logo
10 TEMMUZ 2026

Tekirdağ'da denizde kaybolan kadın aranıyor

Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesinde denize giren kadını bulmak için sabah saatlerinden itibaren arama kurtarma çalışmaları yeniden başladı

06.09.2025 17:37:00 / Güncelleme: 06.09.2025 17:39:56
İHA
 
Tekirdağ'da denizde kaybolan kadın aranıyor
Tekirdağ'da denizde kaybolan kadın aranıyor
Yeniçiftlik Mahallesi sahilinde dün denize giren 54 yaşındaki B.S. bir süre sonra gözden kayboldu.

İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilerek arama çalışması başlatıldı.



Gece ara verilen çalışmalara sabah saatlerinde yeniden başlayan Sahil Güvenlik ve İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şubesi dalgıçları, botlarla denizde ve kıyıya yakın bölgelerde arama yapıyor.



Olayı haber alarak sahile gelen yakınlarının bekleyişi ise sürüyor.

Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

10.07.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 1 milyar 37 milyon Türk lirası olan toplam 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Bakanlık tarafından operasyona ilişkin yapılan açıklamaya göre, Türkiye'ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen tır risk kriterleri doğrultusunda X-Ray tarama sistemine sevk edildi. Araçta gerçekleştirilen detaylı arama ve kontroller neticesinde, 450 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 526 kilogram 327 gram olan ve esrar olduğu değerlendirilen uyuşturucu madde ele geçirildi.



Yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir başka tır da, şüpheli bulunarak detaylı aramaya alındı. Yapılan arama ve kontrollerde 530 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 626 kilogram 944 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

2 operasyonda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar 37 milyon lira olduğu ifade edilen açıklamada olaylarda kullanılan ve el konulan tırların toplam piyasa değerinin 6,5 milyon Türk lirası olduğu belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Olaylarla ilgili tahkikatlar, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam etmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak; toplum sağlığını, gençlerimizi ve ülkemizin güvenliğini tehdit eden her türlü kaçakçılık faaliyetiyle mücadelemiz, gelişmiş teknolojik altyapımız, güçlü risk analiz sistemlerimiz ve Gümrükler Muhafaza ekiplerimizin kararlı çalışmalarıyla aralıksız devam etmektedir."

Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı

Ankara'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımını özendiren paylaşımlar yaptıkları belirlenen 119 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

10.07.2026 10:17:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı
Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı
Ankara'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımını özendiren paylaşımlar yaptıkları belirlenen 119 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 63 şüpheli yakalanırken, çok sayıda uyuşturucu madde, silah ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Başsavcılık koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen istihbari ve teknik çalışmalar sonucunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren yayınlar yaptıkları tespit edilen 119 şüpheli hakkında gözaltı ile ikametlerinde arama ve el koyma kararı verildi.

Operasyon kapsamında 63 şüpheli gözaltına alınırken, 26 şüphelinin farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlendi. Firari durumdaki 30 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 88,20 gram metamfetamin, 57,90 gram bonzai, 12,10 gram esrar, 209 adet sentetik ecza, uyuşturucudan elde edildiği değerlendirilen 38 bin TL ile 250 euro, 1 adet hassas terazi, 2 adet esrar öğütücü aparat, 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 1 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet şarjör, 28 adet tabanca fişeği, 1 adet kuru sıkı tabanca ile bir miktar uyuşturucu madde paketleme materyali ele geçirildi.

Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü bildirildi.

Trafikte selektör terörüne hapis şoku

Yargıtay’dan emsal karar! Yol istemek veya uyarmak amacıyla arkadan sıkıştırıp peş peşe selektör yapanlara TCK 123 uyarınca 1 yıla kadar hapis cezası verilebilecek

09.07.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Trafikte selektör terörüne hapis şoku
Trafikte selektör terörüne hapis şoku
Trafikte sürücülerin en çok maruz kaldığı psikolojik şiddet ve taciz yöntemlerinden biri olan "ısrarlı selektör" eylemi artık sadece bir trafik kuralı ihlali sayılmayacak. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, trafikte takip mesafesini tehlikeli biçimde azaltarak öndeki araca peş peşe selektör yapmayı doğrudan adli bir suç olarak kabul etti. Alınan emsal kararla birlikte, bu davranışı sergileyen magandalar ceza mahkemelerinde yargılanarak hapis cezası alma riskiyle karşı karşıya kalacak.

1 yıla kadar hapis istenebilecek

Yüksek mahkemenin kararına göre, direksiyon başında selektör kolunu adeta bir taciz silahı gibi kullananların bu eylemi, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 123. maddesinde düzenlenen "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçu kapsamında değerlendirilecek. İlgili kanun maddesi uyarınca, trafikte diğer sürücüleri psikolojik baskı altına alıp huzurunu kaçıran kişiler hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle kamu davası açılabilecek.

"Tek sefer" yasal, "ısrar ve sıkıştırma" suç

Türkiye'deki trafik alışkanlıklarında selektör kolu genellikle sol şeritte yol talep etmek ya da karşı tarafı olası bir tehlikeye karşı uyarmak için kullanılıyor.

Uzmanlar, yol istemek ya da bir tehlikeyi haber vermek amacıyla anlık olarak sadece tek bir sefer selektör yapılmasının gerekli olduğunu, öndeki sürücü reaksiyon göstermediğinde takip mesafesini sıfırlamak, peş peşe ve ısrarlı şekilde selektör yağmuruna devam ederek sürücüyü taciz etmek olduğunu söylüyor.

Panik ve kazalara zemin hazırlıyor

Yargıtay'ın bu kararı almasındaki en büyük etkenlerden biri, arkadan yapılan yoğun selektör baskısının öndeki sürücüde panik ve telaşa yol açmasıdır. Özellikle acemi veya heyecanlı sürücüler bu baskı altında direksiyon hakimiyetini kaybederek ölümcül kazalara sebebiyet verebiliyor. Eylem sadece huzur bozmakla kalmayıp can güvenliğini de açıkça tehdit ettiği için ceza hukuku kapsamına alınmış durumda.

Hukukçular, trafikte bu tarz bir selektör terörüne maruz kalan sürücülerin araç kameraları veya telefon kayıtlarıyla birlikte doğrudan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunabileceğini belirtiyor.

Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti

Kırklareli'de annesinden boşanan babasının silahlı saldırısına uğrayan 4 yaşındaki Öykü K., tedavi gördüğü Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Çocuk parkında yaşanan silahlı saldırıda anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle acı ikiye katlandı

09.07.2026 21:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Olay, Kırklareli'nin Demirtaş Mahallesi'ndeki bir çocuk parkında meydana geldi. 26 yaşındaki Çisem Çalkantı., 4 yaşındaki kızı Öykü K. ile parkta bulunduğu sırada bir süre önce boşandığı eski eşi Y.K. ile karşılaştı. İddiaya göre Y.K., yanında bulunan tabancayla eski eşine ve kızına peş peşe ateş açtıktan sonra olay yerinden kaçtı.

Silahlı saldırıda ağır yaralanan anne ile kızı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Çisem Çalkantı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Durumu ağır olan Öykü K. ise ileri tedavi amacıyla Edirne'deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Yoğun bakım ünitesinde günlerdir yaşam mücadelesi veren 4 yaşındaki Öykü K. da doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Böylece çocuk parkında başlayan silahlı saldırı, anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle çifte acıya dönüştü.

Anne Çisem Çalkantı'nın cenazesi, Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesine bağlı Yenice köyünde toprağa verildi. Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 4 yaşındaki Öykü K.'nın da köye getirileceği ve annesinin yanına defnedileceği öğrenildi.

Saldırının ardından olay yerinden kaçan şüpheli Y.K. ise daha sonra boş bir arazide ölü bulundu. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor.

Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor

Kamu bankalarının 14 milyar lirayı aşan devasa reklam bütçesi, reyting gözetmeksizin sadece iktidar medyasının kasasına akıtıldı. Muhalif ekranlara "sıfır saniye" reklam hakkı tanınırken, halkın kaynakları tek renkli bir medyayı fonlamak için adeta seferber edildi

09.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu bankaları ve kuruluşlarının ticari ilan ve reklam harcamaları son üç yılda rekor seviyelere ulaşırken, milyarlarca liralık dev bütçenin televizyon kanallarına dağılımındaki adaletsizlik bağımsız izleme raporlarıyla bir kez daha gözler önüne serildi.

Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıfbank başta olmak üzere kamu kurumlarının reklam pastasında aslan payını hükümete yakınlığıyla bilinen medya grupları alırken, muhalif ve eleştirel yayın çizgisine sahip televizyon kanalları son üç yılda da kamu reklamlarında "sıfır" saniye ile adeta görünmez kılındı.

Üç yılda 14 milyar lirayı aşan harcama dudak uçuklattı

Finansal raporlar ve meclis denetim komisyonlarına yansıyan verilere göre, kamu bankalarının reklam ve ilan harcamaları enflasyon ve artan saniye tarifeleriyle her yıl katlanarak büyüdü. Üç büyük kamu bankasının (Halkbank, Ziraat Bankası, Vakıfbank) 2024 yılındaki toplam reklam harcaması 5 milyar 100 milyon TL seviyesinde gerçekleşmişken, bu rakam 2025 yılında tarihi bir sıçramayla 7 milyar 716 milyon 535 bin TL'ye yükseldi.

İçinde bulunduğumuz 2026 yılının yalnızca ilk üç ayında (Ocak-Mart) Vakıfbank 613 milyon 254 bin TL, Halkbank ise 451 milyon 920 bin TL reklam bütçesi harcayarak yılın ilk çeyreğinde 1 milyar liralık sınırı hızla aştı. 2026 yılı genelinde toplam kamu reklam yatırımlarının 10 milyar TL barajını çoktan geride bırakacağı öngörülüyor.

Hangi ekran ne kadar gelir elde etti?

Kamu bankaları ve diğer dev kamu iştirakleri (Turkcell, Türk Telekom) reklam dağıtımında kurum bazlı resmi ve net dökümleri kamuoyuna açıklamaktan kaçınsa da bağımsız medya takip ajanslarının saniye/süre analizleri ve harcanan milyarlık bütçelerin oranlamaları, kanalların kasasına giren tahmini tutarları net biçimde ortaya koyuyor:

En büyük gelir payını Turkuvaz Medya Grubu (ATV ve A Haber) elde etti. Kamu ilanları ve banka reklam kuşağı sürelerinin yaklaşık yüzde 35 ile 40'ını tek başına kapatan bu gruba, 2025 yılındaki 7,7 milyar liralık banka bütçesinden ve diğer kamu iştiraklerinden tahmini 2,8 milyar TL ile 3,2 milyar TL arasında doğrudan nakit akışı sağlandı.

İkinci büyük gelir odağını ise Kanal 7, Ülke TV, 24 TV, TVNET ve Akit TV gibi hükümete tam destek veren yayın organları oluşturdu. Reyting listelerinde geride kalmalarına rağmen yüz binlerce saniyelik kamu reklam kuşağı satın almalarıyla desteklenen bu kanalların, son üç yıllık bütçelerden yıllık ortalama 2,2 milyar TL ile 2,5 milyar TL arasında değişen bir gelir payını paylaştığı hesaplanıyor.

TRT Grubu ise kamu yayıncısı olmasına rağmen ticari nitelikteki kamu bankası ve kamu şirketi reklamlarından muazzam paylar almaya devam etti. TRT 1 ve TRT Haber başta olmak üzere grubun tüm kanallarına son üç yılda aktarılan tahmini ticari kamu reklamı tutarı yıllık ortalama 1 milyar TL civarında seyretti.

Merkez akım çizgide konumlanan ve yayınlarında ekonomi-siyaset dengesini korumaya çalışan CNN Türk ve NTV gibi haber kanalları da düzenli reklam kuşaklarıyla pastadan mahrum kalmadı. Bu kanalların bulunduğu segment, kamu reklam bütçelerinden yıllık tahmini 1,2 milyar TL seviyesinde gelir üretti.

Muhalif ekranlara "sıfır" çekildi: Ayrımcılık belgelendi

RTÜK'ün listelerinde yer alan ve izlenme oranlarında (reyting) çoğunlukla ilk sıralarda pay sahibi olan Halk TV, Sözcü TV, Tele1 (kapatıldı), KRT, Meltem TV ve TV5 gibi eleştirel yayın organları için ise durum tamamen farklı bir boyutta seyrediyor. Medya izleme raporlarına göre, üç kamu bankasının ve kamu gücünü arkasına alan markaların bu kanallarda yayımlanan reklam süresi tam olarak "0" (sıfır) saniye oldu. Milyarlarca liralık halk kaynağının tek bir kuruşu dahi bu kanalların kasasına girmedi.

Haber merkezlerinin televizyon ekranlarında sıkça gördüğü ve bakanlıklarca hazırlanan bilgilendirici videolar ise "Kamu Spotu" statüsünde olup, mevzuat gereği kanallarda tamamen ücretsiz yayınlanıyor. Bu durum, kamu spotu adı altında muhalif kanalların ekranlarının bedelsiz kullanılırken, gelir getiren milyarlık ticari reklam bütçelerinin ise sadece belirli yayın organlarını finanse etmek için bir enstrüman olarak kullanıldığı eleştirilerini haklı çıkarıyor.

NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı

Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen zirvede, ittifak liderlerine sunulan resmi gala yemeği Türk mutfağının köklü mirasını çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturdu

09.07.2026 16:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, ittifak liderleri için 7 Temmuz 2026 Salı akşamı verilen resmi gala yemeği iki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı.

İttifakın 32 üye ülkesinin liderleri, davetli devlet başkanları ve üst düzey heyetlerin ağırlandığı zirvede; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de aralarında bulunduğu liderlere Türk mutfağının köklü mirasını yansıtan özel bir gala menüsü sunuldu.

Sunulan menü, Anadolu'nun bölgesel ürün çeşitliliğini, yerel üreticilerle kurulan iş birliklerini ve Türk mutfağının köklü hafızasını merkeze aldı. Geleneksel Türk lezzetleri, çağdaş teknikler ve zarif sunumlarla yeniden yorumlanarak konuklara takdim edildi.

Türk mutfağını liderler masasında temsil etmek

Türk mutfağını uluslararası alanda temsil etmeyi kariyerinin merkezine alan Şef Fatih Tutak, 36. NATO Liderler Zirvesi'nin resmi gala yemeğinde Türkiye'nin gastronomi mirasını dünya liderleriyle buluşturdu. Haftalar süren hazırlık sürecinin ardından oluşturulan menü, geleneksel Türk mutfağının karakterini çağdaş bir teknik anlayışla bir araya getirdi. Ürün seçiminden tabakların kurgusuna kadar her aşamayı bizzat yöneten Tutak, menüyü mevsimsellik, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hazırladı.

Menüde kullanılan ürünlerin önemli bir bölümü Türkiye'nin farklı bölgelerindeki üreticilerden tedarik edildi. Böylece gala yemeği, yalnızca resmî bir davet menüsü olmanın ötesine geçerek Türkiye'nin ürün çeşitliliğini, mutfak kültürünü ve üretici emeğini temsil eden bir gastronomi anlatısına dönüştü.

Gala Menüsü: Taş fırında pide, Trabzon tereyağı, Hizan kara kovan balı, zeytinyağlı sebze bayıldı, yanık Denizli yoğurdu, deniz levreği, tarama, Urla sakız enginarı, Tokat asma yaprağı, kuzu göbeği mantarlı firik bulguru, dana kaburga tandır, yanık Trabzon tereyağı, patlıcan, mantı, tütsülenmiş ayaş domates salçası, milk baklava, Antep fıstığı köpüğü, bergamot, Maraş dondurması.

Şef Fatih Tutak, gala yemeğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

"Böylesine özel bir sofrada Türk mutfağını temsil etmek bizim için büyük bir onurdu. Bu menüde Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen ürünleri, üretici emeğini ve mutfak hafızamızı çağdaş bir dille anlatmak istedik. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşmanın bir parçası olmak bizim için çok değerliydi."

Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda ve dijital platformlarda kişisel verilerin korunması için yeni bir adım attı. 81 ile gönderilen 10 maddelik resmi yazıyla, internet sitelerinden sosyal medya hesaplarına kadar tüm paylaşımlar mercek altına alındı

09.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrenci, veli, öğretmen ve personelin dijital güvenliğini sağlamak amacıyla radikal kararlar aldı. Merkez ve taşra teşkilatları ile tüm eğitim kurumlarına gönderilen resmi yazıyla, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında çok sıkı tedbirlerin hayata geçirilmesi istendi. Yeni kurallara göre, görev ve hizmet sınırlarını aşan, gereğinden fazla veri toplama dönemine tamamen kilit vuruluyor.

Yeni dönemin en dikkat çekici kuralı, geçmişe dönük dijital temizlik kararı oldu. Okul, kurum ve birimlere ait internet siteleri ile sosyal medya hesapları baştan aşağı gözden geçirilecek. Bu platformlarda daha önce yayımlanmış olan ve kişisel veri içeren her türlü liste, belge, fotoğraf, video, duyuru ve dosya kamuya açık erişimden derhal kaldırılacak.

Bakanlığın kesin yasağıyla birlikte artık okul sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında öğrenci sınıf listeleri, öğrenci numaraları, T.C. kimlik numaraları, sınav listeleri, devamsızlık ve başarı bilgileri paylaşılmayacak. Aynı şekilde sağlık ve disiplin bilgileri, veli bilgileri, personel iletişim bilgileri ile öğrenci ve personele ait fotoğraf ve videolar da kamuya açık şekilde yayımlanamayacak. Duyuru ve paylaşımlarda sadece kişisel veri içermeyen yeni yöntemler tercih edilecek.

Eğitim öğretim faaliyetleri sırasında fotoğraf ve video çekimi yapılması gereken zorunlu durumlarda ise kurallar tamamen değişti. Çekim ve paylaşım yapılmadan önce, bu işlemin amacı, paylaşılacağı ortam, verinin saklanma süresi ve bu görsellere kimlerin erişebileceği önceden net bir şekilde belirlenmek zorunda olacak. Özellikle öğrencilere ait görüntülerin paylaşımında maksimum hassasiyet gösterilecek.

Bakanlık, siber güvenliği tehdit eden unsurlara karşı da çok sert yaptırımlar getirdi. MEB sistemlerine erişim sağlayan kullanıcı adı, parola ve doğrulama kodları hiçbir şekilde üçüncü taraflarla paylaşılmayacak. Sistem üzerinden yetkisiz şekilde toplu veri alma, veri aktarma amacıyla kullanılan bot, makro, otomasyon araçları, tarayıcı eklentileri ve yetkisiz üçüncü parti yazılımlar tamamen yasaklandı. Bu kuralları ihlal eden, şifresini paylaşan veya yetkisiz yazılım kullanan personel hakkında idari ve hukuki süreçler anında işletilecek.

Herhangi bir kişisel veri ihlali, yanlış kişiye veri gönderimi, şüpheli yazılım kullanımı veya web sitesinde veri yayımlanması durumunda, durumun vakit kaybetmeksizin okul yöneticisine ve bağlı bulunulan birime bildirilmesi gerekecek. Sürecin sorunsuz yürütülmesi için okul yöneticileri, öğretmenler ve ilgili personel, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliği farkındalık eğitimlerine katılmaya teşvik edilecek.

Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 4'üncü gün

Bolu'da görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın "rüşvet" ve "irtikap" suçlamalarıyla yargılandığı davanın 4'üncü gün oturumu başladı

09.07.2026 11:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 4'üncü gün
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 4'üncü gün
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede sanıklar hakkında "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Yasası'na muhalefet" suçlamaları yöneltildi.

Sanık ve taraf sayısının fazla olması nedeniyle duruşma, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Kapalı Spor Salonu'nda yapılıyor. Duruşma öncesinde salon çevresinde polis ekipleri tarafından geniş güvenlik önlemi alındı. Girişlerde detaylı arama yapılırken, sanıkların salona alınmasının ardından 4'üncü gün oturumu başladı.

Önceki oturumda savunmalar alındı

Davanın önceki oturumlarında, tutuklu sanıklar Tanju Özcan ve BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız ile tutuksuz sanıklar Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in olay bazlı savunmaları dinlendi.

Ayrıca mağdur ve müştekilerden müteahhit Cenk Erşebetçi, Halis Volkan Akıncı, BİM A.Ş. Mağaza Geliştirme Müdürü Saffet Karadağ, Nuhmar ve 1N Market Genel Müdürü Harun Reşit Kayar ile 21 kurban bağışı mağduru beyanda bulundu. Beyanda bulunan kişilerin sanıklardan şikayetçi olmadıklarını söyledikleri öğrenildi.

Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis talebi

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi ayrı ayrı değerlendirildi. Özcan hakkında 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında 5 kez "icbar suretiyle irtikap" ve 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçlarından 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası talep edildi. BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız hakkında ise çeşitli suçlardan 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

6 sanık tutuklu

Dosya kapsamında, görevinden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Pazarcılar ve Manavlar Esnaf Odası Başkanı ile Bolu Köroğlu Kredi, Esnaf ve Kefalet Odası Başkanı Mustafa Altındal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal tutuklu yargılanıyor. Soruşturma kapsamında 10 Nisan'da tutuklanan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in ise mahkeme kararıyla 11 Mayıs'ta tahliye edildiği belirtildi. Mahkeme heyetinin 4. gün oturumunda mağdur ve müşteki beyanlarını almaya devam etmesi bekleniyor.

Nüfusumuz alarm veriyor

TÜİK, "Dünya Nüfus Günü 2026" bültenini yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18. sırada yer alırken; doğurganlık hızı, çocuk ve genç nüfus oranlarında küresel ortalamanın gerisinde kaldı

09.07.2026 11:23:00
Haber Merkezi
 
Nüfusumuz alarm veriyor
Nüfusumuz alarm veriyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Birleşmiş Milletler (BM) nüfus tahminlerini temel alarak hazırladığı Dünya Nüfus Günü 2026 raporunu yayımladı. Rapor, Türkiye'nin demografik yapısındaki hızlı yaşlanmayı ve nüfus yenilenme eşiğindeki düşüşü gözler önüne serdi. Ülkedeki çocuk ve genç nüfus oranları ile kadın başına düşen doğurganlık hızı, net bir şekilde dünya ortalamasının altında kaldı.


Doğurganlık hızında kritik gerileme


Küresel ölçekte nüfus dinamiklerini sarsan en çarpıcı veri doğurganlık hızında yaşandı. TÜİK verilerine göre, dünya geneli doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk iken Türkiye'nin doğurganlık hızı kadın başına 1,42 çocuk olarak hesaplandı.

Türkiye'nin toplam doğurganlık hızı, hem küresel ortalamanın hem de nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,10 eşiğinin çok altında gerçekleşti. Türkiye bu oranla dünya ortalamasını yakalayamasa da birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinin üzerinde yer aldı.


Çocuk ve genç nüfus oranları alarm veriyor


Yıllarca "genç ve dinamik nüfusuyla" övünen Türkiye'de, genç kuşakların toplam nüfus içindeki payı eriyor. Dünya ve Türkiye kıyaslamasında öne çıkan oranlar şu şekilde paylaşıldı:

Çocuk Nüfus Oranı (0-14 Yaş): Dünya genelinde bu oran yüzde 29,3 iken, Türkiye'de yüzde 24,8 seviyesinde kaldı.

Genç Nüfus Oranı (15-24 Yaş): Dünya ortalaması yüzde 15,6 olarak ölçülürken, Türkiye yüzde 14,8 ile bu eşiğin altında konumlandı.

Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranları dünya ortalamasının altında kalsa da AB üyesi 27 ülkenin tamamından daha yüksek bir performans göstermeye devam etti.


Yaşlı nüfus oranı ilk kez dünya ortalamasını geçti


Gençleşme hızının yavaşlamasına paralel olarak, Türkiye'deki yaşlı nüfus da (65 yaş ve üzeri) hızla tırmanışa geçti. Dünya genelinde yaşlı nüfus oranı yüzde 10,4 olarak hesaplanırken, Türkiye'de bu oran yüzde 11,1'e yükselerek dünya ortalamasını geride bıraktı.


Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada


BM verilerine göre, dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı.

Dünyanın en kalabalık ülkesi 1 milyar 463 milyon kişiyle Hindistan oldu. Hindistan'ı 1 milyar 416 milyonla Çin, 347 milyonla ABD takip etti.

Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yüzde 1,0'ını oluşturarak 194 ülke arasında 18. sırada yer aldı.


Doğuşta beklenen yaşam süresi dünyayı geçti


Rapordaki olumlu göstergelerden biri ise yaşam süresi oldu. Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi, küresel ortalamanın üzerinde seyretti. Erkeklerde dünya ortalaması 70,9 yıl iken Türkiye'de 75,5 yıl; kadınlarda ise dünya ortalaması 76,2 yıl iken Türkiye'de 80,7 yıl olarak kayıtlara geçti.

Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!

Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor

08.07.2026 20:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor. Akdeniz Üniversitesi'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Fatih A.'nın, "Amerikan borsasında yüksek kazanç" vaadiyle aralarında ünlü profesör ve cerrahların da bulunduğu çok sayıda sağlık çalışanını yaklaşık 225 milyon lira dolandırarak Paris'e kaçtığı iddia edildi.

Skandalın büyümesi üzerine Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'nden jet hızıyla açıklama geldi: "Olay kurumsal değil, bireysel çıkar ilişkisidir."

"Siz iş yoğunluğundan anlamazsınız" diyerek tuzağa çekti



Edinilen bilgilere göre, üniversitede uzun yıllar anestezi teknikeri olarak çalıştıktan sonra akademik başarılarıyla öğretim görevliliğine kadar yükselen ve çevreye büyük güven veren Fatih A., kendi geliştirdiği bir borsa algoritması ve mobil aplikasyon olduğunu öne sürdü.

Şüpheli, sağlık çalışanlarına "Paranız enflasyonda erimesin. Gece işleyen döviz bazlı ABD borsası var. Siz yoğunluktan yapamazsınız, bu robot yazılım hiç kaybettirmiyor" diyerek milyonlarca lira ve döviz topladı.

Evinin tapusunu bile üzerine yaptırdı!

Vurgunun boyutu şikayetçi ifadeleriyle ortaya çıktı. Yatırım amacıyla sisteme dahil olan bazı hekimlerin yüksek kazanç hırsıyla bankalardan yüklü miktarda kredi çektiği veya evlerini ipotek ettirdiği öğrenildi. Mağdurlar arasında yer alan bir profesörün ise bürokratik işlemlerin uzun sürmemesi gerekçesiyle yeni satın aldığı gayrimenkulün tapusunu doğrudan şüpheli Fatih A.'nın üzerine tescil ettirdiği iddia edildi. Sisteme aktarılan paraların ardından Fatih A.'nın bir anda tüm sosyal medya hesaplarını kapatarak sırra kadem bastığı belirtildi.

Firari hoca Paris'te, eşi gözaltında!

Dolandırıldıklarını anlayan hekimlerin şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "Nitelikli Dolandırıcılık" suçlamasıyla geniş çaplı soruşturma başlatıldı. İlk belirlemelere göre şüphelinin, topladığı nakit paralar ve üzerine geçirdiği gayrimenkullerle birlikte Fransa'nın başkenti Paris'e kaçtığı tespit edildi ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, şüphelinin Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli eşi F.A. gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen F.A., olayla bir ilgisi olmadığını iddia etmesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Akdeniz Üniversitesi'nden dolandırıcılık iddialarına ilişkin açıklama



Akdeniz Üniversitesi, bir öğretim görevlisinin geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili, konunun bireysel ilişkilere dayandığını ve gerekli idari ve hukuki işlemlerin sürdüğünü açıkladı.

Akdeniz Üniversitesi, bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yapan Fatih A.'nın geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili açıklama yaptı. Rektörlüğün sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların Akdeniz Üniversitesinin kurumsal yapısıyla değil, kişiler arasındaki çıkar ilişkileriyle ilgili olduğu belirtildi. Haberlere konu sürecin yalnızca üniversiteyle sınırlı olmadığı, farklı sağlık kuruluşlarından isimleri de kapsadığının anlaşıldığı ifade edilen açıklamada, "İddiaların mevcut yönetim dönemiyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır" denildi.

Açıklamada, iddiaların daha önce başlayan bireysel ilişkilere dayandığı kaydedilerek, konunun adli makamlarca yürütüldüğü, üniversitenin de görev alanı çerçevesinde gerekli idari ve hukuki işlemleri sürdürdüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.