logo
24 TEMMUZ 2026

Tek nefeste aşk: Mevlana

03.05.2007 00:00:00
 
Selçuk Üniversitesince (SÜ) düzenlenecek 7. Uluslararası Dil, Yazın ve Deyiş Bilim Sempozyumu'nda Mevlana'nın hayatı ve yaşadığı dönem ele alınacak SÜ Fen Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Abdullah Öztürk, 2007 Mevlana Yılı dolayısıyla 'Mevlana Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin de katkılarıyla 7. Uluslararası Dil, Yazın ve Deyiş Bilim Sempozyumunun düzenlendiğini belirtti. Sempozyumda yurt içi ve yurt dışından gelen bilim adamlarının Mevlana'yı anlatacağını kaydeden Öztürk, Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca ve Farsça olmak üzere toplam 173 bildiriyle Mevlana'nın hayatının ve yaşadığı dönemin ele alınacağını bildirdi. 5 Mayısa kadar sürecek olan sempozyuma Fransa, Belçika, Kanada, Tayvan, Azerbaycan, İran ve Gürcistan'dan bilim adamlarının katılacağını belirten Öztürk, şunları kaydetti: "Sempozyumun Mevlana'nın daha geniş kitlelere tanıtılması için önemli olduğunu düşünüyoruz. Üniversite olarak, Mevlana'yı daha geniş kitlelere duyurmak istiyoruz. Onun fikirleri günümüzde hala geçerliliğini koruyor." Mevlana Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler ise sempozyumda birçok akademisyenin bir araya geleceğini belirterek, yurt içi ve yurt dışındaki bilim adamlarının dil, yazın ve deyiş alanlarındaki çalışma ve araştırmalarını paylaşmayı planladıklarını bildirdi. Şimşekler, Mevlana ve ailesinin Konya'ya gelişinin yıldönümü dolayısıyla sempozyumun daha etkin ve anlamlı geçeceğini düşündüklerini kaydetti. Bu arada, Mevlana ve döneminin izlenimlerini anlatan "Tek Nefeste Aşk" heykel sergisi, karma resim ve seramik sergileri açılacağı bildirildi.

Güvenpark’ta 12. gün

Ankara'nın kalbinde emsal statü ve eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi başlatan er gaziler ve şehit ailelerinin direnişi bugün 12. gününe girdi. Siyasi partilerin destek ziyaretinde bulunduğu gaziler, "Mermi rütbe seçmedi, bürokrasi neden ayırıyor?" diyerek tepki gösterdi

24.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Güvenpark’ta 12. gün
Güvenpark’ta 12. gün
Türkiye'nin terörle mücadele tarihine isimlerini kanlarıyla yazan kahramanlar, haklarını aramak için günlerdir Ankara sokaklarında direniyor. Vatan savunmasında uzuvlarını kaybeden ancak rütbe farklılıkları nedeniyle alt kademeden maaş alan ve sosyal imkanlardan mahrum bırakılan er statüsündeki gaziler ile er şehit ailelerinin Ankara Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi bugün itibarıyla 12. gününü geride bıraktı.

Gece gündüz demeden meydanda nöbet tutan aileler ve gaziler, talepleri anayasal güvence altına alınana kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını açıkladı.

"Kurşun adres sormadı, rütbeye göre gazilik olmaz"

Eylemin sembolü haline gelen anlarda, bazı gaziler bürokratik engeller nedeniyle yenileyemedikleri protez bacaklarını çıkararak meydandaki betonların üzerine bıraktı. "Eşit statü, eşit özlük hakkı" sloganlarıyla seslerini duyurmaya çalışan Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri adına yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Biz bu vatan için gözümüzü kırpmadan kolumuzu, bacağımızı, sağlığımızı verdik. Cephede mermi rütbe seçmedi, hepimiz aynı siperde omuz omuza savaştık. Ancak eve döndüğümüzde bürokrasi bizi ayırdı. Subaya, astsubaya tanınan insanca yaşam hakları, protez destekleri ve lojman hakları biz er ve erbaşlara çok görülüyor. Biz sadaka değil, sadece ve sadece adalet ve eşitlik istiyoruz."

Muhalefetten Güvenpark'a destek ziyaretleri

Gazilerin 12 gündür sürdürdüğü bu onurlu direniş, Ankara siyasetinin de ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Son olarak muhalefet liderleri ve genel başkan yardımcıları Güvenpark'taki nöbet alanını ziyaret ederek gazilerin sesine ortak oldu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a sert bir çağrıda bulunarak, "Bu sorumluluk sizin, elinizi vicdanınıza koyun. Gazilerin bu yaşadığı eziyete ve hak aramaktan dolayı hissettikleri utanca son verin" dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu da alanı ziyaret ederek, "Bu kadar ağır bedeller ödemiş insanların devlet kapısında bekletilmesini kabul etmiyoruz. Bu durum siyaset kurumunun utancıdır" ifadeleriyle iktidarın terör politikalarındaki çelişkilere dikkat çekti.

Gazilerin çözüm bekleyen başlıca talepleri

Güvenpark'taki pankartlara ve dövizlere de yansıyan, er gazilerin acil çözüm bekleyen yapısal talepleri şu şekilde sıralanıyor:

Emsal Statü: Subay ve astsubay gazilerle er/erbaş gaziler arasındaki maaş ve özlük hakkı uçurumunun kapatılması.

Sağlık Hizmetleri: Kaliteli ortez ve protezlerin teminindeki ağır bürokratik engellerin kaldırılması ve Ankara dışındaki illerde de protez merkezlerinin açılması.

Sosyal Haklar: Şehit yakınları ve gaziler için lojman, istihdam ve insanca yaşayabilecekleri bir ekonomik refah payının güvenceye alınması.

Meclis'e sadece 800 metre mesafede devam eden bu tarihi oturma eylemi karşısında hükümet kanadının ve Aile Bakanlığı'nın nasıl bir adım atacağı kamuoyu tarafından dikkatle takip ediliyor.

Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:

Fatih Altaylı: "Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan pişmanlık duyuyorum"

24.07.2026 19:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı, "2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında gazeteci Fatih Altaylı ifade verdi. Haluk Levent isimli şahsı ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdığını söyleyen Altaylı, "Kendisiyle ilk tanışıklığım bu program vesilesiyle oldu. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisinin kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim.

Açıkçası kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak beliyordum. 2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında AHBAP'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" dedi.

"Güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir"



Altaylı "En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması hasebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum. Hatta bu konuda 'Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın' minvalinde yazılar kaleme aldım.

Bunun üzerine Haluk Levent benimle irtibatı kesti. Telefonlarıma cevap vermemeye başladı. Ben de bu süreçten sonra derneğin ve Haluk'un bağımsız kuruluşlarca denetlenmesini her platformda söylemeye devam ettim. Son olarak birkaç ay önce Haluk Levent'in tekrardan gündeme gelmesi ile bir yazı daha kaleme aldım. Bu yazıda internet sitende hesap vermiyorsun, acilen uluslararası kuruluşlarca denetlenmen gerekiyor diyerek İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdım. Bu yazıdan sonra Haluk Levent bana 'çok çok haklısın abim, 10 ay kadar önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim, sözüm söz bu mesaj da burada kalsın' şeklinde mesaj attı. Ben de kendisine bu iş böyle olmaz. Büyük denetim firmaları ile çalışmalısın. Her şeyi açık ve net bir şekilde yayınlamalısın dedim ve bundan bir süre sonra kendisi gözaltına alındı. Süreci bende herkes gibi medyadan takip ettim" ifadelerini kullandı.

"Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum"

6 Şubat depremlerinden sonra yüzyılın en büyük afetlerinden olması nedeniyle puslu bir hava olduğunu söyleyen Fatih Altaylı, "Herkes bir şeyin ucundan tutup birbirine yardım etme derdindeydi. Kayıplar o kadar çoktu ki insanlara yetişilemiyordu. Böyle bir ortamda bizde yardım eden herkese destekleyici ve elimizden geldiğince bu faaliyetleri duyurmaya çalışarak sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bunu da programlarımda defaatle dile getirdim. Daha sonra istenirse de programın kaydını da dosyanıza sunabilirim. Bir programda Kızılay'ın ya da AFAD'ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD'ı ve Kızılay'ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir.

Biz o dönem oluşan havada Ahbap'ı ve taşın altına elini sokan herkese vesile olmaya çalıştık. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Sadece yazılarımda ve Youtube videolarımda bu işin profesyonelce denetlenmesi gerektiğini ve denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundum.

Elimden gelen bu kadardı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent'in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur" dedi.
Fatih Altaylı ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

BTP’den Lozan mesajı

BTP, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünü resmi sosyal medya hesabından yayımladığı bir paylaşımla kutladı. Partinin açıklamasında Lozan, "Türkiye'nin tapu senedi" olarak nitelendirilirken, antlaşmanın Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini tüm dünyaya kabul ettirdiği vurgulandı

24.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
BTP’den Lozan mesajı
BTP’den Lozan mesajı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünü resmi sosyal medya hesabından yayımladığı bir paylaşımla kutladı. Partinin açıklamasında Lozan, "Türkiye'nin tapu senedi" olarak nitelendirilirken, antlaşmanın Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini tüm dünyaya kabul ettirdiği vurgulandı.

Paylaşımda, Lozan Antlaşması'nın Sevr'i hükümsüz kıldığı, kapitülasyonları kaldırdığı, milli egemenliği tescillediği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası hukukta yerini aldığı ifade edildi. Parti, antlaşmayı "büyük bir diplomasi başarısı" olarak tanımladı.

Lozan'ın ruhu ve tam bağımsızlık vurgusu

BTP açıklamasında, Lozan'ın gerçek ruhunun yalnızca sınırları korumakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Partinin görüşüne göre bu ruh; ekonomisiyle, üretimiyle, teknolojisiyle ve dış politikasıyla da tam bağımsız bir Türkiye inşa etmeyi gerektiriyor.

Paylaşımda ayrıca başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanları saygı, rahmet ve minnetle anıldı. Görselde tarihi fotoğraflar, Türk bayrağı ve "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Tapusu – Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümü Kutlu Olsun" ifadeleri yer alırken, partinin "İstikbal Biziz Biz Geleceğiz" sloganı da dikkat çekti.

BTP, Lozan'ı "milletimizin bağımsızlık iradesinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi" olarak niteleyerek yıl dönümünü resmi olarak kutlamış oldu.

BTP'nin mesajı şöyle:

"24 Temmuz 1923... Türkiye'nin tapu senedi Lozan'ın imzalandığı tarih.

Lozan Antlaşması; Türk milletinin bağımsızlığını, egemenliğini ve vatanının bölünmez bütünlüğünü tüm dünyaya kabul ettirdiği tarihî bir dönüm noktasıdır.

Sevr'i hükümsüz kılan Lozan; kapitülasyonların kaldırıldığı, milli egemenliğin tescillendiği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası hukukta yerini aldığı büyük bir diplomasi başarısıdır.

Bağımsız Türkiye Partisi olarak inanıyoruz ki Lozan'ın gerçek ruhu; yalnızca sınırlarını koruyan değil, ekonomisiyle, üretimiyle, teknolojisiyle ve dış politikasıyla da tam bağımsız bir Türkiye inşa etmektir.

Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

Lozan, milletimizin bağımsızlık iradesinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedidir."



Hüseyin Baş: 'Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve temsil heyetini saygı ve rahmetle anıyorum'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: 
 
"Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi olan Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü kutlu olsun.
 
Milletimize parçalanmış bir ülkeyi dayatan Sevr'i tarihin çöplüğüne atan; bağımsızlığımızı, egemenliğimizi ve Misak-ı Milli sınırlarımızı dünyaya kabul ettiren bu büyük diplomasi zaferi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundaki en önemli dönüm noktalarından biridir.
 
Bu zaferi mümkün kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve temsil heyetini saygı ve rahmetle anıyorum."


Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından yaptığı açıklamada, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümüne ilişkin, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor" dedi. Erdoğan YENİ Parti hakkında konuşmadı

24.07.2026 16:40:00
AA
 
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Bugün Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümü olduğunun anımsatılması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"6. seneyi devriyesiyle müşerref olduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni, hamdolsun yeniden ibadete açmak bize nasip oldu. Bundan dolayı da tabii çok çok mutluyuz. Üstat Necip Fazıl'la burada yapmış olduğumuz mitinglerde rahmetli, Ayasofya Camii Kebir'ini göstererek 'Ayasofya açılacak, Ayasofya bir gün açılacak.' derdi. Takdimini o zaman yapmak bana nasip olmuştu. Biz bırakın açmayı, onu şu anda alemi İslam'a kavuşturma şerefine nail olduk. Üstadın da o zaman söylemiş olduğu, gerçekten yüreğinden gelen o ifadeleri biz İslam alemine, hamdolsun kavuşturduk. Bundan dolayı da ayrıca mutluyuz."

Erdoğan, camide restorasyon ve renovasyon çalışmaları yapmaya devam ettiklerini belirterek, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor. Şu anda da onun mutluluğu içerisinde bizler gerçekten gururluyuz. Bu mabet mimari özellikleriyle olsun, dünyadaki konumuyla olsun çok çok farklı bir eser, çok çok farklı bir mabet. Bundan dolayı da alemi İslam'ın içinde Türkiye'nin lideri olarak bu süreci yaşamak bizlere nasip oldu. Bundan dolayı da Rabbimize hamdediyoruz. Tüm alemi İslam'a en kalbi selam, sevgi, saygılarımızı gönderiyoruz." ifadelerini kullandı.

"(NATO Zirvesi) geri dönüşler çok çok olumluydu"

Ankara'da gerçekleşen NATO Liderler Zirvesi'ne ilişkin geri dönüşlerin nasıl olduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Doğrusu geri dönüşler çok çok olumluydu. Sürekli gerek teşekkür telgrafları gerek telefonlar, bütün bunlarla beraber özellikle de o açılış gününde yaptığımız ikram, izzet bütün bunlar gelen misafirlerimizi hoşnut etti. Bundan dolayı da başta Donald Trump olmak üzere bütün liderler hakikaten çok farklı bir duygu içerisindeydiler. Bu duygularını da gerek yemekte gerek yemek sonrası, hatta eşleriyle gelenler eşimle birlikte yaptıkları defilede olsun, yemekte olsun onlar da mutluluklarını gerçekten çok farklı bir şekilde bizimle paylaştılar. Bu mutluluğu çifte yaşadık, bundan dolayı da ayrıca mutluyuz. Tabii 20 yıldan sonra İstanbul, arkadan bu Ankara'daki zirve her ikisi de bizler için ayrı bir zenginlik, ayrı bir mutluluk vesilesi oldu. Bütün gelen misafirlerimize NATO Liderler Zirvesi'nden sonra doğrusu ben de teşekkür etmeyi bir borç biliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda İspanya'nın şampiyon olması üzerine İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'i arayarak tebrik etmesi ve bu zaferin Gazze'de de coşkuyla karşılanmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, Sanchez'in dünya şampiyonu bir ülkenin başbakanı olarak mutluluk yaşamasının en doğal hakkı olduğunu ifade ederek, "İnşallah bizlere de böyle bir şampiyonluk nasip olur, biz de böyle bir dünya şampiyonluğunu yakalarız. İyi başladık ama sonu iyi gelmedi. Bundan sonra önümüzde Avrupa şampiyonlukları olabilir, tekrar dünya şampiyonlukları olabilir. Bu tür şeyleri yakalayabilirsek bu da Türkiye'ye çok çok yakışır. İnşallah biz de buna hazırız." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'ndan yeni açıklama: 'Yola çıktım'

Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in yeni parti açıklamasının ardından ilk kez sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Kılıçdaroğlu, toplumun unutulmuş kesimlerinin sorunlarını çözmek için yola çıktığını belirterek, "Benim siyaset anlayışım budur" dedi

24.07.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Kılıçdaroğlu'ndan yeni açıklama: 'Yola çıktım'
Kılıçdaroğlu'ndan yeni açıklama: 'Yola çıktım'
Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in yeni parti açıklamasının ardından ilk kez sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Kılıçdaroğlu, toplumun unutulmuş kesimlerinin sorunlarını çözmek için yola çıktığını belirterek, "Benim siyaset anlayışım budur" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in CHP'den ayrılarak yeni parti kuracağını açıklamasının ardından ilk kez sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı.

Kılıçdaroğlu'nun söz konusu açıklamasının tamamı ise şöyle:

"Benim görevim, toplumun sorunları yoğun ama unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmektir. Çöpten kâğıt toplayan insanların da, mesai saati gözetmeksizin tarlada alın teriyle geçimini sağlayan insanların da sorunlarını çözmek için yola çıktım. Benim siyaset anlayışım budur."

Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı

İstanbul Beşiktaş'ta, Çarşı taraftar oluşumu "Deplasman Kartalları" grubunun eski tribün lideri Kemal Ulhanlı'ya yolda yürüdüğü sırada silahlı saldırı düzenlendi. Yaralanan Uluhanlı hastaneye kaldırılırken, 7 şüpheli gözaltına alındı. Saldırıda kullanılan motosikletin Kağıthane'de bir sitenin otoparkında üzeri örtülü halde bulunduğu öğrenildi

24.07.2026 12:27:00
İHA
 
Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı
Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı
Olay, 10 Temmuz Cuma günü Beşiktaş Gayrettepe Mahallesi'nde saat 21.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Beşiktaş taraftar oluşumu Çarşı'nın "Deplasman Kartalları" adı verilen grubunun eski tribün lideri Kemal Ulhanlı, sokakta yürüdüğü esnada motosikletli iki kişi tarafından silahlı saldırıya uğradı. Saldırı sonucu Ulhanlı, 5 yerinden yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Uluhanlı, ambulansla Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesine kaldırıldı. Uluhanlı'nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Olay yerinde çalışmalarını sürdüren ekipler 3 adet boş kovan bulurken, ekiplerin ifadesine başvurduğu E.K. (15) silah seslerini duyduktan sonra siyah kıyafetli ve maskeli bir kişinin koşarak uzaklaştığını gördüğünü ifade etti.

Saldırıda kullanılan motosiklet bir sitenin otoparkında üzeri örtülü şekilde bulundu

Olayla ilgili çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği ekipleri, saldırıda kullanılan 34 FVP 162 plakalı motosikletin Kağıthane Yahya Kemal Mahallesi'ndeki bir sitenin otoparkında üzeri örtülmüş şekilde saklandığını tespit etti. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin motosiklet üzerinde yaptığı çalışmalarda Hamza T.'nin (19) parmak izi bulundu. Yürütülen çalışmalarda Hamza T.'nin motosikleti kullandığı, silahı ise Onur T.'nin ateşlediği belirlendi.

Şüphelilerin silahlı saldırının ardından ikinci bir motosiklet ve kiralık otomobille hareket ettiği belirlendi. Eren K.'nin (24) şüphelilerle birlikte hareket ederek diğer motosikleti kullandığı, Derya Ö.'nün (23), Nuran Ö. (25) tarafından kiralanan otomobille şüphelilerle birlikte saldırıda kullanılan motosikleti almaya gittiği tespit edildi. Öte yandan Abdulsamet K.'nin (22) motosikleti terk edildiği yerden aldığı, Eray Ç.'nin (23) ise motosikleti Mustafa K.'ye (26) verdiği tespit edildi.

7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

Cinayet Büro Amirliği ekipleri 15 Temmuz'da operasyon için düğmeye bastı. Operasyonda Eray Ç., Derya Ö., Nuran Ö., Eren K., Abdulsamet K., Mustafa K. ve Hamza T. yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden Mustafa K. ile Hamza T.'nin ifadelerinde, saldırıda silahı Onur T.'nin ateşlediği, motosikletin Hamza T. tarafından kullanıldığını ve saldırıyı organize edenin Fuat U. (25) olduğunu söyledikleri öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 7 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Kemal Ulhanlı'nın toplam 4 suç kaydının bulunduğu öğrenildi.

Ayrıca silahı ateşleyen Onur T.'nin 'kasten yaralama', 'kasten öldürmeye teşebbüs', 'mala zarar verme' ve 'ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlarından toplamda 23 suç kaydı olduğu öğrenilirken, Fuat U.'nun ise 'ateşli silahlar kanununa muhalefet', 'motosiklet hırsızlığı' ve 'uyuşturucu madde kullanmak' suçlarından toplam 6 suç kaydı olduğu tespit edildi. Tutuklanan şüphelilerden Abdulsamet K.'nin 7, Eray Ç.'nin 3, Eren K.'nin 6,, Mustafa K.'nin toplam 2 ve Hamza T.'nin 4 suç kaydı bulunduğu öğrenildi. Saldırıyı gerçekleştiren Onur T. ile olayın azmettiricisi olduğu değerlendirilen Fuat U.'nun yakalanmasına yönelik ekiplerin çalışmaları sürüyor.

Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek

Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek

24.07.2026 12:12:00 / Güncelleme: 24.07.2026 12:17:13
Haber Merkezi
 
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek.

CHP'de bir dönem sona erdi.

Mutlak butlan kararı sonrası yönetim krizinin yaşandığı CHP'de Özgür Özel ve arkadaşları istifa etti.

Özel dahil 91 milletvekilinin imzasıyla Yeni Parti'nin kuruluş dilekçesi hazırlandı.

Bu istifalarla birlikte Meclis'te sandalye dağılımı da değişecek.

Özel ve ekibinin istifa dilekçeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. Milletvekillerinin istifası Meclis Başkanlık Divanı incelemesi sonrası işleme konuluyor.

İstifalar kabul edildiğinde Meclis'teki sandalye dağılımında büyük bir değişim yaşanacak.

Meclis'te en fazla sandalye 277 milletvekili ile AK Parti'de bulunuyor.

AK Parti'yi takip eden CHP'nin 135 milletvekili bulunuyordu. Bu milletvekillerinden 91'inin istifasıyla bu sayı 44'e geriledi.

Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte Meclis'te en fazla sandalyesi bulunan ikinci parti Yeni Parti olacak.

'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında hareketli günler yaşanıyor. Aralarında Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 28 kişinin tutuklandığı süreçte, deprem döneminde derneğe destek veren ve bağış çağrısı yapan çok sayıda gazeteci, sanatçı ve ekran yüzü adliyeye çağrılıyor. Son olarak aralarında Fatih Altaylı, Şahan Gökbakar ve Hazal Kaya'nın da bulunduğu 6 ünlü isim daha ifadeye davet edildi

23.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen incelemeler kapsamında bugün 6 yeni ismin daha ifadesine başvurulacağı duyuruldu. Savcılığın talimatıyla adliyeye davet edilen yeni isimler şunlar oldu:

• Fatih Altaylı (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Şahan Gökbakar (Komedyen)

• Ruşen Çakır (Medyascope Yayın Yönetmeni)

• Hazal Kaya (Oyuncu)

• Özlem Gürses (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Fatih Koparan (Sosyal Medya Fenomeni)

Söz konusu isimlerin önümüzdeki günlerde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na giderek savcılığa beyanda bulunmaları bekleniyor.

Adliyeye giden ilk isim Fatih Portakal oldu: "Pişmanım"

Soruşturmanın bir önceki dalgasında ifadeye çağrılan ünlü gazeteci Fatih Portakal, bugün Çağlayan Adliyesi'ne gelerek "tanık" sıfatıyla ifade verdi. Adliye çıkışında samimi açıklamalarda bulunan Portakal, deprem dönemindeki yönlendirmelerinden dolayı kendisini suçlu hissettiğini belirtti.

Fatih Portakal savcılık ifadesinde ve sonrasındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"6 Şubat 2023 tarihlerindeki o zor şartlarda baktığımda evet, iyi bir dernek olarak görülüyordu. Ancak bugüne gelip baktığımızda ne yazık ki ortaya çıkan tablo çok üzücü. Bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım. Kendime kızıyorum, belki o dönem daha fazla sorgulayabilirdik. İyi niyetimizi sömürdüler."

Portakal ayrıca, dernek kurucusu Haluk Levent ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve kendisinin derneğe doğrudan bir bağışta bulunmadığını da sözlerine ekledi.

İlk gruptan kimler ifadeye çağrılmıştı?

Dün başlayan adli hareketlilikte, kamuoyunun yakından tanıdığı 5 ünlü ismin daha bilgi sahibi/tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar verilmişti:

• Ece Üner (Gazeteci / Sunucu)

• Gökhan Özoğuz (Müzisyen)

• Öykü Serter (Sunucu)

• Feyza Altun (Avukat)

• Fatih Portakal (Gazeteci)

Bu isimlerin, 2023 yılındaki büyük deprem felaketinin ardından AHBAP Derneği aracılığıyla yürütülen yardım toplama ve halkı yönlendirme süreçlerindeki rolleri, dernekle bir bağlarının ya da ticari ilişkilerinin olup olmadığı irdeleniyor.

Ünlüler neden ifadeye çağrılıyor?

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MASAK raporları doğrultusunda başlatılan ana soruşturmada, AHBAP Derneği çatısı altında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" iddiaları inceleniyor.

Ana suçlamalar ve iddialar ise şöyle:

6 Şubat depremlerinin ardından toplanan yüz milyonlarca liralık bağışların, dernek amacı doğrultusunda kullanılmak yerine bazı yöneticilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı öne sürülüyor.

MASAK raporlarında, toplanan yardımlardan ciddi tutarların yasal ve yasa dışı şans oyunları/bahis hesaplarına aktarılarak kaybedildiği, bu paralarla zincirleme tapu devirleri yapılarak mal varlığı aklandığı iddiaları yer alıyor.

Dernek kurucusu Haluk Levent ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur dahil olmak üzere toplam 28 şüpheli geçtiğimiz günlerde tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, derneğin mal varlıklarına ise tedbiren el konulmuştu.

Savcılık, kamuoyunda yüksek takipçili ve güvenilir olan bu gazeteci ve sanatçıların, halkı bu yapıya bağış yapmaya teşvik ederken ellerinde bir bilgi olup olmadığını veya süreçte organize bir yönlendirmenin parçası haline getirilip getirilmediklerini anlamak amacıyla ifadelerine başvuruyor.

AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'

Anayasa Mahkemesi, Sivas Katliamı davasında önemli bir karara imza attı. AYM, katliamda hayatını kaybeden isimlerin ailelerine tazminat ödenmesine hükmetti

23.07.2026 13:58:00
Haber Merkezi
 
AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'
AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'
Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar üzerine başlatılan yargısal sürecin "etkili bir biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği" iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulmuştu.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvuruyu bugünkü gündem toplantısında görüştü. Yüksek Mahkeme, ölenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruda oy birliğiyle, "yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine" karar verdi. Başvuruculara manevi tazminat ödenecek. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun oy birliğiyle aldığı kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.

Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı

Sakarya'nın Karadeniz'e kıyısı bulunan Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girişler tamamen yasaklandı

23.07.2026 12:44:00
İHA
 
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya çevresinde etkili olan olumsuz hava şartları, yüksek dalga ve ölümcül risk taşıyan rip akıntısı tehlikesi üzerine sahil ilçelerinde kırmızı alarm verildi.

Sabah saatlerinde Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde kaymakamlıklar tarafından peş peşe yasak kararları duyuruldu.

Can güvenliğinin sağlanması amacıyla sahillerde önlemler arttırıldı.

Bölgede görev yapan sahil güvenlik, cankurtaran ve zabıta ekipleri sahil şeridindeki denetimlerini artırarak vatandaşları sudan çıkardı ve denize girmemeleri yönünde uyarılarda bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.