logo
17 MAYIS 2026

TBMM’nin açılışı ve İslam alimleri -2-

HAFIZ İBRAHİM DEMİRALAY:
 
Millî Mücadele’de Anadolu’nun bağrında ilk silahla karşı koyma hareketlerinden birisi olan Demiralay’ın kurucusudur. 37 yaşında müderris iken I. dönem Isparta Milletvekili seçilmiştir. II, III,1V, V. ve VI. dönemde de Isparta Milletvekilliği yapmıştır. Maarif ve İstida Encümenlerinde çalışmıştır

24.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
TBMM’nin açılışı ve İslam alimleri -2-
TBMM’nin açılışı ve İslam alimleri -2-
HAFIZ İBRAHİM DEMİRALAY:

Millî Mücadele'de Anadolu'nun bağrında ilk silahla karşı koyma hareketlerinden birisi olan Demiralay'ın kurucusudur. 37 yaşında müderris iken I. dönem Isparta Milletvekili seçilmiştir. II, III,1V, V. ve VI. dönemde de Isparta Milletvekilliği yapmıştır. Maarif ve İstida Encümenlerinde çalışmıştır.

HÜSEYİN HÜSNÜ ÖZDAMAR:

1875 Isparta doğumludur. Müderris ve Isparta Müftüsü iken, 46 yaşında, I. dönem Isparta Milletvekili seçilmiştir. II, III, IV, V. ve VI. dönemde de Isparta Milletvekilliği yapmıştır. Şer'iye ve İrşâd Encümenlerinde çalışmıştır.

HACI ALİ SABRİ GÜNEY:

Tarsus Kadısı iken, 35 yaşında I. dönem İçel Milletvekili seçilmiştir. Adliye Encümeni'nde üyelik yapmıştır.

ALİ RIZA ATAIŞIK:

Medrese mezunu olup, 4. dönem Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında bulunmuştur. O, 55 yaşında, I. dönem İçel Milletvekili seçilmiş, Konya İstiklâl Mahkemesi üyeliği yapmıştır.

NAİM ULUSAL:

Müderris ve avukat iken, I. dönem İçel Milletvekili seçilmiş tir. Adliye, istida ve Kavanini Maliye Encümeni üyeliklerinde bulunmuştur.

HÜSEYİN HÜSNÜ IŞIK:

1879 Gebze doğumludur. Gebze Müftüsü iken 41 yaşında, I. dönem İstanbul Milletvekili seçilmiştir. Şer'iye Encümeni'nde çalışmıştır.

HACI SÜLEYMAN BİLGEN:

Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında bulunmuş, Nazilli'de müderris iken, 64 yaşında, I. dönem İzmir Milletvekili seçilmiştir. Şer'iye, Maarif ve Defter-i Hakani Encümenlerinde çalışmıştır.

HAFIZ ABDULLAH TEZEMİR:

Müderris iken 49 yaşında, I. Dönem İzmit Milletvekili seçilmiştir. Muvazene-i Maliye ve İktisat Encümenlerinde çalışmıştır.

MUSTAFA HULUSİ ÇALGÜNER:

Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında bulunmuş, Karahisar Kadısı iken, 48 yasında, I. dönem Karahisarısahip Milletvekili seçilmiştir. Adliye ve Şer'iye Encümenlerinde bulunmuştur.

İSMAİL ŞÜKRÜ ÇELİKALAY:

Çelikalay'ın kurucusudur. Vaizlik yaparken 44 yaşında I. dönem Karahisarısahip Milletvekili seçilmiştir. Şer'iye ve Evkaf Encümeni Mazbata Muharrirliğinde bulunmuştur.

NEBİL YURTERİ:

Müderris iken 43 yaşında, I. dönem Karahisarısahip Milletvekili seçilmiştir. İktisat ve Nizamname-i Dahili Encümenlerinde çalışmıştır.

ALİ SURURİ TÖNÜK:

Müderris ve avukatlık yaparken 32 yaşında Karahisarışarkî Milletvekili seçilmiştir. Şer'iye, İrşad, Kanun-i Esasi Encümeni Başkanlığında bulunmuş, II. dönemde TBMM Başkanvekili iken 30.9.1926'da vefat etmiştir.

ABDÜLGAFUR IŞTIN:

Müderris iken 41 yaşında I. dönem Karesi Milletvekili seçilmiştir. Şer'iye ve Maarif Encümenlerinde üyelik yapmıştır. 26.3.1926-6 Şubat 1936 tarihlerinde Balıkesir vaizliği yapmıştır.

HAFIZ MEHMET HULUSİ ERDEMİR:

Medrese mezunu olup,Vilayet Daimi Encümen azası iken, 33 yaşında I. dönem Kastamonu Milletvekili seçilmiştir. En son Layiha ve Defteri Hakani Encümenlerinde bulunmuştur.

REMZİ AKGÖZ:

Müderrislik ve müftülük yapmıştır. 44 yaşında I. dönem Kay seri Milletvekili seçilmiş, müftülük görevini tercih ettiğinden 1920'de istifa etmiştir.

MEHMET ÂLİM ÇINAR:

Meclîs-i İdare Üyesi ve müderris iken 59 yaşında I. dönem Kayseri Milletvekili seçilmiştir. Şer'iye ve İrşad Encümenlerinde bulunmuştur.

AHMET MÜFİT KURUTLUOĞLU:

Medrese ve hukuk mezunu olup, avukatlık ve müftülük yapmıştır. Ankara Meclisi Umumi üyesiydi. 41 yaşında I. dönem Kırşehir Milletvekili seçilmiştir. Adliye Encümeni Katipliğinde ve TBMM İkinci Başkanvekilliği görevlerinde bulunmuştur.

CEMALETTİN ÇELEBİOĞULLARI:

Şeyh Feyzullah Çelebi'nin oğludur. Bektaşî şeyhi iken, 58 yaşında I. dönem Kırşehir Milletvekili seçilmiştir. Meclis 2. Başkanvekilliği görevini de yürütmüştür.

ABDÜLHALİM ÇELEBİ:

Mevlânâ dergâhı tekke şeyhi iken, 46 yaşında I. dönem Konya Milletvekili seçilmiştir. TBMM Başkanvekilliği ve İrşad Başkanlığı'nda bulunmuştur. 

MEHMET VEHBİ ÇELİK:

Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında bulunmuş, Mahmudiye Medresesi Müderrisi iken 58 yaşında I. dönem Konya Milletvekili seçilmiştir. TBMM 2. Başkanvekilliği, Şer'iye Encümeni Başkanlığında, Şer'iye ve Evkaf Vekilliği'nde (Bakanlığında) bulunmuştur.

MUSA KAZIM ONAR:

Medrese ve hukuk mezunudur. Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında bulunmuş, avukatlık yaparken 39 yaşında I. dönem Konya Milletvekili seçilmiştir. 2.ve 3. dönemde de Konya Milletvekilliği yapmıştır. TBMM I. ve II. Başkanvekilliği, Şer'iye ve Evkaf Vekilliği görevlerinde bulunmuştur.

ÖMER VEHBİ BÜYÜKYALVAÇ:

Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında bulunmuş, Konya'da İrfaniye Medresesi müderrisi iken, 50 yaşında I. dönem Konya Milletvekili seçilmiştir. Konya Müftülüğü'nü tercih ettiğinden 1922'de istifa etmiştir.

RIFAT SAATÇİ:

Medrese mezunu olup Türk Ticaret Bankası Müdürü iken, 51 yaşında I. dönem Konya Milletvekili seçilmiştir. Şer'iye Encümeni Katipliği yapmıştır.

ŞEYH SEYFİ AYDIN:

Belediye Başkanı iken 46 yaşında I. dönem Kütahya Milletve kili seçilmiştir. Şer'iye ve İrşâd Encümenlerinde çalışmıştır. II. dönemde de Kütahya Milletvekilliği yapmıştır.

İBRAHİM ŞEVKİ EFENDİ:

Medrese mezunu olan İbrahim Şevki Efendi, I. Dönem Lazistan Milletvekili seçilmiş, Temyiz üyeliğini tercihen, 1920'de istifa etmiştir.

MUSTAFA FEVZİ BİLGİLİ:

Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında bulunmuş, 38 yaşında, I. dönem Malatya Milletvekili seçilmiştir. İrşâd Encümeni'nde çalışmıştır. Malatya Meclis İdare Üyeliği yapmıştır.

REFET SEÇKİN:

Medresede müderrislik yaparken, 57 yaşında I. dönem Maraş Milletvekili seçilmiştir. Eğitim, İrşad, Şer'iye Encümenlerinde çalışmış, müftülüğü tercihen istifa etmiştir.

M. RIFAT BÖREKÇİ:

Ankara Müftüsü iken l. Dönem Menteşe Milletvekili seçilmiştir. Müftülüğü tercihen 27.10.1920'de istifa etmiştir. Diyanet İşleri Başkanı iken 5.3.1941'de vefat etmiştir.

MUSTAFA HİLMİ SOYDAN:

Medrese mezunu olup dava vekilliği yaparken, 39 yaşında, I. dönem Niğde Milletvekili seçilmiştir. Şer'iye Encümeni Başkanlığı ve katipliğinde bulunmuştur. Niğde Müftülüğü yapmıştır.

HACI MUSTAFA SABRİ BAYSAN:

Siverek Kadısı olarak görev yapmıştır. 33 yaşında I. dönem Siirt Milletvekili seçilmiştir. Adliye, Şer'iye ve Maliye Kanunları Encümenlerinde çalışmıştır.

HALİL HULKİ AYDIN:

Siirt Müftüsü iken Osmanlı Meclis-i Mebusan'ına seçilmiş, TBMM'ne iltihak etmiştir. II, III, IV, V. ve VI. dönemde de Siirt Milletvekilliği yapmıştır. Şer'iye Encümenliği üyeliğinde bulunmuştur.

SALİH ATALAY:

Müderris, Siirt Umumu Meclisi ve Encümeni Daimi Üyesi, 47 yaşında I. dönem Siirt Milletvekili seçilmiştir. Şer'iye Encümeni Katipliğinde ve İrşad Encümeni tutanak yazarlığı görevlerinde bulunmuştur.

MUSTAFA TAKİ DOĞRUYOL:

Medrese mezunu olup, müderris iken, 47 yaşında I. dönem Sivas Milletvekili seçilmiştir. Dilekçe Encümen Başkanlığı'nda bulunmuştur.

BEKİR SITKI OCAK:

Müderris Bekir Sıtkı, Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda bulun muş, 39 yaşında I. Dönem Siverek Milletvekili seçilmiştir.

HOCA FEHMİ:

I. dönem Tokat Milletvekili seçilmiş, mazereti dolayısıyla Meclis'e katılamadığından yerine Mustafa Vasfi Bey seçilmiştir.

MEHMET HULUSİ AKYOL:

Müftülük yaparken 35 yaşında l. dönem Yozgat Milletvekili seçilmiş, müftülüğü tercihen 1921'de istifa etmiştir." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı

Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. 

17.05.2026 11:10:00
İhlas Haber Ajansı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. Leijdekkers, Hollanda yetkili makamlarınca, "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında, ülkesine iadesi isteniyor.

Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...


 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşünde uçakta, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin, "Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart" dedi.

16.05.2026 15:01:00
HABER MERKEZİ
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta açıklamalarda bulundu.

Krizin ana nedeni İsrail'in kışkırtmaları

Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin şunları söyledi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz."


"Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır"

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."
Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz" dedi.

Terörsüz Türkiye'de yol haritası

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz."

Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor


 
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

16.05.2026 09:26:00
HABER MERKEZİ
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Oyun sırasında yaşanan kayıplar, başarısızlık hissi veya engellenme gibi durumlar öfke tepkilerini tetikleyebilirken, aşırı oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise bu sürecin saldırgan davranışlara dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor.
13-17 yaş arası ergenlerle yürütülen araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarının sözel ve fiziksel saldırganlık ile pozitif yönde ilişkili olduğunu gösteriyor.

Aynı çalışmalarda, empati kurma becerisi ile şiddet içerikli oyun tercihleri arasında bağlantılar bulunurken, duygusal empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı tespit ediliyor. Ayrıca, yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği görülüyor. Çin'de lise öğrencileriyle yapılan araştırmalar ise yüksek saldırganlık düzeyine sahip bireylerin daha fazla psikolojik sıkıntı yaşadığını, oyun bağımlılığı belirtileri gösterdiğini ve şiddet içerikli oyunlara daha fazla maruz kaldığını ortaya koyuyor.

Sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve dengeli denetim, çocukların ihtiyaçlarını karşılayarak oyun bağımlılığı riskini azaltırken; zayıf iletişim, aile içi sorunlar ve olumsuz akran ilişkileri riski artırabilir.

'Gizli tuz'a dikkat


 
Gizli tuz, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olarak biliniyor. Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynakları olarak öne çıkıyor.

16.05.2026 09:12:00
MURAT ÇORBACI
  'Gizli tuz'a dikkat
  'Gizli tuz'a dikkat

Modern yaşamın hızına ayak uydururken beslenme alışkanlıkları da giderek değişiyor. Hazır ve işlenmiş gıdaların günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, farkında olmadan tüketilen tuz miktarının arttığına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, "Fazla tuz tüketimi yalnızca sofradaki lezzeti değil, uzun vadede sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi ve böbrekler üzerinde kritik sonuçlara yol açabilen aşırı tuz tüketimi, yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında" dedi.
Fazla tuz tüketiminin vücutta sodyum birikimine yol açtığını belirten Dündar, "Sodyum suyu tutma eğilimindedir. Bu durum damar dışına sıvı geçişini artırarak dokular arasında su birikmesine neden olur. Böbrekler fazla sodyumu atmakta zorlandığında ise vücut dengeyi sağlamak için daha fazla su tutar. Sonuç olarak özellikle ayaklar, bilekler, bacaklar ve yüzde şişlik yani ödem ortaya çıkar. Bu tablo genellikle gün içinde artan, akşam saatlerinde belirginleşen bir şişlik şeklinde kendini gösterebilir. Sürekli tekrar eden ödem şikâyetlerinin ise mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Gıdaların etiketlerine dikkat!


Gizli tuzun, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olduğunu dile getiren Dündar, "Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynaklardır. Bu nedenle kişi bu ve benzeri besinlere tuz eklemediğini düşünse bile günlük alım farkında olmadan yükselir. Bu nedenle öncelikle gizli tuz kaynaklarının farkına varmak gerekir. Paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, etiket okumak önemli bir adımdır. Yemeklerin tuz eklemeden önce tadına bakmak ve miktarı kademeli olarak azaltmak damak tadının uyum sağlamasını kolaylaştırır. Limon, sirke, sarımsak ve çeşitli baharatlar tuz yerine lezzet artırıcı olarak kullanılabilir. Ayrıca evde yeme alışkanlığı kazanmak ve dışarıda hazır gıda tüketimini azaltmak da tuz alımını belirgin şekilde düşürür" şeklinde konuştu.

Tuzun 7 zararı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, uzun vadede yüksek tuz tüketiminin zararlarını sıraladı:
• Yüksek tansiyon: Damar basıncını artırarak hipertansiyona yol açar.
• Kalp hastalıkları: Kalbin yükünü artırarak kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini arttırır.
• Böbrek hasarı: Böbrek fonksiyonlarının azalmasına, protein kaçağına ve hatta kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.
• Felç riski: Beyin damarlarında hasar oluşturarak inme riskini artırır.
• Ödem: Vücutta sıvı tutulmasına ve şişliklere yol açar.
• Kemik kaybı: Kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını olumsuz etkiler.
• Mide hastalıkları: Mide mukozasını etkileyerek gastrit ve bazı mide hastalıklarına zemin hazırlar.

İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!


 
 
 Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı. Bir ilçede bir gecede bu kadar ceza tahsilatının çıkması dikkat çekti. 

16.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 16.05.2026 09:08:15
HABER MERKEZİ/AA
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!

Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı.

İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri ile İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekiplerince ilçe genelinde eş zamanlı trafik uygulaması yapıldı.
Uygulamada, çok sayıda araç durdurularak sürücülerin belgeleri kontrol edildi.

Uygulama sırasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan bir araç, polis ekiplerinin kovalamacası sonucu yakalandı.
Sürücü hakkında işlem yapılırken sürücü belgesine 60 gün süreyle el konuldu, araç ise 60 gün trafikten men edildi.

Ayrıca, alkollü araç kullandığı belirlenen 2 sürücünün de sürücü belgesine el konuldu.
Emniyet ve jandarma ekiplerinin ortak gerçekleştirdiği uygulamalarda toplam 500 bin lira cezai işlem uygulandığı öğrenildi.

Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!


 
Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte pek çok kişinin enerjisi ve motivasyonu artarken, bazı kişilerde ise tam tersine yorgunluk, huzursuzluk ve depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor.

16.05.2026 00:58:00
MURAT ÇORBACI
Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!
Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!

Bahar depresyonu çoğu zaman görünür bir neden olmaksızın ortaya çıkan; ancak bireyin iç dünyasında anlamlı karşılığı olan bir deneyim olarak tanımlanıyor. Bazı bireyler bahar aylarında kendilerini daha yorgun, huzursuz ve duygusal olarak dalgalı hissedebilir. Bastırılmış duygular, ertelenmiş ihtiyaçlar ve fark edilmeyen zihinsel yükler bu dönemde daha görünür hale gelebilir. Günlerin uzamasıyla birlikte artan 'aktif olma' baskısı, kişinin iç dünyasıyla, dış dünyanın beklentileri arasında uyumsuzluk yaratır. Bu da kaygı, isteksizlik ve tükenmişlik hissini beraberinde getirir, bahar depresyonuna neden olabilir. Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonunun belirtilerini, hazırladığı 10 soruluk test ile anlattı.







1. Kendinizi sürekli yorgun hissediyor musunuz?

Herhangi bir hastalığa bağlı olmadan ve yeterince dinlenmenize rağmen yorgunluğunuz geçmiyorsa, nedeni fiziksel değil; duygusal ya da zihinsel tükenmişlik olabilir. Baharda artan hareketlilik beklentisiyle içsel yavaşlık çatıştığında bu his daha da belirgin hale gelebilir.

2. Sabahları yataktan çıkmakta zorlanıyor musunuz?

Yataktan çıkmakta zorlanmak ve güne isteksiz başlamak bahar depresyonunun erken sinyallerinden biri olabilir. Kişi bilinçdışı şekilde güne başlamayı erteleyerek, duygusal yükten kaçınmaya çalışabilir. Bu durum içsel motivasyon kaybının önemli bir göstergesi olabilir.







3. Eskiden keyif aldığınız şeyler artık sizi mutlu etmiyor mu?

Daha önce size iyi gelen aktivitelerin artık ilginizi çekmemesi veya keyif vermemesi duygusal bir geri çekilmenin önemli göstergelerindendir. Bu durum kişinin yaşamdan aldığı tatminin azalmasıyla ilişkilidir ve depresif süreçlerde sıkça gözlemlenir.

4. Kendinizi diğer insanlarla kıyaslayıp yetersiz hissettiğiniz oluyor mu?

Kıyaslama davranışı çoğu zaman özdeğer algısıyla ilişkilidir. Kişi, kendi içsel ölçütleri yerine dış referanslara odaklandığında, yetersizlik ve değersizlik duygusu derinleşir. Bahar aylarında artan sosyal görünürlük bu karşılaştırmaları daha da artırır.

5. Duygusal dalgalanmalar yaşıyor musunuz?

Duyguların kısa sürede ve yoğun bir biçimde değişmesi psikolojik esnekliğin zorlandığını gösterir. Kişi bir yandan uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan içsel çatışmalar yaşayabilir. Bahar dönemindeki biyolojik ve çevresel değişimler bu kırılganlığı artırabilir.







6. Dikkatinizi toplamakta zorlanıyor musunuz?

Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve zihinsel dağınıklık; stresli dönemlerde artar. Zihin 'şimdi ve burada' kalmakta, mevcut ana odaklanmakta zorlanır; geçmişe dair düşüncelerle gelecek kaygıları arasında gidip gelir.  Bu durum performansı düşürür,  yetersizlik hissi yaratabilir.

7. Uyku düzeniniz değişti mi?

Uyku, psikolojik dengeyi düzenleyen en temel alanlardan biridir. Uykuya dalamamak ya da aşırı uyuma isteği, kişinin duygusal düzenleme becerilerinde zorlanma yaşadığını gösterebilir. Zihin, gün içerisinde işlenemeyen duyguları gece yaşamaya devam eder.

8. İştahınızda değişiklik fark ettiniz mi?

İştahın artması ya da azalması, duygu durumla yakından ilişkilidir. Kimi bireyler stresli dönemlerde duygusal boşluğu doldurmak için daha çok yerken, kimileriyse tam tersine iştah kaybı yaşayabilir. Bu durum, içsel denge arayışının bir yansımasıdır.







9. Sosyal ortamlardan uzaklaşmak istiyor musunuz?

İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçınma, davetleri reddetme ve yalnız kalma isteği bazen bir korunma mekanizmasıdır. Kişi anlaşılmama ya da yargılanma ihtimaline karşı kendini izole ederek duygusal güvenliğini korumaya çalışır. Ancak bu durum uzun vadede yalnızlık hissini derinleştirir.

10. Geleceğe dair umutsuzluk veya isteksizlik mi hissediyorsunuz?

Zaman zaman umutsuz hissetmek normaldir, ancak bu duygunun sürekli ve yoğun yaşanması mutlaka dikkate alınmalıdır. Umutsuzluk kişinin gelecekle bağının zayıfladığını ve kontrol duygusunun azaldığını gösterebilir Değişimin mümkün olmadığına inanıldığında bu his kişi için yaşamın anlamını da azaltabilir.







Bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneri

Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneride bulundu:

1. Biyolojik ritminizi yeniden yapılandırın. Mevsim geçişi insanın biyolojik saatini de etkilediği için; uyku düzeninde değişiklik, sabahları zor uyanma ya da gün içinde dalgalanan enerji hali sık görülür. Biyolojik ritminizi; her gün aynı saatlerde uyuyup- uyanarak, sabahları gün ışığına maruz kalarak ve gece ekran kullanımını sınırlandırarak dengeleyebilirsiniz.

2. Duygularınızı bastırmak yerine anlamlandırın. Bahar ayları toplumda genellikle 'canlanma' ve 'mutluluk' ile ilişkilendirilir. Ancak iç dünyanız bu beklentiyle örtüşmediğinde, ikincil bir suçluluk ve yetersizlik hissedebilirsiniz. 'Böyle hissetmemeliyim' düşüncesi duygusal yükü arttırır. Duygunuzu fark etmek, isimlendirip kabul etmek psikolojik esnekliğinizi artırarak içsel dengenizi korumaya katkı sağlayabilir.

3. Kendinizden beklentinizi yeniden düzenleyin. Enerjiniz düşükken kendinizden yüksek performans beklemeniz özgüveninizi zedeleyebilir. Bu nedenle büyük hedefler yerine küçük, ulaşılabilir ve sürdürebilir hedefler belirleyin. Tamamladığınız küçük adımlar, kontrol duygunuzu güçlendirir ve motivasyonunuzu kademeli olarak artırır.

4. Bedensel aktiviteyi bir zorunluluk değil, destek aracı olarak görün. Fiziksel hareket zihni de dengeler. Açık havada yürüyüş, hafif egzersi ve düzenli hareket; stres hormonlarını azaltır, mutluluk hormonlarının artmasına destek olur. Özellikle doğayla temas, zihinsel yükü hafifletmede oldukça etkilidir. Ancak yoğunluk değil süreklilik önemlidir.

5. Sosyal temasınızı bilinçli şekilde sürdürün.
6. Profesyonel desteği geciktirmeyin.

Yozgat'ta acı kaza: 2'si öğrenci 3 kişi öldü

Öğrenci servisi şarampole uçtuğu kazada 3 kişi hayatını kaybetti, 7 öğrenci yaralandı

15.05.2026 18:29:00
İhlas Haber Ajansı
Yozgat'ta acı kaza: 2'si öğrenci 3 kişi öldü
Yozgat'ta acı kaza: 2'si öğrenci 3 kişi öldü
Yozgat'ın Saraykent ilçesinde öğrenci servisi şarampole uçtuğu kazada 3 kişi hayatını kaybetti, 7 öğrenci yaralandı.






Kaza, Saraykent ilçesi Söğütlü köyü yakınlarında yaşandı. Şeref Şahin idaresindeki 66 ADL 198 plakalı öğrenci servisi henüz bilinmeyen nedenle yoldan çıkarak şarampole devrildi. İlk belirlemelere göre kazada sürücü, 2. sınıf öğrencisi Çınar Şahin ile 4. sınıf öğrencisi Zennure Özdemir olay yerinde hayatını kaybetti, 7 öğrenci ise yaralandı. Yaralı öğrenciler çevredeki hastanelere kaldırıldı.








Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan olay yerine giderek incelemede bulundu. Özkan yaptığı açıklamada, "Arkadaşlar, maalesef kazada iki öğrencimiz ve servis şoförümüz vefat etti. Servis aracı, okulumuzdan aldığı öğrencileri Söğütlü köyüne bıraktıktan sonra yukarı Çiçekli köyüne geri kalan öğrencilerimizi götürürken kaza yapıyor. Kazada 7 öğrencimiz yaralandı. Öğrencilerimizin genel durumları iyi. Bir öğrencimiz de kalça kırığı tespit edildi, arkadaşlar ona müdahale ediyorlar. İnşallah onlar için de geçmiş olsun diyelim. Vefat eden çocuklarımıza ve arkadaşımızın ailesine sabır diliyoruz. Allah rahmet eylesin, böyle kazaları bir daha göstermesin" ifadelerine yer verdi.

Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü

BTP Almanya Teşkilatı Başkanı Kamil Asanoğlu’nun annesi, aynı zamanda BTP Almanya teşkilat yöneticileri Ali Asanoğlu ve Osman Asanoğlu’nun da annesi olan Zeynep Asanoğlu hayatını kaybetti

15.05.2026 18:11:00
Hasan Gündoğdu
Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü
Bağımsız Türkiye Partisi camiasının acı günü
Merhume Zeynep Asanoğlu için Samsun Büyük Camii'nde cenaze töreni düzenlendi.






Törene Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Samsun Valisi Orhan Tavlı, parti yöneticileri, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı.






BTP lideri Hüseyin Baş, cenaze namazı öncesinde Asanoğlu ailesine başsağlığı dileklerini iletti.






Cuma namazının ardından cenaze namazını kıldıran oğlu Osman Asanoğlu cenazeye katılan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'a, Samsun Valisi Orhan Tavlı'ya ve tüm katılımcılara teşekkür etti.






Merhume Zeynep Asanoğlu'nun naaşı daha sonra Samsun merkeze bağlı Derecik Mezarlığı'ndaki aile kabristanlığında dualarla toprağa verildi.






Adana'da şiddetli yağış etkili oldu

Adana'da Mayıs ayının ortasında etkili olan şiddetli yağmur vatandaşları hazırlıksız yakaladı

15.05.2026 17:31:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da şiddetli yağış etkili oldu
Adana'da şiddetli yağış etkili oldu
Türkiye'nin en sıcak illerinden Adana'da Mayıs ayının ortasında etkili olan şiddetli yağmur vatandaşları hazırlıksız yakaladı.






Hava sıcaklığının gün içerisinde yüksek seyrettiği kentte, kısa sürede etkisini artıran yağış sonrası vatandaşlar kapalı alanlara sığınırken bazı sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Özellikle kent merkezindeki ana arterlerde yoğunluk oluştu.








Yağmura hazırlıksız yakalanan bazı vatandaşların otobüs durakları ve iş yerlerinin tenteleri altında beklediği görüldü. Bazı noktalarda ise rögarların taşması sonucu yollarda su birikintileri meydana geldi.








Yağışın akşam saatlerinde etkisini yitirmesi bekleniyor.

Meclis'te 'taciz skandalı' davasında ara karar

Meclis lokantasında staj yapan lise öğrencilerine yönelik cinsel istismar davasında mütalaa açıklandı. Savcılık 5 sanık hakkında en üst sınırdan ceza talep ederken, nihai karar için duruşma 5 Haziran’a ertelendi

15.05.2026 16:00:00
Haber Merkezi
Meclis'te 'taciz skandalı' davasında ara karar
Meclis'te 'taciz skandalı' davasında ara karar
TBMM'de stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel istismar ve taciz iddialarıyla açılan davada kritik bir viraj geride kaldı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcılık, 5 sanık hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep etti.

Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarını hazırlaması için sonraki duruşmayı 5 Haziran tarihine erteledi.

Soruşturmanın geçmişi ve iddianame detayları

Skandal, 4 Aralık 2025'te Meclis'te staj yapan bir lise öğrencisinin Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne başvurmasıyla ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, TBMM lokantasında stajyer olarak görev yapan 18 yaşından küçük 4 mağdur öğrencinin sistematik olarak tacize maruz kaldığı tespit edildi. İddianamede Meclis personeli olan sanıklar H.İ.G., D.U., İ.B., R.Ç. ve R.S.'nin çocuklara yönelik zincirleme şekilde istismarda bulundukları aktarıldı.

Tahliye ve yeniden tutuklama süreci

Davanın hukuki sürecinde yaşanan gelişmeler kamuoyunda yakından takip edildi

Kasım ve Aralık 2025 döneminde yürütülen operasyonlarla 5 Meclis çalışanı gözaltına alındı ve 4'ü tutuklandı.

9 Şubat'ta görülen duruşmada mahkeme, tutuklu sanıkların tahliyesine karar verdi ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tahliye kararına hemen itiraz etti.

Üst mahkeme itirazı haklı bularak sanıkların tekrar tutuklanmasına hükmetti. Sanıklardan D.U., İ.B. ve R.S. cezaevine gönderilirken, firari sanık H.İ.G. hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Meclis çatısı altında yaşanan skandala Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi ve milletvekilleri sert tepki gösterdi. TBMM Çocuk Hakları Alt Komisyonu üyeleri davaya müdahillik talebinde bulunarak yargılama sürecini yakından izlemeyi sürdürüyor.

Mahkeme heyeti, mütalaaya karşı sanık ve müdafi avukatlarının süre talebini kabul ederek nihai kararın beklendiği duruşmayı 5 Haziran tarihine bıraktı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.