HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 TEMMUZ 2021, PAZAR

Taraf, bitaraf, bertaraf

19.06.2001 00:00:00


Her kesimden insanın büyük bir hayranlıkla bahsettiği "Ermeni Soykırım İddialarını red ve ulusal Bağımsızlık" mitinglerinden rahatsız olanlar da var.

Biz de büyük bir araştırmacı-gazeteci örneği göstererek, sadece taraf olanlarla yetinmedik aleyhte olanlara da uzattık makro fonumuzu.

- Efendim sizi tanıyabilir miyiz?

- Tabi canım. Benim adım Rıfkı Kazma. Kısa adı KÜD olan, Kazma Sapı Üreticileri Derneği Başkanıyım. Yılda yirmi milyon sap üretiyoruz. Bu saplardan çoğunu ihraç ediyoruz. Buna rağmen iç piyasada bolca var olduğundan daha çok sap ihraç etmeyi düşünüyoruz.

- Neyse şimdi sap edebiyatını bırakın da şu soykırım mitingleriyle ilgili görüşlerinizi alabilir miyim.

-Hay hay efendim. Tabi ki alabilirsiniz. Efendim ben şahsen o mitinglerden büyük rahatsızlık duydum. O kadar bayrağın sallanması için bayrak kadar bayrak sapı da gereklidir. Değil mi? Birkaç yüz bin bayrak havada uçuşmayacağına göre ancak uygun bir sapla sallana bilir.

-Tabi.

-Şimdi düşünün. Bu kadar bayrak sapı, bir o kadar kazma sapının üretilememesi anlamına gelir. Biz kazma sapına çok büyük değer verenler olarak bu mitinglere karşıyız. Böyle devam ederse ülkede sap krizi çıkabilir.

-Yaaa. Sap. İlginç.

***

- İyi günler, sizi tanısak.

- Efendim benim adım Jale Nasıldüştünbuhale.

- Pek de uzun soyadınız varmış.

- Doğrudur. Çünkü biz çok köklü bir sülaleyiz efendim. Sülalemizin ne kadar köklü olduğunu göstermek için de bu kadar uzun bir soyadı aldık.

- Ne iş yaparsınız sayın Jale Nasıldüştünbuhale?

- Ben CABUD'un başkanıyım.

- İlginç bir isim. Ne demek efendim CABUD?

- Cami Avlusunda Bulunanlar Derneği demektir. Aklınıza yanlış bir şey gelmesin. Annem beni doğaya ve onun acımasızlığına karşı dayanıklı olmam için en uygun yer olarak en yakın mahallenin cami avlusuna birkaç saatliğine bırakmıştı.

Tanınmayacak kadar küçüktüm. Avluya atıldığımı sananlar beni alıp en yakın karakola getirdiler.

Polis amcalar beni şey sanmıştı.

Dedim ya, küçüktüm, meramımı anlatamıyordum.

Son gayret aguyaa, naguyiya gibi kelimeleri ancak telaffuz edebiliyordum. Bu kelimeler de henüz sözlüklere girmediği için ne demek istediğim anlaşılamadı.

O günden sonra ne yaptıysam imajımı düzeltemedim. Baktım olacak gibi değil, benim gibi doğaya karşı dayanıklı olması için cami avlusuna bırakılanların üye olacağı bu derneği kurdum.

- Çok ilginç bir hayat hikayeniz var da, ben onu sormayacaktım. Şeyi soracaktım. Şu mitingler hakkında ne diyeceksiniz.

- Ha o mitingler mi? Onlardan çok büyük rahatsızlık duydum. Ne demek soy efendim bu çağda soyun-sopun lafı mı olurmuş. Beni en fazla işte o soy kelimesi rahatsız etti efendim.

Soya karşıyım, ama bu soyaya da karşıyım anlamına gelmesin. Soy ayrı soya ayrı. Hatta suya bile karşı değilim. Görüyorsunuz ne kadar hoş görülüyüm.

- Alt tarafı üç harflik bir kelime, bunun nesinden rahatsızlık duydunuz?

-Türkçe'mizde bir sürü üç harfli kelime var ama ben en fazla bundan rahatsız oluyorum. Bu da benim özelliğim.

***

- Efendim iyi günler. Sizi tanısak?

- Benim adım Altan Bağımlı. BASED adlı bir derneğin onursal başkanıyım.

- BASED, haset, sonunda iflas et. Gibi bir şey her halde.

- İlgisi yok. Arz edeyim. Şu ülkede bağımlılığa karşı çıkan bazı çağdışı tipler var. Kurduğumuz bu dernek sayesinde onlarla mücadele etmeyi ve ülke insanını yavaş olsa da bağımlı hale getirmeyi amaçlıyoruz.

- Her neyse. Ben şeyi soracaktım, hani şu mitingleri.

- Tam yerinde sordunuz. Siz sormasaydınız ben söyleyecektim.

- O mitinge, ona izin verene, onu tertip edene biz toptan karşıyız. Ne demek bağımsızlık canım. Nereden çıktı bu hikaye.

- Ama efendim biz o bağımsızlık için nice canlar verdik. Hiç değersiz olur mu?

- O eskidendi. Şimdi zaman değişti. Şimdi bağımlı olmak için savaş vermek lazım. Ne kadar çok bağımlı o kadar para.

- Yapmayın efendim.

- Yaparım canım, yaparım. Bağımlı kalmak için ne olsa yaparım. Benim kanımda var bağımlılık. Değiştiremem bu kanı. Görürseniz söyleyin bir daha böyle bir miting yapmasınlar. Kanıma dokunuyor.

***

işte sizlere tarafsız gazetecilik örneği. Her kes konuşsun dedik ve karşı olanları da konuşturduk.

İyi günler.

Normaldir de...

Al bayrağımın rengini oluşturan kanda bir damla bile hissesi olmayanın ondan rahatsızlık duymasını normal karşılıyorum da...
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.