logo
07 EKİM 2026

Tarım ve hayvancılığa genel bakış -2-

Ülkemizde 1932 yılında buğday ile başlayan taban fiyat uygulaması,1992 yılında 26 ürüne çıkartılmışken; 5 Nisan 1994 yılında alınan kararlarla başlayan süreçte önce destekleme hububat, şeker pancarı, tütün ve çay ile sınırlandırıldı; bu arada tarım satış kooperatiflerinin hazineden aldığı desteklere de son verilerek tarım tamamı ile sahipsiz bırakıldı

07.10.2026 00:51:00
Haber Merkezi
 
Tarım ve hayvancılığa genel bakış -2-
Tarım ve hayvancılığa genel bakış -2-
Ülkemizde 1932 yılında buğday ile başlayan taban fiyat uygulaması,1992 yılında 26 ürüne çıkartılmışken; 5 Nisan 1994 yılında alınan kararlarla başlayan süreçte önce destekleme hububat, şeker pancarı, tütün ve çay ile sınırlandırıldı; bu arada tarım satış kooperatiflerinin hazineden aldığı desteklere de son verilerek tarım tamamı ile sahipsiz bırakıldı.

AB direktifleri doğrultusunda hazırlanan 2013 Stratejik Kalkınma çerçevesinde 10 milyona yakın kişinin tarım sahasından çıkarılması hedeflenmektedir.

Gelişmiş ülkeler ise tarıma çok yüksek oranlarda destek vermekte; böylelikle hem gelişme yolunda olan geri kalmış ülkelerin kalkınmaları için gerekli olan tarımsal alandaki rekabet şansları ellerinden alınarak kalkınmaları engellenmekte, hem de işsizliğin bu ülkelerde artmasına sebep olunmaktadır.

Diğer taraftan gelişmiş ülkeler kendi ellerindeki tarım stoklarına bu sayede pazar oluşturmaktadırlar. Hepsinden önemlisi gelişmekte olan ülkeleri kendilerine bağımlı hale getirmektedirler.

ABD eski Dışişleri Bakanlarından Henry Kissenger 1970 yılında çok manidar bir tespitte bulunmuştu: "Birleşik Devletlerin yiyecek silahı, Arap petrol kartellerinin elindeki petrol silahı ile boy ölçüşecek durumdadır." 

Gerçekten de "yiyecek silahı" günümüzde kullanılan çok önemli bir silahtır ve hayatın devamında, enerji kaynakları kadar değerli ve stratejiktir.

2004 yılında OECD ülkelerinin tarıma verdikleri destek 279 milyar dolar düzeyindedir.

2006 yılı AB bütçesi 111.9 milyar dolar iken, bunun 56.3 milyar Euro yani %50.3 'ü tarımın desteklenmesine ayrılmıştır. 2007 bütçesinde ise tarıma ayrılan destek 57.2 milyar Euro'dur.  2017 yılında ise AB içerisinde yaşanan tüm bütçe daralmalarına rağmen tarıma verdikleri destek 60.191 milyar Euro olmuştur.  AB'de tarımda kişibaşına destek 1990 yılında 10.700 Euro iken, 2002 yılında bu rakam 17.200 Euroya çıkmıştır. 







ABD'de ise destekleme rakamları daha da yüksektir. ABD'de Tarım Bakanlığı üzerinden tarıma ayrılan bütçe 2004 yılında 72 milyar dolar iken, 2005 yılında bu rakam 85. 284 milyar dolara, 2006 yılında ise 95.712 milyar dolara çıkartılmıştır. Ayrıca 30 milyar doları aşan kredi desteği mevcuttur. Örneğin 2005 yılında ayrılan kredi rakamı toplamı 31.194 milyar Dolardır.

Sistemin nasıl işlediğini anlamak için, 1962 yılında oluşturulan AB Ortak Tarım politikalarına (OTP) ana hatları ile bir göz atalım…

1962 yılında Roma Antlaşması ile birlikte OTP ve FEOGA (Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu) aynı zamanda hayata geçirilmiştir.

OTP ile temel yaklaşım, AB bölgesi ile dış dünya ikiye ayrılmaktadır. İçeride dünya fiyatlarının üzerinde ve AB çiftçisini memnun edecek bir hedef fiyat belirlenmekte; ithal ürünlere ise prelevman vergiler uygulanarak ithal ürünlerin fiyatı iç piyasa fiyatlarına çıkarılmaktadır.

İç piyasada ürünün fiyatı, hedef fiyat seviyesinin altına düşmesine müsaade edilmemekte; talep fazlası ürünler, kamu kurumları tarafından alınarak stoklanmaktadır İhraç ürünleri için ise içerideki fiyat, dış piyasa fiyatlarından pahalı olduğu için ihracat desteklenmesi (restitution) yapılarak tarım üreticisi desteklenmektedir. Bu sayede dış piyasa fiyatları da baskı altına alınarak düşürülmekte; böylece tarıma dayalı kalkınma yolunu seçen birçok gelişmekte olan ülkenin ticareti ağır darbeler almaktadır.

Bütün bu uygulamalar, gelişmiş ülkelerde tarımsal üretimi arttırırken, gelişmekte olan ülkelere rekabet şansı tanımamakta, hatta gelişmekte veya geri kalmış olan ülkelerin tarım sektörünü daralmaya zorlamaktadır.







ABD, tarımın stratejik önemini dikkate alarak yaptığı çalışmalarla, dünya tahıl ticaretinin kontrolünü ele geçirmiştir.

Birleşik Devletlerin tarım programında yüksek meblağlarda tarımı destekleme fonları ayrılırken; üretilen tarım ürünlerinin tamamı, aynı zamanda devlet koruması altında bulunmaktadır. Yabancı tarım ürünlerinin ABD'ye girmesinde de ciddi kotalar vardır. Sadece yeterince üretilmeyen veya hiç üretilmeyen ürünlerin ABD'ye gümrüksüz girmesine izin verilmektedir.

Nitekim Amerikalı ekonomist Hanry Magdof, "Amerikan endüstrisi ve tarımının kotalarla ve özel anlaşmalarla korunması, ABD'nin uluslararası ekonomi politikasının yaşamsal bir unsudur" demektedir. 

Ayrıca gelişmiş ülkelerde konumlanmış dev tarım şirketleri, GATT anlaşmaları ile tohum sattıkları ülkelerle çeşitli anlaşmalar yaparak ve ürettikleri tohumların genetik yapılarını değiştirerek; bir yıldan fazla kullanılmayan tohumları, azgelişmiş ülkelere vermişler ve bu yöntemle söz konusu ülkeleri tarımda tamamen dışa bağımlı hale getirmişlerdir. Tarım yapılmasına imkan tanınan sınırlı sahalarda ise intihar eden tohumlardan yararlanılarak ülkelerin tam bağımlı hale getirilmesi ise bir başka yöntemdir.







Burada bir hususa daha dikkat çekmek istiyoruz... Tarım ürünlerinin ekimine getirilen kısıtlamalar, sübvansiyonların kaldırılması ve sınırlı sahalarda yapılan ekimlerde intihar eden tohumların kullanılması gibi yöntemlerle tarımın tamamen dışa bağımlı olması ve bitirilmesi; çiftçiyi geçinebileceği yeni iş alanları aramaya yöneltmektedir.

Tarımla uğraşmayı bırakan pek çok çiftçi, topraklarını da işe yaramıyor gerekçesiyle paraya çevirmekte; bu topraklara talip olan yabancılara ederinin altında meblağlara satmaktadır. Bu durum, toprağın stratejik önemi düşünüldüğünde, ülke topraklarının vatandaşlarının rızası ile yabancılara satılmasıdır.

Ülkenin çeşitli yerlerinde yabancılara ait büyük miktarlarda tapulu arazilerin bulunmasının, muhtemel parçalanmanın önünü açması kaçınılmazdır.

Toprağa dayalı her sektörü ele geçirmeye kararlı global güçler, yaptıkları çalışmalarla bunu başarırken; aslında devletlere ait olan toprakları da ele geçirmektedirler. Bu durum, vatan topraklarının silahsız ele geçirilmesinden başka bir şey değildir.

Milli Devlet'in tarımı stratejik bağlamda ele alması, köklü toprak reformunu projelendirmesi, milletin efendisi olan köylümüzü–çiftçimizi zengin ve müreffeh kılmanın yanı sıra vatan toprağının üzerinde oynanan oyunları da boşa çıkarmaktadır. Getirilen kısıtlamalar, sadece IMF veya Dünya Bankası programlarında yer almamaktadır.

Transatlantik Ekonomik Ortaklığı (TEO) adıyla hazırlanan bir taslağa göre, globalizmin azgelişmiş ülkelerden istediği tarım reformlarından bazıları şöyledir: Özellikle soya ve transgenic pirinç gibi ABD'nin tekelinde bulunan tohumlar için, patent haklarına mutlak uyulacak ve üye ülkelerin açlık riskine karşı stok yapmalarına sınırlama getirilecektir.







Bugün gelişmiş ülkeler, kendi çiftçisini, üreticisini, kendi tarım sektörünü yabancı ülkelere karşı sıkı bir şekilde korumakta; ancak azgelişmiş veya gelişmekte olan ülkelere ise Serbest Piyasa Ekonomisi adı altında tam tersi uygulamalar tavsiye edilmektedir.

Gelişmiş ülkelerin tarımda uyguladıkları diğer ülkelerin ekonomilerini tahrip eden bu tarz politikalar bugün artık kendilerine de zarar vermektedir. Bu uygulamaları şöyle özetleyebiliriz:

a– İç piyasada verilen desteklemeler, tarım ürünlerinin pahalı olmasına sebep olmakta; bu da tüketiciye yansımaktadır.

b– Ürün fazlalıkları, stok maliyetlerini beraberinde getirmekte; tahıl stokları her geçen gün artmaktadır.

c– Verimliliği arttırmak için hormonlu ürünlerin tercih edilmesi, ekolojik tarımdan bu ülkeleri koparmakta; elde edilen ürünlerin insan sağlığını riske eden etkileri tartışılmaktadır.

Ürün stoklarını azaltmak için gidilen doğrudan gelir desteği uygulaması için ayrılan fonlardan, daha çok büyük toprak sahiplerinin istifade etmesi sağlamıştır. Bu desteklerden büyük işletmeler istifade etmesi, ülke genelindeki gelir dağılımında adaletsizliği körüklemiştir. AB'de desteklerin %70'ini, nüfusun %20'lik kısmına karşılık gelen büyük çiftlikler almaktadır. 

Milli Devlet'in tarıma yaklaşımı, bugün sadece gelişmekte olan ülkeler için değil; gelişmiş kabul edilen ülkeler için de, tarımda içine düştükleri problemlerden onları kurtaracak çözümler sunmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli) 

Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in, evinin havuzuna ait makine odasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı. Dokuz Eylül Üniversitesi'nden 5 akademisyenin hazırladığı 46 sayfalık raporda, Zeyrek'in olayda kusurunun bulunmadığı belirtildi. Raporda 4 kişi asli, 9 kişi ise tali kusurlu bulundu

06.10.2026 22:57:00 / Güncelleme: 06.10.2026 23:12:41
İHA
 
Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı
Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı
Manisa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin ara kararı üzerine hazırlanan raporda, olayın çeşitli kişi, şirket ve kurumların ihmal ve kusurlarının zincirleme şekilde birleşmesi sonucu meydana geldiği değerlendirildi.






Kaçak akım rölesi arızalı çıktı

Bilirkişi raporunda, havuz ve makine odasının orijinal projede bulunmadığı, elektrik tesisatı ve topraklama projesinin hazırlanmadığı tespit edildi. Makine odasındaki kaçak akım rölesinin çalışmadığı, elektrik kaçağının ise havuz pompa motorundan kaynaklandığı belirlendi.

Motorun bakım ve tamiratlarında su geçirmezlik izolasyonunun bozulduğu, motorun sabitlenmemiş plastik sehpa üzerine yerleştirildiği kaydedildi. Elektrik kaçağı nedeniyle makine odasına girişteki metal merdiven ile toprak arasında 67 volt gerilim ölçüldüğü belirtildi. Raporda, gerekli topraklama yapılmış olsaydı bu gerilimin yaklaşık 6 volt seviyesinde kalacağı ve Zeyrek'in hayati tehlike yaşamayacağı değerlendirildi.

4 kişi asli, 9 kişi tali kusurlu

Bilirkişi heyeti; Naim Baltaoğlu, Hakan Akgüneş, Metin Gündercan ve Halim İşli'yi asli kusurlu buldu. Asım Özdamar, Eyüp Keklik, Rezan Akay, Hilmi Şener, Mustafa Çetin, Murat Sönmez, Ömer Taşçı, Yalçın Öztaş ve Ahmet Severcan ise tali kusurlu değerlendirildi.
Murat Ergüzel, Hakan Akgöl ve Hüseyin Erarslan'ın ise olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldı.









Ferdi Zeyrek kusursuz bulundu

Raporda Ferdi Zeyrek'in olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı açıkça belirtildi. Bilirkişi heyeti, Zeyrek'in kendi evindeki havuzun makine odasında tehlikeli seviyede elektrik kaçağı olduğunu öngörmesinin mümkün olmadığını değerlendirdi.
 
Raporda ayrıca havuz, makine odası ve tesisatın projelendirme, imalat ve denetim süreçlerine ilişkin resmi belgelerde Ferdi Zeyrek'in herhangi bir imza veya onayının bulunmadığı vurgulandı.
 
Dava, 9 Ekim Cuma günü Manisa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu

Türkiye genelinde halihazırda görev yapan valilerin memleketleri üzerinden hazırlanan dağılımda Adana ve Erzurum, 5'er valiyle listenin zirvesini paylaştı. Bürokrasiye kazandırdığı vali sayısıyla dikkat çeken Erzurum, Adana ile birlikte Türkiye'nin en fazla vali çıkaran illeri arasında ilk sırada yer aldı

06.10.2026 14:27:00
İHA
 
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Erzurumlu valiler

Verilen listeye göre Erzurumlu valiler arasında Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Edirne Valisi Yunus Sezer, İstanbul Valisi Davut Gül, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer yer alıyor.






Zirveye yakın iller de dikkat çekti

Valilerin memleketlerine ilişkin dağılımda Erzurum ve Adana'nın ardından Ankara, Elazığ ve Kayseri öne çıktı. Söz konusu üç ilden 4'er ismin valilik görevinde bulunması dikkat çekerken, Antalya, Sinop, Trabzon, Çorum, Malatya, Bitlis ve Ordu da birden fazla vali yetiştiren iller arasında yer aldı.









Valiler ve memleketleri

Adana Valisi Mustafa Yavuz: Elazığ
Adıyaman Valisi Abdullah Küçük: Sivas
Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş: Trabzon
Ağrı Valisi Önder Bozkurt: Hatay
Aksaray Valisi Murat Duru: Niğde
Amasya Valisi Önder Bakan: Tekirdağ
Ankara Valisi Yakup Canbolat: Çorum
Antalya Valisi Hulusi Şahin: Ankara
Ardahan Valisi Ömer Hilmi Yamlı: Bitlis
Artvin Valisi Turan Ergün: Sinop
Aydın Valisi Osman Varol: İzmir
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu: Düzce
Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer: Rize
Bingöl Valisi Cahit Çelik: Ağrı
Bitlis Valisi Ahmet Karakaya: Kastamonu
Bolu Valisi Abdulaziz Aydın: Mardin
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan: Ağrı
Bursa Valisi Erol Ayyıldız: Giresun
Çanakkale Valisi Ömer Toraman: Erzurum
Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş: Sivas
Çorum Valisi Ali Çalgan: Malatya
Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger: Konya
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu: Trabzon
Edirne Valisi Yunus Sezer: Erzurum
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu: Ordu
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu: Bitlis
Erzurum Valisi Aydın Baruş: Edirne
Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz: Adana
Gaziantep Valisi Kemal Çeber: Tokat
Giresun Valisi Mustafa Koç: Adana
Gümüşhane Valisi Cevdet Atay: Elazığ
Hakkâri Valisi İbrahim Taşyapan: Kayseri
Hatay Valisi Mustafa Masatlı: Çorum
Isparta Valisi Abdullah Erin: Mardin
Mersin Valisi Atilla Toros: Bitlis
İstanbul Valisi Davut Gül: Erzurum
İzmir Valisi Süleyman Elban: Kırşehir
Kars Valisi Ziya Polat: İzmit
Kastamonu Valisi Meftun Dallı: Sinop
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek: Kocaeli
Kırklareli Valisi Uğur Turan: Giresun
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek: Adana
Kocaeli Valisi İlhami Aktaş: Erzurum
Konya Valisi İbrahim Akın: Çorum
Kütahya Valisi Musa Işın: Bingöl
Malatya Valisi Seddar Yavuz: Eskişehir
Manisa Valisi Vahdettin Özkan: Muş
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer: Erzurum
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun: Elazığ
Muğla Valisi İdris Akbıyık: Malatya
Muş Valisi Avni Çakır: Aksaray
Nevşehir Valisi Hüseyin Kök: Konya
Niğde Valisi Nedim Akmeşe: Sinop
Ordu Valisi Muammer Erol: Kayseri
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş: Malatya
Sakarya Valisi Rahmi Doğan: Sivas
Samsun Valisi Orhan Tavlı: Ordu
Siirt Valisi Kemal Kızılkaya: Eskişehir
Sinop Valisi Mustafa Özarslan: Adana
Sivas Valisi Yılmaz Şimşek: Antalya
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk: Sakarya
Tokat Valisi Abdullah Köklü: Ankara
Trabzon Valisi Tahir Şahin: Kayseri
Tunceli Valisi Şefik Aygöl: Batman
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak: Çanakkale
Uşak Valisi Serdar Kartal: Balıkesir
Van Valisi Ozan Balcı: Ardahan
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan: Ankara
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu: Trabzon
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan: Kayseri
Karaman Valisi Hayrettin Çiçek: Elazığ
Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim: İstanbul
Batman Valisi Ekrem Canalp: Bolu
Şırnak Valisi Birol Ekici: Antalya
Bartın Valisi Nurtaç Arslan: Amasya
Iğdır Valisi Fırat Taşolar: Kahramanmaraş
Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta: Antalya
Karabük Valisi Oktay Çağatay: Kırşehir
Kilis Valisi Ömer Kalaylı: Kahramanmaraş.













Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 5 katlı binada çıkan yangında mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

05.10.2026 14:49:00
İHA
 
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Edinilen bilgiye göre yangın, Durmuş Özen'e ait 10 dairelik 5 katlı binanın 3. katında çıktı. Alevler kısa sürede büyüyerek üst katlara ulaştı. İhbar üzerinde adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 Sağlık ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.






Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri yangına müdahalede bulunurken, apartmanda mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi balkon ve pencerelerden itfaiye merdiveniyle kurtarıldı.






Ambulansta sağlık ekiplerince kontrolden geçirilen 4 kişiden dumandan etkilenenlere oksijen tedavisi uygulandı. 






Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürülürken, dairelerde büyük çapta hasar oluştu.




















Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt

Bursa'da mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi

05.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi.






Bursa-İzmir kara yolu Başköy mevkisinde mobilya üretimi yapılan fabrikada saat 06.05'te yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı 20 itfaiye aracı ile BUSKİ, Park ve Bahçeler, Tarım A.Ş. ve Nilüfer Belediyesine ait 10 su tankeri ile 1 kepçe sevk edildi. AFAD'a bağlı KBRN ekibi de tedbir amacıyla olay yerine gönderildi.







Ekiplerin yaklaşık 2,5 saat süren müdahalesinin ardından alevler kontrol altına alınırken, yangının ardından fabrikada büyük çapta hasar meydana geldi. Yangının bilançosu dron görüntülerine de yansıdı. Fabrikanın çatısının ve bazı bölümlerinin yangından zarar gördüğü görülürken, ekiplerin bölgede soğutma çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.







Öte yandan, yangın sırasında yükselen yoğun siyah dumanlar Bursa-İzmir kara yolunun birçok noktasından görüldü. Yangının çıkış sebebinin belirlenmesi için başlatılan soruşturma sürüyor.

Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı

Konya merkezli 8 ilde FETÖ'nün askeri mahrem yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 20 şüpheliden 5'i tutuklandı, 15'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

03.10.2026 12:09:00
İHA
 
Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı
Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanmasına yönelik çalışma başlattı.






Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen şüphelilerin bulunduğu belirlendi. Konya merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda 20 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 5'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 15 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.








Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından, suç ve suçluyla mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.

TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tırın dorsesi alev alev yandı

Bolu'da TEM Otoyolu Çaydurt mevkisinde kişisel bakım ürünleri yüklü tırın dorsesinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Yangında dorse kullanılamaz hale geldi

03.10.2026 12:06:00
İHA
 
TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tırın dorsesi alev alev yandı
TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tırın dorsesi alev alev yandı
Yangın, sabah saat 06.00 sıralarında TEM Otoyolu'nun Bolu geçişi Çaydurt mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan Ö.K. idaresindeki 81 FK 144 plakalı, kişisel bakım ürünleri yüklü tırın dorsesinde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.






Alevleri fark eden sürücü, tırı yol kenarına çekerek 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. 






Alev alev yanan dorseye itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangın, ekiplerin çalışmasıyla kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Yangında tırın dorsesi kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.






Konya'da yeni obruk oluştu

Konya'nın Karapınar ilçesinde pancar ekili tarlada yeni bir obruk oluştu

02.10.2026 14:04:00
İHA
 
Konya'da yeni obruk oluştu
Konya'da yeni obruk oluştu
Obruk, Fevzipaşa Mahallesi'nde pancar ekili bir tarlada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, obruk bölgede çalışma yapan bir işçi tarafından fark edildi.






Pancar ekili tarlada oluşan obruğun yakın zamanda meydana geldiği tahmin edilirken, yaklaşık 15 metre çapında ve 8 metre derinliğinde olduğu belirtildi. Obruğu fark eden işçi, durumu vakit kaybetmeden belediye ekiplerine bildirdi. 






İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, obruk çevresinde incelemelerde bulundu. Obruğun tarla yollarına yakın olması nedeniyle çevrede güvenlik tedbirleri alındı. Ekiplerin bölgede gerekli kontrolleri sürdürdüğü öğrenildi.








Karapınar'da son yıllarda farklı bölgelerde meydana gelen obruklar, tarım arazileri ve ulaşım güzergahları açısından da dikkat çekmeye devam ediyor.

Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği

Şarkışla Belediyesi'nin Şarkışla Sanayi Sitesi'nde kaçak yapıları yıkma girişimi gerginliğe neden oldu

02.10.2026 14:01:00
İHA
 
Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği
Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği
Şarkışla Belediyesi, Şarkışla Sanayi Sitesi'nde dükkanlara ek yapılan sundurmaları yıkma kararı aldı. Bugün planlanan yıkım işlemi esnafın tepkisine neden oldu. Site içerisinde toplanan esnaf yıkıma karşı çıkarak bir basın açıklaması yaptı.






Şarkışla Esnaf Odası Başkanı Ahmet Özer yaptığı açıklamada, "Geçtiğimiz dönemlerde sanayimizin büyüyebilmesi için satılan arsaların yol, su ve kanalizasyon hatları henüz yapılmamıştır. Gelişmekte olan sanayi esnafımız, yer problemine alternatif olarak ön sundurma ve yan kapatma gibi çözümler aramıştır. Birçok sanayi sitesinde bu tür alternatifler uygulanmaktadır; bunun en yakın örneği Sivas sanayi sitelerinde, bir örneği de Başkent'teki sanayi sitelerinde görülmektedir. Temennimiz; sanayide yer problemi henüz giderilemediği için mevcut yapıların yıkımının durdurulması, satılmış olan parsellerin altyapısı tamamlanarak bir an evvel sanayiye kazandırılması ve bu süre zarfında esnafımıza anlayış gösterilmesidir" ifadelerine yer verdi.








Öte yandan, yıkımların bir ay ertelendiği duyuruldu.

Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde

Yalova'da geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden, kamuoyunda 'Güllü' adıyla tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması için Güllü'nün kızının arkadaşı Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'ne geldi

01.10.2026 13:30:00
İHA
 
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü'nün 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesindeki evinin 6'ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında dava açılmıştı.






Davanın ilk duruşması bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise 'yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.








Tuğberk'in ardından Sultan Ulu da ilk duruşma için Yalova Adliyesi'ne geldi. Davada görgü tanığı olarak yer alan Sultan Ulu'nun, olayla ilgili bildikleri ve tanıklığı duruşmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.








Sultan Ulu, ilk duruşma öncesinde adliyeye gelerek duruşmanın başlamasını beklemeye başladı.

Sakarya'da taşkın yaşanan mahalledeki son durum

Sakarya'nın Karasu ilçesinde kuvvetli sağanak yağış sonrası baraj sularının taşmasıyla sular altında kalan Darıçayırı Mahallesi'nde ekiplerin çalışması sonucu yaralar sarılmaya başlandı. Suların çekilmesiyle birlikte cadde ve sokaklar çamurdan temizlenerek yeniden trafiğe açılırken, ilçe genelinde 18 okulda eğitime verilen ara uzatıldı. Mahalledeki son durum ise havadan görüntülendi

30.09.2026 15:54:00
İHA
 
Sakarya'da taşkın yaşanan mahalledeki son durum
Sakarya'da taşkın yaşanan mahalledeki son durum
Sakarya genelinde 2 gündür etkisini sürdüren kuvvetli sağanak yağış neticesinde, Karasu ilçesi Darıçayırı Mahallesi'nde baraj bölgesinde biriken suların taşmasıyla mahalle merkezi, ev ve iş yerlerinin bodrum katları ile tarım arazileri sular altında kalmıştı. Su seviyesinin 1 metreyi aştığı ve yaklaşık 60 hanenin etkilendiği olayın ardından bölgede başlatılan temizlik ve ihya çalışmaları aralıksız devam ediyor.






Büyükşehir ve ilçe belediyesinden ortak seferberlik

Taşkının ardından Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Karasu Belediyesi ekipleri cadde, ara sokak ve kamu kurumlarında biriken çamur ile tortuları temizledi. Yürütülen yoğun çalışmalar neticesinde mahalledeki ulaşım yolları çamurdan arındırılarak yeniden araç trafiğine açıldı. Ekipler ayrıca kendi imkanlarıyla temizlik yapmakta zorlanan vatandaşların da ev ve bahçelerindeki su tahliyesi ile temizlik süreçlerine destek oldu. Bölgede herhangi bir can kaybı ve yaralanma yaşanmadı. Taşkın sırasında ahırlarda bulunan büyükbaş ve küçükbaş hayvanların da zamanında tahliye edilmesiyle herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı bildirildi. Ekipler mahalle genelinde zarar gören konut ve tarım arazilerinde hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor.








Eğitime verilen ara genişletildi: 18 okul tatil

Öte yandan sel ve su baskını riskine karşı dün Şehit Oktay Demirci İlk ve Ortaokulu'nda ara verilen eğitimle ilgili yeni tedbirler alındı. Olumsuz hava şartları ve temizlik çalışmalarının devam etmesi sebebiyle ilçe genelinde tedbir amacıyla tatil edilen okul sayısı 18'e yükseltildi.








"Büyük boyutlara ulaştı"

Darıçayırı Mahallesi Muhtarı Ahmet Demiral ise bölgedeki taşkının öncekilere göre daha büyük zararlar verdiğini belirterek, "Mahallede yaşanan felaket, son yılların en büyük yağışını aldığı için büyük boyutlara ulaştı. Her zamankinden daha büyük oldu. SASKİ, Karasu Belediyesi, AFAD, Sahil Güvenlik, Jandarma ekiplerinden Allah razı olsun, hepsi müdahalesi yaptı. Yapmaya devam ediyorlar. DSİ Bölge Müdürü Kağan Şan geldi, bakan beyin talimatı ile. Bölgede yapılacak çalışmaları nihai sona vardırmak için bakan bey talimatı vermiş. Sular yeni çekildi, yeni çalışmalara başlayacağız. Ne kadar bir alanda ne kadar kişi, haneler ve işyerlerinin tespitlerini gelecek olan Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı ekibi, AFAD ekibi ile birlikte sağlayacağız" dedi.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.