Kibirlenmemek ve tevazu ehli olmak
Güzel ahlâk, nefislerimizi ıslah eder ve bizi Allah’a yaklaştırır. Kibir, ucup, riya, kıskançlık gibi hasletler ise bizi Allah’tan uzaklaştırır
Haber Merkezi





Ey ahali! İzzet ve Celal sahibi Allah'a ve O'nun mahlûkatına karşı kibirlenmeyi bırakınız. Seviyenizi biliniz. Kendi benliğinizde mütevazı olunuz, alçak gönüllü olunuz.
Neyinize kibirleniyor, neyinize büyükleniyorsunuz ki, ilk haliniz alelade bir sudan meydana gelmiş, necis ve mundar bir meniden ibarettir. Sonunuz ise toprak altına gömülmüş bir leştir. O halde bu ikisinin arasında ne diye kibirli bir hal takınıyorsunuz?

Yazık sana! Dünya sevgisini ve kibri kalbinde bir ettin. Bunlar öyle şeylerdir ki, tevbe edilmediği takdirde sahipleri mahvolur.
Büyüklük satan Allah'ı bilmeyendir. Peygamber'ini (s.a.v.) tanımayan, iyi kullarını bilmeyen büyüklük satar.
Ey akıldan yana nasipsiz! Kibirle büyüklük elde edeceğini umarsın. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Bir kimse ki, Allah için tevazu eder, Allah onu yükseltir ve bir kimse ki, kibir yolunu tutar, Allah onu düşürür."

TEVÂZU EHLİ OLMANIN ÖNEMİ
"Tevâzu, kişinin karşılaştığı her kimseyi kendinden üstün görmesi ve 'Belki de Allah katında benden daha hayırlıdır, daha yüksek bir derecededir' demesidir.
Şayet karşılaştığı kişi ondan küçükse; o zaman da, 'Allah Teâlâ'ya isyan etmemiştir, ama ben etmiştim, şüphesiz benden daha hayırlıdır' diye düşünür.
Şayet yaşça ondan büyükse; 'Benden önce Allah'a kulluk etti'; âlim bir kimse ise, 'Benim ulaşmadığım, nâil olmadığım şey ona verildi, bilmediklerim ona öğretildi, ilmiyle âmil olmuştur' diye düşünür.

Yok, eğer câhil bir kişiyse; 'O bilmeyerek Allah'a isyan etti, ben ise bilerek günah işledim, benim âkıbetim nasıl olur, onun ki nasıl, bilmiyorum' der.
İşte bu, şefkat ve korku kapısıdır. Bunun başlangıcı dostluk, sonu da kullara merhamettir.
Kul bu hasletlere sahip oldukça, Allah Teâlâ da onu gailelerden muhafaza eder. Ve Allah Teâlâ için nasihat edecek bir makama eriştirir.
Böylece Rahman'ın tercih ettiklerinden (asfiyâ), sevgililerinden (ehibbâ) ve laneti üzerine olası Allah'ın düşmanı İblis'in düşmanlarından olur. İşte bu, rahmetin kapısıdır. Bununla; kibir, öfke ve kendini beğenme kapıları kapanmıştır.

Nefsi dünya ve ahirette yüksek dereceleri reddeder. İbadetin özü, zahidlerin yüceliklerinin son noktası ve âbidlerin alameti budur.
Bundan daha üstün bir şey yoktur. Bununla birlikte dili her iki âlemi (dünya ve ahiret) ve onlarla ilgili şeyleri zikretmez olur. Onun işleyeceği bir ameli kalmamıştır artık! Sadece O'nunladır" (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)












































































