logo
08 AĞUSTOS 2026

Tüm internet verisi bir gram DNA’ya sığabilir

Dijital çağın en büyük çıkmazlarından biri olan veri depolama sorunu için bilim dünyası rotayı doğanın en eski arşivleme yöntemine çevirdi

18.03.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Tüm internet verisi bir gram DNA’ya sığabilir
Tüm internet verisi bir gram DNA’ya sığabilir
Dijital çağın en büyük çıkmazlarından biri olan veri depolama sorunu için bilim dünyası rotayı doğanın en eski arşivleme yöntemine çevirdi: DNA. Yapılan son araştırmalar ve teknolojik ilerlemeler, insanlığın bugüne kadar ürettiği tüm dijital verilerin sadece bir gram DNA içerisine kodlanabileceğini ortaya koyuyor.






Geleneksel veri depolama birimleri olan sabit diskler ve bulut sunucuları, hem fiziksel yer kaplamaları hem de enerji tüketimleri nedeniyle sürdürülebilirlik sınırına dayanmış durumda.

Buna karşılık, biyolojik bir molekül olan DNA, veriyi inanılmaz bir yoğunlukta ve binlerce yıl boyunca bozulmadan saklama potansiyeline sahip.







DNA Depolama Teknolojisi Nasıl Çalışıyor

Dijital veriler bilindiği üzere 0 ve 1 rakamlarından oluşan ikili bir sistemle kaydedilir. Bilim insanları, bu ikili kodları DNA'nın temel yapı taşları olan dört farklı nükleotide (A, T, C, G) dönüştürerek veriyi biyolojik bir koda çeviriyor. Bu işlem şu aşamalardan oluşuyor:







Dijital verinin (0 ve 1) biyolojik harflere (A, C, G, T) dönüştürülmesi.

Bu dizilimlere uygun yapay DNA zincirlerinin laboratuvar ortamında sentezlenmesi.

Veriye ihtiyaç duyulduğunda DNA dizileme makineleri ile bu kodun okunması.

Okunan biyolojik kodun tekrar dijital veriye geri çevrilmesi.







Neden DNA Depolaması

Mevcut manyetik ve optik depolama araçlarının ömrü genellikle on yıllarla sınırlıyken, uygun koşullarda saklanan DNA binlerce yıl boyunca veriyi muhafaza edebiliyor. Ayrıca, geleneksel veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu devasa soğutma sistemlerine ve enerjiye ihtiyaç duymaması, bu yöntemi çevre dostu bir alternatif haline getiriyor.

Bir gram DNA'nın teorik olarak 215 petabayt (yaklaşık 215 milyon gigabayt) veri depolayabildiği hesaplanıyor. Bu yoğunluk, dünya üzerindeki mevcut tüm dijital kütüphanelerin avuç içine sığacak kadar küçük bir tüpte saklanabilmesi anlamına geliyor.







Gelecek Hedefleri ve Zorluklar

Şu anki teknolojiyle DNA üzerine veri yazmak ve bu veriyi okumak oldukça yüksek maliyetli ve zaman alıcı bir işlem.







Ancak DNA sentezleme teknolojilerindeki maliyet düşüşü ve okuma hızındaki artış, bu yöntemin yakın gelecekte özellikle "soğuk depolama" denilen ve nadiren erişilen büyük arşiv verileri için standart haline gelebileceğini gösteriyor.






Bilim insanları, veri depolama kapasitesinin sınırlarına ulaşıldığı bu dönemde, biyoteknoloji ve bilişim dünyasının birleşmesinin veri krizine kesin çözüm olacağını öngörüyor.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.