logo
20 HAZİRAN 2026

Tunus’ta Arap Baharı'ndan eser kalmadı

 
Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad’ın Tunus’ta ağırlandığı gün, Arap Baharı’yla yelkenlerini şişirmiş olan El Nahda Hareketi lideri Raşid el Gannuşi demir parmaklıkların ardına gönderildi. Tunus’ta yönetim fiilen Cumhurbaşkanı Kays’ın elinde olsa da, dizginler ordunun elinde. Ülkede siyaseti asker dizayn ediyor.
 
 

24.04.2023 11:09:00
Tunus’ta Arap Baharı'ndan eser kalmadı
Tunus’ta Arap Baharı'ndan eser kalmadı
FOTO: Gannuşi


Arap Baharı denilen süreç Aralık 2010'da Tunus'ta başlamıştı. Dalga 2011'de Mısır'da Mübarek, Libya'da Kaddafi yönetimlerinin sonunu getirdi. Suriye ve Yemen iç savaşa sürüklendi. Oysa zengin (mesela Kuveyt, Suudi Arabistan, Umman, Bahreyn, Katar) olsun, fakir (mesela Ürdün, Fas) olsun isyan dalgası monarjik yönetimleri pas geçti. Dalgadan kurtulan başkanlıkla yönetilen tek devlet ise Cezayir oldu.
Arap Baharının en büyük mağduru Suriye'de Esad yönetimi Arap dünyası ile ilişkilerini normalleştirmeye başlarken, Arap Baharı'nda değişim şansını yakalamış olan Tunus 'anayasal darbe' pratikleriyle yeni dönemin aktörleriyle hesaplaşıyor


Tunus'ta ceberut yönetim güç kazanıyor

25 Temmuz 2021'de meclisi askıya alan, vekillerin dokunulmazlığını kaldıran ve Hişam el Meşişi hükümetine son veren Cumhurbaşkanı Kays Said'in anayasa yazımı, referandum ve genel seçimlerle sürdürdüğü sistemi yeniden kurma operasyonunda El Nahda Hareketi'ni devletten kazıma en temel motivasyondu. Geçen yıl yüzde 30 katılımla gerçekleşen anayasa referandumundan sonra muhaliflerin boykot ettiği seçimlerde katılımın yüzde 11'le sınırlı kalması Said'in yürüttüğü sürecin meşruiyetine dair ciddi soru işaretleri oluşturdu. İlaveten ekonomik kriz Said üzerinde baskıyı artırdı. Böylesi bir ortamda Müslüman Kardeşler'in Tunus uzantısı El Nahda'yı siyaseten silmeye dönük yeni bir hamle geldi. 17 Nisan'da gözaltına alınan Gannuşi 48 saatlik savcılık sorgusunu takiben tutuklanırken, El Nahda'nın merkezi kapatıldı ve ülke genelinde toplantı yapması yasaklandı. 19 Nisan'da da Said'i 'diktatöryel eğilimler' sergilemekle suçlayan Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin koordinasyon merkezi ile Tunus İrade Partisi'nin genel merkezine kilit vuruldu. Nisan 2022'de 'siyasi krizden çıkış' hedefiyle sol kanattan Ahmet Necip Şabi liderliğinde muhalefetin çatı oluşumu olarak ortaya çıkan Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin en büyük bileşeni El Nahda Hareketi.

Soruşturma genişletiliyor

El Nahda'yı hedef alan soruşturma, Gannuşi'nin dışında Bilkasım Hasan, Muhammed Kumanı ve Ahmet Maşrıki gibi 11 kişi hakkında açılan soruşturmalarla genişletildi. Soruşturma dosyası devletin güvenliğine komplo kurma, halkı silahlı isyana teşvik, cinayet ve hırsızlık gibi suçlamaları içeriyor. Daha önce yürütülen soruşturmalarda El Nahda liderleri Tunuslu cihatçıları finanse edip bunları Suriye, Libya ve Yemen cephesine göndermek, 2013'te Halk Cephesi'nin liderleri Şükrü Belaid ve Muhammed Brahimi'ye düzenlenen suikastlarla ilgili soruşturmaları örtbas etmek ve şiddeti meşru gören Selefi grupların önünü açmakla suçlanıyordu. İslami emirlik isteyip "demokrasiyi gömme zamanı" diyen Hizb'ut Tahrir legalleşirken, El Kaide bağlantılı Ensar el Şeria da Tunus'a geri dönmüştü.

Gannuşi'nin son konuşması

Son operasyonu tetikleyen şey Gannuşi'nin 15 Nisan'da Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin merkezinde yaptığı bir konuşmaydı. "El Nahda'sız, İslam'sız, sol ya da başka herhangi bir bileşensiz Tunus, bir iç savaş projesidir" demişti. El Nahda lideri darbeyi kutlayanların demokrat değil iç savaş destekçisi olduğunu ve darbenin alkışlanmak yerine taşlanması gerektiğini söylemişti. Hemen öncesinde Gannuşi'nin damadı ve eski Dışişleri Bakanı Refik Abdülselam da "Ordunun tarafsızlığı ve siyasetten uzak olduğu söylemi büyük bir yalandır ve bu yalana son verilmelidir" sözleriyle şimşekleri üzerine çekmişti. El Nahda tüm muhalefeti baskıcı uygulamalara karşı tek safta buluşmaya çağırırken Şükrü Belaid'in kurduğu Demokrat Yurtseverler Partisi operasyona destek çıktı. Parti, liderlerinin öldürülmesinden El Nahda'yı sorumlu tutuyor. El Nahda yetkilileri, operasyonların hareketi tamamen yasaklamaya varan bir noktaya gitmesinden endişe ediyor. Müslüman Kardeşler projesine şiddetle karşı çıkan kanatlar epey zamandır terörün finansmanı, siyasi suikastler ve seçim kampanyalarına dışarıdan yasadışı bağışlar nedeniyle El Nahda'nın kapatılması için Said'e baskı yapıyordu. Tunus'ta 20 Nisan'da tutuklanan eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi, "devletin yapısını değiştirmek ve halkın silahlarla birbirine saldırmasına neden olmak" suçlamasıyla karşı karşıya.

Eski rejim atakta

Devrik lider Zeynel Abidin bin Ali döneminde yurtdışını mesken tutmuş muhaliflerden bazıları 2011'deki Yasemin Devrimi'nin kazanımları tersine dönünce sürgün hayatlarına geri döndü. Fransa'ya yerleşen eski Cumhurbaşkanı Munsif el Merzuki de bunlar arasında. 
Türkiye-Tunus ilişkileri nasıl etkilenecek?

Tunus'un geçtiği bu kritik süreçte El Nahda'ya yakınlığı ile bilinen AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tutumu da merakla izleniyor. Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Çağlar Fahri Çakıralp'in yeni Meclis Başkanı İbrahim Buderbale ile görüşmesi Arap basınında AK Parti'nin El Nahda'yı gözden çıkardığı yorumlarına neden olmuştu. Çakıralp, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un ikili ilişkilere vurgu yapan mektubunu Tunuslu mevkidaşına iletmişti. AK Parti Mısır'la ilişkileri düzeltmek için Müslüman Kardeşler'i himaye eden siyasetini nasıl gözden geçirdiyse Tunus'ta da benzer bir tutumu izleyeceği düşünülmüştü. AK Parti yönetimi 2022'de Said'in meclisi fesheden kararını kınarken Tunus Dışişleri buna protesto notasıyla cevap vermişti. Said de "Biz bir vilayet değiliz. Ferman beklemiyoruz. Egemenliğimiz, şerefimiz ve gurumuz bütün değerlendirmelerin önündedir" diyerek Erdoğan'a çatmıştı. Gannuşi tutuklanınca iki ülke arasındaki bahar havası toz dumana karıştı. Eski çizgisine geri dönen Erdoğan, şunu söyledi: "Mevcut yönetim, kardeşim Gannuşi'yi tutukladı. Tunus'taki yetkililerle henüz telefonla iletişim kuramadık. Ama denemeye devam edeceğiz. Onlarla konuşabilirsek uygun görmediğimizi onlara söyleyeceğiz." El Arab gazetesi de Tunus Dışişleri'nin El Nahda'yı kurtarmaya dönük müdahale ya da arabuluculuk çabalarına izin vermediğini yazdı. Said meşruiyeti sorgulayan iç ve dış tepkilere karşı tahammülünün olmadığını defalarca hissettirdi. HABER MERKEZİ/BBC

Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu

Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu

20.06.2026 00:27:00
İhlas Haber Ajansı
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sahilde yoğun tedbir alınırken, parça incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi.

Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda saat 16.00 sıralarında insansız hava aracı bulundu. Bölgede geniş güvenlik tedbirili alan jandarma ekipleri yaptıkları incelemede, üzerinde mühimmat bulunmadığını belirledi. Jandarma ekipleri tarafından sahilden alınarak, incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi. Çakraz Plajı'nda bulunan İHA'nın 5 gün önce Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'nda bulunan insansız hava aracı ile aynı olduğu öğrenildi.



Uzun süre suda kaldığı ve parçalanmış halde bulunan dronun, gövde ve pervaneleri strafor köpükten, pervaneleri ağaçtan eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının kesin menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor. Bulunan insansız hava aracının, mühimmat taşıma özelliğinin bulunduğu fakat saldırı dronları için önceden gönderilerek, hava savunma sistemleri ve radarları aldatmak için kullanıldığı tahmin ediliyor.

MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı

MİT, terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu tutuklandı

19.06.2026 18:08:00
İhlas Haber Ajansı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu Ahmet Kazancı, sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, DEAŞ terör örgütünün "Horasan Vilayeti" medya yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda, farklı kod adları kullanan Ahmet Kazancı yakalandı. Ahmet Kazancı geçtiğimiz çarşamba günü Konya'ya getirildi. Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan zanlı, bugün adliyeye sevk edildi. Ahmet Kazancı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Adalar Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde dört ilde operasyon düzenlendi

19.06.2026 11:30:00 / Güncelleme: 19.06.2026 11:31:00
Haber Merkezi
CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı
CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Adalar Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde dört ilde operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında 47 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, aralarında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da bulunduğu 41 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, şüpheliler hakkında "rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, 2863 sayılı yasaya muhalefet, görevi kötüye kullanma suçlarından soruşturma başlatıldığı" belirtildi.

"40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığı, 4 ilde 90 adreste eş zamanlı arama ve gözaltı işlemi gerçekleştirildiği, bu aşamada 41 şüphelinin gözaltına alındığı" kaydedildi.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet, sit alanlarında izinsiz kazı yapma veya koruma altındaki tescilli yapılara izinsiz müdahale (inşaat, yıkım) gibi eylemleri kapsıyor.

Son bir haftada CHP'nin İstanbul Beylikdüzü ve Silivri belediyeleri ile İzmir Seferihisar, Mersin Silifke gibi belediyelerine yönelik soruşturmalarda pek çok kişi gözaltına alındı.

Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı

Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı

19.06.2026 11:26:00 / Güncelleme: 19.06.2026 11:29:03
Haber Merkezi
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

Özel sektör öğretmenleri uzun süredir taban maaş hakkı, iş güvencesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi için çeşitli eylemler düzenliyor.

Sendika, eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması için yasal düzenleme çağrısı yapıyordu.

Sendika 16 Haziran'da açlık grevini "Bize verilen sözler tutulana kadar, bize hak verdiğini söyleyen ve çözüm sözleri veren başta Yusuf Tekin, Ayşen Gürcan olmak üzere bürokratlar bizimle aynı masaya oturana kadar aç kalacağız" diyerek duyurmuştu.

Açıklamada mülakat mağduru öğretmenlerinin atanma hakkı ile özel sektör öğretmenlerinin insanca çalışma koşulları talebinin bu mücadelenin parçası olduğu belirtilmişti.

Sendikanın sosyal medya hesabından da "Yoksulluğu, güvencesiliği iliklerimize kadar yaşıyoruz biz! Sizin öğretmenlere reva gördüğünüz iki lokma yemeği reddediyoruz! Sözler tutulana, eğitim komisyonu toplanana, o masa kurulana kadar açlık grevindeyiz!" denilmişti.

Açlık grevi devam ederken 18 Haziran'da hastaneye kaldırılan iki öğretmene gerekli sağlık müdahalelerinin yapıldığı duyuruldu.
Ardından açlık grevinin 5. gününde de devam ettiği belirtildi.

Sendika, "Bu hayat elbette insanca koşullarda yaşanmalı. Yaşamak için önce direnmek gerek!" şeklinde bir paylaşım yaparken Milli Eğitim Komisyonu toplanması çağrısında bulundu.

Sendikanın çağrısıyla öğretmenler, sektördeki güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve atama sorunlarına dikkat çekmek için 14 Haziran'da Ankara'da bir araya geldi.

TBMM önünde ve Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanıp Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğretmenlere polis müdahale etti.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, aynı gün 41 kişinin gözaltına alındığını ve ardından herkesin serbest bırakıldığını açıkladı.

Gözaltılar sonrasında sendikanın sosyal medya hesabında yapılan açıklamada, "Güvenpark'ta polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınan arkadaşlarımız ve bize verilen sözlerin tutulduğunu görene kadar vazgeçmiyoruz!" denildi.

Sendika, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı.

Sendika, eylem öncesinde yaptığı açıklamada, "Öğretmenler, insanca çalışma ve yaşam koşulları talebini bir kez daha güçlü biçimde dile getirecek. Çünkü eğitim emekçilerinin karşı karşıya bırakıldığı güvencesizlik, düşük ücretler ve hak kayıpları artık ertelenebilecek meseleler değildir" ifadelerine yer verilmişti.

Sorunlar için çözüm üretmek yerine yetkililerin "beklemek, oyalamak ve sorumluluğu ertelemek" yönünde tercih yaptığı ifade edilen açıklamada, "Öğretmenler haklı taleplerinden vazgeçmeyecek" denildi.

12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

19.06.2026 11:15:00
AA
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin çalışmalarını tamamladı.

Gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulması beklenen kanun teklifiyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 4. Yargı Reformu Strateji Belgesindeki hedef ve faaliyetlere yönelik düzenlemelere gidilecek.

Teklifle yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılacak değişikliğe göre hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecek.

Yargıda, bilişim teknolojilerinin sağladığı faydalardan daha fazla yararlanılması amacıyla e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilecek, ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile yapılacak.

Türk Ceza Kanunu'ndaki değişiklikle ise haksız menfaat için hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşmak müstakil suç olarak düzenlenecek ve hapis cezası verilecek. Yeni suç ihdası dolayısıyla hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlar ve bu hesapları dolandırıcılıkta kullanılanlar "nitelikli dolandırıcılık" yerine yeni suç kapsamında cezalandırılacak.

Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması amacıyla bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğine yönelik düzenleme yapılacak.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda, hukuki boşlukların doldurulması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılacak.

Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor

Kayseri’de aracına yanlış akaryakıt doldurulan sürücünün hukuk mücadelesi zaferle sonuçlandı. Tüketici Hakem Heyeti motor hasarı, çekici ve ikame araç masrafları dahil olmak üzere toplam 64 bin 172 liralık faturayı akaryakıt istasyonuna kesti

18.06.2026 20:50:00
Haber Merkezi
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Akaryakıt istasyonlarında zaman zaman yaşanan ve araçlarda geri dönülemez motor hasarlarına yol açan "yanlış yakıt" mağduriyetlerine ilişkin ezber bozan bir karar çıktı.

Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde yaşanan olay, aracına motorin yerine yanlışlıkla benzin doldurulan Ü.A. isimli sürücünün Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmasıyla yargıya taşındı. Milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren davada heyet, istasyonun kusurlu olduğuna ve sürücünün tüm zararını karşılaması gerektiğine hükmetti.

Motor sesi değişince fark etti

Edinilen bilgilere göre sürücü Ü.A., istasyondan yakıt aldıktan kısa bir süre sonra yolda seyir halindeyken aracından garip sesler geldiğini fark etti. Aracını hemen sağa çeken ve çekici yardımıyla yetkili servise götüren sürücü, acı gerçekle karşılaştı: Dizel aracına benzin doldurulmuştu.

Yetkili servisin motor aksamında büyük hasar tespit etmesi üzerine mağdur sürücü, istasyon yetkilileriyle uzlaşamayınca hakkını aramak için Kocasinan Tüketici Hakem Heyeti'nin kapısını çaldı. Dosyayı inceleyen ve bilirkişi raporlarını değerlendiren heyet, istasyonun tüketiciye "ayıplı hizmet" sunduğunu tescilledi.

Sadece tamir masrafı değil, çekici ve ikame araç da listede

Tüketici Hakem Heyeti, akaryakıt istasyonunun sadece mekanik hasarı değil, sürücünün süreç boyunca uğradığı tüm dolaylı zararları da kuruşu kuruşuna ödemesine karar verdi. Karara göre istasyon, sürücüye toplam 64 bin 172 TL ödeyecek.

Mahkeme kayıtlarına geçen tazminat kalemlerinin kırılımı ise şu şekilde oluştu:

• 57.965 TL: Yanlış yakıt nedeniyle motorda oluşan net hasar bedeli

• 3.287 TL: Aracın tamirde kaldığı süre boyunca sürücünün kiraladığı ikame araç ücreti

• 1.920 TL: Yolda kalan aracın servise taşınması için ödenen çekici masrafı

• 1.000 TL: Depoya yanlış basılan ve kullanılamaz hale gelen hatalı yakıtın iade bedeli

Uzmanlar uyarıyor: "Fişinizi mutlaka kontrol edin"

Hukukçular ve tüketici dernekleri, bu kararın benzer mağduriyetleri yaşayan tüm sürücüler için çok güçlü bir emsal teşkil ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, pompadan ayrılmadan önce yakıt fişindeki plaka ve yakıt türünün (benzin/motorin) mutlaka kontrol edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yanlış dolum fark edildiği anda ise aracın kontağının asla çevrilmemesi ve durumun hemen tutanak altına alınması hayati önem taşıyor.

2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Kayseri'de 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'yi av tüfeği ile vurarak öldüren sanığa indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

18.06.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2025 Kasım ayında 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'nin öldürülmesinin ardından sanık A.A. hakkında açılan davada, karar duruşması bugün Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bugün 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya hayatını kaybeden Ebru Kekilli'nin eşi ve avukatları, tutuklu sanık A.A. ve avukatı katıldı. Karar öncesi son sözü sorulan sanık A.A.; hayatını kaybeden Ebru Kekilli hakkında çeşitli ithamlarda bulundu ancak sanığın, av tüfeği ile vurduğu Ebru Kekilli hakkında '6 aydan beri görüşme talebime karşılık vermiyordu. Pişmanım. Keşke olmasaydı" sözleri dikkat çekti.

Sanığın, öldürülen kadın Ebru Kekilli'yi daha önce de yazılı bir kağıt göndererek ölümle tehdit ettiği mahkeme tutanaklarında yer aldı.

Aile adına savunma yapan avukat ise sanığın sözlerine binaen; "Bu bir boşanma davası değil kasten öldürme davasıdır. İki insan arasındaki ilişki ile insan öldürme arasında bir alaka yoktur ve sanık hayatını kaybeden Ebru'yu itibarsızlaştırmak istemektedir. Sanığın en üst hadden cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

Tanık dinleme talebini de reddeden mahkeme heyeti sanık A.A.'ya kadına karşı kasten öldürme suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.



Olay

26 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen olayda Demokrasi Mahallesi Celal Bayar Sokak'ta, A.A. (41) ile 2 çocuk annesi Ebru Kekilli (36) arasında henüz bilinmeyen bir sebepten tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine A.A. tüfekle kadını vurup kaçtı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde genç kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Hayatını kaybeden kadının cenazesi öğlen namazını müteakip Talas Dedeoğlu Cami'de kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 20 - 21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için ülke genelinde güvenlik tedbirlerinin alındığını açıkladı. Sınav süresince 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekip görev yapacak

18.06.2026 17:10:00
Haber Merkezi
YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!
YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 20 - 21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için ülke genelinde güvenlik tedbirlerinin alındığını açıkladı. Sınav süresince 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekip görev yapacak.

20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek YKS'ye yönelik güvenlik hazırlıkları tamamlandı.

Mustafa Çiftçi, X hesabından yaptığı açıklamada, sınava katılacak 2 milyon 425 bin 560 adayın "huzur ve güven içerisinde sınava girebilmesi" için tüm birimlerle hazırlıkların tamamlandığını belirtti.

Çiftçi, ülke genelinde 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekibin görev yapacağını bildirdi.

Sınav merkezleri önceden kontrol edilecek
Açıklamaya göre sınav merkezleri, sınavdan bir gün önce ekipler tarafından kontrol edilecek. Sınav binaları ve çevresinde güvenlik, trafik ve gürültüye ilişkin tedbirler uygulanacak.

Sınava geç kalma riski bulunan adaylara destek sağlanacak, ihtiyaç duyulan noktalarda hazır kuvvet ve takviye ekipler görevlendirilecek.

Kopya girişimlerine karşı önlem
Organize kopya girişimleri ve sınav düzenini bozabilecek olumsuzluklara karşı istihbari, teknik ve önleyici tedbirlerin en üst seviyede uygulanacağı belirtildi. Sınav evraklarının nakli sırasında da güvenliğin kesintisiz sağlanacağı ifade edildi.

Nüfus müdürlükleri açık olacak
Kimlik kartını kaybeden adayların mağduriyet yaşamaması için sınav merkezi olan il ve ilçelerdeki 355 nüfus müdürlüğü açık tutulacak.

Nüfus müdürlükleri, 20 Haziran Cumartesi günü 07.00 - 17.00, 21 Haziran Pazar günü ise 07.00 - 15.30 saatleri arasında hizmet verecek.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu

18.06.2026 16:19:00
Haber Merkezi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu.

"ABD–İran savaşını bitiren imzaların atıldığı gün Rusya'nın başkenti Moskova Ukrayna tarafından  hedef alındı" diyen BTP lideri, "Temmuz başında Ankara'da NATO zirvesi var. Bu zirve öncesi Rusya'nın tahrik edilmesi dikkat çekici" ifadelerini kullandı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

"ABD–İran savaşını bitiren imzaların atıldığı gün Rusya'nın başkenti Moskova Ukrayna tarafından  hedef alındı. Dronelerle düzenlenen saldırılarda 16 kişi yaralandı. Bu saldırılarda Kremlin'e yakın bir mesafedeki petrol rafinerisinin de vurulduğu açıklandı.
Bu saldırı, Ukrayna'nın Rusya'ya gerçekleştirdiği en cüretkâr saldırı niteliğinde. Şimdi gözler Rusya'da. Putin'in nasıl bir karşılık vereceği merak ediliyor. Amaç, Rusya'yı masaya oturmaya zorlamak mı, yoksa daha da tahrik ederek savaşı büyütmek mi? Acaba dikkatleri İran hezimetinden kaçırarak Rusya-Ukrayna savaşına çekmek mi istiyorlar? Bu soruların cevapları mühim.
Zamanlama açısından manidar bir saldırı. Temmuz başında Ankara'da NATO zirvesi var. Bu zirve öncesi Rusya'nın tahrik edilmesi dikkat çekici. Rusya karşıtı bir oluşum olan NATO'nun liderleri Ankara'da bir araya gelecek. Bu zirvede yeni bir küresel sistemin inşası yönünde adımlar atılacağı iddia ediliyor.
Bölgemizde yine kritik bir mesele ve yine bizi doğrudan ilgilendiren bir durum! Bizim tavrımız net; bizim için mühim olan Türkiyemizin ulusal çıkarlarıdır. Türkiye'nin çıkarı da barıştan geçmektedir."

Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu

İzmir'deki Ege Üniversitesi'nde (EÜ) "usulsüzlük" iddiaları sonrası başlatılan soruşturma kapsamında, 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen toplam 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu

18.06.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerinin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları iddialarına ilişkin olarak soruşturma başlattı. Başsavcılığın koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmada; 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin birim içerisinde organize bir yapı oluşturdukları, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'nde koşulsuz şartsız verilen talimatları yerine getirecek yönetici, memur ve işçilerin görev almaya başladığı, üniversitede iş yapan/alan şirket yöneticisinin üniversite yöneticisi gibi görev aldığı öne sürüldü.

"Talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlileri uzaklaştırıldı" iddiası
Kurum yöneticileri tarafından verilen talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlilerinin birimden uzaklaştırıldıkları, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa fiyat araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan hep aynı ve idareye yakın olan firmalardan alımların yapıldığı, Sayıştay Raporu'nda EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan ihale ve doğrudan temin alımlarında Ege Üniversitesi'nin yaklaşık 3 milyar 100 milyon TL kamu zararına uğratıldığı tespit edildi.

27 tutuklama kararı
Bu kapsamda belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları gerekçesiyle 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda; eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt ve eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak'ın da yer aldığı 47 kişi gözaltına alındı. Ayrıca operasyonda 2 ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, çok sayıda dijital materyale de incelenmek üzere el konulduğu bildirildi. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 41 kişiden aralarında eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt, eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak ve eski EÜ Hastanesi Başmüdürü Ömer Özcoşar'ın da yer aldığı 27'si tutuklandı. Diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu
Operasyonda yeni bir gelişme daha yaşandı. Soruşturma kapsamında 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen mal varlıklarının suçtan elde edildiği gerekçesiyle şirketlere ait 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.