugün başlıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak.

'Çoklu cinsel birliktelik', 'uyuşturucu' suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen ve liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen 'Mehmet Akif Suç Örgütü' davasının ilk celsesi bugün görülecek. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülecek olan duruşmada, aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak. Bugün başlanacak davada, sanıkların savunmalarının alınması bekleniyor. Duruşma, ilerleyen saatlerde başlayacak.

İddianameden:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 11 kadın, mağdur olarak yer aldı. İddianamede Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise şüpheli olarak yer aldı. 11 eylemin yer aldığı 96 sayfalık iddianamede 2 Kasım 2025 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen ihbarda Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı'nın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıklarını, Mehmet Akif Ersoy'un eğlence tarzında etkinlikler düzenleyerek bu ortamda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresinde bulunan kadınlara uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandırarak, kadınların iradesini zayıflatıp birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadıkları şeklindeki ihbara istinaden Mehmet Akif Suç Örgütü'ne yönelik soruşturma işlemlerine başlanıldığı kaydedildi.

"Cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandı"

Eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği belirtilen iddianamede, örgüt lideri Mehmet Akif'in arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde partileri düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı belirtildi.

"Doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak mağdurların çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladılar"

Mehmet Akif Ersoy'un normalin dışında bir cinsel yaşantısının olduğu, mağdurlarla ve örgüt üyeleri ile birlikte çoklu ilişkiye girdiği, çevresindekileri de bu ilişkilerin tarafı olarak kullandığı, örgüt üyelerinin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları bu ilişkinin tarafı haline getirdikleri iddianamede kaydedildi. Şüphelilerin düzenlemiş oldukları partilerde önce uyuşturucu madde kullanımı yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledikleri, ardından da doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak oyun içerisinde cinsel içerikli sorularla ve isteklerle mağdurların tepkilerini ölçerek çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladıkları belirtildi.

"Şüpheliler işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla mağdurlara kokain sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledi"

11 eylemin yer aldığı iddianamenin değerlendirme kısmında şüpheliler Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik'in tam bir işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla, Mehmet Akif Ersoy liderliğinde suç örgütü kurdukları ve bu kapsamda mağdurlara kokain maddesi sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledikleri belirtildi

İddianamede, şüpheli Ela Rumeysa Cebeci'nin cep telefonu üzerinde yapılan incelemede şüpheli Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile uyuşturucu madde teminine yönelik olarak verilerin elde edilmesi üzerine Cebeci, Savcı ve Saran hakkında ayırma kararı verilerek ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğü belirtildi.

286 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında 'suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ve 'uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı

Diyarbakır merkezli 2 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 31 şüpheliden 17'si tutuklandı

10.09.2026 07:00:00
AA
 
Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı
Diyarbakır merkezli 2 ilde yasa dışı bahis soruşturmasında 17 şüpheli tutuklandı

Ergani Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ergani İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince şüphelilerin yasa dışı sanal bahis ve sanal kumar oynanmasına imkan sağladıkları, vatandaşlardan temin ettikleri banka hesaplarını kullanıp bu paraları kripto hesaplarına aktararak akladıkları tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından hazırlanan raporda, 40 şüphelinin banka hesap hareketleri incelendiğinde 6,2 milyar liralık işlem gerçekleştirildiği belirlendi.

Diyarbakır ve Gaziantep'te gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 31 şüpheli yakalandı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 17'si çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 11'i adli kontrol şartıyla olmak üzere 14'ü serbest bırakıldı.

Yapılan aramalarda, 2 tabanca, 2 şarjör, 61 gram kubar esrar, 3 hassas terazi, 28 cep telefonu, 37 sim kart, 26 farklı kişiye ait banka kartı, 2 bilgisayar, 1 tablet, 1 USB bellek ve 6 çarşaf tütün sarma kağıdı ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında 9 zanlının da yakalanmasına yönelik çalışma sürüyor. 

9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere

9 Eylül 1922, yalnızca bir kentin işgalden kurtulduğu takvim yaprağı değil; 15 Mayıs 1919’da İzmir Kordonu’nda dökülen ilk kanla başlayan Türk İstiklal Harbi’nin zaferle taçlandığı, bir milletin kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Üç yılı aşkın süren karanlık, acı ve işgal dönemi; Türk ordusunun Dumlupınar’dan İzmir’e uzanan soluksuz takibiyle son bulmuştur

09.09.2026 14:11:00
Hasan Gündoğdu
 
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
Büyük Taarruz'dan Akdeniz'e Uzanan Hat

26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Başkomutan Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin imha edilmesiyle sonuçlandı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" tarihi emriyle başlayan takip harekâtı, askeri tarihte eşine az rastlanır bir hızla ilerledi.

Yorgun, uykusuz ve kısıtlı imkânlara sahip Türk süvarisi ve piyadesi, kaçan düşman birliklerinin şehirlere zarar vermesini önlemek amacıyla günde ortalama 40-50 kilometre yol kat ederek Batı Anadolu'yu adım adım özgürleştirdi.

Belkahve'den Süzülen Zafer ve Hükümet Konağı'na Çekilen Bayrak

8 Eylül akşamı İzmir sınırlarına dayanan Türk birlikleri, Belkahve sırtlarından Ege'nin mavi sularına bakarken yıllardır süren mücadelenin sonuna gelindiğini biliyordu.

9 Eylül 1922 sabahı saat 10.30 sularında Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) komutasındaki 1. Süvari Tümeni 2. Süvari Alayı, Bornova üzerinden şehre girdi.

Kordon boyundan ilerleyen birlikler, Yunan askerlerinin ateşi ve atılan bombalara rağmen İzmir Hükümet Konağı'na ulaştı.

Yüzbaşı Şerafettin, göğsünden yaralanmış olmasına rağmen Hükümet Konağı'nın balkonundaki Yunan bayrağını indirip göğsünde taşıdığı Türk bayrağını göndere çekti.

Kısa süre sonra Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği de Kadifekale'ye Türk bayrağını dikerek şehrin üzerindeki işgal gölgesini tamamen kaldırdı.

Diplomatik ve Siyasi Sonuçlar

İzmir'in kurtuluşu, Mondros Mütarekesi ile fiilen sona erdirilmek istenen Türk devletinin yeniden dirilişini simgeler. Bu zaferle birlikte:

• Millî Mücadele'nin askeri safhası başarıyla tamamlanmış, sıra diplomatik mücadeleye gelmiştir.

• İtilaf Devletleri, Türk ordusunun İstanbul ve Boğazlar bölgesine yönelmesi üzerine Mudanya Mütarekesi'ni kabul etmek zorunda kalmıştır.

• Sevr Antlaşması tamamen tarihin çöp sepetine atılmış, Lozan Barış Antlaşması'na giden yol ardına kadar açılmıştır.

9 Eylül, bir kentin kurtuluşunun ötesinde, Sevr'in karanlığından Lozan'ın bağımsızlık ışığına geçişin ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin harcının karıldığı en önemli sembollerden biridir.

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

09.09.2026 14:03:00
Haber Merkezi
 
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
Gürcistan'dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize'nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı.

Gürcistan'ın Batum kentinden havalandığı öğrenilen Aerospool WT-9 Dynamic tipi iki kişilik hafif spor uçak, bugün öğle saatlerinde Rize'nin Pazar ilçesi Melyat mevkii açıklarında denize acil iniş yaptı.

Uçakta bulunan 2 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, uçağa ulaşmak için çalışma başlatıldı.

Türkiye, son dönemde yaşlı nüfusta görülen artış oranlarını ve gelişmelerin sosyal güvenlik dengesine etkilerini dikkate alarak "uzun dönemli bakım sigortası" başta olmak üzere çeşitli uygulamaları sisteme uyarlayacak

Türkiye, son dönemde yaşlı nüfusta görülen artış oranlarını ve gelişmelerin sosyal güvenlik dengesine etkilerini dikkate alarak "uzun dönemli bakım sigortası" başta olmak üzere çeşitli uygulamaları sisteme uyarlayacak

09.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Türkiye, son dönemde yaşlı nüfusta görülen artış oranlarını ve gelişmelerin sosyal güvenlik dengesine etkilerini dikkate alarak "uzun dönemli bakım sigortası" başta olmak üzere çeşitli uygulamaları sisteme uyarlayacak
 Türkiye, son dönemde yaşlı nüfusta görülen artış oranlarını ve gelişmelerin sosyal güvenlik dengesine etkilerini dikkate alarak "uzun dönemli bakım sigortası" başta olmak üzere çeşitli uygulamaları sisteme uyarlayacak
Türkiye artan yaşlı nüfus konusuna ilişkin yeni uygulamalar devreye koyuyor. Artan yaşlı nüfus için "uzun dönemli bakım sigortası" kullanıma sokulacak.

Türkiye'de nüfus yaşlanıyor
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre, ülkede 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus 5 yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı.
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı da yüzde 11,1'e çıktı.
Ülkedeki yaşlı nüfus 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken toplam nüfus içindeki oranı yüzde 9,5'ti.
Geçen yıl sonu itibarıyla yaşlı nüfusun yüzde 62,9'u 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9'u 75-84 yaş kategorisinde yer alıyor. 85 ve daha üzeri yaş grubundaki nüfus yüzde 7,8'lik kesimi oluşturuyor.
Türkiye'de 100 yaş ve üzerinde 8 bini aşkın insan yaşıyor.

Uzun dönemli bakım sigortası geliyor
Devlet bu göstergeleri ve doğurganlıktaki düşüş eğilimini de dikkate alarak sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini sağlayacak adımlar atılmasını kararlaştırdı.

OVP'ye kondu
Bu kapsamda, "uzun dönemli bakım sigortası", 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a (OVP) konuldu. İlgili bakanlıkların ortak çalışmasıyla uygulamaya dönük altyapı oluşturulacak. Yaşlılık ve kronik rahatsızlıklar nedeniyle günlük yaşam aktivitelerini tek başına gerçekleştiremeyen kişilere evde ya da kurumlarda sağlanan bakım desteğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Evde sağlık ve palyatif bakım hizmetleri, süreklilik arz eden hizmetler haline getirilecek. Uzaktan sağlık hizmetleriyle bütünleşik bir yapı hedefleniyor.
Böylece, artan yaşlı bağımlılık oranı ve aileler üzerindeki bakım yükü hafifletilmiş olacak.

Sağlık Market uygulaması
Ayrıca, Sağlık Market uygulaması daha fazla ilaç ve medikal malzemeyi kapsayacak şekilde genişletilerek tedarik zinciri güçlendirilecek. Üniversite hastanelerinin yönetim modeli de eğitim, araştırma ve hizmet fonksiyonları bakımından etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulacak. Bu adımların sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğine katkı sağlaması hedefleniyor.

"İstihdamda daha uzun süre kalma" hedefi
Yeni OVP kapsamında, kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemelerin de hayata geçirilmesi planlanıyor.
Sosyal güvenlik sisteminin fiili ve yasal kapsamının genişletilmesi, kapsamda yer almayan grupların sisteme girişlerinin sağlanması için farklı meslek ve gelir gruplarına yönelik uygulamalar geliştirilecek.
İlgili mevzuat, değişen iş gücü piyasası koşullarına ve yeni nesil esnek çalışma biçimlerine daha uyumlu hale getirilecek. Prim borçlarının takip ve tahsilat süreçleri etkinleştirilecek.
Kurumların bilişim sistemleri güçlendirilerek veri paylaşımı artırılacak ve uzun dönemli mali sürdürülebilirliğe ilişkin göstergeler düzenli olarak izlenecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.