logo
17 ŞUBAT 2026


Tatilciler neden Yunan adalarına gidiyor?

Yücel, "Yunanlılar bizim potansiyelimizi çaldı falan değil. Biz Yunanistan adalarına vizesiz gidişi sağlamayı içeriye bir dış politika başarısı gibi sunduğumuz için şuna bakmadık; Türkiye'de aynı yerlere gidecek olan, Güney Ege'nin müşterisi sayabileceğimiz eski ziyaretçilerin, eski turistlerin, iç talebin Yunanistan'a kaymasıyla bizdeki doluk oranlarının azalacağını görmedik" dedi.

19.07.2024 10:17:00
Bülent TAPICI
Tatilciler neden Yunan adalarına gidiyor?
Tatilciler neden Yunan adalarına gidiyor?
Eski Kültür ve Turizm Bakanı Bahattin Yücel Türkiye'nin tatil beldelerinde yaşanan krizi ve Yunan adalarına yaşanan tatilci akınını değerlendirdi.

Yücel şunları söyledi;

"Yunanlılar bizim potansiyelimizi çaldı falan değil. Biz Yunanistan adalarına vizesiz gidişi sağlamayı içeriye bir dış politika başarısı gibi sunduğumuz için şuna bakmadık; Türkiye'de aynı yerlere gidecek olan, Güney Ege'nin müşterisi sayabileceğimiz eski ziyaretçilerin, eski turistlerin, iç talebin Yunanistan'a kaymasıyla bizdeki doluk oranlarının azalacağını görmedik.

Burada da hem işletmecilerin hem de bakanlığın çok önemli bir gerçeği unutmaması lazım; hizmet ya da mal üretiminde, emtia üretiminde kendi iç pazarının dinamiklerini dikkate almayan ve hesabını buna göre kurmayan hiçbir işlemin, işletmenin, şirketin kuruluşun, kurumun, devletin başarılı olma şansı yok. Bu bölgelerdeki bazı belediye başkanları 'Buraya Türkler gelmesin, biz yabancılarla çalışıyoruz' biçiminde bir takım davranışlarda bulundu.

Aslında Bodrum Türkiye'nin olağanüstü güzel yerlerinden bir tanesiydi. Bodrum imar rantı için dağ, taş, dere, tepe her yere inşaat izni verilerek İnşaat alanına çevrildi. Dağ, taş, tepeden sonra Şimdi sıra ormanlara geldi. Muğla ili içerisinde Bodrum'u ne kadar kapsıyor bilmiyorum ama yine iki gün önce Sayın Cumhurbaşkanının imzasıyla orman vasfı kaldırıldı ve bu topraklar inşaata açıldı.

Bu bölgede inşaat izni verilirken Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakanlığının değerlendirdiği bir belgelendirme sistemi vardı, nerede ne şekilde ne hangi tür İnşaat yapılacağı yönünde. Bunu aşmak için zaman içerisinde bizim meslektaşlarımız buradaki konutları da turizm amaçlı ilan ettiler ve turizm amaçlı planların yapıldığı yerlerde bu evleri de soktular işin içerisine, yetmedi şimdi otellerde küçük bir çekirdek etrafında evler yaparak o evleri satıyorlar.

Mesela şu andaki bakan arkadaşımız da bu işi yapıyor fiilen yani hem bakanlık yapıyor, buraların turizm amaçlı kullanılmaması hallerinde müdahale etmesi engellemesi gerekirken kendisi de villaya satıyor. Şu anda açın internette O'nun şirketinin villaları var. Orman vasfı değiştiriliyor, araziler büyütülüyor, binalar büyütülüyor ve bu binalarla ilgili olarak da Türkiye'ye bir büyük potansiyel gelmesi bekleniyor. Uluslararası markalar da geliyor ama bunların hepsi böyle giderse bakın yangın tehlikesini gideremeyen, çevredeki doğal yapıları mahveden, tarihi görmezden gelerek üzerinden silindir gibi geçen bir anlayışta dünyanın en pahalı otellerini de yapsanız buraya kimse gelmez."

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!


 
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Geçen ay  en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi. 

17.02.2026 00:09:00
AA
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Ay içinde sıcaklık Kahramanmaraş, Tunceli, Malatya, Siirt, Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman çevrelerinde mevsim normallerinin altında, Marmara Bölgesi'nin genelinde, Ege Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde, Isparta, Eskişehir, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, yurdun diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü.

Geçen ay en düşük sıcaklık sıfırın altında 33.1 dereceyle Erzurum'da, en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi.

Ege Bölgesi'nde ise en düşük sıcaklık sıfırın altında 13.9 dereceyle Kütahya'da, en yüksek sıcaklık 22.5 dereceyle Salihli'de gözlendi. Akdeniz Bölgesi'nde de en düşük sıcaklık sıfırın altında 27.8 dereceyle Göksun'da, en yüksek sıcaklık ise 22.2 dereceyle Fethiye'de kayıtlara geçti. Karadeniz Bölgesi'nde en düşük sıcaklık sıfırın altında 21.1 dereceyle İspir'de, en yüksek sıcaklık 23.3 dereceyle Trabzon'da gözlendi.

Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural


 
 
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

17.02.2026 00:05:00
MURAT ÇORBACI
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural

Ramazan'da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdaları soframızdan eksik etmiyoruz. İftardan kısa bir süre sonra da kendimizi kanepenin üzerinde uzanmış buluyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da, yaptığımız bu tür hatalar mide ve bağırsak sistemimize zarar verebiliyor. Mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü atakları ve safra sorunları, Ramazan'da en sık görülen sorunları oluşturuyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, Ramazan'da mide problemleri yaşamamak için dikkat etmemiz gereken 3 temel kuralı; "İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak, sahuru mutlaka yapmak, aşırı yağlı, şekerli ve ağır yiyeceklerden kaçınmak" olarak sıralıyor. Prof. Dr. Murat Saruç, kronik hastalığı veya herhangi bir sağlık sorunu olan kişilerin oruca başlamadan önce ilaçların saatlerinin yeniden düzenlenmeleri için mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerektiğine de vurgu yapıyor.

İşte dikkat edilmesi gerekenler

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sahura mutlaka kalkın: Sahur, kan şekerinin gün boyu dengede kalmasını ve bu sayede insülin düzeyinde yükselme olmamasını sağlıyor.

2. İftara yavaş ve küçük porsiyonlarla başlayın. İftarda orucumuzu 'çorba, su ve hurma' gibi hafif yiyecekler ile açmak, midemizi daha sonra yiyeceğimiz kalorili yiyeceklere hazırlar. Ana yemeğe geçmeden 10-15 dakika beklemek de sindirimi ciddi şekilde rahatlatır.

3. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan kaçının.

4. Tuzlu besinleri sınırlayın. Tuzlu yiyecekler vücuttan su atılımını artırıyor ve susuzluğu şiddetlendiriyor. Bu durum tansiyon düzensizliği, baş ağrısı ve ödemle sonuçlanabilir. Sahurda salam, sucuk ve peynir gibi tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmeleri bu yüzden risklidir.

5. Bir anda fazla su içmeyin. Su tüketimini iftar ile sahur arasına yaymanız gerekiyor. Çay ve kahve ise su yerine geçmez, aksine sıvı kaybını artırabilir.

6. İftardan sonra en az 1.5-2 saat kuralına dikkat! İftardan sonra hemen yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durum reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden olabiliyor. Yemekten sonra en az 1.5-2 saat dik pozisyonda kalmak sindirimi destekler. Özellikle mide problemi olanlar için bu kural oldukça önemlidir.

7. İlaçlarınızın saatlerini gelişigüzel değiştirmeyin.

8. Egzersizi bırakmayın ama zamanını doğru seçin. Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışını tetikliyor. Dolayısıyla, egzersizleri her gün alışkanlık haline getirmek, sağlığımız için çok önemli. Ancak, aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılmaya ve kas yıkımına neden olabiliyor. İftardan 1-2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşler ise sindirimi hızlandırıyor ve kan şekerini dengeliyor. 

Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü

Alanya'da etkili olan aşırı yağışların ardından toprak kayması ve yol çökmesi meydana geldi. Toprak kayması ve yol çökmesi havadan görüntülenirken mahalle sakinleri Devlet Su İşleri ve belediyeye dilekçe verdiklerini, ancak istinat duvarı yapılmadığını söyledi. Olayda şans eseri yaralanan olmadı

16.02.2026 13:36:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:39:00
İHA
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Olay, Çıplaklı Mahallesi 70111. Sokak'ta çay kenarında bulunan yolda yaşandı. Bölgede etkisini artıran sağanak yağış sonrası dere kenarındaki toprak suya doyarak yumuşadı. Zeminin taşıma gücünü kaybetmesi sonucu yolun çay tarafında kayma meydana geldi. Kısa sürede asfalt kaplama çökerken, yolda derin yarıklar oluştu.



Dron görüntülendi

Meydana gelen toprak kayması ve yol çökmesi dron ile görüntülendi. Görüntülerde, yolun çay tarafındaki bölümünün tamamen çöktüğü, toprağın aşağı doğru kaydığı ve asfaltın askıda kaldığı net şekilde görüldü. Çökme nedeniyle yol trafiğe kapatılırken, çevrede güvenlik önlemleri alındı.



"Bina sakinleri korku içinde"

Bina yönetiminde olan Mehmet Altınışık, "Yolumuzda aşırı yağışlardan dolayı kayma meydana geldi. Daha öncede kaymıştı. DSİ ve belediyeye dilekçelerimizi verdik. Ama mağduruz. Buraya bir istinat duvarı yapılmadı. Aşırı yağışlardan dolayı bu duruma geldik. Binada 46 dairemiz var. Herkes mağdur durumda halen burası trafiğe açık. Bir önlem alınmadı. Bina sakinleri korku içinde evimiz kayacak mı diye. Trafiğe kapatılıp gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz" dedi.

DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı

DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan 7 kişi Afyonkarahisar merkezli gerceklestirilen operasyon ile yakalandı

16.02.2026 11:57:00
İHA
DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı
DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı
DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan 7 kişi Afyonkarahisar merkezli gerceklestirilen operasyon ile yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, operasyonu Afyonkarahisar merkezli olarak Ankara, Kırşehir ve Kayseri'de yapıldı.



Türkiye tarafından yurt dışında DEAŞ'a yapılan başarılı operasyonlarda örgüte ait ele geçirilen dokümanlarda da isimleri geçen şahısların eylem ve faaliyetlerinin engellenmesi ve deşifre edilmesine yönelik Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından çalışma yapıldı.

Yapılan incelemelerde örgütün sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan şahıslar tespit edildi.

Ardından harekete geçen ekipler Afyonkarahisar merkezli 4 kentte belirlenen adreslere baskın yaptı. Baskında aranan 7 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Yakalanan 7 kişiden 6'sı işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gerçekleştirilen operasyon anı ise polis kamerası tarafından anbean kayıt altına alındı.

İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu

İstanbul'da akşam saatlerinde etkili olan fırtınada Esenyurt'ta bir binanın çatısı uçarken, Arnavutköy'de de inşattan tuğlalar düştü

16.02.2026 00:35:00 / Güncelleme: 16.02.2026 07:39:56
İHA
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
İstanbul'da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Gazi Caddesi'nde etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle bir binanın çatısı uçtu. Uçan çatının parçaları sokağın ortasına düşerken, olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis sokağı trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri de çatı enkazını kaldırmak için çalışma başlattı.



Arnavutköy'de bir inşaattan tuğlalar düştü



Yine akşam saatlerinde Arnavutköy Merkez Mahallesi'nde şiddetli rüzgarın etkisiyle bir inşaattan tuğla parçaları sokağa düştü. O esnada çevrede kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti. Arnavutköy'de bir eczanenin tabelasının şiddetli fırtına nedeniyle yerinden sökülerek sallandığı anlar da cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.



Beylikdüzü'nde bir evin dış kaplaması söküldü



Fırtınada Beylikdüzü Barış Mahallesi Akdeniz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın dış cephe kaplaması yerinden söküldü. Binadan kopan kaplama sokağa düşerken, o anlar bir vatandaş tarafından görüntülendi. Ayrıca Küçükçekmece Atatürk Mahallesi İkitelli Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın uçan çatısı park halindeki araçların üzerine düştü.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatlerinde fırtına uyarısında bulunmuştu.İHA

Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar

Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması neyin habercisi? Hakan Fidan görevden alınacak mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi

15.02.2026 18:22:00
Ahmet Turan Yiğit
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Kabinede Kritik Değişim Yaşandı. Akın Gürlek Dönemi Ne Anlama Geliyor?
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında aynı anda yapılan değişiklik siyasetin gündemine oturdu. Bu adım bir "erken seçim sinyali" mi, yoksa devlet içi uyum ve yeni bir siyasi dizaynın başlangıcı mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!


 
Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü. 
 

14.02.2026 21:49:00 / Güncelleme: 14.02.2026 21:54:17
MURAT ÇORBACI
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!

Çocukluk çağı kanserlerinin kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini ancak vakaların küçük bir bölümünde kalıtsal faktörlerin etkili olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, "Çocuklarda kansızlık, karında şişlik ya da dolgunluk hissi, lenf bezlerinde belirgin şişlik, ciltte kolay oluşan morluklar, iki taraflı burun kanaması, uzun süren ateş ve sık enfeksiyonlar löseminin belirtileri arasında sayılabilir. Bu bulgulara ek olarak kan tahlillerinde beyaz kan hücrelerinde görülen anormal değişiklikler de tanı sürecinde yol gösterici olabilir. Bu şikâyetler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir ancak uzun sürmesi ya da bir arada görülmesi durumunda ailelerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kıymetli" dedi.

Geçmeyen halsizlik sıradan bir yorgunluk olmayabilir

Çocuklarda görülen kanser belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Kansoy, "Özellikle uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir enfeksiyon ya da kansızlıkla, nedeni açıklanamayan morluklar çarpma veya düşmelerle, sık tekrarlayan enfeksiyonlar bağışıklığın geçici olarak zayıflamasıyla, geçmeyen ateş ise üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Lenf bezlerindeki şişlikler de genellikle enfeksiyonlara bağlanabiliyor. Her belirti lösemi anlamına gelmez ancak bu şikâyetler uzun sürüyor ya da bir arada görülüyorsa ailelerin durumu göz ardı etmeden bir uzmana başvurması erken tanı açısından büyük önem taşır" dedi.

Lösemi tedavisi uzun ve sabır isteyen bir süreç

Löseminin farklı türleri bulunduğunu açıklayan Kansoy, "Löseminin en sık görülen tipleri akut lenfoblastik, akut miyeloblastik ve kronik miyelositer lösemidir. Tanı, kan tahlilleri ve kemik iliğinden alınan örneklerin incelenmesiyle konur. Hastalığın özelliklerine ve risk durumuna göre tedavi planı belirlenir. Çoğu hastada kemoterapi uygulanır, bazı durumlarda ise kök hücre nakli gündeme gelebilir ve tüm bu tedavi süreci 1-2 yılı kapsayabilir. Bu uzun ve yorucu dönemde hem çocukların hem de ailelerin psikolojik destek alması süreci daha sağlıklı atlatmaları açısından büyük önem taşır" dedi.

KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır


 
Türkiye tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) armağan edilen Millet Camisi'nde Ramazan hazırlıkları tamamlandı. Yakın zamanda ibadete açılan Millet Camisi, Ramazanda teravih namazları ve mukabeleler ile Müslümanları ağırlayacak.

14.02.2026 21:36:00
AA
 KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır
 KKTC'deki Millet Camisi, Ramazana hazır

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sınırında bulunan Millet Camisi, Türk İslam geleneğinden ilham alınan mimarisi, 2 bin 250 kişilik kapasitesi ve ihtişamıyla Lefkoşa'nın yeni sembolü olmaya aday.
KKTC Din İşleri Başkanı Hakan Moral, "KKTC'den, Ramazan-ı Şerif ayı öncesi yeni cami olan Millet Camimizde bu imkanı verdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle tüm halkımızın, tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerif'inin hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum" dedi.

Moral, Ramazan ayının bir anlamda da "gönül imarı" olması gerektiğine işaret ederek "Bu anlamda da inşallah halkımızı bu gönül imarına, Ramazan-ı Şerif'i bir mektep olarak düşündüğümüz zaman, bütün camilerimizde olduğu gibi, Lefkoşa Metehan sınır bölgesinde bulunan Millet Camimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Camilerin "mühür" anlamı taşıdığını vurgulayan Moral, "Bir beldenin, İslam beldesi olduğu anlamını taşıdığı için sınır bölgesinde olması da hassas bir konu. Güney Rum kesiminden gelen ziyaretçilerimiz, turistlerimizin ilk karşılaştığı cami. Minareleriyle, heybetiyle bize bunu andırıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti


 
 
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Çankırı İl Müdürü Mustafa Yılmaz, 57 yaşında hayatını kaybetti.

14.02.2026 20:53:00
AA
Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti
Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Çankırı İl Müdürü Mustafa Yılmaz, 57 yaşında hayatını kaybetti.

14 Şubat sabah saatlerinde 'klap krizi' sonucu evinde rahatsızlanarak Çankırı Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Yılmaz, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Yılmaz'ın cenazesi, ikindi namazını müteakiben Ahmet Yesevi Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Sarıbaba Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze namazına Yılmaz'ın yakınlarının yanı sıra Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, SGK çalışanları ile vatandaşlar katıldı.

Öte yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, yaptığı açıklamada, "Sosyal Güvenlik Kurumu Çankırı İl Müdürümüz, kıymetli mesai arkadaşımız Mustafa Yılmaz'ın rahatsızlanarak vefat ettiğini üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve mesai arkadaşlarımıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun" ifadesini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.