Trump’tan sürpriz çağrı
ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu Cumhurbaşkanı Erdoğan ve 7 ülkenin lideriyle gerçekleştirdiği kritik zirve telefon görüşmesinin detayları sızdı. Trump, ABD ile İran arasında savaşı bitirecek tarihi mutabakatın eşiğinde, Türkiye dahil tüm liderlerden İsrail ile normalleşmeyi öngören İbrahim Anlaşmaları’nı eş zamanlı imzalamalarını talep etti. Trump’ın bu hamlesi üzerine liderlerin kısa süreli bir sessizliğe gömüldüğü bildirildi
25.05.2026 16:50:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





ABD basınından Axios'un üst düzey diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre, hafta sonu Oval Ofis merkezli olağanüstü bir diplomasi trafiği yaşandı [1]. ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nın ticarete açılması ve ambargoların esnetilmesini içeren barış mutabakatı görüşülürken, Trump masaya sürpriz bir şart getirdi.
Telekonferans yöntemiyle yapılan zirveye; Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Pakistan, Mısır, Ürdün ve Bahreyn liderleri katıldı. Trump, İran ile imzalanacak anlaşmanın bölgede kalıcı olması için, henüz İsrail ile resmi bağı bulunmayan Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Katar gibi ülkelerin de acilen İbrahim Anlaşmaları'na (Abraham Accords) dahil olması gerektiğini savundu.
'Hâlâ orada mısınız?'
Görüşmenin basına sızan en dikkat çekici detaylarından biri, Trump'ın "İbrahim Anlaşmaları'nı hepiniz eş zamanlı olarak hemen imzalamalısınız" çağrısının ardından yaşandı.
Aralarında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın da bulunduğu liderlerin bu talep karşısında kısa süreli bir sessizliğe büründüğü, bunun üzerine Trump'ın espriyle karışık "Hâlâ orada mısınız?" diyerek sessizliği bozduğu aktarıldı.
Ankara'dan net mesaj
T.C. İletişim Başkanlığı tarafından görüşmeye ilişkin yapılan resmi açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgedeki nükleer gerilimin düşürülmesi ve Hürmüz Boğazı'nın seyrüsefere açılması hamlelerine tam destek verdiği belirtildi.
Türkiye'nin İbrahim Anlaşmaları'na katılım baskısı konusundaki doğrudan yanıtı resmi metne yansımazken, Erdoğan'ın şu stratejik vurgusu Ankara'nın duruşunu özetledi:
"Türkiye bölgenin tümünde barışın hâkim kılınması için çaba gösteriyor. Bölge ülkelerinin birbirlerine tehdit oluşturmayacağı yeni bir dönem arzu ediyoruz. Adil bir barışın kaybedeni olmaz."
Ankara, daha önceki süreçlerde Gazze ve Filistin sorunu iki devletli ve adil bir çözüme kavuşmadan İsrail ile atılacak mutlak normalleşme adımlarına mesafeli durduğunu açıkça beyan etmişti.
İbrahim Anlaşmaları yeniden masada
İlk olarak Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde (2020) ABD arabuluculuğunda İsrail, BAE ve Bahreyn arasında imzalanan İbrahim Anlaşmaları, Arap-İsrail ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olmuştu. Trump, Beyaz Saray'daki yeni döneminde bu paktı genişleterek Orta Doğu'daki nüfuz alanını tamamen yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.
Uzmanlar, Trump'ın İran ile barış görüşmelerini bir koz olarak kullanarak Türkiye ve Suudi Arabistan gibi bölgesel devleri İsrail ile masaya oturtmaya çalıştığını, ancak liderlerin Filistin hassasiyeti nedeniyle sürece son derece temkinli yaklaştığını belirtiyor. Bölge başkentlerinin bu senkronize imza baskısına önümüzdeki günlerde nasıl bir resmi yanıt vereceği merakla bekleniyor.
Telekonferans yöntemiyle yapılan zirveye; Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Pakistan, Mısır, Ürdün ve Bahreyn liderleri katıldı. Trump, İran ile imzalanacak anlaşmanın bölgede kalıcı olması için, henüz İsrail ile resmi bağı bulunmayan Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Katar gibi ülkelerin de acilen İbrahim Anlaşmaları'na (Abraham Accords) dahil olması gerektiğini savundu.
'Hâlâ orada mısınız?'
Görüşmenin basına sızan en dikkat çekici detaylarından biri, Trump'ın "İbrahim Anlaşmaları'nı hepiniz eş zamanlı olarak hemen imzalamalısınız" çağrısının ardından yaşandı.
Aralarında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın da bulunduğu liderlerin bu talep karşısında kısa süreli bir sessizliğe büründüğü, bunun üzerine Trump'ın espriyle karışık "Hâlâ orada mısınız?" diyerek sessizliği bozduğu aktarıldı.
Ankara'dan net mesaj
T.C. İletişim Başkanlığı tarafından görüşmeye ilişkin yapılan resmi açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgedeki nükleer gerilimin düşürülmesi ve Hürmüz Boğazı'nın seyrüsefere açılması hamlelerine tam destek verdiği belirtildi.
Türkiye'nin İbrahim Anlaşmaları'na katılım baskısı konusundaki doğrudan yanıtı resmi metne yansımazken, Erdoğan'ın şu stratejik vurgusu Ankara'nın duruşunu özetledi:
"Türkiye bölgenin tümünde barışın hâkim kılınması için çaba gösteriyor. Bölge ülkelerinin birbirlerine tehdit oluşturmayacağı yeni bir dönem arzu ediyoruz. Adil bir barışın kaybedeni olmaz."
Ankara, daha önceki süreçlerde Gazze ve Filistin sorunu iki devletli ve adil bir çözüme kavuşmadan İsrail ile atılacak mutlak normalleşme adımlarına mesafeli durduğunu açıkça beyan etmişti.
İbrahim Anlaşmaları yeniden masada
İlk olarak Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde (2020) ABD arabuluculuğunda İsrail, BAE ve Bahreyn arasında imzalanan İbrahim Anlaşmaları, Arap-İsrail ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olmuştu. Trump, Beyaz Saray'daki yeni döneminde bu paktı genişleterek Orta Doğu'daki nüfuz alanını tamamen yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.
Uzmanlar, Trump'ın İran ile barış görüşmelerini bir koz olarak kullanarak Türkiye ve Suudi Arabistan gibi bölgesel devleri İsrail ile masaya oturtmaya çalıştığını, ancak liderlerin Filistin hassasiyeti nedeniyle sürece son derece temkinli yaklaştığını belirtiyor. Bölge başkentlerinin bu senkronize imza baskısına önümüzdeki günlerde nasıl bir resmi yanıt vereceği merakla bekleniyor.













































































