Trump yeni bir tezgah peşinde mi?
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran ile yeni bir uzlaşının ana hatlarında mutabık kalındığını iddia ederek planlanan askeri operasyonların askıya aldığını duyurdu. İran tarafı ise ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nda radar ve takip sistemlerini kapatan sivil ticari gemileri kullanarak bölgeye gizlice yoğun miktarda silah, askeri teçhizat ve personel sevk ettiğini duyurdu
Haber Merkezi





Trump'ın masaya koyduğu yeni şartlar ne?
Trump, saldırıların tamamen iptal edilmesi ve kalıcı bir barışın tesisi için iki ana kırmızı çizgiyi şart koştuklarını ilan etti. Buna göre küresel deniz ticareti ve petrol geçişleri için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı derhal, tamamen ve koşulsuz olarak uluslararası trafiğe açılacak. İkinci olarak İran'ın nükleer programı ve nükleer silah geliştirme kapasitesi kesin ve doğrulanabilir şekilde sona erdirilecek.Anlaşmanın omurgası: 14 maddelik mutabakat zaptı
Ağustos ayında sağlandığı iddia edilen bu uzlaşı, aslında Haziran 2026'da Fransa'da temelleri atılan 14 maddelik tarihi Mutabakat Zaptı'na (MOU) dayanıyor. Masadaki nihai anlaşma metninin omurgasını oluşturan maddelerin en önemli ayrıntıları şunlar:•Tüm Cephelerde Ateşkes: Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki tüm cephelerde askeri operasyonlar kalıcı olarak sonlandırılacak.
•Deniz Ablukasının Kaldırılması: ABD, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte İran limanlarına uyguladığı askeri ve ekonomik deniz ablukasını aşamalı olarak tamamen kaldıracak.
•300 Milyar Dolarlık Yeniden Yapılanma Fonu: İran'ın nükleer taahhütlerine uyması karşılığında, ülkenin ekonomik kalkınması için 300 milyar dolarlık dev bir uluslararası fon kurulacak. ABD bu fona doğrudan bütçe aktarmak zorunda olmayacak, fon uluslararası konsorsiyumlarca finanse edilecek.
•İsrail Dahiliyeti: Trump, bu yeni uzlaşı taahhüdüne müttefiki İsrail'in de ortak olduğunu ve kalıcı barışın İsrail'in güvenliğini de kapsayacağını belirtti.
Körfez ülkelerinden yoğun diplomatik baskı
ABD'nin askeri planları askıya alma kararında, Suudi Arabistan öncülüğündeki Körfez ülkelerinin Washington nezdinde yürüttüğü yoğun diplomatik baskı kritik rol oynadı. Riyad ve diğer bölge başkentleri, olası bir Amerikan-İran savaşının doğrudan kendi topraklarını, petrol tesislerini ve küresel enerji koridorlarını vurmasından endişe ediyordu. Körfez bloku, Trump yönetiminden askeri tırmanış yerine enerji ticaret güvenliğini garanti altına alacak ve İran'ın bölgesel vekil güçlerini dizginleyecek bu diplomatik formüle öncelik verilmesini talep etti.Tahran'ın karşı şartı
Washington'dan gelen olumlu sinyallere karşılık, Tahran yönetimi temkinli fakat net bir duruş sergiliyor. İranlı yetkililer masadaki uzlaşı çerçevesini "istek listesi" olarak yorumlasa da müzakereye açık olduklarını belirtti. Ancak Tahran, nihai bir imza için kesin şartını öne sürdü: ABD ve müttefiki İsrail, bölgedeki İran hedeflerine yönelik tüm bombardıman ve askeri operasyonlarını tamamen ve kalıcı olarak durdurmak zorunda. İran kanadı, sahada tam bir ateşkes ve güvenlik sağlanmadan kalıcı bir imzanın atılmayacağının altını çiziyor.İsrail baskının sürmesini istiyor
Diplomatik hareketlilik Körfez ve Tahran hattında karşılık bulsa da İsrail yönetimi gelişmeleri oldukça temkinli takip ediyor. Tel Aviv, askeri seçeneklerin rafa kaldırılmasının Tahran'a zaman kazandırabileceğini savunarak, uzlaşı arayışları sürerken bile İran üzerindeki askeri ve ekonomik baskının en üst düzeyde tutulması gerektiği konusunda Washington'a yönelik telkinlerine devam ediyor. Gelişmelerin ardından küresel petrol fiyatlarında düşüş gözlenirken, nihai anlaşma için tarafların sahada atacağı somut adımlar bekleniyor.İran'dan "gizli silah sevkiyatı" iddiası
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nda radar ve takip sistemlerini kapatan sivil ticari gemileri kullanarak bölgeye gizlice yoğun miktarda silah, askeri teçhizat ve personel sevk ettiğini iddia etti. Tahran yönetimi, güney rotasını kullanan bu gemilerin büyük bir askeri saldırı hazırlığı içinde olduğunu öne sürerken; Basra Körfezi'ndeki komşu ülkelere de açık bir uyarıda bulunarak topraklarındaki ABD üslerinin İran'a yönelik olası bir harekâtta kullanılmasına izin vermemelerini, aksi takdirde bu üslerin meşru hedef haline geleceğini ilan etti.Öte yandan İran basını, Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine açılması için anlaşma sağlandığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını yazdı.












































































