logo
28 TEMMUZ 2026

TİGEM 34 safkan Arap koşu tayı satacak

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Anadolu Tarım İşletmesi Müdürlüğü, 34 safkan Arap koşu tayının satışını yapacak

28.07.2026 10:34:00
Anadolu Ajansı
 
TİGEM 34 safkan Arap koşu tayı satacak
TİGEM 34 safkan Arap koşu tayı satacak

İşletmenin Resmi Gazete'de yer alan ihale ilanına göre, tayların satışı hibrit model kapsamında (fiziki ve çevrim içi) açık artırma usulüyle gerçekleştirilecek.

İhale, 11 Ağustos saat 13.00'te Karacabey Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nde yapılacak.'''''''

İhale şartnamesi, TİGEM'in "https://www.tigem.gov.tr" adresinden ve işletmeden temin edilebilecek.

e-Tay Satış Platformu üzerinden ihaleye katılmak isteyen müşterilerin sisteme kayıt işlemlerini eksiksiz tamamlaması ve TİGEM tarafından onaylanmış kullanıcı statüsünde bulunması gerekiyor.

Kayıt işlemi onaylanmayan kullanıcıların sisteme erişimine ve teklif sunmasına izin verilmeyecek. 

Beş adımda hormon dostu hayat


 
Sürekli yorgun hissetmek, sabah dinlenmeden uyanmak, kilo vermekte zorlanmak, gün içinde enerjinin hızla düşmesi, uyku problemleri, stres karşısında eskisi kadar dayanıklı hissedememek… Pek çok kişi bu şikayetleri yaşlanmanın doğal sonucu olarak kabul ediyor olsa da bu belirtilerin arkasında bedenin görünmez yöneticileri olan hormonlar yer alabilir. 

28.07.2026 10:54:00
MURAT ÇORBACI
 
Beş adımda hormon dostu hayat
Beş adımda hormon dostu hayat

Sürekli yorgun hissetmek, sabah dinlenmeden uyanmak, kilo vermekte zorlanmak, gün içinde enerjinin hızla düşmesi, uyku problemleri, stres karşısında eskisi kadar dayanıklı hissedememek… Pek çok kişi bu şikayetleri yaşlanmanın doğal sonucu olarak kabul ediyor olsa da bu belirtilerin arkasında bedenin görünmez yöneticileri olan hormonlar yer alabilir. Hormon dengesinin sağlıklı yaşlanmanın görünmeyen sırrı olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, "Uzun ve sağlıklı yaşamın temelinde bedenimizin kimyasını anlamak yatıyor. Hormonlarımızı tanımak, yalnızca bir hastalığı tedavi etmek değil, önümüzdeki sağlıklı on yılları bilinçli şekilde inşa edebilmek anlamına geliyor" diyor ve hormonları destekleyen 5 öneride bulundu.

Hangi hormon, ne işe yarıyor?

İnsulinin kan şekerimizi düzenlediğini ve enerji metabolizmamızın anahtarı olduğunu söyleyen Dr. Erkan Sarıyıldız, "Yıllar içinde gelişen insülin direnci, yaşlanma sürecinin en sinsi başlangıçlarından biridir" ifadesini kullandı.
Kortizol, stres hormonu olarak kısa süreli yararlı etkileri olsa da kronik hale geldiğinde ve hep yüksek kaldığında bedeni yavaş yavaş yıpratıyor.
Tiroid hormonları metabolizmanın hızını ayarlıyor ve ne kadar enerji ürettiğimizi belirliyor.
Östrojen ve progesteron kadın sağlığının yanı sıra kemikleri ve kalbi koruyor.
Testosteronun yalnızca erkeklerde değil, kadın bedeninde de salgılandığını belirten Dr. Erkan Sarıyıldız, "Testosteron kasları, ruh halini ve canlılığı destekler" dedi.
Melatonin hormonu uykunun ve biyolojik saatin bekçisi olarak görev yapıyor.
Büyüme hormonu ise dokuların onarımından sorumlu.

Hormonlar nasıl desteklenir?

• Kaliteli uykuya öncelik verin: Melatonin ve büyüme hormonu başta olmak üzere birçok hormon gece uykusu sırasında düzenlenir. Yetersiz uyku hormonal dengeyi bozabilir.
• Düzenli egzersiz yapın: Kas kütlesini koruyan direnç egzersizleri ve aerobik aktiviteler, insülin duyarlılığını artırırken testosteron ve büyüme hormonu gibi sistemlerin sağlıklı çalışmasına da katkı sağlar.
• Kas dostu ve dengeli beslenin: Yeterli protein, sağlıklı yağlar ve liften zengin beslenme; insülin, tiroid hormonları ve metabolik sağlığın korunmasında önemli rol oynar.
• Stresi yönetmeyi öğrenin: Kronik stres nedeniyle sürekli yüksek seyreden kortizol, zaman içinde hem hormonal dengeyi hem de genel sağlığı olumsuz etkileyebilir.
• Sağlıklı kiloyu koruyun ve düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin: Hormonal değişimler yaşla birlikte kaçınılmaz olsa da düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları bu sürecin daha dengeli geçirilmesine yardımcı olur.

Yazın 'boğaz'ınızdan çekmek istemiyorsanız, bu hatalara dikkat!


 
Yaz aylarında gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda boğaz enfeksiyonları daha sık görülüyor. Boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü, boğazda yanma hissi, ses kısıklığı, ateş, halsizlik ve boyunda lenf bezlerinde şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkan enfeksiyonlar yaşam kalitesini düşürürken, tedavisi ihmal edildiğinde daha büyük sorunlara yol açabiliyor.

28.07.2026 10:45:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın 'boğaz'ınızdan çekmek istemiyorsanız, bu hatalara dikkat!
Yazın 'boğaz'ınızdan çekmek istemiyorsanız, bu hatalara dikkat!


Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, boğaz enfeksiyonlarına virüsler ve bakterilerin yanı sıra yanlış alışkanlıkların da yol açtığını belirtirken, yazın vazgeçilmez lezzeti dondurmayı tüketirken de bazı kurallara dikkat etmek gerektiğini vurguluyor. KBB Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, yazın boğaz enfeksiyonuna yol açan 7 önemli hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Klimayı aşırı soğuk ayarda çalıştırmak

Yaz aylarında dışarıdaki yüksek sıcaklıkla klimalı ortamlar arasındaki ani sıcaklık değişimi, boğaz mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına yol açabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüz, boyun veya göğüs bölgesine üflemesi boğaz şikayetlerini artırabiliyor. Uzun süre çok soğuk ortamlarda bulunmaksa üst solunum yollarının doğal savunma mekanizmalarını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle klima sıcaklığının 22-24 derece arasında tutulması ve hava akımının doğrudan kişiye gelmemesi büyük önem taşıyor.

Yeterince su içmemek

Sıcak havalarda terlemeyle birlikte vücudun sıvı ihtiyacı artıyor. Yeterli su tüketilmediğinde boğaz mukozası kuruyabiliyor ve mikroplara karşı koruyucu bariyer zayıflayabiliyor. Kuruyan boğaz dokusu tahrişe daha açık hale gelirken enfeksiyon etkenlerinin yerleşmesi de kolaylaşabiliyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su içerek boğazın nemli kalması büyük önem taşıyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde günlük sıvı ihtiyacının karşılanması, boğaz sağlığını korumanın en basit ama en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor.

Ortak alanlarda hijyene dikkat etmemek

Tatil bölgeleri, havuz kenarları, toplu taşıma araçları, alışveriş merkezleri ve kalabalık kapalı alanlar virüslerin kişiden kişiye yayılması için uygun ortam oluşturabiliyor. Ellerin sık temas ettiği yüzeylerden sonra ağız, burun veya gözlere dokunulması bulaş riskini artırabiliyor. El hijyenine özen göstermek, ortak kullanım alanlarında dikkatli davranmak ve gerekli durumlarda el dezenfektanı kullanmaksa yaz aylarında görülen enfeksiyonlara karşı önemli bir koruma sağlıyor.

Aşırı soğuk içecekleri hızlı tüketmek

KBB Uzmanı Prof. Dr. Kalaycık, "Özellikle yaz aylarının önde gelen lezzeti dondurma toplumdaki yaygın kanının aksine tek başına boğaz enfeksiyonuna neden olmaz. Burada sorun dondurmanın aşırı ve kontrolsüz tüketimidir. Soğuk içeceklerde olduğu gibi dondurmanın da çok hızlı ve aşırı miktarda tüketilmesi, boğazın ani sıcaklık değişimine maruz kalarak boğaz dokusunda tahrişe, boğaz ağrısı ve yanma hissine neden olabiliyor. O nedenle içecekleri çok soğuk ve hızlı tüketmemek, dondurmayı da ağızda ısıtmak ve üzerine bir bardak ılık su içmek fayda sağlayacaktır" dedi.

Uykusuzluk ve yoğun tempoda mola vermemek

Yaz tatilinde değişen uyku düzeni bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Geç saatlere kadar uyanık kalmak ve yoğun tempoda mola vermemek vücudun enfeksiyonlara karşı savunma gücünü azaltabiliyor. Yeterli uyku alınmadığında yalnızca halsizlik ve dikkat dağınıklığı değil, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskinde de artış görülebiliyor.

Islak mayo ve terli kıyafetleri değiştirmemek

Deniz veya havuz sonrası ıslak mayo ile uzun süre oturmak ya da terli kıyafetleri değiştirmeden saatler geçirmek, vücudun ani ısı değişimlerine maruz kalmasına neden olabiliyor. Bu durum üst solunum yollarında hassasiyeti artırarak bazı kişilerde boğaz ağrısı şikayetlerini tetikleyebiliyor. Bu nedenle yüzme sonrası mayo ya da bikiniyi, ayrıca terli kıyafetleri mutlaka değiştirmek gerekiyor.

Sigara dumanına maruz kalmak

Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, "Özellikle yaz aylarında klima kullanılan kapalı alanlar, kalabalık sosyal ortamlar ve yetersiz havalandırma nedeniyle sigara dumanına uzun süreli maruziyet (pasif içicilik) daha yoğun hale gelebiliyor. Tütün ürünleri ve elektronik sigara, boğaz ve solunum yollarını kaplayan koruyucu mukozayı tahriş ederek enfeksiyonlara karşı doğal savunma mekanizmalarını zayıflatabiliyor. Yapılan çalışmalara göre; bu tür zararlı alışkanlıkları olanlarda ve pasif içicilerde boğaz kuruluğu, tahriş ve öksürük gibi şikayetler daha kolay tetiklenebilirken, üst solunum yolu enfeksiyonları da daha sık görülüyor" şeklinde konuştu.

Motosiklet sürücüleri başa bela oldu


 
Edirne'de kazaların yarısından fazlasına karışan motosiklet sürücülerine eğitim veriliyor. İstanbul'da da özellikle trafik sıkışıklığında kaldırımları kullanan kuryeler vatandaşların korkulu rüyası haline geldi.

28.07.2026 09:50:00
AA
 
Motosiklet sürücüleri başa bela oldu
Motosiklet sürücüleri başa bela oldu

Edirne Valisi Yunus Sezer, trafikte sayıları her geçen gün artan motosikletliler için eğitim kampanyası başlattıklarını belirtti. Sezer, İl Emniyet Müdürlüğünce Sarayiçi'nde motosiklet sürücülerine yönelik düzenlenen sürüş eğitimi ve motosiklet anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, kentteki trafik kazalarının yüzde 60'ına motosikletlilerin karıştığını söyledi.

Sadece denetim yetmiyor

Bunun büyük bir oran olduğunu belirten Sezer, kazaların yüzde 10'unun da tek taraflı motosiklet kazalarından oluştuğunu dile getirdi. Rakamların önemli ve dikkati çekici olduğunu ifade eden Sezer, "Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan konunun sadece denetimle değil eğitimle de ilgili olduğunu belirterek motosiklet sürücülerimize güvenli sürüş tekniklerinin öğretilmesiyle ilgili bir kampanya başlattı ve bunu devam ettiriyorlar" dedi.

Yayaları umursamıyorlar

Sezer, tüm sürücülerin güvenli araç kullanarak hem kendi güvenliklerini hem de diğer sürücülerin ve yayaların güvenliğini öncelemesi gerektiğini dile getirdi.
Trafikte güvenli sürüşün önemli olduğunu vurgulayan Sezer, "Motosikletlerin karıştığı yüzde 60'lara varan trafik kazası sayısının daha aşağılara indiği, hem sürücülerin hem yayaların daha dikkatli olduğu bir trafik dönemini inşallah önümüzdeki zamanlarda yaşarız. Bugün teslim edeceğimiz motosikletlerin de hem asayiş hem trafik hizmetlerinde Edirne'mize çok güzel katkıları olacak" diye konuştu.

Vatandaşın başına bela oldular

İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da motosikletlerin her yıl yaklaşık yüzde 25 arttığını belirterek bu konuda tedbir almak için harekete geçtiklerini belirtti.
Edirne'de 2026'nın ilk 6 ayında meydana gelen 648 kazanın 393'üne motosikletlerin karıştığını vurgulayan Ayhan, "Yine bu kazaların 121'i ise motosikletlerin tek başına karıştığı, başka bir aracın karışmadığı trafik kazaları. Bu da denetimin yanında özellikle eğitimin çok önemli olduğu, motosiklet sürücülerinin güvenli sürüş konusunda eğitime ihtiyaçları olduğunu gösteriyor" diye konuştu. Ardından Vali Sezer ve beraberindekiler, motosiklet eğitim parkurunu gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra motosiklet sürücülerinin bir kısmına bölgede eğitim verildi, eğitimlerin devam edeceği belirtildi.

Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel farklı suçlardan da tutuklandı

28.07.2026 03:00:00
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel farklı suçlardan da tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel farklı suçlardan da tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, eski polis memuru Gökhan Ertok, resen soruşturma kapsamında 4 farklı suçlamadan da tutuklandı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in dijital materyallerinde inceleme yapıldı.

Yapılan incelemelerde, Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ihraç polis memuru Gökhan Ertok arasındaki yazışmalar, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme suçları kapsamında değerlendirildi.

Bu kapsamda 23 Temmuz'da şüpheli E.E. ve S.K, Ankara'da eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı.

Söz konusu iddiaların ardından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, eski polis memuru Gökhan Ertok, tutuklu bulundukları cezaevinden alınıp sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Erzurum Şehir Hastanesine getirildi.

Sonel, Eroğlu ile Ertok, yoğun güvenlik önlemleri altında, soruşturmada ifadeleri alınmak üzere Erzurum Adliyesine sevk edildi.

4 farklı suçtan da tutuklandılar

Cumhuriyet savcısındaki ifadelerinin ardından Sonel, Eroğlu ile Ertok, "Nitelikli yağma", "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "Bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma" ve "Kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi" suçlarından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Sonel, Eroğlu ile Ertok, sulh ceza hakimliğince bu suçlamalardan da tutuklandı.

Operasyonda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen diğer şüphelilerden S.K. tutuklandı, E.E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 16'ya yükseldi.

- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayla ilgili açıklama yapmıştı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığından konuyla ilgili yapılan açıklamada ise şunlar kaydedilmişti:

"Şüpheli Tuncay Sonel'in dijital materyallerinde yapılan teknik incelemelerde kamu gücünün kötüye kullanıldığı kanunsuz bir ilişki ağına ve Türk Ceza Kanunu'ndaki muhtelif suçlara temas eder mahiyetteki tesadüfi delil niteliğindeki fotoğraf, yazışma ve somut olgulara ulaşılmıştır. Elde edilen deliller doğrultusunda, olayla iltisaklı olduğu değerlendirilen 3'ü halen dosya kapsamında tutuklu toplam 5 şüpheliye yönelik Ankara'da bugün eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, cezaevinde bulunmayan 2 hedef şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır."

15 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, yürütülen arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca, "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 32 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, eşi Handan Sonel ve oğulları Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, iş insanı O.Y, Y.A, F.K, A.Ş, H.K, E.E, M.Y, T.S, E.Y, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla, Y.S, M.P. ve Y.A. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinde en kritik aşamaya girildi. PKK'nın tasfiyesi ve silah bırakma sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak 10-12 maddelik "çerçeve yasa" teklifinin bu hafta TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Meclis tatile girmeden yasalaşması hedeflenen düzenlemenin sınırları netleşirken, siyasi kulisler hareketlendi

27.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor
Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor
Ekim 2024'te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan, Temmuz 2025'te örgüt üyelerinin Kuzey Irak'ta sembolik olarak silah yakması ve Şubat 2026'da TBMM Komisyon raporunun kabul edilmesiyle ilerleyen süreçte, hukuki zemin nihayet şekilleniyor.

Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkililerinin ortaklaşa hazırladığı taslak metinde yasanın sınırları ana hatlarıyla belirlendi.

Yasa, PKK'nın silah bıraktığının ve kendisini resmen feshettiğinin teyit edilmesiyle yürürlüğe girecek.

İlk aşamada suça karışmamış örgüt mensuplarının eve dönüşü kolaylaştırılacak ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanacak.

Çerçeve Yasa kapsamında dönüş yapan bu kişilere, topluma entegrasyon sürecinde beş yıl boyunca siyaset yasağı getirilmesi öngörülüyor.

Kandil'deki örgüt yöneticilerine ve lider kadrosuna ilk etapta dönüş yolu açılmayacak.

Yasanın uygulama süresinin 3 yıl olması ve ihtiyaç halinde 6 aylık periyotlarla uzatılması planlanıyor.


DEM Parti ve PKK kanadından açıklamalar


Yasa teklifi öncesinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti, MHP, CHP ve DEM Parti gruplarını ziyaret ederek temas trafiğini yürüttü.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yasanın muhtemelen bu hafta geleceğini belirterek, "Bu yasa her şey değil ama çok önemli bir aşamadır. Kategorik ayrımlar yapmamalı, tam bir yasa olmalıdır" dedi. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise yasanın "yeni bir başlangıcın ilk adımı" olduğunu, siyasete katılım ile dönüşleri hukuki güvenceye bağlaması gerektiğini vurguladı ve yasa sonrasında Meclis'te bir "barış izleme ve takip kurulu" kurulmasını talep ettiklerini açıkladı.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu da taslağı beklediklerini ifade ederek, "Süreci zaten doğru buluyoruz, destekliyoruz. Yeni adımların ön adımı olacaksa teşvik eden bir yaklaşım içinde oluruz" açıklamasıyla taslağı görmeyi beklediklerini dile getirdi.


Ankara kulisi


Ankara kulislerinde en çok tartışılan konuların başında Abdullah Öcalan'ın hukuki durumu geliyor. Edinilen bilgilere göre, MHP lideri Bahçeli'nin daha önce değindiği statü adımlarına AK Parti mesafeli yaklaşıyor.

Yasada Öcalan'a özel bir hukuki statü yer almayacak, mevcut hükümlü durumu korunacak. Ancak fiili bir esneklik sağlanarak İmralı'ya gazeteci, yazar ve akademisyenlerin gitmesinin önünün açılması planlanıyor. Kulislere yansıyan bir diğer bilgiye göre ise terörist başı Öcalan'ın bu taslağa olumlu baktığı, eksiklerin sonraki süreçlerde tamamlanabileceğini ilettiği belirtiliyor.


Ne zaman yasalaşacak?


Takvim konusunda DEM Parti yöneticileri, teklifin Meclis yaz tatile girmeden Adalet Komisyonu ve Genel Kurul aşamalarından geçerek yasalaşacağına dair bilgileri teyit etti.

Siyasi partiler arasında büyük ölçüde mutabakat sağlandığı ve yasanın en geç Ağustos ayı ortasına kadar yasalaşmasının hedeflendiği aktarılıyor. Kulislere düşen "B Planı" senaryosuna göre, takvim sıkışırsa Meclis tatile girse dahi Adalet Komisyonu çalışmaya devam edecek ve Genel Kurul olağanüstü çağrılarak süreç tamamlanacak.

Öğretmenlerin ders programları artık e-Okul’a emanet

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim-öğretim yılı planlaması kapsamında okul yöneticilerinin en büyük yüklerinden biri olan haftalık ders programı hazırlama sürecini tamamen dijitalleştirerek yapay zekâ destekli merkezi bir e-Okul modülüne devrediyor

27.07.2026 16:30:00
Eyüp Kabil
 
Öğretmenlerin ders programları artık e-Okul’a emanet
Öğretmenlerin ders programları artık e-Okul’a emanet
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimde dijitalleşme ve bürokrasinin azaltılması vizyonu doğrultusunda radikal bir adım daha atıyor. MEB bünyesinde geliştirilen yeni algoritma ve e-Okul entegrasyonu sayesinde önümüzdeki eğitim döneminden itibaren binlerce okulda haftalık ders programları okul idarecileri tarafından manuel olarak değil, sistem tarafından otomatik olarak hazırlanacak.

Pilot uygulamalarının Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler liselerinde başlatılması planlanan proje, okullardaki yönetim yükünü azaltmayı ve ders dağılımındaki insan kaynaklı eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Yapay zekâ ders çakışmalarını ve boş dersleri bitirecek

Geliştirilen yeni modül, her okulun kendi öğretmen kadrosunu, norm durumlarını, seçmeli ders havuzunu ve laboratuvar gibi fiziksel alan kapasitelerini saniyeler içinde analiz etme yeteneğine sahip.

Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden sızan bilgilere göre sistemin eğitim dünyasına getireceği temel çözümler şunlar olacak:

-Farklı sınıfların veya öğretmenlerin aynı saatte aynı derse ya da salona atanması problemi tamamen tarih olacak.

-Öğretmenlerin haftalık ders yükleri, gün içerisindeki blok ders saatleri ve boş geçen "pencere" saatler yapay zekâ tarafından en ideal şekilde dengelenecek.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında genişletilen seçmeli ders havuzunun öğrenci taleplerine göre en verimli şekilde eşleştirilmesi otomatik sağlanacak.

Okul müdürlerinin günler süren mesaisi dakikalara iniyor

Her yıl eylül ayı öncesinde okul müdürleri ve müdür yardımcılarının günlerce üzerinde çalıştığı, öğretmenlerin özel durumları ve istekleri doğrultusunda defalarca revize edilen ders programı tablosu, artık tek bir panel üzerinden yönetilecek.

Ağustos ayının sonunda tüm okul yöneticilerinin erişimine açılması beklenen e-Okul ders planlama modülü, okul yönetimlerine sadece sisteme veri girişi yapma ve nihai onay mekanizmasını çalıştırma rolünü yükleyecek. Eğitim sendikaları, bu adımın okul idarecilerinin zamanını evrak ve planlama işlerine değil, doğrudan eğitim kalitesini artırmaya ve rehberlik faaliyetlerine ayırmasına olanak tanıyacağını belirterek gelişmeyi olumlu karşılıyor.

Eğitimde "bireyselleştirilmiş" yapay zekâ dönemi genişliyor

MEB'in dijital dönüşüm hamlesi sadece idari süreçlerle sınırlı kalmıyor. 2026 yılı vizyon programı doğrultusunda uzaktan eğitim altyapısı ve yapay zekâ destekli bireysel öğrenme platformu MEBİ, öğrenme analitiği araçlarıyla güncelleniyor. Ders programlarının dijitalleşmesiyle entegre olarak, öğrencilerin eksik kaldığı kazanımlar e-Okul sistemi üzerinden tespit edilecek ve dijital platformlar aracılığıyla kişiye özel telafi içerikleri önerilecek.

"Öğretmen odasındaki adalet duygusunu pekiştirecek"

Eğitim analistleri, okul yönetimlerinin ders programı hazırlarken zaman zaman insiyatif almak durumunda kaldığını ve bunun öğretmenler arasında haksızlık algısı yaratabildiğini hatırlatıyor. Yeni sistemin merkezi ve objektif kriterlere dayanması sayesinde öğretmen odalarındaki motivasyonun artacağı, "zor ve verimsiz gün kombinasyonlarının" yapay zekâ eliyle adil bir şekilde dağıtılacağı vurgulanıyor.

264 eski vekil CHP'den istifa etti: YENİ Parti'yi destekliyoruz

Önceki dönemlerde görev yapmış 264 CHP milletvekili, "butlan" yönetimindeki CHP’den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti’yi destekleyeceklerini duyurdu

27.07.2026 14:25:00
Haber Merkezi
 
264 eski vekil CHP'den istifa etti: YENİ Parti'yi destekliyoruz
264 eski vekil CHP'den istifa etti: YENİ Parti'yi destekliyoruz
Önceki dönemlerde görev yapmış 264 CHP milletvekili, "butlan" yönetimindeki CHP'den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti'yi destekleyeceklerini duyurdu.

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararının ardından partiden istifa eden bir grup isim, Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'ye destek vereceklerini açıkladı.
Yapılan ortak açıklamada, söz konusu kararın CHP'nin iradesini ve demokratik süreçleri yok saydığı savunuldu. Açıklamada, kararın "Cumhuriyeti, parlamenter yaşamı ve demokrasiyi kuran 103 yıllık kurucu partinin iradesini ayaklar altına aldığı" belirtilerek, CHP'nin kişisel iktidar aracına dönüştürüldüğü ileri sürüldü.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Cumhuriyet Halk Partisinin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet'in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız."

"YENİ OLUŞUMA DESTEK VERİYORUZ"
CHP'den istifa ettiklerini duyuran isimler, demokrasi, hukukun üstünlüğü, çoğulculuk, sosyal demokrasi ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine bağlı bir siyasi anlayışın oluşturulmasına katkı sunmak amacıyla YENİ Parti'yi destekleyeceklerini açıkladı.

Açıklamada, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak önseçimi esas alan YENİ Parti'nin siyasal anlayışının inşasına katkı sağlanacağı belirtildi.

Özgür Özel'in liderliğindeki hareketin Türkiye'de yeni bir umut yaratacağı savunularak şu ifadeler kullanıldı:

"Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin; Atatürk'ümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına inanıyoruz."

Açıklamanın devamında, YENİ Parti'nin toplumun tüm kesimlerini ortak gelecek ülküsü etrafında bir araya getireceği ve iktidar alternatifi oluşturacağı ifade edildi.

CHP'nin tarihsel mirası ile Cumhuriyet'in temel değerlerini sahipleneceklerini belirten isimler, açıklamalarını şöyle tamamladı:

"Halkımızın desteğiyle, CHP'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyet'in temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek YENİ Parti'ye destek olacağımızı, Türkiye'yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

CHP'DEN İSTİFA EDENLER
İstifa ederek YENİ Parti'ye destek veren önceki dönem milletvekilleri arasında kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda isim de yer aldı. Mustafa Balbay, Süheyl Batum, Mehmet Haberal, Oktay Ekşi, Dursun Çiçek, Onur Öymen ve Fikri Sağlar listenin öne çıkan isimleri oldu. Sabahat Akkiraz, İbrahim Kaboğlu, Kemal Anadol, Rıza Türmen, Haluk Koç ve Atilla Kart da açıklamaya imza atan isimler arasında yer aldı.

Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli

İçişleri Bakanlığı koordinesinde çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, bu yıl 47 bin 493 internet sitesi erişime engellendi

27.07.2026 12:10:00
AA
 
Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli
Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli
İçişleri Bakanlığı koordinesinde çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, bu yıl 47 bin 493 internet sitesi erişime engellendi.

AA muhabirinin Bakanlık kaynaklarından derlediği bilgiye göre, internet ve sosyal medya platformlarındaki çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının siber suçlarla mücadele birimlerince 7 gün 24 saat esasıyla yürütülen "siber devriye" çalışmalarıyla takip ediliyor.

Siber ekipler, teknolojik imkanlardan yararlanarak yasa dışı bahis sitelerini, bu sitelerin reklamını yapan hesapları ve ödeme sistemleriyle bağlantılı dijital izleri inceliyor.

Suç unsuru tespit edilen site ve hesaplar hakkında adli ve idari süreç başlatılıyor.

680 operasyonda 3 bin 231 şüpheli tutuklandı
Bu kapsamda İçişleri Bakanlığınca çevrim içi yasa dışı bahis suçuna yönelik yıl başından bu yana 680 operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda 5 bin 629 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 3 bin 231'i tutuklanırken, 1515'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Söz konusu dönemde erişimi engellenen yasa dışı bahis sitesi sayısı da 47 bin 493 oldu.

Soruşturmalar kapsamında yasa dışı bahis oynatan veya oynanmasına imkan sağlayanların yanı sıra sitelerin altyapısını yöneten, reklamını yapan, para nakline aracılık eden ve suç gelirlerinin aktarılmasında rol aldığı değerlendirilen kişiler de takibe alınıyor.

Yasa dışı bahis sitelerinin faaliyetlerini sürdürebilmek için kullandığı banka, elektronik para ve kripto varlık hesapları da siber ekiplerin teknik çalışmaları ile mali incelemeler kapsamında araştırılıyor.

Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Dosya kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan ve halen cezaevinde tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu ile eski polis memuru Gökhan Ertok, bugün adliyeye getirildi

27.07.2026 12:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Dosya kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan ve halen cezaevinde tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu ile eski polis memuru Gökhan Ertok, bugün adliyeye getirildi.

Sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildiler
Edinilen bilgiye göre, cezaevinden getirilen şüpheliler Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok, bugün sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Erzurum Şehir Hastanesi'ne nakledildi. Hastanedeki işlemlerinin tamamlanmasının hemen ardından şüphelilerin, soruşturmayı yürüten savcılığa ek ifade vermek ve adli işlemleri tamamlamak üzere Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Soruşturmada Whatsapp kayıtları ve masak raporları etkili oldu
Yürütülen derin soruşturmada, eski Vali Tuncay Sonel ile Gökhan Ertok arasında yasa dışı teknik takip ve dijital verilere müdahale içerikli WhatsApp yazışmaları tespit edilmişti. Yapılan MASAK incelemelerinde ise bu faaliyetler karşılığında koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun banka hesabı üzerinden Gökhan Ertok'a finansal transferler yapıldığı belgelenmişti. Soruşturmanın genişlemesiyle birlikte son süreçte eski Vali Sonel'in eşi Handan Sonel, bilişim şirketi yöneticileri ve bazı güvenlik korucuları da tutuklanmıştı.İHA

Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu

Mersin'in Tarsus ilçesinde denize giren 5 kişiden 1'i kurtuldu, 4'ü boğuldu. Gece anne, baba ve annenin kız kardeşinin cenazesinin bulunmasının ardından devam eden çalışmalarda, kayıp yeğenin de cansız bedenine ulaşıldı

27.07.2026 11:49:00 / Güncelleme: 27.07.2026 11:52:21
İHA
 
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Olay, dün akşam üzeri Tarsus ilçesine bağlı Kulak Mahallesi sınırlarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, denize gelen 5 kişilik aile yüzmeye başladı. Bir süre sonra baba Savaş (42), anne Zehra (39), kızları Fatma Öztürk (16) ile annenin kız kardeşi Ceylan Dağşan (30) ve yeğen Halil Öztürk (16) dalgaların arasında gözden kayboldu.

Durumun 112 Acil Komuta Merkezi'ne bildirilmesi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, AFAD, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği, itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler bölgede arama kurtarma çalışması başlattı.



Bu sırada vatandaşların yardımıyla Fatma Öztürk bulunarak sudan çıkartılıp hastaneye kaldırıldı. Yapılan çalışmalarda anne, baba ve annenin kız kardeşinin cansız bedenlerine ulaşıldı.

Kayıp yeğenin bulunması için ise ekipler gece çalışma yaptı. Yapılan çalışmalarda 16 yaşındaki Halil Öztürk'ün cansız bedeni de bulunarak hastane morguna kaldırıldı.

Öte yandan, hastanede tedavi altına olan 16 yaşındaki Fatma'nın durumunun ise iyi olduğu bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.