logo
21 EYLÜL 2026

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), temmuzda yıllık bazda yüzde 27,62, ay bazda yüzde 0,2 artış gösterdi

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), temmuzda yıllık bazda yüzde 27,62, ay bazda yüzde 0,2 artış gösterdi

21.09.2026 10:00:00
AA
 
 Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), temmuzda yıllık bazda yüzde 27,62, ay bazda yüzde 0,2 artış gösterdi
 Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), temmuzda yıllık bazda yüzde 27,62, ay bazda yüzde 0,2 artış gösterdi
Türkiye İstatistik Kurumu, temmuz ayına ilişkin Tarım-GFE verilerini açıkladı.

Buna göre endeks, temmuzda bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 arttı. Endeks geçen yılın aralık ayına göre yüzde 17,15, Temmuz 2025'e göre yüzde 27,62 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,39 yükseldi.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 0,01 azalış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,48 artış kaydedildi.

Geçen yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 28,82, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 20,53 yükseliş görüldü.

Alt gruplar
Yıllık Tarım-GFE'ye göre, 11 alt grup yüksek değişim gösterdi.

Temmuzda yıllık bazda artışın en az olduğu alt gruplar, yüzde 19,43 ile malzemeler, yüzde 22,28 ile makine bakım masrafları oldu. Yıllık artışın en yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 33,07 ile gübre ve toprak geliştiriciler, yüzde 32,96 ile diğer mal ve hizmetler olarak kayıtlara geçti.

Aylık Tarım-GFE'ye göre 3 alt grup daha düşük ve 8 alt grup daha yüksek değişim sergiledi.

Temmuzda bir önceki aya göre hayvan yeminde yüzde 1,64 azalış görülürken, gübre ve toprak geliştiriciler yüzde 3,16 ile en fazla düşüş gösteren alt grup oldu.

Buna karşılık, aylık artışın en yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 1,54 ile malzeler, yüzde 4,82 ile enerji ve yağlayıcılar olarak hesaplandı.

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti. Bektaş, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğini söyledi

21.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, 2023 depremlerinin ardından Savrun Fayı'nın durumunun belirsizliğini koruduğunu belirterek, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğine dikkat çekti.

Adana 5 ile sallandı
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD verilerine göre 7 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntı, Adana'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep'te de hissedildi. İlk belirlemelere göre bölgede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Bektaş: Hareketlilik 2023'ten bu yana var
Depremin ardından yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından bölgedeki faylara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki hareketliliğin 2023'ten bu yana devam ettiğine dikkat çekerek özellikle Savrun Fayı'nın mevcut durumunun ayrıntılı şekilde bilinmediğini ifade etti.

'Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı'
Bektaş'ın değerlendirmesine göre 2023 yılında Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylarda kırılmalar meydana gelirken, bloğun batı sınırındaki Savrun Fayı'nın kırılmadan kaldığı belirtiliyor.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki depremlerin ise 2023'ten bu yana bölgedeki hareketliliğin sürdüğünü gösterdiğini ifade etti.
Bektaş, Savrun Fayı'nın ne kadar kilitli olduğunun henüz bilinmediğini belirterek, "2023'te Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylar kırıldı. Batı sınırındaki Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı ve Saimbeyli çevresindeki depremlerle 2023 den beri hâlâ hareket ediyor. Savrun'un ne kadar kilitli olduğu bilinmiyor." dedi.

'Büyük deprem olacak' demek doğru değil
Prof. Dr. Osman Bektaş, değerlendirmesinde mevcut bilgiler ışığında Adana için kesin bir deprem öngörüsünde bulunulamayacağını belirtti. Fayın mekanik özellikleri yeterince bilinmeden "büyük deprem olacak" denilmesinin de "tehlike geçti" şeklinde bir sonuca varılmasının da doğru olmadığını ifade etti.

Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmanın ikinci dalga operasyonunun gerçekleştirildiğini açıkladı. Gürlek, ikinci dalgada Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen 274 satış işleminin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, aile bireyleriyle birlikte bin 70 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiğinin belirlendiğini bildirdi. Operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 72 şüpheli gözaltına alındı

21.09.2026 11:28:00
İHA
 
Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı
Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vatandaşlık hukukunu istismar eden, kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan ve sahtecilik yöntemlerine başvuran yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmanın ikinci dalga operasyonunun bu sabah gerçekleştirildiği bildirildi.

Soruşturmanın ilk dalgasında "Babacan İnşaat" bağlantılı işlemlerin mercek altına alındığı belirtilirken, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığı ve bu yöntemle 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiği kaydedildi. Bu kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik sürecin başlatıldığı ifade edildi.

274 satışın muvazaalı olduğu tespit edildi

Soruşturmanın ikinci dalgasında ise "Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat" üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelendi. Bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışlar değerlendirilirken, 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edildi.

Yapılan incelemelerde, söz konusu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte bin 70 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlendi. Ayrıca 3,5 milyar TL'yi aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı bildirildi.

72 şüpheli gözaltına alındı

Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 72 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu.

Soruşturma kapsamında 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulandı. Ayrıca 30 şirkete el konularak kayyum atandı.

Vatandaşlıkların iptali için süreç başlatıldı

Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari sürecin de başlatıldığı belirtildi. Bakan Gürlek, soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik etti. Gürlek, kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izinin sürülmesi ve vatandaşlık hukukunun korunması amacıyla hukukun bütün imkânlarının kararlılıkla kullanılacağını ifade etti.

Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı

Cizre'de Amedspor'un galibiyet kutlamalarında atılan havai fişekler 3 iş yeri ile 1 araçta yangına neden oldu. Alevlere müdahale eden 1 itfaiye eri ise yüzüne havai fişek isabet etmesi sonucu yaralandı

21.09.2026 09:00:00
İHA
 
Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı
Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı
Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Amed Sportif Faaliyetler'in Beşiktaş'ı 3-2 mağlup etmesinin ardından Şırnak'ın Cizre ilçesinde sokaklara dökülen taraftarların patlattığı havai fişeklerin isabet ettiği 3 iş yeri ve 1 araçta yangın çıkarken, alevlere müdahale eden bir itfaiye eri ise yüzüne havai fişek isabet etmesi sonucu yaralandı.

Amed Sportif Faaliyetler'in sahasında Beşiktaş karşısında aldığı galibiyet sonrası Cizre'de başlayan kutlamalar, kontrolden çıkan havai fişekler az daha faciaya dönüyordu.

Yüzlerce taraftarın sokaklarda galibiyet coşkusu yaşadığı sırada dikkatsizce ateşlenen havai fişekler çevredeki 3 iş yerine ve park halindeki bir araca isabet etti. İsabet eden fişekler nedeniyle iş yerlerinde ve araçta yangın çıktı.


Kutlama kalabalığının arasında yangın mücadelesi



İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, galibiyet sevinci yaşayan yüzlerce taraftarın kalabalığı arasında zorlukla ilerleyerek alevlere müdahale etti.

Alev alan araca müdahale edildiği sırada kontrolden çıkan bir diğer havai fişek, söndürme çalışması yürüten bir itfaiye erinin yüzüne isabet etti. Yaralanan itfaiye eri, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı personelin sağlık durumunun takip edildiği öğrenildi.

İtfaiye ekiplerinin yoğun çabası sonucu iş yerleri ve araçtaki yangınlar kontrol altına alınarak söndürülürken, yapılarda ve araçta maddi hasar meydana geldi.

Olaylarla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı 

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

20.09.2026 18:14:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabındaki paylaşımında, 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesi ve ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Gürlek, bu kapsamda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurdukları Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalarla iki cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu.

Gürlek, İstanbul Gaziosmanpaşa'da 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesine ilişkin dosyada, HTS, baz ve görüşme kayıtları ile iyileştirilen güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, olayın beşinci şüphelisinin tespit edildiğini, yakalanan şüphelinin, kasten öldürme suçundan tutuklandığını aktardı.

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasının ise HTS ve kamera kayıtları, tanık beyanları, kriminal incelemeler ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda yeniden kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Gürlek, "Şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulguların Ayşegül Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesinin ardından çalışmalar derinleştirildi. Şüphelinin yer göstermesi sonucu Ayşegül Yaşar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Şüpheli ile anne ve babası gözaltına alındı." açıklamasında bulundu.

Gürlek, bu iki dosyanın aydınlatılmasında özveriyle çalışan Gaziosmanpaşa ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılıklarına, İstanbul ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır." ifadesini kullandı.

Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı

Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

20.09.2026 18:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan Mali Veri İnceleme Raporu'nda para girişlerinin 69 milyon 649 bin 61 TL'lik, para çıkışlarının ise 106 milyon 524 bin 970 TL'lik bölümünün işlem açıklamaları ve Sarıkaya'nın mali profili yönünden "izaha muhtaç şüpheli para transferi" olarak değerlendirildiği belirtildi.

Kripto para ve şirket hesaplarına yönelik inceleme



İncelemede Sarıkaya'nın Paribu Teknoloji A.Ş. hesabından 499 işlemle 21 milyon 409 bin 825 TL aldığı, aynı platforma 320 işlemde 27 milyon 569 bin TL gönderdiği tespit edildi. Raporda, toplam 48 milyon 978 bin TL'lik bu hareket "şüpheli kripto para hareketi" olarak değerlendirildi.
Sarıkaya'nın Kıbrıs'ta faaliyet gösteren bazı otel şirketlerine yaptığı transferler de raporda yer aldı. Grand Sapphire Resort Ltd.'ye 23 işlemde 2 milyon 407 bin 400 TL, Merit Kıbrıs Turizm Limited'e ise 5 işlemde toplam 500 bin TL gönderildiği, Merit Kıbrıs'tan da Sarıkaya'nın hesabına 420 bin TL geldiği kaydedildi.

Eşinin ortak olduğu şirketlerde 560 milyon TL'lik hareket

Raporda ayrıca Sarıkaya'nın eşi Rabia Arslan Sarıkaya'nın ortaklığının bulunduğu iki şirketin hesap hareketleri de incelendi. 2020-2026 döneminde şirketlerin hesaplarında toplam 560 milyon 822 bin 423 TL'lik para hareketi tespit edildi. Raporda, şirketlerden Madamra Tekstil'in banka hareketleri ile son üç yıllık vergi matrahı arasında uyumsuzluk bulunduğu değerlendirilerek şirket hakkında ayrıca vergi incelemesi yapılması gerektiği belirtildi.

"Gazetecilik geliriyle bağdaşmıyor" değerlendirmesi

Mali Veri İnceleme Raporu'nun sonuç bölümünde, Sarıkaya'nın hesaplarındaki yüksek tutarlı para hareketlerinin önemli bölümünün işlem açıklamalarının yetersiz olduğu belirtildi. Raporda, tespit edilen para trafiğinin ücretli gazetecilik geliriyle bağdaşmadığı yönünde değerlendirmeye yer verilirken, kesin sonuca bankacılık veya mali bilirkişi incelemesiyle ulaşılabileceği kaydedildi.

Gaziantep'te dehşet

Gaziantep'te bir şahıs, evlerinde tartıştığı karısını pompalı tüfekle öldürdü. Olay sonrası sokağa çıkan şahsın pompalı tüfekle rastgele ateş etmesi sonucu ise 3'ü çocuk 4 kişi yaralandı

20.09.2026 16:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Gaziantep'te dehşet
Gaziantep'te dehşet
Olay, Şahinbey ilçesi 60.Yıl Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Harun Keklikçi (32) isimli şahıs, aldatma meselesi nedeniyle eşi Merve Keklikçi (27) ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Harun Keklikçi, evdeki pompalı tüfekle eşi Merve Keklikçi'ye ateş etti. Olay sonrası evden çıkan saldırgan, elindeki pompalı tüfekle rastgele sağa sola ateş etti. Bu esnada da sokakta bulunan Hatice Ö. (53) ile Z.Y.Y. (9), Y.E.K. (12) ve B.K.O. (12) isimli 3 erkek çocuk da yaralandı.

Eşi tarafından vurulan kadın öldü, saldırgan yakalandı

Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri saldırgan Harun Keklikçi'yi yakalayarak gözaltına alırken, evde yapılan incelemelerde kocası tarafından vurulan Merve Keklikçi'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan bir kadın ile üç çocuk ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.

Eşi tarafından öldürülen 2 çocuk annesi kadının cenazesi ise olay yerinde tamamlanan işlemlerin adından Gaziantep adli tıp kurumu morguna kaldırıldı.

Geniş çaplı soruşturmanı sürdüğü öğrenildi.

Hayat memnuniyetinde son sıralardayız

Birleşmiş Milletler verileriyle hazırlanan güncel Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası, kıtadaki refah ve mutluluk uçurumunu gözler önüne serdi. İskandinav ülkeleri zirvedeki yerini korurken, 10 üzerinden 5,3 puan alan Türkiye, Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke olarak kayıtlara geçti

20.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Avrupa genelinde bireylerin yaşam kalitesini ve genel mutluluk düzeylerini ölçen en güncel "Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası" kamuoyuyla paylaşıldı. Birleşmiş Milletler (BM) verileri baz alınarak Geo Mapped tarafından hazırlanan ve 0 ile 10 puan arasında bir değerlendirme içeren araştırma, kıtanın batısı ile doğusu arasındaki derin sosyal ve ekonomik uçurumu bir kez daha tescilledi.

Haritaya göre Kuzey Avrupa ülkeleri refah ve mutlulukta ulaşılamaz bir seviyeye tırmanırken, Türkiye'nin tablosu alarm veriyor.

Türkiye 5,3 puanla sondan ikinci sırada

Araştırmanın en dikkat çekici ve düşündürücü sonuçlarından biri Türkiye'ye ait. Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, vatandaşların yaşam memnuniyetine doğrudan yansıdı. Türkiye, 10 üzerinden yalnızca 5,3 puan alabilerek Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke oldu.

Bu skorla Türkiye; Balkanlar, Doğu Avrupa ve Güney Avrupa'daki pek çok komşusunun gerisinde kaldı. Türkiye'nin altında yer alan tek ülke ise yıllardır yıkıcı bir savaşın ve ağır bir ekonomik krizin pençesinde mücadele eden Ukrayna (4,7 puan) oldu. Türkiye, savaş bölgesi hariç tutulduğunda Avrupa'da yaşam memnuniyeti en düşük nüfusu barındıran ülke konumuna yerleşti.

İskandinavya yine mutluluğun zirvesinde

Haritanın diğer ucunda ise yıllardır değişmeyen "İskandinav Rüyası" hüküm sürüyor. Finlandiya, 10 üzerinden topladığı 7,8 puanla Avrupa'nın ve dünyanın hayat memnuniyeti en yüksek ülkesi unvanını korudu. Finlandiya'yı 7,5 puanla yakın takibe alan Danimarka ve İzlanda izledi. Kuzey ve Batı Avrupa genelinde güçlü sosyal devlet yapıları, yüksek gelir adaleti ve güvenli yaşam standartları, haritanın bu bölgelerini "yeşil ve yüksek puanlı" bölge olarak sabitledi.

Coğrafi dağılım ne söylüyor?

Harita genel olarak incelendiğinde net bir coğrafi kırılım göze çarpıyor. Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerinde hayat memnuniyeti 7 puanın üzerinde seyrediyor. Güçlü ekonomiler ve istikrar mutluluğu besliyor. İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkeler 6 ile 7 bandında "orta-yüksek" bir memnuniyet düzeyine sahip. Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerinde skorlar 5,5 ile 6 arasına sıkışmış durumda.

Ekonomik dönüşüm süreçleri memnuniyeti baskılıyor. Türkiye ve Ukrayna ile birlikte 5 barajı sınırına gerileyen bu iki ülke, krizlerin gölgesinde kalıyor. Uzmanlar, Türkiye'deki bu düşük memnuniyet oranının sadece gelir düzeyiyle değil; gelecek kaygısı, sosyal güven hissi ve iş-yaşam dengesi gibi yapısal faktörlerle de doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Mutluluk Raporu verileri baz alındığında, Türkiye'nin hayat memnuniyeti skoru son on yılda inişli çıkışlı ama genel olarak aşağı yönlü bir seyir izledi. Ülke, son dönemdeki en yüksek yaşam memnuniyeti seviyesine 10 üzerinden 5,50 puanla 2017 yılında ulaşmıştı.

Nasıl gözünüzden kaçtı?

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, SPK’nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL’sinin bulunduğunu belirterek dikkat çeken bir hesaplama yaptı

20.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Nasıl gözünüzden kaçtı?
Nasıl gözünüzden kaçtı?
515 bin yatırımcının parasının bulunduğu fonlarda tasfiye tartışması büyüyor. Turhan Çömez, 830 milyar TL'lik büyüklüğü "188 TIR" hesabıyla gündeme taşırken, eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın "Tera'yı şikâyet ettiğim için iki kez gözaltına alındım" açıklaması denetim tartışmasını daha da büyüttü.

Sermaye piyasalarında fon krizi tartışması büyürken, gözler SPK denetimleri, yatırımcıların korunması ve kamu kurumlarının daha önce yapılan uyarılara nasıl karşılık verdiği sorularına çevrildi.

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, SPK'nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL'sinin bulunduğunu belirterek dikkat çeken bir hesaplama yaptı.

Çömez'e göre 830 milyar TL, 200 TL'lik banknotlarla yaklaşık 4 milyar 150 milyon adet banknota denk geliyor. Banknot ağırlığı üzerinden yapılan hesaplamada ise yaklaşık 4 bin 690 tonluk bir ağırlık ortaya çıkıyor. Çömez, 25 ton taşıma kapasiteli TIR'lar üzerinden bunun yaklaşık 188 TIR edeceğini söyledi.

Nasıl gözünden kaçtı?

Çömez, sosyal medya paylaşımında doğrudan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i hedef alarak, "Bu paralar götürülürken nasıl gözünden kaçtı?" sorusunu yöneltti.

Çömez ayrıca yaklaşık 10 ay önce yapılan ve fon piyasasındaki manipülasyonların farkında olunduğuna ilişkin açıklamalara atıfta bulunarak, "Farkındaysanız neden önlem alınmadı?" sorusunu gündeme taşıdı.

Buradaki temel tartışma ise şu: Yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren böylesine büyük bir finansal risk neden daha erken tespit edilemedi ve kamu denetimi neden zamanında sonuç vermedi?

ESKİ MASAK YÖNETİCİSİNDEN ÇARPICI İDDİA

Tartışmanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın açıklamaları oldu.

Başak, Tera hakkında yaptığı şikâyetler ve yatırımcıları uyardığı paylaşımları nedeniyle iki kez gözaltına alındığını söyledi. Başak'ın kendi açıklamasına göre ilk işlemde kendisine banka itibarını zedeleme suçlaması yöneltildiğini, ikinci işlemde ise halkı yanıltıcı bilgi yayma ve piyasa manipülasyonu iddialarıyla gözaltına alındığını belirtti.

Başak, Tera ve bağlantılı olduğu iddia edilen para trafiği hakkında Vergi Denetim Kurulu, CİMER, SPK ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurular yaptığını da ifade etti.

"BEN UYARDIM, İKİ KEZ GÖZALTINA ALINDIM"

Başak'ın açıklamalarında dikkat çeken nokta, kamu kurumlarına yaptığı bildirimlerin ardından yaşadığını söylediği adli süreç.

Eski MASAK yöneticisi, yaptığı açıklamalarda kendisinin sorgulandığını ve hakkında adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı ve telefonuna el konulması gibi tedbirler uygulandığını belirtti. Bunlar Başak'ın kendi beyanlarıdır ve ilgili süreçlerin hukuki sonucunu ifade etmemektedir.

Başak ayrıca, kamu kurumlarına bildirdiğini söylediği iddialar hakkında yeterli işlem yapılmadığını savunarak, "Benim yaptığım şikâyetler dikkate alınmıyor, ama onların şikâyeti ile bana bunlar yaşatılıyor" şeklinde tepki gösterdi.

ASIL SORU: 515 BİN YATIRIMCI NASIL KORUNDU?

Fon krizinde tartışmanın merkezinde artık yalnızca fonların tasfiyesi değil, denetim mekanizmasının zamanında çalışıp çalışmadığı bulunuyor.

Çömez'in açıkladığı 515 bin yatırımcı ve 830 milyar TL rakamı, kamuoyunda "Bu büyüklükteki bir risk nasıl daha önce fark edilmedi?" sorusunu gündeme getirirken; Başak'ın iki kez gözaltına alındığını söylemesi de uyarıların ve ihbarların nasıl değerlendirildiği konusundaki tartışmayı derinleştiriyor.

Dolayısıyla iktidarın ve ilgili kamu kurumlarının önündeki soru yalnızca "Tasfiye nasıl yapılacak?" değil:

Yatırımcıların parasını korumakla görevli denetim mekanizmaları nerede devre dışı kaldı?

Ve daha önemlisi:

Daha önce yapılan uyarılar neden zamanında sonuç vermedi?

Fonlardaki süreç devam ederken yüz binlerce yatırımcının gözü artık SPK, MASAK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yargı makamlarından gelecek açıklamalarda.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verilirken, Ali İşgören ve Necip Doğan ise tutuklandı

19.09.2026 12:14:00 / Güncelleme: 19.09.2026 12:50:26
AA
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 4 şüpheliden, olay tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan, savcılıktaki ifadelerinin ardından "suç örgütüne üye olma" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ise sağlık durumları ve yaşları göz önüne alınarak "kasten öldürme" suçundan ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderildi.

Şüpheliler Doğan ve İşgören'in tutuklanmasına karar veren hakimlik, şüpheliler Ataman ve Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Ne olmuştu?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.

Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:

"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."

Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edilmişti.

Savcılıkça ifadeleri alınan, muhabirin de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.

Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 4, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 13 olmuştu.

Bu arada Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.

Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.

Başsavcılık soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildiğini bildirmişti.

Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Silivri Adliyesi'ne sevk edilmişti. 

Şişli'de 297 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Şişli'de bir ikamete düzenlenen operasyonda 297 kilogram uyuşturucu madde ile 520 kilogram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi

19.09.2026 12:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şişli'de 297 kilogram uyuşturucu ele geçirildi
Şişli'de 297 kilogram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Şişli'de bir ikamete düzenlenen operasyonda 297 kilogram uyuşturucu madde ile 520 kilogram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi. Operasyonda 2 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Narkotik Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Şişli'de bir ikamete operasyon düzenlendi.

Operasyonda yapılan aramalarda 297 kilogram uyuşturucu madde, 520 kilogram kimyasal katkı maddesi, 1 adet karıştırıcı makine, 1 adet uyuşturucu imalatında kullanılan makine ve 2 adet hassas terazi ele geçirildi. Operasyon kapsamında yakalanan İ.A. ve K.İ. isimli 2 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu kapsamında soruşturma başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.