Turizm cenneti Fethiye’de tarım çıkmazı
Muğla'nın gözde ilçesi Fethiye, sahip olduğu geniş ovalar ve ılıman iklim sayesinde sadece turizmde değil, tarımsal üretimde de önemli bir merkez konumundadır
30.11.2025 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Muğla'nın gözde ilçesi Fethiye, sahip olduğu geniş ovalar ve ılıman iklim sayesinde sadece turizmde değil, tarımsal üretimde de önemli bir merkez konumundadır.
Özellikle seracılık faaliyetlerinin yoğun olduğu bölge, Türkiye'nin yaş sebze ve meyve tedarikinde kritik bir rol oynamaktadır. Ancak çiftçiler, artan maliyetler ve pazarlama sorunları nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor.
Fethiye'de Tarımsal Üretim ve Başlıca Ürünler

Fethiye ve komşu Seydikemer bölgesi, coğrafi avantajları sayesinde çok çeşitli ürünlerin yetiştirilmesine olanak tanır. Özellikle örtü altı (seracılık) faaliyetleri sayesinde mevsimi dışında da taze sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır.
Başlıca Yetişen Ürünler
Sebzeler: Seracılığın en önemli ürünü, ihracatta da büyük yer tutan domatestir. Bunun yanı sıra biber ve diğer mevsimlik sebzeler yoğun olarak yetiştirilir.
Narenciye: Bölgede portakal, mandalina ve limon üretimi yaygındır. Ancak son yıllarda yaşanan don olayları, narenciye üreticilerini ciddi kayıplara uğratmıştır.
Meyveler: Geleneksel Akdeniz meyvelerinden zeytin, nar ve incir önemli bir yer tutar. Ayrıca Fethiye'nin iklimi çilek üretimi için de oldukça uygundur.
Tropikal ve Alternatif Ürünler: Son dönemde, bölgenin uygun iklimi sayesinde avokado, muz, mango ve hatta ejder meyvesi (pitaya) gibi tropikal ve alternatif ürünlerin yetiştiriciliği giderek artmakta ve ekonomiye katkı sağlamaktadır.
Fethiyeli Çiftçilerin Karşılaştığı Temel Sorunlar

Fethiye Ovası'nın bereketine rağmen, üreticiler birçok ekonomik ve yapısal sorunla mücadele etmektedir. Fethiye Ziraat Odası ve yerel çiftçilerin dile getirdiği başlıca sıkıntılar şunlardır:
1. Yüksek Maliyetler ve Finansal Zorluklar
Çiftçilerin en büyük sorunu, üretim maliyetlerinin sürekli artmasıdır. Bir domates fidesinin yüksek fiyatı, gübre, ilaç, mazot ve tarımsal elektrik gibi temel girdilerin pahalılığı, çiftçinin daha ürün ekmeden borçlanmasına yol açmaktadır.
2. Üretimde Belirsizlik ve Fiyat İstikrarı Eksikliği
Çiftçiler, ektiği ürünün hasat zamanı ne fiyata satılacağını bilmedikleri için büyük bir risk altında çalışmaktadır. Fethiye Ziraat Odası yetkilileri, yaş sebze ve meyvede de buğday veya pamukta olduğu gibi sezon başında bir taban fiyat açıklanmasını talep etmektedir. Fiyatlardaki aşırı dalgalanmalar (halde 15 TL olan ürünün ertesi gün 60 TL'ye çıkması gibi), hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur etmektedir.
3. Lojistik ve Pazarlama Sorunları

Tarladan tüketiciye ulaşana kadar fiyatın katlanarak artmasındaki en büyük etkenlerden biri lojistik masraflardır. Fethiye Halinden çıkan bir ürünün İstanbul'a ulaşana kadar üzerine eklenen nakliye, ambalaj ve aracı komisyonları, tüketici fiyatlarında büyük bir uçurum yaratmaktadır. Ayrıca, yıllardır beklenen Haller Yasası'nın yürürlüğe girmemesi de bu zincirdeki sorunların çözümünü engellemektedir.
4. İklim Değişikliği ve Doğal Afetler
Son yıllarda artan iklim dengesizlikleri, üreticiler için önemli bir tehdittir. Ani hava sıcaklığı düşüşleri, don olayları ve aşırı yağışlar seralara ve narenciye bahçelerine büyük zararlar vermekte, çiftçinin yıllık emeğini bir anda yok edebilmektedir.
5. İşgücü ve Gençlerin Tarımdan Uzaklaşması
Tarımsal üretim alanlarında çalışacak işçi bulmak giderek zorlaşmaktadır. Bölgesel raporlar, çiftçilerin büyük bir çoğunluğunun gelirinin giderlerini karşılamadığını ve bu nedenle çocuklarının çiftçilik yapmasını istemediğini göstermektedir. Bu durum, tarımda genç iş gücünün azalmasına ve sektörün geleceğinin belirsizleşmesine yol açmaktadır.
Fethiye tarımı, yüksek potansiyeline rağmen, çiftçilerin yaşadığı maliyet ve yapısal sorunlar nedeniyle zor bir sınav vermektedir. Üreticinin borç sarmalından kurtarılması ve ürün fiyatlarında istikrarın sağlanması, bölge tarımının sürdürülebilirliği için hayati önem taşımaktadır.
Özellikle seracılık faaliyetlerinin yoğun olduğu bölge, Türkiye'nin yaş sebze ve meyve tedarikinde kritik bir rol oynamaktadır. Ancak çiftçiler, artan maliyetler ve pazarlama sorunları nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor.
Fethiye'de Tarımsal Üretim ve Başlıca Ürünler

Fethiye ve komşu Seydikemer bölgesi, coğrafi avantajları sayesinde çok çeşitli ürünlerin yetiştirilmesine olanak tanır. Özellikle örtü altı (seracılık) faaliyetleri sayesinde mevsimi dışında da taze sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır.
Başlıca Yetişen Ürünler
Sebzeler: Seracılığın en önemli ürünü, ihracatta da büyük yer tutan domatestir. Bunun yanı sıra biber ve diğer mevsimlik sebzeler yoğun olarak yetiştirilir.
Narenciye: Bölgede portakal, mandalina ve limon üretimi yaygındır. Ancak son yıllarda yaşanan don olayları, narenciye üreticilerini ciddi kayıplara uğratmıştır.
Meyveler: Geleneksel Akdeniz meyvelerinden zeytin, nar ve incir önemli bir yer tutar. Ayrıca Fethiye'nin iklimi çilek üretimi için de oldukça uygundur.
Tropikal ve Alternatif Ürünler: Son dönemde, bölgenin uygun iklimi sayesinde avokado, muz, mango ve hatta ejder meyvesi (pitaya) gibi tropikal ve alternatif ürünlerin yetiştiriciliği giderek artmakta ve ekonomiye katkı sağlamaktadır.
Fethiyeli Çiftçilerin Karşılaştığı Temel Sorunlar

Fethiye Ovası'nın bereketine rağmen, üreticiler birçok ekonomik ve yapısal sorunla mücadele etmektedir. Fethiye Ziraat Odası ve yerel çiftçilerin dile getirdiği başlıca sıkıntılar şunlardır:
1. Yüksek Maliyetler ve Finansal Zorluklar
Çiftçilerin en büyük sorunu, üretim maliyetlerinin sürekli artmasıdır. Bir domates fidesinin yüksek fiyatı, gübre, ilaç, mazot ve tarımsal elektrik gibi temel girdilerin pahalılığı, çiftçinin daha ürün ekmeden borçlanmasına yol açmaktadır.
2. Üretimde Belirsizlik ve Fiyat İstikrarı Eksikliği
Çiftçiler, ektiği ürünün hasat zamanı ne fiyata satılacağını bilmedikleri için büyük bir risk altında çalışmaktadır. Fethiye Ziraat Odası yetkilileri, yaş sebze ve meyvede de buğday veya pamukta olduğu gibi sezon başında bir taban fiyat açıklanmasını talep etmektedir. Fiyatlardaki aşırı dalgalanmalar (halde 15 TL olan ürünün ertesi gün 60 TL'ye çıkması gibi), hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur etmektedir.
3. Lojistik ve Pazarlama Sorunları

Tarladan tüketiciye ulaşana kadar fiyatın katlanarak artmasındaki en büyük etkenlerden biri lojistik masraflardır. Fethiye Halinden çıkan bir ürünün İstanbul'a ulaşana kadar üzerine eklenen nakliye, ambalaj ve aracı komisyonları, tüketici fiyatlarında büyük bir uçurum yaratmaktadır. Ayrıca, yıllardır beklenen Haller Yasası'nın yürürlüğe girmemesi de bu zincirdeki sorunların çözümünü engellemektedir.
4. İklim Değişikliği ve Doğal Afetler
Son yıllarda artan iklim dengesizlikleri, üreticiler için önemli bir tehdittir. Ani hava sıcaklığı düşüşleri, don olayları ve aşırı yağışlar seralara ve narenciye bahçelerine büyük zararlar vermekte, çiftçinin yıllık emeğini bir anda yok edebilmektedir.
5. İşgücü ve Gençlerin Tarımdan Uzaklaşması
Tarımsal üretim alanlarında çalışacak işçi bulmak giderek zorlaşmaktadır. Bölgesel raporlar, çiftçilerin büyük bir çoğunluğunun gelirinin giderlerini karşılamadığını ve bu nedenle çocuklarının çiftçilik yapmasını istemediğini göstermektedir. Bu durum, tarımda genç iş gücünün azalmasına ve sektörün geleceğinin belirsizleşmesine yol açmaktadır.
Fethiye tarımı, yüksek potansiyeline rağmen, çiftçilerin yaşadığı maliyet ve yapısal sorunlar nedeniyle zor bir sınav vermektedir. Üreticinin borç sarmalından kurtarılması ve ürün fiyatlarında istikrarın sağlanması, bölge tarımının sürdürülebilirliği için hayati önem taşımaktadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.

















































































