logo
29 TEMMUZ 2026

Tepeden tırnağa

26.04.2005 00:00:00
 
Gümrük Müsteşarlığı'ndan sonra Maliye Bakanlığı'nın da hafif ticari araçları binek sınıfına sokup vergiyi artırmak istemesine bir öneri de Ankaralı esnaftan geldi "At ve eşşeklerden de yürüme vergisi alın!.."

Ankara Ticaret Odası (ATO) yetkilileri, Gümrük Müsteşarlığı tarafından hafif ticari araçların, "binek'' otomobillerin yer aldığı gümrük tarifesine sokulmasının ardından, Maliye Bakanlığı'nın da bu araçların vergilerini artırma yönünde hazırlık yapmasına tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada, bu düzenlemeyi "Acemi tilki kurnazlığı'' olarak niteleyen ATO yetkilileri, yürüyen her şeyin vergileri arttırılarak devlet işlerinin yürütülmeye çalışıldığını savundu. Yetkililer, "oldu olacak bisiklet, kamyonet, kamyon, otobüs ve minibüsler de binek sınıfına sokulsun'' derken, böylece Türkiye'nin "tek tip sosyalist devlet ekonomisine kavuşmuş olacağını'' kaydetti. Atların ve eşeklerin de binek kabul edilerek vergi kapsamına alınmasını isteyen yetkililer, "sapa, samana, arpaya benzin vergisi de konulsun" diyerek aşırı orandaki vergilere tepki gösterdi.

Yürüyene değil uçanlara bakın

Yürüyen her şeyin vergilerini artırmak yerine devlet adına yapılan yurtdışı seyahatlere bir çeki düzen getirilmesi gerektiğini dile getiren ATO yetkilileri, "2004 yılında dış gezilerin faturası 42.5 milyon dolara çıktı. 2003 yılına göre bu rakam 4 milyon dolar arttı. Yürüyenlere değil, uçanlara bakın'' diye konuştu. Maliye Bakanlığı'nın hafif ticari araçlardaki vergileri artırma yoluna gitmesi halinde yoğun şekilde dava açmaya hazırlandıklarını bildiren yetkililer, "bugünden söylüyorum. Kızmasınlar, alınmasınlar. Çok sayıda dava açar, yürütmeyi durdurma isteriz. Anayasa Mahkemesine kadar gideriz'' dedi.

Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı

Türkiye'nin gözde turizm ve doğa merkezleri Antalya ve Muğla, peş peşe çıkan orman yangınlarıyla sarsılıyor. Kaş'ta iki gündür sarp arazide süren yangınla mücadele zor şartlarda devam ederken, Fethiye'deki alevler söndürüldü; son olarak Seydikemer'de ziraat alanında başlayıp ormana sıçrayan yangın nedeniyle ilçe devlet hastanesi tahliye edilerek Fethiye-Antalya kara yolu trafiğe kapatıldı

29.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Muğla'nın Seydikemer ilçesi Bayır Mahallesi yakınlarında ziraat alanında başlayan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla ormanlık alana sıçradı. Alevlerin yerleşim yerlerini ve kamu binalarını tehdit etmesi üzerine bölgede acil durum alarmı verildi.

Yangın bölgesine yakın mesafede bulunan Seydikemer Devlet Hastanesi'nin yoğun bakım ve palyatif bakım bölümleri tedbir amacıyla tamamen boşaltıldı. Ayrıca alevlerin tehdit ettiği 43 haneden 65 vatandaş tahliye edilirken, bölgedeki 3 boş evin yandığı bildirildi.

Yangının neden olduğu yoğun duman ve güvenlik riskleri sebebiyle Fethiye-Seydikemer-Antalya kara yolu sivil araç trafiğine geçici olarak kapatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "orman dışı alandan sıçradı" olarak duyurduğu yangına; 5 uçak, 18 helikopter, 93 arazöz, 3 TOMA ve toplam 835 personelle havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediliyor.



Kaş'ta arazi şartları çalışmaları güçleştiriyor

Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Üzümlü Mahallesi'nde dün sabaha karşı başlayan orman yangını ise ikinci gününde de etkisini sürdürüyor. Yangının sarp, eğimli ve kayalık bir arazi yapısında yayılması kara ekiplerinin müdahalesini büyük ölçüde zorlaştırıyor.

Gece boyunca sarp kayalıklarda yangın işçileriyle yürütülen karadan mücadeleye, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte helikopter ve uçaklar yeniden havadan destek vermeye başladı. Antalya genelinde son iki günde çıkan diğer yangınlardan Demre ve Kumluca'daki alevler ise ekiplerin hızlı müdahalesiyle kontrol altına alınarak soğutma çalışmalarına geçildi.

Fethiye'den sevindirici haber geldi

Muğla'nın Fethiye ilçesi Çiftlik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda çıkan yangın ise yüreklere su serpti. Şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen ve yerleşim alan sınırlarına dayanan alevler, Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin çok sayıda arazöz, uçak ve helikopterle gerçekleştirdiği yoğun koordineli operasyon sayesinde tamamen söndürüldü. Bölgede geniş çaplı soğutma çalışmaları yürütülüyor.

Meteoroloji ve Tarım ve Orman Bakanlığı, bölgedeki şiddetli rüzgar ve düşük nem oranına karşı vatandaşları ve ekipleri yeni risklere karşı teyakkuzda olmaya çağırdı.

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi. 4 anlaşmanın ardından törenin sona erdiğinin açıklanması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, beşinci anlaşmayı hatırlatarak sürece müdahale etti. Kriz, Kalkınma Yolu Anlaşmasını Irak Ulaştırma Bakanı'nın imzalamaması nedeniyle yaşandı

29.07.2026 13:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin ortak basın toplantısı öncesinde düzenlenen imza töreninde dikkat çeken bir protokol krizi yaşandı.
Dört anlaşmanın imzalanmasının ardından sunucu tarafından törenin sona erdiğinin ilan edilmesi üzerine Erdoğan, "Bir yanlışlık olmasın, 5 anlaşma değil miydi?" diyerek sürece müdahale etti. Bu uyarının ardından törende kısa süreli bir belirsizlik yaşandı.

Krizin nedeni Kalkınma Yolu Anlaşması çıktı
Yaşanan aksaklığın, Kalkınma Yolu Anlaşmasının Irak Ulaştırma Bakanı Vehb el-Haseni tarafından henüz imzalanmamış olmasından kaynaklandığı anlaşıldı.
Kameralara yansıyan görüntülerde Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin, Iraklı bakana anlaşmayı neden imzalamadığını sorduğu ve tepki gösterdiği görüldü.

İki lider dakikalarca görüştü
Yaşanan gelişmenin ardından Erdoğan ile ez-Zeydi arasında protokol alanında birkaç dakika süren değerlendirme gerçekleştirildi. Bu sırada kameralar, bakanların bulunduğu bölüme çevrildi.
Görüşmenin ardından program planlandığı şekilde devam etti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ortak basın toplantısındaki konuşmasını yaptı.

Anlaşma basın toplantısından sonra imzalandı
İmza töreninde tamamlanamayan Kalkınma Yolu Anlaşması, ortak basın toplantısının ardından iki ülkenin ulaştırma bakanları tarafından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı ez-Zeydi'nin huzurunda imzalanarak resmiyet kazandı.

TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) mutfaklarında staj yapan öğrencilere cinsel taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, mahkumiyet verilen sanıkların stajyer öğrenciler üzerinde sahip oldukları usta-çırak ilişkisinden kaynaklanan otoriteyi ve kamu görevinin sağladığı kolaylığı kötüye kullandıklarını, mağdur beyanlarının dosyadaki diğer delillerle desteklendiğini belirtti

29.07.2026 12:32:00
İHA
 
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
TBMM mutfak personeli davasında gerekçeli karar açıklandı
Gerekçeli kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, Recep Seven, İbrahim Beşlioğlu ve Ramazan Çetin hakkında farklı mağdurlara yönelik "çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından kamu davası açıldığı hatırlatıldı.

Mahkeme, yargılama boyunca mağdur beyanları, tanık anlatımları, dijital materyaller, HTS kayıtları, WhatsApp yazışmaları, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiğini belirtti. Kararda sanıkların duruşmalarda suçlamaları reddettikleri, mesajların cinsel amaç taşımadığını, fiziksel temas iddialarını kabul etmediklerini ve mağdurların kendilerine iftira attığını savundukları aktarıldı.

Sanık müdafilerinin de Yargıtay kararlarına atıf yaparak, eylemlerin cinsel taciz suçunu oluşturmadığını, mağdur beyanlarının çelişkili olduğunu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini savunduğu belirtildi. Kararda, mahkeme dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet verilen sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna karar verdiği, mağdur beyanlarının kendi içerisinde tutarlı olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle desteklendiği kanaatine varıldığı ifade edildi.

Kararda, sanıkların TBMM'de kamu görevlisi olarak çalışmaları ve stajyer öğrenciler üzerinde eğitim ve denetim yetkisine sahip olmalarının suçların işlenmesini kolaylaştıran bir unsur olduğu vurgulandı. Bu nedenle sanıklar hakkında kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasına ilişkin nitelikli hal hükümlerinin uygulandığı ifade edildi. Aynı mağdura yönelik benzer eylemlerin farklı tarihlerde tekrarlanması nedeniyle ilgili sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı da kaydedildi.

Gerekçeli kararda, mahkemenin sanıkların geçmişi, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile sabıka kayıtlarını da değerlendirdiği, bu kapsamda uygun görülen sanıklar hakkında takdiri indirim uygulandığı belirtildi. Buna mukabil verilen hapis cezalarının niteliği ve süresi dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi şartlarının oluşmadığı değerlendirilerek bu taleplerin reddedildiği ifade edildi. Ayrıca mahkumiyet verilen sanıklar hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verildiği belirtildi.

Gerekçeli kararda, mağdur A.G.'nin soruşturma aşamasında verdiği ifadeler ile kovuşturma aşamasındaki beyanları arasında önemli çelişkiler bulunduğu, duruşmada önceki anlatımlarını kabul etmediği ve bazı olayları yaşamadığını söylediği belirtildi. Bu nedenle Recep Seven ve Durmuş Uğurlu hakkında A.G.'ye yönelik isnat edilen suçlardan beraat kararı verildiği, Ramazan Çetin hakkında ise üzerine isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatına hükmedildiği kaydedildi.

Mağdur hakkında suç duyurusu

Mahkeme, A.G.'nin duruşma aşamasındaki beyanlarının soruşturma aşamasındaki ifadeleriyle uyuşmadığını değerlendirerek, gerçeğe aykırı beyanda bulunup bulunmadığının araştırılması için "iftira" suçu yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Öte yandan mahkeme, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temelini oluşturan deliller arasında mağdur anlatımlarının yanı sıra telefon incelemeleri, mesaj içerikleri, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirildiğini, tek başına bir delile dayanılarak hüküm kurulmadığını vurguladı.

Kararda, ceza yargılamasında tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda vicdani kanaate ulaşıldığı ve mahkumiyet kararlarının bu kapsamda verildiği ifade edildi.

Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı

Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde, Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı dışındaki tüm sahillerde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girmek yasaklandı

29.07.2026 12:03:00
İHA
 
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği, Kandıra Kaymakamlığı'nın aldığı karar doğrultusunda olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle ilçedeki birçok plajda denize girmenin yasaklandığını duyurdu.

Yapılan açıklamaya göre, bugün Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı haricindeki tüm sahillerde denize girmek yasaklandı.

Yetkililer, vatandaşların can güvenliği açısından yalnızca cankurtaran hizmeti verilen ve yasak bulunmayan plajlarda, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri gerektiğini belirterek, alınan tedbirlere uyulmasını istedi.

Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yaklaşık iki haftalık aranın ardından bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelecek

29.07.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Kabine bugün toplanıyor. Gündemde hangi konular var?
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yaklaşık iki haftalık aranın ardından bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelecek. Terörsüz Türkiye süreci, ekonomi ve ABD-İran savaşı gündemde olacak.

Kabine, bugün saat 15.30'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplanacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelmesi beklenen süreç yasası kabinenin de önemli gündem başlıklarından biri olacak.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sahadaki son raporları kabinede ayrıntılandırılacak.

Toplantıda ekonomideki gidişatın da masada olması bekleniyor. Merkez Bankası'nın faizleri sabit tutma kararı sonrasında para piyasalarındaki göstergeler değerlendirilecek.

Fiyat istikrarının sağlanması adına atılabilecek ek adımlar ele alınacak.

Kabinede tekrar alevlenen ABD-İran savaşı da masada olacak. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin başta enerji fiyatları olmak üzere Türkiye'ye etkileri değerlendirilecek.

Öte yandan ABD ile NATO zirvesi marjında gerçekleştirilen görüşmelerin ayrıntıları kabinede bir kez daha görüşülecek.

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35'lerin Türkiye'ye teslimine ilişkin ara formül bulma çalışmalarında gelinen aşamanın kabinede konuşulabileceği değerlendiriliyor.

Kabinede orman yangınları da değerlendirilecek. Hazırlıkların gözden geçirilmesi ve riskli alanların yeniden ele alınması bekleniyor. Yangınlarla sürdürülen mücadele de ayrıntılandırılacak.

Uzmanından YKS tercihleri için uyarı

Uzman eğitimci İsmail Yolcu, "Adaylar kesinlikle kendi istedikleri bölümleri yazmalılar, başarı sırasına ve kontenjanlara bakmalılar. Bu yıla özel puanların yükselme eğilimi görünüyor" dedi

29.07.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzmanından YKS tercihleri için uyarı
Uzmanından YKS tercihleri için uyarı
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih maratonu bugün başladı. Uzman eğitimci İsmail Yolcu, adayların tercih listelerini oluştururken bilinçli hareket etmeleri gerektiğini ifade etti. Tercih döneminin üniversite adaylarının geleceklerini şekillendirecek en kritik süreçlerden biri olduğuna dikkat çeken Yolcu, öğrencilerin başarı sıralamalarını dikkate alarak ilgi duydukları ve kendilerini geliştirebilecekleri bölümleri tercih etmelerinin önemine vurgu yaptı.

Adayların yalnızca popüler olduğu için bölüm yazmamaları gerektiğini belirten Yolcu, tercih yapılırken üniversitelerin akademik kadrosu, eğitim imkanları, staj imkanları, kampüs yaşamı ve mezuniyet sonrası istihdam imkanlarının da araştırılması gerektiğini söyledi. Tercih sürecinde ailelerin de öğrencilere baskı yapmak yerine rehberlik etmesi gerektiğini ifade eden Yolcu, uzman desteği alınmasının yanlış tercihlerin önüne geçebileceğini belirtti. Yolcu, adayların tercih süresini son güne bırakmadan tüm seçenekleri dikkatlice değerlendirerek, kendileri için en doğru kararı vermeleri tavsiyesinde bulundu.

"Adaylar kesinlikle kendi istedikleri bölümleri yazmalılar"

Bu yıl düzenlenen YKS'de bir yığılma olduğunu ve bu durumun da sıralamaları etkilediğini belirten Yolcu, "Kontenjanların azaltıldığı göze çarpıyor. Burada adayların yapacağı ilk konu, kendi başarı sıralarıyla 2025 yılındaki başarı sıralarını kıyaslamak olacak ama en çok da 2025 yılıyla 2026 yılındaki kontenjanların karşılaştırılması yapılmalıdır. Örneğin özellikle bu yıl vakıf üniversitelerindeki hukuk kontenjanlarının çok ciddi anlamda azaltılması, bu yıl hukuk tercih yapacak olan öğrencilere daha da dikkatli olmasını gerektiriyor. Aynı zamanda İngiliz Dili ve Edebiyatı ve İngilizce Öğretmenliği gibi bölümlerde ciddi oranda kontenjanlar daraltıldı.

Bu yıl yanlış tercih yapma ihtimali çok yüksek. Bu yıl ki sınavın formatından dolayı inanılmaz bir yoğunluk var. Yoğunluktan kastım yığılmadır. Yani geçen yıl puanı hesaplanan öğrencilerden örneğin 510, 490, 470'li puanlarda havuzun içinde 30 bin öğrenci olması gerekirken 2026'da bu sayı 2-3 katına çıkıyor. O nedenle adaylar kesinlikle kendi istedikleri bölümleri yazmalılar, başarı sırasına ve kontenjanlara bakmalılar. Bu yıla özel puanların yükselme eğilimi görünüyor. Tıp ve mühendislikler çok popüler. O nedenle adaylara bizim önerimiz, 24 tercih hakkı varsa 24'ünün de tamamını kullanmalarını öneriyoruz. Adaylar istemediği hiçbir bölümü tercih listesine yazmasın, hiçbir aday 'Nasıl olsa şu bölümün puanı benim çok önümde, nasıl olsa gelmez' diye asla yazmasın. Çünkü tercihler kesin gelir, kesin gelmez cümlesini biz asla kullanmayız" diye konuştu.

"4 yıl okuduktan sonra ne yazık ki geriye kalan 44 yıl mutsuz oluyorlar"

Adayların sadece popüler bölümlere yönelmesinin yanlış olduğunu ve kontenjanlara göre hareket etmeleri gerektiğini ifade eden Yolcu, "En çok yaşadığımız durumlardan bir tanesi de ailelerin özellikle öğrencilere müdahil olmalarıdır. Anne diyor ki 'Ben gençliğimde eczacı olamadım, hadi sen eczacılık yaz.' Bizim önerimiz ailelerin bir adım geriye çekilmeleri ve gençlerin sesine kulak vermeleridir.

YÖK Başkanı Erol Özvar, bu yıl toplam 16 tane yeni bölümün lansmanını yaptı ve bunların tamamına yakını yapay zekayla ilgili oldu. YÖK, istihdam odaklı bölümlerin önünü açarken, istihdamda sorun yaşanan bölümlerin de önünü kapatıyor. İyi ki de yapıyor. Çünkü gençler ne yazık ki bölümlerin romantik isimleriyle çok fazla haşır neşir olup, bu bölümlerin peşine gidiyorlar ama 4 yıl okuduktan sonra ne yazık ki geriye kalan 44 yıl mutsuz oluyorlar. Yapay zekayla, siber güvenlikle, savunma sanayiiyle, sağlıkla ilgili ve özellikle mühendislikteki bölümler çok popüler ve bu alanlar oldukça yükselmeye müsait. Ne yazık ki öğretmenlikle ilgili hiçbir bölüme gençlerimiz rağbet göstermiyorlar" şeklinde konuştu.

"İlk 2 gün adayların tercih yapmamasını öneriyorum"

Adayların özellikle yüzde 100 İngilizce olan bölümleri tercih etmesinin kendileri için avantajlı olacağını dile getiren Yolcu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"En önemli konulardan bir tanesi de adaylar muhakkak yüzde 100 İngilizce olan bölümleri tercih etsinler. Çünkü yabancı dil iş ararken muhakkak sorgulanıyor. Özellikle ilk 2 gün adayların tercih yapmamasını öneriyorum. Bir de son 2 güne özellikle bırakmamalarını istiyorum. Çünkü son günlerde özellikle panik havası ne yazık ki yüksek oluyor ve adaylar dışarıdan fazla etkileniyorlar. Kendi listeleriyle çok oynuyorlar. En önemli ikazım da sosyal medyada kim oldukları belli olmayan sayfalardan uzak dursunlar. Çünkü sosyal medyaya veya yapay zekaya sorulan bölümlerde çok ciddi hatalar olabiliyor. Okullardaki psikolojik danışmanların, rehber öğretmenlerin ve üniversitedeki uzmanların kapıları herkese sonuna kadar açıktır."

CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı

Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçu işlendiği iddiasına ilişkin düzenlenen operasyon kapsamında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı

29.07.2026 10:12:00
AA
 
CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı
CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı gözaltına alındı
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı F.D, Başkan Danışmanı U.M, Özel Kalem A.K, Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve ilgili birim amirleri ile personelin yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptıkları yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ile bazı şüphelilerin ifadeleri üzerine Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Açıklamada, Üsküdar Belediyesince yapı ruhsatı verilmesi sürecinde herhangi bir yetkisi olmamasına rağmen belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin, kriptolu-kapalı devre mail üzerinden oluşturulan iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yaparak hazırlanan Excel tablosuyla Üsküdar Belediyesi personelini talimatlandırmak suretiyle yapı ruhsatı verilmesi sürecini koordine ettiği belirtildi.

MASAK verilerine göre, Kent AŞ ile müteahhitler arasında toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli çok sayıda paravan nitelikte "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı vurgulanan açıklamada, bu sözleşmelerle 361 milyon 392 bin 264 liranın Üsküdar Belediyesi ve iştiraki Kent AŞ içerisindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gayriresmi olarak yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden icbar suretiyle elde edildiği, bunun da mağdur müteahhitlerin beyanları ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün raporlarıyla belirlendiği anlatıldı.

Açıklamada, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişliğince hazırlanan tevdi raporunda, Belediye Başkanı Dedetaş'ın, Üsküdar Belediyesi ile Kent AŞ arasında belediye iştiraki olmanın ötesinde organik bağ kurularak müteahhitlerin yapı ruhsatı alabilmek adına paravan olarak Kent AŞ ile sözleşme imzalamaya icbar edilmeleri suretiyle gayriresmi gelir temin edilmesi sürecinde belirleyici olduğu belirtildi.

İşlemlerin gecikmesinde etkisi ve dahli bulunan, icbara yönelik algı oluşturulmasında katkısı olan Dedetaş'ın eyleminin "irtikap" suçunu oluşturduğu aktarılan açıklamada, iskan ruhsatının verilmesinden sorumlu birimin ise Üsküdar Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü olduğu kaydedildi.

Açıklamada, Kent AŞ Genel Müdürü N.A'nın başkanlığında toplantılar yapılarak her bir inşaatın mevzuata aykırılık niteliğine göre iskan ruhsatı karşılığında müteahhitlerden ne kadar menfaat talep edileceğine karar verildiği ifade edilerek, alınan rüşvet paralarının bir kısmının belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre personele verildiği, bir kısmının ise Sinem Dedetaş'ın özel kaleminin talebi ve ihtiyacına istinaden Kent AŞ Genel Müdürüne elden teslim edildiği belirtildi.

Müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı iddiası

Açıklamada, toplam inşaat hacminin büyük olması halinde ise Dedetaş'ın danışmanı U.M. ve Kent AŞ Genel Müdürü N.A. koordinesinde müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı, rüşvet karşılığı mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatlarının verildiği anlatılarak, rüşvet parasının Üsküdar Belediye binasında Sinem Dedetaş'ın danışmanı U.M'ye parça parça teslim edildiğinin HTS, baz verileri ve şüpheli ifadeleri ile tespit edildiği aktarıldı.

Öte yandan, mevzuata aykırı iskan ruhsatı karşılığında rüşvet olarak nakit ödeme yapmak istemeyen müteahhit firmaya, Dedetaş imzalı paravan bağış protokolüyle tadilat işlerinin üstlendirildiğinin saptandığı kaydedildi.

Açıklamada, Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı verilmesine ilişkin belirlenen usulsüzlüklere ilişkin elde edilen deliller doğrultusunda "rüşvet" ve "irtikap" suçu teşkil edecek eylemlere yönelik 11 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiği ve 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.

Erdoğan'dan AHBAP hakkında ilk açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şurası'nda yaptığı açıklamalarda, depremi fırsat bilip siyasi ve ekonomik kazanç devşirenlerin yargı önünde hesap verdiğini belirterek, "Ucu nereye varırsa varsın; bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz" dedi

28.07.2026 22:00:00
AA
 
Erdoğan'dan AHBAP hakkında ilk açıklama
Erdoğan'dan AHBAP hakkında ilk açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, ATO Congresium'da, "Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı" temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şurası'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmasına, İsrail tarafından Gazze'de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakarca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı.

Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.

İki gün sürecek Şura'ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Erdoğan, şunları söyledi:

"İletişim Şura'mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şura'nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi."

"Şura'nın önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.

Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şura'nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Erdoğan, "Şura'nın gerek zengin katılımcı profili, gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye'nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir." diye konuştu.

Yeni medya araçları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti.

Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zeka modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, bugün olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitlelerin "algoritma faşizmi" denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın ise hiç şüphesiz hakikat olduğunu belirten Erdoğan, iletişimin temel amacının, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmak olduğunun altını çizdi.

Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getirdiğine işaret eden Erdoğan, bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgını, orman yangını ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştiklerini dile getirdi.

"Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi"

Erdoğan, o süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı.

Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük."

"Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor"

Erdoğan, devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarla afetzedelerin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

"Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor." değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Suimisalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz.

Şurası da çok önemlidir, dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dahil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz."

"Dijital egemenliği temin ve tahkim etmek birinci öncelik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askeri anlamda ne kadar güçlü, ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız, müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz." dedi.

Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin öneminin daha da arttığının altını çizen Erdoğan, bu nedenle dijital egemenliği temin ve tahkim etmenin birinci öncelikleri olduğunu söyledi.

Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısının ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Kamu diplomasisinden ekonomik büyümeye, kriz ve afet yönetiminden verdiğimiz mesajların dünya kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına kadar iletişim çok geniş bir alanı kapsıyor. Bunun için iletişimin bütün imkan ve araçlarını en etkili surette kullanmak, gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz."

"Kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz"

İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamanın doğru olmadığına işaret eden Erdoğan, asıl başarının görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, hakikatten ödün vermemek olduğunu dile getirdi.

"Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir." diyen Erdoğan, "İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Halihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkanına sahibiz." diye konuştu.

Kimlik ve kültürü yansıtan, tarihi ve milli değerleri ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerin dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık uluslararası kamuoyu Türkiye'yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımı daha da büyütmekte kararlı olduklarının altını çizerek, "Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikayeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye'nin hikayesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekaya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği şurayı, bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu düşüncelerle 2. İletişim Şurası'nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle şuraya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şura neticesinde son şeklini alacak belgelerin, iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, konuşmasının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ressam Kenan Işık'ın Ayasofya tablosunu hediye etti.

6 günde 127 siber şüphelisi yakalandı

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 6 günde polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 127 şüphelinin yakalandığını açıkladı

28.07.2026 16:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
6 günde 127 siber şüphelisi yakalandı
6 günde 127 siber şüphelisi yakalandı
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, 13 ilde "bilişim suçlarıyla mücadele, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrimiçi çocuk müstehcenliği ve tacizi" suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin 86'sının tutuklandığı, 21'i hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığı, diğerlerinin işlemlerinin ise devam ettiği kaydedildi.

Açıklamada, "Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu 13 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, sosyal medya platformları üzerinden (ikinci el araba ilanı, kapora bedeli( temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi. Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" denildi.

Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı

İçişleri Bakanlığı tarafından kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişinin yakalanarak Türkiye'ye getirildiği bildirildi

28.07.2026 11:24:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:26:40
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.Y., İ.A., T.F., Ü.C., E.B., Ö.G., B.G., Ö.H., A.K., M.E., T.A., H.U., H.Y., M.Y., E.Ç., Ö.M.F., İ.H.K., H.K., M.Y., M.H.Ö., B.G., H.D., T.B., M.Y., İ.K., B.V. ve M.K. ile ulusal seviyede aranan N.K., M.A., H.Ö., A.A., Y.Ç., D.Ç., M.Ç., M.A.C., B.U., E.B., T.Ş., N.T., O.E., S.D., E.Ç., B.V., A.A., K.H., İ.C., H.E., T.T., S.A., M.Ç., E.K., U.Ş., U.K., F.Ö., B.Ç., Ü.D., Y.Ü., M.G., B.A., M.Ö., S.Ç., H.K., M.D., S.O. ve Ö.A.'nın yakalandığı belirtildi.



Aranan şahıslardan 51'inin Gürcistan'da, 7'sinin Almanya'da, 2'sinin Belçika'da, 1'inin Avusturya'da, 1'inin Bosna Hersek'te, 1'inin Ukrayna'da, 1'inin Yunanistan ve 1'inin Kuzey Makedonya'da yakalanarak Türkiye'ye geri getirildiği bildirildi. Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

"EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük.



İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz.

Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.