logo
24 TEMMUZ 2026

TCMB temmuz ayı Hanehalkı Beklenti Anketi'ni yayımladı

Hane halkının temmuz ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, geçen aya göre 1,19 puan azalarak yüzde 44,94'e geriledi

 

24.07.2026 11:00:00
Anadolu Ajansı
 
TCMB temmuz ayı Hanehalkı Beklenti Anketi'ni yayımladı
TCMB temmuz ayı Hanehalkı Beklenti Anketi'ni yayımladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 3 bin 251 hane halkı tarafından yanıtlanan temmuz ayına ilişkin "Hanehalkı Beklenti Anketi" verilerini yayımladı.

Buna göre, hane halkının temmuz ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi geçen aya göre 1,19 puan azalarak yüzde 44,94'e geriledi. Hane halkının, son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını değerlendirdiği ve gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını beklediği ürün/hizmet grupları "gıda" ile "yakıt ve enerji" oldu.

Gıdayı, fiyatı en çok artan ürün grupları arasında değerlendiren katılımcıların payı bir önceki aya göre 0,4 puan artarak yüzde 39,7 olarak gerçekleşti.

Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarındaki artış beklentisi bir önceki aya göre 1,33 puan azalarak yüzde 32,49'a düştü.

Ankete göre, 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi bir önceki aya göre 0,31 lira artarak 52,98 lira oldu.

Katılımcıların yatırım tercihleri değerlendirildiğinde, ilk sırada yer alan "altın alırım" diyen katılımcıların oranı, bir önceki aya göre 4 puan azalarak yüzde 40,3'e indi. İkinci sırada yer alan "ev/dükkan/arsa vb. alırım" diyen katılımcıların oranı bir önceki aya göre 1,4 puan artarak yüzde 38,5'e yükseldi.

Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi

24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Leman Gölü kıyısındaki Lozan kentinde imzalanan barış antlaşması, yalnızca Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhasını noktalamadı; Osmanlı İmparatorluğu'nun enkazı üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alandaki "tapu senedi" oldu. Lozan Barış Antlaşması, Gazi Mustafa Kemal Ataqtürk önderliğinde sahada zaferden zafere koşan Türk milletinin diplomasideki en büyük zaferidir

24.07.2026 11:29:00 / Güncelleme: 24.07.2026 11:36:01
Hasan Gündoğdu
 
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi ve ardından gelen Mudanya Ateşkes Antlaşması, Batılı devletleri Ankara hükûmetiyle masaya oturmaya zorladı. Konferans, 20 Kasım 1922'de başladı. Türkiye'yi İsmet Paşa (İnönü) başkanlığındaki heyet temsil ediyordu.

Ankara'nın diplomatik heyete verdiği iki ana kırmızı çizgi vardı:

* Kapitülasyonların kesin olarak kaldırılması
* Ermeni yurdu iddialarının reddedilmesi ve tam bağımsızlıktan taviz verilmemesi.

Ancak emperyalist güçlerin Osmanlı dönemi ayrıcalıklarını koruma arzusu, görüşmeleri tıkadı. Özellikle ekonomik bağımsızlık, Osmanlı borçları ve kapitülasyonlar konularındaki çetin tartışmalar nedeniyle 4 Şubat 1923'te konferans kesintiye uğradı. İsmet Paşa'nın "Çok kan döktük, çok acı çektik; her medeni millet gibi özgürlük ve bağımsızlık istiyoruz" çıkışı bu döneme damga vurdu.

Görüşmelere verilen iki aylık arada Türkiye ekonomisine yön vermek adına İzmir İktisat Kongresi toplandı. Nisanda yeniden başlayan müzakereler, Türk tarafının kararlı duruşu sayesinde 24 Temmuz 1923'te tarihi bir zaferle sonuçlandı.

Türkiye masadan ne kazandı?

Lozan, Sevr Antlaşması ile yapılmak istenen paylaşım planını tamamen tarihe gömdü. Türkiye'nin diplomatik masada elde ettiği kritik kazanımlar:

Ekonomik tam bağımsızlık ve borçlar

Kapitülasyonlar kaldırıldı: Osmanlı'nın belini büken ve yabancı devletlere verilen tüm adli, mali ve ticari ayrıcalıklara son verildi.

Osmanlı borçları: Borçlar, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında makul oranlarda paylaştırıldı. Türkiye kendi payına düşeni Türk Lirası ve Fransız Frangı üzerinden taksitlendirerek ödedi.

Düyun-u Umumiye: Yabancıların Osmanlı gelirlerine el koyduğu idare tamamen feshedildi.

Sınırlar ve toprak bütünlüğü

Suriye ve Yunanistan sınırı: Batı sınırı Meriç Nehri olarak belirlendi. Savaş tazminatı olarak Yunanistan'dan Karaağaç alındı.

Ege Adaları: Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye'de kaldı.

İstanbul'un tahliyesi: İtilaf Devletleri'nin işgal altındaki İstanbul'u antlaşmanın onayından kısa süre sonra tamamen boşaltması kararlaştırıldı.

Hukuki ve toplumsal egemenlik

Azınlıklar meselesi: Gayrimüslimler dışındaki tüm unsurlar Türk vatandaşı sayıldı. Böylece yabancı devletlerin "azınlık hakları" bahanesiyle iç işlerimize karışmasının önüne geçildi.

Nüfus mübadelesi: İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler hariç tutularak Türkiye ve Yunanistan arasında zorunlu nüfus değişimi kararlaştırıldı.

Çözümü sonraya bırakılan çetrefilli başlıklar

Lozan bir zafer antlaşması olsa da dönemin jeopolitik şartları gereği bazı maddeler geçici çözümlere kavuşturuldu:

Boğazlar statüsü: Boğazlar bölgesi silahsızlandırıldı ve yönetimi başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakıldı. (Bu durum 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tamamen Türkiye lehiyle çözüldü).

Musul sorunu: İngiltere ile yürütülen sınır görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı için konu konferanstan sonraya bırakıldı.

Hatay sınırı: 1921 Ankara Antlaşması sınırı korundu, Hatay sınır dışında kaldı. (1939'da Anavatana katıldı).

Bir Cumhuriyetin hukuki temeli

Lozan Barış Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonrasında imzalanıp geçerliliğini ve hukuki meşruiyetini günümüzde de koruyan tek barış antlaşmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını uluslararası hukuk nezdinde tescilleyen antlaşma, ilan edilecek olan yeni Cumhuriyet'in de sarsılmaz temeli olmuştur, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tapu senetidir.

Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan güvenlik korucusu tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan güvenlik korucusu tutuklandı

24.07.2026 09:00:00
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan güvenlik korucusu tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan güvenlik korucusu tutuklandı

Doku soruşturması kapsamında Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 17 şüpheliden 2'sinin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Tunceli'de sağlık kontrolünden geçirilen güvenlik korucusu Fatih Özmen ile iş insanı O.Y. adliyeye sevk edildi.

Savcılık sorgusu tamamlanan Fatih Özmen sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince "kasten öldürme" ve "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi" suçlarından tutuklanırken, iş insanı O.Y. hakkında yurt dışına çıkış yasağı konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Diğer şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.

12 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor

Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi kararlılıkla devam ediyor. Rütbe ayrımı yapılmaksızın "eşit özlük hakları" talep eden gaziler, sorunları çözülmeden TBMM’nin tatile girmemesini istiyor

23.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Terörle mücadele sırasında yaralanarak vücutlarının farklı uzuvlarını kaybeden kahraman er gaziler ve aziz şehitlerimizin emaneti olan aileleri, seslerini duyurabilmek amacıyla Ankara Kızılay Güvenpark'ta bir araya geldi. Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu çatısı altında toplanan eylemciler, zorlu hava ve yaşam koşullarına rağmen parktaki bekleyişlerini sürdürüyor.

Geceyi parkta geçiren ve Türkiye'nin dört bir yanından katılımın her geçen gün arttığı eylemde, şu ana kadar 5 gazinin sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Buna rağmen geri adım atmayacaklarını vurgulayan vatan kahramanları, talepleri yasal güvenceye kavuşana kadar alanı terk etmeyeceklerini ifade ediyor.

Gazilerin temel talepleri neler?

Güvenpark'ta toplanan eylemcilerin dile getirdiği ana sorun, askeri hiyerarşideki rütbe farklılıklarının emeklilik ve özlük haklarına yansıtılması. Vatan savunmasında herkesin aynı kurşuna karşı göğüs gerdiğini belirten gaziler, taleplerini şu şekilde sıralıyor:

Emsal Maaş Uygulaması: Terörle Mücadele Kanunu'nun ilgili maddelerinde değişiklik yapılarak er ve erbaş gazilere de subay ve astsubaylar gibi emsal maaş bağlanması.

Eşit Özlük Hakları: Rütbe ayrımı gözetilmeksizin, tüm şehit yakınları ve gazilere insanca yaşam koşulları sunacak anayasal eşitliğin sağlanması.

Sağlık Giderleri Desteği: Özellikle ağır yaralanmalı gazilerin medikal ürünler ve kronik tedaviler için ceplerinden ödedikleri yüksek katkı paylarının ve mağduriyetlerin ortadan kaldırılması.

"Meclis sorunları çözmeden kapanmasın"

Meclis'teki siyasi parti temsilcilerine ve genel başkanlara seslenen şehit yakınları ve gaziler, ortak bir irade beyanı bekliyor. Güvenpark'tan yapılan açıklamada, tüm siyasi partilerin bir araya gelerek "Şehit ve gazilerin sorunları çözülmeden TBMM tatile girmeyecektir" yönünde ortak bir deklarasyon yayımlaması talep ediliyor.

Eyleme destek ziyaretinde bulunan muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de konuyu meclis gündemine taşımak ve gerekli yasa tekliflerini hazırlamak üzere çalışmalara başladıklarını duyurdu. Vatana ödedikleri bedelin rütbeyle ölçülemeyeceğini söyleyen gaziler, devlet yetkililerinden kalıcı ve adil bir çözüm hamlesi bekliyor.

Öte yandan Güvenpark'ta eylem yapan er gazileri ve şehit ailelerini şu ana kadar iktidar partisi (AK Parti) ya da hükümet kanadından herhangi bir yetkili resmi olarak ziyaret etmedi.

Eylemin başından bu yana gazilerin sesini dinlemek ve destek vermek amacıyla alanı yalnızca muhalefet partilerine mensup liderler ve milletvekilleri ziyaret etti.

Meclis binasına oldukça yakın bir mesafede gerçekleştirilen bu eylemde, gaziler ve muhalefet temsilcileri hükümetin sessiz kalmasını sert bir dille eleştiriyor.

AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'

Anayasa Mahkemesi, Sivas Katliamı davasında önemli bir karara imza attı. AYM, katliamda hayatını kaybeden isimlerin ailelerine tazminat ödenmesine hükmetti

23.07.2026 13:58:00
Haber Merkezi
 
AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'
AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'
Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar üzerine başlatılan yargısal sürecin "etkili bir biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği" iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulmuştu.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvuruyu bugünkü gündem toplantısında görüştü. Yüksek Mahkeme, ölenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruda oy birliğiyle, "yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine" karar verdi. Başvuruculara manevi tazminat ödenecek. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun oy birliğiyle aldığı kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.

Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı

Sakarya'nın Karadeniz'e kıyısı bulunan Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girişler tamamen yasaklandı

23.07.2026 12:44:00
İHA
 
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya çevresinde etkili olan olumsuz hava şartları, yüksek dalga ve ölümcül risk taşıyan rip akıntısı tehlikesi üzerine sahil ilçelerinde kırmızı alarm verildi.

Sabah saatlerinde Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde kaymakamlıklar tarafından peş peşe yasak kararları duyuruldu.

Can güvenliğinin sağlanması amacıyla sahillerde önlemler arttırıldı.

Bölgede görev yapan sahil güvenlik, cankurtaran ve zabıta ekipleri sahil şeridindeki denetimlerini artırarak vatandaşları sudan çıkardı ve denize girmemeleri yönünde uyarılarda bulundu.

ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Dikey Geçiş Sınavı'na (2026-DGS) giren adaylara, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği uyarısında bulundu

23.07.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı
ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Dikey Geçiş Sınavı'na (2026-DGS) giren adaylara, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği uyarısında bulundu.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruda, DGS değerlendirme işlemlerinde, adayların ön lisans seviyesindeki eğitim bilgilerinin kullanıldığı belirtilerek, "2026-DGS'ye başvuran adayların 23-31 Temmuz 2026 arasında Aday İşlemleri Sistemi'nde (AİS) bulunan 'https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle' adresinden, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz 2026 saat 23.59'a kadar onaylamaları gerekmektedir" ifadelerine yer verildi.

Duyuruda, eğitim bilgilerinde eksiklik veya hata olduğunu düşünen adayların, mezun oldukları ya da olacakları yükseköğretim kurumlarıyla görüşerek eğitim bilgilerini 31 Temmuz'a kadar YÖKSİS üzerinden düzelttirmeleri ve bu bilgileri onaylamaları gerektiği bildirildi.

Eğitim bilgisi YÖKSİS'e eklenemeyecek durumdaki adayların ise eğitim bilgilerini Kamu Kurumları İşletim Sistemi (KKİS) üzerinden okullarına işlettirmelerinin ardından "https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle" adresinden bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği vurgulanan duyuruda, şunlar kaydedildi:

"Adayların bireysel olarak veya yükseköğretim kurumlarının doğrudan merkezimize yapacakları değişiklik veya düzeltme talepleri kabul edilmeyecektir. Eğitim bilgisi kontrol, seçme ve onaylama işlemleri 31 Temmuz 2026 saat 23.59'a kadar sona erecek olup, adayların bu tarihler arasında yapmış olduğu son seçim dikkate alınacak ve bu eğitim bilgisine göre değerlendirme işlemleri yapılacaktır.

2026-DGS'ye başvuran tüm adayların eğitim bilgisi seçme işlemini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Eğitim bilgisi kontrol, seçme ve onaylama işlemleri 31 Temmuz 2026 saat 23.59'da sona erecek olup, bu tarihler arasında yapılan son seçim önem arz etmektedir. ÖBP'ye ilişkin işlemlerin yapıldığı tarihte adayın aktif olan tek bir eğitim bilgisi varsa, bu eğitim bilgisi kullanılacaktır. Bu tarihte adayın birden fazla eğitim bilgisi varsa başvuruda seçmiş olduğu eğitim bilgisi, bu eğitim bilgileri arasında ise adayın bu eğitim bilgisi kullanılacaktır (Onay işlemi yapan veya yapmayan tüm adaylar için başvuruda kullanılan eğitim bilgisinin son eğitim bilgileri arasında olup olmadığının anlaşılmasında, ön lisans alan bilgisi, okul kodu kullanılacaktır.) Adayın başvuruda kullandığı eğitim bilgisi bu tarihte aktif eğitim bilgileri arasında bulunmuyor ise adayın en son mezun olduğu eğitim bilgisi kullanılacaktır."

Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in telefonunda yapılan inceleme sonucu yeni operasyon düzenlendi. Operasyonda iki kişi daha gözaltına alındı

23.07.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in telefonunda yapılan inceleme sonucu yeni operasyon düzenlendi. Operasyonda iki kişi daha gözaltına alındı.
Tunceli'de altı yıl önce kaybolan ve artık hayatta olmadığına kesin gözüyle bakılan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin yeni bir gelişme yaşandı.
Tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve ihraç edilen eski polis Gökhan Ertok arasında geçen yazışmalar ortaya çıktı.
Yazışmalar sonucu Ankara'da operasyon düzenlendi ve iki kişi gözaltına alındı.

YÖK ve üniversitelere atama kararları Resmi Gazete'de

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyelikleri ve bazı üniversite rektörlüklerine ilişkin atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı

23.07.2026 05:10:00
AA
 
YÖK ve üniversitelere atama kararları Resmi Gazete'de
YÖK ve üniversitelere atama kararları Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, YÖK üyeliklerine, Prof. Dr. Kemal Şenocak ve Prof. Dr. İlhan İlkılıç atandı.

Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz ve Prof. Dr. Mürteza Bedir de YÖK üyeliğine seçildi.

8 üniversiteye rektör ataması

Atama kararlarına göre, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu, İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Emre Alkin, Mudanya Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Ahmet Kesik, Sanko Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Güner Dağlı, Türk-Alman Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Cemal Yıldız ve Yalova Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı getirildi.

 

‘Bilseydim asla katılmazdım!’

Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi

22.07.2026 22:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında sunucu Ece Üner'in verdiği ifade ortaya çıktı. Üner ifadesinde, "Haluk Levent adlı şahsı sanatçı kişiliğinin yanı sıra Ahbap Derneğinin yöneticisi olarak tanırım. Kendisiyle ilk defa ülkemizde yaşanan büyük deprem sonrası Oğuzhan Uğur tarafından düzenlenen Babala TV adlı Youtube kanalı yayınında gerçekleştirilen programda yüz yüze karşılaştık. O zamana kadar kendisiyle hiçbir şekilde yüz yüze veya telefonla görüşmüşlüğümüz yoktur.

Sonraki süreçte de aynı şekilde görüşmedik. Bu husus gerekli görülmesi halinde arama kayıtlarından da anlaşılacaktır. Bana sormuş olduğunuz Ahbap Derneğine yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerin yer aldığı canlı yayındaki ifadelerde kastettiğim husus Ahbap Derneğinin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde AFAD da bizim Ahbap da bizim şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti. Şahsen Ahbap Derneğine bir bağışta bulunmadım. Aynı şekilde gerekli görülmesi halinde banka hesap hareketlerim incelenebilir" dedi.



İfadesinin devamında Üner, "Geldiğimiz noktada ben de diğer insanlar gibi yapılan bağışların kaynağının sorgulanması konusunda yine aynı şekilde sosyal medya hesabımdan sürecin şeffaflıkla yürütülmesi gerektiği yönünde paylaşımlarda bulundum. Yine basından öğrendiğimiz kadarıyla eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması sebebiyle ben de kendimi kandırılmış hissediyorum.

Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. İfademin başında da söylediğim gibi o dönemde Haluk Levent'e devlet büyükleri tarafından da çeşitli teşekkürlerde ve ödüllerde bulunulduğu için ben de o amaçla böyle bir açıklamada bulunmuştum. O dönemde böyle bir paylaşımda bulunduğum için pişmanım.

Ahbapla ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in ifadesinde de gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Nitekim bu savunmasının ve yaptıklarının kamu vicdanına sığmadığını düşünüyorum. Bu yönde görüşlerimi belirten altı gün önce de bir tweet atmıştım. Orada da belirttiğim şekilde Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ece Üner adliyede verdiği ifadesinin ardından ayrıldı.

Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi partilerle gerçekleştirdiği kritik "çerçeve yasa" turunun ardından basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, "Asla genel af ya da şahsa özel af olmayacak" diyerek kırmızı çizgileri çekti ve yasanın Meclis tatile girmeden önce yasalaşmasını ümit ettiklerini belirtti

22.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı
Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında hazırlamayı planladığı "çerçeve yasa" öncesinde yürüttüğü liderler turunu tamamlayarak kameraların karşısına geçti.

İki gün boyunca MHP, DEM Parti, Yeni Yol Partisi, CHP, İYİ Parti ve AK Parti gruplarıyla yoğun bir diplomasi yürüten Kurtulmuş, yeni dönemin yol haritasına ilişkin hayati açıklamalarda bulundu.

"PKK'nın silah bırakmasıyla yeni bir dönem başladı"

Meclis'te gerçekleştirilen görüşmelerin son derece yapıcı ve nitelikli geçtiğini ifade eden TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin yarım asırlık terör kamburundan kurtulması için tarihi bir eşikte olunduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "PKK'nın silahları bırakması ile birlikte Türkiye açısından yeni bir süreç başlamıştır. Artık silahların tamamen geride bırakıldığı, demokrasinin ve sivil siyasetin tahkim edildiği bir döneme giriyoruz" dedi.

Kırmızı çizgiyi çekti: "Asla genel veya özel af olmayacak"

Kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve spekülasyonlara neden olan 'af' iddialarına son noktayı koyan Kurtulmuş, düzenlemenin içeriğine dair net bir sınır çizdi. Meclis Başkanı, "Bu yasal düzenleme geniş bir ittifakla olsun istiyoruz. Ancak şunun altını kalın çizgilerle çizmek isterim: Bu çalışma asla bir genel af ya da şahsa özel bir af niteliğinde olmamalıdır, olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin, terör örgütü üyelerinin silah bırakmasının ardından hukuki ve infaz şartlarını belirleyen müstakil ve geçici bir yasa olacağını kaydetti.

"Sorumluluk Meclis'teki partilerin üzerindedir"

Hazırlanacak yasal çerçevenin kapsayıcı ve kalıcı olması için tüm siyasi partilerin taşın altına elini koyması gerektiğini hatırlatan Numan Kurtulmuş, parlamentonun ortak iradesine vurgu yaptı. Görüşmelerde genel bir anlayış birliği müşahede ettiğini aktaran Kurtulmuş, şu sözlerle partilere çağrıda bulundu:

"Bu yasa konusundaki sorumluluk, doğrudan TBMM'de grubu bulunan ve temsil edilen tüm siyasi partilerin üzerindedir. Bütün partilerin katılımı ve katkısı ile bu sürecin yürütülmesi hayati önem taşıyor. Ortaya çıkacak metin, son derece nitelikli ve geleceğe yön veren bir çalışma olacak. Bu durum aynı zamanda Gazi Meclis'imizin demokratik gücünü ve kurumsal taşıyıcılığını tüm dünyaya bir kez daha gösterecektir."

Hedef Meclis tatile girmeden yasalaşması

Hükümetin ve parlamentonun takvimine ilişkin de bilgi veren Meclis Başkanı Kurtulmuş, zaman kaybetmeden adımların atılacağını sinyalini verdi.

Görüşmelerden elde edilen çıktıların hızlıca yasa taslağına dönüştürüleceğini belirten Kurtulmuş, "Ümit ve arzu ederiz ki, Meclis yaz tatiline girmeden evvel bu yasa genel kuruldan geçerek yasalaşmış olur. Böylece Türkiye için yepyeni ve temiz bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış olacağız" diyerek konuşmasını sonlandı yardı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.