Tahran meydan okudu, Washington çaresiz!
Eski İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki, ABD'nin olası bir kara harekâtına karşılık Irak, Kuveyt veya Bahreyn'deki Amerikan üslerinin ele geçirilerek askerlerin esir alınabileceğini tehdidinde bulundu
25.07.2026 13:09:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Eski İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki, ABD'nin olası bir kara harekâtına karşılık Irak, Kuveyt veya Bahreyn'deki Amerikan üslerinin ele geçirilerek askerlerin esir alınabileceğini tehdidinde bulundu.
Muttaki, bu tür bir kara operasyonunun İran'ın bölgedeki milis güçleri ve yerel unsurlar tarafından icra edilebileceğini belirterek, Washington'ın İran'a yönelik olası bir müdahalesine karşı doğrudan bir tehdit oluşturdu.
Tahran'dan ABD'ye savaş tehdidi

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki askerî gerilim, Tahran'dan gelen doğrudan bir kara savaşı tehdidiyle yeni bir boyut kazandı. İran'ın eski Dışişleri Bakanı ve mevcut Tahran Milletvekili Manuçehr Muttaki, Washington yönetiminin İran topraklarına veya stratejik petrol limanı Hark Adası'na yönelik olası bir kara operasyonu başlatması durumunda, İran'ın bölgedeki Amerikan askerî üslerine karşı kara harekâtı düzenleyeceğini duyurdu.
İran devlet televizyonuna konuşan Muttaki; Irak, Kuveyt veya Bahreyn'deki Amerikan üslerinden birini doğrudan ele geçirme ve buradaki askerleri rehin alarak Tahran'a getirme kapasitesine sahip olduklarını iddia etti.
Sadece füze değil kara harekâtı imkânı
Muttaki, yaptığı sert açıklamalarda ABD'nin bölgedeki askerî varlığına adeta meydan okudu. Washington'ın İran'ın hayati altyapı tesislerini ve petrol ihracat merkezlerini kontrol altına alma planları yaptığına dair iddialara değinen deneyimli siyasetçi, Tahran'ın savunma stratejisinin yalnızca füze ve insansız hava araçlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.
Muttaki konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Amerikalılar kara harekâtından söz ediyor ancak bizim de kara harekâtı imkânımız var. Uzun süredir bir kara savaşını savunuyorum. ABD böyle bir adım atarsa, Irak, Bahreyn veya Kuveyt'teki Amerikan üslerinden birini ele geçirebiliriz. Bölgedeki bir üssü işgal edip yaklaşık 200 Amerikan askerini esir alarak ülkemize getirmemiz, Amerika'yı savaşta tamamen savunmasız bırakacak ve askerî kampanyasını durdurmaya zorlayacaktır."
Bölgesel Müttefikler ve Milis Güçleri
Eski Bakan Muttaki, bu tür bir kara operasyonunun Irak, Kuveyt ve Bahreyn'de kolaylıkla icra edilebileceğini iddia etti. Özellikle Irak'taki Amerikan üslerine karşı savaşmaya hazır yoğun bir yerel halk kitlesi ve Tahran destekli milis grupların bulunduğunu hatırlatan Muttaki, bu unsurların doğrudan mücadeleye dahil olacağını belirtti. Muttaki'nin bu çıkışına paralel olarak İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu eski üyesi ve milletvekili Ahmad Bakhshayesh Ardestani de benzer bir uyarıda bulunarak, ABD'nin İran egemenliğini ihlal etmesi durumunda Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik kara taarruzlarının yüksek ihtimal hâline geleceğini doğruladı.
Körfez'de Diplomatik Alarm ve Sıcak Çatışma
Muttaki'nin doğrudan bölge ülkelerindeki üsleri hedef gösteren açıklamaları, Irak, Kuveyt ve Bahreyn diplomatik misyonlarında büyük bir hareketliliğe ve alarm durumuna yol açtı. Bu siyasi restleşmenin hemen ardından, İran Devrim Muhafızları Ordusu ve İran Ordusu; Kuveyt'teki Camp Udairi ve Camp Doha ile Bahreyn'de bulunan ABD 5. Filosu'na ait stratejik gözetleme kuleleri ve askerî hangarları kamikaze İHA'lar ve füzelerle hedef aldığını duyurdu.
Bahreyn yönetimi hava sahasına yönelen bazı İran hava unsurlarını önlediğini açıklarken, Kuveyt ise deniz sınırlarında yaşanan gerilimler nedeniyle İran büyükelçisine protesto notası verdi.
Pentagon yetkilileri ise Beyaz Saray'ın bölgedeki Amerikan askerî personelini korumak için tüm esnek seçenekler üzerinde çalıştığını belirtmekle yetindi. Bölge uzmanları, Muttaki'nin üs ele geçirme ve asker esir alma doktrininin, Körfez'deki tüm lojistik hatları topyekûn bir bölgesel savaşın içerisine çekebileceği uyarısında bulunuyor.
Muttaki, bu tür bir kara operasyonunun İran'ın bölgedeki milis güçleri ve yerel unsurlar tarafından icra edilebileceğini belirterek, Washington'ın İran'a yönelik olası bir müdahalesine karşı doğrudan bir tehdit oluşturdu.
Tahran'dan ABD'ye savaş tehdidi

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki askerî gerilim, Tahran'dan gelen doğrudan bir kara savaşı tehdidiyle yeni bir boyut kazandı. İran'ın eski Dışişleri Bakanı ve mevcut Tahran Milletvekili Manuçehr Muttaki, Washington yönetiminin İran topraklarına veya stratejik petrol limanı Hark Adası'na yönelik olası bir kara operasyonu başlatması durumunda, İran'ın bölgedeki Amerikan askerî üslerine karşı kara harekâtı düzenleyeceğini duyurdu.
İran devlet televizyonuna konuşan Muttaki; Irak, Kuveyt veya Bahreyn'deki Amerikan üslerinden birini doğrudan ele geçirme ve buradaki askerleri rehin alarak Tahran'a getirme kapasitesine sahip olduklarını iddia etti.
Sadece füze değil kara harekâtı imkânı
Muttaki, yaptığı sert açıklamalarda ABD'nin bölgedeki askerî varlığına adeta meydan okudu. Washington'ın İran'ın hayati altyapı tesislerini ve petrol ihracat merkezlerini kontrol altına alma planları yaptığına dair iddialara değinen deneyimli siyasetçi, Tahran'ın savunma stratejisinin yalnızca füze ve insansız hava araçlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.
Muttaki konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Amerikalılar kara harekâtından söz ediyor ancak bizim de kara harekâtı imkânımız var. Uzun süredir bir kara savaşını savunuyorum. ABD böyle bir adım atarsa, Irak, Bahreyn veya Kuveyt'teki Amerikan üslerinden birini ele geçirebiliriz. Bölgedeki bir üssü işgal edip yaklaşık 200 Amerikan askerini esir alarak ülkemize getirmemiz, Amerika'yı savaşta tamamen savunmasız bırakacak ve askerî kampanyasını durdurmaya zorlayacaktır."
Bölgesel Müttefikler ve Milis Güçleri
Eski Bakan Muttaki, bu tür bir kara operasyonunun Irak, Kuveyt ve Bahreyn'de kolaylıkla icra edilebileceğini iddia etti. Özellikle Irak'taki Amerikan üslerine karşı savaşmaya hazır yoğun bir yerel halk kitlesi ve Tahran destekli milis grupların bulunduğunu hatırlatan Muttaki, bu unsurların doğrudan mücadeleye dahil olacağını belirtti. Muttaki'nin bu çıkışına paralel olarak İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu eski üyesi ve milletvekili Ahmad Bakhshayesh Ardestani de benzer bir uyarıda bulunarak, ABD'nin İran egemenliğini ihlal etmesi durumunda Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik kara taarruzlarının yüksek ihtimal hâline geleceğini doğruladı.
Körfez'de Diplomatik Alarm ve Sıcak Çatışma
Muttaki'nin doğrudan bölge ülkelerindeki üsleri hedef gösteren açıklamaları, Irak, Kuveyt ve Bahreyn diplomatik misyonlarında büyük bir hareketliliğe ve alarm durumuna yol açtı. Bu siyasi restleşmenin hemen ardından, İran Devrim Muhafızları Ordusu ve İran Ordusu; Kuveyt'teki Camp Udairi ve Camp Doha ile Bahreyn'de bulunan ABD 5. Filosu'na ait stratejik gözetleme kuleleri ve askerî hangarları kamikaze İHA'lar ve füzelerle hedef aldığını duyurdu.
Bahreyn yönetimi hava sahasına yönelen bazı İran hava unsurlarını önlediğini açıklarken, Kuveyt ise deniz sınırlarında yaşanan gerilimler nedeniyle İran büyükelçisine protesto notası verdi.
Pentagon yetkilileri ise Beyaz Saray'ın bölgedeki Amerikan askerî personelini korumak için tüm esnek seçenekler üzerinde çalıştığını belirtmekle yetindi. Bölge uzmanları, Muttaki'nin üs ele geçirme ve asker esir alma doktrininin, Körfez'deki tüm lojistik hatları topyekûn bir bölgesel savaşın içerisine çekebileceği uyarısında bulunuyor.












































































