logo
02 AĞUSTOS 2026

Trump yeni bir tezgah peşinde mi?

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran ile yeni bir uzlaşının ana hatlarında mutabık kalındığını iddia ederek planlanan askeri operasyonların askıya aldığını duyurdu. İran tarafı ise ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nda radar ve takip sistemlerini kapatan sivil ticari gemileri kullanarak bölgeye gizlice yoğun miktarda silah, askeri teçhizat ve personel sevk ettiğini duyurdu

02.08.2026 13:50:00
Haber Merkezi
 
Trump yeni bir tezgah peşinde mi?
Trump yeni bir tezgah peşinde mi?
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray ve Truth Social üzerinden uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran kritik bir açıklama yaptı. Trump, ordunun operasyon için hazırlıklarını tamamladığı ve tetikte beklediği bir süreçte, taraflar arasında sağlanan uzlaşı nedeniyle İran'a yönelik planlanan askeri müdahale planlarını tamamen askıya aldığını duyurdu.

Trump'ın masaya koyduğu yeni şartlar ne?

Trump, saldırıların tamamen iptal edilmesi ve kalıcı bir barışın tesisi için iki ana kırmızı çizgiyi şart koştuklarını ilan etti. Buna göre küresel deniz ticareti ve petrol geçişleri için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı derhal, tamamen ve koşulsuz olarak uluslararası trafiğe açılacak. İkinci olarak İran'ın nükleer programı ve nükleer silah geliştirme kapasitesi kesin ve doğrulanabilir şekilde sona erdirilecek.

Anlaşmanın omurgası: 14 maddelik mutabakat zaptı

Ağustos ayında sağlandığı iddia edilen bu uzlaşı, aslında Haziran 2026'da Fransa'da temelleri atılan 14 maddelik tarihi Mutabakat Zaptı'na (MOU) dayanıyor. Masadaki nihai anlaşma metninin omurgasını oluşturan maddelerin en önemli ayrıntıları şunlar:

Tüm Cephelerde Ateşkes: Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki tüm cephelerde askeri operasyonlar kalıcı olarak sonlandırılacak.

Deniz Ablukasının Kaldırılması: ABD, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte İran limanlarına uyguladığı askeri ve ekonomik deniz ablukasını aşamalı olarak tamamen kaldıracak.

300 Milyar Dolarlık Yeniden Yapılanma Fonu: İran'ın nükleer taahhütlerine uyması karşılığında, ülkenin ekonomik kalkınması için 300 milyar dolarlık dev bir uluslararası fon kurulacak. ABD bu fona doğrudan bütçe aktarmak zorunda olmayacak, fon uluslararası konsorsiyumlarca finanse edilecek.

İsrail Dahiliyeti: Trump, bu yeni uzlaşı taahhüdüne müttefiki İsrail'in de ortak olduğunu ve kalıcı barışın İsrail'in güvenliğini de kapsayacağını belirtti.

Körfez ülkelerinden yoğun diplomatik baskı

ABD'nin askeri planları askıya alma kararında, Suudi Arabistan öncülüğündeki Körfez ülkelerinin Washington nezdinde yürüttüğü yoğun diplomatik baskı kritik rol oynadı. Riyad ve diğer bölge başkentleri, olası bir Amerikan-İran savaşının doğrudan kendi topraklarını, petrol tesislerini ve küresel enerji koridorlarını vurmasından endişe ediyordu. Körfez bloku, Trump yönetiminden askeri tırmanış yerine enerji ticaret güvenliğini garanti altına alacak ve İran'ın bölgesel vekil güçlerini dizginleyecek bu diplomatik formüle öncelik verilmesini talep etti.

Tahran'ın karşı şartı

Washington'dan gelen olumlu sinyallere karşılık, Tahran yönetimi temkinli fakat net bir duruş sergiliyor. İranlı yetkililer masadaki uzlaşı çerçevesini "istek listesi" olarak yorumlasa da müzakereye açık olduklarını belirtti. Ancak Tahran, nihai bir imza için kesin şartını öne sürdü: ABD ve müttefiki İsrail, bölgedeki İran hedeflerine yönelik tüm bombardıman ve askeri operasyonlarını tamamen ve kalıcı olarak durdurmak zorunda. İran kanadı, sahada tam bir ateşkes ve güvenlik sağlanmadan kalıcı bir imzanın atılmayacağının altını çiziyor.

İsrail baskının sürmesini istiyor

Diplomatik hareketlilik Körfez ve Tahran hattında karşılık bulsa da İsrail yönetimi gelişmeleri oldukça temkinli takip ediyor. Tel Aviv, askeri seçeneklerin rafa kaldırılmasının Tahran'a zaman kazandırabileceğini savunarak, uzlaşı arayışları sürerken bile İran üzerindeki askeri ve ekonomik baskının en üst düzeyde tutulması gerektiği konusunda Washington'a yönelik telkinlerine devam ediyor. Gelişmelerin ardından küresel petrol fiyatlarında düşüş gözlenirken, nihai anlaşma için tarafların sahada atacağı somut adımlar bekleniyor.

İran'dan "gizli silah sevkiyatı" iddiası

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nda radar ve takip sistemlerini kapatan sivil ticari gemileri kullanarak bölgeye gizlice yoğun miktarda silah, askeri teçhizat ve personel sevk ettiğini iddia etti. Tahran yönetimi, güney rotasını kullanan bu gemilerin büyük bir askeri saldırı hazırlığı içinde olduğunu öne sürerken; Basra Körfezi'ndeki komşu ülkelere de açık bir uyarıda bulunarak topraklarındaki ABD üslerinin İran'a yönelik olası bir harekâtta kullanılmasına izin vermemelerini, aksi takdirde bu üslerin meşru hedef haline geleceğini ilan etti.

Öte yandan İran basını, Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine açılması için anlaşma sağlandığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını yazdı.

11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı

TÜVTÜRK'ün desteğiyle ilk kez düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi, İstanbul Sultanahmet'ten yolculuğuna başladı. Rallinin 11 şehri kapsayan rotasında; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilinci öne çıkacak. Hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan ralli; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak dikkat çekecek

02.08.2026 14:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı
11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı
TÜVTÜRK'ün desteğiyle ilk kez düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi, İstanbul Sultanahmet'ten yolculuğuna başladı. Rallinin 11 şehri kapsayan rotasında; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilinci öne çıkacak. Hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan ralli; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak dikkat çekecek.
Türkiye genelinde araç muayene hizmetlerini yürüten TÜVTÜRK, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın katkılarıyla Anadolu Dostluk Rallisi'nin ilkini hayata geçirdi. İstanbul Sultanahmet'te 2 Ağustos Pazar günü düzenlenen bir törenle başlayan ralli; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenlik bilincini aynı rota üzerinde buluşturacak. Yolculuk sırasıyla; Çanakkale, Akçay, Efes, Bodrum, Pamukkale, Olimpos, Konya, Niğde, Kapadokya ve Aksaray duraklarının ardından 12 Ağustos Çarşamba günü Ankara'da son bulacak.
Toplam 11 şehri kapsayan Anadolu Dostluk Rallisi, hız odağında kurgulanan klasik ralli anlayışından farklı olarak katılımcılara; Türkiye'nin tarihi ve doğal zenginliklerini görme fırsatı sunarken her şehirde yerel kültürlerin deneyimlendiği ve toplumsal değer üretiminin arttığı bir yolculuk olarak dikkat çekecek.

"11 şehirlik rota boyunca okulları ve huzurevlerimizi ziyaret edeceğiz"
Sultanahmet'te gerçekleştirilen etkinlikte konuşan TÜVTÜRK Genel Müdürü Koray Özcan, "Anadolu Dostluk Rallisi'ni bu yıl Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın destekleri ve rotamız üzerindeki valiliklerimizin çok değerli koordinasyonuyla hayata geçiriyoruz. İlk kez düzenlediğimiz bu ralli, alışılagelmiş bir hız yarışı değil; ülkemizin eşsiz kültür noktalarında uzanan ve sosyal etki oluşturmak istediğimiz anlamlı bir yolculuk. Çanakkale, Akçay, Efes, Dalyan, Pamukkale, Olimpos ve Kapadokya gibi kültürel zenginliklerimizin olduğu bölgeleri kapsayan 11 şehirlik bu rota boyunca okulları ve huzurevlerimizi ziyaret ederek yolculuğumuzu bir 'macera ve iyilik rallisine' dönüştürüyoruz. Bugün yaklaşık 50 aracın katılımıyla başlayan ve 10 gün sürerek 12 Ağustos'ta Ankara'da sona erecek bu organizasyonda, tüm vatandaşlarımızı da geçtiğimiz şehirlerde bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz" dedi.
Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, "Anadolu Dostluk Rallisi'nde ilk kez bu kadar özel bir Batı rotası çizdik. Çanakkale'den Dalyan'a, Olympos'tan Kapadokya'ya uzanan hat üzerinde 1952 model klasiklerden 2026 model araçlara kadar çok geniş bir yelpazede katılımcımız var. Burada asıl önemli olan araçların modelleri değil, insanların otomobil sevgisinde ve ortak bir tutkuda buluşabilmesi. Ailesiyle gelenler, yıllardır kurduğu hayalleri gerçekleştirenler var. Yarışmacılarımız organizasyon boyunca kendilerine verilen özel görev ve ödevleri yerine getirirken bir yandan da kimsesiz çocuklara ve yaşlılara yönelik sosyal yardımlarla yerel halkı bu sürecin bir parçası kılacak" şeklinde konuştu.

Yol boyunca büyüyen iyilik
TÜVTÜRK ve Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın destek verdiği Anadolu Dostluk Rallisi, "İyilik Durakları" yaklaşımıyla her şehirde sosyal fayda üretmeyi hedefliyor. Rota üzerindeki belirli duraklarda, yerel kurumlar ve yetkililerle birlikte önceden tespit edilen ihtiyaç noktalarına destek sağlanacak. Katılımcılar ise rallinin seçili noktalarında gerçekleştirilecek bu çalışmalarda iyiliğin yaygınlaşmasına katkı sunacak.

Güvenlik bu yolculuğun merkezinde
TÜVTÜRK'ün güvenli mobilite alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi, uzun yolda güvenli sürüşün ve araç bakımının önemine de dikkat çekecek. Katılımcıların yolculuk sırasında yapacağı paylaşımlarda; düzenli araç muayenesinin önemi, yola çıkmadan önce yapılması gereken kontroller ve trafik güvenliğinin önemine değinilecek.İHA

DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti

DEM Parti'den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti.

02.08.2026 14:27:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti
DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti
DEM Parti'den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti.

TBMM'ye geçen hafta sunulacağı belirtilen ancak çalışmaları devam eden "çerçeve yasa" ile ilgili teklifin de Meclis Başkanlığı'na bu hafta sunulması öngörülüyor. "Çerçeve yasa" teklifinin bu hafta başında sunulabileceği, Adalet Komisyonu'nda görüşüldükten hemen sonra iki günlük yasal sürenin tamamlanması beklenmeden Genel Kurul'da ele alınabileceği ifade ediliyor. Diğer bir seçenek olarak da teklifin hafta sonuna doğru Meclis Başkanlığı'na sunulacağı, bu durumda Adalet Komisyonu'nda bu hafta görüşüleceği, gelecek hafta da Genel Kurul'a getirileceği kulislerde konuşuluyor.

Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı "Güllü"nün ölümüne ilişkin 10 ay süren soruşturma tamamlandı 

02.08.2026 11:53:00 / Güncelleme: 02.08.2026 11:57:03
İHA
 
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda "Güllü" olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin yaklaşık 10 ay süren soruşturma tamamlandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Aynı soruşturma kapsamında olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise soruşturmanın ilk aşamalarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle "yalan tanıklık" suçundan ayrıca dava açıldı.

İddianamede, olayın 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Savcılık, Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in odasının penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek yaşamını yitirdiğini kaydetti. Olayın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde geniş kapsamlı soruşturma yürütüldüğü, çok sayıda delil toplandığı ifade edildi.

Otopsi raporları dosyaya girdi

İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, ayrıca tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı gelişen genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiği değerlendirmesinde bulundu.

"Zemin kaygandı" iddiasına kriminal inceleme

Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nın incelemesinde, zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı.

Savcılık dijital delilleri tek tek sıraladı

İddianamede yalnızca olay yeri inceleme ve adli tıp raporlarına değil, dijital materyallere de geniş yer verildi. Şüphelinin cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kamera görüntüleri, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporlarının delil olarak değerlendirildiği belirtildi.

Mesajlaşmalar da delil olarak dosyaya girdi

Savcılık, soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter'in cep telefonunda yapılan dijital incelemelerde elde edilen WhatsApp yazışmalarını da iddianamede deliller arasında gösterdi. İddianamede yer alan yazışmalarda şüphelinin eski erkek arkadaşıyla yaptığı konuşmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan söz ettiği, "Bıktım bu annemden", "Annem öldü vallahi öldü", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi. Ayrıca bazı mesajlarda annesi nedeniyle çocukluğunun ve hayatının olumsuz etkilendiğini anlattığı, "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerine yer verdiği aktarıldı. Savcılık, bu yazışmaları şüpheli ile maktul arasındaki ilişkiyi ve olay öncesindeki süreci değerlendiren deliller arasında sıraladı.

Bunun yanı sıra iddianamede, olay sonrasında bazı WhatsApp mesajlarının silinmesine yönelik girişimler olduğu, şüphelinin eski erkek arkadaşından bazı yazışmaları silmesini istediği ve telefonunun sıfırlandığını belirterek mesaj gönderilmemesini talep ettiğine ilişkin tespitlere de yer verildi. Bu dijital materyaller de soruşturma kapsamında değerlendirilen deliller arasında gösterildi.

Tanık ifadeleri dikkat çekti: "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim"

İddianamede yer alan tanık ifadeleri soruşturmanın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Tanık M.A., S.D. ve G.Y. olaydan yaklaşık üç ay önce araçlarında birlikte yolculuk yaptıkları sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in, annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanıklar, Gül Tut'un ölüm haberini aldıktan sonra bu sözleri hatırladıklarını ve bu nedenle ifade verdiklerini anlattı. Tanık R.G. ise ifadesinde, Tuğyan Ülkem Gülter'in yıllar önce annesini öldüreceğini söylediğine tanık olduğunu, Gül Tut'un ise yükseklik korkusu bulunduğunu, yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ve evine can güvenliği amacıyla güvenlik kamerası taktırdığını beyan etti.

Tanık S.C., şüphelinin zaman zaman annesiyle tartışarak evden ayrıldığını ve kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia ederken, tanık K.T. de anne-kız arasında geçmişten bu yana ciddi sorunlar yaşandığını, Gül Tut'un yükseklik korkusu olduğunu ve Tuğyan Ülkem Gülter'in saldırgan bir yapıya sahip olduğunu öne sürdü.

İddianamede ayrıca müşteki Tuğberk Yağız Hamza Gülter'in, annesi Gül Tut'un yükseklik korkusu nedeniyle cam kenarına yaklaşmadığını, olay anında camın yanında bulunmasının ancak camı kapatmak veya bir böceği dışarı çıkarmak gibi nedenlerle mümkün olabileceğini ifade etti. Savcılık, tüm bu tanık anlatımlarını diğer delillerle birlikte değerlendirerek iddianameye dahil etti.

Olay gecesi evde iki kişi vardı

Savcılığın tespitlerine göre olay anında odada Gül Tut'un yanı sıra kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu bulunuyordu. Bu durumun kamera kayıtları, ifadeler ve diğer delillerle doğrulandığı belirtildi.

Malkata" şarkısı iddianamede özel olarak incelendi

İddianamede, olay anına ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından saniye saniye incelendiği belirtildi. Bilirkişi raporuna göre Gül Tut banyodan çıktıktan sonra çok sevdiği belirtilen "Malkata" adlı roman havası çalmaya başladı. Raporda, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Valla şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" dediği, ardından Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun müziğe eşlik ettiği ve roman havası oynadıkları aktarıldı. 

Savcılık, bilirkişi raporuna dayanarak şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan, maktulün çok sevdiği "Malkata" şarkısını açmasını istediğini, Sultan Nur Ulu'nun da telefonu üzerinden şarkıyı başlattığını değerlendirdi. İddianamede, şarkının düşme anına kadar kesintisiz çaldığı, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği, kamera kayıtlarında herhangi bir silinti veya manipülasyona rastlanmadığı da belirtildi.  

Sultan Nur Ulu'ya ayrı iddianame

Soruşturma kapsamında Sultan Nur Ulu hakkında da ayrı bir iddianame hazırlandı. Savcılık, ilk ifadelerinde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonraki aşamada ise farklı beyanda bulunduğunu belirterek "yalan tanıklık" suçunun oluştuğu kanaatine vardı. Sultan Nur Ulu hakkında hazırlanan iddianame Yalova Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Ağırlaştırılmış müebbet talebi

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm deliller, bilirkişi raporları, tanık beyanları, dijital incelemeler ve adli tıp raporlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamede sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesi kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi halinde dava Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Sultan Nur Ulu hakkındaki "yalan tanıklık" iddianamesi ise Asliye Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirilecek.

Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı

Gaziantep merkezli 14 ilde düzenlenen 'Narko Kapan Gaziantep Operasyonu'nda yakalanan ve gözaltı işlemleri tamamlanan 450 şüpheliden 416'sı tutuklandı, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi

01.08.2026 11:51:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:54:46
İHA
 
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli 14 ilde "Narko Kapan Gaziantep Operasyonu" gerçekleştirildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı ekiplerince yapılan operasyonda hedefteki 548 şüpheliden 450'si yakalandı.

416 şüpheli tutuklandı

Gözaltına alınan şüpheli şahıslar, tamamlanan ifadeleri, yasal işlemleri ve sağlık kontrollerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 416'sı tutuklanırken 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.



Bakan Gürlek ve Vali Çeber operasyonun önemini vurgulamıştı

Operasyonla ilgili sosyal medya hesabından bilgi veren Adalet Bakanı Akın Gürlek, gençlerin geleceğini, ailelerin huzurunu ve şehirlerin güvenliğini hedef alan uyuşturucu satıcıları ile bunların dijital ağlarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirtmişti. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise operasyon sonucunda daha güvenli Gaziantep ve daha güvenli Türkiye hedefine doğru kararlılıkla yürüdüklerini vurgulamıştı.

Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı

Kandıra'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek 1 gün süreyle yasaklandı

01.08.2026 11:18:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:19:59
İHA
 
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, Kandıra Kaymakamlığı kararı doğrultusunda bugün saat 10.00 itibarıyla Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek bir gün süreyle yasaklandı.



Açıklamada, vatandaşların can güvenliği açısından cankurtaran hizmeti verilen ve denize girmenin yasak olmadığı bölgelerde, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri istendi.

FETÖ'cü teröristin nasıl yakanladığı açıklandı


 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 15 Temmuz darbe girişiminde suikast teşebbüsünde bulunan FETÖ mensubu B.K. yakalandı. Yakalanmamak için sürekli kılık değiştiren ve sahte kimlik kullanan zanlının, yüklü miktarda parayla yurt dışına kaçmak isterken düzenlenen operasyonla yakalandığı öğrenildi.
 

01.08.2026 10:54:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:06:19
AA
 
FETÖ'cü teröristin nasıl yakanladığı açıklandı
FETÖ'cü teröristin nasıl yakanladığı açıklandı

İçişleri Bakanlığı, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast teşebbüsünde bulunan Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) mensup timde yer alan B.K'nin yakalandığını bildirdi.
Terörist B.K, Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince yakalandı.

Hücre evinde yakalandı

Bu arada, emniyette işlemleri süren B.K'nin, kent merkezinde İnaz Deprem Evleri'ndeki örgüte ait hücre evine düzenlenen operasyonda gözaltına alındığı öğrenildi. Güvenlik kaynakları, suikast teşebbüsünün ardından yakalanmamak için sürekli kılık değiştiren teröristin, sahte kimlik kullandığını ve yüz tanıma sistemine kaydının düşmesiyle tespitinin yapıldığını bildirerek, bir süredir takibe alınan B.K'nin yüklü miktarda parayla yurt dışına kaçmak isterken yakalandığını belirtti.

Yüzbaşıydı
 
İçişleri Bakanlığı, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast teşebbüsünde bulunan FETÖ mensubu timde yer alan firari eski yüzbaşı B.K'nin yakalanmasına ilişkin operasyon görüntülerini paylaştı. Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, gece saatlerinde hücre evine düzenlenen operasyona ilişkin görüntülerde polislerin binaya girerek hedef daireye ulaştığı ve B.K'yi saklandığı odada yakaladığı anlar yer aldı. Kelepçelenerek binadan çıkarılan B.K'nin polis aracına bindirilmesi ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne getirilmesi de görüntülere yansıdı. Hücre evinde yapılan aramalarda ele geçirilen malzemeler, Afyonkarahisar Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sergilendi.

Tuşlu telefon kullanıyordu
 
Ele geçirilen malzemelerin arasında yüklü miktarda Türk lirası ve döviz, altın, sahte kimlikler, fotoğraflar, dizüstü bilgisayar, biri tuşlu olmak üzere 3 cep telefonu, çeşitli dokümanlar ve dijital materyallerin bulunduğu görüldü.
B.K'nin, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast düzenlemek amacıyla Marmaris'e giden FETÖ mensuplarının arasında yer aldığı belirtildi.
 

Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı

Hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, tutuklandı
 

01.08.2026 00:28:00
AA
 
Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı
Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen Küçük'ün nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki sorgusu tamamlandı.

Hakimlik, Küçük'ün tutuklanmasına karar verdi.

Cem Küçük'ün savcılık ifadesi

Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde televizyon kanallarında yorumculuk yaptığını, cep telefonunun şifresini vermek istemediğini söyledi.

T.S. adlı kişiyle 27 işlemde gerçekleşen toplam 537 bin liralık para alışverişinin karşılıklı borç alıp vermeden kaynaklandığını ve aralarında herhangi bir ortaklık bulunmadığını belirten Küçük, soruşturma dosyasındaki gizli tanığın, "Cem Küçük, şantaj ve tehdit yöntemiyle sosyal medya, televizyon kanalları ve gazete köşesini kullanarak zor durumdaki insanlardan içinde bulunduğu koşullardan yararlanıp para karşılığı haber ve aleyhine veya lehine yayınlar yapar." şeklindeki beyanlarını kabul etmediğini belirtti.

Küçük, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Devlet Hava Meydanları İşletmesi eski Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde, yurt dışı kayıtlı bir numarayla yazıştığı ve yazıştığı kişinin farklı kişilerle ilgili taleplerde bulunduğu iddialarının sorulması üzerine, "Bu kişinin kim olduğunu ilk başta ben de bilmiyordum. Gazeteci olduğum için benimle iletişime geçti." yanıtını verdi.

Söz konusu numarayla yaptığı yazışmalardan sonra İstanbul'daki bir AVM'deki lüks bir mağazaya giderek kendisi için kasaya bırakılan hediyesini teslim aldığını söyleyen Küçük, ancak herhangi bir sorunu çözmediğini öne sürdü.

Küçük, gizli tanığın "Cem Küçük, bir dönem Adnan Oktar suç örgütünün lehine de çalışırdı" iddiaları üzerine "Adnan Oktar'ın yurt dışından kitapları geliyordu. Bu kitapları Türkçe'ye çevirmek için çeviri ekibimle ücreti karşılığında yardımcı oldum. O dönem birçok yayınevine çeviri yaptım. Hesabıma gelen paralar bundan dolayıdır. Kendisiyle en son 2012 yılının iftar programında buluştuk. Birçok gazeteci ve siyasi kişiler de bulunmaktaydı. A9 programından bir tane canlı yayına katıldım. Orada gündemi yorumladım." şeklinde ifade verdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti merkezli bir medya kuruluşundan hesabına 17 işlemde toplamda 77 bin 983 lira gönderilmesinin çeviri işlemlerinden kaynaklı olduğunu savunan Küçük, Çin merkezli bir firmadan 20 ayrı işlemde gelen 65 bin liranın ise 2017 yılında Çin Radyosu'nda yorumculuk yapmasından dolayı olduğunu iddia etti.

Küçük, S.S. adlı kişiden 14 işlemde gelen toplam 99 bin liranın ise sebebini bilmediğini öne sürdü.

Ş.M'den gelen 2 bin 700 liranın sebebinin sorulması üzerine Küçük, "Söz konusu kişi ile pandemiden beri iletişimim yoktur. Kendisiyle beraber çalıştığımız için tanırım." yanıtını verdi.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında yargılanan sanık İsmet Koyun'u algı çalışması yaparak para karşılığı dosyadan kurtarmaya çalıştığı iddiaları sorulan Küçük, bu kişiden para almadığını iddia ederek sadece hakkında canlı yayında konuşma yaptığını söyledi.

Küçük, CHP'li Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'yi övmesi için paylaşım yaptığı ve bunun karşılığında maddi menfaat elde ettiği iddiasının sorulması üzerine, "O dönem CHP'li belediyelere operasyon yapılıyordu, Ömer Eşki de CHP'li Belediye Başkanı olup operasyon yapılmadığı için kendisiyle ilgili tweet attım. Bu tweeti birinin yönlendirmesiyle atmadım." şeklinde beyanda bulundu.

Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile hiç teması olmadığını, görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile bir ya da iki kez telefon ile görüştüğünü öne süren Küçük, "Sezgin Baran Korkmaz isimli kişiyi tanırım. 2020 yılında Paramount isimli otelde konakladım. Bu otele beni Cihan Ekşioğlu davet etti. Korkmaz'dan hiçbir zaman para almadım. Para karşılığı da tweet atmadım." ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilmişti.

Savcılıkta ifade veren Küçük, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda şüpheli Küçük'ün çeşitli zaman diliminde canlı yayın programında farklı soruşturma dosyasından tutuklu bulunan Fatih Keleş ile ilgili yorum yaptığı, söz konusu canlı yayın programının video çözümlenmesi incelendiğinde "Fatih Keleş'in evindeki parkeden 2 milyon dolar para çıktı." şeklinde haber yaparak yanlış bilgiyi alenen yaydığı belirtilmişti.

Bir diğer canlı yayın programında ise Küçük'ün "Berkay Gezgin İBB'den 1 milyon liraya yakın para aldı, MASAK raporlarında var." diyerek yanlış bilgiyi alenen yaydığının tespit edildiği kaydedilen yazıda, Küçük'ün bir süre geçtikten sonra ise söz konusu haberle ilgili farklı paylaşımlar yaptığı aktarılmıştı.

Bu deliller birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin algı yaratacak şekilde paylaşımlar yaptığı, bu paylaşımların kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, bu bağlamda somut olayda "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilen yazıda, Küçük'ün üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi istenmişti.

Emekli aylığı farkları ne zaman ödenecek?

En düşük emekli aylığının 20 bin TL'den 23 bin 552 TL'ye çıkarılmasını öngören kanun Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Temmuz ayında ödemelerini eski taban fiyat üzerinden alan milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisinin gözü şimdi 3 bin 552 TL'lik farkın yatırılacağı tarihe çevrildi

31.07.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Emekli aylığı farkları ne zaman ödenecek?
Emekli aylığı farkları ne zaman ödenecek?
Milyonlarca emeklinin haftalardır beklediği yasal süreç nihayete erdi. TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve vergi, enerji, turizm gibi birçok alanda düzenlemeler içeren 7590 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Kanunun en çok merak edilen maddesi uyarınca, dosya bazında ödenen en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltildi.

Tarih belli oldu

Düzenleme temmuz ayı maaş ödemelerine yetişmediği için, en alt sınırdan maaş alan SSK ve Bağ-Kur emeklilerine temmuz ayında eski taban tutar olan 20 bin TL ödenmişti. Yasanın bugün yürürlüğe girmesiyle birlikte, kök aylığı yeni taban tutarın altında kalan yaklaşık 5 milyon emekli için 3 bin 552 TL tutarında bir maaş farkı oluştu.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kesin ödeme takviminin önümüzdeki günlerde ilan edilmesi bekleniyor. Kulislere sızan bilgilere göre, hak sahiplerinin mağduriyetinin giderilmesi adına bu fark ödemelerinin Ağustos ayının ilk haftası içinde emeklilerin banka ve PTT hesaplarına aktarılması planlanıyor. Dul ve yetim aylığı alan hak sahipleri de hisseleri oranında bu fark ödemesinden yararlanacak.

Yeni maaş geçim standartlarının çok altında

Her ne kadar taban aylığa yaklaşık yüzde 17,76 oranında bir artış yapılmış olsa da, güncellenen 23 bin 552 TL'lik rakam Türkiye'deki güncel ekonomik realite ve geçim standartları karşısında çarpıcı bir yetersizliği gözler önüne seriyor.

Sendikaların güncel verilerine göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması (açlık sınırı) ve bir kişinin asgari yaşam maliyeti bu rakamın çok üzerine çıkmış durumda. Yeni emekli maaşı, tek bir emeklinin sadece mutfak masrafını bile karşılamıyor.

Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde ortalama konut kiralarının 25-30 bin TL bandını aşması, tek başına yaşayan bir emeklinin yeni maaşıyla sadece barınma ihtiyacını dahi karşılayamayacağını gösteriyor. Emekliler ya faturalarından ya da beslenmelerinden kısmak zorunda kalıyor.

Akaryakıt zamları, faturadaki vergi yükleri ve iğneden ipliğe her şeye yansıyan fiyat artışları düşünüldüğünde; cebe girecek olan 3 bin 552 liralık ek farkın, market arabalarındaki sadece birkaç parçalık temel gıda ihtiyacına denk geldiği belirtiliyor.

Emekli dernekleri, yapılan bu seyyanen iyileştirmenin kalıcı bir refah sağlamayacağını, en düşük emekli aylığının en azından asgari ücret seviyesine endekslenmesi gerektiğini savunmaya devam ediyor.

Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı

Manisa'nın Kula ilçesinde otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil sürücüsü olay yerinde hayatını kaybederken kamyonette bulunan bir yolcu yaralandı

31.07.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı
Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı
Kaza, saat 11.45 sıralarında Kula-Eşme kara yolu Söğütçayı mevkisinde meydana geldi.

T.N. (22) yönetimindeki 43 HA 988 plakalı kamyonet ile Sedat Gezici (70) idaresindeki 45 R 7957 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen nedenle kafa kafaya çarpıştı. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbar üzerine olay yerine sağlık, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Kula Amirliği ekipleri ve jandarma sevk edildi. Çarpışmanın şiddetiyle otomobil sürücüsü Sedat Gezici aracın içerisinde sıkıştı. İtfaiye ekiplerinin çalışmasının ardından yapılan kontrolde Gezici'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonet sürücüsü T.N. kazayı yara almadan atlatırken, araçta yolcu olarak bulunan İ.N. (57) hafif yaralandı. Yaralı, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Kula Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kaza nedeniyle Kula-Eşme kara yolunda trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından ulaşım normale döndü.

Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan kamyonet sürücüsü T.N. hakkında işlem başlatılırken, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.

169 yangından 163'ü kontrol altında

Türkiye genelinde sıcak hava ve şiddetli rüzgarın tetiklediği orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale aralıksız sürüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünden bu yana çıkan 169 yangından 163'ünün tamamen kontrol altına alındığını bildirdi. Muğla Fethiye yangını tamamen söndürülürken, kalan kritik bölgelerde ekiplerin alevlerle amansız mücadelesi devam ediyor

31.07.2026 15:20:00 / Güncelleme: 31.07.2026 15:21:49
Haber Merkezi
 
169 yangından 163'ü kontrol altında
169 yangından 163'ü kontrol altında
Türkiye, yaz sıcakları ve kuvvetli fırtınanın etkisiyle Akdeniz ve Ege kıyıları başta olmak üzere birçok noktada es zamanlı çıkan orman yangınlarına karşı topyekun bir mücadele yürütüyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda binlerce personel, onlarca uçak ve helikopter alevlerin önüne set çekmek için gece gündüz mesai harcıyor.

Fethiye ve Seydikemer'den güzel haber

Tarım ve Orman Bakanlığı Yangın Yönetim Merkezi'nden son durum verilerini paylaşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sahadaki özverili çalışmalar neticesinde Muğla/Fethiye yangınının tamamen kontrol altına alındığını duyurdu. Bölgede soğutma çalışmalarına geçilirken, yine aynı bölgedeki Muğla/Seydikemer yangını da tamamen kontrol altına alınan alanlar arasında yer aldı. Sarp arazisiyle ekipleri zorlayan Antalya/Kaş ve Isparta/Eğirdir yangınları da kontrol altına alınan diğer noktalar oldu.

Bakan Yumaklı, an itibarıyla Balıkesir/Gömeç, Antalya/Alanya ve Mersin/Gülnar-Aydıncık yangınlarının büyük ölçüde kontrol altında olduğunu ve riskin düşürüldüğünü belirtti. Aydın/Çine'deki yangını tamamen kontrol altına almak için ise havadan ve karadan yoğun müdahalelerin sürdüğü bildirildi.

"Açık alanda kesinlikle ateş yakmayın"

Yangınların çıkış nedenlerine ve önümüzdeki günlerin risk haritasına dikkat çeken Bakan İbrahim Yumaklı, vatandaşlara hayati uyarılarda bulundu. Son çıkan yangınların yüzde 70'inden fazlasının orman dışı alanlarda (bağ, bahçe, anız) başlayıp ormanlara sıçradığını vurgulayan Bakan Yumaklı, "Düşük nem, yüksek sıcaklık ve şiddetli rüzgâr bir araya geldiğinde en küçük bir kıvılcım dahi felakete dönüşebiliyor" dedi. Önümüzdeki günlerin çok kritik olduğunu belirten Bakan Yumaklı, Çanakkale'den Mersin'e kadar olan kıyı şeridinde rüzgarın etkili olduğunu vurguladı. Vatandaşlara açık alanda ateş yakmamaları konusunda uyarıda bulunan Bakan, bu dönemin atlatılması için hassasiyet çağrısında bulundu."

Yerleşim yerlerinde kritik tahliyeler gerçekleşti

Yangınların yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine valilikler ve AFAD koordinesinde birçok mahallede geniş çaplı tahliye işlemleri gerçekleştirildi. Alınan önlemler kapsamında Muğla Seydikemer'de 408 konut boşaltılırken, 703 vatandaş ve yaklaşık 100 hayvan güvenli alanlara sevk edildi. Ayrıca Seydikemer Devlet Hastanesi'ndeki 45 hasta tedbir amaçlı Fethiye'ye nakledildi.

Alevlerin yaklaştığı bir diğer bölge olan Balıkesir Edremit (Altınoluk) ve Gömeç hatlarında ise 210 konut tedbir amacıyla tahliye edildi ve yaklaşık 650 bölge sakini güvenli yerlere yerleştirildi. Antalya'nın Kumluca ilçesinde 50 konut, Alanya ilçesinde ise Sapadere, Fakırcalı ve Beldibi mahallelerindeki riskli 45 konut şiddetli rüzgar nedeniyle hızla boşaltıldı. Kumluca'da boşaltılan hanelerden 10 tanesi alevlerin sıçraması nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Aydın Çine'de ise Kavşıt Yaylası'nda bulunan 30 ev önlem olarak boşaltılırken, alevlerin ulaştığı 5 evde maddi hasar oluştu.

"Tek bir can kaybımızın olmaması en büyük tesellimiz"

Muğla Valiliği ve Balıkesir Valiliği tarafından yapılan ortak açıklamalarda, tahliyelerin tamamen rüzgarın yön değiştirme riskine karşı "önlem amaçlı" yapıldığı vurgulandı. Yetkililer, erken tahliye kararları sayesinde yerleşim yerlerinde herhangi bir can kaybı yaşanmadığını, evlerinden tahliye edilen vatandaşların her türlü barınma ve gıda ihtiyacının Kızılay ve AFAD ekiplerince eksiksiz karşılandığını bildirdi.

2 kişi tutuklandı

Yangın riski nedeniyle AFAD ve Bakanlık iş birliğiyle, aralarında İzmir, Muğla ve Antalya'nın da bulunduğu 9 ildeki vatandaşlara cep telefonlarından acil durum uyarısı gönderildi. Vatandaşlara "Ekipleri engellemeyin, yolları boş bırakın" çağrısı yinelendi.

Öte yandan, Balıkesir/Gömeç'teki yangının kaynak çalışmasından çıktığı belirlenirken, olayla ilgili adli süreç başlatıldı ve 2 şüphelinin tutuklandığı bildirildi. Bölgelerde hasar tespit çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.