logo
07 ŞUBAT 2026

Türk gıda üreticileri sanal fuarla Avrupa’ya açılıyor

Yeni tip koronavirüs salgını sürecinde gıda tedariğinde büyük sorun yaşayan Avrupa’da, 100’e yakın firmanın katılımıyla yarın Agro Food Tech Europe sanal fuarı açılıyor
 

19.07.2020 12:04:00
Türk gıda üreticileri sanal fuarla Avrupa’ya açılıyor
Türk gıda üreticileri sanal fuarla Avrupa’ya açılıyor
Koronavirüs salgını nedeniyle sınırların kapanmasıyla ithalatta sorunlar yaşayan ve iç pazardaki talepleri karşılamakta yetersiz kalan Avrupa gıda firmaları sanal fuarda buluşacak. Pandemi sebebiyle ertelenen veya iptal olan fiziki fuarlara alternatif olarak düzenlenecek sanal fuarların önümüzdeki süreçte ön planda olması bekleniyor. 20 Temmuz'da başlayacak ve 26 Temmuz'a kadar devam edecek Agro Food Tech Europe'da, Türk firmaları hedef pazarlarda yeni ticari fırsatları değerlendirmek için bir araya gelecek. 
 
Fuara ücretsiz kayıt yapılıyor
 
Fuara ücretsiz kayıt yaptırarak katılabilecek ziyaretçiler, video konferans ve canlı sohbet altyapısını kullanarak firma yetkililerine anlık soru sorma imkanına da sahip olacak. Katılımcılar internet üzerinde bu şekilde diledikleri zaman firmalara ulaşarak numune isteyebilecek ve daha detaylı bilgilere ulaşabilecek. 
 
"Türk gıda üreticisinin gücünü göstereceğiz" 
 
Sanal fuarların yeni dönemde ihracat ve ithalatı önemli ölçüde etkileyebileceğini ifade eden Agro Food Tech Online Fuarlar Proje Direktörü Barış Salur, "Koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında seyahat yasaklarının uygulanması ve sonrasında da bulaş riskine karşı insanların planlamalarını iptal etmesi geleneksel fuarcılığı önemli derecede etkiledi. Bu noktada Avrupa'da baş gösteren gıda sorununu da göz önüne alarak Türkiye'nin gıda üretimindeki gücünü sunmak için sanal fuar düzenlemeye karar verdik. Bu durum yalnızca ülkemizdeki üreticileri değil, Avrupa'da ürünlerini satmak isteyen herkesin dikkatini çekti. İngiltere'de Borna Food Limited gibi büyük gıda üreticileri ve tedarikçileri fuarda yerini aldı. Ulaşım, konaklama, nakliye gibi maliyetler açısından hem katılımcı firmalar hem de ziyaretçilere ciddi avantaj sağlayan sanal fuarların fiziki fuarlar ile birlikte önümüzdeki dönemde tamamlayıcı olarak devam edeceğini düşünüyoruz" dedi. İHA

Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti


 
Kanserde tanı süreçleri artık günlerle değil, dakikalarla ölçülüyor. Yeni nesil moleküler ve genetik testler sayesinde, normalde yaklaşık bir ay süren analizler çok kısa sürede tamamlanarak tümörün temel biyolojik özellikleri ortaya konabiliyor.

07.02.2026 19:33:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:36:15
AHMET SAFA TERZİ
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti

Yeni gelişen teknolojiler sayesinde kanserde teşhis (tanı) süresi oldukça kısaldı. Tanı süreçlerindeki bu hız kazanımı, özellikle cerrahi sırasında alınan kararlar açısından hayati önem taşıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, tanıya hız kazandıran bu teknolojilerin klasik patoloji anlayışını kökten değiştirmekte olduğunu belirtiyor. Tanı süreçlerinde gelinen bu ileri noktanın en çarpıcı örneklerinden biri beyin tümörleri alanında yaşanıyor. Artık yalnızca mikroskop altında görülen hücre yapıları değil, tümörün moleküler ve epigenetik imzası da tanının merkezine yerleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) güncel sınıflamalarında da bu yaklaşımın benimsendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, beyin tümörlerinde tanının artık tek bir test ya da tek bir görüntüye dayanmadığını vurguluyor. Tümörün mikroskopik özellikleri, genetik yapısı, hastanın klinik bulguları ve MR görüntüleri birlikte değerlendiriliyor; böylece tanı doğruluğu artıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor.

Tümörün temel moleküler profili ortaya çıkarılıyor

Tanı hızlandıkça tedavi yaklaşımı da değişiyor. "Kansere dakikalar içinde tanı" ifadesi, tüm DNA'nın baştan sona analiz edilmesinden ziyade, hastalık açısından kritik genetik bilgilerin çok kısa sürede elde edilebilmesini ifade ediyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Yürütmekte olduğumuz projelerde, 'frozen-dondurulmuş' yöntemiyle ameliyat sırasında tümörden alınan doku örneklerinin anında dondurulup incelenmesiyle, dakikalar içinde tümörün temel moleküler profilini elde edebiliyoruz. Bu yaklaşım, günler sürebilen klasik testlere kıyasla klinik karar süreçlerinde büyük bir dönüşüm anlamına geliyor" dedi.

Hangi alanlarda kullanılıyor?

Moleküler testler bugün en yaygın olarak beyin tümörleri, akciğer kanseri, meme ve kolorektal kanserler ile hematolojik kanserlerde kullanılıyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop altında birbirine çok benzeyen iki tümörün moleküler olarak tamamen farklı olabildiğini ve bunun hastanın alacağı tedaviyi kökten değiştirebildiğini belirterek, "Mikroskop altında aynı görünen tümörler biyolojik olarak çok farklı davranabiliyor. Bu fark bilinmeden uygulanan bir tedavi, hastayı yanlış bir yola sürükleyebilir. Özellikle akciğer kanseri gibi bazı tümörlerde, belirli genetik mutasyonlar saptandığında kemoterapi yerine hedefe yönelik akıllı ilaçlarla çok daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor" dedi. Genetik testler artık yalnızca "Bu tümör nedir?" sorusuna değil, "Bu hastada hangi tedavi işe yarar?" sorusuna da cevap veriyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Bazı genetik değişiklikler, belirli ilaçlara duyarlılığı ya da direnç riskini önceden gösterebiliyor. Bu sayede hastalar etkisiz tedavilerden korunurken, en uygun tedaviye daha baştan yönlendirilebiliyor" ifadelerini kullandı. 

İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı

İstanbul merkezli, MLKP silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 77 şüpheli tutuklandı

07.02.2026 11:05:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı
İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı
İstanbul merkezli, MLKP silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 77 şüpheli tutuklandı.

MLKP silahlı terör örgütünün deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda örgütün açık ve illegal alan yapılanmaları olan SGDF, SKM, Kaktüs Genç Kadın Derneği, KGÖ, KKÖ, ETHA, LÖB, BEKSAV, EHB yapılarında faaliyet yürüten 121 şahıs tespit edildi.

Şüpheli şahıslardan 6'sının cezaevinde, 6'sının yurtdışında olduğu belirlenirken, 110 şahsın yakalanmasına yönelik İstanbul'da 70 ve 21 ilde 42 şüpheliye yönelik 3 Şubat günü operasyon düzenlendi. Operasyonda yakalanan 102 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Hakimlik tarafından 102 şüpheliden 77'si tutuklanırken, 23 şüpheli adli kontrol şartı 2 şüpheli ise ev hapsi ile serbest bırakıldı.

Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu

Kayseri merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 46 şüpheli gözaltına alınırken 2 milyar 865 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

07.02.2026 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
Kayseri merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 46 şüpheli gözaltına alınırken 2 milyar 865 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi.

Edinilen bilgiye göre, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çevrimiçi yasa dışı bahis suçlarına yönelik MASAK koordinesinde çalışma başlattı.



Yapılan çalışmalarda, çeşitli illegal bahis siteleri üzerinden yasadışı bahis oynatıldığı, bu yöntemle haksız kazanç sağlayan şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 2 milyar 865 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.



Şüpheli şahısların tespiti amacıyla yürütülen soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda; Kayseri merkezli olmak üzere Nevşehir, İstanbul, Bursa, Sivas, Sinop ve Adana'da yasadışı bahis organizasyonunda 'setçi ve kasa' olarak faaliyet yürüten ve banka hesaplarını menfaat karşılığı kullandıran şahısların da aralarında bulunduğu, toplam 47 şüpheli şahıs tespit eden ekipler, eş zamanlı operasyon düzenledi.



Operasyonlarda 46 şüpheli şahıs yakalanırken, çok sayıda dijital materyale de el konuldu.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 16'sı tutuklanırken, 7 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.

Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı

Siber dolandırıcılık eylemlerinin gelirleri Kapalıçarşı'da döviz firmalarına aktarıldı: 48 gözaltı

06.02.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

MASAK tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlar ile 48 şüpheli yakalandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Forex yatırım dolandırıcılığı ile BİMCELL, PTTCELL, İZBAN ve benzeri firmaların internet siteleri birebir kopyalanarak gerçekleştirilen siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin paravan şirketler ve gerçek kişiler adına açılmış hesaplar aracılığıyla Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve bu yöntemle yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi.

Şüphelilerin 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Aklama Suçları Birimi ekipleriyle koordineli şekilde yürütülen soruşturmada, suça iştirak ettiği değerlendirilen bir döviz bürosu ile şüphelilerin suç tarihinden itibaren edindikleri 9 mesken, 4 daire, 14 arsa, 2 depo, 11 otomobil ve 6 motosiklet olmak üzere yaklaşık 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, İzmir, Kocaeli, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Siirt ve Yalova'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 59 şüpheli şahsa yönelik işlem gerçekleştirildi. Düzenlenen operasyonlar ile 48 kişi yakalanırken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı

Teröristbaşı Öcalan'a umut hakkı tartışmalarını değerlendiren BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, "binlerce vatandaşın öldüğü ortamda kavga eden partiler Öcalan'a umut hakkı olduğunda bir araya geliyor" dedi

06.02.2026 00:37:00
Ahmet Turan Yiğit
6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı
6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı
Teröristbaşı Öcalan'a umut hakkı tartışmalarını değerlendiren BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, "Bakın deprem oldu bu ülkede. Bunu genel başkanımız Hüsyin Baş da söylemişti. Bu ülkede deprem oldu. Onun yıldönümündeyiz. 6 Şubat. Deprem oldu partiler bir araya gelemedi. Kavga ettiler. Yerel yönetimlerle merkezi hükümet kavga etti. Ne yapacaktık? Herkes bir tane yardım konvoyunu alıp oraya yardıma gidecektik. Burada bile kavga ettik. Ama depremde kavga eden siyasi partiler Öcalan'a umut hakkında bir araya geliyor. Evet. Çok ilginç bir depremde, bu ülkenin binlerce vatandaşın öldüğü ortamda kavga eden partiler Öcalan'a umut hakkı olduğunda bir araya
geliyor. Bu çok önemli. Aynı komisyonda buluşabiliyorlar. Aynı komisyonda buluşup aynı kararın
altına imza atabiliyorlar" dedi.

Mustafa Hayri Ergan'ın konuşmasını izleyin:

Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür


 
İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.

05.02.2026 23:46:00
Haber Merkezi
Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür
Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür

İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.
33'ü tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davada ara karar 5 Şubat'ta açıklandı. Buna göre hakkında tahliye kararı verilen diğer isimlerin beşi Esenyurt Belediyesi'nden, diğerleri arasında da Beşiktaş ve Avcılar belediyelerinden çalışanlar var.

Tutuklu kalacaklar

Utku Caner Çaykara, Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Kadir Aybar'ın tutukluluğu devam edecek. 5 Şubat'taki duruşmada CHP'li belediye başkanlarının da olduğu tutuklu sanıklar hakkında savcılık mütalaa verdi. Savcı, aralarında beş CHP'li belediye başkanının da olduğu 30 kişinin tutukluluğunun devamını istedi. Duruşma, 9 Şubat Pazartesi günü tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek.
Karalar cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada "Orada bıraktığım başkanlarıma selamlarımı iletmek istiyorum. Bütün arkadaşlarıma sevgilerimi, saygılarımı iletmek istiyorum. Onları orada bırakıp çıkmak hakikaten buruk bir sevinç ama böyle oluyor" dedi.

212 gündür tutukluydu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Karalar'a tahliye kararı verilmesi konusunda "Haksız bir tutukluluk hali sona ermiş oldu. 212 gündür Zeydan Karalar tutukluydu. Bu iddialarla 212 dakika bile meşgul edilmesi, Adana'ya hizmet etmek yerine başka bir şeyle meşgul edilmesi yanlışken, 212 gün, 7 ay boyunca gözü gibi baktığı, evladı gibi sevdiği Adana'dan mahrum bırakıldı. Adana ondan mahrum kaldı" ifadelerini kullandı.

Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor


 
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.

05.02.2026 23:18:00
Haber Merkezi/aa
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor

Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.

Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.

Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.

Kentsel dönüşümde merak edilenler

Riskli binalarda yıllardır uzlaşma sağlanamıyordu. Artık tek bir malik talebiyle toplantı başlıyor, kararlar yüzde 50+1 salt çoğunlukla alınıyor, itiraz edenlerin payı satılabiliyor. Deprem öncesi son şans mı, yoksa mülkiyet alarmı mı?

05.02.2026 15:48:00
Eyüp Kabil
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Türkiye'de kentsel dönüşüm çalışmaları, deprem riski ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. Özellikle dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle süreçte önemli adımlar atıldı.

Karar alma süreci hızlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, riskli yapıların yıkım ve yenileme işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Daha önce 2/3 çoğunluk gereken birçok karar için artık salt çoğunluk (%50+1) yeterli hale getirildi. En çarpıcı yenilik ise şu: Riskli bir binada tek bir malik bile talepte bulunursa, toplantı ve karar süreci başlatılabiliyor.

Toplantı usulleri netleştirildi, davetler 15 gün askıda tutuluyor ve kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu değişiklik, yıllardır uzlaşma sağlanamayan binalarda dönüşümü kolaylaştırmayı hedefliyor.

"Yık ya da sat" uygulaması

Karara itiraz eden maliklerin arsa payları, diğer hak sahiplerine satılabiliyor. Eğer diğer malikler satın almazsa, bu hisseleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idareler satın alabilecek. Bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen parsellerde devlet alım önceliğine sahip olacak. Riskli yapı şerhi kaldırılmayacak, yerine "6306 sayılı Kanun kapsamında" ibaresi tapuya işlenecek, böylece hak kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bu düzenleme, süreci hızlandırırken bazı kesimlerde mülkiyet hakları konusunda endişe yarattı. Bakanlık ise uygulamanın daha şeffaf ve hızlı dönüşüm için gerekli olduğunu vurguluyor.

Kira yardımı rakamları güncellendi

2026 yılı için kentsel dönüşüm kapsamında verilen kira yardımı tutarları, illerin yaşam maliyeti ve nüfus yoğunluğuna göre yeniden belirlendi.  Buna göre İstanbul'da aylık 9.000 TL - 10.500 TL, diğer büyükşehirlerde 7.500 TL - 8.500 TL oldu.

Başvurular Kentsel Dönüşüm Başkanlığı üzerinden yapılabiliyor ve destek, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara önemli bir nefes aldırıyor.

Afet odaklı dönüşüm vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada "Afet odaklı kentsel dönüşüm ertelenemez bir gerçek" dedi. Yaklaşık 6-7 milyon riskli konutun yenilenmesi gerektiğini belirten Eren, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, uzun vadeli finansman modelleri ve nitelikli iş gücü sorununun çözümü için acil reform çağrısında bulundu.

Bakan Murat Kurum ise "Türkiye modeli" ile kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil, iklim değişikliğiyle mücadele eden, dirençli şehirler inşa etmek olduğunu vurguluyor. Okmeydanı gibi büyük projelerde kura çekimleri devam ederken, İstanbul'da her iki kentsel dönüşümden birinin gerçekleştiği belirtiliyor.

Vatandaşlar ne yapmalı?

Son yönetmelikle birlikte riskli binalarda uzlaşma sağlanamasa bile dönüşümün önü açılıyor. Ancak süreçte hak kayıplarını önlemek için maliklerin toplantılara katılımı, profesyonel danışmanlık alması ve güncel yönetmelikleri takip etmesi kritik önem taşıyor.

Depreme dayanıklı şehirler hedefiyle 2026, kentsel dönüşümde yeni bir dönemin başlangıcı olmaya aday. Riskli binada yaşayan vatandaşların en kısa sürede risk tespitini yaptırması ve haklarını öğrenmesi öneriliyor.

Lisede akran vahşeti

Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde bir lisede çıkan kavgada darbedilen ve omuriliği ile çenesinde kırık tespit edilen 11. sınıf öğrencisinin tedavisi hastanede sürüyor

05.02.2026 15:07:00
AA
Lisede akran vahşeti
Lisede akran vahşeti
İddiaya göre, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11. sınıfta eğitim gören K.N. Altınkama ile sınıf arkadaşı Y.Z. arasında 3 Şubat'ta beden eğitimi dersinde birbirine top atma meselesi nedeniyle tartışma çıktı.

Y.Z, daha sonra öğle yemeği arasında Altınkama'yı konuşmak için okulun önüne çağırdı. Bu sırada Altınkama, Y.Z. ile A.L, O.G. ve E.İ.A. tarafından darbedildi. Ensesi ve çenesine darbe alan çocuk, bölgedeki polis ekiplerinin kavgaya müdahale etmesiyle kurtarıldı.

İhbar üzerine liseye gelen sağlık ekibi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Altınkama'yı ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

Burada tedavi altına alınan öğrenci, omuriliğindeki kırık nedeniyle ameliyat edildi. Çenesinde bulunan iki kırık için platin takılan ve iki ay sıvı gıdayla beslenecek Altınkama'nın hastanedeki tedavisine devam ediliyor.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri, 18 yaşından küçük Y.Z, A.L, O.G. ve E.İ.A'yı yakaladı. Gözaltına alınan 4 öğrenci, çıkarıldıkları hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İki çocuk babası Cahit Altınkama, AA muhabirine, kavgaya polislerin zamanında müdahalesiyle oğlunun ölümden döndüğünü söyledi.

Oğlunun öldüresiye darbedildiğini belirten Altınkama, "Çok üzgünüm. Bu çocuklar daha önce de vukuatlıymış. Oğlum şu anda burada kaç gün kalacak, onu da bilmiyorum." diye konuştu.

Altınkama, şöyle devam etti:

"Bu hınç, kin, öldüresiye dövmek nedir? Bir suçu da yok. Beden dersinde birbirlerine top atmışlar. Aynı okulun öğrencilerinden, aynı mahallede oturuyorlarmış. Onlar (diğer 3 öğrenci) bir üst sınıfmış. O (Y.Z.) ve 3'ü çocuğumu darbetmişler. 'Ölümden döndük' diyebilirim."

"Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın"

Kavga esnasında okul önünden geçen devriye polislerinin olaya müdahale ettiğini anlatan Altınkama, şunları kaydetti:

"Eğer müdahale etmeseler daha da vurmaya devam edeceklermiş. Polisler zor almışlar. Bu kadar kini, hıncı benim aklım almıyor. Biz de genç olduk, biz de okuduk. Biz hiç böyle bir dönem görmedik. Ben buna bir önlem alınmasını istiyorum, nasıl olur bilmiyorum. Devlet büyüklerimizden rica ediyorum. Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın."

Oğlunun omuriliğindeki kırığın ameliyat edildiğini, çenesinde de kırıklar bulunduğunu dile getiren Altınkama, şunları kaydetti:

"Şu anda 2 ay sıvıyla beslenecek. Böyle bir olayla karşılaştığımız için çok üzgünüm. Oğlumun ameliyattan önce bilinci açıktı, konuştum. Bana, 'Baba beni çektiler. Gel seninle bir konuşalım dediler' dedi. Tek kişi çağırıyor. Orada 3 kişi daha bekliyormuş. 'Vallahi ben fark etmedim onları. Arkamdan ellerine taktıkları muştayla enseme, omuriliğime vurdu. Ben ondan sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda ambulanstayım.' dedi."

Cahit Altınkama, oğlunu darbedenlerden şikayetçi olduklarını belirterek, "Bu olayın peşini bırakmayacağım. Adli süreç devam edecek." ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.