Tunceli'nin eşsiz doğasında konar göçer olmak
Sonbahardan kalma günlerin yaşandığı ilçelerde, sarıya bürünmüş meralarda gün boyu ekmek parası kazanmak için koyun güden göçerler, birkaç ay sonra koyunların kuzulamaya başlamasıyla tatlı bir telaş yaşayacak






Tunceli'de yaz aylarında hayvanlarıyla yüksek rakımlı yaylalara çıkan göçerler, havaların soğumasıyla geri döndükleri kışlaklarda koyun sürülerinin su ve beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için gün boyu zorlu mesai yapıyor.

Yaklaşık 6 ay boyunca Ovacık'taki Munzur ve Mercan dağları ile Pülümür'deki Silbüs, Bağırpaşa, Akbaba ve Meydan dağlarındaki eşsiz güzelliklere sahip yaylalarda konaklayan göçerler, şimdilerde ise ağaç ile brandalardan yaptıkları ve "kom" adını verdikleri kışlaklarda yaşamlarını sürdürüyor.

Zorlu doğa koşullarında, sosyal ve teknolojik hayatın imkanlarından uzakta hayatlarına devam eden göçerler, günün erken saatlerinde uyanarak sayıları 500 ile bin arasında değişen koyun sürüleriyle ilgilenmeye başlıyor.

Sonbahardan kalma günlerin yaşandığı ilçelerde, sarıya bürünmüş meralarda gün boyu ekmek parası kazanmak için koyun güden göçerler, birkaç ay sonra koyunların kuzulamaya başlamasıyla tatlı bir telaş yaşayacak.
Yayla yaşamının çeşitli zorlukları olduğunu belirten Cos, şöyle konuştu:

"Yıllardır hayvancılıkla uğraşıyorum. Yazın Pülümür tarafındaki yaylalara çıkıyoruz. Orada 5-6 ay kaldıktan sonra havalar soğumaya başlıyor ve bizde kışlaklara geri dönüyoruz. Kışı Pertek'te geçiriyorum. Burada kar yağışı çok nadir oluyor ve hayvanların bakımı daha da kolaylaşıyor. Bizim yaşamımız hep zorluklarla geçiyor. Sürekli dağda, merada koyun otlatıyoruz."
















































































