logo
28 EYLÜL 2026

'TSK'dan 24 bin 706 kişi ihraç edilmiştir'

FETÖ ile mücadeleye değinen Akar, "15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren FETÖ/Paralel Devlet Yapılanması iltisakı nedeniyle TSK'dan bugüne kadar 10 bin 22'si Bakan onayı ile olmak üzere toplam 24 bin 706 kişi ihraç edilmiştir. FETÖ ile mücadelemize, elde edilen yeni bilgi, belge ve verilerle bir bütün halinde kararlılıkla devam edilmektedir." dedi

22.11.2022 12:38:00
 
'TSK'dan 24 bin 706 kişi ihraç edilmiştir'
'TSK'dan 24 bin 706 kişi ihraç edilmiştir'

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine karşı değiliz. Ancak Madrid'de 28 Haziran'da imzaladıkları taahhütlerini yerine getirmelerini bekliyoruz. Yani teröristlerle ilişkilerini kesmelerini, desteklerini sonlandırmalarını ve ihraç listelerinde Türkiye'ye karşı uyguladıkları tehditleri kaldırmalarını bekliyoruz." dedi.

Akar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığının 2023 yılı bütçesinin sunumunda, bölgesinde ve dünyada her zaman barış, huzur ve istikrardan yana olan Türkiye'nin, Ukrayna krizinde de ilk günden itibaren etkin, dengeli ve yapıcı bir politika izlediğini söyledi.

Türkiye'nin bölgede ateşkesin ve barışın sağlanması ile diplomatik çözüm için büyük bir çaba gösterdiğini vurgulayan Akar, Karadeniz'deki dengeyi sağlayan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin dikkatli, sorumlu ve tarafsız bir biçimde uygulandığını belirtti.

Türkiye'nin bu süreçteki en önemli katkılarından birinin de tüm dünyayı tehdit eden gıda krizinin aşılmasında olduğunu aktaran Akar, bu kriz karşısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü aktif diplomasiyle sağlanan zeminde Bakanlıklarının, Rusya ve Ukrayna Savunma Bakanlıkları ve BM temsilcileri ile birçok görüşme gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Sağlanan mutabakat sonucunda 22 Temmuz 2022'de İstanbul'da, Türk, Rus ve Ukrayna Savunma Bakanları arasında ayrı ayrı "Karadeniz Tahıl Sevkiyatı Anlaşması" adıyla anlaşmanın imzalandığını anımsatan Akar, "Anlaşma kapsamında İstanbul'da kurulan Türkiye, Rusya, Ukrayna ve BM temsilcilerinden oluşan Müşterek Koordinasyon Merkezinin çalışmaları ile bugüne kadar Ukrayna limanlarından toplam 12 milyon tona yakın tahılın ihtiyaç sahibi ülkelere emniyetle sevki sağlanmıştır." diye konuştu.

Hulusi Akar, 29 Ekim'de Sivastopol'daki patlamalar nedeniyle Rusya Federasyonu'nun, sevkiyatı askıya aldığını ve bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya ve Ukrayna liderleriyle gerçekleştirdiği yoğun görüşmeler sonucunda 2 Kasım itibarıyla tahıl sevkiyatının yeniden başladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Müteakiben Bakanlığımız koordinatörlüğünde 16 Kasım'da İstanbul'da gerçekleştirilen dörtlü görüşmeler olumlu ve yapıcı bir havada geçmiş, 19 Kasım'dan itibaren de anlaşmanın 120 gün uzatılması sağlanmıştır. Sonuç olarak Kırım'ın ve geçtiğimiz haftalarda dört ayrı bölgenin Rusya tarafından ilhak edilmesini tanımıyoruz. Her zaman vurguladığımız gibi Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına ve egemenliğine saygılıyız.

Türkiye, Rusya Federasyonu ve Ukrayna arasındaki sorunların çözümü için diplomasiye daha fazla şans verilmesi gerektiği inancıyla insani yardım başta olmak üzere, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerine düşeni yapmaya devam edecektir."

- "NATO'nun açık kapı politikasını destekliyoruz"

NATO ile ilişkilere de değinen Milli Savunma Bakanı Akar, Türkiye'nin 70 yıldır etkin ve saygın bir üyesi olduğu ittifak ile uyumlu bir şekilde çalışmaya devam ettiğini bildirdi.

Bakan Akar, "NATO'nun açık kapı politikasını destekliyoruz. İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine karşı değiliz. Ancak Madrid'de 28 Haziran'da imzaladıkları taahhütlerini yerine getirmelerini bekliyoruz. Yani teröristlerle ilişkilerini kesmelerini, desteklerini sonlandırmalarını ve ihraç listelerinde Türkiye'ye karşı uyguladıkları tehditleri kaldırmalarını bekliyoruz. Diğer taraftan 2021 yılı kesinleşen savunma harcamalarımızın gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 1,6'dir. Bu oranı, 2024'e kadar, NATO'nun üzerinde önemle durduğu yüzde 2 hedefine yükseltmek için gayret göstermekteyiz." açıklamasında bulundu.

- Eğitim faaliyetleri

Eğitim faaliyetlerinin en önemlilerinden olan tatbikatlara simetrik, asimetrik ve hibrit tehditlerin yer aldığı senaryolar dahilinde aralıksız devam ettiklerini belirten Akar, bu bağlamda orduyu her türlü tehdit ve tehlikeye karşı hazır bulundurmak için yoğun gayret gösterdiklerini, Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı tatbikatlarını yaptıklarını aktardı.

Her alanda olduğu gibi savunma ve güvenlik alanında da nitelikli insan gücünün hayati önem taşıdığını vurgulayan Akar, bu bilinçle öğrenci dahil, personel teminine, eğitimine, özlük hakları ile moral ve motivasyonuna yönelik çalışmalara büyük önem verdiklerini dile getirdi.

Bütün bu çalışmaların ilgili mevzuata uygun olarak, yargı denetimine açık, şeffaf ve denetlenebilir bir şekilde gerçekleştirildiğini kaydeden Akar, "Bu kapsamda teşkilat yapımızdan, özellikle personelimizin özlük haklarının iyileştirilmesine kadar reform niteliğindeki birçok yasal düzenleme sizlerin de desteğiyle hayata geçirilmiş; böylece sürekli bir gelişim kaydeden TSK'nin etkin, caydırıcı ve saygın nitelikleri arttırılmıştır." ifadesini kullandı.

2018'den günümüze kadar personele ilişkin birçok düzenlemenin hayata geçirildiğini bildiren Milli Savunma Bakanı Akar, şöyle devam etti:

"Bu süreçteki mevzuat düzenlemelerini ifade etmek gerekirse, astsubayların yaş hadleri 55'ten 60'a çıkarılmıştır. Tabip ve diş tabiplerinin sağlık hizmet tazminatları artırılmıştır. Birinci derece kritik illerde ve yüzer birliklerde görevli tabip ve diş tabiplerine ayrıca artırımlı tazminat ödenmesi sağlanmıştır. Vazife malulü astsubayların ilave bir kez subaylığa geçiş sınavına girmeleri sağlanmış. Astsubayların subaylığa, uzman erbaşların astsubaylığa geçiş yapabilmesi için ilave 2 sınav hakkı tanınmıştır. Sözleşmeli subay ve astsubaylara, muvazzaf subay ve astsubaylığa geçiş için ilave 2 sınav hakkı tanınmıştır. Askeri öğrenci harçlıkları artırılmıştır. Sözleşmeli erbaş ve erlere belirli şartlar dahilinde hafta içi mesai sonrası ve hafta sonu görev yerlerinden ayrılabilmelerine imkan tanınmıştır. Sözleşmeli erbaş ve erlerin, aile yardımı ödeneğinden faydalanabilmesine imkan sağlanmıştır. Uzman erbaşların yaş haddi 55 yaş olacak şekilde düzenlenmiş ve yaş haddinden emekli olabilmeleri sağlanmıştır. Devlet memuru olarak istihdam edildikten sonra emekli olan uzman erbaşların emekli aylıklarının uzman erbaşlara doğrudan emekli olanlara eşitlenmesi sağlanmıştır. Komando uzman erbaşların 40 yaşından sonra branş değiştirebilmelerine imkan getirilmiştir. Uzman erbaşlara ilk nasıp istihkakı olarak ordu tipi tabanca ve mermi verilmesi sağlanmıştır. 2 yıllık yüksekokul mezunu astsubayların göreve 9'uncu derecenin 2'nci kademesinden başlatılması sağlanmıştır. Terörle Mücadele Harekatları nedeniyle uzman erbaşlıktan astsubaylığa geçiş sınavlarına katılamayan personele ilave sınav hakkı sağlanmıştır. Birinci derecedeki Uzman Erbaşların 3000 olan ek gösterge rakamının 15 Ocak 2023 tarihinden itibaren 3600 olması sağlanmıştır. Subay, astsubay ve uzman erbaşlardan 3600 ek göstergeye hak kazanamamış olanların emeklilerine her ay, emekli aylıklarıyla birlikte 1200 lira tutarında ilave ödeme yapılması gerçekleştirilmiştir."

- FETÖ ile mücadele

FETÖ ile mücadeleye de değinen Akar, "15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren FETÖ/Paralel Devlet Yapılanması iltisakı nedeniyle TSK'den bugüne kadar 10 bin 22'si Bakan onayı ile olmak üzere toplam 24 bin 706 kişi ihraç edilmiştir. FETÖ ile mücadelemize, elde edilen yeni bilgi, belge ve verilerle bir bütün halinde kararlılıkla devam edilmektedir." bilgisini paylaştı.

Askeri öğrenci alım faaliyetlerini de titizlikle sürdürdüklerini belirten Akar, Milli Savunma Üniversitesinin, TSK'de görev alacak personeli en modern tesislerde ve en iyi imkanlarla yetiştirmek için çalışmalarına başarıyla devam ettiğini vurguladı.

Savunma sanayisinde büyük atılımlar gerçekleştirildiğini, bu alanda yerlilik ve millilik oranını yüzde 80'ler seviyesine yaklaştırdıklarını dile getiren Akar, "Geçmişte piyade tüfeğimizi dahi yurt dışından tedarik ederken, artık milli piyade tüfeklerimizi, ÇNRA'larımızı, Fırtına obüslerimizi, İHA/SİHA/TİHA'larımızı, ATAK helikopterlerimizi, fırkateynlerimizi ve savaş gemilerimiz ile akıllı hassas mühimmatımızı tasarlayıp inşa, imal ve ihraç seviyesine gelmiş bulunuyoruz. Cin şişeden çıktı. En kısa zamanda kendi uçağımızı da tankımızı da yapacağız." sözlerini sarf etti.

Bakan Akar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu arada fikri ve sınai tüm mülkiyet hakları Bakanlığımızda olan ve yalnızca işletme hakkı 25 yıllığına devredilen 1'inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğünde de imalat, bakım, onarım ve yenileştirme işlemlerine devam edilmektedir. Fırtına Obüsü ve Altay Tankının seri üretimi için de yurt dışından motor ve transmisyon tedarikine yönelik siyasi, askeri ve ticari her türlü girişimde bulunulmaktadır. Ancak bazı ülkelerin engelleyici tavırları nedeniyle bu süreç maalesef olumsuz etkilenmekte ve gecikmeler meydana gelmektedir. Bu nedenle bir taraftan yurt dışından tedarik faaliyetlerine yönelik çalışmalarımız devam ederken diğer taraftan da motor ve transmisyonun yerli üretimi için sürdürülen çalışmalar yakından takip edilmektedir.

Türk savunma sanayimizin öncü kuruluşlarından biri olan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE A.Ş.) ise tarihi tecrübesi, yeni yapısı ve Ar-Ge odaklı çalışmalarıyla Türk savunma sanayisine önemli hizmetlerde bulunmaya devam etmektedir. ASFAT A.Ş. de yetkin personel yapısı ve kamu-özel sektör işbirliğinin sağladığı dinamizm ile Türk savunma sanayisinin gelişimine ve ihracatına önemli katkılar sağlamaktadır. Nitekim ASFAT, Pakistanlı kardeşlerimize 4 MİLGEM gemisi ihraç ederek savunma sanayimizin tek kalemde en büyük ihracatını gerçekleştirmiştir. Diğer taraftan tersanelerimizde kritik deniz sistemleri projeleri başarıyla yürütülmekte, Deniz Kuvvetlerimizin ve kardeş ülkelerin ihtiyacı olan savaş gemilerinin inşası ile bakım, onarım ve modernizasyon çalışmaları yapılmaktadır. Askeri fabrikalarımızda ise TSK'nin harekata hazırlık seviyesinin sürdürülmesi ve geliştirilmesi için Airbus ile yürütülen A400M retrofit projesi dahil, birçok kritik proje başarıyla yürütülmektedir. Sonuç olarak ülkemizi, savunma sanayisi alanında en üst seviyeye çıkarma hedefimiz doğrultusunda hemen hemen her alanda yatırım yapmaya devam ediyoruz, kamu, vakıf, özel sektör kuruluşlarımız ve üniversitelerimiz ile tam bir uyum ve sinerji içerisinde azim ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz."

- "Askeralma Kanunu'ndan bugüne kadar yaklaşık 2 milyon kişi istifade etti"

Yerli ve milli savunma sanayisini geliştirmek için çalışırken kısa ve orta vadeli acil ihtiyaçları karşılamak için de tedarik ve modernizasyon projeleri yürüttüklerini bildiren Akar, "Bu kapsamda 40 F-16 Viper uçağının tedarikine ve 79 uçağın da modernizasyonuna çalışılmaktadır. Talebimiz Eylül 2021'de ABD'ye ulaştırılmış, bu konuda Türkiye'de 3, ABD'de 1 olmak üzere askeri heyetler arası 4 toplantı yapılmış bu toplantılarda projenin önemi, Kongre sürecinin hızlandırılması ve diğer taleplerimiz ABD yetkililerine iletilmiştir. Bu çalışmalarımız, milletvekillerimizden oluşan heyetlerin ABD'de Temsilciler Meclisi ve Senato'da yaptıkları temaslarla desteklenmektedir. F-35 konusunda ise ABD ile program ortaklığımızın sonlandırılmasına ilişkin idari, mali ve hukuki boyutlardaki hazırlıklar tamamlanmış olup önümüzdeki aylarda ABD tarafının daveti ile ayrıntılı müzakerelere geçilmesi beklenmektedir." diye konuştu.

"Muhaberesiz muharebe olmaz" bilinciyle elektronik harp ve iletişim teknolojilerini her geçen gün daha da geliştirdiklerini vurgulayan Akar, siber güvenliği sağlamak için her türlü tedbiri aldıklarını söyledi.

Yeni Askeralma Kanunu ile beklentilerini karşılayan, modern, esnek, öngörülebilir, sürdürülebilir ve e-devlet üzerinden erişilebilir bir sistem tesis edildiğini aktaran Akar, "Böylece ordumuzun ihtiyaçları karşılanırken gençlerimizin eğitimlerine ve mesleklerine devam etme imkanı sağlanmıştır. Bu kanunda yapılan bir düzenleme ile aynı zamanda yoklama kaçağı ve bakayaların mevcut bedele ilave olarak ek bedel ödemeleri şartıyla bedelli askerlikten yararlanmaları sürekli hale getirilmiştir. Dövizle askerlik kapsamında ise daha önceden bu imkandan yararlananlar arasında varsa eksik ödemeleri bulunanlara, söz konusu ödemeleri tamamlamaları ve ek bedel ödemeleri şartıyla, askerlik hizmetlerini yapmış sayılma imkanı sağlanmıştır. Haziran 2019'da çıkartılan 7179 Sayılı yeni Askeralma Kanunu'ndan bugüne kadar yaklaşık 2 milyon kişi istifade etmiştir." bilgisini verdi.

Bakan Akar, operasyon alanlarında ve yurt içinde askeri sağlık hizmeti desteğinin geliştirilmesi ve TSK'nin sağlık ihtiyaçlarının en etkin şekilde karşılanması için yeni düzenlemeler konusunda Sağlık Bakanlığı ile çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, şunları dile getirdi:

"Yüksek malumları olduğu üzere bu coğrafyada var olabilmek ve 85 milyon vatandaşımızın güvenliğini sağlayabilmek için TSK'nin üstün niteliklerinin korunması ve geliştirilmesi hayati önemi haizdir. Etkin, caydırıcı ve saygın bir orduya sahip olmamız bir tercih değil bir mecburiyettir. 2023 yılı Bütçe teklifimiz ile Bakanlığımıza tahsis edilecek kaynakların bu doğrultuda en etkin ve en yüksek faydayı sağlayacak şekilde kullanılması hedeflenmiştir. Bütçe uygulamalarında tasarruf tedbirlerine de azami önem verilmiş, bu kapsamda Bakanlığımızın 2022 faaliyetleri sonucunda, toplamda 2 milyar 200 milyon lira tutarında tasarruf sağlanmıştır. Bu bilinçle hazırlanan Bakanlığımızın 182 milyar 770 milyon 968 bin lira tutarındaki 2023 Yılı Bütçe Teklifi ve 2021 Yılı Kesin Hesabı, olumlu karşılanacağı inancıyla takdirlerinize sunulmuştur.

Bakanlığımızda icra edilen Sayıştay denetimleri sonucunda Sayıştay Başkanlığınca TBMM'ye sunulan 'Milli Savunma Bakanlığı 2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporu'nda 9 bulguya yer verilmiştir. Bu bulgulara yönelik gerekli tedbirler alınmakta ve Sayıştay ile koordineli olarak gerekli çalışmalar yapılmaktadır. Sonuç olarak tarih boyunca her türlü zorluğu, kederde ve kıvançta bir ve beraber olarak aşmayı başarmış asil milletimizin jeopolitik risk ve tehditlerin arttığı, etrafımızın adeta ateşten bir çember haline geldiği bu kritik süreçte de yine aynı ruhla her türlü zorluğu aşarak 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla geleceğe emin adımlarla yürüyeceğine inancımız tamdır. Birlik ve beraberliğin, milletçe bizim en büyük dayanağımız ve gücümüz olduğu bilinmelidir. Bu çerçevede Peygamber ocağı olarak da bilinen kahraman ordumuz binlerce yıllık şanlı tarihimizden süzülüp gelen milli, manevi ve mesleki değerleriyle, asil milletimizin sevgisi, güveni ve duasından aldığı ilhamla, aklın ve bilimin ışığında, anayasa çerçevesinde ve yasalar doğrultusunda, Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri ile sıralı amir ve komutanların emir ve komutasında, milletinin emrinde, görevinin başındadır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Bu vesileyle Sultan Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve bugüne kadar bin yıldır bize vatan olan bu topraklarda bugünlere, bu seviyelere gelmemizde emeği geçen, katkı sağlayan bütün devlet büyüklerimizi, komutanlarımızı ve asil milletimizi saygı ve şükranla anıyor, gözlerini kırpmadan hayatlarını feda eden şehitlerimize, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, hayatta olan gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyor, değerli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Şu anda dahi karada, denizde ve havada, zorlu iklim ve arazi şartlarında kahramanlık ve fedakarlıkla görev yapan değerli silah ve mesai arkadaşlarıma da bu vesileyle kazasız, belasız, hayırlı, başarılı görevler diliyor; alınlarından öpüyorum."

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.

Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

Sermaye piyasalarını sarsan dev operasyonda çember daralıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

27.09.2026 16:08:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Finans çevrelerinde geniş yankı uyandıran dev soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Yürütülen çok yönlü mali takip ve analizler neticesinde savcılık düğmeye bastı.
Daha önce şüpheli sıfatıyla hakkında adli kontrol hükümleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener, kolluk kuvvetlerinin düzenlediği operasyonla yakalanarak emniyete götürüldü. Gözaltı kararıyla birlikte piyasalardaki dikkatler dosyadaki gizemli para akışına çevrildi.

Şüpheli fon hareketleri ve para trafiği masada
Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen operasyonda, kurulan fon mekanizmaları üzerinden gerçekleşen devasa finansal transferler ile şüpheli işlem trafiği titizlikle taranıyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, dijital incelemeler ve hesap hareketlerinin dosyanın seyrinde kilit rol oynadığı ifade ediliyor.
Gözaltındaki Sarpyener'in emniyetteki sorgu ve ifade işlemlerinin devam ettiği öğrenilirken, soruşturmanın aracı kurumlar ve portföy şirketleri ayağında yeni adımların atılabileceği belirtiliyor.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı

27.09.2026 01:15:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

 

Gümrükte tonlarca zehir yakalandı

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı’nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi

26.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi. Operasyonlar uyuşturucu ve kaçakçılık şebekelerinin Türkiye'yi transit veya hedef pazar olarak kullanma girişimlerinin sürdüğünü bir kez daha gündeme taşıdı.

MERSİN'DE ÜÇ AYRI OPERASYON

Gümrükler Muhafaza ekipleri, Mersin'de yürütülen risk analizleri ve istihbarat çalışmaları kapsamında üç ayrı operasyon gerçekleştirdi.

Operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilogram 500 gram pregabalin ele geçirildi. Yüklü miktardaki maddenin ele geçirilmesiyle kaçakçılık girişiminin piyasaya ulaşması engellendi.

Pregabalin, tıbbi amaçlarla kullanılan bir ilaç etken maddesidir; ancak Türkiye'de ve başka ülkelerde kötüye kullanım ve yasa dışı ticareti nedeniyle kolluk operasyonlarının konusu olabilmektedir. Ele geçirilen ürünün hangi amaçla ve hangi organizasyon tarafından Türkiye'ye sokulmak istendiği ise soruşturmanın konusu.

İSTANBUL HAVALİMANI'NDA KÖPEKLER YAKALADI

İkinci operasyonun adresi ise İstanbul Havalimanı oldu.

Narkotik dedektör köpekleri Csonti ve Queen, yolcu bagajlarına tepki verdi. Bunun üzerine gerçekleştirilen kontrollerde 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi.

Böylece iki farklı noktadaki operasyonlarda ele geçirilen maddelerin toplam ağırlığı 1 ton 736 kilo 760 grama ulaştı.

SINIRLARDAN GİREN ZEHİRLE MÜCADELE

Ticaret Bakanlığı, operasyonların ardından yaptığı açıklamada kaçakçılığın ülke ekonomisine zarar verdiğini, haksız rekabet oluşturduğunu ve toplum sağlığını tehdit ettiğini belirterek Gümrükler Muhafaza ekiplerinin çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Ancak tonlarca maddenin ele geçirilmesi başka bir soruyu da beraberinde getiriyor:

Yakalanan bu sevkiyatlar, Türkiye'ye sokulmaya çalışılan uyuşturucunun ne kadarını oluşturuyor?

Bir tarafta gümrüklerde yakalanan tonlarca madde, diğer tarafta uyuşturucu kullanımına ilişkin toplumsal kaygılar bulunuyor.

ASIL HEDEF: ZİNCİRİN BAŞINDAKİLER

Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede yalnızca kuryelerin veya taşıyıcıların yakalanması yeterli değil. Asıl önemli aşama, sevkiyatın arkasındaki finansman, tedarik, lojistik ve dağıtım ağının ortaya çıkarılması.

Bu nedenle operasyonların ardından şu sorular önem kazanıyor:

Bu maddeler nereden geldi?

Nereye gönderilecekti?

Kim tarafından finanse edildi?

Sevkiyatı kim organize etti?

Türkiye'deki dağıtım ağı kimlerden oluşuyor?

Ve uyuşturucu ticaretinin arkasındaki asıl organizatörlere ulaşılabildi mi?

GÜMRÜKTE YAKALANANLAR… YA GEÇENLER?

Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda 1 ton 736 kilo 760 gram madde ele geçirildi.

Bu rakam, gümrük kontrollerinin önemini ortaya koyarken aynı zamanda uyuşturucu kaçakçılığının ulaştığı boyutun araştırılmasını da gerektiriyor.

Gümrükte yakalananlar kamuoyuna açıklanıyor. Peki ya denetimlerden geçerek Türkiye'ye ulaşanlar?

Uyuşturucu ticaretinin gerçek boyutunu ortaya çıkaracak soru belki de tam burada başlıyor:

"Yakalanan kaçakçılar kim? Asıl baronlar nerede?"

Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar

Konya'da kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüpheliler, telefonla aradıkları bir vatandaşın 27 bin dolar, 38 bin euro ve 500 bin TL'sini dolandırdı. Olayla ilgili 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

26.09.2026 11:44:00 / Güncelleme: 26.09.2026 11:47:41
İHA
 
Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar
Kendilerini polis ve savcı diye tanıtıp milyonları dolandırdılar
Edinilen bilgilere göre, Konya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların dolandırıcılık olaylarından korunması, suçun önlenmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Bu kapsamda, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan ve "Eldenci" olarak tabir edilen şüphelilerin, bir vatandaşı telefonla arayarak korku ve panik oluşturmak suretiyle 500 bin TL, 38 bin euro ve 27 bin dolarını alarak dolandırdığı belirlendi.



Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda olayı gerçekleştirdiği tespit edilen 2 şüpheli, aynı gün Ankara'nın Etimesgut ilçesi girişinde yakalandı.

Şüphelilerin üst aramalarında 53 bin 260 euro, 26 bin 941 dolar ve 492 bin 600 TL olmak üzere toplam 4 milyon 778 bin 700 TL değerinde suça konu para ele geçirildi.



Ele geçirilen paralar sahibine teslim edilirken, gözaltına alınan 2 şüpheli, işlemlerin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.